Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Hedefimiz, zümrüt yeşili bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkarmaktır” 0 88100

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes” Programı’nda yaptığı konuşmada, “11.11.2019 tarihinde saat 11.11’de, toplam 11 milyon fidan ve ağacı, ‘geleceğe nefes’ olması ümidiyle toprakla buluşturuyoruz. Hedefimiz, zümrüt yeşili bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkarmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen “11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes” kampanyası kapsamında Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki Batıkent Çakırlar mevkiinde düzenlenen programa katıldı.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 81 vilayette 2023 ayrı noktada, aynı anda, saat 11.11’de, toplam 11 milyon fidan ve ağacın, “geleceğe nefes” olması ümidiyle toprakla buluşturulduğunu, hedeflerinin zümrüt yeşili bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkarmak olduğunu söyledi.

Toprakla buluşan her bir fidanın hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, fidanların dikiminde emeği geçenlere ve ağaç sevgisini bir seferberlik hâline dönüştüren vatandaşlara şükranlarını sundu.

“Geleceğe Nefes” seferberliğinin hedefleri aşarak dünyaya örnek olacak bir kampanyaya dönüştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guinness Rekorlar Kitabı yetkililerinin de kampanyayı Çorum’dan takip ederek, kayıtlara geçireceğini bildirdi.

“DİKİLEN HER FİDAN VE AĞAÇ GELECEĞE BIRAKILMIŞ BÜYÜK BİR MİRAS”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyaya olan ilgi dolayısıyla 11 Kasım günü ve 11.11 saatini gelecek yıllarda da “Ağaç Günü” olarak değerlendirilmesi fikrinin ortaya çıktığını dile getirerek, 11 Kasım’ın “Millî Ağaçlandırma Günü” olarak ilan edilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararını geçen hafta imzaladığını hatırlattı. “İnşallah bundan sonra her yıl milletimiz, takvimler 11 Kasım’ı ve saat de 11.11’i gösterdiğinde, fidan dikmek üzere belirlenen alanlarda olacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dikilen her bir fidanın, ağacın geleceğe bırakılmış büyük bir miras olduğunu kaydetti.

Türk Milleti’nin bugün tarih yazdığını, istiklaline ve istikbaline yönelik saldırılara karşı verdiği mücadeleyle de tarih yazdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Terör örgütlerine karşı tarih yazıyor. Ekonomide, sanayide, ihracatta, turizmde, her alanda tarih yazıyor. İşte burada olduğu gibi ağaçlandırma, yeşillendirme, tabiata sahip çıkma konusunda da tarih yazıyor. Geçmişte birileri ağaç bahanesiyle şehirlerimizi talan etmeye kakmıştı, haftalarca sokakları ateşe vermişler, esnafımızın malını, mülkünü yağlamışlardı. Bizde işte burada ağaçlandırma yapıyoruz. Peki, nerede o ağaç diyerek ortalığı karıştıranlar? Çevrecilik adına 17 yıldır bize söylemediklerini bırakmayan hani nerede? Hiçbiri ortada yok. Dikili ağaçları yok, çünkü bunların derdi ağaç dikmek değil, Türkiye’yi bir çıra gibi yakmaktı. İşte bu yaz olanları duydunuz değil mi? Bodrum’da, Marmaris’te, İzmir’de, Antalya’da, birçok yerde ormanlık alanları nasıl yaktıklarını izledik değil mi? Bu PKK denilen bölücü terör örgütü, onların yan kolları kendileri bunları açıkladılar, biz yaktık dediler. Onlar yaktılar, biz diktik. Bunların derdi çevreyi korumak değil, birileri adına Türkiye’yi kuşatmaktı.”

“17 YILDA ORMAN VARLIĞINI 20,8 MİLYON HEKTARDAN 22,6 MİLYON HEKTARA ÇIKARTTIK”

