Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik” 0 88013

Cumhurbaşkanı Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik. Bugün geldiğimiz noktada her bakımdan diğerlerini bir kenara bırakıyorum, gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi etkileyen Koronavirüs salgınının büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirterek, salgının gerilemesiyle birlikte normalleşme takviminin işlemeye başladığını, veriler olumlu yönde seyrettikçe bu adımlara yenilerini eklemeye devam edeceklerini açıkladı.

“TÜRKİYE, SAĞLIK KONUSUNDA DÜNYANIN EN İYİ ÜLKELERİNDEN BİRİ OLARAK TAKDİR TOPLADI”

Henüz faaliyete geçmemiş iş yerleri ve sosyal alanlarla ilgili kararın, gelişmelere göre, bayram sonrası verileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte sağlık konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri olarak takdir topladığını, genel sağlık sigortasının kapsayıcılığı sayesinde hiçbir vatandaşın mağdur olmadığını anlattı.

Hastanelerin ve sağlık personelinin, ilaç ve araç gereç ihtiyacında hiçbir eksikliğe, aksaklığa meydan verilmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın pek çok yerinde yaşanan üzüntü verici görüntülerin hiçbirinin Türkiye’de yaşanmadığını, bakanlıklar ve tüm kurumların salgın sürecinin yönetilmesinde büyük gayret gösterdiğini, tarihi başarılara imza attığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın hastalık nedeniyle alınan tedbirlerin yol açtığı ekonomik, sosyal ve insani sıkıntıların giderilmesi konusunda da başarılı bir süreç yönetimi gösterildiğinin altını çizerek, “Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik. Bugün geldiğimiz noktada her bakımdan diğerlerini bir kenara bırakıyorum, gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz” dedi.

Türkiye’de ve dünyada bir müddet daha günlük hayatın yeni kurallara göre işleyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, maske kullanımı, fiziki mesafe, temizlik kurallarına riayet diye özetlenebilecek yeni bir düzene geçildiğini, vatandaşlardan da bu kuralara, tedbirlere uymalarını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının önüne geçilmesi noktasında bugüne kadar gösterilen hassasiyetin bundan sonra da sürdürülmesinde kararlı olunduğuna vurgu yaparak, siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden şekillenecek dünyada hedeflenen konuma gelerek, yapılan fedakârlıkların karşılığının alınacağına inandığını söyledi.

“VATANDAŞLARIMIZA SAHİPSİZ OLMADIKLARINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin her kesiminin ihtiyaçlarına yönelik ayrı çözümler üreterek salgın sürecinin menfi etkilerini mümkün olduğu ölçüde azaltmaya, dağıtmaya çalıştıklarına işaret ederek, bugüne kadar 5,5 milyon dar gelirli vatandaşa biner lira karşılıksız nakit desteği vererek vatandaşların sahipsiz olmadıklarını gösterdiklerini anlattı.

Sanayiciden esnafa, çiftçilerden çalışanlara kadar her kesimden vatandaşla verilen destekler sayesinde herkesin yılsonuna kadar önünü görebilmesini sağladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gönlü ve kafası kör düşmanlıkla kararmamış olan herkes ne yaptığımızı ve ne amaçladığımız gayet işi biliyor, görüyor, takdirini de her fırsatta ifade ediyor. Buna karşılık ülkenin önüne takoz olmayı, milletin tarihine, kültürüne, değerlerine husumeti, devleti yıpratmayı temel siyaseti hâline getiren CHP yine o bildiğimiz çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. Ülke ve millet olarak birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya, morale en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde CHP’nin her aktörü başka bir cephede bozgunculuk, fitne, fesat peşinde koşuyor. İzmir’de camilerin hoparlörlerine sızan alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri zevkten dört köşe sosyal medyada bu rezilliği aktarıyor. 15 Temmuz gecesi de sala okunan camilere saldırıp imamları darp eden ezan, bayrak, vatan düşmanı müstevli zihniyet aklınca rövanş alıyor. Bunların hayallerinde cami minarelerinden ezan sesi yerine başka bir ses duymak vardır. Bunu biliyoruz. Şundan emin olsunlar ki bu milletin son ferdinin son damla kanı da toprağı ıslatmadan o hayallerine kavuşamayacaklardır.”

