Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye-Pakistan kardeşliği, tarihî olayların pekiştirdiği hakiki bir kardeşliktir” 0 88873

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Millî Meclisi ve Senatosu ortak oturumunda yaptığı konuşmada, “Türkiye ile Pakistan arasındaki kardeşlik bağları, dünyada pek az ülkeye ve millete nasip olur. Bugün gıptayla bakılan Türkiye-Pakistan kardeşliği, tarihin güçlendirdiği, tarihî olayların pekiştirdiği hakiki bir kardeşliktir” dedi.

Türkiye-Pakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 6. Toplantısı için Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Millî Meclisi ve Senatosu ortak oturumuna katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Pakistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’deki 83 milyon vatandaş ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan milletvekillerinin selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz burada, Pakistan’da, kendimizi asla yabancı gibi görmüyoruz. Asya’nın en önemli buluşma noktalarından birinde, İslam dünyasının mümbit coğrafyasında kendimizi evimizde hissediyoruz. Türkiye ile Pakistan arasındaki kardeşlik bağları, dünyada pek az ülkeye ve millete nasip olur” diye konuştu.

“TÜRKİYE VE PAKİSTAN’IN EZELİ KARDEŞLİĞİNİ EBEDİYEN MUHAFAZA EDECEĞİZ”

“Bugün gıptayla bakılan Türkiye-Pakistan kardeşliği, tarihin güçlendirdiği, tarihî olayların pekiştirdiği hakiki bir kardeşliktir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye-Pakistan ilişkileri, Şair-i Azam Muhammed İkbal’in ve Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah’ın kıymetli miraslarıyla bugünlere gelmiştir. 1915 senesinde Türk askeri şanlı bir direnişle Çanakkale Boğazını savunurken, cepheden 6 bin kilometre uzaklıkta, bu topraklarda yapılan miting, tarihin unutulmaz sayfalarına kaydolmuştur. Lahor meydanında gerçekleşen bu tarihî mitingin teması Çanakkale’ idi…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan halkının, Kurtuluş Savaşı sırasında, ekmeğinden artırarak gönderdiği yardımları hiçbir zaman unutmayacaklarının altını çizerek, “Kardeşlerinin istiklal mücadelesine katılarak canlarını feda eden Şevket Ali kardeşleri, Çavduri’leri unutmadık, asla unutmayacağız. İşte şimdi de bizim için Keşmir odur. Haydarabat’tan İslamabat’a kadar tüm kardeşlerimizin Türkiye için, Türkiye’nin istiklali ve istikbali için seccadelerine kapanıp dua etmelerini unutmadık, unutmayacağız” diye konuştu.

“KARDEŞLİĞİMİZ KAN BAĞINDAN DEĞİL, GÖNÜL BAĞINDAN GELİYOR”

Türkiye ve Pakistan’ın ezeli kardeşliğini ebediyen muhafaza edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim kardeşliğimiz, kan bağından değil, gönül bağından geliyor. Bizim dostluğumuz, menfaatten değil muhabbetten geliyor. Pakistan’ın acısını acımız, sevincini sevincimiz, başarısını da kendi başarımız olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Pakistan’ın son yıllarda yaşadığı sel ve deprem felaketlerinde Türkiye’nin tüm imkânlarıyla hemen kardeşlerinin yardımına koştuğunu, 251 insanın şehit olduğu 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında da Pakistan halkının duasını hissettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’ye ait okulları Türkiye Maarif Vakfı’na devredilmesinin Pakistan makamlarının gerçek anlamda Türkiye dostluğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı’na Pakistan Devleti ve halkının çok güçlü destek verdiğini sözlerine ekleyerek, “Lafa gelince demokrasi ve insan haklarını kimseye bırakmayanlar teröristleri kurtarmak için seferber olurken, Pakistan, haklı mücadelesinde dimdik Türkiye’nin yanında yer aldı. Keza Elazığ-Malatya depreminin ardından, devlet ricalinden sokaktaki vatandaşa kadar tüm Pakistan’dan dayanışma mesajları aldık. Buradan bir kez daha tasasında ve sevincinde Türkiye’nin yanında olan Pakistanlı kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi gelecekte de daima Pakistan’ın yanında yer almayı sürdüreceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede, güncel bir konu olan Mali Eylem Görev Gücü toplantılarında siyasi baskı altına alınmak istenen Pakistan’a destek vereceğimizi de vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

