Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor” 0 88813

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Türkiye Ekonomi Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en köklü demokrasi ve ekonomi reformlarını gerçekleştirmiş bir yönetim olarak önümüzdeki dönem de ihtiyaç duyulan değişimleri hayata geçirmekte elbette bizim görevimizdir. Temelini attığımız tabiri caizse kaba inşaatını tamamladığımız binamızı artık nihai hâle getirecek atılımın eşiğindeyiz. İnşallah ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Ekonomi Şûrası’na katıldı.

Şûra katılımcılarına ve video konferansla toplantıyı takip edenlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Video konferans aracılığıyla da olsa sizlerle bir araya gelmenin, hasret gidermenin memnuniyeti içerisindeyim. “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez, gönülden gönüle gider yar oy” diyen âşık gibi bizim de sizinle aramızda gönülden gönüle kurulu bir köprü var” ifadesini kullandı.

Bulunduğu makamlara hayatın merdivenlerini teker teker tırmanarak, milletin her kesimiyle hemhâl olarak, zorlukları ve imkânları bizzat tecrübe ederek ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömrü boyunca devletten aldığı maaş dışında bir iş, üretim, istihdam tecrübesi olmayanların kürsülerden esip gürlemeleri, teneke tıngırtısının ötesinde bir anlama sahip değildir. Bunların önlerine konan kâğıtlardaki rakamların ne anlama geldiğine ilişkin en küçük bir fikirleri olmadığını en iyi sizler biliyorsunuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhataplarının millet ve milletin bağrından çıkıp gelen iş dünyası olduğunun altını çizerek, kendisinin de esnaflıktan-ticaretten gelen bir siyasetçi olarak daima girişimciler, sanayiciler, ticaret erbabı, esnaf ve sanatkârlarla bir arada olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİ PROJESİNİ SİZLERLE BİRLİKTE NETİCEYE ULAŞTIRACAĞIZ”

TOBB’un genel kurullarına, şûralarına, çeşitli etkinliklerine katılmaya özel önem verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin asırlık rüyası olan yerli otomobil için babayiğit aradığımda hemen sizler çıkıp bu işe talip oldunuz. Milletimizin huzurunda verdiğiniz sözü yerine getirerek adım-adım Türkiye’nin otomobili projesini hayata geçirdiniz. İnşallah bu güzel projeyi yine sizlerle birlikte neticeye ulaştıracağız. Aynı şekilde şehit Başbakan Adnan Menderes’in acı hatırası sebebiyle adı Yaslıadaya çıkan Yassıada’yı sizlerle birlikte Demokrasi ve Özgürlükler Adası hâline getirdik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgını sebebiyle her konuda olduğu gibi iş dünyasıyla da hasbihâllerinde farklı bir dönem geçirdiklerine işaret ederek, “Şu anda kovid-19’a yakalanmış olan içinizde birçok arkadaşım var, hepsine Allah’tan şifalar diliyorum, geçmiş olsun diyorum. Rabbim en kısa zamanda inşallah tüm mesai arkadaşlarınıza kavuşmayı da nasip etsin” ifadesini kullandı.

“YÜKSEK FAİZE YATIRIMCIMIZI EZDİRMEMEMİZ GEREKİYOR”

Oda ve borsa temsilcilerinin iş dünyasının nabzını en güzel şekilde yansıttıklarına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Tabii bu arada özellikle yüksek faiz sebebiyle üretimin, ticaretin, ihracatın, istihdamın temsilcileri olan sizler sahada yaşananların tercümanı olarak karar vericilere yol gösteriyor, ışık tutuyorsunuz. Zira yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle bizler gerçek anlamda yatırım yapabilir miyiz, sizler bu işin içindesiniz. İstihdam üretebilir miyiz? Mümkün değil. Peki, üretim yapabilir miyiz? O da mümkün değil. Peki, ihracata yönelik ciddi adımlar atabilir miyiz? O da mümkün değil. Öyleyse bizim bu noktada çok daha dikkatli olmamız lazım ve yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor. Bunun için ekonomiyle ilgili her konuda iş dünyamızla ve onların temsilcileri olan sizlerle istişareye etmeye özel önem veriyoruz. Aldığımız tüm kararlarda, attığımız tüm adımlarla sizlerle birlikte oluşturduğumuz ortak akıldan faydalanıyoruz. Sektörlerimizin ve şehirlerimizin sorunlarını, taleplerini, beklentilerini sizlerle birlikte konuşuyor, tartışıyor ve birlikte çözüm yolları geliştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 18 yıldır büyük mesafe kat ettiği demokrasi ve kalkınma yolculuğunda 365 oda ve borsanın lokomotif vazifesi gördüğünü, her oda ve borsanın Türk ekonomisine çok önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.

