Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mümkün olan en kısa sürede yükseköğretimde de yüz yüze eğitimi başlatmayı hedefliyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mümkün olan en kısa sürede yükseköğretimde de yüz yüze eğitimi başlatmayı hedefliyoruz” için yorumlar kapalı 88170

2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Koronavirüs salgını sebebiyle bir hayli zor şartlarda yürütülüyor olsa da akademik eğitim ve öğretimin kesintisiz devam etmesi çok önemlidir. Uzaktan eğitim tecrübesi elbette değerlidir ama örgün eğitimin yerini tutmayacağı açıktır. İnşallah mümkün olan en kısa sürede, diğer eğitim-öğretim kademelerinde olduğu gibi yükseköğretimde de yüz yüze eğitim-öğretimi başlatmayı hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katıldı.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin 2020-2021 Akademik Yılının hayırlara vesile olmasını dileyerek, koronavirüs salgını sebebiyle zor şartlarda yürütülüyor olsa da akademik eğitim ve öğretimin kesintisiz devam etmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

Uzaktan eğitimin örgün eğitimin yerini tutamayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, mümkün olan en kısa sürede yükseköğretimde de yüz yüze eğitim-öğretimi başlatmayı hedeflediklerini açıkladı.

“TÜRKİYE’NİN 81 İLİNİN TAMAMINDA ÜNİVERSİTE KURULMASINI SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yükseköğretim Kurumunun 2020 üstün başarı ödüllerini alan akademisyenler Melikşah Arslan, Ece Ekşin ve Ayşe Nur Oktay ile Atatürk, Ankara ve İstanbul Teknik üniversitelerini tebrik etti.

Türkiye’nin uzun yıllar yükseköğretimde sıkıntılar yaşadığını, gençlerin ve ailelerinin sadece belli şehirlerde bulunan üniversitelere ulaşabilmek için büyük fedakârlıklara katlandıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümete geldiklerinde her şehre üniversite kurma sözü verdiklerini ve bu adımı attıklarında da birilerinin nasıl telaşlandığını, tepki gösterdiğini hatırlattı.

“Milletimizin desteği ve Meclisimizin gayretiyle, sözümüzü tuttuk ve Türkiye’nin 81 ilinin tamamında üniversite kurulmasını sağladık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’de faaliyet gösteren 207 kamu ve vakıf üniversitesinde, 176 bin akademik personelin 8 milyon 267 bin öğrenciye eğitim-öğretim verdiğini açıkladı.

“ÜNİVERSİTELERİMİZİN AKADEMİK CAZİBESİNİ ARTIRACAK ÇALIŞMALARI HIZLANDIRIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite kontenjanlarını artırdıklarını, harçları kaldırdıklarını ve ücretsiz eğitim hayalini gerçeğe dönüştürdüklerini, yurtların kapasitesini artırarak, isteyen herkese burs ve kredi vermeye başladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2006 yılından sonra kurulmuş üniversiteler arasında, dünyada ilk 800’ün arasına girmeyi başaranlar olduğunu açıklayarak, “Demek ki, doğru stratejilerle doğru adımlar atıldığında, bırakınız Türkiye’yi, dünya çapında neticeler elde edilebiliyor. Dünyanın pek çok yerinde yabancı öğrenci sayısı azalırken, ülkemizde bu rakamın 200 bini aşmış olması, Türkiye’ye duyulan güvenin ifadesidir. Bu güveni boşa çıkarmamak için üniversitelerimizin akademik cazibesini artıracak çalışmaları hızlandırıyoruz” diye konuştu.

Anadolu’nun dört bir yanında, birer gurur abidesi olarak yükselen üniversitelerin gelişimine daha çok önem verdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede Yükseköğretim Kurumu tarafından hazırlanan “YÖK Anadolu Projesi” müjdesini verdi.

YÖK ANADOLU PROJESİ

Projeyle Anadolu’daki yeni gelişen üniversiteleri nispeten daha gelişmiş üniversitelerle eşleştirerek, eksiklerin hızla giderilmesinin hedeflendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece, gelişmiş üniversitelerimizin altyapısı, yetişmiş akademik kadrosu ve birikimi, Anadolu’daki henüz yolun başında olan üniversitelerimizin istifadesine açılmış olacaktır. Aynı şekilde, eşleşme yapılan üniversitenin öğrencileri diğer üniversitenin programlarına iştirak edebilecektir. İnşallah bu programı, bu akademik yılın ikinci döneminden itibaren hayata geçiriyoruz” açıklamasında bulundu.

