Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz” Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz” için yorumlar kapalı 88226

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz. Bugün ele aldığımız hususlarda kaydedeceğimiz gelişmelerin gerek çok boyutlu ikili ilişkilerimiz gerekse Avrupa Birliği katılım sürecimiz bakımından katkı sağlamasını temenni ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Vahdettin Köşkü’nde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ve heyetini Türkiye’de misafir etmekten duyduğu büyük memnuniyeti dile getirerek, yoğun ve verimli bir program gerçekleştirdiklerini söyledi.

“BÖLGESEL GELİŞMELER HAKKINDA FİKİR TEATİSİNDE BULUNDUK”

Almanya Şansölyesi Merkel ile Türk-Alman Üniversitesi’nin yeni eğitim ve sosyal tesis binalarının resmî açılışlarını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde Türkiye-Almanya ikili ilişkilerini kapsamlı şekilde ele aldıklarını, başta Libya ve Suriye olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında da fikir teatisinde bulunduklarını bildirdi.

“Ülkelerimiz arasındaki köklü dostluk ilişkilerinin sürdürülmesinin Türkiye ve Almanya’nın yanı sıra bölgemizin de menfaatine olduğu noktasında hemfikiriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ve bölgesel belirsizliklerin bu iş birliğinin değerini bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya ile ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve turizm alanlarında mevcut iş birliğini daha da ileriye taşımakta kararlı olduklarını vurgulayarak, yenilenebilir enerji, dijitalleşme, yapay zekâ gibi konularda da ciddi bir potansiyel bulunduğunu dile getirdi.

Görüşmelerde Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini de ele aldıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Merkel’e önümüzdeki dönemde AB’den beklentilerimizi aktardım. Almanya Temmuz ayından itibaren AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenecek. Bunun, Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat teşkil edeceğini düşünüyoruz” dedi.

Almanya’da yaşayan ve sayıları 3,5 milyona yakın Türk toplumunun huzur ve refahının öncelikli meseleleri arasında yer aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türklerin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kalkınmasında ter döktükleri Almanya’da kendilerini evlerinde hissetmeleri çok önemlidir. Bu doğrultuda Alman dostlarımızın atabileceği pek çok adım bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda Barış Pınarı Harekâtımızı bahane eden terör örgütü yandaşları, Almanya’daki Türklere yönelik saldırılar düzenlediler. Büyükelçiliğimizin hizmet aracı örgüt mensupları tarafından ateşe verildi. Bu saldırıları bir kez daha lanetliyor, kınıyorum. Bu eylemlerin görmezden gelinmesini, hele hele bunların demokratik bir hakmış gibi gösterilmesini anlamak mümkün değildir. Almanya’dan sorumluları cezalandırmasını, böyle tablolara müsamaha göstermemesini özellikle bekliyoruz.”

“AVRUPA ÜLKELERİNİN SURİYELİLERE DAHA FAZLA YARDIM YAPMALARI İNSANİ BİR SORUMLULUKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Almanya’nın göç konusunda Avrupa’nın yükünün büyük bir bölümünü üstlendiğini kaydederek, “Avrupa Birliği’nin ve Avrupa ülkelerinin Suriyelilere daha fazla ve daha hızlı yardım yapmaları her şeyden önce insani bir sorumluluktur” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 milyon insanın yaşadığı İdlip’e, son haftalarda rejimin ağır saldırılar düzenlediğine işaret ederek, Suriye rejiminin okullar ve hastaneler dâhil tüm sivil yerleşim yerlerini aralıksız bombaladığını söyledi.

“İdlip halkının içinde bulunduğu insani dramı hafifletmek için elimizden gelen çabayı sergiliyoruz. İdlipli kardeşlerimize yönelik vahşetin son bulması için herkesin rejim üzerinde baskı kurması gerekir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Almanya Şansölyesi Merkel’e de Türkiye’nin özellikle briketten yapılacak barınma imkânları konusunda yaptığı çalışmaları anlattığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’e, Berlin Süreci’ni başlatarak Libya’da çözüm çabalarına yönelik destek sağlamasından ötürü teşekkür ederek, Türkiye’nin de Libya’da askerî bir çözümün mümkün olmadığını her vesileyle vurguladıklarını dile getirdi.

“LİBYALI KARDEŞLERİMİZİ ZOR GÜNLERİNDE YALNIZ BIRAKMAMAKTA KARARLIYIZ”

Türkiye olarak Almanya’nın bu inisiyatifine en etkin ve samimi destek veren ülkelerin başında yer aldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Gerek Sayın Putin ile yaptığımız ateşkes çağrısı gerekse yoğun diplomatik girişimlerimiz neticesinde sahada sağlanan kısmi sükûnet, Berlin Konferansının düzenlenmesinde de ayrıca rol oynamıştır. Talebi üzerine Libya’da meşru hükûmete destek sağlamamızın amacı da kan dökülmesinin önüne geçmek ve siyasi sürecin canlanmasına katkıda bulunmaktır. Ulusal Mutabakat Hükûmetine destek vermek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2259 sayılı kararı gereğince bir tercih değil, yükümlülüktür. Darbeci Hafter ve destekçilerinin son birkaç gündür saldırılarını artırması, bu şahsın uzlaşı gibi bir niyetinin olmadığını göstermiştir. Kendisine verilen bu destekler ciddi manada şımartmıştır. Biz, her hâlükârda Libyalı kardeşlerimizi bu zor günlerinde yalnız bırakmamakta kararlıyız. 5 asırlık kadim bağlarımızın olduğu Libya, savaş baronlarının ve terör örgütlerinin insafına terk edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Irak’ta da son dönemde gerilimin arttığına işaret ederek, DEAŞ sonrası tekrar ayağa kalkmaya çalışan Irak’ın, yeni bir kaos ve kargaşa iklimine sürüklenmesine izin verilmemesi gerektiğini, Türkiye ve Almanya olarak sorunların diyalog yoluyla çözümüne öncelik vererek, taraflara sağduyu ve aklıselim çağrısında bulunduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz. Bugün ele aldığımız hususlarda kaydedeceğimiz gelişmelerin gerek çok boyutlu ikili ilişkilerimiz gerekse AB katılım sürecimiz bakımından katkı sağlamasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Libya’ya müdahale edip etmeyeceğinin ve silah ambargosuna uyup uymayacağının sorulması üzerine, “Biz tabi şu anda oradaki askerî güçlere Libya’nın özelliklede Serrac yanlısı güçlere eğitim vermek, onları belli noktalarda yetiştirebilmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkarmış olduğumuz yasal düzenlemeyle oraya heyetimizi gönderdik, gönderiyoruz” diye konuştu.