“ELEŞTİRİLERİN GERİSİNDE TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİNDEN DUYULAN RAHATSIZLIK VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sağlık altyapısına, Suriye’deki, Libya’daki harekâtlarına yapılan eleştirilerin gerisinde Türkiye’nin yükselişinden duyulan rahatsızlık olduğunu aktararak, “Yıllardır ağızlarından köpükler saçarak, kalemlerinden kan damlatarak bize saldıranların hepsinin de foyaları birer birer ortaya dökülüyor. Meğer bunların hepsi de bize yönelttikleri ithamların çok daha beterini kendileri bilfiil istiyorlarmış. Bu ülkenin, bu halkın ortak değerlerini yaptıkları hırsızlıkları örtmek için bir kalkan gibi kullanarak istismar ettiklerini artık herkes görüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin geçmişte Türkiye’ye her alanda buhran yaşattığını belirterek, “Geçmişte böylesine buhran örnekleriyle dolu bir partinin bugün yüzü hiç kızarmadan hükûmetimizi eleştirmeye kalkmasını herkes gibi biz de acı bir gülümsemeyle karşılaştık” dedi.

“YÜRÜTTÜĞÜMÜZ GÖREVLERDEKİ TÜM SORUMLULUĞU ÜSTLENDİK, ÜSTLENMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ”

AK Parti iktidarı döneminde ekonomide yaşanan gelişmeleri, atılan adımları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşçi ve memurlardan emeklilere kadar ülkemizdeki tüm kesimlerin gelirlerinde geçmişle mukayese edildiğinde çok büyük reel artışlar sağlamamıza rağmen, muhalefetin bühtanlarından kurtulamadık. Başbakanlığım dönemimde bakan, bürokrat olarak görev verdiğimiz kimi isimlerin de şimdi bunlarla aynı teraneleri mırıldanıyor olmasını üzüntüyle takip ediyorum. Siyasetin temelinde millete karşı dürüst olma vardır. Düşünün, bakanım durumunda olanlar veyahut da daha farklı görevler verdiğim kişiler şimdi farklı bir şekilde saldırı içindeler. Ya sen bakansın, atılan bir adımda başbakanın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin? Şimdi nasıl oluyor da sanki o işleri kalkıp ‘ben ben ben’; ne beni ya, nasıl olur? Bir başbakan onay vermeyecek, sen kalkacaksın bir bakan olarak adım atacaksın, bunu kime yutturuyorsunuz? Böyle kalkıp YouTube’larda topladığınız belli adımlarla netice almanız mümkün değil. İyi olan her şeyi biz şu an da takdir edecek insan arıyoruz. Kötü olan her şeyi bize yıkma hesabı içerisinde olanlara da zaten milletim hesabını sorar. Bu milletin vicdanından her şey Allah’ın izniyle döner.”

“Biz hayatımızın her döneminde olduğu gibi bundan sonra da eksiğiyle, fazlasıyla yürüttüğümüz görevlerdeki tüm sorumluluğu üstlendik, üstlenmeye de devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin bize geçmişte yaşattığı buhranları hatırlatmış olması, milletimizin bu partiyi niçin belirli bir çizginin üzerine çıkartmadığının da ifadesidir” diye konuştu.

“27 MAYIS’TA DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI’NIN AÇILIŞINI YAPACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın 27 Mayıs’ının da farklı olacağını dile getirerek, “27 Mayıs’ta inşallah Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın açılışını yapacağız” bilgisini paylaştı.

Yassıada’nın bundan sonra “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak anılacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne de teşekkür ediyorum, çünkü yapımını onlar üstlendi. Dolayısıyla işletmesini de belli bir süre onlar yürütecekler. Böylece orada da yine bir kamu-özel adeta işbirliğiyle bu yatırımı yapmış olduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü idrak edilecek Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, “Rabbimden bu mübarek günler hürmetine milletimizle beraber tüm İslam âlemini esenliğe, huzura kavuşturmasını niyaz ediyorum. Ve yine bu dualarla ya Rab, bizi bu Koronavirüs belasından bir an önce kurtar. Ve ölenlere rahmet diliyorum, hastalarımıza şifalar diliyorum. Ve bu süreçteki başarılarımızın artarak devamını diliyorum” duasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “İşte gerek Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, gerek inşallah önümüzdeki günlerde, ay sonuna kadar hepsini yapacağız, Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Tedavi Hastanesi ve yine Feriha Öz Acil Tedavi Hastanesi, buraların da açılışını yapacağız. Bir diğer taraftan, evet Numan Kurtulmuş Bey’in babası olan Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş Bey’in adını verdiğimiz, onun da inşallah açılışını yapacağız ki bir özelliği şu; Sultan İkinci Abdülhamit’in askerlerimiz için yaptırmış olduğu bir hastaneydi, onun da restorasyonu vesairesi yapıldı, onun da açılışını yine gerçekleştireceğiz.”

