TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,İngiltere ile Serbest Ticaret Anlaşması yapılmalı 0 8832

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından gerçekleştirilen, Özel Sektör için Ürün Bazlı Brexit Rehberi başlıklı projenin tanıtım toplantısında konuşan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Arzumuz İngiltere ile en kısa sürede STA yapılması. Brexit sonrasında ikili ticaretimizin yüzde 70’i, yaklaşık 14 milyar dolar, olumsuz etkilenecek” dedi.​

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Brexit’in, Türkiye’yi hem iktisadi, hem de siyasi olarak etkileyeceğini belirterek, Türkiye için İngiltere ile ekonomik, ticari ve politik ilişkilerin her zaman çok önemli olduğunu hatırlattı. Hisarcıklıoğlu, İngiltere’deki tüm hükümetlerin, Türkiye’nin AB üyelik sürecine de destek sağladığını söyledi.

Türkiye’nin Brexit sonrasında, ticaretten en fazla negatif etkilenecek ülkeler arasında yer aldığına dair analizler olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Rakibimiz olan özellikle uzakdoğudaki ülkelere karşı AB Gümrük Birliği avantajımız sona erecek. Artık bu ülkelerle aynı gümrük vergisine tabi olacağız. Yani bizim maliyetimiz artarken, onlarınki düşecek. Bu nedenle de Brexit’ten en çok kazançlı çıkacak ilk iki ülke, ABD ve Çin olacak.” diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, Brexit’in, Türkiye’yi hem iktisadi, hem de siyasi olarak etkileyeceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Arzumuz İngiltere ile en kısa sürede ayrı bir STA yapılmasıdır. STA, İngiltere’nin de yararına olacaktır. Zira İngiltere’den yaptığımız 8 milyar dolarlık ithalatın yarısı, Brexit sonrasında ilave gümrük vergisine tabi olacak. Yani İngiltere’nin de yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracatı bundan zarar görecek. Özetle toplamda, Brexit sonrasında ikili ticaretimizin yüzde 70’i, yaklaşık 14 milyar dolar, olumsuz etkilenecek.”

Tüm bu süreçlerin değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik hazırlık yapmak üzere, TEPAV’ın çok kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, kamu kuruluşlarının ve firmaların bundan faydalanması tavsiyesinde bulundu.

İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott da ticari ve küresel lider olma hedefine uygun gümrük vergileri belirleyeceklerini söyledi.

İki ülke arasında müzakere edilecek STA’nın ulaşılması gereken en önmeli hedeflerden biri olduğunu aktaran Chilcott, “AB ile İngiltere arasında AB’nin Kanada ile yaptığı STA’sına benzer bir anlaşma yapmak istiyoruz. Ancak Kanun ve yönetmeliklerimizi AB Mevzuatına uygun biçime getirmeye çalışmayacağız. Yoksa Brexit nedenlerimizin merkezinde yer alan egemenliğimizi yeniden kazanma amacımıza ters düşerdi.” dedi.

TEPAV İcra Direktörü Vekili Sibel Güven de sürecin sağlıklı yürütülmesi için hem ihracat hem de ithalat için, tek tek ürün ve sektör bazında etki analizleri içeren rapor hazırladıklarını aktardı.

Konuya ilişkin bir de internet uygulaması hazırladıklarını belirten Güven, firmaların, burada kendi ürünlerinin durumu hakkında da bilgi alabileceklerini dile getirdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çocuklarımızın geleceğini biraz da bizler hazırlamadık mı? 0 7682

Akıllı sistemler ve teknoloji günlük hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da iletişimi zorlaştırabiliyor. Doğanın insanoğlundan intikam aldığı sık sık zikredilen bir dönemdeyken doğanın bu intikamı biraz da çocuklar için aldığını düşünüyorum. Bizler çocukluğumuzda güçlü bir iletişim kurup, beraber oyunlar oynayarak büyüdüğümüz için günümüz çocuklarının daha izole hayatlarına ister istemez çok üzülüyoruz.

Ama onlara bu geleceği biraz da bizler hazırlamadık mı?

Dünyanın hızlı gelişimi baş döndüren bir hıza ulaştığında çocuklarımızın gelişimine eskisi kadar özen gösteremez olduk. Hayatın olağan akışına kapıldığımız için çocuklarımızın sosyal düzendeki içtenliğine eskisi kadar eğilemedik. Toplumsal olarak teknolojik gelişmenin hızını yakalarken evlatlarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerinin, bireyin yetişkin rolüne hazırlandığı, kimliğini oluşturmaya başladığı çok önemli bir dönem olmakla birlikte, önemli ruhsal hastalıkların ortaya çıkma riskini de barındıran bir süreç olduğunu unutmamalıyız.