“Biz Serrac’ı yalnız bırakmayacağız, kendilerine elimizden gelen bu noktadaki desteği vermekte kararlıyız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin meşru olarak tanıdığı bir kişiye ve onun ordusuna destek verdiğini vurguladı.

“TÜRKİYE’Yİ LİBYA’YA DAVET EDEN DOSTLARA ‘HAYIR’ DEMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Libya’da darbeci Hafter’in bazı ülkelerce tanınmasını anlamakta zorlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Nitekim Moskova’da oraya çağrılmışlardır, oradan kaçmıştır adeta. Ondan sonra Berlin sürecine yine davet edilmiştir, Berlin sürecinde de yine ne yazık ki 55 maddelik açıklanan orada belirlenen o metne de yine imzasını koymamış, daha sonra koyacağı söylenmiştir. Ama daha sonra yine aldığım bir bilgiye göre bugün yine Sayın Merkel’den bunu aldım, işte 28’inden sonra bu askerlerin belirlenen 5+5’e isim verdi, oraya katılacağına dair şimdi de bazı şeyler söyleniyor. Bunlar tutarlı şeyler değil ve sürekli olarak eğer bu tür bir insan şımartılırsa böyle bir insana bu tür destekler verilirse ki bu desteklerin arkasında Abu Dabi yönetimi var, Mısır var. Bunlar ciddi manada tabi her türlü silah desteğini veriyorlar ve Wagner yine bu işin arkasında var ve Wagner’in arkasında da kimlerin olduğu malum. Bunun dışında Sudan’dan yine 5 bin, 6 bin civarında kara gücü burada söz konusu. Bütün bunlar olurken 500 yıllık bir maziye sahip olan Türkiye’yi Libya’ya davet eden bu dostlara bizim hayır dememiz zaten mümkün değildi, bizler de buna bu şekilde cevabı verdik ve Türkiye Büyük Millet Meclisinden de kararı çıkardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berlin Konferansında onaylanan 55 maddeyi kabul etmek ile altını imza atmanın farklı şeyler olduğunu belirterek, “Hafter henüz buna imzayı koymuş değil, sadece sözde kabul etmiş durumda. Bunları biz tamamıyla kabul olarak anlamıyoruz, yani bizim uluslararası diplomasi anlayışımız veyahut da uluslararası hukuk veya uluslararasındaki anlaşmalarda böyle bir durum söz konusu değil. Hafter’in yarın ne yapacağı da belli olmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine İdlip’ten 400 bine yakın kişinin Türkiye sınırına doğru hareket hâlinde olduğuna dikkati çekerek, bu kişiler için briket barınaklar yapmak amacıyla Kızılay ve AFAD tarafından çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.

“SURİYE’DE GÜVENLİ BÖLGE KONUSUNDA TÜRKİYE’NİN PLAN VE PROJELERİ HAZIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk etapta 10 bin briket barınak yapma adımları atıldı, gerekirse bunları artırarak devam ettireceğiz. Zira bizim sınıra 30-40 kilometre mesafede Suriye tarafında bu yapılanma gerçekleştirilecek ve bunun içinde ufak da bir, yani tuvaleti, banyosu olacak, ısıtma imkânlarını, her şeyini hazırlıyoruz ve adımı bu şekilde atacağız. Ve bu konuda sağ olsun Şansölye biz de belli bir desteği verebiliriz dediler. Kendileriyle Kızılay ve AFAD’la görüştükten sonra tekrar irtibat kuracağız, ona göre kendilerinden de böyle bir desteğin gelebileceğini ifade ettiler” bilgisini paylaştı.

Güvenli bölge konusunda da Türkiye’nin plan ve projelerinin hazır olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada ise kalıcı yaşam alanlarının yapılması yönünde adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

ABD ve Rusya ile yapılan görüşmelere rağmen terör örgütleri PYD-YPG’nin hâlâ bu bölgeden çıkartılmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde Türkiye’nin terörle mücadelesinin sürdüğünü söyledi.

ALMAN GAZETECİLERİN AKREDİTASYONU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine de uluslararası basın mensuplarının çalışma izinlerinin Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığının görev alanına girdiğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “İletişim Başkanlığımız 2019 yılında 19 farklı Alman medya kuruluşundan toplam 30 gazeteciye yerleşik akreditasyon kartı düzenlemiştir. İletişim Başkanlığımıza 17 Ocak 2020 itibarıyla 28 Alman basın mensubunun başvuruları ulaşmıştır. Başvurular 31 Aralık 2019 tarihinde tamamlanmıştır, bu başvurularla ilgili mevzuat uyarınca bunların değerlendirilmesi yapılmaktadır. Almanya’yla iyi ilişkilerimizden rahatsız olan bazı kesimlerin bu rutin değerlendirmeyi Türkiye’nin Alman gazetecilere akreditasyon vermediği veya Alman gazetecilere diğer yabancı basın mensuplarından farklı muamele edildiği şeklinde yansıtmaya çalıştıklarını görüyoruz. Böyle bir özel muamelenin veya Alman gazetecilere dönük olumsuz bir çifte standardın olmadığını açıkça ve ilk elden burada ifade etmek isterim. İletişim Başkanlığımız mevcut yerleşik akreditasyon sahibi gazetecilerin herhangi bir sorun yaşamaması için özellikle benim de takip ettiğim, izlediğim bir şekilde bu oturum izinlerinden sorumlu olan Göç İdaresi Genel Müdürlüğüyle yakın temas ve iş birliği hâlindedir. Burada bir sorun veya mağduriyet yaşanması da söz konusu değildir. Özellikle basın özgürlüğü konusundaki hassasiyetimi zaten bilenler bilir ve İletişim Başkanım da bu konularda hassastır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mültecilere bu zamana kadar yaptığı harcamanın 40 milyar doları aştığını belirterek, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik söz verdiği 6 milyar Avro desteğinin tam anlamıyla verilmediğini, Almanya Şansölyesi Merkel’in bu konuda tek olumlu yaklaşım içerisinde bulunan lider olduğunu vurguladı.

