Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sakarya Sahası’nın Tuna-1 bölgesindeki toplam doğal gaz rezervi 405 milyar metreküpü buldu 0 88023

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisi’ndeki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, “320 milyar metreküplük doğal gaz bulunduğu müjdesini, 21 Ağustos’ta milletimize ilan etmiştik. Test, analiz ve detaylı mühendislik çalışmaları sonunda, keşfettiğimiz rezerve 85 milyar metreküp daha ilave edildi. Böylece, Sakarya sahasının Tuna-1 bölgesindeki toplam doğal gaz rezervi miktarı 405 milyar metreküpü buldu” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz’de arama faaliyetlerini yürüten Fatih Sondaj Gemisi’ni ziyaret ederek, incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma da yaptı.

Fatih Gemisi’nde Sondaj Yönetim Odası’ndan gemi personeline da seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya gaz sahasındaki sondaj faaliyetlerinin tamamlanması talimatını verdi. “Sakarya gaz sahasında 20 Temmuz’da başladığımız sondaj faaliyetlerimizi bugün nihayetlendirdik. Hamdolsun Allah’a” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimize yıllarca hasretle beklediği müjdeyi sizlerin gayretli ve başarılı çalışmaları sonucu vermiş bulunuyoruz. Şahsım ve milletim adına hepinize teşekkür ediyorum. Barbaros’ta, Oruç Reis’te, Yavuz’da ve Kanuni’de çalışan ekiplerimize de tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Bundan sonraki görevlerinizde muvaffakiyetler diliyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Fatih Gemisi’nde yerli ve millî imkânlarla üretilen uzaktan kumandalı ileri teknoloji denizaltı robotu Kâşif’i inceledi.

İncelemelerinin ardından yaptığı konuşmanın başında, hem Fatih Sondaj Gemisi’nin personelini tebrik etmek hem de keşfedilen rezervin yeni miktarını milletle paylaşmak üzere geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Temmuz’da, Sakarya sahasının şu anda bulunduğu yerdeki Tuna-1 kuyusunda sondaja başlayan Fatih’in kuyunun ilk iki katmanında 320 milyar metreküplük doğal gaz bulunduğu müjdesini paylaştıklarını hatırlatarak, sondaj faaliyetlerine devam eden geminin, 4 bin 445 metre derinliğe kadar ulaştığını belirtti.

“FATİH, ÖNÜMÜZDEKİ AYDAN İTİBAREN SONDAJ FAALİYETLERİNE TÜRKALİ-1 KUYUSUNDA DEVAM EDECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Test, analiz ve detaylı mühendislik çalışmaları sonunda, keşfettiğimiz rezerve 85 milyar metreküp daha ilave edildi. Böylece, Sakarya sahasının Tuna-1 bölgesindeki toplam doğal gaz rezervi miktarı 405 milyar metreküpü buldu. Bu kuyudaki çalışma, önceden planlandığı şekilde, 4 bin 775 metre derinliğe ulaşılmasıyla sona erdi.”

“Fatih Sondaj Gemimiz, Filyos Limanı’ndaki bakım, ikmal ve teknik hazırlık safhalarının ardından, inşallah önümüzdeki aydan itibaren sondaj faaliyetlerine yine Sakarya sahasındaki Türkali-1 kuyusunda devam edecek” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkali-1 kuyusundan da, çok kısa sürede sevindirici haberler almayı bekliyoruz. Tuna-1 kuyusunda keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğal gazı, burada kurulacak platform vasıtasıyla topraklarımıza ulaştıracak ve ülkemizin tamamına hizmet veren sisteme entegre edeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE, TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK HİDROKARBON KAYNAĞINA KAVUŞMUŞ OLACAK”

Hedeflerinin, 2023 yılında gazı milletin kullanımına sunmak olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Türkiye, tarihindeki en büyük hidrokarbon kaynağına kavuşmuş olacaktır. İnşallah, Karadeniz’deki ve Akdeniz’deki yeni sondajlardan alacağımız müjdelerle, bu kaynağı daha da genişleteceğiz” ifadesini kullandı.