“PAKİSTAN KALKINMA VE REFAH YOLUNDA MESAFE KAYDEDİYOR”

Pakistan’ın kalkınma ve refah yolunda mesafe kaydetmeye devam ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kalkınmada, istikrar ve güven, olmazsa olmaz iki şarttır. Pakistan’ın yasama, yürütme, yargı ve askerî kurumlarıyla el birliği içinde sergilediği çabaların kısa zamanda meyvelerini vereceğine inanıyorum. İş ve yatırım ortamını iyileştirmeyi esas alan adımlar, Pakistan’ı yatırımcıların gözünde daha cazip bir ülke hâline getiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’a farklı sektörlerden büyük bir iş insanı grubuyla geldiğine dikkati çekerek, Türkiye-Pakistan İş Forumu’nda yatırımcılarla bir araya geleceklerini, Pakistan’ın müreffeh geleceğine ve ekonomisine olan güvenlerini teyit edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün imzalanacak  “Stratejik Ekonomik Çerçeve” ve “Eylem Planı” metinleri, ticaretten altyapıya, yatırımlardan turizme geniş bir yelpazede yol haritaları olacağını ifade ederek,  bugün iki ülke arasında 2009 yılında tesis edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 6’ncı toplantısını gerçekleştireceklerini açıkladı.

Pakistan’ın terörle mücadelede sergilediği çabaları takdirle takip ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörle mücadelesinde Pakistan’ı desteklemeyi sürdüreceğiz. İslam dünyası olarak terörden çatışmalara, İslamofobiden Neo-Nazi örgütlere, mezhepçilik fitnesinden açlık ve fakirliğe kadar ciddi sorunlarla boğuşuyoruz. Pakistan ve Türkiye coğrafi konumları hasebiyle bu krizlerden en fazla etkilenen ülkelerin başında geliyor. İslam’da kardeşlik hukuku, mümin kardeşine destek olmak yanında sıkıntılarına taraf olmayı, müdahil olmayı da gerektirir” değerlendirmesinde bulundu.

“FİLİSTİN, KIBRIS VE KEŞMİR BAŞTA OLMAK ÜZERE HAKLI DAVALARIMIZA SAHİP ÇIKMAK İÇİN GAYRET GÖSTERİYORUZ”

Kısa vadeli çıkarların, günlük hesapların Türkiye ve Pakistan’ın ebedi ve ezeli kardeşliğinin önüne geçemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mezhep, meşrep, kabile, dil farklılıkları bizim cihanşümul kardeşliğimizin üstüne çıkamaz. Hiçbir sınır, hiçbir mesafe mümin gönüller arasında hudut çizemez. Dünyanın neresinde olursa olsun Müslüman kardeşimizin derdiyle dertlenmek, zulme uğruyorsa onun yanında durmak bizim görevimizdir. Çünkü bizim inancımızda kimden gelirse gelsin zulme rıza zulümdür” ifadelerini kullandı.

“Ümmetin arasındaki ayrılıkları gidermek, anlaşmazlıklara çözüm bulmak, Filistin, Kıbrıs ve Keşmir başta olmak üzere haklı davalarımıza sahip çıkmak için gayret gösteriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriyeli mülteciler için 40 milyar doların üstünde harcama yaptığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdlib’le ilgili son günlerde attığımız adımların gayesi de, 4 milyon mazlumun, rejimin varil bombaları altında can vermesinin önüne geçmektir. Libya’dan Yemen’e kadar çatışmaların olduğu her yerde Türkiye’nin öncelikli hedefi kanı, yıkımı, zulmü ve gözyaşını durdurmaktır” diye konuştu.