LİBYA’DA ATEŞKES

Libya’da darbeci Hafter güçlerinin Mitiga Havalimanına 11 füze attığını, ateşkesi kabul ettiğine inanmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer ben bir devletin başıysam masaya oturup imza attığımız bir anlaşmaya uymayan kişi için kalkıp da ben bu adama yüz vermem. Temenni ederim ki, o masanın etrafında oturanlar da burada 55 maddelik bir anlaşma imzalandı, Hafter’in orada imzası yok, ama Serrac imzaladı ve bu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine de gönderilecek. Ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine gönderilecek olan bu 55 maddelik metinde Hafter’in imzası yine yok. Ben ateşkesi kabul ettim hem böyle diyeceksin ve iki gün sonra da Mitiga Havalimanı’nı bombalayacaksın. Şimdi biz buna nasıl inanalım, nasıl güvenelim? Benim devlet yönetim anlayışım, uluslararası siyaset anlayışım bu” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile düzenlediği ortak basın toplantısı- Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Previous ArticleNext Article

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” “Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” için yorumlar kapalı 87774

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasının temsilcileriyle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirerek, program vesilesiyle bir araya gelinmesini sağlayan BTSO Başkanı ve yönetimine teşekkür etti.

Dört farklı kategoride ödüllerini takdim ettikleri şirketlerin her birini kutlayarak, ülkeye, millete ve ekonomiye yaptıkları katkılar için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışlarını yaptıkları, güncel rakamla toplam 12 milyar lira kamu ile 30 milyar lira özel sektör yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserleri şehre kazandıran bakanlıkları, belediyeleri, tüm kurum ve kuruluşları ve özel sektörü tebrik etti.

“BURSA’NIN MARKA DEĞERİNİ ARTIRACAK HER TÜRLÜ PROJEYİ DESTEKLEDİK”

Bursa’nın kadim tarihiyle, kültürüyle, göz kamaştıran mimari eserleriyle, tabii güzellikleriyle Türkiye’nin sembol şehirlerinin başında geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’ya hizmet etmeyi, millete şükran borcunu ödemenin yanında ecdadın emanetine sahip çıkma misyonunun da bir gereği olarak gördüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” prensibince diğer şehirler gibi Bursa’ya da sık sık geldiklerini, vatandaşlarla hasbihal ettiklerini, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek taleplerini dinlediklerini, varsa sıkıntılarını çözüme kavuşturduklarını anlattı.

Projeleri yerinde takip ederek, süratle neticelendirilmelerini sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimiz, kadınlarımız, çiftçilerimiz, işçilerimiz ve toplumumuzun diğer kesimleriyle yaptığımız buluşmalarla milletimizle olan gönül bağımızı daha da güçlendiriyoruz. Bu amaçla sadece son bir yıl içerisinde Bursa’yı üç kez ziyaret ettik. Bursa’ya her gelişimizde şehrimiz ve ülkemiz için tarihî önemde birçok yatırımı hizmete açtık” diye konuştu.

Son olarak Türkiye’nin otomobili Togg’un üretim tesisini Bursa’nın ve Türkiye’nin hizmetine sunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk sanayisinin lokomotif şehri Bursa’nın marka değerini artıracak, ekonomik potansiyelini harekete geçirecek her türlü projeyi destekledik. Rabb’im sağlık ve ömür, milletimiz de yetki verdikçe Bursa’ya ve Bursalı kardeşlerimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

“TÜRKİYE, TARİHİ BİR ASRA HAPSEDİLEMEYECEK KADAR KÖKLÜ MAZİYE SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene Cumhuriyet’in 100’üncü kuruluş yıl dönümünü idrak edeceklerini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “29 Ekim 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin inşallah ilk asrını tamamlayıp ikinci asrına ‘Merhaba’ diyeceğiz. Birleşmiş Milletler üyesi 193 devletin çoğunun geçmişinin 50-60 yılı zor bulduğu bir denklemde 100 yıl elbette bir devlet için önemlidir. Güçlü bir birikim ve geleneği ifade eden bir zaman dilimidir. Sadece bu vasfıyla bile Cumhuriyetimiz dünyada farklı bir konuma sahiptir. Ancak Türkiye, tarihi bir asra hapsedilemeyecek kadar köklü maziye, derin hafızaya, eşine az rastlanır zengin müktesebata sahip bir devlettir. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 Türk devletinin tarihi 2200 yılı aşıyor. Kara Kuvvetlerimizin ilk kuruluş tarihi milattan önce 209 yılına uzanıyor. Hariciye teşkilatımız inşallah bu sene 500’üncü yaşını kutlayacak. Jandarmamız 183 yıldır, emniyet teşkilatımız 177 yıldır milletimize hizmet ediyor. Hangi kuruma bakarsak bakalım benzer bir durumla karşılaşıyoruz. Ancak ‘Kökü mazide olan ati’ ifadesinin ete kemiğe büründüğü yer hiç şüphesiz Bursa’mızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BTSO’nun 134 yıllık köklü geçmişiyle şehrin hafızası konumunda olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Oda’nın 1,5 asra yaklaşan bu tarihî süreç içerisinde Osmanlı’nın dağılmasına, vatan topraklarının işgal edilmesine, yeni devletin, Cumhuriyet’in kuruluşuna, tek parti faşizminin millet iradesiyle yıkılışına, Menderes ve arkadaşlarının öncülüğünde demokrasiye geçişe, her 10 yılda bir tekrarlanan darbe ve vesayet girişimlerine, ülke ekonomisinin 70 sente muhtaç olduğu kara günlere, sokaklarda terörün ve kargaşanın kol gezdiği yıllara, hasılı milletin yaşadığı tüm sıkıntılara, zorluklara, ekonomik ve siyasi çalkantılara bizzat şahitlik ettiğini anlattı.