Yavuz Sondaj Gemisi’nin, Barbaros Hayrettin ve Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi ile birlikte Akdeniz’de faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kanuni Sondaj Gemimiz, Karadeniz’deki sondaj faaliyeti için yola çıktı, yılsonuna kadar fiilen kuyu açmaya başlayacak. Hepsi de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına ait sondaj gemilerimiz, dünyadaki toplam derin deniz sondaj filosunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor” dedi.

Fatih Sondaj Gemisi’nin ekipman ve ekibin millîleştirilmesi yolunda önemli bir adım olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi yeni bir adım daha atarak uzaktan kumandalı ileri teknoloji ürünü denizaltı robotumuzu da yerli ve millî imkanlarla petrol sektörümüze kazandırdık. Kâşif adını verdiğimiz bu denizaltı robotu sayesinde yüzlerce metre derinlikteki ihtiyaç duyulan elektrik ihtiyacını ve video görüntülerini uzaktan kumandayla hiçbir riske girmeden elde edebileceğiz” müjdesini verdi.

“DOĞAL GAZDA DIŞARIYA ÖDEDİĞİMİZ RAKAM AZALDIKÇA BU HİZMETLERİ MİLLETİMİZE DAHA HESAPLI ŞEKİLDE SUNABİLECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin keşfettiği hidrokarbon kaynaklarının ekonomik değer olarak çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Karadeniz’de keşfettiğimiz rezerv ülkemizin bugüne kadarki en büyük hidrokarbon kaynağıdır. Devamının da geleceğine inandığım bu keşiflerle inşallah ülkemizin doğal gazda dışarıya bağlılığı önemli ölçüde azalacaktır” diye konuştu.

Keşfedilen kaynakların millete daha ucuz doğal gaz hizmeti verilebileceği anlamına da geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü Türkiye sahip olduğu bu güçlü altyapı sayesinde sondaj çalışmalarını dışarıdan kiralamaya göre gerçekten çok uygun bir maliyetle, en önemlisi de güvenle gerçekleştiriyor. Gazın kalitesinin yüksekliği, işletme maliyetlerinin de minimum seviyede olacağına işaret ediyor. Kalkınma ve büyüme çabamızın en büyük kalemini oluşturan petrol ve doğal gazda dışarıya ödediğimiz rakam azaldıkça bu hizmetleri milletimize daha hesaplı şekilde sunabileceğiz, böylece ülkemizde kalan kaynağı da yatırıma, üretime, istihdama yönlendirme imkânına kavuşacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan keşiflerin diğer bir önemli yanının da Türkiye’nin yürüttüğü tarihî istiklal ve istikbal mücadelesi sürecinde millete büyük bir moral olduğunu söyleyerek, “Yıllarca gıptayla baktığımız hidrokarbon zenginliklerine artık ülkemizin de sahip olabileceğini görmemiz, inşallah diğer alanlardaki mücadelelerimizin başarıya ulaşacağının da işaretidir” sözlerine yer verdi.

“ÜLKEMİZİN VE KIBRIS TÜRKLERİNİN HAKLARINI YOK SAYAN HİÇBİR OLDUBİTTİYE İZİN VERMEMEKTE KARARLIYIZ”

Dünyada son bir asırda yaşanan çatışmaların çoğunun hidrokarbon kaynaklarına sahip olabilmek için çıkmış veya çıkartılmış olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye bu çatışmaların tamamen dışında kalarak kendi emeği ve gayretiyle bugün bulunduğu yere geldiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarını paylaşım mücadelesinden Türkiye’yi dışlama çabalarına rıza göstermeyerek yeni bir dönemin kapısını açtık. Ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarını yok sayan hiçbir plana, hiçbir girişime, hiçbir oldubittiye izin vermemekte kararlıyız” vurgusunda bulundu.