Bugünkü Türkiye’nin, 20 yıl öncesinin, 50 yıl öncesinin Türkiye’si olmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Artık siyasetten ekonomiye, altyapıdan güvenliğe kadar her alanda küresel bir güç haline gelen veya gelme yolunda emin adımlarla ilerleyen bir Türkiye gerçeği vardır. Bu Türkiye’nin en büyük ihtiyacı da her alanda yetişmiş insan gücüdür. Özellikle kalkınmamızda kritik öneme sahip teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması kabiliyetine sahip insan kaynağında ciddi açığımız bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocukların, gençlerin becerilerini, zekâlarını, heyecanlarını, heveslerini doğru mecralara yönlendirmeleri gerektiğini, bunun için de üniversitelerden liselere, ortaokullara, ilkokullara, hatta anasınıflarına kadar inen sağlam, etkin, işler bir sistem kurmanın şart olduğunun altını çizdi.

“MANEVİ DEĞERLERDEN YOKSUN BİR NESİL MİLLETÇE EN BÜYÜK FELAKETİMİZ OLUR”

“Geleceğimizi güvenle emanet edeceğimiz nesiller yetiştirmek için toplum olarak hep birlikte seferberlik anlayışıyla çalışmamız gerekiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm dikkatimizi, vaktimizi çocuklarımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için verirken, onların gönül dünyalarını zenginleştirmeyi de ihmal etmemeliyiz. Sadece maddi bilgilerle donanmış, manevi değerlerden yoksun bir nesil, milletçe en büyük felaketimiz olur” uyarısında bulundu.

Dünyada, maddi zenginlikte çok ileriye gittiği halde, manevi çöküş sebebiyle geleceğinden ümidini kesmek üzere olan toplumlar bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu topraklarda doğup büyüyen her evladımız, medeniyetini, tarihini, kültürünü, bizi biz yapan değerleri en iyi şeklide bilmeli ve hayatına uygulamalıdır” diye konuştu.

“İNSAN-I KÂMİL YETİŞTİRMENİN PEŞİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu toprakları ve üzerinde kurduğumuz medeniyeti, tıpkı Malazgirt’te, Niğbolu’da, Mercidabık’ta, Çanakkale’de, İstiklal Harbinde, 15 Temmuz’da olduğu gibi, gerektiğinde canı pahasına savunacak şuurda nesillere sahip olmadıkça geleceğimize güvenle bakamayız. Hedeflerimize ancak, bilimin ve teknolojinin tüm dallarında en ileri seviyeye ulaşmak için çalışan ama aynı zamanda inancının, tarihinin ve kültürünün temel bilgilerine vakıf nesillerle ulaşabiliriz. İnsan, maddi birikimi ve manevi zenginliğiyle bir bütündür. Ruhsuz bir beden ceset, manevi zenginlikten yoksun bir zihin de robot hükmündedir. Biz robot değil insan, daha doğrusu insan-ı kâmil yetiştirmenin peşindeyiz. Bunun yolu da bizatihi kendi varlığından başlayarak her şeyi sorgulayan, araştıran, tefekkür ve tezekkür ederek en doğruyu bulmaya çalışan nesiller yetiştirmekten geçiyor. Açık konuşmak gerekirse, hem aile eğitimi, hem mektep eğitimi bağlamında, bu konuda ciddi eksikliklerimiz olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki dönemde öncelikle ele almamız ve süratle çözüm yolları geliştirip uygulamamız gereken konuların başında bu husus geliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçişin, Cumhuriyetin kuruluşunun ardından doğrudan milletin iradesiyle gerçekleştiren en büyük yönetim reformu olduğuna vurgu yaparak, “Demokrasimiz ve kalkınmamız bakımından ağır maliyetleri olan uzun darbe ve vesayet dönemlerinin ardından böyle bir değişimi tamamlamış olmamız çok büyük başarıdır. Ülkemizdeki her kişi ve kurumun bu kıymetli kazanıma sahip çıkması gerekiyor” dedi.

“MİLLETTEN ALAMADIĞI GÜCÜ BAŞKA YERLERDEN DEVŞİRMEYE ÇALIŞANLARIN HEVESLERİNİ KURSAKLARINDA BIRAKACAĞIZ”

Türkiye’yi yeniden siyasi ve kurumsal iç mücadeleler bataklığına sürüklemek isteyenlere, bekledikleri fırsatı vermeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm uğraşlarına rağmen ülkemizi rayından çıkartamamış olmanın hırsıyla yeni arayışlara girenlere göz kırpmak için çırpınanlar olduğunu görüyoruz. Bugüne kadar hep yaptığımız gibi, milletten alamadığı gücü başka yerlerden devşirmeye çalışanların heveslerini kursaklarında bırakacağız. Hamdolsun ülkemizde, şeksiz şüphesiz bir şekilde milletin iradesini temsil eden bir Meclise sahibiz” sözlerine yer verdi.

