Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz” 0 88017

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz. Bugün ele aldığımız hususlarda kaydedeceğimiz gelişmelerin gerek çok boyutlu ikili ilişkilerimiz gerekse Avrupa Birliği katılım sürecimiz bakımından katkı sağlamasını temenni ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Vahdettin Köşkü’nde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ve heyetini Türkiye’de misafir etmekten duyduğu büyük memnuniyeti dile getirerek, yoğun ve verimli bir program gerçekleştirdiklerini söyledi.

“BÖLGESEL GELİŞMELER HAKKINDA FİKİR TEATİSİNDE BULUNDUK”

Almanya Şansölyesi Merkel ile Türk-Alman Üniversitesi’nin yeni eğitim ve sosyal tesis binalarının resmî açılışlarını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde Türkiye-Almanya ikili ilişkilerini kapsamlı şekilde ele aldıklarını, başta Libya ve Suriye olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında da fikir teatisinde bulunduklarını bildirdi.

“Ülkelerimiz arasındaki köklü dostluk ilişkilerinin sürdürülmesinin Türkiye ve Almanya’nın yanı sıra bölgemizin de menfaatine olduğu noktasında hemfikiriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ve bölgesel belirsizliklerin bu iş birliğinin değerini bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya ile ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve turizm alanlarında mevcut iş birliğini daha da ileriye taşımakta kararlı olduklarını vurgulayarak, yenilenebilir enerji, dijitalleşme, yapay zekâ gibi konularda da ciddi bir potansiyel bulunduğunu dile getirdi.

Görüşmelerde Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini de ele aldıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Merkel’e önümüzdeki dönemde AB’den beklentilerimizi aktardım. Almanya Temmuz ayından itibaren AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenecek. Bunun, Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat teşkil edeceğini düşünüyoruz” dedi.

Almanya’da yaşayan ve sayıları 3,5 milyona yakın Türk toplumunun huzur ve refahının öncelikli meseleleri arasında yer aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türklerin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kalkınmasında ter döktükleri Almanya’da kendilerini evlerinde hissetmeleri çok önemlidir. Bu doğrultuda Alman dostlarımızın atabileceği pek çok adım bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda Barış Pınarı Harekâtımızı bahane eden terör örgütü yandaşları, Almanya’daki Türklere yönelik saldırılar düzenlediler. Büyükelçiliğimizin hizmet aracı örgüt mensupları tarafından ateşe verildi. Bu saldırıları bir kez daha lanetliyor, kınıyorum. Bu eylemlerin görmezden gelinmesini, hele hele bunların demokratik bir hakmış gibi gösterilmesini anlamak mümkün değildir. Almanya’dan sorumluları cezalandırmasını, böyle tablolara müsamaha göstermemesini özellikle bekliyoruz.”

“AVRUPA ÜLKELERİNİN SURİYELİLERE DAHA FAZLA YARDIM YAPMALARI İNSANİ BİR SORUMLULUKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Almanya’nın göç konusunda Avrupa’nın yükünün büyük bir bölümünü üstlendiğini kaydederek, “Avrupa Birliği’nin ve Avrupa ülkelerinin Suriyelilere daha fazla ve daha hızlı yardım yapmaları her şeyden önce insani bir sorumluluktur” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 milyon insanın yaşadığı İdlip’e, son haftalarda rejimin ağır saldırılar düzenlediğine işaret ederek, Suriye rejiminin okullar ve hastaneler dâhil tüm sivil yerleşim yerlerini aralıksız bombaladığını söyledi.

“İdlip halkının içinde bulunduğu insani dramı hafifletmek için elimizden gelen çabayı sergiliyoruz. İdlipli kardeşlerimize yönelik vahşetin son bulması için herkesin rejim üzerinde baskı kurması gerekir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Almanya Şansölyesi Merkel’e de Türkiye’nin özellikle briketten yapılacak barınma imkânları konusunda yaptığı çalışmaları anlattığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’e, Berlin Süreci’ni başlatarak Libya’da çözüm çabalarına yönelik destek sağlamasından ötürü teşekkür ederek, Türkiye’nin de Libya’da askerî bir çözümün mümkün olmadığını her vesileyle vurguladıklarını dile getirdi.