“SİYASİ İSTİKRARIN TESİSİ, EKONOMİK BÜYÜME AÇISINDAN VAZGEÇİLMEZDİR”

Bu Oda’nın üyelerinin, rahmetli Adnan Menderes’in başlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesinin nasıl darbelerle kesintiye uğratıldığını gördüklerini, merhum Turgut Özal’ın Türk ekonomisini dışarıya açma çabalarının önünün nasıl kesildiğine şahitlik ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermayeyi renklere ayıran 28 Şubat zihniyetinin ülke ekonomisine verdiği zarara tanık olduklarını, yürütmede çift başlılık sorununun nelere yol açabileceğini, bir anayasa kitapçığının ülkeyi nasıl büyük bir ekonomik krize sürükleyebileceğini bilfiil yaşadıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa iş dünyası olarak, size ve milletimize ağır bedeller ödeten tüm bu krizlerle beraber son 20 yılda yakalanan ekonomik ivmeyi ve topyekûn kalkınma hamlesini de bizzat gördünüz, yaşadınız. Güçlü bir siyasi irade yönetiminde, Türkiye’nin nelere kadir olduğunu, Türk ekonomisinin neleri başarabileceğini yakından tecrübe ettiniz. Bu tecrübelerin ışığında artık şu gerçeği hepimiz idrak edebiliyoruz; siyasi istikrarın tesisi, ekonomik büyüme açısından vazgeçilmezdir. Belirsizliğin hâkim olduğu bir iklimde ne ekonomi ne de demokrasi gelişir. Hükûmetlerin ortalama ömrünün 1,5 yılı bile bulmadığı bir siyasi atmosferde istikrardan bahsedilemez. Daha ötesi 24 günlük, 38 günlük, 2 aylık hükûmetlerin görev yaptığı bir ülkede iş dünyası önünü göremez, geleceğini planlayamaz. AK Parti öncesi eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki en büyük fark işte budur.”

“BÖLGEMİZDE YAŞANAN SICAK ÇATIŞMALARA RAĞMEN TÜRKİYE’NİN YILDIZI DAHA ÇOK PARLIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda ülkenin yazdığı başarı hikâyesinin arka planında siyasette güven ve istikrar ortamının kalıcı bir şekilde sağlanmış olmasının bulunduğunun altını çizerek, bu önemli kazanımı sayesinde Türkiye’nin, terör örgütlerinden uluslararası güçlere, darbe girişimlerinden sokak eylemlerine kadar maruz kaldığı onca saldırıya rağmen her türlü badireyi atlatmayı bildiğini söyledi.

Türkiye’nin ilk defa orta ve uzun vadeli programlar yapabilme, hepsinden önemlisi de bunları hayata geçirebilme imkânına kavuştuğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela, Bolu Tüneli gibi 17 bakan eskiten nice eseri tamamlayarak milletimizin hizmetine sunduk. Koalisyon hükûmetleri olsa 10-15 yılda bitmeyecek yüzlerce köprüyü, otoyolu, havalimanını birkaç yıl gibi rekor sürelerde hizmete açtık. 3-5 sene sonrasını bile görmekten aciz bir ülkeyi hamdolsun 20-30 yıllık planlar yapan, 50 yıllık vizyonlar ortaya koyan bir kapasiteye ulaştırdık. Bugün, dünya enerji ve gıda başta olmak üzere krizleri konuşurken, biz ihracatta 254 milyar dolara ulaşmamızı, artan iş gücüne rağmen 32 milyon sınırına yaklaşan istihdam oranlarını, geçen yılın ilk üç çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 6,2’lik büyümeyi, turizmde 51 milyonu aşan turist sayımız ile 46 milyar doları bulan turizm gelirimizi, savunmadan enerjiye her alanda yakalanan tarihî başarıları konuşuyoruz. Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye, artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor.”

“TÜRKİYE, BU BAŞARIYLA TÜM MAZLUM MİLLETLERE DE İLHAM KAYNAĞI OLUYOR”

Türkiye’nin küresel siyasetteki özgül ağırlığının yaşanan her hadiseyle birlikte daha da arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, bu başarıyla yalnızca bölgesine değil, aynı zamanda Afrika’dan Asya’ya tüm mazlum milletlere de ilham kaynağı oluyor. Ülkemizi 20 yıl gibi kısa sürede böyle bir dönüşümün baş aktörü yaptığımız için hükûmet olarak biz de iftihar ediyoruz. İnşallah Türkiye Yüzyılımızı inşa edene kadar mücadelemizi sürdürecek, evlatlarımıza çok daha müreffeh bir ülke emanet edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapmanın, imarın ve ihya etmenin zor olduğunu, yıkmanın, yok etmenin daima kolay olduğunu belirterek, bu hakikati merhum Mehmet Akif Ersoy’un, “Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman” sözleriyle bir asır önce anlattığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta iş dünyası olmak üzere her alanda yıkma ile yapma arasındaki devasa farkı görmenin mümkün olduğunu söyledi.

