“Tarihten tamamen silinmeye çalışılan bir milletin yeniden ayağa kalkışının sembolü olan İstiklal Harbimizdeki ruh bugün de yolumuzu aydınlatıyor” “Tarihten tamamen silinmeye çalışılan bir milletin yeniden ayağa kalkışının sembolü olan İstiklal Harbimizdeki ruh bugün de yolumuzu aydınlatıyor” için yorumlar kapalı 88851

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 97. Yılında Millî Mücadele Sergisi açılışı töreninde yaptığı konuşmada, “Tarihten ve yaşadığı coğrafyadan tamamen silinmeye çalışılan bir milletin yeniden ayağa kalkışının sembolü olan İstiklal Harbimizdeki ruh ve heyecan, bugün de yolumuzu aydınlatıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millet Kütüphanesi’nde Cumhuriyetin 97. Yılında Millî Mücadele Sergisi açılışı törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında İstiklal Savaşı’nın ve Cumhuriyetin kuruluşunun kahramanlarının torunlarının da bulunduğu katılımcıları selamladı.

“CUMHURİYETİMİZİ KURARAK PEK ÇOK MAZLUM MİLLETİN GÖNLÜNE BAĞIMSIZLIK ATEŞİNİ DÜŞÜRMÜŞTÜK”

İstiklal Harbi’ni veren ve zaferin ardından Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Meclisi ve ordunun tüm kahramanlarını şükranla yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne, ülkenin gelişmesi, büyümesi, kalkınması için çalışmış, gayret göstermiş, ter dökmüş, katkıda bulunmuş herkesi şükranla andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, sınırlar içinde ve dışında ülkenin bütünlüğü, milletin birliği, devletin bekası uğrunda kahramanca mücadele eden tüm askerlere, güvenlik güçlerine teşekkür etti.

“Tarihten ve yaşadığı coğrafyadan tamamen silinmeye çalışılan bir milletin yeniden ayağa kalkışının sembolü olan İstiklal Harbimizdeki ruh ve heyecan, bugün de yolumuzu aydınlatıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde yazdığı her yeni destanla, maziden atiye kurduğu köprüyü tahkim ettiğini, güçlendirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstiklal Harbimizi zafere ulaştırıp Cumhuriyetimizi kurarak, pek çok mazlum milletin gönlüne bağımsızlık ateşini düşürmüştük. Anadolu’nun üzerine bir sırtlan gibi saldıran emperyalistlerin korkusu da zaten buydu. Daha sonraki yıllarda Balkanlardan Güney Asya’ya kadar yayılan özgürlük ateşinin közü Anadolu’dan çıkmıştır. Bugün de yürüttüğümüz mücadeleyle, kalbi ve gözü üzerimizde olan nice mazlumlara, mağdurlara umut veriyoruz. Yaşadıklarımız bize gösteriyor ki, Türk milletinin istiklal mücadelesi, vatanına, bayrağına, ezanına sahip çıkmaya devam ettiği sürece bitmeyecektir.”

Halide Edip Adıvar’ın İzmir’in işgalinden yaklaşık 10 gün sonra Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmadaki duyguları bugün de yaşadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıvar’ın konuşmasındaki şu bölümü paylaştı: “Kardeşlerim, evlâtlarım! Ruhu göklerde olan ecdadımız, minarelerimizden yüz yılın şanlı Osmanlı tarihinin bugünkü faciasını seyrediyor. Bu tarihî, bu muazzam meydanda zafer alayları yapan kahraman ecdadımızın ruhları karşısında, dünyanın bir başından bir başına at süren o nâ-mağlûb erlerin gazapları karşısında başımı kaldırıyor ve diyorum ki: Ben Türk ve Müslüman tarihinin bedbaht bir kızıyım. Eskileri kadar kahraman fakat bedbaht yeni milletin de bedbaht bir anasıyım. Bu yeni millet nâmına, ulu ecdadımızın ruhları önünde başımı eğip yemin ediyorum. Bugün kolları kesilmiş Türk milletinin geçmiş günlerdeki kadar cesur bir ruhu var. Yemin ediyorum ki göğsünü adalet ve insaniyetten alan ecdadımın ilâhî namusuna hıyanet etmeyeceğiz. Asırlardan beri sinsi sinsi devam eden Avrupa’nın istilâ siyaseti, her vakit Türk toprakları üzerinde en vicdansız bir şekilde tecelli etmiştir.

