Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İzmir’deki depremde evleri yıkılan vatandaşlarımıza en kısa sürede yenilerini yapıp teslim edeceğiz” 0 88799

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van’da yaptığı konuşmada, “İzmir’deki depremde evleri yıkılan vatandaşlarımıza inşallah en kısa sürede yenilerini yapıp teslim edeceğiz. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Van Atatürk Şehir Stadyumu’nda düzenlenen AK Parti Van 7. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.

Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine dün İzmir’de yaşanan depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar dileyerek başladı.

“DEPREMDEN ETKİLENEN VATANDAŞLARA YARDIMCI OLUNMASI FAALİYETLERİ EKSİKSİZ YERİNE GETİRİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’deki depremde 26 kişinin hayatını kaybettiğini, 885 vatandaşın yaralandığını ve 15 kişinin yoğun bakımda olduğunu açıklayarak, İzmir ile depremin hissedildiği şehirlerde yaşayanlara geçmiş olsun dileklerini yineledi.

Devletin, deprem anından itibaren tüm imkânlarıyla İzmirlilerin imdadına koştuğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, enkaz kaldırma ve depremden etkilenen vatandaşlara yardımcı olunması faaliyetlerinin eksiksiz yerine getirildiğini bildirdi.

Türkiye’nin en doğusundan en batısına tehlikeli bir deprem kuşağı altında olduğunun, yaşanan her sarsıntıyla bir kez daha hatırlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun yıllar boyunca ülkeye hâkim olan vesayetçi zihniyetin en çok ihmal ettiği alanlardan birinin de afetlere dayanıklı yapı inşası olduğunu söyledi.

“VAN’I YENİ HİZMETLERLE BULUŞTURACAĞIZ”

Şehirleri bir kanser gibi saran tek katlı veya çok katlı gecekonduların acısının, afetlerde yıkım ve can kaybı olarak yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van’ın da bu acıları en derinden yaşamış şehirlerden biri olduğunu anlattı.

Bundan dokuz yıl önce Van’ın Erciş ve Edremit ilçelerinde meydana gelen depremlerde 644 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 4 binin üzerinde kişinin de yaralandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van’ın belki de ülkede, bu çapta bir yıkımın, bu derece hızla telafi edildiği ilk örneklerden biri olduğu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van’da deprem sonrası 25 bin 172 konut, kamu binası, okul, cami, sosyal tesis ile 2 bin 325 ahırı inşa ederek sahiplerine teslim edildiğini belirterek Ocak ayında yaşanan depremin ardından Malatya’da 5 bin 24 ve Elazığ’da 18 bin 868 konutun önemli bir kısmının bitirildiğini, kalanlarında depremin yıl dönümünde tamamlanacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir’deki depremde evleri yıkılan vatandaşlarımıza da inşallah en kısa sürede yenilerini yapıp teslim edeceğiz. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van’ın kalkınma gayretlerinde ve yaşadığı felaketlerde hep yanında yer aldıklarını vurgulayarak, “İnşallah, bundan sonra da Van’ı yeni yatırımlarla, yeni projelerle, yeni hizmetlerle buluşturacağız” dedi.

Kuruluşundan bugüne AK Parti teşkilatlarında görev almış tüm isimlere teşekkür ederek hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce ilçe kongrelerinde görev alan ve bugün de il kongresinde görev alacak kişilere başarılar diledi.

“DÜNYA SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK YENİ BİR DÖNEME GEÇİŞİN SANCILARINI YAŞIYOR”

Dünyanın, siyasi ve ekonomik olarak yeni bir döneme geçişin sancılarını yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir önceki asır, yüz milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan savaşlar, hiçbir ahlaki sınırı olmayan sömürgecilik faaliyetleri yanında demokrasi ve özgürlük arayışlarıyla geçmişti. Kendilerini demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak gösteren Batı ülkelerinin faşizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı gibi hastalıklarının karşılaşılan ilk ciddi krizde hemen nüksettiğini görüyoruz. Yıllarca çalışacak ucuz iş gücü olarak gördükleri insanların farklı coğrafyalardan ülkelerine gelişini teşvik edenler, şimdi sığınmacı akınlarına karşı sınırlarını kapatıyor. Kendi siyasi ve sosyal fanatizmlerinden kaynaklanan bu sorunlar sebebiyle, refahlarının ve güvenliklerinin tehdit altına girdiğini görenlerin bir anda nasıl faşizm bataklığına savrulduklarını ibretle seyrediyoruz. Bir dinin peygamberine ve bir ülkenin yöneticisine karşı sergilenen çirkinlikleri, özgürlük kılıfı altında savunmaya kalkanlar, en çok da demokrasi kavramına zarar veriyor. Avrupa değerleri diye çıkılan yolun, diğer inançların ve toplumların sembollerine yönelik en bayağı hakaretlerin savunuculuğuna çıkması çok acıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bu süreçte en çok hedefe konulan ülke durumunda olduğuna dikkati çekerek, “Son dönemde Fransa başta olmak üzere kimi ülkelerde yükselen İslam düşmanlığı, Avrupa’yı defalarca felakete sürükleyen çarpık bir zihniyetin hâlâ devam ettiğinin işaretidir. Bir asır önce, elimizdeki kalan son vatan toprağı Anadolu’daki varlığımıza dahi tahammül edemeyenler, bugün bölgemizde aldığımız inisiyatiflere de aynı şekilde yaklaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“BUGÜN BİZE DÜŞEN KENDİ DAVAMIZA SIKI SIKIYA SARILMAKTIR”