“KUDÜS-Ü ŞERİF’E YÖNELİK İSRAİL SALDIRILARI KARŞISINDA ONURLU VE KARARLI BİR DURUŞ SERGİLEDİK”

Türkiye’nin İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanlığı sırasında İslam ümmetini ilgilendiren tüm konularda aktif bir çabanın içinde olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “İlk kıblemiz Kudüs-ü Şerif’e yönelik İsrail saldırıları karşısında onurlu ve kararlı bir duruş sergiledik. Özellikle son zamanda malum gerek Sayın Trump ve Netanyahu arasındaki Kudüs’le ilgili atılan adımda Orta Doğu’da son asrın, yüzyılın barış planı diye yutturulan plan bir barış planı değil bir işgal projesidir. ‘Kudüs bizim kırmızıçizgimizdir’ diyerek Harem-i Şerif’i işgalci İsrail yönetiminin insafına terk etmeyeceğimizi tüm dünyaya ilan ettik. Geçtiğimiz haftalarda Amerikan yönetimi tarafından yüzyılın planı adı altında açıklanan işgal, ilhak ve yıkım planı karşısında da en güçlü tepkiyi yine biz verdik, vermeye devam edeceğiz. 74. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Keşmir’e sahip çıkarak ülkemizin bu meseledeki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyduk. Keşmirli kardeşlerimizin on yıllardır çektiği sıkıntıların son dönemde atılan tek taraflı adımlarla daha da ağırlaştığını görüyoruz. Mevcut durumu kötüleştiren Keşmirlilerin özgürlüklerini ve kazanılmış haklarını elinden alan bir tutumun kimseye faydası yoktur. Keşmir sorunu çatışma ve baskıyla değil, ancak adalet ve hakkaniyet temelinde çözülebilir. Böyle bir çözüm tüm tarafların menfaatlerine hizmet edecektir. Türkiye Keşmir meselesinde adaletin, barışın, diyalog yoluyla çözümün yanında yer almayı sürdürecektir. Bu vesileyle Pakistan’ın Afganistan barış sürecine müspet katkılarını da çok değerli gördüğümüzü vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak bu süreçte ikisi de kardeşimiz olan Pakistan ve Afganistan’a gereken desteği veriyoruz.”

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İyi ki varsın Nedim DELİBAŞ 0 14364

5000 yıllık tarihi dokusunda , farklı uygarlıkların, dinlerin, kültürlerin bir araya gelerek, birbiri içinde sentezlendiği gizemli bir tarihe sahip, İstiklal Savaşı ve bu savaşta “Antep Savunması” adıyla geçen mücadelede kahramanlık destanlarının yazılıp GAZİ unvanını kazanan , El sanatları, yemekleri, baklavası ve fıstığı ile uluslararası boyutta tanınan, Zeugma Mozaik Müzesi, restorasyonları yapılan tarihi evleri ve sokakları tarım, hayvancılık, ticaret, el sanatları ve enerji kaynakları ile Ülkemizin ekonomi kaynağı Sanayi şehrimiz GAZİANTEP

İyi ki varsın yazı dizimde, dev organizasyonların mimarı ,dünya çapında gerçekleştirdiği projelerle tanınan,işadamı Nedim DELİBAŞ’ a yer verdim.

Yukarıda bahsettiğim , Medeniyetler,kahramanlık şehri Gaziantep’ de 01.09.1970 yılında dünyaya geldi. . Babasının yurt dışında çalışmış olması nedeni ile, 7 kardeşin aynı ortamda büyümesi gibi zor bir sürecin içerisinden yoğrulup geldiği için ,eğitim ve öğrenim yıllarını Mersin’de Zübeyde Hanım İlköğretim ve Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Yaklaşık 17.5 yıl Mersin’de Ordu evleri Müdürlüğü’nde devlet memuru olarak görev yaptığı görevinden istifa ederek ayrıldı. 2 çocuk Babası olan Nedim Delibaş ; 2009 yılında görevi gereği, organizasyon ve medya danışmanlık alanlarında uzmanlaşmasının sonrasında ,memuriyet yıllarında gerçekleştirdiği 70’ e yakın projesinin sonrasında, bu kapsamlı projeleri devam ettirmek adına , bu işi ticari amaçlı yürütmeye karar vererek , 1999 yılından bu yana tam 170 başarılı organizasyona imza attı.