“LİBYALI KARDEŞLERİMİZİ ZOR GÜNLERİNDE YALNIZ BIRAKMAMAKTA KARARLIYIZ”

Türkiye olarak Almanya’nın bu inisiyatifine en etkin ve samimi destek veren ülkelerin başında yer aldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Gerek Sayın Putin ile yaptığımız ateşkes çağrısı gerekse yoğun diplomatik girişimlerimiz neticesinde sahada sağlanan kısmi sükûnet, Berlin Konferansının düzenlenmesinde de ayrıca rol oynamıştır. Talebi üzerine Libya’da meşru hükûmete destek sağlamamızın amacı da kan dökülmesinin önüne geçmek ve siyasi sürecin canlanmasına katkıda bulunmaktır. Ulusal Mutabakat Hükûmetine destek vermek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2259 sayılı kararı gereğince bir tercih değil, yükümlülüktür. Darbeci Hafter ve destekçilerinin son birkaç gündür saldırılarını artırması, bu şahsın uzlaşı gibi bir niyetinin olmadığını göstermiştir. Kendisine verilen bu destekler ciddi manada şımartmıştır. Biz, her hâlükârda Libyalı kardeşlerimizi bu zor günlerinde yalnız bırakmamakta kararlıyız. 5 asırlık kadim bağlarımızın olduğu Libya, savaş baronlarının ve terör örgütlerinin insafına terk edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Irak’ta da son dönemde gerilimin arttığına işaret ederek, DEAŞ sonrası tekrar ayağa kalkmaya çalışan Irak’ın, yeni bir kaos ve kargaşa iklimine sürüklenmesine izin verilmemesi gerektiğini, Türkiye ve Almanya olarak sorunların diyalog yoluyla çözümüne öncelik vererek, taraflara sağduyu ve aklıselim çağrısında bulunduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz. Bugün ele aldığımız hususlarda kaydedeceğimiz gelişmelerin gerek çok boyutlu ikili ilişkilerimiz gerekse AB katılım sürecimiz bakımından katkı sağlamasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Libya’ya müdahale edip etmeyeceğinin ve silah ambargosuna uyup uymayacağının sorulması üzerine, “Biz tabi şu anda oradaki askerî güçlere Libya’nın özelliklede Serrac yanlısı güçlere eğitim vermek, onları belli noktalarda yetiştirebilmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkarmış olduğumuz yasal düzenlemeyle oraya heyetimizi gönderdik, gönderiyoruz” diye konuştu.

“Biz Serrac’ı yalnız bırakmayacağız, kendilerine elimizden gelen bu noktadaki desteği vermekte kararlıyız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin meşru olarak tanıdığı bir kişiye ve onun ordusuna destek verdiğini vurguladı.

“TÜRKİYE’Yİ LİBYA’YA DAVET EDEN DOSTLARA ‘HAYIR’ DEMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Libya’da darbeci Hafter’in bazı ülkelerce tanınmasını anlamakta zorlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Nitekim Moskova’da oraya çağrılmışlardır, oradan kaçmıştır adeta. Ondan sonra Berlin sürecine yine davet edilmiştir, Berlin sürecinde de yine ne yazık ki 55 maddelik açıklanan orada belirlenen o metne de yine imzasını koymamış, daha sonra koyacağı söylenmiştir. Ama daha sonra yine aldığım bir bilgiye göre bugün yine Sayın Merkel’den bunu aldım, işte 28’inden sonra bu askerlerin belirlenen 5+5’e isim verdi, oraya katılacağına dair şimdi de bazı şeyler söyleniyor. Bunlar tutarlı şeyler değil ve sürekli olarak eğer bu tür bir insan şımartılırsa böyle bir insana bu tür destekler verilirse ki bu desteklerin arkasında Abu Dabi yönetimi var, Mısır var. Bunlar ciddi manada tabi her türlü silah desteğini veriyorlar ve Wagner yine bu işin arkasında var ve Wagner’in arkasında da kimlerin olduğu malum. Bunun dışında Sudan’dan yine 5 bin, 6 bin civarında kara gücü burada söz konusu. Bütün bunlar olurken 500 yıllık bir maziye sahip olan Türkiye’yi Libya’ya davet eden bu dostlara bizim hayır dememiz zaten mümkün değildi, bizler de buna bu şekilde cevabı verdik ve Türkiye Büyük Millet Meclisinden de kararı çıkardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berlin Konferansında onaylanan 55 maddeyi kabul etmek ile altını imza atmanın farklı şeyler olduğunu belirterek, “Hafter henüz buna imzayı koymuş değil, sadece sözde kabul etmiş durumda. Bunları biz tamamıyla kabul olarak anlamıyoruz, yani bizim uluslararası diplomasi anlayışımız veyahut da uluslararası hukuk veya uluslararasındaki anlaşmalarda böyle bir durum söz konusu değil. Hafter’in yarın ne yapacağı da belli olmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine İdlip’ten 400 bine yakın kişinin Türkiye sınırına doğru hareket hâlinde olduğuna dikkati çekerek, bu kişiler için briket barınaklar yapmak amacıyla Kızılay ve AFAD tarafından çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.