Birçok sanayici ve iş insanının yüksek faiz nedeniyle işini kaybettiğini, battığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah biz bunları da tersine çevireceğiz. Bundan sonra da sizlerin azmi, çalışkanlığı, dirayeti ve kabiliyetiyle önümüze çıkartılan engelleri birer-birer aşarak hedeflerimize doğru yürümeye devam edeceğiz ve yüksek faizden arındırılmış, istihdamdan finansmana, özellikle nakit akışından teşviklere kadar sizlerin ihtiyaç duyduğu çok sayıda destek paketini hayata geçirdik” dedi.

Bugüne kadar uygulanmış en büyük kredi paketlerinin, Kredi Garanti Fonu kefaletlerinin, istihdam teşviklerinin iktidarları döneminde başlatıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgından olumsuz etkilenen onlarca sektörde vergi ve primlerin altı ay ertelendiğini, birikmiş kamu alacaklarında uzun vadeli yapılandırma yaptıklarını, bununla ilgili kanunun da TBMM tarafından kabul edildiğini anımsattı.

“DAHA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE ÜRETİME, YATIRIMA, İSTİHDAMA VE İHRACATA ODAKLANMAK GEREK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir döneme girildiğine dikkati çekerek, artık çok daha güçlü bir şekilde üretime, yatırıma, istihdama ve ihracata odaklanmak gerektiğini söyledi.

“Sizlerden müteşebbisimizin, üreticimizin yanında bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahip olduğunuzu asla unutmadan gayretinizi arttırmanızı, azminizi güçlendirmenizi istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye olarak reformlar ve başarılarla dolu sürdürülebilir büyümeyi politikalarımızın merkezine aldığımız 18 yılı geride bıraktık. Topyekûn kalkınma anlayışıyla ülkemizin 81 vilayetinin tamamında her bir haneye, her bir insana dokunan hizmetler gerçekleştirdik. Piyasa ekonomisi anlayışıyla rekabeti esas alan, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla ülkemizi kalkındırdık, güçlendirdik. Tıpkı bugün yaptığımız gibi her kesimle istişare hâlinde olmaya özel ehemmiyet verdik. Türkiye tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesi bizim dönemimizde başladı. Millî gelirimizi 236 milyar dolardan 950 milyar dolara, ihracatımızı 36 milyardan dolardan 152 milyar dolara malum çıkardık. Kişi başına düşen millî gelirimizi 12 bin 500 dolara kadar yükselterek ülkemizi üst orta gelirli ülkeler grubuna dâhil etmiştik. Ülkemize gelen doğrudan yatırımlar 138 milyar doları bulmuştu, yüzde 32 olan enflasyonu yüzde 4’lere kadar indirmiş, faizleri tarihin en düşük seviyelerine getirmiştir. Ülke ve millet olarak 2023 hedeflerimize doğru emin adımlarla yükselirken bir anda içeride ve dışarıda büyük bir saldırı dalgasıyla karşılaştık. Gezi olaylarıyla başlayıp sınırlarımızın kuşatılmasına, darbe girişiminden ekonomimize kurulan tuzaklara kadar bütün bunlara uzanan bu saldırıların hepsini de hamdolsun birer birer boşa çıkardık. Maruz kaldığımız saldırılar sebebiyle tüm gücümüzle istiklal ve istikbal mücadelemizi yoğunlaşırken, yatırımları ve ekonomiyi de ihmal etmedik. Bu tarihi mücadele döneminde bile Türkiye’yi yüzlerce büyük projeyle donattık. Kendimizi savunmanın ötesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda çok önemli adımlar attık. Yapılamaz denilen nice harekâtları yaptık, imkânsız denilen nice başarılara imza attık. Güçlü sanayi altyapımız, zengin insan kaynağımız ve yeniliğe odaklı çalışkan girişimcilerimiz sayesinde her zorluğu aşacak yeni yollar bulduk. Savunma sanayinde ülkemizin geldiği yer tüm dünyada hayranlıkla takip ediliyor. İstanbul’a kazandırmış olduğumuz üçüncü havalimanımız ülkemizin 2053 vizyonunun en önemli altyapılarından biridir.”