Ay’da ve yıldızlarda zapt edilecek Müslüman ve Türk toprakları ve milletleri olduğunu haber alsa oraya istilâ ordusu göndermek için mutlak yol bulacak olan Avrupa’nın eline nihayet bir fırsat geçmiştir. Türk’e zalim ve günahkâr diyen, milletlerin günahı için mahkeme kuranların bu günahı o kadar çirkin ve sefil bir günah ki, lekesini engin denizlerin nihayetsiz suları yıkamayacaktır. Avrupa’nın bu günahı karşısında sizin için bugün yegâne yükselen ses Müslüman dünyasının sesi! Esaret boyunduruğunun zincirleri ta canına geçmiş olan Müslüman kardeşleriniz, sizin için bugün gür sesleriyle haykırıyorlar. Ben kardeş Müslüman dünyalarına da sizin namınıza yemin ediyorum. Davamız, Türkiye’nin mevcut olan hak ve istiklâlinin elinden alınmamasıdır. Türkler ve Türkiye, ecdatlarına ve bayraklarına ve milletimizin ebedî ve ilâlî hakkına hıyanet etmeyeceklerdir. Yâ Rabbi! Hakkın ve milletlerin bir mahşeri, bir mahkeme-i kübrâsı hazırlanıyor. Bu mahkemeye millet hakkı çiğneyen zalimler gelecektir. Ve bu zalimleri en evvel kendi milletleri mahkûm edecektir. Milletlerin ruhunda her vakit ilâhî bir hak ve büyüklük vardır. Şimdi yemin ediniz ve benimle tekrar ediniz: Milletlerin ilâhî hakkı ilân olunacağı güne kadar kalbimizde heyecanımız kalacak, eksilmeyecektir. Yedi yüz senenin en asil ve büyük mirası olan vakarımızı, adalet ve terbiyemizi unutmayacağız. Yedi yüz senenin tarihini ağlayan minareler altında yemin ediniz: Bayrağımıza, ecdadımızın namusuna hıyanet etmeyeceğiz.”

“TARİHİMİZİN BİZE YÜKLEDİĞİ SORUMLULUK, ELBETTE AĞIRDIR AMA BİR O KADAR DA ŞEREFLİDİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halide Edip Adıvar’ın bu konuşmasındaki ifadeler ve gerisindeki ruhun İstiklal Harbi’nin manasını en güzel şekilde anlattığını kaydederek, “İnşallah biz de aynı ruh ve heyecanla ülkemizi 2023’e, 2053’e, 2071’e taşıyacağız” vurgusunda bulundu.

“Medeniyetimizin ve tarihimizin bize yüklediği sorumluluk, elbette ağırdır ama bir o kadar da şereflidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada Türkler kadar binlerce yıllık kesintisiz devlet geleneğine, kadim bir medeniyet birikimine sahip millet bulunmadığının altını çizdi.

Türkiye düşmanlarının, geniş bir coğrafyaya yayılan bu mirası unutturmak için çok çalıştıklarını, kadim geçmişi tüm haşmeti ve zenginlikleriyle tamamen silmek için çalışan düşmanlar bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnancımızı, değerlerimizi, kültürümüzü yok etmek, bizi kendi ecdadımıza düşman etmek için her türlü yolu denediler. Hamdolsun bu gayretler başarılı olamadı. İnşallah ülkemizde, en eski dönemlerden bugüne kadar tarihimizi yeniden hatırlayan, yeniden keşfeden, yeniden kucaklayan bir nesil yetişiyor” diye konuştu.

“TARİHİMİZİ BİLMEDEN MAZİDEN ATİYE KURDUĞUMUZ KÖPRÜ EKSİK KALIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkalarına hayran olmak yerine kendine güvenen, azimle çalışan, araştıran, üreten, geliştiren, başarıya kilitlenen bir gençliğin ayak seslerini duyuyorum. Hele okul çağına henüz gelen çocuklarımızın gözlerindeki pırıltı ve konuşmalarındaki heyecan, ümitlerimizi katlayarak artırıyor” dedi.