Bir işletmeyi büyütmenin çoğu zaman yıllar, on yıllar aldığını ama beceriksiz bir idareci elinde iflasa sürüklenmesinin sadece aylar sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun ülke siyaseti için de geçerli olduğunu, bin bir emekle belli seviyelere getirilen projelerin akamete uğratılmasının, kifayetsiz bir muhterisin yanlış kararının ürünü bir imzaya baktığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun acı örneklerine başta Devrim otomobilleri olmak üzere geçmişte defalarca rastladıklarını dile getirerek, özellikle ülke ekonomisi için çarpan etkisi yapacak hamlelerin daha emekleme safhasındayken nasıl boğulduğunu pek çok kez gördüklerini kaydetti.

“YATIRIM VE ESER DÜŞMANLIĞINDA İLK SIRADA MASANIN BÜYÜK ORTAĞI VARDIR”

Şimdi aynı kirli oyunun tekrar sahnelenmek istendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin son 20 yılda en büyük başarıyı elde ettiği savunma sanayii alanında kopartılan fırtınayı eminim sizler de takip ediyorsunuz. Daha sandıktan bile çıkmadan, ülkemizin gurur kaynağı olan projelerini dillerine dolamaya başladılar. Hiçbir hakikat payı olmayan ithamlarla, milyarlarca dolar ihracat yapan firmalarımızı itibarsızlaştırmaya kalkıştılar. Attıkları yalanın altında ezilince de mertçe çıkıp özür dilemek yerine, masanın diğer ortakları gibi başkalarını suçlama yoluna gittiler. İHA ve SİHA konusu aslında altılı masanın ülkemizin stratejik yatırımlarına yönelik hazımsızlığının ilk değil en son örneğidir. Yatırım ve eser düşmanlığında ilk sırada masanın büyük ortağı vardır. Milletle gönül bağını tamamen kopartmış olan bu ortak, şimdiye kadar havalimanlarımız, şehir hastanelerimiz, enerji tesislerimiz, köprülerimiz, teknoloji şirketlerimiz dâhil pek çok yatırımımızı doğrudan hedef aldı. Tüm dünyada başarılarıyla adından söz ettiren şirketlerimize çete iftirası atmaktan çekinmedi. Üreten, ihraç eden, insanımıza istihdam sağlayan, ülkemize yatırım yapan firmalarımızı açıkça tehdit etti. Yurt dışındaki yatırımcılara, ‘Türkiye’ye gelmeyin, burada can ve mal emniyeti yok.’ diyecek kadar ileri gitti. Daha pek çok ihanet derecesine varan hezeyanlarla, tehditlerle iş dünyamıza yönelik iftiralarda bulundu.”

“SERMAYE DÜŞMANLIĞI YAPANLARA HAK ETTİKLERİ CEVABI SANDIKTA VERECEĞİZ”

İş dünyasının çatı kuruluşlarından, sanayi ve ticaret odalarının önemli bir kısmından bu tehditler karşısında ciddi bir ses yükselmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize gelince sürekli güvenden, şeffaflıktan, demokrasiden dem vuranlar, bu ülkenin şirketlerinin düşmanlaştırılmasına tek bir laf dahi etmedi. Bu zatın özel sektörü alenen tehdit eden ifadeleriyle ilgili serbest piyasa ekonomisi savunucularından da tek bir eleştiri cümlesi duymadık. Oysa ‘Türkiye güvenli değil.’ iftirası karşısında biz siyasetçilerden önce en güçlü tepkiyi iş dünyamızın vermesi gerekirdi. ‘Çete’ yaftası karşısında en sert eleştirinin, iş dünyasının, iş adamlarımızın bizatihi kendisinden gelmesi beklenirdi. Ekonomimizi açıkça çökertmeyi amaçlayan sermaye ırkçılığı karşısında herkesten evvel bu ülkenin sanayi ve ticaret odaları tavır koymalıydı. Yıkım masasının son dönemde bürokrasiden savunmaya, ekonomiden güvenliğe kadar farklı alanlarda tehdit dozunu sürekli artırmasında, bu sessizliğin önemli payı olduğunu düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek seçimlerin bu konuda da bir dönüm noktası olacağını vurgulayarak, “Sükûtun yerini inşallah çok güçlü bir tepki alacaktır. İş dünyamızı fütursuzca tehdit edenlere, Türk ekonomisini kötüleyenlere, sermaye düşmanlığı yapanlara hak ettikleri cevabı sandıkta vereceğiz. Ülkemizin stratejik yatırımlarını engellemeyi hayal edenlerin bu heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakacağız. Yabancı ekonomi komiserlerinden medet uman müstemleke sevdalılarının ülkemizi tekrar kriz bataklığına sürüklemesine göz yummayacağız. Milletimizin gündeminden tamamen çıkardığımız siyasi istikrarsızlık ikliminin yeniden hortlatılmasına müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

“ÜLKEYE VE MİLLETE DAİR HİÇBİR HAYALLERİ, HİÇBİR HEDEFLERİ YOKTUR”

Sadece son birkaç ayda yaşananların bile bu çürük yapının Türkiye’ye kavga, entrika, kriz ve kaos dışında hiçbir şey vadetmediğini göstermeye yeterli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların tek derdi, gel deyince koşa koşa gelen, git deyince tıpış tıpış giden, iradesi ve özgür karar alma kabiliyeti olmayan güdük bir şahsiyeti millete cumhurbaşkanı adayı olarak kabul ettirmektir. Bunun dışında ülkeye ve millete dair hiçbir hayalleri, hiçbir hedefleri yoktur. Ne milletimizin ne de iş dünyamızın böyle bir tuzağa düşmeyerek tercihini güçlü cumhurbaşkanından, güçlü hükûmetten ve netice olarak da güçlü Türkiye’den yana kullanacağına inanıyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı kategorilerde ödüle layık görülen firmaları, bu firmaların çalışanlarını, müteşebbislerini tebrik ederek, açılışını yaptıkları eser, hizmet, özel sektör ve kamu yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi.

