Cumhurbaşkanı Erdoğan “TANAP, ülkemizin barışçıl vizyonunun en somut nişanesidir” 0 88044

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bugün hep birlikte Avrupa bağlantısı açılış törenini icra ettiğimiz TANAP, ülkemizin barışçıl vizyonunun en somut nişanesidir. Dünya gündeminin ticaret savaşlarıyla, terörle, sokak olaylarıyla, istikrarsızlıklarla meşgul olduğu bir dönemde, biz bugün Avrupa ile Asya’yı TANAP ile bir kez daha birbirine bağlıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni’ne katıldı.

Edirne’nin İpsala ilçesi Sarıcaali Köyü’nde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TANAP’ın, Avrupa bağlantısının hayırlara vesile olmasını dileyerek, Türkiye ve bölge ülkeleri adına tarihî bir anın yaşandığını söyledi.

“BU PROJE ÜLKELERİMİZ ARASINDAKİ KÖKLÜ DOSTLUĞUN SEMBOLÜDÜR”

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın ortak gayretleriyle örülen uzun ve meşakkatli bir süreci başarıyla taçlandırmanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin bir barış projesi ve projede yer alan ülkelerin köklü dostluğunun sembolü olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TANAP’ın bulunduğu aşamaya Türkiye ve Azerbaycan’ın karşılıklı güvene dayalı ilişkileri sayesinde geldiğinin altını çizerek, TANAP’la ilgili ilk adımın Haziran 2012’de Hükûmetlerarası ve Ev Sahibi Hükûmet Anlaşmaları ile İstanbul’da atıldığını, Şah Deniz 2 Nihai Yatırım Kararı Anlaşması’nın ise Aralık 2013 de Bakü’de düzenlenen bir törenle neticelendirildiğini hatırlattı.

TANAP’ın temel atma töreninin 17 Mart 2015 tarihinde Kars’ta, açılış törenini de 12 Haziran 2018 Eskişehir’de dost ve kardeş ülkelerin katılımıyla gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçerde ve dışarda özellikle atlattığımız onca badireye, bölgesel gerilime, hatta sıcak çatışmalara varan istikrarsızlıklara rağmen, TANAP’ı planlandığı şekilde ilerlettik. Kardeşim Aliyev’in şahsi ilgisi, gerek Gürcistan makamlarının iş birlikleri, gerekse bu projeye emek veren kardeşlerimizin gayretleriyle hamdolsun TANAP’ı bugünkü aşamasına getirdik” dedi.

TANAP: “ENERJİNİN İPEK YOLU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjinin İpek Yolu olarak görülen bu muhteşem projenin; belirlenen takvime, hedeflerimize ve taahhütlerimize uygun bir şekilde ülkelerimizle ilgili kısmını bugün itibarıyla tamamlamış oluyoruz. Bu projeyle, sahip olduğumuz zenginlikleri kendi vatandaşlarımızın, onlarla birlikte tüm bölge halklarının, tüm insanlığın hizmetine sunma irademizi teyit ettik” ifadelerini kullandı.

TANAP ile Türkiye’nin enerji ihtiyacını garanti altına almanın yanı sıra Avrupa’nın enerji arz güvenliğine de katkı yapmayı hedeflediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TANAP’ın, Azerbaycan’dan Avrupa’ya uzanan 3 bin 500 kilometrelik enerji koridorunun en önemli parçası olduğunu, Azerbaycan doğal gazının, Türkiye üzerinden 20 il, 67 ilçe ve 600 köyden geçerek Avrupa kapısına ulaştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TANAP’la 16 milyar metreküplük Azerbaycan doğal gazının Türkiye ve Avrupa’nın istifadesine sunulmasının hayalden gerçeğe dönüştüğünü kaydederek, 16 milyar metreküplük bu gaz miktarının 6 milyarını Türkiye’nin, 10 milyarını ise Avrupa ülkelerinin kullanacağını bildirdi.

İlerleyen yıllarda TANAP’ın taşıma kapasitesini önce 24 milyar metreküpe, ardından 31 milyar metreküpe çıkarmayı planladıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’ya gaz sevkinin başlaması için Trans-Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı TAP’ın bir an önce tamamlanması gerektiğini, TAP’ın da 2020 yılı içinde tamamlanmasını beklediklerini aktardı.