“DEĞERİNİ SALGIN DÖNEMİNDE ÇOK DAHA İYİ ANLADIĞIMIZ SAĞLIK SİSTEMİMİZ BAŞLI BAŞINA BİR BAŞARI HİKÂYESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları döneminde hayata geçirilen sağlık sistemi ve sağlık yatırımlarından söz ederek, “Değerini salgın döneminde çok daha iyi anladığımız şehir hastaneleriyle kapsamlı genel sağlık sigortası sistemimiz bile başlı başına bir başarı hikâyesidir” dedi.

Yatırımcıların önünü açmak için gerçekleştirilen reformlarla Türkiye’yi iş yapma kolaylığı endeksinde 27 basamak birden yükselerek 190 ülke arasında 33. sıraya yerleştirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de iş yeri açma süresi 38 gün iken, bu süreyi yedi günün altına kadar düşürdüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının ortaya çıkardığı değişim süreciyle dünya ile birlikte Türkiye’de de yeni bir döneme girildiğine dikkati çekerek, “Ülkemiz yatırımın, üretimin ve ticaretin yükselen merkezlerinden biri olarak gösteriliyor. Artık vites yükseltmenin bile yeterli olmadığı, araç değiştirmenin gerektiği bir dönemdeyiz, bunun için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyız” diye konuştu.

“YATIRIMCILAR İÇİN EN UYGUN ŞARTLARI SAĞLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Hukuk ve ekonomi reformları konusunda bir süredir çalışmalar sürdürdüklerini belirterek, “Türkiye’nin en köklü demokrasi ve ekonomi reformlarını gerçekleştirmiş bir yönetim olarak önümüzdeki dönem de ihtiyaç duyulan değişimleri hayata geçirmekte elbette bizim görevimizdir. Temelini attığımız tabiri caizse kaba inşaatını tamamladığımız binamızı artık nihai hâle getirecek atılımın eşiğindeyiz. İnşallah ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor. Yerli ve uluslararası yatırımcılar için her anlamda en uygun şartları sağlamaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Eylül ayına ilişkin gelen öncü verilere göre Türkiye’nin üçüncü çeyreği güçlü bir büyüme ile kapatacağının kesinleştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül ayında sanayi üretiminin hem aylık hem de yıllık bazda artarak önemli bir başarıya imza attığını kaydetti.

Sanayi ve ticaret sektöründeki adımlarla hizmet sektörleri toplamında ciro endeksinin Eylül ayında yıllık yüzde 26,2 arttığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılı da pozitif büyümeyle bitireceklerine inandığının altını çizdi.

“ENFLASYONLA MÜCADELEDE EN ÖNEMLİ ÖNCELİĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fiyat istikrarını ve finansal istikrarı birlikte sağlayacağız. Bunun için enflasyonla mücadelede en önemli önceliğimizdir. Hedefimiz bir an önce tek haneli enflasyon rakamlarına ulaşmaktır. Mali disiplini koruyarak kamu finansman kalitesini arttırarak yapısal ve mikro reformları hayata geçirerek değişim çizgimizden sapmayarak büyüme ve istihdam odaklı bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki sorunları piyasa ekonomisi kurallarına uygun şekilde çözeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Salgının yol açtığı sıkıntıların farkında olduklarını ve devlet olarak tüm imkânları sonuna kadar kullanarak bu sıkıntıları azaltmanın gayreti içinde olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki yıl tüm bu zorlukları geride bırakmış olarak bugünleri acı bir tebessümle yâd edeceğiz. Sorumluluğumuzun ağır olduğunu biliyoruz, ama milletimize olan güvenimiz, enerjimiz, şevkimiz, azmimiz daha da büyüktür. Ülkemizi bugünkü bölgesel ve küresel liderlik seviyesine sizlerle birlikte getirdik. İnşallah yaşadığımız sıkıntıları yine sizlerle birlikte aşacak, hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oda ve borsa başkanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti yineleyerek, iş dünyasına, esnaf ve sanatkârlara, üreticilere, tüm sektörlere hayırlı ve bol kazançlar diledi.

Konuşmaların ardından, TOBB ETÜ Hatıra Ormanı’na canlı bağlantı yapılarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan adına çınar ağacı dikildi.

Previous ArticleNext Article

Dev yatırımlar |Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı’nı açıkladı 0 88046

“Haberleşme uydularını kendi imkânlarımızla üreterek, bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Uzay Programı Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Gözlem uydularında kazandığımız tecrübeyle, haberleşme uydularını da kendi imkânlarımızla üreterek, bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Millî Uzay Programı Tanıtım Toplantısı’na katılarak, Türkiye’nin Millî Uzay Programı’nı açıkladı.

