Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu asır, Türkiye’nin yıldızının daha da parladığı bir asır olacaktır” 0 88822

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye, koronavirüs salgını sürecinden ekonomik, siyasi, askerî ve diplomatik olarak çok daha güçlü bir şekilde çıkacaktır. Bu asır, Türkiye’nin yıldızının daha da parladığı bir asır olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplu açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Bölgesi’nin sanayi üssü olan Kocaeli’nin, asla ihmal edilmemesi gereken illerden biri olduğunu belirterek; üretim tesisleri, konumu, organize sanayi bölgeleri ve teknoloji merkezleriyle şehrin Türk ekonomisinin gurur kaynağı olduğunu söyledi.

“BAHANELERE SIĞINMADAN, ZORLUKLAR KARŞISINDA YORULMADAN HİZMET EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Kocaeli’de bakanlıkların, belediyelerin ve özel sektörün tamamlanmış yatırım, proje ve tesislerinin açılışını gerçekleştireceklerine işaret ederek, eğitimde toplam yatırım bedeli 704 milyon lirayı aşan bin 527 dersliği, 5 okul spor salonunu, 9 atölyeyi, 180 kişilik pansiyonu ve bir konferans salonunu, sağlıkta 400 yataklı Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ni, Gölcük Sağlık Kompleksi’ni, Gölcük Devlet Hastanesi ek hizmet binasını ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nu, ulaştırmada şehir hastanesi bağlantı yollarının, sanayi ve teknolojide TÜBİTAK ve TSE’ye ait Teknoloji Merkezi ile deney laboratuvarlarının açılışını yapacaklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maşallah belediyelerimiz Kocaeli halkımıza hizmette sınır tanımıyor. Bahanelere sığınmadan, zorluklar karşısında yorulmadan, aşkla AK Partili belediye başkanlarımız hemşerilerine hizmet ediyor” diye konuştu.

“GİRİŞİMCİLERİMİZ TÜRKİYE’NİN AYDINLIK GELECEĞİNE YATIRIM YAPIYOR”

Kocaeli’nin sadece belediye hizmetlerinde ve kamu yatırımlarında değil, özel sektör yatırımlarında da farkını ortaya koyduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin potansiyelini çok iyi bilen girişimcilerimiz, şeamet tellallarına kulak asmadan Türkiye’nin aydınlık geleceğine yatırım yapıyor. Bizler de müteşebbislerimizi her alanda destekliyor, teşvik ediyoruz. İş dünyamızın her meselesini kendi meselemiz olarak görüyor, sıkıntılarına, sorunlarına çözüm üretiyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 salgını sürecinde dünyanın birçok ülkesinde ekonominin durma noktasına geldiğini, Türkiye’nin ise yeni fabrikalar ve sanayi tesisleriyle üretim alt yapısını daha da güçlendirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze’de GEBKİM İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde 3 fabrikanın resmî açılışını, 3 fabrikanın da temel atma törenini gerçekleştirdiklerini aktararak, şöyle devam etti: “Böylece kimya sektöründe yaklaşık 1,2 milyar liralık bir yatırımın Kocaeli’ye kazandırılmasının heyecanına şahitlik ediyoruz. Açılışı yapacağımız GEBKİM Kimya Meslek Lisesi’nin pilot üretim tesisi özellikle gençlerimizin istihdamı, temelini atacağımız GEBKİM Anaokulu ise kadınlarımızın sanayi sektöründeki istihdamı için örnek projelerdir. Teori ile pratiği birleştiren, sanayi ile okulu bir araya getiren bu tür başarılı projelerin diğer illerimize yayılması kritik öneme sahiptir.”

“BİZİM AŞKIMIZ DA SEVDAMIZ DA TÜRKİYE’DİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir ülkeye, bir millete sevginin ölçüsünün yapılan hizmetler olduğunun altını çizerek, “Gerçeğe dönüşmeyen fikirler nasıl kaybolup gitmeye mahkûmsa hizmete dönüşmeyen sevgi de kuru bir hamaset olarak kalır. Bizim aşkımız da sevdamız da Türkiye’dir. Biz can borcumuz olan bu milleti gerçekten çok seviyoruz. Biz bu sevgimizi lafta bırakmıyor, eserlerimizle projelerimle yatırımlarımızla ortaya koyuyoruz. Bizim lügatimizde yapamayacağını söylemenin, boş konuşmanın, hele hele yalan ve iftiranın asla yeri yoktur, olmayacaktır” şeklinde konuştu.

Yurt dışı seyahatlerinde Batı ülkelerindeki sefahat perdesinin altındaki zihni sefalete, geri kalmış ülkelerin varlık içinde nasıl yokluğa mahkûm edildiklerine bizzat şahit olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle koronavirüs salgını döneminde Batı toplumlarındaki çarpıklıkların, adaletsizlikler çok daha aşikâr hâle geldiğini vurguladı.

“BATILI ÜLKELERİN ÇOK CİDDİ SORUNLARLA YÜZLEŞTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözüm ona dünyanın en gelişmiş ülkelerinde insanlar temel sağlık hizmetlerine ulaşamadığı için göz göre göre can verdi. Sadece sosyal doku ve toplumsal barış açısında değil, ekonomik olarak da Batılı ülkelerin çok ciddi sorunlarla yüzleştiğini görüyoruz. Geldiğimiz noktada mazlum ve mağdurların canı, kanı, malı üzerine inşa edilen refah düzeni çatırdamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“Batılı ülkeleri özellikle girdikleri bu çıkmazdan son dönemde sarıldıkları İslam ve yabancı düşmanlığı da kurtaramayacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Öte yandan Türkiye, koronavirüs salgını sürecinden inşallah ekonomik, siyasi, askerî ve diplomatik olarak çok daha güçlü bir şekilde çıkacaktır. Bu asır, Türkiye’nin yıldızının daha da parladığı bir asır olacaktır. Bunun için hepimizin sorumluluklarının bilinciyle hareket etmesi, işi gücü millete karamsarlık aşılamak olan çapsızlara aldırmadan Türkiye ve Türk milleti için mücadeleyi sürdürmesi gerekiyor. İş dünyasıyla kamusuyla üniversitesiyle sivil toplumuyla belediyesiyle el ele verdiğimizde yarınımız bugünlerimizden çok daha aydınlık olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yaklaşık 3 milyar liralık 155 kalem yatırımın Kocaeli’ye hayırlı olması temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Kocaeli Gebze (Kimya) İhtisas Organize Sanayi Bölgesine (GEBKİM) canlı bağlantı kurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla GEBKİM’de hazır bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank diğer yetkililer ile birlikte açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra diğer yatırım, eser, hizmet ve projelerin açılış kurdelesini beraberindekilerle birlikte kesti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88010

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88013

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.