Previous ArticleNext Article

Demokrasi ve Özgürlükler Adası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla açıldı 0 89775

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, adadaki her bir tesise tarihî anlamına uygun isimler verildiğini belirterek, “Tüm bu sembolleriyle Demokrasi ve Özgürlükler Adası ülkemizin geçmişten bugüne verdiği istiklal ve istikbal mücadelesiyle gönüllerdeki hasbi sevginin nişanesi olacaktır” dedi.

1960’daki askerî darbenin ardından dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam kararlarının alındığı Yassıada, yeniden düzenlenme çalışmalarının ardından kongre ve sergi alanlarının yer aldığı “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” adıyla açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 60 yıl önce tarihinin en kara günlerinden biri olan 27 Mayıs darbesine maruz kaldığını hatırlattı.

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup cuntacının gerçekleştirdiği darbenin ardından yaşananların adalet ve insanlık adına utanç verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üzerinde bulunduğumuz Yassıada’da, diğer bir ifadeyle ‘Yaslıada’da yapılan ve bizzat faillerinin itirafıyla önceden verilen emirlerin uygulanması şeklinde geçen yargılamaların sonu çok büyük bir faciayla bitmişti” dedi.

“YASSIADA’DA YAPILAN İŞ YARGILAMA DEĞİL, BİR HUKUK CİNAYETİYDİ”

Türkiye’ye yıllarca hizmet eden ve millî iradenin temsilcisi konumundaki Demokrat Parti’nin yöneticilerinin yargılamaları boyunca her türlü hakarete, işkenceye, iftiraya maruz kaldığı anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında burada yapılan iş yargılama değil, darbe yaparak anayasayı çiğneyenlerin ülkenin meşru yöneticilerini anayasayı ihlal ithamıyla giriştikleri bir hukuk cinayetiydi” ifadesini kullandı.

“Yassıada’da aylar boyunca tam anlamıyla bir zulüm makinesi işletilmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları, komutanları, milletvekilleri ve bürokratlarının hiçbir somut suçları olmadığı hâlde kin ve nefret ürünü insanlık dışı muamelelere maruz bırakıldıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal Harbi’mizin kahramanlarından olan bu ülkenin cumhurbaşkanını intihara teşebbüs noktasına kadar getirdiler. Nezaketi, kibarlığı, insani hasletleri dillere destan olan bir başbakanı idama götürürken bile prostat muayenesi bahanesiyle aşağılamaya kalkacak kadar alçaldılar. Bu ülkenin yüreği vatan sevdasıyla dolu genelkurmay başkanını darbecilere katılmayı reddettiği için bir teğmene tokatlatarak tarihimizde görülmemiş rezillikler sergilediler” ifadelerini kullandı.

“MENDERES’İ VE ARKADAŞLARINI İDAM SEHPASINA ÇIKARTANLARIN ALINLARINDAKİ KARA LEKE HİÇBİR ZAMAN SİLİNMEYECEKTİR”

Yassıada’da idam kararları alınan dönemin Başbakanı Adnan Menderes ile bakanları Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idam sehpasına vakarla, gururla, inançla yürüdüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbeden yaklaşık 16 ay sonra, 16 ve 17 Eylül 1961 tarihinde gerçekleşen bu idamlar milletimizin yüreğine kor bir ateş gibi düşmüştür. Aslında o gün hukuk ve adalet ayaklar altına alınarak idam sehpasına gönderilen milletin bu üç adamı değil, bizatihi millî iradenin ta kendisi olmuştur. Darbe ile görevinden indirilen, Yassıada’da kurulan tiyatro mahkemelerde yargılanan rahmetli Menderes ve arkadaşları değil, tarihi, kültürü, değerleri ve inançlarıyla milletimizdi. Ama bilmiyorlardı ki Türk milletinin kalbindeki sevgiyi, yüreğindeki ateşi söndürmeye, onu hedeflerinden koparmaya bir avuç darbecinin gücü yetmezdi. Bu vesileyle sürgüne gönderildiği Hindistan’dan idam kararlarının hukuki ve meşru olmadığını, insanlık duygularıyla uyuşmadığını belirterek trajediyi engellemek için çırpınan merhum Alparslan Türkeş’i de rahmetle yâd ediyoruz. Menderes’i ve arkadaşlarını idam sehpasına çıkartanların ve onları destekleyenlerin alınlarındaki kara leke hiçbir zaman silinmeyecektir. Buna karşılık Menderes ve arkadaşlarının milletimizin kalbindeki mümtaz yeri her geçen yıl daha da güçlenerek hep devam edecektir.”