Törende konuşmaların ardından Bursa ipeğiyle dokunmuş Türkiye Yüzyılı tablosu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı için yorumlar kapalı 97776

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmasının başında, geçen yıl Göçebe Oyunları nedeniyle İznik’e, Togg’un Tesisi açılışı nedeniyle Gemlik’e geldiklerini, bugün de hasret gidermek için bir kez daha Bursa’da olduklarını belirtti.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

“Bursa yeniden 2023’ü şahlandırmaya hazır mı?” sorusuna kalabalıktan “evet” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Size inanıyorum, size güveniyorum ve biliyorum ki inşallah 2023 Bursa’da farklı bir coşkuya, farklı bir heyecana vesile olacak. Osmanlı’yı beylikten cihan devletine taşıyan Bursa’nın Türkiye’nin Yüzyılı’nda lokomotif şehri olmaya hazırlandığını görüyorum. Her köşesi ayrı bir gönül sultanını misafir eden bu mübarek şehrin girdiğimiz her mücadelede desteğini de duasını da hep yanımızda bulduk. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da birlikte inşa edeceğiz. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayinin, ticaretin, tarımın, denizin, dağın, yeşilin, huzurun, kuruluşun şehri Bursa’nın kendileriyle olduğu müddetçe üstesinden gelemeyecekleri mesele olmadığını, şehre teşekkürlerini 20 yıldır eser ve hizmetle ödediklerini vurguladı.

Törenden sonra gençlerle coşkulu bir buluşma yapacaklarını, daha sonra Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretimiyle, istihdamıyla, ihracatıyla, ödediği vergiyle ülkemize katkı sağlayan iş insanlarımızla birlikte olacağız. Öncelikle şehre geldiğimiz andan itibaren bizleri heyecanla bağırlarına basan Bursalı kardeşlerimin her birine şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYADA HAK ETTİĞİ YERE ÇIKARACAK YENİ ATILIMLARA YÖNELECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış törenine yoğun katılıma işaret ederek, “Az önce emniyetten rakamları alayım dedim. Çünkü yol boyu, yolun sağı, solu, Bursa’da ne durumdayız diye şöyle baktım. Ve verilen rakam şu, evet 120 bini bugün aştık” diye konuştu.

Alanda asılan bir pankartta “Gücüne güç katmaya geldik” yazdığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben de sizden güç almaya geldim. Kadim şehrin AK kadınları yol boyu bizimle oldu. Aramızdaki bu sevgiden, bu aşktan, bu gönül bağından aldığımız güçle inşallah önce 2023 imtihanını başarıyla vereceğiz. Ardından da ülkemizi dünyada hak ettiği yere çıkaracak yeni atılımlara yöneleceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında kentte yapacakları yatırımları anlattı.

BURSA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Eğitimde, anaokulundan liseye, pansiyondan spor salonuna, bina güçlendirmesinden atölyeye kadar çeşitli ilçelerde 127 farklı yatırımı bugün resmen açtıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Uludağ ve Bursa Teknik Üniversitelerinin tamamlanan altyapı ve binalarının resmî açılışını yaptıklarını, Mudanya Üniversitesinin de fakülte, yüksekokul, enstitü, araştırma merkezi birimlerini bu eğitim-öğretim yılında resmen faaliyete açtıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta, çeşitli ilçelerde yapımı tamamlanan sağlık merkezlerinin ve diğer tesislerin açılışını gerçekleştirdiklerini, adalette Bursa Bölge Adliye Mahkemesi binası ile Orhangazi ve Gemlik Adliye binalarının, güvenlikte Emniyet Müdürlüğünün çeşitli hizmet binalarının resmî açılışlarını bugün yaptıklarını kaydetti.

DSİ tarafından 1 milyar 745 milyon liralık yatırımla tamamlanan 14 milyar metreküpün üzerinde su depolama kapasitesine sahip Gemlik Büyükkumla Barajı’nı da buradan resmen hizmete açtıklarına belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malum kuraklık var. Soruyorlar, ‘Çare ne?’ Çare, işte bizim de yaptığımız gibi baraj, baraj, baraj. Eğer bu barajlarınız olmazsa kuraklıkla mücadele edemezsiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin Dursunbey Karyağmaz Köyü’nün Mustafakemalpaşa ilçesine nakledilmesi için yaptığı 404 konut ve 100 ahırın, Orhangazi’de inşa edilen 292 konutun, Orhaneli’de inşa edilen 148 konutun, Gemlik’te tamamlanan 224 konutun dönüşümünün resmî açılışını da bugün buradan yaptıklarını anlattı.

“19 BİNE YAKIN İSTİHDAM SAĞLAYACAK 128 TESİSİN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

Tarım Bakanlığının çeşitli birimleri tarafından tamamlanan destekleme projelerinin, ayrıca çeşitli kurumlara ait hizmet binalarının, restorasyonların resmî açılışlarını da buradan gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bursa Büyükşehir Belediyemiz, güncel bedeli 4,6 milyar lirayı geçen 67 ayrı projeyi Bursa’mıza kazandırdı. Aralarında Dağyenice Doğal Yaşam Merkezi’nin, Gökdere Millet Bahçesi’nin çok sayıda yol yapımı ve asfaltlaması, spor tesisi inşası, otopark, çevre düzenlemesi, araç alımı, arıtma tesisinin de bulunduğu bu yatırımların resmî açılışını da buradan yapıyoruz. Aynı şekilde, ilçe belediyelerimizin tamamlanan yatırımlarını da resmen hizmete açıyoruz. Bugün ayrıca, özel sektörümüzce şehrimize kazandırılan, yatırım tutarı yaklaşık 17 milyar lirayı ve güncel rakamla 30 milyar lirayı bulan, 19 bine yakın istihdam sağlayacak 128 tesisin de resmî açılışlarını gerçekleştiriyoruz. Toplam yatırım tutarları güncel rakamla 12 milyar liraya varan kamu yatırımları ile 30 milyar liraya ulaşan özel sektör yatırımlarının şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi ilave kimi yeni yatırım olarak hayata geçirilen projelerin sahiplerine bakıldığında, hemen tamamının ülkenin gurur abidesi şirketleri olduğunu gördüklerinden bahsederek, şehrin tüm bu yatırımlara kavuşmasına vesile olan bakanlıklara, kurumlara, belediyelere, hayırseverlere ve iş dünyasına teşekkür etti.