Millî Uzay Programı’nın Türkiye’nin uzaydaki yol haritası olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel uzay yarışında ülkemizi üst liglere taşıyacak bu yol haritasının başarıyla hayata geçmesini diliyorum” dedi.

“UZAY ÇALIŞMALARINDA İNSAN KAYNAĞI, TASARIM VE MÜHENDİSLİK KABİLİYETLERİ AÇISINDAN ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR”

“Paylaşacağımız hedefler bir hayal ürünü değil, havacılık ve uzay teknolojilerinde bugüne kadar başardıklarımızın bir üst noktaya taşınmasıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda oluşturulan altyapı yatırımlarıyla bugün uzay çalışmalarında insan kaynağı, tasarım ve mühendislik kabiliyetleri açısından çok daha güçlü bir Türkiye bulunduğunu söyledi.

Türkiye’yi kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen, test edebilen bir seviyeye çıkardıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun ilk örneğinin GÖKTÜRK-2 uydusu olduğunu, şimdi de sırada gece ya da gündüz fark etmeden her türlü hava şartında yüksek çözünürlüklü görüntü elde edebilecek GÖKTÜRK-3 uydusunun bulunduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen, ilk yerli ve millî yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE’nin de entegrasyon işlemlerinin tamamlandığını, testlerinin sürdüğünü bildirerek, bu uydunun da 2022 yılında uzaya fırlatılacağını kaydetti.

İMECE yörüngeye yerleştiğinde, tüm kurumların görüntü ihtiyacını karşılayacak metre altı çözünürlükteki ilk millî gözlem uydusu olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gözlem uydularında kazandığımız tecrübeyle, haberleşme uydularını da kendi imkânlarımızla üreterek, bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aybaşında uzaya fırlatılan TÜRKSAT 5-A uydusuyla faal haberleşme uydularının sayısının dörde yükseldiğini, yerli ve millî imkânlarla üretilecek ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT 6-A’nın da 2022’de uzaydaki yörüngesine yerleştirileceğini söyledi.

Türkiye’nin uydu teknolojilerinin alt bileşenleri ve yazılımlarını üretmek noktasında da yoğun çalışmalar içinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek çözünürlüklü uzay kamerası, yeni nesil uçuş bilgisayarı ve yazılımları, elektrikli itki motoru, yönlendirilebilir anten, tepki tekeri, yıldız izler, güneş algılayıcı gibi birçok kritik alt sistemi, özgün olarak geliştirip ürettik. Önümüzdeki süreçte, Türk mühendislerinin yerli yazılımlarıyla birlikte, uydulardan elde ettiğimiz bilgilerin güvenliğini de tamamen sağlamış olacağız” açıklamasında bulundu.

“UZAY SİSTEMLERİ ALANINDA MONTAJ, ENTEGRASYON VE TEST HİZMETLERİ SAĞLAYAN ULUSLARARASI BİR OYUNCU KONUMUNDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uzay alanındaki kurumsal kapasitesine büyük önem verdiklerini, modern altyapılan sayesinde roket, uydu, yer sistemlerinde fikirden ürüne kadar ihtiyaç duyulan tüm imkanları sağlayabildiklerini anlatarak, TÜBİTAK Uzay, TÜBİTAK SAGE, DELTA-VE, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, TÜRKSAT ve İTÜ başta olmak üzere, birçok kuruluşun altyapılarında önemli projeler yürütüldüğünü aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzay ve roket test merkezlerimiz, uzay sistemleri tasarım ve test laboratuvarlarımız, uydu haberleşme ve uzaktan algılama araştırma merkezlerimiz, yer kontrol istasyonlarımız, optik sistemler araştırma ve uygulama altyapılarımızla her geçen gün daha yetkin hâle geliyoruz. Artık, uzay sistemleri alanında montaj, entegrasyon ve test hizmetleri sağlayan uluslararası bir oyuncu konumundayız” ifadelerini kullandı.

Çok az sayıda gelişmiş ülkenin sahip olduğu Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nin 2015 yılından beri faal olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uydu bileşenlerinin radyasyona dayanıklılığının test edildiği Türkiye’nin ilk Parçacık Radyasyonu Test Altyapısı olan ODTÜ-Saçılmalı Demet Hattı’nın da 2019 yılında hizmete alındığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu anda en önemli eksiğinin fırlatma konusu olduğuna dikkat çekerek, bu konuda da önemli adımlar atıldığını geçen yıl, ROKETSAN Uydu Fırlatma, Uzay Sistemleri ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

İlk yerli sonda roketinin 136 kilometre irtifaya çıkarak uzay sınırını aştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, astronomik gözlem noktasında da önemli altyapılara sahip olunduğunu, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin Türkiye’nin en büyüğü olan 1,5 metre çapında bir teleskobu barındırdığını, Erzurum’da, Karakaya Tepeleri üzerinde, 3 bin 170 metre yükseklikte de Doğu Anadolu Gözlemevi’nin inşa edildiği bilgisini paylaştı.