Yassıada zindanlarında uzun süre hapis kalan şair Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Zindan Duvarları” isimli şiirinden bölümler okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, idam sehpasındaki son sözü ‘Devletime ve milletime ebedi saadetler dilerim’ olan rahmetli Menderes’in aziz hatırasına sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. İdama götürülürken önce -burası da çok önemli- abdestimi alıp iki rekât namaz kılıp ardından altındaki sandalyeyi kendisi iterek düşüren ve celladına da sen çekil, o sandalyeyi ben iterim diyen Fatin Rüştü Zorlu’nun hatırasına sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Kişilik bu, kimlik bu, şahsiyet bu, mesele bu. Başarılı bir Maliye Bakanı olduğu hâlde sırf geçmişte darbecilere istedikleri imtiyazları sağlamadığı için kendisine kin beslenen Hasan Polatkan’ın hatırasına sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur” dedi.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın gayretleriyle Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın kabirlerinin İstanbul’a taşınmasının da 30 yıl sonra gelen bir vefa örneği olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün burada, şehitlerin bize emaneti olan bu adada 60 yıl sonra yeni bir dönemi başlatarak gönülleri tekrar tamir etmek üzere işte bir aradayız. Milletimiz buranın adını Yassıada’dan Yaslıada’ya dönüştürmüştü. Üzerinde durduğumuz toprakların ıstırabını dindirmek için Yassıada’yı da, Yaslıada’yı tarihe gömüp burasını Demokrasi ve Özgürlükler Adası hâline getirmeyi kararlaştırdık, bu da bize nasip oldu” değerlendirmesinde bulundu.

“GENÇLERİN TÜRKİYE’NİN ÇOK PARTİLİ SİYASİ HAYATA GEÇİŞ SÜRECİNİ ÇOK İYİ BİLMESİ GEREK”

Adadaki her bir tesise de tarihî anlamına uygun isimler verildiğini, Subay Gazinosu’nun isminin de Adnan Menderes Müzesi olarak devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konferans salonunun da Adnan Menderes ismini taşıyacağını, dönemin Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’un isminin Cam Meydan’a, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Sadık Altıncan’ın isminin de kütüphaneye verildiğini, Hasan Polatkan’ın isminin spor salonunda, Fatin Rüştü Zorlu’nun isminin de camide yaşatılacağını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bu sembolleriyle Demokrasi ve Özgürlükler Adası ülkemizin geçmişten bugüne verdiği istiklal ve istikbal mücadelesiyle gönüllerdeki hasbi sevginin inşallah nişanesi olacaktır” diye konuştu.

Milletin her bir ferdinin, özellikle de gençlerin Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçiş sürecini çok iyi bilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal hastalığının ve ölümünün ardından tek parti CHP yönetimi ülkenin üzerine adeta bir kâbus gibi çökmüştü. Kurtuluş Savaşı’mızdan sonra başlatılan kalkınma hamlesinin önü tek parti zihniyeti tarafından bilinçli bir şekilde kesilmiş, mesafe kat edilen çalışmalar birer birer akamete uğratılmıştır” dedi.

“TÜM DARBELERİN VE CUNTA HAREKETLERİNİN TEMEL KARAKTERİ MİLLETİMİZİN DEĞERLERİNE VE TARİHİNE DÜŞMANLIKTIR”

