Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AB Ülkelerinin Büyükelçileriyle Bir Araya Geldi 0 5456

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerden en kısa zamanda Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi konusunda Avrupa Komisyonunu yetkilendirmesini beklediklerini ifade ederek, “Sayın büyükelçiler, sizlerin de bu yöndeki katkıları, destekleri son derece önemlidir. Sizleri de iş dünyasıyla beraber çalışmaya davet ediyoruz.” dedi.

Bakan Pekcan, AB’ye üye ülkelerin büyükelçileriyle bir araya gelerek, Türkiye-AB ticari ilişkilerini değerlendirdi. Etkinliğin açılışında konuşan Pekcan, uluslararası ticarette küresel ekonominin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, Brexit konusundaki belirsizlikler, bölgesel istikrarsızlıklar ve çatışmaların küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini söyledi. Pekcan, Brexit sonrası Birleşik Krallık’ın AB ile Serbest Ticaret Anlaşması yapmak üzere görüşmelere hazır olduğunu öğrenmekten memnuniyet duyduklarını dile getirerek, bu ilişkilerin sadece AB ve İngiltere’yi değil, aynı zamanda Türk firmalarını da çok derinden ilgilendirdiğini bildirdi.
 
Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde derin ekonomik ve ticari ilişkiler kurduğunu, bunun sadece ticari ilişkileri artırmada değil, Türkiye’nin AB ile entegrasyonuna da güçlü bir zemin hazırlamada önemli olduğunu vurgulayan Pekcan, “Küresel ekonominin içinden geçtiği koşullarda AB ile Türkiye’nin ticari ve ekonomik ilişkilerinin derinleştirilmesinin ve entegrasyonunun son derece önemli olduğuna ve her iki tarafın menfaati için gerekli olduğuna inanıyoruz.” diye konuştu.
 
Türk firmalarının AB’deki firmalarla ticari değer zincirlerinde ekonomik entegrasyonunun bulunduğuna dikkati çeken Pekcan, şöyle konuştu:
 
“1996 yılında Gümrük Birliği Anlaşması tam üyelik sürecine kadar geçici olarak düzenlenmişti. Geçici olan bu anlaşmanın önümüzdeki sene 25’inci yılını kutluyor olacağız. Bu anlaşma sadece mal ticaretini kapsamaktadır ancak günümüz koşullarında gereklilikler doğrultusunda hem Türkiye hem de AB üçüncü ülkelerle çok daha kapsamlı ticaret anlaşmaları yapmaktadırlar. Mevcut Gümrük Birliği Anlaşmamız artık her iki tarafın da potansiyelini karşılamaktan çok uzak hale gelmiş bulunmaktadır. Bu durum ortaklık anlaşmamızın gerektirdiği vizyondan da çok uzaktadır. Geçmişte AB Komisyonu ile Türkiye arasında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yönünde ön çalışmalar yapılmış durumda. Bunun iki ayağı var, biri mevcut işleyişin iyileştirilmesi, ikincisi de tercihli ticaret ilişkisinin yeni alanlara adapte edilmesi ve genişletilmesidir.”
 
Mevcut anlaşmada tarım, hizmet ve kamu alımları gibi hassas konular bulunmadığını belirten Pekcan, güncellemeye bu hassas konulara rağmen katkı vermeye hazır olduklarını dile getirdi.
 
Pekcan, güncellemenin yaratacağı faydalar konusunda da AB Komisyonu ile hemfikir olduklarını ifade ederek, yapılan etki analizi çalışmalarının bu sürecin her iki tarafın da ekonomilerine artı değer katacağını gösterdiğini anlattı.
 
İki tarafın iş insanlarının sürece katkı ve destek verdiğini vurgulayan Pekcan, şu değerlendirmede bulundu:
 
“Gümrük Birliği’nin güncellenmesi her iki taraf için de ‘kazan-kazan’ sürecinin işleyişini göstermektedir. Güncellemenin hem Türkiye’nin AB ile ekonomi ve ticari ilişkilerinin derinleştirilmesi hem de Türkiye’nin AB’ye entegrasyonunun güçlendirilmesi yönünde katkısı olacaktır. Üye devletler de mevcut durumun tarafların çıkarlarını yeterince desteklemediğinin farkındadır. Üye ülkelerden en kısa zamanda Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi konusunda AB Komisyonunu yetkilendirmesini bekliyoruz. Sayın büyükelçiler, sizlerin de bu yöndeki katkıları, destekleri son derece önemlidir. Biz bunu son derece önemsiyoruz. Sizleri de iş dünyasıyla beraber çalışmaya davet ediyoruz.”
 
