Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu topraklarından bölgemiz ve dünyaya barış ve huzur getirecek bir mücadelenin içindeyiz” 0 88797

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta yaptığı konuşmada, “Bir asır önceki gibi bizi âdeta içinde boğmak, yok etmek istedikleri Anadolu topraklarından yeni bir silkinişle, yeni bir şahlanışla bölgemize ve dünyaya barış, huzur, adalet getirecek bir mücadelenin içindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Şubat Stadyumu’nda düzenlenen AK Parti Kahramanmaraş 7. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.

“TÜRKİYE, 100 YIL ÖNCEKİ KADAR KRİTİK BİR DÖNEMEÇTEN GEÇİYOR”

Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son Kahramanmaraş’ın kurtuluşunun 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla şehre geldiğini anımsatarak, “Maraş’ı, Kahramanmaraş yapan kıyamın bayraktarlar Sütçü İmam’ı, Arslanbey’i, Rıdvan Hoca’yı, Senem Ayşe’yi, Çuhadar Ali’yi ve tüm İstiklal sevdalılarını rahmetle yâd ediyorum” dedi.

“Mücadelesiyle İstiklal harbimize güç ve moral veren Maraş’ta olmak işte bunun için her defasında bizlere heyecanlandırır, mutlu eder” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmada olduğu gibi 2053 vizyonuyla buluşturma mücadelesinde de Kahramanmaraş’ı en önde görmek istediğini söyledi.

Türkiye’nin 100 yıl önceki kadar kritik bir dönemeçten geçtiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir asır önceki gibi bizi âdeta içinde boğmak, yok etmek istedikleri Anadolu topraklarından yeni bir silkinişle, yeni bir şahlanışla bölgemize ve dünyaya barış, huzur, adalet getirecek bir mücadelenin içindeyiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarihî süreçte milletin sorumluluğu son 18 yılda olduğu gibi yine AK Parti’ye verdiğini belirterek, “Üye sayımızın 11 milyon 200 bini bulması bunun en büyük ispatıdır. Kadın kollarımızın üye sayısının 5 milyon 200 bine ulaşması, bu mücadeleye hanım kardeşlerimizin de sahip çıktığını çok açık ve net göstermektedir. Gençlik kollarımızın üye sayısının 1 milyon 240 bine yaklaşması bu mücadele gençlerimizin de sahip çıktığının ispatıdır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN KALKINMA MÜCADELESİNE YAPTIĞIMIZ KATKININ EN YAKIN ŞAHİDİ MİLLETİMİZİN KENDİSİDİR”

“Kaderimizi Türkiye’nin kaderiyle istikbalimizin milletimizin istikbali ile bir görüyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıfatı, ismi, cismi ne olursa olsun hiç kimsenin kendi şahsi hesaplarını, hedeflerini, heveslerini bu ulvi davanın önüne koymasına tahammülümüz olamaz. Bunun için değişim gerçeğinden kopmadan ama 19 yıldır partimize hizmet etmiş ve davamıza bağlılığını koruyan herkesi de kucaklayarak yolumuza devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Davamızı kör dünyanın göbeğine, kuşların göz bebeğine, yola, ağaca, pınara, esen yele, yağan kara, yağmur yüklü bulutlara, bebeklerin avucuna, minarelerin burcuna, kara taşa, kor ateşe yazacağımız güne kadar bize durmak, duraksamak haramdır” sözlerine yer verdi.

Allah’ın yardımı ve milletin yoldaşlığı dışında bir güç aramadan mücadelelerini hep daha ileriye taşıyarak büyüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma mücadelesine yaptıkları katkının en yakın şahidinin milletin bizatihi kendisi olduğunu aktardı.

Her alanda Cumhuriyet tarihinde yapılanların tamamını üçe, beşe, ona katlayan hizmetler, yatırımlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 yılda Kahramanmaraş’a da 35,5 milyar lira yatırım yapıldığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’a yapılan eğitim, yükseköğretim, altyapı, sosyal yardım, sağlık, ulaştırma, TOKİ, sanayi, teknoloji, içme suyu, tarımsal sulama ve tarım yatırımlarını anlattı.

“TÜRKİYE GÜÇLENDİKÇE MARUZ KALDIĞI SALDIRILAR ARTIYOR”

Türkiye büyüdükçe ve güçlendikçe karşısına çıkan engellerin, maruz kaldığı saldırıların da ona göre arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Harbi’nin ardından umut verici bir kalkınma ve sanayileşme hamlesi başlatan Türkiye’nin tek parti döneminde elindeki fırsatları kaçırdığını, daha sonra atılan kalkınma hamlelerinin de darbeler ve vesayet eliyle hep kadük bırakıldığını anlattı.