Adnan Menderes’in milleti memnun eden yatırım ve hamlelerinin birilerini rahatsız ettiğini, “yerli ve millî olan her şeye husumeti hayatlarının merkezine koyanların” daha sonra sık sık başvuracakları bir yönteme sarılarak darbe yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece darbe yapanları değil, daha ne bekliyorsunuz kışkırtmasıyla ordumuzun içine darbe virüsünü sokanları da bu millet asla af etmeyecektir. Ülkemizdeki tüm darbelerin ve cunta hareketlerinin temel karakteri milletimizin değerlerine ve tarihine düşmanlıktır. Emperyalistlerin uç beyliğini yapan darbeciler aynı zamanda ülkemizdeki bölücülük cereyanlarının değirmenine de su taşımışlardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Demokrat Parti’nin milletimizin güçlü desteğiyle iktidara gelmesi oyunlarını bozunca üstüne birde millî iradenin desteğini almaktan ümitleri kesilince bunlar için her yol darbeye çıkmaya başladı. Sokakları karıştırmaktan, terör örgütlerinden medet ummaya, emperyalistlerin senaryolarında figüranlıktan yalana ve iftiraya kadar her yolu mübah sayan kirli bir siyaset anlayışına sarıldılar. Sırf kendi çıkarları için Meclis’i itibarsız hâle getirmekten provokasyonlara, bunlara çanak tutmaktan, darbe çığırtkanlığı yapmaktan bile asla çekinmediler. Ülkenin ve milletin başına gelen her felaketi kendilerine iktidar alanı açacak bir fırsat olarak görerek, çoğu defada gizleyemedikleri bir sevinçle karşıladılar. Yapılan her hizmete, ülkeye kazandırılan her esere, her yatırıma, yükselen her inşaata, elde edilen her başarıya karşı çıktılar. Menderes’e hangi inançla saldırdılarsa, rahmetli Özal’a şimdi de Cumhur ittifakı’na aynı nefret duygularıyla yöneldiler. Hükûmetlerimiz döneminde bunun sayısız tezahürüyle karşılaştık.”

“DÜN EZANDAN, İSTİKLAL MARŞI’NDAN, BAYRAKTAN VE BİRLİĞİMİZDEN RAHATSIZDILAR, BUGÜN DE RAHATSIZLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları boyunca darbeci zihniyetin engellemesiyle karşılaştıklarını anlatarak, “Türk milleti 15 Temmuz darbe girişiminde sokaklarda hainlere karşı canı pahasına mücadele verirken tankları alkışlayan, televizyon başında sonucu bekleyenler işte yine bunlardı. AK Parti ve MHP olarak ülkemizin en büyük yönetim reformunu hayata geçirirken de karşımızda yine bunlar vardı. Dün ezandan, İstiklal Marşı’ndan, bayraktan, birliğimizden ve beraberliğimizden rahatsızdılar, bugün de rahatsızlar. Dün millî iradeye rağmen iktidar rüyası görüyorlardı, bugünde aynı rüya ile avunuyorlar. Dün darbeden, emperyalistlerin desteğinden, felaketlerden medet umuyorlardı, bugün de aynı beklentiye özellikle sarıldılar. Hamdolsun milletimiz adeta kılcal damarlarına kadar ezbere bildiği bu habis zihniyete 1950’den beri ülkeyi teslim etmemiştir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ülkemizde bugün demokrasimize gölge düşürmeye çalışanlara dikkat edin hepsi de 27 Mayıs hayranıdır. Hepsi de zahirde 12 Eylül’e karşı gibi gözükse de o darbeden en çok faydayı görendir. Hepsi de 28 Şubat meftunudur. Hepsi de 15 Temmuz’a ‘tiyatro’ diyerek milletimizin destansı mücadelesini küçümsemeye çalışır. Hepsi de ülkesini yurt dışında bulduğu her mahfilde şikâyet eder. Hepsi de geçmişten bugüne teröristlere karşı derin muhabbet besler. Hepsi de yerli ve millî olan her şeye düşmandır. Hepsi de millî iradeden umudunu kestiği için darbecilerden, yabancılardan, terör örgütlerinden medet umar. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de etkileyen Koronavirüs salgını dahi bu amaçla kullanmaya kalkacak kadar sefil bir zihniyetle karşı karşıyayız. Sadece bu tablo bile bize ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ diye ifade ettiğimiz millî çağrımıza ne kadar sık sıkıya sarılmamız gerektiğinin ispatıdır. Yurt içinde terör örgütlerinden ekonomimize kurulan tuzaklara, sınırlarımız dışında bekamız için gerçekleştirdiğimiz harekâtlara kadar tüm mücadelemizi bu anlayışla yürütüyoruz. Bize ne diyorlar? ‘Suriye’de ne işiniz var? İdlib’de ne işiniz var? Libya’da ne işiniz var?’ Buralarda ne işimiz olduğunu çok kısa zamanda çok çok iyi anlayacaksınız. Hamdolsun milletimizin desteği ve duası her zaman olduğu gibi bugün de en güçlü şekilde yanımızdadır.”

“DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI, TÜRKİYE’NİN GELECEKTEKİ HEDEFLERİNİN DE SEMBOLÜ OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın Türkiye’nin 60 yıllık demokrasi mücadelesi yanında gelecekteki hedeflerinin de sembolü olacağına inandığını vurgulayarak, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın meşhur Camp David gibi uluslararası toplantıların yapıldığı bir ada olacağına inandığını söyledi.