“SURİYE’DE GÜVENLİ BÖLGE KONUSUNDA TÜRKİYE’NİN PLAN VE PROJELERİ HAZIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk etapta 10 bin briket barınak yapma adımları atıldı, gerekirse bunları artırarak devam ettireceğiz. Zira bizim sınıra 30-40 kilometre mesafede Suriye tarafında bu yapılanma gerçekleştirilecek ve bunun içinde ufak da bir, yani tuvaleti, banyosu olacak, ısıtma imkânlarını, her şeyini hazırlıyoruz ve adımı bu şekilde atacağız. Ve bu konuda sağ olsun Şansölye biz de belli bir desteği verebiliriz dediler. Kendileriyle Kızılay ve AFAD’la görüştükten sonra tekrar irtibat kuracağız, ona göre kendilerinden de böyle bir desteğin gelebileceğini ifade ettiler” bilgisini paylaştı.

Güvenli bölge konusunda da Türkiye’nin plan ve projelerinin hazır olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada ise kalıcı yaşam alanlarının yapılması yönünde adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

ABD ve Rusya ile yapılan görüşmelere rağmen terör örgütleri PYD-YPG’nin hâlâ bu bölgeden çıkartılmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde Türkiye’nin terörle mücadelesinin sürdüğünü söyledi.

ALMAN GAZETECİLERİN AKREDİTASYONU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine de uluslararası basın mensuplarının çalışma izinlerinin Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığının görev alanına girdiğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “İletişim Başkanlığımız 2019 yılında 19 farklı Alman medya kuruluşundan toplam 30 gazeteciye yerleşik akreditasyon kartı düzenlemiştir. İletişim Başkanlığımıza 17 Ocak 2020 itibarıyla 28 Alman basın mensubunun başvuruları ulaşmıştır. Başvurular 31 Aralık 2019 tarihinde tamamlanmıştır, bu başvurularla ilgili mevzuat uyarınca bunların değerlendirilmesi yapılmaktadır. Almanya’yla iyi ilişkilerimizden rahatsız olan bazı kesimlerin bu rutin değerlendirmeyi Türkiye’nin Alman gazetecilere akreditasyon vermediği veya Alman gazetecilere diğer yabancı basın mensuplarından farklı muamele edildiği şeklinde yansıtmaya çalıştıklarını görüyoruz. Böyle bir özel muamelenin veya Alman gazetecilere dönük olumsuz bir çifte standardın olmadığını açıkça ve ilk elden burada ifade etmek isterim. İletişim Başkanlığımız mevcut yerleşik akreditasyon sahibi gazetecilerin herhangi bir sorun yaşamaması için özellikle benim de takip ettiğim, izlediğim bir şekilde bu oturum izinlerinden sorumlu olan Göç İdaresi Genel Müdürlüğüyle yakın temas ve iş birliği hâlindedir. Burada bir sorun veya mağduriyet yaşanması da söz konusu değildir. Özellikle basın özgürlüğü konusundaki hassasiyetimi zaten bilenler bilir ve İletişim Başkanım da bu konularda hassastır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mültecilere bu zamana kadar yaptığı harcamanın 40 milyar doları aştığını belirterek, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik söz verdiği 6 milyar Avro desteğinin tam anlamıyla verilmediğini, Almanya Şansölyesi Merkel’in bu konuda tek olumlu yaklaşım içerisinde bulunan lider olduğunu vurguladı.

