İyi ki varsın Nedim DELİBAŞ 0 14378

5000 yıllık tarihi dokusunda , farklı uygarlıkların, dinlerin, kültürlerin bir araya gelerek, birbiri içinde sentezlendiği gizemli bir tarihe sahip, İstiklal Savaşı ve bu savaşta “Antep Savunması” adıyla geçen mücadelede kahramanlık destanlarının yazılıp GAZİ unvanını kazanan , El sanatları, yemekleri, baklavası ve fıstığı ile uluslararası boyutta tanınan, Zeugma Mozaik Müzesi, restorasyonları yapılan tarihi evleri ve sokakları tarım, hayvancılık, ticaret, el sanatları ve enerji kaynakları ile Ülkemizin ekonomi kaynağı Sanayi şehrimiz GAZİANTEP

İyi ki varsın yazı dizimde, dev organizasyonların mimarı ,dünya çapında gerçekleştirdiği projelerle tanınan,işadamı Nedim DELİBAŞ’ a yer verdim.

Yukarıda bahsettiğim , Medeniyetler,kahramanlık şehri Gaziantep’ de 01.09.1970 yılında dünyaya geldi. . Babasının yurt dışında çalışmış olması nedeni ile, 7 kardeşin aynı ortamda büyümesi gibi zor bir sürecin içerisinden yoğrulup geldiği için ,eğitim ve öğrenim yıllarını Mersin’de Zübeyde Hanım İlköğretim ve Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Yaklaşık 17.5 yıl Mersin’de Ordu evleri Müdürlüğü’nde devlet memuru olarak görev yaptığı görevinden istifa ederek ayrıldı. 2 çocuk Babası olan Nedim Delibaş ; 2009 yılında görevi gereği, organizasyon ve medya danışmanlık alanlarında uzmanlaşmasının sonrasında ,memuriyet yıllarında gerçekleştirdiği 70’ e yakın projesinin sonrasında, bu kapsamlı projeleri devam ettirmek adına , bu işi ticari amaçlı yürütmeye karar vererek , 1999 yılından bu yana tam 170 başarılı organizasyona imza attı.

29 Haziran 2011’de M.Ali Aydınlar’ın tek rakibi olarak Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığına aday oldu. Projeleri ile büyük ilgi gördü. Spor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Futbol Akademesi İcra Kurulu Başkanlığı, Spornews Genel Müdürlüğü ve Elit Ajans Genel Müdürü olarak önemli organizasyonlara imza koydu.

2013 yılında İstanbul’a gitmeye karar aldığında, bu kararın ne kadar doğru bir karar olduğunu, sonraki iş yaşamında daha da iyi anladı. Onun Türkiye’nin en büyük organizasyonlarını yapma onurunu yaşıyor olması ; 5 “Sporda Vefa ve Dostluk Gecesi “ 12 “ Geleneksel Türkiye Spor Adamları Ödülleri “ , Üniversitelere konferans, panel, yıl sonu etkinlikleri, festival, açılış tanıtım ve medya danışmanlık işlerini yapması ile daha da iyi anlaşılmaktadır. En son 1. Türkiye Altın Palmiye Ödülleri törenini Türkiye’ye ve Mersin’e yeni bir büyük organizasyonu kazandırdı. Sportif Organizasyonlar başta olmak üzere proje ,medya danışmanlık ve konferans, konser, defile, festival organizasyonları ile Türkiye’de aranan isimlerin başında gelmektedir.

Nedim DELİBAŞ ;
Sahip olduğu değerlere ulaşabilmek adına ,başarılı ve zor bir süreçten geçtiğini, sürekli araştırmacı kimliği ile , yenilikçi akımları takip ettiğini biliyoruz. Medya alanında , tüm başarılı projelerinin hepsinde, sektörün enleri ile o her daim iç içe olmasının yanı sıra o havayı birlikte teneffüs etmesinin semeresini Altın Kelebek, Altın Portakal, Altın Koza Ödülleri projeleri ile yarışan Altın Palmiye Ödülleri ile vizyonunu daha da olgunlaştırdığını görmekteyiz. Bu projelerin yanı sıra 2003 yılından bu yana Türkiye Spor Ödülleri, 2014 Yılından bu yana Altın Palmiye Ödülleri ve son 4 yıldır Türkiye Altın Marka Ödülleri törenlerini yapıyor. Golden Palm Awards ( Altın Palmiye Ödülleri) ile her yıl dünya çapında sanatçılar ülkemize gelerek bir kültür elçisi görevi yapıyor. Ayrıca Avrupa Ekonomi Zirvesi, İstanbul Şehir Ödülleri ve Türkiye Televizyon Ödülleri gibi projelerde de Nedim DELİBAŞ’ ı görmek mümkün