“ASTRONOMİ, MATEMATİK VE TIP GİBİ TEMEL BİLİMLERE ÖNCÜLÜK ETMİŞ, ÇIĞIR AÇMIŞ BİR MEDENİYETİN MİRASÇILARIYIZ”

Sadece TÜBİTAK aracılığıyla son 18 yılda, uydu, uzay, fırlatma sistemleri, uzay ekipmanları konularında kamu ve akademi dünyasından 56 projeye 2,1 milyar lira kaynak sağladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uzay ve havacılık temalı ilk bilim merkezi Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi’nin de 2020 yılında Bursa’da hizmete açıldığını anımsattı.

“Biz, astronomi, matematik ve tıp gibi temel bilimlere öncülük etmiş, çığır açmış bir medeniyetin mirasçılarıyız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, El-Fergani, El-Sufi, El-Biruni, Ali Kuşçu, El Cezeri, Takiyüddin ve Mirim Çelebi gibi binlerce Türk ve Müslüman bilim insanıyla gurur duyduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz işte bu âlimleri yetiştiren toprakların evlatlarıyız. Bu gerçekleri asla unutmayacağız. Ama şunu da bileceğiz ki bizim daha yapacağımız çok işi var. Bu büyüklerimize layık olmak için yapacağımız çok iş var. Pozitif bilimlerdeki üstünlüğün, son yüzyıllarda batıya geçerek, onları kalkındırdığını elbette biliyoruz. Coğrafi keşiflerle değişen güç dengelerinin farkına varmada geç kaldık ve bunun bedelini ağır şekilde ödedik. Ama bugün, dünya yeni bir değişimin, yeni bir dönüşümün arifesindedir” diye konuştu.

Yeni dönemde, güç dengelerini uzay keşiflerinin, bu alandaki yeni teknolojilerin belirleyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla, doğru zamanda İHA ve SİHA teknolojilerine yatırım yaparak, sahada oyunu değiştiren tarafta yer almayı başardık” ifadesini kullandı.

Millî elektrikli otomobil için de doğru zamanda adımlar attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu konuda da Türkiye, en çok konuşulan, takip edilen ülkeler arasındadır. Şimdi de uzay çalışmalarında, doğru zamanlamayla doğru adımları atarak hareket etme kararlılığımızı ortaya koyuyoruz. Temsil ettiğimiz medeniyetin dünyaya yeniden öncü olabilmesi, Türkiye’nin uzay yarışındaki kat edeceği mesafeye bağlıdır. İnsanlığın bir kısmının değil, tamamının barışa ve huzura kavuşması için medeniyetimizi yeniden şahlandırmak mecburiyetindeyiz. Asırlar boyunca topraklarına her ayak basan tarafından sömürülen Afrikalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Şu anda bakıyorum da Fransa’nın başındaki zat durmadan bana saldırıyor. Ya senin benle ne işin var? Sen önce Cezayir’in hesabını ver. Senin büyüklerin Cezayir’de 1 milyon insanı öldürdü onun hesabını ver. Sen önce Ruanda’nın hesabını ver, yüz binlerce insanı öldürdünüz. Ama Türk’ün ve Türkiye’nin, ne de ecdadımızın geçmişinde böyle bir şey söz konusu değil. Bizim ellerimizde kan yok, ama sizde kan var. Sürgünlerle yerinden, yurdundan edilen, dinini, dilini, ismini değiştirmeye zorlanan Asyalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Gettolara sıkıştırılmış faşizmin ve suç şebekelerinin insafına bırakılmış Batılı kardeşlerimiz için de bunu başarmak mecburiyetindeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Azerbaycan’ın Karabağ’daki mücadelesine verdiği desteği yineleyerek, “30 yıldır Azerbaycan’da tüm Karabağ’ı işgal altında tutunuz, o topraklar kimindi? O topraklar Azerbaycanlı kardeşlerimizindi ve bu toprakları işgal altında tutunuz. Şimdi kendi göbeğini Azeri kardeşlerimiz kendileri kesti ve biz de elimizden gelen desteği verdik ve böylece Karabağ, evet, sahiplerinin eline geçti” ifadelerini kullandı.

