Cumhurbaşkanı Erdoğan“Yürüttüğümüz mücadeleyi başarıya ulaştırdığımızda, Türkiye artık siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en büyükleri arasında yer alacaktır” 0 88801

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun’da yaptığı konuşmada “Her büyük mücadelede, her büyük sıçrayışta olduğu gibi elbette bedeller ödüyoruz. Terörle mücadelede, darbe girişiminde, sınır ötesi harekâtlarımızda şehitler verdik. Ekonomimize yönelik saldırıların maliyetleri oldu. Hâlen yürüttüğümüz mücadeleyi başarıya ulaştırdığımızda, Türkiye artık siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en büyükleri arasında yer alacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs Stadyumu’nda düzenlenen AK Parti Samsun 7. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.

Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de yaşanan deprem nedeniyle İzmirlilere bir kez daha geçmiş olsun dileklerini ileterek, şu an itibariyle 58 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 896 kişinin da yaralandığını bildirdi.

İZMİRLİ KARDEŞLERİMİZİN YARALARINI, SOĞUKLAR VE YAĞIŞLAR BASTIRMADAN SARMAKTA KARARLIYIZ”

Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir depreminde evlerini kaybeden vatandaşları en kısa sürede yeni konutlarına kavuşturacaklarını, yeni konutlar için hasar tespiti ile enkazlarının kaldırılmasının ardından hemen çalışmalara başlanacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün İzmir’i ziyaret ederek, çalışmaları yerinde incelediğini anımsatarak, “Depremden etkilenen İzmirli kardeşlerimizin yaralarını, soğuklar ve yağışlar bastırmadan sarmakta kararlıyız. Rabbim’den ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, hastalıktan, kazadan, beladan, musibetten korumasını temenni ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 19 Mayıs günü Samsun’da gençlerle buluştuğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl, 19 Mayıs’la başlayan Cumhuriyetimizin 100. yılına kadar sürecek yıl dönümü kutlamalarını, maalesef, salgın sebebiyle arzu ettiğimiz coşkuyla sürdüremedik. Büyük Millet Meclisinin açılışının 100. yılında dahi sınırlı bir programla yetinmek mecburiyetinde kaldık. Ama Samsun’da gençlerimizle yaptığımız ahitleşmeyi unutmadık. Geleceğimizi emanet ettiğimiz, işte Asım’ın Nesli dediğimiz, dosta güven, düşmana korku veren gençlerimizle, inşallah daha yürüyecek çok yolumuz var. Türkiye’yi 2053 vizyonuyla buluşturma vazifesini üstlenen gençlerimize, her alanda bunun için gereken altyapıyı bırakmakta kararlıyız.”

İçinden geçilen tarihî süreçte, AK Parti 7. Olağan Kongresi’nin kritik bir dönüm noktası teşkil edeceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Samsun’dan bu önemli kavşakta çok daha fazla destek bekliyorum. Ancak bu mücadelenin başarıya ulaşması sayesinde, çocuklarımıza büyük ve güçlü Türkiye bırakma hayalimizi 2053 vizyonumuzla gerçeğe dönüştürebiliriz” dedi.