“İNSANLIK, SON İKİ ASIRDA ENERJİ KAYNAKLARININ KONTROLÜ İÇİN SAVAŞIYOR”

İnsanlığın son iki asırdır enerji kaynaklarının kontrolü için savaştığını, milyonlarca insanın canına mal olan ağır bedeller ödediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu’nun on yıllardır istikrarsızlıkla boğuşmasının arka planında bu mücadelenin yattığına işaret etti.

“Bir damla petrolü insan kanından, insan hayatından daha değerli gören zihniyet, dünyaya barış ve huzur getirememiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yaşanan onca acıya, ölüme, yıkıma rağmen, ne yazık ki bu anlayışın belli güçler tarafından devam ettirildiğini görüyoruz. Özellikle Doğu Akdeniz’de bulunan hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusunda, birileri hakça paylaşım yerine gerilimi körüklemeye çalışıyor. Adaletli paylaşım imkânı varken, tehdit diline ve şantaj politikalarına başvuruluyor. Oysa hiçbir ülke uluslararası hukuktan üstün değildir. Emrivakilerle netice alınamayacağı artık idrak edilmelidir. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla kimse bir yere varamaz. Aba altından sopa göstererek, hiçbir ülke bir başkasına haklarından sarf-ı nazar ettiremez. Bilhassa Türkiye, böyle bir zillete asla boyun eğmez. Ülkemiz, ne kendi hukukunun ne de Kıbrıs Türk’ünün çıkarlarının çiğnenmesine izin verir. Doğu Akdeniz’de en uzun deniz sınırlarına sahip bir ülkeyi dışlamak, ona rağmen projeler gerçekleştirmeye çalışmak zaten mümkün değildir.”

“BİZİM SONDAJLARIMIZDAN ÇATIŞMA VE KAN DEĞİL, BARIŞ VE REFAH FIŞKIRACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son teknolojiye sahip iki sondaj gemisi Fatih ve Yavuz ile iki sismik araştırma gemisinin bölgede çalıştığını aktararak, “Biz bunların bağırmalarıyla çağırmalarıyla bu gemilerimizi çekmeyiz. Onlar şu anda orada görevlerini yapıyor, yapmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

Bu gemilerin yürüttüğü faaliyetlerin kısa sürede meyve vereceğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya ile yapılan anlaşmayı hatırlatarak, bu anlaşmanın TBMM’den geçtikten sonra uygulamaya geçeceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim sondajlarımızdan çatışma ve kan değil, barış ve refah fışkıracaktır. Ben bu inançla sizlerin vasıtasıyla Doğu Akdeniz’deki tüm taraflara samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin, enerjiyi bir çatışma aracı yerine iş birliği zeminine dönüştürelim. Diplomasinin imkânlarını kullanmak varken, bölgeye yeni bedeller ödetecek yollara tevessül etmeyelim” değerlendirmesinde bulundu.

Enerjinin çok ciddi bir küresel mesele olarak önlerinde bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya enerji haritasının değiştiğini, bu alanda yeni aktörlerin, yeni projelerin ve yeni iş birliği modellerinin ortaya çıktığını kaydetti.

“TÜRKİYE, STRATEJİK KONUMUYLA ENERJİ ÜRETEN VE TÜKETEN ÜLKELERİN TAM KAVŞAĞINDA YER ALIYOR”

Enerji güvenliğinin sağlanmasında, üretici, transit ve tüketici ülkeler arasındaki etkin iş birliğinin önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, stratejik konumuyla enerji üreten ve tüketen ülkelerin tam kavşağında yer aldığını, yerkürede yer alan doğal gaz rezervlerinin yüzde 70’i, petrol rezervlerinin ise yüzde 60’ının Türkiye’nin komşularının topraklarında bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 18’inci en büyük doğal gaz piyasası konumunda olduğunu, 81 vilayetini tamamına doğal gaz arzı sağladıklarını, Türkiye’de 144 bin kilometreyi aşan bir doğal gaz dağıtım şebekesinin bulunduğunu kaydetti.