Buradan temellerini attıkları, çeşitli bakanlıklar ile büyükşehir ve ilçe belediyelerince yapılacak 14 milyar lira tutarındaki yeni yatırımın da şimdiden şehre hayırlı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Elbette Bursa’ya yaptıklarımız sadece bunlardan ibaret değil. Son 20 yılda Bursa’ya toplamda ne kadar kamu yatırımı yaptık biliyor musunuz? 80 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 10 bin 376 adet yeni derslik inşa ettik. Bursa’ya ikinci devlet üniversitesi olarak Bursa Teknik Üniversitesini kurduk. Gençlik ve Spor’da 8 bin 71 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık. Kırk üç bin seyirci kapasiteli bir stadyumu biz yaptık. Toplam 72 adet spor tesisi kurduk. Sosyal yardımlarla Bursalı ihtiyaç sahibi kardeşlerimize toplam 7,2 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta aralarında Şehir Hastanemizin de yer aldığı toplamda 3 bin 674 yataklı 28 hastane ile birlikte 86 adet sağlık tesisi yaptık. Durmak yok.”

“BURSA’DA RİSKLİ YAPI OLARAK BELİRLEDİĞİMİZ 14 BİN 292 BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN DÖNÜŞÜMÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Toplam 750 yataklı Çekirge Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi ile birlikte üç sağlık tesisinin yapımının devam ettiğine değinenCumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre ve Şehircilik’te TOKİ eliyle Bursa’da toplam 25 bin 569 konut projesini hayata geçirdiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk Evim” projesiyle şehirde 8 bin 650 konut daha inşa edeceklerini, “İlk Arsam” kapsamında 13 bin altyapısı hazır arsayı, “İlk İş yerim” çerçevesinde de Yıldırım’da 500 iş yerini vatandaşlara sunacaklarını aktararak, konuşmasına şöyle devam etti: “Bursa’da riskli yapı olarak belirlediğimiz 14 bin 292 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Toplam 17 farklı alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şehirlerimize ruhunu veren tarihî şehir meydanlarımızı, ‘Tarihe vefa, geçmişe saygı’ diyerek ihya ediyoruz. Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’daki Tarihî Çarşı ve Hanlar Bölgesi de eski ihtişamına kavuşturma gayreti içerisinde olduğumuz yadigârlarımızın başında geliyor. Hanlar Bölgesi’nde yürüttüğümüz projeyle ecdadımızın aziz hatıralarını koruyor, Bursa’nın tarihî siluetini, âdeta şehrin kalbini yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanda bulunanların “Bursa seninle gurur duyuyor” diyerek sevgi gösterisinde bulunması üzerine, “Gençler, kızlar sizi solladı. Onlardaki coşkuya bak, size bak. Maşallah” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursalıların hayalini gerçekleştirmek için kamulaştırma çalışmalarıyla projeyi başlattıklarını, tarihî bölgeye zarar veren Zafer Plaza’nın ek binası ile beraber toplam 38 binayı yıkarak bölgeyi temizlediklerini anlattı.

Şu anda etrafını tamamen açtıkları Ulu Cami çevresine 500 milyon liralık yatırım yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulu Cami ile hanlar bölgesi arasındaki bağlantıyı güçlendirecek bu projeyle birlikte Bursa’ya üç yeni meydan, yeşil alanlar ve 12 bin 500 metrekarelik yeraltı kapalı otoparkı kazandırdıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hanlar bölgesinin, bünyesindeki 14 han, bir bedesten,13 açık çarşı, 18 üstü örtülü ve kapalı çarşı, dört pazar yeri, 21 cami, 177 sivil mimarlık örneği yapı, bir okul ve üç türbesiyle âdeta bir açık hava müzesi olacağını belirtti.

Bölgeye gelenlerin kendilerini şiirlerden hatırlanan o eski zamanlarda bulacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Bursa’da 11 millet bahçesi projesinden dördünü tamamladıklarını, bunlardan birini bugün açtıklarını, üçünün yapımına devam ettiklerini, projelendirme çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti.

“BANDIRMA-BURSA-OSMANELİ HIZLI TREN HATTI’NI 2025 YILINDA HİZMETE AÇMAYI PLANLIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada Bursa’nın bölünmüş yol uzunluğunu 601 kilometreye çıkardıklarını bildirerek, “İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolunun önemli bir kısmı şehrimizden geçiyor. Daha önce körfezi dolanmak için aracıyla ve feribotla saatler harcayan Bursalı kardeşlerim artık dakikalar içinde karşıya geçebiliyor. Böylece Bursa’dan İstanbul’a bir saatte, İzmir’e 3,5 saatte, Eskişehir’e 2,5 saatte varılabiliyor” dedi.

Otoyol yanında Orhangazi-İznik Yolu ve İznik Çevre yolunu, Yenişehir-Bilecik-Osmaneli yolunu, Mudanya-Bursa-Gemlik yolunu, Keles-Domaniç Yolu ve Keles Çevre Yolunu tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Çevre Otoyolu doğu kesimindeki onarım çalışmaları ile de Demirtaş Organize Sanayi Kavşağını bu yıl bitireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bandırma-Bursa-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’nı 2025 yılında hizmete açmayı planlıyoruz. Fiziki gerçekleşmesi yüzde 40’ı bulan metro projemizi de inşallah yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Tarım ve ormanda Bursa’ya 22 baraj, iki içme suyu tesisi, 45 sulama tesisi, dört arazi toplulaştırma, 20 taşkın koruma tesisi, 17 gölet, altı yeraltı depolama tesisi ve 12 hidroelektrik santral tesisi inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam 152 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak altı barajın inşaatının sürdüğünü bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları sulama projeleriyle Bursa’da 561 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını, Bursalı çiftçilere toplam 2,3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirtti.