29 Haziran 2011’de M.Ali Aydınlar’ın tek rakibi olarak Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığına aday oldu. Projeleri ile büyük ilgi gördü. Spor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Futbol Akademesi İcra Kurulu Başkanlığı, Spornews Genel Müdürlüğü ve Elit Ajans Genel Müdürü olarak önemli organizasyonlara imza koydu.

2013 yılında İstanbul’a gitmeye karar aldığında, bu kararın ne kadar doğru bir karar olduğunu, sonraki iş yaşamında daha da iyi anladı. Onun Türkiye’nin en büyük organizasyonlarını yapma onurunu yaşıyor olması ; 5 “Sporda Vefa ve Dostluk Gecesi “ 12 “ Geleneksel Türkiye Spor Adamları Ödülleri “ , Üniversitelere konferans, panel, yıl sonu etkinlikleri, festival, açılış tanıtım ve medya danışmanlık işlerini yapması ile daha da iyi anlaşılmaktadır. En son 1. Türkiye Altın Palmiye Ödülleri törenini Türkiye’ye ve Mersin’e yeni bir büyük organizasyonu kazandırdı. Sportif Organizasyonlar başta olmak üzere proje ,medya danışmanlık ve konferans, konser, defile, festival organizasyonları ile Türkiye’de aranan isimlerin başında gelmektedir.

Nedim DELİBAŞ ;
Sahip olduğu değerlere ulaşabilmek adına ,başarılı ve zor bir süreçten geçtiğini, sürekli araştırmacı kimliği ile , yenilikçi akımları takip ettiğini biliyoruz. Medya alanında , tüm başarılı projelerinin hepsinde, sektörün enleri ile o her daim iç içe olmasının yanı sıra o havayı birlikte teneffüs etmesinin semeresini Altın Kelebek, Altın Portakal, Altın Koza Ödülleri projeleri ile yarışan Altın Palmiye Ödülleri ile vizyonunu daha da olgunlaştırdığını görmekteyiz. Bu projelerin yanı sıra 2003 yılından bu yana Türkiye Spor Ödülleri, 2014 Yılından bu yana Altın Palmiye Ödülleri ve son 4 yıldır Türkiye Altın Marka Ödülleri törenlerini yapıyor. Golden Palm Awards ( Altın Palmiye Ödülleri) ile her yıl dünya çapında sanatçılar ülkemize gelerek bir kültür elçisi görevi yapıyor. Ayrıca Avrupa Ekonomi Zirvesi, İstanbul Şehir Ödülleri ve Türkiye Televizyon Ödülleri gibi projelerde de Nedim DELİBAŞ’ ı görmek mümkün

Nedim DELİBAŞ ;
Milli Takımımızın 2002 yılında , Güney Kore’de dünya üçüncüsü olduğu zaman ,Ülkemiz adına büyük bir sevinç ve gurur yaşanmıştı. Nedim DELİBAŞ , dönemin , Futbol Federasyonu Başkanı Sayın ;Haluk Ulusoy ile görüşme imkanı bularak ,kendisinin “Türkiye Spor Adamları Ödülleri” projesini anlattı. Muhsin Bayar ve Alaaddin Bulut Başkanların önderliğinde Milli Takımlar teknik Direktörü Şenol Güneş başta olmak üzere ,Başkanlar ,Yöneticilerin de içerisinde yer aldığı ve ilklere imza attığı, bu tören sonrası çıtasını yükseltti. Nedim DELİBAŞ bu organizasyon sonrasında , 2011 yılında düzenlediği organizasyon ile Hugo Sanhcez, Jens Nowotny ve Galatasaray’lı Capone ınde yer aldığı birliktelik yaşadı. Sıradaki yıllarda dünyaca ünlü yıldızlar Cristian Karembeu, Hristo Stoickov , Juande Ramos, Roberto Carlos gibi devler organizasyonlarına katıldı