“YERYÜZÜNDE ADALETİ TESİS ETMENİN YOLU GÖKYÜZÜNDE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE VAR OLMAKTAN GEÇİYOR”

Türkiye’nin Libya’dan askerlerini çekmesini isteyen Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a da cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen önce bu aklı vereceğine bunu kendine sakla, bak orada Çad’ın, Mali’nin, Wagner’in askerleri var, siz onları oralardan bir çekin, onları bir çekin ondan sonra sizle bunları konuşalım. Ve biz askeri ve güvenlik iş birliği anlamamız olan Libya’yla anlaşmamızın gereğini yaptık ve sadece orada eğitim için varız, eğitimin dışında değil” dedi.

Bugün yeryüzünde adaleti tesis etmenin yolunun gökyüzünde güçlü bir şekilde var olmaktan geçtiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknolojik kapasitemizi geliştirmek ve buradan doğacak olan ekonomiden faydalanmak için uzayda da olacağız. Şu anda uzayı görüyorum ve bambaşka görüyoruz. Elde ettiğimiz tecrübe ve birikimi, bilim, sanayi ve teknoloji ekosistemimize aktarabilmek için uzayda olacağız” açıklamasında bulundu.

“Güçlü ve bağımsız bir Türkiye’nin yerini sadece dünyada değil uzayda da tahkim edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu yürütecek kurumun da Türkiye Uzay Ajansı olduğunu duyurdu.

Bu kurumun uzay alanında birikmiş kabiliyetleri tek çatı altında koordine etmek ve bu alanda yeni, güçlü bir sinerji oluşturmak için yola çıktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk görevi Millî Uzay Programı hazırlamak olan ajansın, kamu kuruluşlarından özel sektöre, üniversitelerden uluslararası ortaklara kadar tüm paydaşların katkılarıyla çalışmasını tamamladığını bildirdi.

“MİLLÎ UZAY PROGRAMI’NDAKİ EN ÖNEMLİ HEDEF CUMHURİYETİN 100. YILINDA AYA İLK TEMASI GERÇEKLEŞTİRMEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Türkiye’nin uzaydaki 10 yıllık vizyon, strateji, hedef ve projelerinin yer aldığı Millî Uzay Programımızı bugünlerde meşhur olan sloganıyla tüm dünyaya ilan ediyor ve diyorum ki, gökyüzüne bak ayı gör” dedikten sonra Millî Uzay Programı’ndaki birincil ve en önemli hedefin Cumhuriyetin 100. yılında aya ilk teması gerçekleştirmek olduğunu açıkladı.

Türkiye’nin aya ulaşma hedefini iki aşamada tamamlamayı planladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İlk aşamada 2023 yılı sonunda yakın dünya yörüngesinde ateşleyeceğimiz kendi millî ve özgün hibrit roketimizle aya ulaşarak sert iniş gerçekleştireceğiz. Uzay aracımızı yakın yörüngeye çıkartacak ilk fırlatmayı uluslararası iş birliği ile hayata geçireceğiz. Bu görevi tamamladığımızda hem aya ulaşmayı başaran ülkelerden biri olacak, hem de ikinci aşama ay misyonu için gerekli bilgileri toplamış olacağız. 2028 yılında hayata geçirmeyi planladığımız ikinci aşamada ise aracımızı yakın yörüngeye çıkartacak ilk fırlatmayı bu kez kendi millî roketlerimizde yapmayı hedefliyoruz. Aya yumuşak iniş gerçekleştireceğimiz bu aşamayı da tamamladığımızda ayda bilimsel faaliyetler yapabilen sayılı ülkelerden biri konumuna geleceğiz, böylece medeniyet coğrafyamızın da sembolü olan hilali ay bayrağımızla aya göndermenin gurunu milletimize yaşatacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ay programının fırlatma, roket ve kontrol teknolojilerindeki atılımlar için bir kaldıraç görevi göreceğini, bu programın yüksek radyasyona dayanaklı teçhizat teknolojisinden haberleşmeye, otonomiden yapay zekâya kadar birçok alandaki çalışmalara zemin oluşturacağını belirterek, böylece yerli ve millî olarak geliştirilecek alt sistemlerinin ticarileştirilmesinin de önünün açılacağını söyledi.