Bu çerçevede gençlere, özellikle Malazgirt Zaferi’nden başlayıp İstiklal Harbi’ne kadar uzanan ve günümüzde de süren mücadeleyi çok iyi öğretmek gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “En büyük gücümüz bu tarihî mirasımızdır. Bu miras hakkıyla hıfzedilmeden, ne 15 Temmuz anlaşılabilir ne Cumhuriyetimizin kıymeti bilinebilir ne Osmanlı ne Selçuklu mirasının farkında olunabilir. Bir başka ifadeyle, tarihimizi bilmeden maziden atiye kurduğumuz köprü eksik kalır, işlevsiz kalır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97’nci yıl dönümü vesilesiyle, Millet Kütüphanemizde açtığımız Millî Mücadele Sergisi, işte bu sürecin küçük bir kesitine ışık tutmaktadır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan sergide yer alan eşya ve belgelerin, İstiklal Harbi’nin ve Cumhuriyetin ilk döneminin hatıralarını yeniden gözlerde canlandıracağını, Çanakkale Savaşı’nın sembollerinden 57’nci Alayın sancağının bunlardan biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Gazi Mustafa Kemal, bu sancağın sahibi olan 19’ncu tümene bağlı 57’nci alayımızın askerlerine, ‘Sizlere taarruzu değil ölmeyi emrediyorum’ diyerek, ‘Çanakkale Geçilmez’ destanının omurgasını inşa etmiştir. Gençlerimiz, her yıl Gelibolu’da yaptıkları vefa yürüyüşüyle 57’nci Alayımızın adını ve hatırasını yaşatıyorlar. Bugün, İstiklal Harbi kahramanlarının hayattaki yakınlarından bir kısmının bizimle birlikte olması, sergimizi daha da anlamlı hâle getirmiştir. İştirakleri için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Sergimizin düzenlenmesinde emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, aralarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’u yazdığı odada bulunan eşyalar, 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi’nin duvarına asılan sancak ve Büyük Millet Meclisi binası üzerine çekilen ilk bayrak ile Büyük Taarruzdaki öncü bayrağın da aralarında bulunduğu millî mücadele döneminde kullanılan eşyaların yer aldığı serginin açılışını yaptı.

Açılışın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâkimiyet Milletindir” temasıyla hazırlanan sergiyi beraberindeki devlet erkânıyla gezdi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İklim Liderler Zirvesi’nde konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, İklim Liderler Zirvesi’nde konuştu için yorumlar kapalı 88799

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İklim Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Bizlere emanet olan dünyayı gelecek nesillere daha yaşanabilir şekilde bırakmak, hepimizin ahlaki ve vicdani görevidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İklim Liderler Zirvesi’ne Çankaya Köşkü’nden canlı bağlantıyla katılarak, devlet ve hükûmet başkanlarına hitap etti.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’a bu anlamlı etkinliği düzenlediği ve daveti için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizlere emanet olan dünyayı gelecek nesillere daha yaşanabilir şekilde bırakmak, hepimizin ahlaki ve vicdani görevidir” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE OLARAK İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİNİ AZALTMAK AMACIYLA YOĞUN ÇABA HARCIYORUZ”

İklim değişikliğinin sadece dünyayı en fazla kirleten belli başlı devletleri değil, Afrika kıtasındaki ülkeler başta olmak üzere tüm insanlığı etkilediği uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu olumsuzluklardan etkilenen ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla yoğun çaba harcadıklarına dikkat çekerek, yapılan çalışmaları şöyle anlattı: “Ülkemizin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak için ciddi yatırımlar yapıyoruz. Nitekim son 18 yılda toplam 5,1 milyar fidanı toprakla buluşturarak, orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan 23 milyon hektara çıkardık. İklim değişikliğiyle mücadelede yol haritamızı teşkil eden ‘Ulusal İklim Değişikliği Strateji ve Eylem Planı’ ile ‘İklim Değişikliği Uyum Strateji ve Eylem Planı’nı 2030 ve 2050 hedefleri doğrultusunda güncelliyoruz. 2015 yılında sunduğumuz, ‘Ulusal Katkı Beyanı’ çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarında yüzde 21’e varan azalma bekliyoruz. Katkı Beyanımıza göre, 2012-2030 yılları arasında 1 milyar 920 milyon ton sera gazı emisyonu engellenecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bugün yenilenebilir enerjide bölgesinde lider ülke konumunda olduğunun altını çizerek, hâlihazırda, elektrik kurulu gücünde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının yüzde 52,3 olduğunu, bu oranla da Türkiye’nin Avrupa’da altıncı, dünyada da 13’üncü sırada yer aldığını kaydetti.