Nedim DELİBAŞ ;
Milli Takımımızın 2002 yılında , Güney Kore’de dünya üçüncüsü olduğu zaman ,Ülkemiz adına büyük bir sevinç ve gurur yaşanmıştı. Nedim DELİBAŞ , dönemin , Futbol Federasyonu Başkanı Sayın ;Haluk Ulusoy ile görüşme imkanı bularak ,kendisinin “Türkiye Spor Adamları Ödülleri” projesini anlattı. Muhsin Bayar ve Alaaddin Bulut Başkanların önderliğinde Milli Takımlar teknik Direktörü Şenol Güneş başta olmak üzere ,Başkanlar ,Yöneticilerin de içerisinde yer aldığı ve ilklere imza attığı, bu tören sonrası çıtasını yükseltti. Nedim DELİBAŞ bu organizasyon sonrasında , 2011 yılında düzenlediği organizasyon ile Hugo Sanhcez, Jens Nowotny ve Galatasaray’lı Capone ınde yer aldığı birliktelik yaşadı. Sıradaki yıllarda dünyaca ünlü yıldızlar Cristian Karembeu, Hristo Stoickov , Juande Ramos, Roberto Carlos gibi devler organizasyonlarına katıldı

Star Tv Genel Yayın yönetmeni Sayın Nazlı ÇELİK’ in o dönemde yılın en iyi Kadın Habercisi seçilmesi ile gerçekleştirdiği ödül töreninde yaşadıkları gerçekten manidar olup ,kadının Türkiye ‘deki yerinin anlatımında Sayın Nazlı Çelik’ in gözyaşları arasında Ödülünü almasıydı.
Nedim Delibaş ;Türkiye de Global Markalar ile Yerel Markaların buluşturulduğu organizasyonlar yanında ,Sportif organizasyonlar, konser, festival, konferans, defile gibi bir çok alanlarda başarıdan başarıya giden projelerin de mimarıdır.


• Türkiye Altın Marka Ödülleri
• Golden Palm Awards ( Altın Palmiye Ödülleri )
• Türkiye Spor Ödülleri

NDM –AJANS bünyesinde sürdürülen faaliyetler olup ,bir okul ,bir ekol ve Ajans olmanın gururunu yaşayan vizyonlarının da birer eseridir. Bundan sonrada bir çok kapsamlı projelere de önderlik yapacaktır.

Avrupa başta olmak üzere –Asya –Afrika –Amerika ‘nın da olduğu Dünyanın her yerinde Ödüllerimizin içerisinde yer alacağı etkinlikler ile dünya markaları ile Türkiye’deki markaların buluşması anlamında ,dünya devlerinin de içerisinde yer alacağı projelerin hazırlığı içerisinde olduğunu biliyoruz. Çünkü Nedim DELİBAŞ BAŞARIYI, BAŞARI da onu seviyor.

Enerji petrolmedya ailesi olarak ;
Ülkesi adına yapmış olduğu sayısız projeleri hayatın tam içerisinde yaşatan çıktığı yolda tüm Dünya ya ,Ülkemizin marka değerlerini tanıtarak ,vizyon el düşüncelerini ortaya koyup ,iş insanlarını ve STK başkanlarını bir araya getirerek misyon üstlenip sayısız sosyal sorumluluk projelerine destek veren Ödül törenleri ‘nin mimarı olmasının ötesinde iş tecrübesi, başarılarına gıpta ve hayranlıkla baktığımız bir iş insanı olması, hep yapıcı, pozitif yaklaşımı ile her daim etrafına yaymaya çalıştığı bilgi ve deneyimleri sebebiyle, sözlerimizin sonunda ;

İyi ki varsın Nedim DELİBAŞ diyorum .

Saygılarımla
Levent KANDEMİR

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88011

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88015

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.