Aşık Veysel’in “Kara Toprak” şiirini okuyan, Hazreti Mevlana’nın da insanlara öğüdünü tabiat üzerinden verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toprakta biten güller solsa da gönüllerde biten güllerin daimi olduğunu söyleyen Hazreti Mevlana misali, biz de fidanlarımızı hem toprağa hem gönüllere dikiyoruz. Ne mutlu bize ki ecdadımızdan miras aldığımız toprak, ağaç, orman sevgisini işte bu kampanyayla taçlandırıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabiatı sadece korumakla kalmayıp geliştirerek, güzelleştirerek sonraki nesillere bırakmanın çabası içinde olduklarını vurgulayarak, Türkiye’nin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak amacıyla 17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturarak orman varlığını 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkarttıklarını, böylece erozyonla kaybedilen toprak miktarını yıllık 500 milyon tondan 154 milyon tona kadar düşürdüklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim yeşil sevdamızın adı, Cumhuriyet döneminin tamamında yapılan ağaçlandırmanın 1,5 katını 17 yılda yapabilmektir. Tabiat sevgimizin adı yanan alanların 40 katı kadar ağaçlandırma yapabilmektir. Bizim yeşil sevgimizi, ağaç hassasiyetimizi, çevre hassasiyetimizi kimsenin terazisi ölçmeye yetmez. 25 yılı aşan hizmet müktesebatımız bunların eşsiz örnekleriyle doludur” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde İstanbul’da yaptığı hizmetleri dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi birileri bir önceki dönemde hazırlıkları tamamlanan ileri biyolojik arıtma tesisi yatırımı için, şu gaflete bakın,  ‘temel atmama’ töreni yapıyor. Bunlar temel atma ve açılış töreni gibi işlere zaten yabancılar. Örneğin şahsım, ben zaten pek temel atma törenine değil, daha çok açılışlara giderim, bu benim prensibim, o ayrı. Ama bunların yaptığına bakın, temel atmama töreni. Onun için tıynetlerine, karakterlerine uygun şekilde temel atmama töreni düzenlemişler. Ülkeye ve millete hizmet bunların bünyesine ağır gelir, onun için kendilerine yakışanı yapmışlar. Aslında bu yaklaşımın adı İstanbul’u gelecekte yeniden kokuya, pisliğe, perişanlığa mahkûm etmektir. İstanbul’un ne olduğunu, nereden geldiğini, bugün nerede durduğunu, gelecekte nereye gittiğini bilmeyen bir zihniyetin yapılan ve yapılmak istenen işleri anlamasını beklemek beyhudedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi çocukluğundan bu yana “tohumlar fidanlar, fidanlar ağaca dönmeli yurdumda” diye tekerleme tadında bir şarkı bulunduğuna dikkati çekerek, bu şarkının aynı zamanda maziden atiye kurulan bir köprünün de ifadesi olduğunu, bugün de ecdadın mirası üzerine kendilerinin katkıda bulunarak gelecek nesillere devredeceklerini belirtti.

“TOPRAĞA NE KADAR EMEK VERİRSEN O KADAR KARŞILIK ALIRSIN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geleceğe nefes ol derken, fidan dikmenin ötesinde çocuklarımıza her bakımdan daha güçlü bir Türkiye bırakmanın kararlılığını da ifade ediyoruz. Bugün dikilen fidanlar her yıl büyüyüp serpilirken çocuklarımız da onlarla birlikte ülkemizin geleceğini kucaklamaya talip bir donanımla kendilerini geliştirecekler. Toprak ne ekersen onu verir, toprağa ne kadar emek verirsen o kadar karşılık alırsın. İnsan da öyledir, bunun için biz insanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz” sözlerine yer verdi.

“Geleceğe Nefes” kampanyasının hayırlı neticeler doğuracağına olan inancını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyada emeği geçenlere, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah ilk nefesimizden son nefesimize kadar geleceğe nefes olmaya devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan alana gelişlerinin öncesinde fidan dikerek can suyu verdi. Tanıtım filminin gösterildiği programda Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bulunduğu Şırnak, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un bulunduğu Sinop, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın bulunduğu Aksaray, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bulunduğu Antalya ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın bulunduğu Konya’da bulunan fidan dikim alanlarına canlı bağlantılar gerçekleştirildi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ormanlarda doğal olarak yetişen 65 bitki türü kullanarak yapılan el yapımı tablo hediye takdim etti.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de katıldı.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm öncü göstergeler, ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğuna işaret ediyor” 0 88025

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ergene Çevre Koruma Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Merasimi’nde yaptığı konuşmada, “Tüm öncü göstergeler, ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğuna işaret ediyor. Yatırımdan, üretimden, büyümeden, istihdamdan asla taviz vermeden hedeflerimize doğru yürümekte kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ergene Çevre Koruma Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Merasimi’ne, Vahdettin Köşkü’nden video konferansla bağlanarak katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tünelin Trakya bölgesine ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek tünelin yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

“KÖTÜ GİDİŞATI DURDURMAK İÇİN ERGENE HAVZASI EYLEM PLANI’NI DEVREYE ALDIK”

Ergene Havzası’nın, 1,5 milyon vatandaşa ev sahipliği yaptığını, havzada pek çok tarım ürününün yetiştiğini ve çok sayıda sanayi tesisi bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havzanın korunmasından sorumlu yerel yönetimlerin bölgenin korunmasında gerekli hassasiyeti göstermediğini kaydetti.