LİBYA’DA ATEŞKES

Libya’da darbeci Hafter güçlerinin Mitiga Havalimanına 11 füze attığını, ateşkesi kabul ettiğine inanmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer ben bir devletin başıysam masaya oturup imza attığımız bir anlaşmaya uymayan kişi için kalkıp da ben bu adama yüz vermem. Temenni ederim ki, o masanın etrafında oturanlar da burada 55 maddelik bir anlaşma imzalandı, Hafter’in orada imzası yok, ama Serrac imzaladı ve bu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine de gönderilecek. Ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine gönderilecek olan bu 55 maddelik metinde Hafter’in imzası yine yok. Ben ateşkesi kabul ettim hem böyle diyeceksin ve iki gün sonra da Mitiga Havalimanı’nı bombalayacaksın. Şimdi biz buna nasıl inanalım, nasıl güvenelim? Benim devlet yönetim anlayışım, uluslararası siyaset anlayışım bu” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile düzenlediği ortak basın toplantısı- Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 0 5

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Cumhurbaşkanlığı Külliyesine gelişinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından resmî törenle karşılandı. İki ülke millî marşlarının çalınmasının ardından Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, tören kıtasını selamladı.

Heyetlerini takdim etmelerinin ardından basın mensuplarına tokalaşarak görüntü veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, daha sonra baş başa görüşmeye geçti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Askerî ve savunma sanayii alanları, Pakistan ile ikili ilişkilerimizde en önemli başlığı teşkil ediyor” 0 88012

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı İmran Han’la düzenlediği ortak basın toplantısında, “Askerî ve savunma sanayii alanlarındaki ilişkilerimiz, inanıyorum ki Pakistan ile mevcut ikili ilişkilerimizde en önemli başlığı teşkil ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı İmran Han, baş başa görüşmeleri ve Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç yıl aradan sonra ikinci evi olarak gördüğü Pakistan’ı ziyaret etmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek şahsına ve heyetine gösterilen sıcak misafirperverlik için Pakistan Başbakanı İmran Han’a teşekkür etti.

“TÜRKİYE, HER ZAMAN PAKİSTAN’IN YANINDA YER ALACAKTIR”

2009 yılında kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin, Türkiye-Pakistan dostluğunun en güzel nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili bakanların da katılımıyla ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıklarını, 13 anlaşmaya imza attıklarını kaydetti.

Pakistan Başbakanı İmran Han’ın son Ankara ziyaretinde iki ülke arasındaki ticaret hacmimizi 2023 yılına kadar 5 milyar Dolara çıkarma hedefini belirlediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce imzalamış olduğumuz ‘Stratejik Ekonomik Çerçeve’ ve ekindeki ‘Eylem Planı’ metinleri ekonomik ilişkilerimizin derinleştirilmesine matuf, âdeta birer yol haritası mesabesindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak Pakistan’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasına doğrudan etki edecek ulaşım, enerji, turizm, temizlik, kolluk hizmetleri, eğitim ve sağlık alanlarında her türlü desteği vermeye hazırız. Pakistan’da elverişli iş ortamının sürekli kılınması hususunda da Sayın Başbakan İmran Han’ın çabalarını esirgemeyeceğini biliyorum” diye konuştu.