Millî Uzay Programı’ndaki ikinci hedefin ise yeni nesil uydu geliştirme alanında dünya ile rekabet edebilecek ticari bir marka ortaya çıkarmak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sahip olduğu uydu üretim kabiliyetlerini Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda kurulacak tek bir millî şirket bünyesinde birleştirileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü hedefin Türkiye’ye ait bir bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmek olduğunu açıklayarak, sivil ve askerî amaçlı navigasyon ihtiyaçları için kullanılan bu uydu teknolojisine dünyada yalnızca 6 ülkenin sahip olduğunu, bunun başarılmasıyla Türkiye’nin büyük riskler barındıran dış bağımlılıktan kurtulacağını kaydetti.

Millî Uzay Programı’nın dördüncü hedefinin de uzaya erişimi sağlamak ve bir uzay limanı işletmesi kurmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzay limanını en uygun coğrafyalardaki dost ve müttefik ülkelerle birlikte kurmayı planladıklarını, uluslararası iş birlikleriyle bu misyonu da en kısa sürede hayata geçirmekte kararlı olduklarını vurguladı.

Uzay havası ya da meteorolojisi olarak tabir edilen alana yatırım yaparak uzaydaki yetkinliği artırmanın da beşinci hedef olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sayede Türkiye’nin yeryüzü ve gökyüzündeki operasyonlarını daha güvenli hâle getireceklerini aktardı.

Altıncı hedefin de Türkiye’yi astronomik gözlemler ve uzay nesnelerinin yerden takibi konularında daha ileri bir seviyeye ulaştırmak olduğunu duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu misyona yönelik hâlihazırda altyapılarımız mevcuttur. TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ile Doğu Anadolu Gözlemevi’ni birbirine entegre ederek tek bir ulusal araştırma altyapısı hâline dönüştüreceğiz. Ülkemize kazandıracağımız radyo teleskoplar sayesinde bilim insanlarımız sırrı hâlâ çözülememiş hızlı radyo patlamalarını çalışabilecekler. Bu teleskopları tasarlayacak mühendislerimiz, derin uzay programımızın haberleşme altyapısının da temelini atacaklar” dedi.

“YERLİ VE YABANCI YATIRIMCILARA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK BİR UZAY TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Türkiye’deki uzay sanayi ekosistemini daha da geliştirmenin bir başka hedef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk mühendisleri, bilim insanları ve müteşebbislerinin uygun altyapıya sahip olduğunda gerekli desteği aldığında neler yapabileceği artık tüm dünyanın malumudur. Savunma sanayinde elde ettiğimiz başarıları uzay alanına taşıyacak, burada da güçlü ve üretken bir ekosistem oluşmasını sağlayacağız. Uzay Ajansımızın öncülüğünde kısa sürede buradan da yeni başarı hikâyeleri çıkacağına inanıyorum” diye konuştu.

Uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurulumunun da sekizinci hedef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla Orta Doğu Teknik Üniversitesi bünyesinde yerli ve yabancı yatırımcılara ev sahipliği yapacak bir uzay teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Burada yatırım yapacak firmalarımızı da çeşitli mekanizmalarla destekleyeceğiz. Özel sektörü öncü güç olarak konumlandıracağımız Türkiye Uzay Ajansına da ev sahipliği yapacak bu merkezin yerini belirledik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dokuzuncu hedefin uzay alanında etkin ve yetkin insan kaynağını geliştirmek olduğunu belirterek, YÖK ve Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kuruluşlarla özel programlar oluşturarak, bu alandaki nitelikli insan kaynağını artıracaklarını söyledi.

Son hedefin de bir Türk vatandaşını uzaya göndermek olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Uzaya bir vatandaşımızı göndermeyi elbette bir turistik gezi olarak değil, gelecek nesillere yol gösterecek bir bilim misyonu olarak tasarlıyoruz. Uzaya gitme niteliklerine sahip bir kişiyi gönüllüler arasından seçerek gerekli eğitimleri almasını sağlayacak ve uzaya göndereceğiz. Bu sayede Uluslararası Uzay İstasyonu’nun alt yapısından yararlanarak, bilimsel deney yapma imkânına kavuşacağız. Tabi benim özellikle burada bir şerhim var, mademki bir vatandaşımız uzaya gidecek, artık astronot ya da kozmonot kelimelerine bir Türkçe karşılık bulmamız gerekiyor. Biliyorsunuz bu bizim hassas noktamız. Buradan dil bilimcilerimize bir çağrıda bulunuyor ve diyorum ki, gelin Türk uzay yolcularına Türkçe bir isim bulalım. Tabi yalnızca dil bilimciler değil, 83 milyon vatandaşımız da özgün fikirleriyle bu arayışa ortak olabilir.”