“Dinî fanatizmle İslam’a ve Müslümanlara, ırkçı saiklerle Türklere ve diğer yabancılara nefret besleyenler, artık bu duygularını gizleme gereği dahi duymuyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şu gerçekleri gayet iyi biliyoruz, Peygamber Efendimize edilen her hakaret, tüm Müslümanları hedef almaktadır. Şahsıma edilen her hakaret, Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlarının tamamını hedef almaktadır. Bize yönelik saldırılar, İslam’a ve Peygamberimize olan muhabbetimizden, ülkemize ve milletimize yaptığımız hizmetlerden kaynaklanıyor. Hamdolsun milletimiz bu gerçeği gördüğü için birkaç istisna dışında yekvücut olarak inancının ve ülkesinin değerlerinin arkasında yer almıştır. Kısır politik çıkarlar uğruna ülkelerinin ve tüm dünyanın huzurunu kaçıranlar bunun hesabını elbette vereceklerdir. Bugün bize düşen kendi davamıza sıkı sıkıya sarılmaktır. Bunu da inancımızın ve kültürümüzün özünde var olan vakarla, dirayetle, soğukkanlılıkla yapacak, asla provokasyonlara itibar etmeyeceğiz.”

Bölgede ve dünyada yaşanan hemen her meselenin doğrudan Türkiye’yi ilgilendirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Libya’dan Karabağ’a kadar pek çok meselede bu derece aktif pozisyon almasının sebebi, hem kendi haklarını savunmak hem de zor zamanlarında dostlarının yanında yer aldığını göstermektedir” dedi.

“HER KESİME YÖNELİK YENİ DESTEK VE TEŞVİK PAKETLERİ HAZIRLAYIP UYGULAMAYA ALDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiyi bir yandan koronavirüs salgının yol açtığı sıkıntılara diğer yandan da maruz kaldığı saldırılara karşı ayakta tuttuklarını anlatarak, “İstihdamı korumak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı yalnız bırakmamak için 40 milyar liralık karşılıksız nakit desteği sağladık. Üretimi sürdürmek, esnafı ve sanatkârı ayakta tutmak, ihracatı geliştirmek için görülmemiş kredi ve vergi teşvikleri devreye soktuk” açıklamasında bulundu.

İhtiyaç duyuldukça her kesime yönelik yeni destek ve teşvik paketleri hazırlayıp uygulamaya aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın çevremiz başta olmak üzere tüm dünya salgının yeni dalgalarıyla sarsılırken Türkiye, güçlü sağlık altyapısı ve dirayetli kriz yönetimi ile bu süreçten kendini ayrıştırmayı başarmıştır. Böyle aynı zamanda doğru stratejiler, cesur kararlar ve çok çalışmakla çok büyük atılımlarında fırsatlardır. Ülkemizde siyasi ve diplomasi alanında kuşatmaya kalktılar istiklalimize ve istikbalimize canımız pahasına sahip çıkarak karşılık verdik. Ülkemizi savunma sanayinde kuşatmaya kalktılar, kendi savunma sanayimizi kurarak karşılık verdik. Ülkemizi ekonomi alanında kuşatmaya çalışanlara cevabımızı da yeni bir ekonomik kurtuluş savaşı ile veriyoruz. Bölgemizdeki krizleri ve salgınının etkileri, bütün bunların sebebiyle belki tam görülemiyor ama emin olun ekonomide en az siyasi özgürlüğümüzü sağlama, en az yerli ve millî savunma sanayini kurmak kadar önemli adımlar atıyoruz.”

“Ekonomide gerçekleştirmekte olduğumuz büyük yapısal değişim, en az kapitülasyonların kaldırılması kadar tarihî anlama sahiptir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın yardımı ve milletimizin desteği ile 2023 yılına kadar bu süreci tamamladığımızda diğer alanlarla birlikte ekonomide de bambaşka bir Türkiye’yi milletimizin hizmetine sunacağız. Bunun için milletimizden biraz daha sabır, biraz daha metanet, biraz daha gayret bekliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda Van’a yaklaşık 30 milyar liralık yatırım yapıldığının altını çizerek şehre eğitim, sağlık, altyapı, ulaştırma, tarım, sulama ve teknoloji yatırımları hakkında bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrede görev üstleneceklere başarılar dileyerek Kovid-19 salgını bittiğinde meydan mitinglerinin yeniden başlayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, havaalanından şehre girişinde Ulupamir Köyü’nden gelen geleneksel kıyafetler giymiş, atlı Kırgız Türkleri karşıladı. Atlılar, bir süre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan otobüse eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Van İl Kongresi’nin ardından Van Valiliğini ziyaret etti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88010

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88013

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.