Plansız şehirleşme ve sanayileşmenin sonucu olan yetersiz altyapı ve endüstriyel atık suların arıtılmadan nehre verilmesi gibi sıkıntılar sebebiyle, Ergene’nin su kalitesinin bozulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonuçta insan sağlığı başta olmak üzere, bütün canlılar için tehlike oluşturan vahim bir tablonun ortaya çıktığını, bu kötü gidişatı durdurmak için de Ergene Havzası Eylem Planı’nı devreye aldıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ergene Havzası Eylem Planı’nı yaklaşık 2,5 milyar liralık bir harcama ve kararlılıkla hayata geçirdiklerini vurgulayarak; plan kapsamında bugüne kadar 395 kilometrelik dere yatağının temizlendiğini, nüfusu 10 binin üzerindeki 12 yerleşim yerinde ileri biyolojik atık su arıtma tesisi, 38 yerleşim yerinde ise kanalizasyon sistemi inşa edildiğini, toplam 1 milyon 238 bin dekar alanı sulayacak 25 sulama projesinden de 24’nün hizmete girdiğini bildirdi.

Sanayicilerin de üzerlerine düşen görevleri yerine getirmesinin planın başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Islah Organize Sanayi Bölgelerinin yapılması ve Organize Sanayi Bölgelerine ortak atık su arıtma tesisi kurulması için harekete geçtik. Çevreyi kirleten sanayi tesislerini inşa ettiğimiz 10 Islah Organize Sanayi Bölgesi çatısı altında topladık. Tekirdağ’da yer alan beş adet müşterek arıtma tesisinden Muratlı Organize Sanayi Bölgesi’ndekini devreye aldık. Ergene-1 ve Çorlu-1 Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisleri de önümüzdeki Ağustos ayında faaliyete başlayacak. Ergene-2 Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisini de inşallah bu sene içinde tamamlayacağız. Önümüzde yıl ise Velimeşe’yi hizmete alacak ve böylece 350’ye yakın münferit atık su arıtma tesisini devre dışı bırakmış olacağız. Arıtılarak temiz hâle gelmiş suların, Marmara Denizi’ne deşarj edilmesi için Derin Deşarj Projesini başlattık. Projenin deniz kısmı için, denizin 4,5 kilometre tabanına döşenen hattı tamamladık. Kara boru hattı, mevcut organize sanayi bölgelerinin yer altı tünelleriyle bağlantısını sağlıyor ve arıtılmış sanayi suyunu denize taşıyor. Ağustos ayında, arıtılmış suların bu hattan denize ilk deşarjı yapılacak.”

“SANAYİ TESİSLERİMİZİN ÖNEMLİ BİR KISMI, SALGIN DÖNEMİNDE DE ÜRETİMİNİ SÜRDÜRDÜ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Derin Deniz Deşarjı projesinin önemli ayağı olan tünellerin yerli ve milli tünel açma makinesi “Lale” ile açıldığını, Türkiye’nin bu makineyi üretebilen sekiz ülkeden biri olduğunu kaydederek çapı 3.25 metre, 12 bin parçalık bu devasa makinenin Türk mühendislerince tasarlanarak, Türk firmasınca üretildiğini açıkladı.