Türkiye’nin 2018 yılı doğal gaz talebinin ise 49,3 milyar metre küpü bulduğunu, doğal gaz depolama kapasitesini de 4 milyar metreküpten, 11 milyar metreküpe çıkarmayı planladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki yüzer gaz depolama ve gazlaştırma gemisini hizmete sunduk. İnşallah bunlara bir yenisini daha ekleyeceğiz. Toplamda 5,4 milyar metreküplük kapasiteye sahip Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisi’nin son bölümünün temelini bu sene attık. Bu kısmın 2023’te devreye girmesiyle, tuz yapılarında dünyanın en büyük depolama tesisine sahip olacağız” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji ve doğal gaz konusunda paylaştığı istatistiklerin Türkiye’ye ciddi sorumluluk yüklediğinin farkında olduklarını sözlerine ekleyerek, “Karşılaştığımız birçok çifte standarda rağmen, diyalogdan, diplomasiden, uluslararası hukuktan asla taviz vermedik. Rekabet yerine iş birliğinin, gerilim yerine müzakerenin, kavga yerine meselelerimizi konuşarak çözmenin peşinde olduk. Bize bir adım atana, biz koşarak gittik. Bugün de yarın da aynı hüsnü niyetle hareket etmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AVRUPA İLE ASYA’YI TANAP İLE BİR KEZ DAHA BİRBİRİNE BAĞLIYORUZ”

“Ne haklarımızdan vazgeçeceğiz ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin hakkını yedireceğiz ne de hakkımız olmayana el uzatacağız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet, istikrar ve bölgesel iş birliği için gayret göstermeyi sürdüreceğiz. Bugün hep birlikte Avrupa bağlantısı açılış törenini icra ettiğimiz TANAP, ülkemizin barışçıl vizyonunun en somut nişanesidir. Dünya gündeminin ticaret savaşlarıyla, terörle, sokak olaylarıyla, istikrarsızlıklarla meşgul olduğu bir dönemde, biz bugün Avrupa ile Asya’yı TANAP ile bir kez daha birbirine bağlıyoruz” diye konuştu.

TANAP’ın Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni’nin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede emeği geçenlere, özellikle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Gürcistan’a iş birlikleri için teşekkürlerini sundu.

Önümüzdeki dönemde kazan-kazan temelinde yeni projelere imza atacaklarına inandığını da vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “Yaşasın Azerbaycan-Türkiye gardaşlığı” diyerek tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Gürcistan Başbakanı Giyorgi Gaghariya, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konsey Üyesi Şefik Caferoviç, Sırbistan Ulusal Meclis Başkanı Maya Goykoviç, Kuzey Makedonya Başbakan Yardımcısı Koco Angjushev ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile boru hattının açılış butonuna bastı.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı gerçekleşti. 0 7777

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj’ın katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda iki ülke arasında ekonomik, ticari, sanayi ve teknik alanlarda iş birliği protokolü imzalandı. Bakan Mehmet Muharrem Kasapoğlu , protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik tedbirlerin alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,Protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine dair her iki ülkenin kararlılığını ve siyasi iradesini teyit eden bir nitelik taşıdığını dile getiren Bakan Kasapoğlu, Sanayiden tarıma, müteahhitlik hizmetlerinden enerji konularına kadar, iki ülke arasında gerçekleştirilebilecek tüm iş birliği alanları Arnavutluk’taki Türk yatırımlarının 1,8 milyar doları aştığını belirtmek istiyorum. Arnavutluk Ticaret Sicil Ofisi kayıtlarına göre Arnavutluk’ta Türk vatandaşları ve Türkiye menşeli şirketler tarafından kurulan şirket sayısı 570’dir. Türk işletmelerinin 2018 yılında 165 milyon dolar demir-çelik ürünleri, 23 milyon dolar bakır cevheri, 18 milyon dolar krom cevheri, 16 milyon dolar balıkçılık ürünleri ve 13 milyon dolar kadar hazır giyim ürünleri olmak üzere toplam 235 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini görüyoruz. Söz konusu tutar Arnavutluk’un toplam ihracatının yüzde 8,4’ünü oluşturmaktadır” dedi.

Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj ise iki ülkenin hak ettiği ve layık olduğu gibi pozitif gelişmelerin yaşanması gerektiğini belirterek, “2 gündür Ankara’da uzmanlarımız tüm bu sorunları ile birlikte fikir ve görüş alışverişinde bulunarak yeni bir mekanizma geliştirerek, ekonomik ve ticari diyaloğu kolaylaştırmak, projelerimizi daha somut bir aşamaya getirmek için mutabık kaldılar. Ticaret, enerji, sanayi, mesleki eğitim, sağlık, turizm, ulaşım, tarım, çevre gelecek yıl gerçekleşecek toplantılar; her iki taraf gündemleri birlikte kararlaştırdı. Bugün alacağımız kararları somut hale getirmemiz gerekiyor. Hiçbir ayın boş geçmemesi gerekiyor” dedi.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Alman Üniversitesi yeni binaları açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ve heyetini, Berlin Konferansı’ndan beş gün sonra Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade ederek, bugün gerçekleştirecekleri ikili ve heyetler arası görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra Libya başta olmak üzere bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alacaklarını açıkladı.

