Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun-Sivas Demiryolu Hattı Modernizasyonunun Tamamlanması Töreni’ne katıldı 0 22

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Tren Garı’nda gerçekleştirilen Samsun-Sivas Demiryolu Hattı Modernizasyonunun Tamamlanması Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 yıldır sürdürdükleri büyük ve güçlü Türkiye mücadelesinde Samsun’un kendisini asla yalnız bırakmadığını belirterek, yatırım, eser ve projelerle Samsun’a vefa borcunu ödeme gayretinde olduklarını söyledi.

“Yatırımlarımız neticesinde Samsun, 18 yıl öncesine göre artık geleceğine daha büyük bir umutla bakıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım, turizm, sanayi ve ticarette elde ettiği başarılarla Samsun’un, sadece çevre illere değil, tüm Karadeniz bölgesine ilham kaynağı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsunlu çiftçilerin, sanayicilerin ve ticaret erbabının her türlü desteği de kendilerine verdiğini anlatarak, şehrin özellikle ulaştırma altyapısındaki eksiklikleri gidererek, Samsun’u Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında bir köprü hâline getirmeye çalıştıklarını aktardı.

“18 YILDA ÖZELLİKLE ULAŞIM ALANINDA HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ PROJELERLE MAKÛS TALİHİ TERSİNE ÇEVİRDİK”

Samsun’un tüm Orta Anadolu’nun ve güneyin Karadeniz’e açılan kapısı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak Samsun, uzun yıllar bu merkezi konumunun avantajlarını maalesef hakkıyla kullanamamıştır. Aslında benzer bir tablo ülkemizin diğer pek çok vilayeti için de geçerlidir. Ulaşım altyapısındaki sorunlar şehirlerimizin gelişmesinin, kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Kara, hava ve demiryolu ağının eksikliği, sanayici ve ticaret erbabımız başta olmak üzere toplumumuzun tüm kesimleri tarafından hissedilmiştir. Biz, son 18 yılda özellikle ulaşım alanında hayata geçirdiğimiz projelerle bu makûs talihi tersine çevirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan hizmetlerin katbekat fazlasını, 18 yıla sığdırmayı başardıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: “Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin 100 kilometreden 27 bin 715 bin kilometreye yükselttik. Otoyol uzunluğumuzu bin 714 kilometreden, 3 bin 325 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim Köprüsünden Osman Gazi Köprüsü’ne, Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, Nissibi Köprüsü’nden Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli’ne, Ovit, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli Tüneli’ne kadar nice eseri tamamlayıp milletimizin hizmetine sunduk. 1990’da ihalesi yapılan, 93’de ilk kazması vurulan, tam 17 bakan eskiten ve göreve geldiğimizde ‘patates deposu’ olması tartışılan Bolu Tüneli’ni hizmete açmak, hamdolsun yine bize nasip oldu. Köprü ve viyadük uzunluğumuz 311 kilometreden 660 kilometreye yükseldi. Havalimanı sayımız 26’dan 30 ilaveyle 56’ya, havalimanlarımızın toplam yıllık yolcu kapasitesi 60 milyon kişiden 318 milyon kişiye ulaştı. Türkiye’yi, yüksek hızlı tren teknolojisiyle tanıştırarak, toplam 1.213 kilometre uzunluğunda yeni hattı hizmete sunduk. Yüksek hızlı tren işletmesinde dünyada sekizinci, Avrupa’da altıncı ülke konumundayız.”

“BAKÜ-TİFLİS-KARS DEMİRYOLU GİBİ STRATEJİK PROJELERLE LONDRA’DAN ÇİN’E KESİNTİSİZ DEMİRYOLU BAĞLANTISI KURMAYI BAŞARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği hızlı tren hatları inşa edildiğini açıklayarak, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu gibi stratejik projelerle de Londra’dan Çin’e kesintisiz demiryolu bağlantısı kurmayı başardıklarını, Türkiye’nin demiryolu altyapısının tamamını modernize ettiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda yenilenen demiryolu hatlarının uzunluğunun 11 bin 590 kilometreye ulaştığına vurgu yaparak, “Anadolu, bir baştan diğer başa demir ağlarla gerçek manada bizim dönemimizde örülmüştür” ifadesini kullandı.

Açılışı yapılan Samsun-Sivas Rehabilitasyon Projesi’nin de Türkiye’nin en büyük demiryolu modernizasyon yatırımı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye ilişkin şu bilgileri verdi: “Toplam tutarı 350 milyon Avroyu bulan bu yatırımın, 153 milyonluk Avroluk kısmı, Avrupa Birliği Hibe Fonları’ndan karşılanmıştır. Proje kapsamında Samsun-Sivas arasındaki 431 kilometrelik demiryolu hattı, tüm altyapısı ve üstyapısı ile birlikte yenilendi. Toplam 42 adet tarihi köprüden 17’sinde güçlendirme yapılarak, tarihi köprülerin tamamı restore edildi. Ayrıca 37 adet köprü yıkılarak yeniden inşa edilirken, 121 adet hemzemin geçidin güvenliği sağlandı. Mevcut 12 adet tünel iyileştirilirken 19 adet yolcu durağı, 30 adet teknik bina, binin üzerinde menfez, bir adet karayolu üstgeçidi, altı adet üst ve bir adet yaya altgeçidi inşa edildi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeyle hat kapasitesinin iki kat arttırılırken, tren trafiğinin de çok daha güvenli hâle getirildiğini, Samsun, Amasya, Tokat, Sivas illerinde yaşayan vatandaşların, demiryolu ile daha konforlu ve güvenli seyahat etme imkânına kavuştuğunu kaydetti.

“81 VİLAYETİ VE 83 MİLYON İNSANI İLE BÜTÜN TÜRKİYE’YE HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Samsun-Sivas arasındaki trenle 8 saat 50 dakika olan seyahat süresinin, 5 saat 45 dakikaya düştüğünü açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yatırım, Samsun’un bölgesel merkez konumunu güçlendirirken, hat üzerinde yaşayan vatandaşlarımıza da birçok ekonomik ve ticari fırsatlar sunacaktır. Yaklaşık beş yılda tamamlanan ve bölgemizin medar-ı iftiharlarından olan bu yatırımın Samsun’a, Amasya’ya ve Sivas’a hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserin şehirlerimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlığımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Allah ömür verdikçe, bu can bu bedende durdukça Samsun’a, 81 vilayeti ve 83 milyon insanı ile bütün Türkiye’ye hizmet etmeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Sivas’ın Yıldızeli ilçesi tren istasyonuna canlı bağlantı kuruldu. Sivas Valisi Salih Ayhan ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, modernizasyonu yapılan hat üzerinden Sivas’tan Samsun’a gelecek trene hareket talimatı verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra da Samsun’dan Sivas’a gidecek yük trenine hareket talimatı vererek, uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Samsun Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88010

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88013

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.