Türkiye’den AB’ye “menşe belgesi sorunu”nun çözümü müjdesi
 
Bakan Pekcan, Türkiye’nin AB ülkelerinden gelen ürünlere karşı menşe belgesi araması konusuna da değinerek, “AB’nin Türkiye dışında çok daha geniş kapsamlı STA imzaladığı ülkeler var. Biz bu ülkelerden, Avrupa Birliği üzerinden trafik sapması olmaması için bir uygulama başlatmıştık ancak sorunu çözmek için gerekli adımları attığımızın müjdesini paylaşmak isterim. Bu da aynı zamanda bizim Türkiye olarak anlaşmanın güncellenmesi konusunda ne kadar kararlı ve istekli olduğumuzun bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı.
 
AB ile Birleşik Krallık’ın ticaret anlaşması yapması doğrultusunda yürüttüğü görüşmelere paralel olarak Türkiye’nin de bir Serbest Ticaret Anlaşması yapma yönünde kararlılığı olduğunu vurgulayan Pekcan, bunun için karşılıklı istişare toplantıları yapılması gerektiğine inandıklarını söyledi.
 
Pekcan, ortak çıkarlar doğrultusunda Türkiye’nin AB ülkeleriyle üçüncü ülkelerde iş birliği yapmaya açık olduğunu belirterek, iki yıldır Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu yaptıklarını, AB ülkeleriyle beraber Afrika’da önemli iş birliklerine imza atabileceklerine inandıklarını bildirdi.
 
Diğer bir önemli konunun da yetkilendirilmiş yükümlü statüsünün karşılıklı olarak tanınması olduğuna işaret eden Pekcan, bunun da ticareti kolaylaştırıcı ve ekonomik entegrasyonu artırıcı yönde atılan önemli bir adım olacağını kaydetti.
 
Pekcan, Aralık 2019’da AB Komisyonu tarafından açıklanan “yeşil mutabakat” ile ilgili gelişmeleri Türkiye olarak yakından izlediklerine dikkati çekerek şöyle devam etti:
 
“AB’nin yeşil ekonomiye geçişte korumacı önlemlere yol açmaması, bilakis bunun yerine stratejik vizyonuna katkı sağlayacak ortaklıklar oluşturması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda iş birliğine ve stratejik ortaklığa da açık olduğumuzu belirtmek isterim. Bunun bir de finansman yönü var, mevcut sanayinin dönüştürülmesi için. Türkiye’de Avrupa’daki ekonominin değer zincirlerine katkı sağlayan birçok AB şirketi bulunmaktadır. Bunlar da bu sürece dahil olacaktır.”
 
“AB’nin çelik ithalatındaki korunma önlemleri anlaşmalarımıza aykırı”
 
AB’nin çelik ithalatına karşı uyguladığı korunma önlemlerine de değinen Pekcan, şunları kaydetti:

 
“ABD’nin korunma önlemleri almasıyla başlayan bir sürecin ardından AB de çelik korunma önlemleri uygulamaktadır. Türkiye, AB ile mevcut ekonomik entegrasyonuna rağmen maalesef bu önlemlerden en çok etkilenen ülke konumundadır. Halbuki, Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği Anlaşması dışında kömür, çelik ürünlerine ilişkin Serbest Ticaret Anlaşması bulunmaktadır. Bu uygulama, anlaşmanın ruhuna da aykırıdır. Biz iyi niyetli iş birliğimizi bugüne kadar yürüttük. Yeniden gözden geçirme sürecinde Türkiye lehine bir iyileşme beklerken, Ekim 2019’da alınan kararlar tamamen Türkiye’den yapılan ihracatı kısıtlayıcı yönde olmuştur. 2019 itibarıyla ülke spesifik korunma önlemlerine tabi olan Türkiye’nin AB’ye demir çelik ihracatı yüzde 27 düşmüştür. 2020 yılında bunun daha da aşağı çekileceğini öngörüyoruz. Bu, sektörümüz açısından oldukça adaletsiz bir durum. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ve Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu ile Serbest Ticaret Anlaşmamızın ruhuna da tamamen aykırıdır, bunlarla uyumsuz bir uygulamadır. Sizlerden 14 Şubat’ta başlayan yeniden gözden geçirme sürecinin Türkiye demir çelik sektörü lehine düzeltmeler içermesi yönünde katkılarınızı bekliyoruz.”