Star Tv Genel Yayın yönetmeni Sayın Nazlı ÇELİK’ in o dönemde yılın en iyi Kadın Habercisi seçilmesi ile gerçekleştirdiği ödül töreninde yaşadıkları gerçekten manidar olup ,kadının Türkiye ‘deki yerinin anlatımında Sayın Nazlı Çelik’ in gözyaşları arasında Ödülünü almasıydı.
Nedim Delibaş ;Türkiye de Global Markalar ile Yerel Markaların buluşturulduğu organizasyonlar yanında ,Sportif organizasyonlar, konser, festival, konferans, defile gibi bir çok alanlarda başarıdan başarıya giden projelerin de mimarıdır.


• Türkiye Altın Marka Ödülleri
• Golden Palm Awards ( Altın Palmiye Ödülleri )
• Türkiye Spor Ödülleri

NDM –AJANS bünyesinde sürdürülen faaliyetler olup ,bir okul ,bir ekol ve Ajans olmanın gururunu yaşayan vizyonlarının da birer eseridir. Bundan sonrada bir çok kapsamlı projelere de önderlik yapacaktır.

Avrupa başta olmak üzere –Asya –Afrika –Amerika ‘nın da olduğu Dünyanın her yerinde Ödüllerimizin içerisinde yer alacağı etkinlikler ile dünya markaları ile Türkiye’deki markaların buluşması anlamında ,dünya devlerinin de içerisinde yer alacağı projelerin hazırlığı içerisinde olduğunu biliyoruz. Çünkü Nedim DELİBAŞ BAŞARIYI, BAŞARI da onu seviyor.

Enerji petrolmedya ailesi olarak ;
Ülkesi adına yapmış olduğu sayısız projeleri hayatın tam içerisinde yaşatan çıktığı yolda tüm Dünya ya ,Ülkemizin marka değerlerini tanıtarak ,vizyon el düşüncelerini ortaya koyup ,iş insanlarını ve STK başkanlarını bir araya getirerek misyon üstlenip sayısız sosyal sorumluluk projelerine destek veren Ödül törenleri ‘nin mimarı olmasının ötesinde iş tecrübesi, başarılarına gıpta ve hayranlıkla baktığımız bir iş insanı olması, hep yapıcı, pozitif yaklaşımı ile her daim etrafına yaymaya çalıştığı bilgi ve deneyimleri sebebiyle, sözlerimizin sonunda ;

İyi ki varsın Nedim DELİBAŞ diyorum .

Saygılarımla
Levent KANDEMİR

Türkiye’yi yeniden kendi iç meseleleriyle boğuşan bir ülke hâline getirerek asırlık uyanışımızı önlemeye çalışıyorlar” 0 98785

DEV YATIRIMLAR | Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit kesiminin açılış töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit kesiminin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz şimdiden 2053, 2071 Türkiye’sini inşa etmenin hazırlıklarına başladık. Kendi ömrümüz vefa etmese bile, bizden sonraki nesillere böyle bir vizyon bırakmayı, böyle bir ülke bırakmayı milletimize yaptığımız en büyük hizmetlerden biri olarak kabul ediyoruz. Üstelik bunu sadece lafla, sadece söylemle, sadece retorikle yapmıyor, somut icraatlarımızla bilfiil hayata geçiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit Kavşağı kesiminin açılış törenine video konferansla katılarak bir konuşma yaptı.