“ADETA YENİ BİR KÜRESEL DÜZENİN İNŞA EDİLDİĞİ DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

“Bölgemizde ve dünyada, siyasi, ekonomik, sosyal her alanda çok ciddi kırılmaların yaşandığı, adeta yeni bir küresel düzenin inşa edildiği bir dönemden geçiyoruz” uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, medeniyetinin ve tarihinin kendisine verdiği sorumluluklara uygun şekilde, bu kritik süreçte, hakkın, hakkaniyetin, mazlumun, mağdurun yanında yer alıyor. Bir yandan kendi haklarımızı savunurken, diğer yandan elimizdeki imkânları zor günlerinde tüm dostlarımızla paylaşıyoruz. Tabii karşımızda, son asrın muktedirleri var. Güçlerini zulme, kan dökmeye, hile ve baskıyla toplumları sömürmeye borçlu bu zalimlere, artık oyunun değiştiğini kabul ettirmek kolay olmuyor. Salgın döneminde, içinde yaşadıkları güven ve refah düzeninin aslında ilk ciddi krizde parçalanabilen bir sırça köşk olduğunu görmelerine rağmen, hala eski alışkanlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ne kadar direnirlerse dirensinler, bu değişim selinin önüne set kurabilmeleri mümkün değildir. Milletimiz müsterih olsun. Biz birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi sıkı tuttuğumuz sürece, Allah’ın izniyle aşamayacağımız engel yoktur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan ülke içindeki sıkıntılara çözümler üretirken, diğer yandan bölgedeki projeleri birer birer hayata geçirdiklerini anlatarak, “Geçmişte uzunca bir süre ülkemizi istedikleri gibi yönlendirmek, istedikleri gibi biçimlendirmek için kullandıkları tüm araçları birer birer ellerinden aldık. Bizim dönemimizde de aynı oyunları oynadılar ve hep hüsrana uğradılar. Türkiye’yi vesayetle esir alamadılar. Türkiye’yi terörle dize getiremediler. Türkiye’yi darbeyle yıkamadılar. Türkiye’yi tehditle, kuşatmayla, ambargoyla prangaya çekemediler. Türkiye’yi ekonomiyle de alt edemeyecekler” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın hastalık döneminde Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durmakla kalmayıp, 155 ülkeye tıbbi yardımda bulunduğunu, dünyaya “alan el değil, veren el” olduklarını ispatladıklarını aktararak, “Bölgemizde terör örgütleri ve zalim rejimler, kardeşlerimizin canlarına ve şereflerine saldırırken, pek çoklarının yaptığı gibi onlara sırtımızı dönmedik, bilfiil sahada kendilerine kalkan olduk. Suriye’de biz varız, Libya’da biz varız, Azerbaycan’da kardeşlerimizin yanında biz varız” diye konuştu.

“AKDENİZ’DEN KARADENİZ’E, SURİYE’DEN LİBYA’YA, KIBRIS’TAN KARABAĞ’A HER YERDE ONURLU TAVRI ORTAYA KOYDUK”

Türkiye’nin Akdeniz’den Karadeniz’e, Suriye’den Libya’ya, Kıbrıs’tan Karabağ’a her yerde aynı onurlu tavrı ortaya koyduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadeleyi sürdürürken bedeller ödendiğini, şehitler verildiği söyledi.

Ekonomiye yönelik saldırıların da maliyetleri olduğunu, hedeflere ulaşma yolunda hızın kesildiğini ama bu kutlu yoldan geri dönmediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbime binlerce şükürler olsun, milletimizin birliğini, şu içinde bulunduğumuz beraberliğini bozamadılar. Bunun için kurdukları tuzakların hepsini de başlarına geçirdik. Dün Van’daydık aynen bu şekildeydik, bir olduk, beraber olduk, kardeş olduk, iri olduk ve aynı kararlıkla bugün Samsun’a geldik. Hâlen yürüttüğümüz mücadeleyi başarıya ulaştırdığımızda, Türkiye artık siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en büyükleri arasında yer alacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 18 yılda demokraside ve kalkınmada çağ atlattıklarını belirterek, “Önümüzdeki dönemde de ülkemize hizmetlerimizi artırarak sürdüreceğiz. İnşallah Oruç Reis ile sürdüreceğiz, Fatih ile sürdüreceğiz Koca Yusuf ile sürdüreceği, Kanuni ile sürdüreceğiz, Yavuz ile sürdüreceğiz. İnşallah sismik araştırmalarımızla, sondaj çalışmalarımızla… Allah’ın izniyle gelecek çok daha farklı olacak” ifadesini kullandı.

Referanslarının bugüne kadar Türkiye’ye kazandırdıkları hizmetler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda Samsun’a da 30 milyar lirayı aşan yatırım yapıldığına dikkati çekti.

Samsun’a yapılan eğitim, sağlık, ulaştırma, altyapı, tarım, kültür-sanat, yükseköğretim, toplu konut, sulama, sanayi ve teknoloji yatırımlarından örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüldüğü gibi özetin özeti mahiyetinde sıralasak bile Samsun’a hizmetlerimiz anlatmakla bitmiyor. İnşallah önümüzdeki dönemde şehrimizi daha büyük yatırımlarla, projelerle buluşturacağız” dedi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88011

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88015

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.