Adnan Menderes başta olmak üzere Türkiye’nin kalkınması, gelişmesinde istiklali ve istikbali için mücadele eden tüm kahramanlara Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı olarak kararlı bir şekilde emin adımlarla bu yolda devam ediyoruz. Rabbim hepimizi milletçe inşallah diyorum ki bütün olabilecek belalardan korusun, esirgesin ve zafere ulaştırsın. Genel Başkan Sayın Bahçeli’ye, ekibindeki tüm MHP’li kardeşlerime Türkiye tarihinin en zorlu mücadelelerinden birini yürüttüğümüz bu dönemde sergiledikleri dirayet ve verdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın düzenlenmesindeki katkılarından dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti Ankara Milletvekili Ali İhsan Arslan ve AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan’ı da gayretleri dolayısıyla tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, kabine üyeleri, kuvvet komutanları, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, eski TBMM Başkanları, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile birlikte Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış öncesinde de MHP Genel Başkanı Bahçeli ile adayı gezdi.

“Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” 0 89787

Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda vatandaşların bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Salgın sonrası siyasi ve ekonomik olarak yeniden yapılanacak dünyada, Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında vatandaşların mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, “Gönül, geçmiş bayramlarda olduğu gibi sevdiklerimizle bir arada olmayı isterdi. Fakat tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkileyen Koronavirüs salgını sebebiyle, bu bayramı her birimiz evimizde geçirmek durumundayız. Bu salgın sürecinde insanlık ailesi olarak zorlu bir imtihandan geçiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin devleti ve milletiyle bu sınavı çok iyi verdiğine vurgu yaptı.

“DİKKATLİ DAVRANIR, KURALLARA UYARSAK BU SÜREÇTEN ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKACAĞIMIZ MUHAKKAKTIR”

Ekonomiden sosyal hayata birçok alanın, salgınla mücadele kapsamında uygulanan tedbirlerden ciddi şekilde etkilendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart ve Nisan ayları sıkıntılı geçerken, Mayıs ayında yavaş yavaş, diğer ülkelerle birlikte normalleşme adımlarının atılmaya başlandığını kaydetti.

“Hep birlikte dikkatli davranır, kurallara uyar, maske-mesafe-temizlik hassasiyetine riayet edersek, Allah’ın izniyle, bu süreçten de alnımızın akıyla çıkacağımız muhakkaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde ülkelerin çoğunun içe kapanıp ellerindeki sınırlı imkânlara sıkı sıkıya sarıldıklarını, Türkiye’nin ise kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, pek çok dost ve kardeş halka da yardımda bulunduğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel dayanışmanın bolca sözünün edilip fiiliyata dönüştürülmediği bir dünyada, millet olarak insanlığımızı gösterdik. Salgın sürecinde özverili bir şekilde görev yapan, sağlık çalışanları başta olmak üzere tüm kamu ve özel sektör personeline, milletim adına şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“MİLLETİMİZE, BU SIKINTILI GÜNLERDE DE EN GÜZEL ŞEKİLDE HİZMET ETMENİN ÇABASI İÇİNDE OLDUK”

Alınan tedbirler sebebiyle hiçbir vatandaşın mağduriyet yaşamaması, zorluğa, yokluğa, yoksulluğa düşmemesi için devletin tüm kaynaklarını harekete geçirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sosyal Koruma Kalkanı programlarıyla, hem ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, hem de istihdamdaki kayıptan dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımıza destek sağladık. Bu kapsamda, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla, yaklaşık 10 milyon vatandaşımıza 12 milyar lirayı bulan karşılıksız kaynak aktardık. Vergi, prim, taksit ertelemeleri ve finans kolaylıkları gibi desteklerle, salgın sürecinde devletimizin tüm imkânlarını milletimizin emrine sunduk. Milletimize, her zaman olduğu gibi, bu sıkıntılı günlerde de en güzel şekilde hizmet etmenin, hizmet götürmenin çabası içinde olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah salgın sonrası siyasi ve ekonomik olarak yeniden yapılanacak dünyada, Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” diyerek, vatandaşların bu bayramda yanlarında olamadıkları sevdiklerine iletişim araçlarıyla da olsa ulaşarak, mutluluklarını paylaşacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden hepimizi bir sonraki Ramazan ayına sağlıkla, esenlikle, huzurla kavuşturmasını diliyorum. Bir kez daha Ramazan Bayramı’nızı tebrik ediyorum” diyerek mesajını tamamladı.