Bir taraftan da çocuklarda ve gençlerde depresyon korkutucu bir hızla artmaktadır. Yakın zamanlarda okuduğum bir makalede yazan bir notu sizlerle paylaşmak istiyorum sevgili okurlar; “Major depresyon görülme sıklığı çocuklukta yüzde 1,7 iken ergenlik öncesi yüzde 3’e, ergenlikle birlikte ise yüzde 5’e yükselmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon, 10-19 yaşlarındaki çocuk ve gençlerde hastalıklara sebep olan ve fiziksel yetileri kısıtlayan en önemli etkenlerden biridir.”

Bu tespiti okuduğumda ne kadar risk altında olduğumuzu fark ettim. Aslında risk altında olan sadece bugünün çocukları değil, geleceğin büyükleri ve dünyanın geleceği. Evet, belki çocuklarınızı teknolojiden yüzde yüz uzak tutamazsınız, sizin için artık imkansıza yakın bir noktadadır. Ama bağımlılık ve aşırı düşkünlük gözlemlediğiniz de profesyonel destek almakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Veli Sarıtoprak

TÜSİAV Yönetim Kurulu Başkanı

EMEĞİN RENGİ EBRU’YLA HAYAT BULDU 0 15454

Kültür ve sanatın emeğe aktarılmasında önemli bir görev üstlenen HAK-İŞ Konfederasyonu, bu yıl bir ilke imza atarak, geleneksel sanatların önemli dallarından birisi olan ve UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Ebru sanatı eğitimleri düzenleyerek HAK-İŞ üyelerini ve ailelerini ebru sanatıyla tanıştırdı.

HAK-İŞ Kültür-Sanat Komitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Ebru Buluşması: Emek Bağlamında Ebru Sanatında Telif Hakları Projesi eğitimleri kapsamında gerçekleştirilen “Emeğin Renkleri: Ebru” programının ikinci gününe, HAK-İŞ Kültür Sanat Komitesi Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı ve Somut olmayan Kültürel Miras Sanatçısı Sanem Arıkan, ebru sanatı ustası hocalar, üyelerimiz, eşleri ve çocukları katıldı

“Ebru Sanatına Emek Penceresinden Bakıyoruz”

Eğitim programının ikinci gününde bir açılış konuşması gerçekleştiren HAK-İŞ Kültür-Sanat Komitesi Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı, “HAK-İŞ Konfederasyonu Kültür-Sanat Komitesi olarak bu yıl bir ilki gerçekleştiriyor, geleneksel sanatların en önemli dallarından birisi olan ve UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Ebru sanatına emek penceresinden bakıyoruz. Dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını nedeniyle ebru eğitimlerimizi gerçekleştirirken maske, eldiven ve sosyal mesafe kuralına dikkat ediyor, ebru çalışmalarımızı birbirimizin sağlığını koruyarak gerçekleştiriyoruz. Mesafelerimiz uzak olsa da ebrunun bir gönül işi olduğunu, ebru ustalarının da gönüllü yok oluşun temsilcisi olduğunu biliyor, çalışmalarımızı bu ruhla gerçekleştiriyoruz. Ebruyla birlikte aynı zamanda bir gönül işini de icra etmiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

“Ebrunun Her Bir Damlasındaki Emeğe Yakından Şahit Olduk”

Odabaşı, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın katkılarıyla bu yıl ilk defa gerçekleştirdiğimiz Ebru projesiyle kültür ve sanatla sendika hareketin içselleştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına öncülük ediyoruz. Ebru sanatındaki emeği görmek amacıyla projemize başladık. Bu süreçte ebru sanatındaki emeği yakından görme fırsatı bulduk. Ebru sanatının her bir damlasında binbir emek olduğuna yakından şahit olduk. Ebru sanatında kullanılan malzemelerin hazırlanmasından ebru sanatının icra edilmesine kadar geçen süreçteki binbir emeği gördük. Ebru ustalarının emeğini daha iyi anladık. O yüzden her bir ebru eserinin ne kadar kıymetli olduğunu anlamış olduk” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı ve Somut olmayan Kültürel Miras Sanatçısı Sanem Arıkan, HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından başlatılan Uluslararası Ebru Buluşması: Emek Bağlamında Ebru Sanatında Telif Hakları Projesi eğitimleri kapsamında gerçekleştirilen “Emeğin Renkleri: Ebru” programının ikinci gününde de aynı heyecan ve duygularla eğitimlerin gerçekleştirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Arıkan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun ebru eğitimlerini düzenlemesiyle kültür ve sanata verdiği değerin bir kere daha ortaya çıktığını söyledi.