“Bizim kimsenin hakkında, hukukunda, özellikle de toprağında gözümüz yoktur, biz sadece kendi haklarımızın müdafaası içindeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu mücadeleyi başarıya ulaştırmak için diplomasinin tüm yollarıyla birlikte gücümüzün tamamını kullanmakta kararlıyız. Doğu Akdeniz’de barışı, huzuru, istikrarı egemen kılmanın yolu, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarına saygılı olmaktan, tanımaktan, teslim etmekten geçiyor, bunun dışındaki hiçbir zorbalığa ve komedi düzeyine varan oyunlara eyvallah etmeyeceğiz. Avrupa Birliği’nin bu konuda Yunanistan ve Rum Kesimi’nin adeta esiri hâline gelmiş olması en çok kendisine zarar veriyor. Ülkemize bugüne kadar savunduğu tüm değerleri hiçe sayma pahasına uyguladığı çiftçe standart sebebiyle Avrupa Birliği’nin güvenilirliği zaten azalmıştı, şayet hâlihazırdaki tartışmalarda Doğu Akdeniz’de adil bir tutum takınmaz ise bu durum artık Avrupa Birliği’nin sonunun geldiğinin resmen ilanı olacaktır. Irkçılık ve İslam düşmanlığı bataklığında çırpınan, İngiltere’nin ayrılmasıyla güç kaybeden Avrupa Birliği, doğal kaynakların adil bölüşümü konusunda devre dışı kalmasının yükünü taşıyamaz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeye rağmen Avrupa ile kadim tarihi geçmişe sahip siyasi, ekonomik, kültürel ilişkileri geliştirerek sürdürmekten yana olduklarını ifade ederek, “Burada cevap bekleyen tek soru, Avrupa Birliği’nin bunu isteyip, istemediğidir. Salgının da etkisiyle küresel ve bölgesel düzeyde bir yeniden yapılanma sürecinden geçildiği şu kritik dönemde bunun cevabını Avrupa Birliği’nden başka verebilecek merci yoktur” dedi.

“EKONOMİMİZİ ÜRETİM, İHRACAT, İSTİHDAM ODAKLI OLARAK BÜYÜTMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Karadeniz ve Akdeniz’de hidrokarbon kaynakları aramayı sürdüreceklerinin altını çizerek, konuşmasını şöyle tamamladı: “Suriye’de, Libya’da, Azerbaycan’da hakkın ve haklının yanında durmayı sürdüreceğiz. Sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütleriyle mücadelemizi kesintisiz şekilde yürütmeyi sürdüreceğiz. Ekonomimizi üretim, ihracat, istihdam odaklı olarak büyütmeyi sürdüreceğiz. Dünyanın neresinde olursa olsun gözünü ve kalbini ülkemize yöneltmiş tüm mazlumlara ve mağdurlara el uzatmayı sürdüreceğiz. Milletimize her alanda hak ettiği hizmetleri getirmeyi, dev projeleri hayata geçirmeyi, yenilerini devreye almayı sürdüreceğiz, bu uğurda gerekirse canımızı ortaya koymak dâhil hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağız. Türkiye’yi girdiği bu yoldan döndürmeye artık ne darbeler, ne ekonomik tuzaklar, ne siyasi ayak oyunları, ne de içi boş tehditler kâfi gelir. Son yıllardaki girdiğimiz mücadelelerde elde ettiğimiz başarıların gerisinde milletimizin sergilediği sağlam birlik ve beraberlik ile devletimizin tüm kurumlarıyla ahenk içinde çalışması vardır. İnşallah bu güzel tabloyu bozmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. 2023 hedeflerimize ulaşana, bizden sonraki nesillere 2053 vizyonunu hayata geçirebilecekleri büyük ve güçlü bir Türkiye bırakana kadar durmayacağız, duraksamayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sondaj Gemisi’nin tüm personelini tebrik ederek, Tuna-1 Kuyusundan çıkartılacak 405 milyar metreküp doğal gazın Türkiye’ye ve millete hayırlı, bereketli olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kaptan köşküne geçerek, kaptanlar Selçuk Koyuncu, Mustafa Özdal ve Barış Ersoy ile de görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Fatih Gemisi’nin keşfi dolayısıyla, Osmanlı’da zafer kazanan donanma gemilerine asılan sancak hediye edildi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88011

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88015

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.