Türkiye ile benzer şartlarda yola çıkan pek çok devletin, hızla özgürleşir ve zenginleşirken Türkiye’nin enerjisini ve vaktini iç mücadelelerle heba ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak böyle bir ülke devraldığını, iktidara gelmelerinin ardından farklı vesayet odaklarıyla mücadele ettiklerini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şairin dediği gibi, biz bugünlere tüzüklerle çarpışa çarpışa geldik. Kimi zaman yutkunduk, kimi zaman kalbimizde fırtınalar koptu, gözlerimizde şimşekler çaktı. Kimi zaman var gücümüzle hakikati haykırdık, kimi zaman tüm gücümüzle yumruğumuzu savurduk ama hiçbir zaman bize dayatılan düzene teslim olmadık. Hep Hakkın, hakikatin yolunda milletimizin bize gösterdiği istikamette çalıştık, durmadık çabaladık. Türkiye’ye müstemleke muamelesi yapanlara asla eyvallah etmedik. Türk milletini tarihiyle ve değerleriyle aşağılamaya ve öyle göstermeye kalkanlara asla izin vermedik. Medeniyetimizi ve coğrafyamızı sömürüyle, kanla, gözyaşıyla boğmaya çalışanların yüzlerine gerçekleri haykırmaktan her hal ve şart altında dostlarımızın yanında yer almaktan çekinmedik; Suriye’de biz var olduk, Libya’da biz var olduk, şimdi de Azerbaycan’da biz var olduk, biz varız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi yaptığını belirterek olumlu gelişmeleri kendisinden dinlediğini, inşallah zafere yaklaşıldığını kaydetti.

“BİZ EMPERYALİSTLERİN, ZALİMLERİN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim; şöyle bir çevremize, AK Parti’yi ve Tayyip Erdoğan’ı sevenler niye seviyor, sevmeyenler niye sevmiyor diye baktığımızda göreceğimiz manzara işte budur. Ne işin var senin Azerbaycan’da? Ne işin var senin Suriye’de? Ne işin var senin Libya’da? İşte bizi bunun için sevmiyorlar. Evet, biz emperyalistlerin, zalimlerin karşısında olacağız, çünkü bizim ecdadımız hep bunun mücadelesini verdi. Bizi milletimiz sever, bizi ümmet sever, bizi mazlumlar sever, bizi mağdurlar sever, bize o yeter. Buna karşılık bizden zalimler nefret eder, hainler nefret eder, bir asırdır fütursuzca yürüttükleri adaletsiz düzenlerini bozduklarımız nefret eder” diye konuştu.

Türkiye’de vesayeti tasfiye ettiklerini, IMF’ye borcu bitirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Eğer vesayeti tasfiye etmeseydik kimsenin bize itirazı olmazdı. Eğer terör örgütlerinin başını ezmeseydik kimse bize, evet, yan gözle bakmaz, bize saldırmazdı. Eğer IMF’e bağlı ekonomi düzenini kırmasaydık kimsenin bizden şikayeti olmazdı. Göreve geldiğimizde 23,5 milyar dolar IMF’e neyimiz vardı, borcumuz vardı. Bu borcu biz ne zaman sıfırladık? 2013’te sıfırladık. Şimdi bizim IMF’e borcumuz var mı? Yok. Ama ne diyor CHP? Bak böyle gidemeyeceksiniz, IMF’den borç alın. Ya bunlar bizi ne zannediyorlar? Bu CHP IMF’den borçlanmaya alışmış, onların kapısında kul, köle olmuşlar, biz bu duruma düşmedik, düşmeyeceğiz. Eğer darbecilere kuzu kuzu teslim olsaydık kimse bize ateş püskürmezdi. İşte CHP’nin dediği gibi, IMF’den biz borç alsaydık aynı şekilde kimse bize bir şey demezdi. Eğer Suriye’deki zulme, Irak’taki bölünmüşlüğe, Libya’daki çarpıklığa, Doğu Akdeniz’deki haksızlığa, hırsızlığa ses çıkarmasaydık kimse bizi hedef almazdı.”

“HEDEFLERİMİZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Türkiye’yi seven, Türkiye’yi kabullenmiş Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatarak Kıbrıs’ta yeni bir sürecin başladığının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Kasım’da Cumhur İttifakı olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde olacaklarını bildirerek törenlere katılacaklarını ve ardından kapalı Maraş bölgesinde topluca piknik yapacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimizle ana vatan-yavru vatan birlikteliğimizi orada bizzat yaşayarak ortaya koyacağız, buna ihtiyaç vardı ve bu gecikti, şimdi bu inşallah yeniden oluşacak. Bütün bunları yapmasaydık, biz milletimizin yüzüne bakabilir miydik? Bunları yapmasaydık, bunca mazlumun, mağdurun, garibin vebalinin altından kalkabilir miydik? Bunları yapmasaydık, biz, biz olabilir miydik? İşte bunun için diyoruz ki, hem mücadeleyi yürüteceğiz hem bunun bedelini ödeyeceğiz hem de hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, il kongresinde görev alacak partililere başarılar dileyerek konuşmasını tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88010

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88013

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.