Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısında konuştu 0 88796

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada Ukrayna’yı bölgede istikrar, güvenlik, barış ve refahın temini için kilit bir ülke olarak gördükleri belirterek, “Bu çerçevede Ukrayna’nın egemenliğini, Kırım dâhil toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini hep destekledik, destekleyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

“UKRAYNA İLE İŞ BİRLİĞİMİZ GENİŞ BİR YELPAZEDE KARŞILIKLI YARAR TEMELİNDE DERİNLEŞİYOR”

Türkiye’nin Karadeniz’den komşusu Ukrayna’nın Devlet Başkanı Zelenskiy’i Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine takdim edilen Ukrayna Devlet Nişanı dolayısıyla da teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gerçekleşen görüşmelerde ikili ilişkileri etraflıca ele aldıklarını ve alınan kararların da imza altına alındığını belirtti.

Koronavirüs salgını başlamadan hemen önce Şubat ayında Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyin 8’nci toplantısı vesilesiyle Kiev’i ziyaret ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yeniden bir araya gelinmesinin ilişkileri güçlendirme yönündeki güçlü iradenin bir tezahürü olduğunu söyledi.

“Az önce imzalanan metinler de bu irademizin pek çok başlıkta somut projelerle vücut bulmasını sağlayacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İş birliğimiz savunma sanayinden eğitim iş birliğine, turizmden sağlık sektörüne geniş bir yelpazede karşılıklı yarar temelinde derinleşiyor. Görüşmelerimizde yatırımların artırılmasıyla ekonomik ve ticari iş birliğimizi yeni seviyelere taşıma yönündeki karşılıklı irademizi de teyit ettik. Malum Kiev’i ziyaretimizde de ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmak gibi bir hedef belirlemiştik. Bu doğrultuda serbest ticaret anlaşması müzakerelerini süratle neticelendirmek hususunda Sayın Zelenskiy’i ile hemfikiriz. Turizm alanında küresel salgına rağmen bu yıl 500 binden fazla Ukraynalı misafiri ağırlamış olmamız, haklarımız arasındaki yakınlığı ve Ukraynalı misafirlerimizin güvenli turizm girişimimiz kapsamında aldığımız önlemlere olan itimadını açıkça gösteriyor.”

“TÜRKİYE KIRIM’IN YASA DIŞI İLHAKINI TANIMAMIŞTIR VE TANIMAYACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadelede Türkiye’nin Ukrayna halkının yanında yer aldığını vurgulayarak ihtiyaç olduğu takdirde daha fazla desteğe de hazır olduklarının altını çizdi.

Görüşmelerde güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirme ve suçluların karşılıklı iadeleri yönünde atılabilecek ilave adımların da ele alındığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleriyle ortak mücadele ve eşgüdümü güçlendirme hususlarında mutabık kaldıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna’yı bölgede istikrar, güvenlik, barış ve refahın temini için kilit bir ülke olarak gördükleri belirterek, “Bu çerçevede Ukrayna’nın egemenliğini, Kırım dâhil toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini hep destekledik, destekleyeceğiz. Türkiye Kırım’ın yasa dışı ilhakını tanımamıştır ve tanımayacaktır. Türkiye ile Ukrayna arasındaki tarihî ve insani bağların önemli bir unsuru olan Kırım Tatarı kardeşlerimize Ukrayna makamları ile birlikte desteğimiz devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“BÖLGEMİZİN BARIŞ VE İSTİKRARI ADINA ELİMİZDEN GELEN DESTEĞİ GÖSTERMEYE HAZIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin soydaşları için Ukrayna’daki konut inşası projesi ve Kiev’deki cami inşa projesiyle ilgili çalışmalarının sürdüğünü aktararak bu çalışmalarla ilgili son durumu da değerlendirdiklerini dile getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin de Ukrayna’nın doğusundaki güncel durum hakkında bilgi verdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada 27 Temmuz’dan bu yana sürdürülen ateşkesin devamını temenni ediyoruz. Bölgemizin barış ve istikrarı adına biz de elimizden gelen desteği göstermeye hazırız. Bu süreçte başkanlığı iki dönemdir büyükelçilerimizce yürütülen AGİT Özel Gözlem Misyonuna desteğimiz aynı şekilde devam edecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını dileyerek Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ziyareti için teşekkür etti.

UKRAYNA DEVLET BAŞKANI ZELENSKİY: “TÜRKİYE İLE STRATEJİK ORTAKLIĞI DERİNLEŞTİRMEYE HAZIRIZ”

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy de Türkiye ile diyaloglarının dinamik bir şekilde geliştiğini belirterek, “Hiçbir virüs ülkelerimiz arasındaki ortaklığa ve dostluğa engel olamaz” dedi.

Türkiye ile stratejik ortaklığı derinleştirmeye ve karşılıklı çıkarların olduğu her alanda iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarının altını çizen Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in 9’uncu toplantısını gelecek yılın başında düzenleme konusunda anlaştıklarını bildirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin kendileri için son derece önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya tarafından yasa dışı olarak gözaltında tutulan Ukraynalı ve Kırım Tatarlı tutsakların serbest bırakılması için aktif kişisel çaba göstermeye devam edeceğini teyit etti. İşgal altındaki Kırım’da insan haklarının korunmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 75. oturumu çerçevesinde yakın iş birliği içinde çalışacağız. Türkiye’yi, Kırımlıların haklarını korumak ve yarımadayı işgalden kurtarmak için uluslararası ortakları birleştirme aracı olan Kırım Platformu Projesine katılmaya davet ettim. Bu projeyi desteklemeye ve orada aktif bir şekilde rol almaya hazır olduğunuz için minnettarım.”

Türkiye ve Ukrayna arasındaki ikili ticaretin, koronavirüs salgınına rağmen olumlu dinamiklerini sürdürebileceğini aktaran Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Türk şirketlerinin ülkesindeki büyük ölçekli altyapı projelerine katılımının da önemli olduğunu ve Ukrayna’da iş yapan Türk şirketlerinin sayısını artırmak istediklerini söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, “İstanbul sadece Türk ve Ukrayna halkları için değil, tüm dünya için özel tarihî ve manevi önemi olan bir yerdir. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmenin son derece samimi ve sıcak ortamının yanı sıra, bu şehrin özel enerjisini de hissediyoruz. Eminim ki tüm bunlar Ukrayna ile Türkiye arasındaki ilişkileri sürekli gelişmeye teşvik ediyor ve ileriye dönük enerjiyle besliyor” ifadelerini kullandı.

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy tarafından “Ukrayna Devlet Nişanı” takdim edildi.

Takdimin ardından heyetler arası görüşmenin ortak bildirileri imzalandı. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Ukrayna Savunma Bakanı Andrii Taran arasında savunma sanayii projeleri kapsamında iyi niyet beyanı, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Ukrayna Savunma Bakanı Andrii Taran arasında Askerî Çerçeve Anlaşması imza altına alındı.

Türkiye-Ukrayna Hükûmetler Arası Ticari ve Ekonomik İşbirliği Komisyonu 12. Dönem toplantısı protokolü de Millî Savunma Bakanı Akar ve Ukrayna Ekonomik Kalkınma, Ticaret ve Tarım Bakanı Ihor Petrashko arasında imzalandı.

Ortak basın toplantısının ardından; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Vahdettin Köşkü’nde Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve eşi Olena Zelenska ile akşam yemeğinde bir araya geldi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88011

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88015

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.