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri ile video konferans aracılığıyla görüştü 0 88784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin bazı bakanlardan video konferans yoluyla bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sosyal medya hesabı üzerinden gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin kısa video kaydı, “Milletimizin hizmetinde mesaimiz devam ediyor. Tüm kurum ve kuruluşlarımızın çalışmalarını yakından takip ediyor, adımlarımızı eşgüdüm içerisinde atmayı sürdürüyoruz” başlığıyla yayınlandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yaptıkları çalışmalar hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verdikleri görüldü.

“KORONAVİRÜSLE MÜCADELEDE KULLANILAN ÜRÜNLERİ YURT DIŞINA KAÇIRANLARDAN BU İŞİN HESABIN SORULACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ile yaptığı görüşmede, Koronavirüsle mücadelede kullanılan bazı ürünleri, değişik kanallarla yurt dışına kaçıranlardan bu işin hesabının sorulacağını vurguladı.

Bu ürünleri yurt içinde de fahiş fiyatlara satanlardan hesap sorulacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmde de geri ödeme konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjide ise günlük ödemelerin ertelenmesi hususunda, bu konuyu masaya yatırmanızda fayda olur, bunlar düşünülebilir. Erteleme konumuz olabilir ama doğal gaz ve elektriğin kapanması gibi bir şeyin içerisine takdir ederseniz ki biz çok daha zor günler yaşadık, böyle bir şeye girmedik. Çünkü devlet sosyal devlettir, sosyal devlete de öyle bir adım atılamaz. Bu konuda kararlı olacağız. İşi götüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“BİLİM KURULU’NUN TAVSİYELERİ İSTİKAMETİNDE GİTMEKTE FAYDA VAR”

Millî Eğitim Bakanı Selçuk’u uzaktan eğitim konusunda tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzaktan eğitim konusunda mevcut sistemin geliştirilerek geleceğe taşınabileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okulların bir hafta daha tatil edilmesi konusunda talimatlarının sorulması üzerine de Bilim Kurulu’nun bu konudaki tavsiyelerini çok önemsediğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzatılabilir de uzatılmayabilir de ama Bilim Kurulu ‘uzatılmasında fayda var’ diyorsa ona uyalım ama ‘bir hafta yeter’ diyorsa ona uyalım. Çünkü işin ehli onlar, dolayısıyla onların tavsiyeleri istikametinde gitmekte fayda var” diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile görüşmede de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah biz şöyle süreci kısa zamanda başarıyla atlatırsak önümüz yine açılır, hiç merak etmeyin” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’ye de gıda, tarım ve hayvancılığın bu tür dönemlerde en önemli, hassas bakanlıklardan bir tanesi olduğu uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’a atılması gereken adımların neler olduğunu söylediğine işaret ederek, “Eğer Meclis’e götürülmesi gereken bazı hazırlıklar varsa bunları da Meclis’e aktarmak suretiyle bu adımları da atalım dedik” sözlerine yer verdi.

Sağlık Bakanı Koca’da görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Çin’den test süresini kısaltan, hazırlık sürecini devre dışı bırakan kitlerden 50 bin tane aldıklarını ve bugün 50 bin PSR kitinin Türkiye’ye geleceği bilgisini verdi.

Gün içinde çalışmalarını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile video konferans yöntemiyle görüştü. Bakanların yaptıkları çalışmalar hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verdikleri görüşmede, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez bor kullanarak yapılan dezenfektanı tanıttı.