Türkiye’nin hidroelektrik santrali kurulu gücünde ise Avrupa’da ikinci, dünyada dokuzuncu sırada yer aldığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elektrik üretimimizi 2030 yılına kadar güneş enerjisinden 10 gigavat, rüzgâr enerjisinden 16 gigavat kapasitesine çıkaracağız. Enerji verimliliğine yönelik atacağımız adımlar sayesinde, 2023 yılında 66,6 milyon ton karbondioksit emisyon azaltımı hedefliyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan “Sıfır Atık” projesine de değinerek, bu proje ile atıkların geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a taşıyacakları bilgisini paylaştı.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDE ÜLKELERİN EŞİT KONUMA SAHİP BULUNMADIĞINA İNANIYORUZ”

Türkiye’nin tamamına yaygınlaştırılan “Millet Bahçeleri” projesiyle de yeşil alanları ve dolayısıyla “yutak kapasitesini” hızla artırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak açık denizlerde koruma alanları ilan edilmesi meselesini de gündemimize almamız gerektiğine inanıyorum. İklim değişikliğiyle mücadele bağlamında yaptığımız ve yapacağımız çalışmaların büyük yatırımlar gerektirdiğinin elbette farkındayız. Kovid-19 salgını sonrası toparlanma sürecinin merkezinde yer alan ‘yeşil dönüşüm’ konusunda da gerekli adımları atıyoruz. ‘Sanayi sektörünün yeşil dönüşümü’ Mart ayında açıkladığım Ekonomi Reform Paketi’nde öncelik verilen unsurlardan biridir. Böyle bir dönüşüm şüphesiz yatırım ve finansman ihtiyacını da doğuruyor. Dünyada hiçbir hükûmet veya işkolunun bu büyüklükteki bir dönüşümü tek başına gerçekleştiremeyeceği aşikârdır. Dolayısıyla, yeşil dönüşüm başta olmak üzere diğer alanlarda küresel düzeyde stratejik iş birliklerinin oluşturulması büyük önem arz ediyor. Bu konuda Başkan Biden’ın çabalarını takdirle karşılıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel bir mücadele olan iklim değişikliğinde ülkelerin maalesef eşit konuma sahip bulunmadığına dikkati çekerek, “Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında yük paylaşımının adil bir şekilde yapılması, iklim değişikliğiyle mücadeleyi güçlendirecektir. 2030’a giden süreçte, ‘ortak; fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler’ ilkesi temelinde adil bir çerçeve sağlanması zaruridir” dedi.

“Sera gazı emisyonlarında tarihsel sorumluluğu neredeyse bulunmayan Türkiye, küresel iklim rejiminde adil bir konumda değerlendirilmelidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda, benzer ekonomik seviyedeki ülkelerle eşit şartlarda olmak kaydıyla, Türkiye’nin küresel iklim eylemine katkı sunmaya devam edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirve’nin hayırlara vesile olmasını temenni ederek, Zirve’nin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin dört bir yanına eserlerimizle, yatırımlarımızla, hizmetlerimizle mührümüzü vuruyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin dört bir yanına eserlerimizle, yatırımlarımızla, hizmetlerimizle mührümüzü vuruyoruz” için yorumlar kapalı 99879

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin ihtiyacı eser ve hizmet siyasetidir. Biz de bu anlayışla ülkemizin dört bir yanına eserlerimizle, yatırımlarımızla, hizmetlerimizle mührümüzü vuruyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreni’ne Huber Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın vefatının 28. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, merhum Özal’ı bir kez daha rahmetle yâd ettiğini söyledi.

Turgut Özal’ın Türkiye’nin güçlenmesi ve kalkınması için gayret sarf etmiş, samimiyeti, dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile milletin gönlünde taht kurmuş büyük bir siyasetçi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merhum Özal gibi vatanperver devlet adamlarından devraldığımız hizmet sancağını çok daha yukarılara taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’nin medarı iftiharlarından Ilısu Projesi’nin etaplarından birini daha hayata geçirmenin bahtiyarlığını yaşadıklarını dile getirerek, açılışı yapılan Hasankeyf-2 Köprüsü’nün hayırlı olmasını diledi.