Kuzey Marmara Otoyolu’nun İstanbul’un batıdaki en uç noktasından başlayıp, şehri baştan sona kat ederek Kocaeli ve Sakarya’ya kadar uzanan 400 kilometre uzunluğundaki büyük bir proje olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyolun inşaatı biten kesimlerini 2016’dan beri peyderpey hizmete açtıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak mart ayında Kınalı-Çatalca kesiminin açılış törenini gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Gebze-İzmit arasının, bağlantı yollarıyla birlikte, 57 kilometreyi aşan uzunluğuyla bu projenin en önemli güzergâhlarından biri olduğunu aktardı.

Bu bölümün dahi tek başına viyadükleri, tünelleri, köprüleri, kavşakları, üst ve alt geçitleriyle iftihar verici bir eser olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mesela güzergâh üzerindeki T2 Tüneli, 4 bin 200 metrelik mesafesiyle ülkemizin en uzun otoyol tüneli unvanına sahiptir. Bilindiği gibi Kuzey Marmara Otoyolu ülkemizin insan ve araç trafiğinin en yoğun olduğu bölgede inşa edildi. Boğaz trafiğinin rahatlatılmasında bu otoyolun bir parçası olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün önemli katkısı vardır. İstanbul-İzmir Otoyolu, Osmangazi Köprüsü ile birlikte bölgede hizmete sunduğumuz bir diğer önemli eserdir. Dikkat ederseniz yol iki çarpı dörttür, yani dört gidiş, dört geliştir. Her zaman söylüyorum, yol medeniyettir. Eğer bu şekilde yolları olmayan ülke durumundaysanız medeni olmaktan bahsedemezsiniz. Ama bu şekilde yollara, viyadüklere, tünellere sahipseniz işte o zaman medeniyet yarışında sizi kimse kolay kolay yakalayamaz. İnşallah 1915 Çanakkale Köprüsü’nün de içinde olduğu Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir projesini de tamamladığımızda Marmara’yı ve Batı Anadolu’yu otoyol ağıyla kuşatmış olacağız.”

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLCULUĞU SON DURAĞI OLMAYAN BİR DAVADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete açtığımız Gebze-İzmit kesimi aynı zamanda TEM Otoyolu ve D100 Karayolu’ndaki yükü de azaltacaktır. Tabii bu durum aynı zamanda İstanbul-Ankara güzergâhının en sıkışık kesiminin rahatlaması anlamına geliyor. Sakarya’ya kadar olan bölüm de bittiğinde artık bu bölgedeki sıkıntı tamamen giderilmiş olacaktır. Böylece özellikle bayram, yaz tatili, ara tatil gibi dönemlerde onlarca kilometre uzunluğa ulaşan araç trafiği tarihe karışacaktır” diye konuştu.

Yine bu güzergâhın ülkeye yıllık katkısının zamandan 270 milyon lira, akaryakıttan 317 milyon lira, emisyon salınımının azalmasından 8 milyon lira olmak üzere 595 milyon lirayı bulacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu eserin milletimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlığımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Ülkeye ve millete hizmet yolculuğu son durağı olmayan, mesafe kat ettikçe çıtayı yükseltmek gereken heyecanı ve enerjiyi hep artırmak icap eden bir davadır. Yol, elektrik, içme suyu, atık su gibi altyapı hizmetleriyle mimari eserler aynı zamanda medeniyet göstergesidir. Eğitim, sağlık, kültür gibi medeniyet unsurları bu altyapı üzerinde yükselir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın kadim medeniyetlerinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyasının bu bakımdan çok büyük zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, böylesine büyük bir mirasın bugünkü emanetçileri olarak geleceğe bırakacak eserler ortaya koymanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi.

Medeniyet mirasına katkıda bulunabilecek eserler ortaya koyabilmek için önce bunu yapacak siyasi, ekonomik ve toplumsal yapının inşa edilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin 2002 öncesindeki geri kalmışlığının nedenlerine baktığımızda sebebi darbeler ve vesayet olan istikrarsızlıkları görüyoruz. Yönümüzü geleceğe çevirmek yerine kendi iç sıkıntılarımıza, kavgalarımıza, çekişmelerimize odaklandığımızda enerjimizi ve vaktimizi heba ediyoruz. Gözümüzü ufuktan ve ideallerimizden ayırmadığımızda ise millet olarak çok kısa sürede çok büyük başarılara imza atıyoruz. Biz 18 yıllık hükûmetlerimiz döneminde Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, 10 katı eseri işte bu sayede ülkemize kazandırdık.”