Projenin Türkiye ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden birisi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje bittiğinde bin 300’ün üzerinde fabrikanın sisteme dâhil olacağını, bu yatırımla Ergene Nehri’nin su kalitesinin önemli ölçüde iyileştirileceğini ve suyun temiz akmasının sağlanacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayicilerimiz de arıtma tesisi işletmenin yükünden kurtulacak ve sadece üretime odaklanabilecek. Hepsinden önemlisi Ergene hayata dönecek. Burada edindiğimiz tecrübe ve birikimi diğer havzalarda da kullanacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin, salgın döneminde sağlık alanında mücadele verirken, kalkınma altyapısının önemli yatırımlarını da ihmal etmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Barajlardan tünellere, atık su arıtma tesislerinden havalimanı pistlerine kadar pek çok yatırımı, salgına rağmen tamamladık. Sanayi tesislerimizin önemli bir kısmı, salgın döneminde de üretimini sürdürdü. Şimdi, tüm sanayi tesislerimiz, hem yurt içi talebe hem ihracata yönelik ciddi bir atılım hazırlığı içindedir. Türkiye, 2018 yılında maruz kaldığı kur-faiz-enflasyon saldırısını püskürtüp yeniden yükselişe geçtiği bir dönemde salgına yakalandı. Mart ayında başlayan, Nisan’da tüm ağırlığıyla süren, Mayıs’tan itibaren yavaşlayan bu salgın sürecindeki kayıplarımızı, kısa sürede telafi edebileceğimize inanıyoruz. Nitekim, tüm öncü göstergeler, ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğuna işaret ediyor. Yatırımdan, üretimden, büyümeden, istihdamdan asla taviz vermeden hedeflerimize doğru yürümekte kararlıyız. Ülkesini ve milletini seven herkesi, bu büyük yatırım ve istihdam seferberliğine katkıda bulunmaya davet ediyorum. Devletimiz, tüm imkânlarıyla bu seferberliği destekleyecektir. Salgın sonrası yeniden şekilleneceği anlaşılan siyasi ve ekonomik düzende Türkiye’nin önü açık görünüyor.”

“ÜLKEMİZİN POTANSİYELİNİN TAMAMINI HAREKETE GEÇİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgına rağmen, ilk beş ayda sadece organize sanayi bölgelerinde 520 yeni fabrika açıldığına işaret ederek, gıdadan kimyaya, mobilyadan makine imalatına varıncaya dek farklı sektörlere odaklanan bu fabrikalar için özel sektörün 8 milyar liralık yatırım yaptığını söyledi.

Yılın ilk beş ayında özel sektörün yatırımlarını desteklemek üzere 67 milyar liralık yatırım teşvik belgesi düzenlendiğini, bu yatırımların hayata geçmesiyle 110 bin vatandaşa yeni iş imkânları doğacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haziran’ın ilk üç haftasında organize sanayi bölgelerindeki elektrik tüketiminin, Mayıs ayına göre yüzde 26 arttığını, imalat sanayindeki sipariş ve kapasite kullanım oranlarının da günden güne yükseldiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine Haziran’ın ilk üç haftalık ihracat verileri, Mayıs’a göre yüzde 25 daha fazladır. Yurt dışı piyasalarının da toparlanmaya başladığını görüyoruz. Avrupa’dan ve başlıca ihracat piyasalarımızdan gelen veriler olumlu yöndedir. Dış piyasalardaki toparlanma, inşallah bize sipariş artışı ve talep artışı olarak dönecektir. Dış konjonktürdeki toparlanmayla; ekonomik canlanmanın daha da hızlanmasını ve yılın son iki çeyreğinde güçlü büyüme oranlarına ulaşmayı bekliyoruz” diye konuştu.

“Fırsatlar şimşek gibidir, çakar ve kaybolur” deyimini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayağımıza gelen fırsatı değerlendirmek için ülkemizin potansiyelinin tamamını harekete geçirmek mecburiyetindeyiz. Bunun yolu ise birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

“İŞVERENLERİN VE ÇALIŞANLARIN SORUNLARINA KÖKLÜ ÇÖZÜMLER GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde işçiden işverene tüm kesimleri huzursuz edecek asılsız dedikoduların yayıldığına dikkati çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Biz, ülkemizin sanayisini, ticaretini, üretimini, ihracatını artırma çabası içindeyken, aynı zamanda işverenlerin ve çalışanların sorunlarına köklü çözümler getirmeye çalışıyoruz. Kıdem tazminatı konusu da bunlardan biridir. Her bir işçimizin kazanılmış hakkını korumak, bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve kendisi de işçilikten gelen bir ferdi olarak en başta gelen görevimizdir. Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını, birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır. Hep söylerim; işveren sendikaları, işçi sendikaları gelin bir araya bu konuyu kendi aranızda halledin. Kendi aranızda halledemeyip, bunu eğer ‘Kabine halletsin’ diyorsanız burada art niyet vardır, kusura bakmayın. Böyle bir art niyete ne Cumhurbaşkanı olarak şahsım ne de Kabinemiz alet olamayız. Niye kendi aranızda bu işi çözmüyorsunuz, niye kendi aranızda bunu halledemiyorsunuz? Kendi aranızda halledemeyip ondan sonra bizleri işçimizin ve işverenin karşısında zor durumda bırakmak veya kötü durumda bırakmak mı istiyorsunuz? Bugüne kadar attığımız her adımda nasıl emekçi kardeşlerimizin yanında yer almışsak, bu konuda da aynı anlayışla hareket edeceğiz.”