“HASANKEYF-2 KÖPRÜSÜ 1001 METRELİK MESAFESİYLE ÜLKEMİZİN EN UZUN KÖPRÜLERİ ARASINDA YER ALIYOR”

Batman, Hasankeyf, Gercüş, Midyat yolu üzerinde inşa edilen bu köprü ile bölgeye gurur verici bir yatırımı daha kazandırdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Hasankeyf-2 Köprüsü 1001 metrelik mesafesiyle ülkemizin en uzun köprüleri arasında yer alıyor. Bölünmüş yol standardında inşa edilen köprümüzde yayalar için de bir geçiş yolu bulunuyor. Toplam yatırım tutarı 439 milyon lirayı bulan bu köprü, su altında kalan Batman-Midyat yolunun göl sahası dışında inşa edilen Hasankeyf’in yeni merkeziyle olan irtibatını da sağlayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprünün zaman ve akaryakıttan önemli bir tasarruf sağlayacağını belirterek, Batman, Mardin ve Habur Sınır Kapısı arasındaki irtibatı da sağlayacak bu köprünün bölgenin ticaretine çarpan etkisi olacağını ifade etti.

“ÜLKEMİZİN BATISINDA NE VARSA DOĞUSUNDA DA O OLSUN DİYE KOŞTURUYORUZ”

Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin hayallerini gerçeğe dönüştüren, emek sahibi herkese teşekkürlerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ihtiyacı eser ve hizmet siyasetidir. Biz de bu anlayışla ülkemizin dört bir yanına eserlerimizle, yatırımlarımızla, hizmetlerimizle mührümüzü vuruyoruz. Ülkemizin batısında ne varsa doğusunda da o olsun diye koşturuyoruz” diye konuştu.

“Bu hizmetleri de çoğu zaman terör örgütlerine, destekçilerine ve takoz muhalefetiyle önümüzü tıkamaya çalışan kifayetsizlere rağmen hayata geçiriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki projelerimizde zorlu arazi şartları yanında bölücü terör örgütünün sabotajlarıyla da uğraşıyoruz. Son 19 yılda şehirlerimiz arasındaki gelişmişlik farklarını giderme yolunda attığımız her adımda bölücü örgüt ve siyasi uzantılarını daima karşımızda bulduk. İstismar araçlarını kaybetmemek uğruna her türlü alçaklığa imza attılar. Batmanlı, Mardinli, Hakkârili, Şırnaklı, Diyarbakırlı kardeşlerimiz hizmet almasın diye her türlü iğrençliği sergilediler. Mesela yol yaptık, rızkının peşindeki işçileri katlettiler. Baraj yaptık, müteahhitleri tehdit ettiler. Havalimanı yaptık, akla hayale gelmedik iftiralar attılar. Okul yaptık, çiçeği burnunda gencecik öğretmenlerimizi şehit ettiler. Kütüphane, kurs, yurt, gençlik merkezi yaptık ateşe verdiler, yakıp yıktılar. Bölgeye yatırım getiren iş adamlarını baskıyla yıldırmaya çalıştılar. Milletimizin vergileriyle alınan belediye araçlarını halka hizmet vermek yerine sokaklara çukur-hendek açmak için kullandılar. Burada yaşayan vatandaşlarımız özellikle Ilısu Barajımızın inşa sürecinde karşılaştığımız sıkıntıları gayet iyi biliyor. İçeride bölücü örgütün güdümündeki yapıların, dışarıda onların destekçilerinin barajla ilgili yürüttükleri kampanyaları dün gibi hatırlıyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN GÜCÜNE VE MİLLETİN AZMİYLE HER ŞEYİN ÜSTESİNDEN GELEBİLECEĞİNE YÜREKTEN İNANIYORUZ”

Karşılaştıkları engelleme çalışmalarının hiçbirine prim vermediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimar Sinan gibi, ‘yaptığın işi gönlünde hissedersen, ırmaklar çağlar içinde’ diyerek yolumuzda kararlılıkla yürüdük. Bizi engellemek isteyenlere cevabımızı hep daha büyük hizmetleri, daha büyük eserleri ülkemize kazandırarak verdik. Ilısu Barajımızı kötüleme yarışına girenler bu dev eser tamamlandığında ihtişamı karşısında ezildiler” şeklinde konuştu.