“ÜNİVERSİTEMİZ, KISA SÜRE İÇERİSİNDE AKADEMİK İŞ BİRLİĞİMİZİN LOKOMOTİFLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”

Türk-Alman Üniversitesinin, iki ülke arasında bilim, kültür ve teknolojik iş birliğini geliştirmek amacıyla 10 Nisan 2010 tarihinde kurulan bir devlet üniversitesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013-2014 akademik yılında faaliyete başlayan üniversitemiz, kısa süre içerisinde akademik iş birliğimizin lokomotiflerinden biri hâline gelmiştir. Çift dilli eğitim veren üniversitemiz, beş fakülte, bir yüksekokul ve iki enstitüsü ile ülkemizin saygın eğitim kurumlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” açıklamasında bulundu.

Üniversite bünyesinde faaliyete geçecek Teknopark yoluyla sanayi kuruluşları ile iş birliğinin daha da güçleneceğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk-Alman Üniversitesi’nin bu seviyeye gelmesinde katkısı ve emeği olan herkesi tebrik ediyorum. İnşallah bizler de diğer devlet üniversitelerimize olduğu gibi Türk-Alman Üniversitesine gereken her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz” dedi.

Almanya Şansölyesi Merkel’in bu açılış törenine iştirak etmesinin Almanya’nın projeye verdiği önemin göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siyasi hayatından önce Sayın Şansölye’nin de bir bilim insanı olduğunu biliyoruz. Ayrıca Sayın Merkel’in Türkiye ile Almanya arasındaki gençlik değişim programları, eğitim ve kültürel alandaki iş birliğine katkıları 25 yılı aşıyor. 18 Nisan 1994 yılında imzalanan Gençliğe Yönelik Politikalarda İşbirliği Protokolü’nü, Sayın Merkel’in dönemin Federal Gençlik ve Kadın Bakanı olarak ülkesi adına imzaladığını hatırlıyoruz. Sayın Merkel nezdinde Alman makamlarına üniversitemizi sahiplendikleri için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bir buçuk asırlık yolculuğu olan Alman Lisesi gibi Türk-Alman Üniversitesinin de Türk ve Alman dostluğunun bir sembolü hâline gelmesini diliyorum.”

“GENÇLERİMİZE, ÜNİVERSİTE EĞİTİMLERİNİ TAMAMLAYABİLMELERİ İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yükseköğrenim alanında son yıllarda büyük başarılara imza attığını, üniversite sayısını 76’dan 207’ye, öğretim elemanı sayısını 70 binden 170 bine, öğrenci sayısını da 1,6 milyondan 8 milyona yükselttiğini anlatarak, “İstikbalimizin teminatı olan gençlerimize, ailelerine yük olmadan üniversite eğitimlerini tamamlayabilmeleri için her türlü desteği veriyoruz” diye konuştu.

Üniversite harçlarının kaldırıldığını, lisans öğrencilerine kredi-burs desteğini 2020 yılı itibariyle 550 liraya, yüksek lisansta bin 100 liraya, doktorada ise bin 650 liraya yükselttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurtlarda kalan öğrencilere aylık 420 lira da beslenme yardımı yapıldığını söyledi.

Uluslararası öğrenci sayısının da her geçen yıl arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası öğrenci sayısının 15 binden 172 bine ulaştığını, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Avusturya’dan, İtalya’dan, Çin’den, Kore’den, Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Türk Cumhuriyetleri’nden gelip Türkiye’de doktorasını, yüksek lisansını yapan öğrenciler bulunduğunu ifade etti.

“BEKLENTİMİZ, ÜLKEMİZİN NİTELİKLİ YABANCI ÖĞRETİM ELEMANLARI İÇİN DE CAZİP HÂLE GELMESİDİR”

Üniversitelerin nitelikli akademik personel ihtiyacını karşılamak için her yıl, yurt dışına dünyanın en iyi okullarında öğrenim görmek üzere, ciddi miktarda öğrenci gönderildiğinin de altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bizim yurt dışına gitmiş vatandaşlarımızın değil, diğer ülkelerde yetişmiş bilim adamlarının, araştırmacıların, akademisyenlerin de ülkemize gelmesinin yolunu açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beklentimiz, ülkemizin nitelikli yabancı öğretim elemanları için de cazip hâle gelmesi, bir başka ifadeyle beyin göçünün çekim merkezlerinden biri durumuna dönüşmesidir. Türk-Alman Üniversitesi de bu vizyon çerçevesinde ortaya çıkan ve başarılı bir şekilde uygulamaya konulmuş olan bir projedir. Aynı şekilde, ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir.”