“DÜNYANIN GELECEĞİ OLARAK BAKILAN HER ALANDA EN İLERİ ÜLKELER ARASINDA YER ALMAK AMACINDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi Avrupa ve Asya arasındaki stratejik konumunu kullanarak, küresel düzeyde bir üretim üssü hâline dönüştürmek istediklerine vurgu yaparak, “Sanayicilerimizin de üretim çarklarını daha hızlı döndürmelerini sağlamak amacıyla, krediden teşvike kadar tüm mekanizmaları devreye alıyoruz. Çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını almasını temin edecek destekleme politikalarını genişleterek sürdürüyoruz. Yüksek teknolojili ürünler geliştirmekten yazılıma ve yapay zekâya kadar dünyanın geleceği olarak bakılan her alanda en ileri ülkeler arasında yer almak amacındayız” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllarca çevreciliği, ülkemizin kalkınmasını engellemenin bir aracı olarak kullandılar. Halbuki, dünyayı ve çevreyi Allah’ın emaneti olarak gören anlayışımız sebebiyle, bizim batının vahşi kalkınma yöntemlerini kullanmamız zaten mümkün değildir. Yaptığımız yatırımların meyvelerini aldıkça, çevreyi gerçekten koruyanların kimler olduğunu artık herkes görmeye başladı” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ergene Havzası Projesi ve tünelin hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.

Tören alanında hazır bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den proje ve tünel hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra tünelde ışığın görünmesi için makinaya komut verdi.

Tünelde ışığın görünmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan çalışmalarla Trakya ovasında ayçiçeği, buğday, çeltik başta olmak üzere birçok ürünü daha verimli üretme imkânına kavuşulacağını bildirdi.

Çocuklarımızın geleceğini biraz da bizler hazırlamadık mı? 0 7694

Akıllı sistemler ve teknoloji günlük hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da iletişimi zorlaştırabiliyor. Doğanın insanoğlundan intikam aldığı sık sık zikredilen bir dönemdeyken doğanın bu intikamı biraz da çocuklar için aldığını düşünüyorum. Bizler çocukluğumuzda güçlü bir iletişim kurup, beraber oyunlar oynayarak büyüdüğümüz için günümüz çocuklarının daha izole hayatlarına ister istemez çok üzülüyoruz.

Ama onlara bu geleceği biraz da bizler hazırlamadık mı?

Dünyanın hızlı gelişimi baş döndüren bir hıza ulaştığında çocuklarımızın gelişimine eskisi kadar özen gösteremez olduk. Hayatın olağan akışına kapıldığımız için çocuklarımızın sosyal düzendeki içtenliğine eskisi kadar eğilemedik. Toplumsal olarak teknolojik gelişmenin hızını yakalarken evlatlarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerinin, bireyin yetişkin rolüne hazırlandığı, kimliğini oluşturmaya başladığı çok önemli bir dönem olmakla birlikte, önemli ruhsal hastalıkların ortaya çıkma riskini de barındıran bir süreç olduğunu unutmamalıyız.

Bir taraftan da çocuklarda ve gençlerde depresyon korkutucu bir hızla artmaktadır. Yakın zamanlarda okuduğum bir makalede yazan bir notu sizlerle paylaşmak istiyorum sevgili okurlar; “Major depresyon görülme sıklığı çocuklukta yüzde 1,7 iken ergenlik öncesi yüzde 3’e, ergenlikle birlikte ise yüzde 5’e yükselmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon, 10-19 yaşlarındaki çocuk ve gençlerde hastalıklara sebep olan ve fiziksel yetileri kısıtlayan en önemli etkenlerden biridir.”

Bu tespiti okuduğumda ne kadar risk altında olduğumuzu fark ettim. Aslında risk altında olan sadece bugünün çocukları değil, geleceğin büyükleri ve dünyanın geleceği. Evet, belki çocuklarınızı teknolojiden yüzde yüz uzak tutamazsınız, sizin için artık imkansıza yakın bir noktadadır. Ama bağımlılık ve aşırı düşkünlük gözlemlediğiniz de profesyonel destek almakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Veli Sarıtoprak

TÜSİAV Yönetim Kurulu Başkanı