Milletin desteğiyle işbaşına gelmiş bir Cumhurbaşkanı ve onun kurduğu hükûmetin, hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde Türkiye’yi yönettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçler ayrılığı erkinin üçüncü ayağı olan yargı, ilk derece mahkemelerinden en yüksek organlarına kadar tüm unsurlarıyla adaletin tesisine hizmet ediyor. Geçmişte adı darbelerle ve cuntalarla anılan ordumuz, sınırlarımız boyunca ve sınırlarımız ötesinde destanlar yazıyor” açıklamasında bulundu.

“TARİH BOYUNCA ECDADIMIZIN BİZE YIKTIĞI MESULİYET VAR”

Kurumların her birinin kendi alanında Cumhuriyet tarihinde yapılanların tamamını beşe, ona katlayan icraatlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nerede bir zulüm varsa Türkiye orada. Bize bazıları akıl da veriyor. Ne diyorlar bize? Bu kadar yayılmayın diyorlar. Zulüm var, bir tarafta Libya’da zulüm var, sessiz kalamayız. Suriye’de 910 kilometre sınırımız boyu zulüm var. Ne yapalım? Sessiz mi bakalım. Öbür tarafta Somali’de zulüm var. Seyir mi edelim? Azerbaycan’da bakıyorsunuz Ermenilerin zulmü var. Onlar bizim kardeşlerimiz, seyir mi edelim? Biz duramayız. Tarih boyunca ecdadımızın bize yıktığı mesuliyet var. Onun için biz durmaz, oralarda da görevimizi yerine getirmenin gayreti içerisinde oluruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, işte bu güzel tablodan aldığı güçle, bölgesel ve küresel düzeyde hak ettiği yere gelmenin gayreti içindedir. Bu iklimde, devletin çalışma ahengini, milletin huzurunu bozacak hiçbir beyanı, tutumu, davranışı iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değildir” ifadesini kullandı.

“SEÇİM 2023’ÜN HAZİRANINDA YAPILACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçim tartışmalarına da değinerek, “Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde belirlenen zamanı dışında bir seçime gidilir? Bunlar kabile devletlerinin yaptığı iştir. Bakarsınız 3 ayda bir, 6 ayda bir, senede bir seçime giderler. Gelişmiş bir ülkede, gelişmekte olan bir ülkede siz böyle bir şeyi göremezsiniz. Amerika’da böyle bir şeyi görür müsünüz, Batı’da böyle bir şeyi görür müsünüz? Hayır. Türkiye artık eski Türkiye değil. Yeni Türkiye’de belirlenen zaman neyse, ilan edilen zaman neyse… Şimdi de seçim 2023’ün Haziranı’dır ve 2023’ün haziranında yapılacaktır. Onu öne almak söz konusu değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, devletin tüm gücünü, enerjisini, vaktini hedeflerine ulaşmak için kullanması gerektiğine vurgu yaparak, sözlerini şöyle tamamladı: “Dönem, ne bireysel, ne kurumsal taassup dönemi değildir. Hele hele siyaset dışı aktörlerin siyaseti yönlendirme gayretine girişmeleri gibi, eski devir alışkanlıklarına, milletimizin hiç tahammülü yoktur. Son günlerde bu çerçevede ortaya çıkan tatsız tartışmaları üzüntüyle takip ediyorum. Ülkemizin sorunlarının çözümüne, milletimizin beklentilerinin karşılanmasına hiçbir katkısı olmayan bu tür çıkışların ve polemiklerin takdirini milletimize bırakıyorum. Biz önümüze bakmaya, taahhütlerimizi yerine getirmeye, hedeflerimize ulaşmak için adım adım ilerlemeye, mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz”

“TEMENNİ EDERİM Kİ YENİ MÜJDELER AÇIKLARIZ”

2023 yılında büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda önemli bir aşamayı daha geride bırakacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir taraftan sismik araştırmalar yapıyoruz, bir taraftan sondaj çalışmaları yapıyoruz. İnşallah Cumartesi günü bu sondaj gemimizle birlikte yapılan çalışmaları bizzat gemide ilgili arkadaşlarla beraber bende takip edeceğim. Temenni ederim ki yeni müjdeler orada tespit eder ve açıklarız. Türkiye demokraside ve ekonomide ilerledikçe, bu tür meseleler giderek küçülecek ve en nihayetinde tümüyle gündemimizden çıkacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, “YÖK Üstün Başarı Ödülleri”ni kazanan doktora öğrencisi ve danışman hocalarına ödüllerini takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca kurumsal ödülleri almayan hak kazanan üniversitelerin rektörlerine de ödüllerini verdi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.