Demokrasinin ve ekonominin gelişmesini aynı önemde görerek hem hak ve özgürlükleri genişlettiklerini hem de ülkenin 81 vilayetinin tamamının kalkındırıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti özlemleriyle buluşturdukları için de bunca yıl hep ayakta kaldıklarını ve destek gördüklerini dile getirdi.

“2053 VE 2071 TÜRKİYE’SİNİ İNŞA ETMENİN HAZIRLIKLARINA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de milletin siyasetten, kendisini içi boş kavgalarla yoracak değil de geleceğini aydınlatacak, umutlarını güçlendirecek bir vizyon beklediğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Biz yaklaşık 10 yıl önce milletimizin huzuruna çıktığımızda birilerinin tek derdi bir kaç ay sonra yapılacak seçimlerdi. Aradan geçen bunca zamana rağmen karşımızda hâlâ ufku yapılacak ilk seçimleri geçemeyen bir siyaset anlayışı var. Hâlbuki biz şimdiden 2023, 2053, 2071 Türkiye’sini inşa etmenin hazırlıklarına başladık. Kendi ömrümüz vefa etmese bile bizden sonraki nesillere böyle bir vizyon bırakmayı, böyle bir ülke bırakmayı milletimize yaptığımız en büyük hizmetlerden biri olarak kabul ediyoruz. Üstelik bunu sadece lafla, sadece söylemle, sadece retorikle yapmıyoruz. Somut icraatlarımızla bilfiil hayata geçiriyoruz. Türkiye’yi bölgesel ve küresel bir güç hâline getirmek için attığımız her adım bu vizyonun birer yapı taşıdır. Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e kadar geniş bir alanda siyasi, askeri ve ekonomik olarak verdiğimiz mücadelenin başarıya ulaşması bu bakımdan hayati öneme sahiptir. Ülkemizin siyasi ve ekonomik her adımını engelleme gayretlerinin gerisinde işte bu vizyon doğrultusundaki yürüyüşümüzü rayından çıkarma niyeti vardır. Türkiye’yi yeniden kendi iç meseleleriyle boğuşan bir hâle getirerek asırlık uyanışımızı önlemeye çalışıyorlar.”

Milletin bu oyunu görerek 15 Temmuz başta olmak üzere maruz kalınan her saldırıda istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesini ortaya koyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu iradenin nesilden nesile aktarılarak asırlarca milletin çimentosu olarak devam edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yapılan büyük hizmetler ve geleceği kucaklayan vizyonların önemli olduğunu belirterek, insanların bugünkü sıkıntılarına çözüm bulmadan bu heyecanı muhafaza etmenin zor olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son yedi yıldır maruz kaldığı kesintisiz saldırıların diğer alanlarla birlikte asıl ekonomiyi hedef aldığını, Koronavirüs salgınıyla da böyle bir dönemde karşılaşıldığını kaydetti. Salgının gelişmiş ülkelerden gelişmekte ve az gelişmiş ülkelere kadar tüm devletlerin ekonomileri üzerinde yıkıcı derecede olumsuz etkileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tüm bu olumsuzluklardan en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu kaydetti.

Salgın krizinin ilk günlerinden itibaren sosyal yardımlardan destek paketlerine kadar pek çok uygulamayla milletin yanında yer aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 35 milyar liralık bir kaynağı karşılıksız olarak milletin istifadesine sunduklarını anlattı.

“EKONOMİDE, SALGININ ETKİLERİNİN ÖNEMLİ BİR KISMINI GERİDE BIRAKTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl olanın reel ekonomiyi ayakta tutmak olduğunu bildiklerini ifade ederek, yılın ilk çeyreğinde büyürken ikinci çeyrekte beklendiği gibi bir daralmayla karşı karşıya kalındığını aktardı.

