Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lefkoşa Acil Durum Hastanesi’nin açılış törenine katıldı 0 88021

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) ziyareti kapsamında, Lefkoşa Acil Durum Hastanesi’nin açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a misafirperverliği için teşekkür etti.

Koronavirüs salgını nedeniyle insanlığın zorlu günlerden geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar 1 milyon 350 bine yakın insanın hayatına mal olan hastalığın dalgalar hâlinde yayılmaya devam ettiğini, son haftalarda başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyada vaka, hasta ve vefat sayılarında ciddi artışlar yaşandığını kaydetti.

Aşı ve ilaç çalışmalarında henüz istenilen aşamalara gelinmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bir yandan diğer ülkelerdeki aşı çalışmalarını takip ederken, diğer yandan da aşı geliştirmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını bildirdi.

“SALGIN KARŞISINDA TÜRKİYE OLARAK BAŞARILI BİR İMTİHAN VERİYORUZ”

Hastalığın kesin ilacı ve aşısı bulunana kadar mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın ekonomik bakımdan en müreffeh ülkelerini bile sarsan salgın karşısında Türkiye olarak başarılı bir imtihan veriyoruz. Salgının en kritik evresini vakitlice aldığımız tedbirler ve sağlık alt yapımızın gücü sayesinde daha rahat atlattık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal güvenlik sisteminin kapsayıcılığı ve kuşatıcılığı sayesinde vatandaşları kimi yerlerde olduğu gibi milyon dolarlık faturalarla karşı karşıya bırakmadıklarını, test, teşhis, tedavi ve ilaca kadar hastalıkla mücadele için gereken her şeyi ücretsiz sunduklarını vurguladı.

Türkiye’nin hem salgınla mücadelede hem de dayanışma noktasında tüm insanlığa örnek olacak bir duruş sergilediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelerde maske savaşları yaşanırken Türkiye’nin, din, dil, ırk, bölge ayrımı gözetmeden dünyanın 156 ülkesine ve 9 uluslararası kuruluşa tıbbi teçhizat ve malzeme gönderdiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönemde KKTC’nin de yardımına koştuklarını, ilaç, tıbbi cihaz, malzeme ve ekipman başta olmak üzere sağlık alanında gereken her türlü desteği sağladıklarını anlatarak, bu çerçevede KKTC’ye 149 milyon lira ayni ve nakdi katkı yaptıklarını söyledi.

“ACİL DURUM HASTANESİ, TÜRKİYE’NİN KKTC İLE DAYANIŞMASININ EN ÖNEMLİ NİŞANESİDİR”

“Sayın Ersin Tatar’ın Başbakanlığındaki KKTC de salgınla mücadeleyi başarıyla yürüttü. Sayın Tatar’ı bu hususta bir kez daha tebrik etmek istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, tedavileri sürenlere de acil şifalar diledi.

Açılışı yapılan acil durum hastanesinin Türkiye’nin, KKTC ile dayanışmasının en önemli nişanesi olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hastanemizin açılışının Kıbrıs Türklerinin haklı mücadelesini 37 yıl önce zaferle taçlandırıldığı 15 Kasım gününe denk gelmesi bizleri ayrıca memnun ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca hastanede kullanılmak üzere tam donanımlı beş adet ambulans hediye ettiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Acil Durum Hastanemizde 6 ameliyathane ve bunların destek birimleri, 1 adet MR, 2 adet röntgen, 1 adet bilgisayarlı tomografi ve 2 adet ultrason cihazı bulunuyor. Hastanemiz 24 adet yoğun bakım yatağı, 64 adet hasta yatağı, 12 adet acil müşahede yatağı olmak üzere toplam 100 yatak kapasitesine sahiptir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetiyle gönül birliğimiz olmasa biz bu hastaneyi 45 gün gibi bu kadar kısa bir sürede tamamlayamazdık. Ama o gönül birliği, o kardeşlik bize hadi bakalım dedik ve sağ olsun müteahhit firmamızda burayı 45 günde tamamladı. Ülkemizde hizmete sunduğumuz 1008’er yataklı iki acil durum hastanesini de yine benzer sürelerde bitirdik. Birisini Yeşilköy’de bir diğerini de Sancaktepe’de. Bu vesileyle Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere bu mükemmel eserin bu kadar kısa sürede tamamlanmasını ve hizmete açılmasını sağlayan herkese teşekkür ediyorum.”

“SAĞLIK ALANINDA DA KIBRISLI KARDEŞLERİMİZLE DAYANIŞMA İÇİNDE OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da sağlık alanında KKTC ile dayanışma içinde olmayı sürdüreceklerini kaydederek, “Yeni bir sözümüz daha var inşallah şimdi birde proje ihalesi, vesairesi tamam 500 yataklı bir hastaneyi daha inşallah Kuzey Kıbrıs’ımıza kazandıracağız. Modern mimari anlayışıyla tasarlanmış ve tek, iki kişilik hasta yatak odalarıyla her türlü tanı ve tedavi birimlerini bünyesinde barındıracak bu yatırıma inşallah yer tesliminden hemen sonra başlayacağız” müjdesini verdi.

“Kıbrıs Türk halkına yakışır bir hastanenin açılışını yapmaktan duyduğum bahtiyarlığı tekrar ifade etmek istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin KKTC’ye kazandırılmasında emeği geçenlere şükranlarını sunarak, hastanenin ve hediye edilen ambulansların hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve beraberindekilerle hastanenin açılış kurdelesini “Acil Durum Hastanemiz hayırlı olsun, Maraş aydınlık yarınlar için hayırlı olsun” diyerek kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve KKTC Cumhurbaşkanı Tatar daha sonra hastanede incelemelerde bulundu.

Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de eşlik etti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88010

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88013

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.