“Türkiye dün olduğu gibi bugün de yarın da her zaman Pakistan’ın yanında yer alacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Elazığ-Malatya depreminin ardından, Cumhurbaşkanından sokaktaki vatandaşa kadar her seviyede sunulan taziye ve destek mesajları, Pakistanlı kardeşlerimizin ülkemizle  gönül bağının en halisane örneğidir. Ekim ayında terör örgütlerine karşı Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirdiğimiz askerî operasyona Pakistan Devleti ve halkından güçlü destek aldık. Pakistan’da FETÖ’ye ait okulların Türkiye Maarif Vakfı’na devredilmesi de aramızdaki dayanışmanın bir timsalidir. Bu vesileyle, FETÖ’nün Pakistan’daki yapılanmasına karşı alınan tedbirler için İmran Kardeşime bir kez daha teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE, KEŞMİR SORUNUNUN PAKİSTAN VE HİNDİSTAN ARASINDA DİYALOG YOLUYLA ÇÖZÜLMESİNDEN YANADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Askerî ve savunma sanayii alanlarındaki ilişkilerimiz, inanıyorum ki Pakistan ile mevcut ikili ilişkilerimizde en önemli başlığı teşkil ediyor. Ayrıca her ikisi de kardeşimiz olan Pakistan ve Afganistan’ın ilişkilerinin geliştirilmesi için gerekeni yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini isterim. Afganistan-Pakistan-Türkiye arasındaki üçlü zirve mekanizmasının Afganistan’daki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin tamamlanmasının ardından mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamasını diliyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimiz ve milletimiz, dün olduğu gibi bugün de büyük acılar yaşayan, muhtelif baskılara maruz kalan Keşmir halkıyla dayanışma içindedir. Eyaletteki durumun son dönemde atılan tek taraflı adımlarla daha da müşkül bir hâl almasından üzüntü duyuyoruz. Türkiye, Keşmir sorununun Pakistan ve Hindistan arasında diyalog yoluyla, ilgili BM kararları temelinde ve Keşmirli kardeşlerimizin beklentileri gözetilerek çözülmesinden yanadır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’ın terör ve bölgesel istikrara yönelik tehditlerle mücadeledeki büyük fedakârlıklarını takdir ettiğini vurgulayarak toplantı sonuçlarının ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını diledi.

PAKİSTAN BAŞBAKANI HAN: “PAKİSTAN NE OLURSA OLSUN HER ZAMAN TÜRKİYE’NİN YANDADIR”

Pakistan Başbakanı Han da konuşmasına Keşmir meselesine değinerek başlayarak, “Şu anda yaklaşık 8 milyon Keşmirli açık hapishanede yaşıyor ve zulüm altında” dedi.

Pakistan Başbakanı Han, Türkiye ile Pakistan arasında imzalanan stratejik anlaşmaların, iki ülke arasında var olan ilişkileri daha da ileriye taşıyacağını kaydederek, “Şu anda Suriye’de size karşı saldırılar yapılmaktadır. Bu konuda, Pakistan halkı ve hükûmeti daima sizin yanınızdadır ve bu hep böyle olacaktır. Pakistan ne olursa olsun her zaman yanınızdadır” diye konuştu.

Pakistan Başbakanı Han, “Siz iktidara geldiği günden beri Pakistan-Türkiye ilişkileri daha da o zamandan beri daha da güçlenmiştir. Sizin dönemde Türkiye çok ileri bir seviyeye gitmiş oldu, ama şu anda Pakistan’ın da durumu aynı şekilde Pakistan’da siz iktidara gelmeden önce Türkiye nasıl bir durumdaydı, şimdi Pakistan o durumda. Sizden o tecrübelerden faydalanmak istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin turizm alanındaki tecrübelerinden faydalanmak istediklerini dile getiren Pakistan Başbakanı Han, şöyle konuştu: “Türkiye 35 milyar dolar turizmde kazanmaktadır. Türkiye inşaat konusunda da usta bir ülke olmuştur ve biz de sizin tecrübelerden faydalanmak istiyoruz, çünkü bu konuda siz uzmansınız ve çok başarılar başarmışsınız. Siz iktidara geldiğinizde biliyoruz Türkiye ne kadar borç altında IMF biz kendi gözümüzle gördük borç altında olduğunu. Biz de şu anda aynı şekilde borç altındayız, ama biz sizin tecrübelerden faydalanmak istiyoruz ve böyle devam etmek istiyoruz.”

Pakistan Başbakanı Han’ın ifadeleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan da, “Genç kuşaklar için de en önemli iş tabii ki önce yatırım, yatırım olacak ki istihdam olsun. İstihdamla beraber üretim ve üretimle beraber rekabet ve rekabetle birlikte de inanıyorum ki, Pakistan sıçramayı arttırarak devam ettirecek” diye konuştu.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu