Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş-Göksun Yolu Açılış Töreni’ne katıldı 0 26

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş-Göksun Yolu Açılış Töreni’ne katıldı.

Törende katılımcıları hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Kahramanmaraşlılara selamlarını ileterek kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti diye getirdi.

“BİZ BÜYÜK HAYALLERİ VE HEDEFLERİ OLAN BİR ÜLKEYİZ”

“Biz hep birlikte, tarihiyle, kültürüyle, medeniyet değerleriyle büyük bir ülkenin vatandaşlarıyız. Aynı zamanda biz büyük hayalleri ve hedefleri olan bir ülkeyiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair-yazar Necip Fazıl Kısakürek’in “Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım” sözünü anımsatarak, Türkiye’ye dev eserler bırakmak için karıncalar gibi durmaksızın, yorulmaksızın çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, il kongreleri vesilesiyle şehirleri ziyaret ettiğini ve aynı zamanda yapımı tamamlanan eser, proje ve yatırımların açılışlarını gerçekleştirdiğine işaret ederek, şöyle devam etti: “Geçen hafta Samsun’da ülkemizin en büyük demiryolu modernizasyon çalışması olan Samsun-Sivas Rehabilitasyon Projesi’nin açılışını yaptık. Önceki hafta toplam bedeli 1 milyar 600 milyon lirayı aşan kamu ve özel sektör yatırımını Malatyamızla buluşturduk. Şırnak ziyaretimizde toplam yatırım tutarı 3,5 milyar lirayı geçen yüzlerce hizmeti şehrimizin istifadesine sunduk. Ülkemizin dört bir yanında barajların, fabrikaların, hastanelerin, sağlık ve üretim tesislerinin, yolların, tünellerin açılışlarını gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. Bugün de Kahramanmaraş’ta sadece şehrimizin ve bölgemizin değil, tüm Türkiye’nin gurur abidesi olacak bir eserin açılış heyecanını yaşıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki yıllarda inşası biten bölümleri peyderpey trafiğe açılan Kahramanmaraş-Göksun Yolu’nun tamamının bugün resmen hizmete açıldığını belirterek, bu projenin Güneydoğu Anadolu’yu, İç Anadolu’yu ve Karadeniz’i birbirine bağlayan güzergâh üzerinde yer alan stratejik bir yatırım olduğunun altını çizdi.

“BU PROJE, BÖLGENİN SOSYAL VE EKONOMİK GELİŞİMİNE BÜYÜK KATKI SUNACAK”

Açılışı yapılan 64,1 kilometre uzunluğundaki yolda 11 adet çift tüp tünel, iki adet viyadük, üç adet köprü ve altı adet köprülü kavşak bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tünel ve viyadüklere Türkiye’nin kültür ve sanat hayatına eşsiz katkılarda bulunan Kahramanmaraşlı güzel insanların isimlerini verdiklerini, yola da Edebiyat Yolu adını verdiklerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi de Kahramanmaraş’ın bereketli ikliminde yetişen Ali Kutlay’ın, Âşık Mahsuni Şerif’in, Hayati Vasfi Taşyürek’in, Abdürrahim Karakoç’un, Bahaettin Karakoç’un, Cahit Zarifoğlu’un, Alaeddin Özdenören’in, Akif İnan’ın, Rasim Özdenören’in, Erdem Bayazıt’ın, Nuri Pakdil’in, Sezai Karakoç ve Necip Fazıl Kısakürek’in isimlerini yol üzerindeki tünel ve viyadüklere verdik. ‘Yedi Güzel Adam’ın yanına, Kahramanmaraş’ın diğer güzel şairlerini de ekleyerek, yolumuzu daha da güzelleştirdik. Bu kadar şairin ismini taşıyan yolun adının da Edebiyat Yolu olması kadar tabii bir şey olamaz” diye konuştu.

Kahramanmaraş-Göksun arasındaki 80 kilometrelik mesafenin, bu yolla 64,1 kilometreye, seyahat süresinin de 41 dakikaya indirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, zamandan 75,2 milyon lira ve akaryakıttan 55,1 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 130,3 milyon lira tasarruf edileceğinin altını çizdi.

Edebiyat Yolu’nun Kayseri-Kahramanmaraş-Gaziantep Devlet Yolu ile bütünleştiğini, bu projenin transit trafik ve turizm hareketliliğinde sağlayacağı artışla, bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimine büyük katkı sunacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam yatırım bedeli 4 milyar 671 milyon lirayı bulan bu eserin Kahramanmaraş’ı çok farklı bir konuma taşıyacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ın tarihi, kültürü, yiğitleriyle kendilerine hep ilham vermiş bir şehir olduğuna vurgu yaparak, “İstiklalimizin, bağımsızlığımızın, hür bir millet oluşumuzun öncülerinden olan bu şehrin tarihimizde çok özel bir yeri, aziz bir hatırası vardır. İşgale karşı Maraş’ta tutuşturulan bağımsızlık aşkı, Sütçü İmam’ın şahsında sembolleşen kahramanlık, milletimizin yolunu aydınlatmıştır” ifadesini kullandı.

“ÜLKEMİZİN GÜCÜNE GÜÇ, İTİBARINA İTİBAR KATARAK TÜRKİYE’YE ÇAĞ ATLATTIK”

Millete mahcup olmamak, vatandaşın güvenini, teveccühünü boşa çıkarmamak için var güçleriyle çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, içerde vesayetin temsilcilerinin, dışarıda Türkiye düşmanlarının sabotajlarına rağmen yapılan okullarla, açılan üniversitelerle, inşa edilen yollarla, konutlarla, tünellerle, barajlarla şehirler çehresini değiştirdiklerini kaydetti.

“Eğitimi, sağlığı, adalet ve emniyeti güçlendirerek; ekonomiyi, ihracatı, üretimi büyüterek, ülkemizin gücüne güç, itibarına itibar katarak Türkiye’ye hamdolsun çağ atlattık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Kimsenin kökenine, meşrebine, farklılıklarına bakmadan bu ülkenin tüm renklerini aynı samimiyetle kucakladık. 83 milyonunun her bir ferdine aynı sevdayla, aynı heyecanla hizmet ettik. Biz bu ülkenin sadece güneyini, batısını birileri gibi sahillerini değil; 780 bin kilometrekarenin her bir karışını, her bir çakıl taşını seviyoruz. Biz milletimize bakınca farklılıkları değil, yüreği Anadolu coğrafyası kadar büyük 83 milyonluk bir aile görüyoruz. Bizim kalbimize bu ülkenin her bir köşesinde yaşayan insanımıza yetecek kadar büyük bir ‘Türkiye Sevdası’ bulunuyor. Açıkçası elini vicdanına koyan herkes, 2002 ile bugünü mukayese ettiğinde şu gerçeği çok net bir şekilde kabul ediyor. 18 yıl öncesine göre Türkiye daha dengeli bir yapıya kavuşmuş; illerimiz arasındaki hizmet ve altyapı farkı büyük oranda ortadan kalkmıştır.”

“83 MİLYONUN HER BİR FERDİNİN DEVLETİNE YENİDEN GÜVENMESİNİ, İNANMASINI SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her bölgesinde, her şehrinde aynı hizmetlerin bulunduğuna dikkati çekerek, “Sağlık hizmetlerinde, eğitimde, ulaşımda, sosyal yardımlarda Cumhuriyet tarihinin en eşitlikçi tablosuna bizim dönemimizde kavuşmuştur. En Batı’dan en Doğu’ya; en Kuzey’den en Güney’e kadar her yere ulaştık. Yatırımlarımızla sadece adaletsizlikleri gidermedik, aynı zamanda milletimizin birlik ve beraberliğini, kardeşliğini de büyüttük. 83 milyonun her bir ferdinin devletine yeniden güvenmesini, inanmasını sağladık” dedi.

Türkiye’yi açılışı yapılan Edebiyat Yolu gibi nice eserlerle buluşturmaya devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, açılışı yapılan yolun hayırlı olmasını dileyerek Edebiyat Yolu’nun açılış kurdelesini kesti. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun kullandığı Cumhurbaşkanlığı aracı ile açılışı yapılan Edebiyat Yolu’nda kısa bir tur attı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88010

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88013

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.