“Hizmet eden izzet bulur” atasözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete hizmetkâr olmaktan daima şeref duyduklarını, iftihar ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin potansiyeline ve gücüne, milletin inancı ve azmiyle her şeyin üstesinden gelebileceğine yürekten inandıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Cumhuriyet tarihimizde yapılan yatırımların katbekat fazlasını son 19 yıla sığdırmayı başardık” sözlerine yer verdi.

Ulaştırma alanında Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “İktidara geldiğimizde ülkemizde sadece 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol varken, biz bunu 28 bin 200 kilometreye çıkardık. Otoyol uzunluğumuz 3 bin 523 kilometreye yükselterek iki katından fazla artırdık. 2002 yılında 83 adet tünelimiz mevcutken, bugün bu sayı 435’e yükseldi. Tünel uzunluğumuz 50 kilometreden 595 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden 701 kilometreye ulaştı. Demiryollarında ülkemizi hızlı ve yüksek hızlı tren hatlarıyla tanıştırdık. Bunun yanında mevcut demiryolu ağımızın tamamına yakınını sıfırdan yapmışçasına yeniledik, modernize ettik. Şehirlerimizin önemli kısmına raylı sistem hatları, metrolar, tramvay hatları kazandırdık. Havalimanı sayımızı 30 ilaveyle 56’ya çıkartarak hava yolunu halkın yolu hâline getirdik. Ulaştırma yatırımları noktasında bugüne kadar 932 milyar lira kaynak kullandık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarlarından önce gurbetçilerin Avrupa’daki imkânlardan övgüyle bahsettiğini, vatandaşların iş bulmak, üniversite eğitimi almak, tedavi olmak için yurtdışına gittiklerini anımsatarak, “Allah’a hamdolsun bugün bu tablo büyük oranda tersine döndü. Artık yabancılar Türkiye’ye geldiklerinde bizim yollarımıza, köprülerimize, tünellerimize, havalimanlarımıza gıptayla bakıyor. Sağlık hizmeti için artık bizim vatandaşımız yurt dışına gitmiyor. Her yıl yüzbinlerce yabancı şifasını ülkemizdeki hastanelerde arıyor” dedi.

“GELECEĞE ÜMİTLE BAKMAK İÇİN PEK ÇOK SEBEBE SAHİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü ve batılı basın yayın organlarının Türkiye’nin Koronavirüs salgınıyla mücadelesini örnek gösterdiğine işaret ederek, şöyle konuştu: “Sadece son 1 yılda toplam 16 bin 160 yataklı sağlık tesisinin inşaatını tamamlayarak insanımızın istifadesine sunduk. Dünyada 100’e yakın ülkenin henüz ilk doz aşıya dahi ulaşamadığı bir atmosferde biz 20 milyon doz aşıyı vatandaşlarımıza uyguladık. Diğer yandan, gelişmiş ülke ekonomilerinin bile devraldığı 2020 yılını yüzde 1,8 gibi önemli bir büyüme oranıyla kapattık. Türk ekonomisine dair karamsar senaryolar çizen uluslararası kuruluşlar bu tablo karşısında rakamlarını düzeltmeye, güncellemeye başladı. Aynı şekilde ihracatta, sanayi üretiminde her ay yeni rekorların haberlerini alıyoruz. Mart ayında ihracatımız geçen yılın Mart ayına göre yüzde 42,2 artışla tüm zamanların en yüksek aylık ihracatı olan 18,9 milyar dolara ulaştı. Elbette sıkıntılarımız var, ama aynı zamanda geleceğe ümitle bakmak için pek çok sebebe de sahibiz. İnşallah 2021 senesini ülkemiz ve milletimiz için bir şahlanış yılına dönüştüreceğiz. Bunu da hep olduğu gibi kardeşlikle, dayanışmayla, birlik ve beraberlikle başaracağız. Tüm umutlarını Türkiye’nin tökezlemesine, ülkemizin kaosa ve krize sürüklenmesine bağlayan muhterislere fırsat vermeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Hasankeyf-2 Köprüsü’ndeki tören alanında bulunan yetkililere açılış kurdelesini kesmeleri talimatını verdi.

Köprü yolunun etrafının ağaçlandırma ve çiçeklendirme çalışmalarının hızlandırılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kara toprak değil, oraya gideceğiz ama istiyoruz ki buraları şöyle güzel çam fidanlarıyla yeşillendirelim, buralardan arabalarıyla geçenler, yeşilliğin arasından geçsinler” ifadelerini kullandı.