“İLİMİZDEKİ DOĞAL GAZ ABONE SAYISINI 1 MİLYON 30 BİNİN ÜZERİNE ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayi ve teknolojide Türkiye’nin otomobili Togg’a ev sahipliği yapan Bursa’ya, sekiz yeni organize sanayi bölgesi, üç endüstri bölgesi, iki Teknokent, 129 araştırma geliştirme merkezi ve 30 tasarım merkezi kurduklarına işaret ederek şöyle konuştu: “Bursalı iş insanlarımıza, toplam 17,3 milyar lira tutarında prim desteği sağladık. Hayata geçirmekte olduğumuz Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi, şehrimizin bu alandaki marka değerini yükseltecek, istihdamı ve ihracatı arttıracaktır. Enerjide ilimizdeki doğal gaz abone sayısını 1 milyon 30 binin üzerine çıkardık. Şimdi size bir müjde vereyim. Uludağ Alan Başkanlığını kurarak ülkemizin bu önemli tabiat ve turizm merkezinin hak ettiği ihtimamla korunmasını değerlendirilmesini sağladık.”

Geçen yıl Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını başarıyla temsil eden Dünya Göçebe Oyunlarına ev sahipliği yapan Bursa’nın bu vesileyle ismini bir kez daha dünyaya duyurduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek tek saymaya kalksak saatlerin, günlerin yetmeyeceği eser ve hizmetlerimizi özetlemek bile epeyce vakit alıyor. İnşallah önümüzdeki dönem Bursa’mızı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı hâline getirecek yeni yatırımlarla, yeni eserlerle, yeni hizmetlerle sizinle birlikte olmayı sürdüreceğiz” dedi.

“Ama burada beraberce çok çalışmamız lazım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi gelin öyle bir ses verin ki Marmara’nın ta karşı kıyılarından bile duyulsun. Hazır mıyız? Bursa Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye hazır mıyız? Bursa güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu sandıkta bir kez daha açmaya hazır mıyız? Bursa, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride maşalarının heveslerini kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Bursa, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, diri olarak, iri olarak, kardeş olarak, Türkiye olarak hep birlikte kucaklamaya hazır mıyız? Rabb’im sizlerden razı olsun.”

Alandakileri büyük bir coşkuyla Bursa’dan Türkiye’ye seslenmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şöyle kaldırın bakalım elleri. Büyük bir coşkuyla, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Ana kademe durmak yok. Sandıklar patlayacak. Kadın kollarımız kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Durmuyoruz değil mi? Çok çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökdere Meydanı’ndan yapımı tamamlanan projelerin açılışlarının yapıldığı üç farklı noktaya canlı bağlantı gerçekleştirdi.

YAPIMI TAMAMLANAN PROJELERİN AÇILIŞLARI CANLI BAĞLANTIYLA YAPILDI

İlk önce Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası önünde düzenlenen törene telekonferansla bağlanarak, eserin videosunu izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölge Adliye Mahkemesi nasıl olmuş, güzel mi? AK Parti’ye bu yakışır. Cumhur İttifakı’na bu yakışır. Bursa’mıza bu yakışır. Öyleyse şimdiden hazırlanın bakalım. Çok iyi çalışacağız. Sandıkları evelallah patlatacağız, değil mi? Merdiven altı mahkeme salonlarından işte buraya. Çünkü Türkiye’ye onlar yakışmıyordu. İşte yakışan buydu” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi-Görükle Metro Hattı ve Bursa Raylı Sistemleri Depo Sahası Temel Atma Töreni’ne canlı bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Görükle metro hattının temelini atacağız. Temel atmaya hazır mıyız? Mikserler çalışsın, mikserleri görelim ve çalıştıralım. Ya Allah bismillah. Bay Kemal yanında birileriyle metroya binmiş. Ne diyor? ‘Paris’te bile yok.’ diyor. Biz bunları çoktan geçtik. Sen Marmaray’ı gördün mü? Avrasya’yı gördün mü? Öbür tarafta şu anda Pendik’teki yaptığımız metroları gördün mü? Ümraniye’yi gördün mü?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Kağıthane-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın açılışını yapacaklarını bildirerek şunları söyledi: “Uzunluğu ne kadar biliyor musun Bay Kemal? 34 kilometre ama bizimki öyle Paris maris falan dinlemez. Bizimki İstanbul metrosu ve bunlarla dünyaya örnek olduk, hâlâ oluyoruz ama alışacaklar. Benim milletim takdir etsin yeter. Bunlar ne yapıyor? Bunlar gidiyorlar Sancaktepe’deki açtığımız metroyla ilgili ne yazık ki o tüpleri hafriyatla dolduruyorlar. Bunların yaptığı iş bu. Yarın izleyin bizi. Yarın Kâğıthane-İstanbul Havalimanı, buranın inşallah metrosunun açılışını yapacağız.”

Son olarak Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan yatırımın açılış törenine bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu tesisimiz de gerek sahiplerine gerek yöneticilerine, ülkemize hayırlı olsun. Ya Allah bismillah” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra protokolle birlikte yapımı tamamlanan tüm projelerin resmî açılışını kurdele kesmek suretiyle gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi sırasında “Bursa, bugün tarihinde olduğu gibi muhteşem. Rabb’im daha nice eserlerin açılışında bir arada olmayı bizlere nasip etsin. Bursa’ya yakışan neyse onu yaptık, bundan sonra da yapacağız. İnşallah seçimlerde de sandıkları gümbür gümbür patlatacağız” ifadelerini kullandı.