Yılın üçüncü çeyreğinde ise üretmeye devam ederek salgının etkilerinin önemli bir kısmının geride bırakıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik gidişatın habercisi olan ölçü göstergeler sadece ikinci çeyreğe göre değil geçen senenin bile üzerinde olumlu gelişmelere işaret ediyor. İmalat, satın alma yöneticileri endeksi son üç aydır eşik değer olan 50’nin üzerinde seyrediyor. Hatta ağustos ayındaki 54,3’lük değerle Amerika’yı, Almanya’yı, Fransa’yı, Euro bölgesinin tamamını, Güney Kore’yi geride bıraktık. İmalat sanayi üretiminde nisan ve mayıs ayındaki gerilemeye rağmen yıllık yüzde 5,1 düzeyinde gerçekleşen artış oldukça memnun edici bir gelişmedir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziranda yıllık yüzde 11,6 artan toplam ciro endeksinin de temmuzda yüzde 20’nin üzerinde yükseldiğini anlatarak, talepteki yönelimin göstergelerinden olan perakende satış hacminin de temmuzda aylık 9,5, yıllıkta yüzde 11,9 artığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağladığımız uygun finansman imkânlarının etkisiyle, konut ve otomobilde rekorlar ardı ardına geliyor. Konut satışında temmuz ayında Türkiye genelinde şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 230 bin rakamına ulaştık. Ağustos ayındaki konut satışları da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54 artarak 170 bini buldu” diye konuştu.

“REEL SEKTÖRDE YAŞANAN TALEP ARTIŞIYLA İSTİHDAMDA OLUMLU GELİŞMELER YAŞANIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağustosta otomobil üretimin yıllık yüzde 44,5 artarken otomobil satışlarının ise geçen seneki seviyesini ikiye katladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziran-ağustos döneminde ihracatın 41 milyar dolar seviyesine ulaşarak geçen yılın dahi üzerine çıktığını dile getirerek, turist sayısının şu ana kadar 10 milyonu aştığını, yıllık 15 milyonu bulacağını kaydetti.

Ağustosta kurulan şirket sayısının geçen yıla göre yüzde 76,4 artarak 9 bin 352’ye ulaştığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Reel sektörde yaşanan talep artışıyla istihdam cephesinde de olumlu gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. İstihdam edilenlerin sayısı, salgının etkilerini en yoğun hissettiğimiz nisandan beri yükseliyor. Sadece iki ayda mevsim etkisinden arındırılmış istihdamımız yaklaşık yarım milyon arttı. İstihdam oranımız mevsim artısından, mevsim etkisinden arındırılmış olarak yüzde 41’den yüzde 41,6’ya, iş gücüne katılım oranımız yüzde 47,6’dan yüzde 48,6’ya yükseldi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde istihdamın daha da artacağını belirterek, şöyle konuştu: “İnşallah 3. çeyreği her kesimi memnun eden bir büyüme oranıyla kapatacağız. Bu durumdan ülkemizin kredi notunu düşürmek için pusuda bekleyen kredi derecelendirme kuruluşlarının hiç memnun olmayacakları kesindir. Türkiye’yi Afrika’nın Güney Amerika’nın ücra köşelerindeki ülkelerle aynı not kategorisine sokanlara en güzel cevabı başarılarımızla vereceğiz.”

Açılışı yapılan Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit Kavşağı Kesimi’nin ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen herkesi tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Yüklenici firmalardan bir ricam da özellikle şu. Şu anda peyzaj düzenlemelerini daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Bu noktada ağaçlandırma olsun, bu noktada çalı vesaire olsun bunlarla birlikte çevreyi tamamen yeşile boğabilirsek inanıyorum ki oralardan arabalarıyla geçenler o yeşili gördükleri zaman çok daha farklı bir güzelliğe inşallah mazhar olacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tören alanında bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile diğer yetkilileri takdim etmesinin ardından kurdele kesildi.