Türkiye’nin yükseköğretim alanında sahip olduğu tecrübesinin dost ve kardeş ülkelerle paylaşılmasına önem verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinin, Kırgızistan ve Kazakistan’da faaliyet gösteren ve bulundukları ülkede saygı gören önemli ortak üniversiteler olduğuna işaret etti.

Afganistan’da, Mevlana Celaleddin Rumi-Belhi Türk-Afgan Kız Üniversitesi kurulması çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da faaliyete geçecek bu eğitim yuvaları ile kadınların bilhassa eğitim ve iş hayatındaki rolünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.

“BİR AN ÖNCE SÜKÛNET SAĞLANMAZSA LİBYA’DAKİ KAOS ORTAMI TÜM AKDENİZ HAVZASINI ETKİLEYECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın terörden İslam düşmanlığına, kültürel ırkçılıktan yabancı karşıtlığına kadar pek çok sorunla yüzleştiğini dile getirerek iletişim ve ulaşım araçlarının yaygınlaştığı bir dönemde dünyanın neresinde olursa olsun hiç kimsenin bu sorunlara bigâne kalma lüksü olmadığını vurguladı.

Suriye, Yemen, Irak ve Libya’da yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dokuz yıldır Suriye’de devam eden çatışmalardan sadece bizim gibi komşu ülkeler değil, başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa etkilenmiştir. Aynı şekilde şayet bir an önce sükûnet sağlanmazsa Libya’daki kaos ortamı tüm Akdeniz havzasını etkileyecektir. DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütleri ile lejyonerlerin bu ülkede tekrar palazlanmasını istemiyorsak çözüm sürecini hızlandırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ULUSLARARASI TOPLUMUN SURİYE’DE DÜŞTÜĞÜ HATAYA LİBYA’DA DÜŞMEMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 bin 400’den fazla kişinin ölümüne, 7 bin 500’den fazlasının yaralanmasına sebep olan, ayrıca 300 binin üzerinde Libyalıyı yerlerinden eden bu krizi sonlandırmanın en büyük hedefleri olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu hedef doğrultusunda dostumuz ve müttefikimiz Almanya ile güç birliği içerisinde çalışıyoruz. Sayın Putin’le beraber yaptığımız ateşkes çağrısı, 19 Ocak’ta düzenlenen Berlin Konferansı’nın önünü açmıştır. Sayın Merkel nezdinde tüm Alman makamlarına ev sahiplikleri için de ayrıca şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 55 maddeden oluşan Barış Planı, Libya’da siyasi istikrarın yeniden tesisi yönünde önemli bir adım olmuştur. Ancak bu planının başarısı, alınan kararların sahada uygulamaya geçirilmesine bağlıdır. Bu konuda özellikle darbeci Hafter ve destekçileri üzerinde baskı kurulması önem arz ediyor. Dünden itibaren Trablus’taki sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların artması, Mitiga havalimanının hedef alınması, kimin barıştan kimin de kan ve gözyaşının sürmesinden yana olduğunu göstermiştir. Son birkaç haftada yaşadıklarımız, Libya için bir turnusol olmuştur. Bu gerçekler ışığında uluslararası toplumun Suriye’de düştüğü hataya Libya’da düşmemesini temenni ediyoruz. Libya ile beş asırlık tarihî, beşeri ve kültürel ilişkileri olan bir ülke olarak duruşumuz nettir. Libyalı kardeşlerimizin barışı, huzuru ve geleceği için bu zor zamanlarında onların yanında olmayı sürdüreceğiz. Tıpkı Berlin Konferansı’nda olduğu gibi barış için, çözüm için, kan ve gözyaşının durması için atılan adımları güçlü bir şekilde destekleyeceğiz. Bu süreçte Alman dostlarımızla yakından çalışacak, inşallah ortak menfaatlerimiz doğrultusunda ilişkilerimizi geliştireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’e hoş geldiniz dileklerini yineleyerek açılışı yapılan Türk-Alman Üniversitesi eğitim ve sosyal tesis binalarının hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Şansölyesi Merkel, yine hizmet binalarının açılış kurdelesini kesti.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu – Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış töreni