“KÖKÜMÜZ DÜNYADA, DALLARIMIZ GÖKLERDE OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerin hepsinin ayakları yere basan hedefler olduğuna vurgu yaparak, Türkiye’nin bu devrimi gerçekleştireceğinden uzay yarışında güçlü bir aktör olarak yerini alacağından en ufak bir şüphe duymuyorum. Türkiye Uzay Ajansı’nın geliştireceği projeleri, Millî Uzay Programındaki hedefleri bizzat takip edecek, destek olacağım” açıklamasında bulundu.

Millî teknoloji hamlesi ruhuyla genç, yaşlı demeden tüm vatandaşlardan bu alandaki çalışmalara yüksek düzeyde katılım ve sahiplenme beklediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah devlet, millet ele verecek göklere en çok yakışan bayrağımızı, yani ay yıldızlı bayrağımızı hak ettiği yerlere taşıyacağız. Ayağımız dünyada, gözümüz uzayda olacak. Kökümüz dünyada, dallarımız göklerde olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Uzay Programı’nın hayırlı olmasını dileyerek, programın hazırlanmasında emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank başta olmak üzere Türkiye Uzay Ajansı’na ve katkı sağlayan tüm paydaşlara şükranlarını sundu.

Dev yatırımlar | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez : Söğüt’te altın kaynağı tespit edilen sahayı inceledi 0 55792

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Bundan 20 yıl önce birkaç kilogram mertebesinde olan altın üretimini artık tonlarla ifade ediyoruz. Hedefimiz, 5 yıl içerisinde yıllık 100 ton üretime ulaşmak ve böylece dünyada 100 tonun üzerinde üretim yapan 10 ülke arasına girmek.” dedi.

Bakan Dönmez, Bilecik’in Söğüt ilçesinde altın kaynağı tespit edilen Gübretaş’a ait sahada gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede çok önemli bir rezervin bulunduğunu hatırlattı.

Özellikle son 5 yılda gerek Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) gerekse özel sektör eliyle yaklaşık 400 ton üretilebilir nitelikte altın rezervi keşfedildiğini belirten Dönmez, “Bunları şu anda özel sektör eliyle üretime aldığımız yerlerimiz var.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin geçen yıl 42 tonluk rakamla altın üretiminde bir rekor kırdığını vurgulayan Dönmez, şöyle devam etti:

“Bundan 20 yıl önce birkaç kilogram mertebesinde olan altın üretimini artık tonlarla ifade ediyoruz. Hedefimiz, 5 yıl içerisinde yıllık 100 ton üretime ulaşmak ve böylece dünyada 100 tonun üzerinde üretim yapan 10 ülke arasına girmek. Geçen yıl çok sevinerek söyleyemeyeceğimiz bir başka rekorumuz daha vardı; altın ithalatında önemli bir rekor kırıldı ve neredeyse 25 milyar dolarlık altın ithalatı söz konusu oldu.”

“İlk altın üretimi, en geç 2023 yılında”

Dönmez, zanaatkarlar sayesinde ham altının işlenip Türkiye’den dünyaya ihraç edildiğini, geçen yıl 42 tonluk altın üretimiyle ekonomiye yaklaşık 2,5 milyar dolarlık katkı sağlandığını dile getirdi.

Söğüt’te tespit edilen altın kaynağına ilişkin bilgi veren Dönmez, şunları kaydetti:

“İnşallah 2022 yılı sonuna kadar, en geç 2023 yılında bu sahadan ilk altın üretimini gerçekleştireceğiz. Hem açık işletme olacak hem de yer altı işletmesi şeklinde planlanıyor. Burada 1,92 milyon onsluk üretilebilir rezerv var. Başka bir ifadeyle 60-65 tonu kesin olmakla birlikte bu ilave keşiflerle, sondajlarla 100 tona kadar çıkabilecek bir potansiyelden bahsediyoruz. Son derece modern, çevre kurallarına uygun ve saygılı bir işletmecilik planlanıyor. İşletmede 800-1000 kişi doğrudan istihdam söz konusu. Türkiye artık eskisi gibi değil, altın madenciliği işletmeciliğinde dünyaya örnek işletmelere sahip bir ülke. İnşallah burada en kısa sürede başta yöre halkına olmak üzere milletimize bu ekonomik rezervi katmanın sevincini birlikte yaşayacağız.”

Dönmez, daha sonra Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve beraberindekilerle sahada incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.