Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor” 0 88793

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Türkiye Ekonomi Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin en köklü demokrasi ve ekonomi reformlarını gerçekleştirmiş bir yönetim olarak önümüzdeki dönem de ihtiyaç duyulan değişimleri hayata geçirmekte elbette bizim görevimizdir. Temelini attığımız tabiri caizse kaba inşaatını tamamladığımız binamızı artık nihai hâle getirecek atılımın eşiğindeyiz. İnşallah ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Ekonomi Şûrası’na katıldı.

Şûra katılımcılarına ve video konferansla toplantıyı takip edenlere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Video konferans aracılığıyla da olsa sizlerle bir araya gelmenin, hasret gidermenin memnuniyeti içerisindeyim. “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez, gönülden gönüle gider yar oy” diyen âşık gibi bizim de sizinle aramızda gönülden gönüle kurulu bir köprü var” ifadesini kullandı.

Bulunduğu makamlara hayatın merdivenlerini teker teker tırmanarak, milletin her kesimiyle hemhâl olarak, zorlukları ve imkânları bizzat tecrübe ederek ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömrü boyunca devletten aldığı maaş dışında bir iş, üretim, istihdam tecrübesi olmayanların kürsülerden esip gürlemeleri, teneke tıngırtısının ötesinde bir anlama sahip değildir. Bunların önlerine konan kâğıtlardaki rakamların ne anlama geldiğine ilişkin en küçük bir fikirleri olmadığını en iyi sizler biliyorsunuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhataplarının millet ve milletin bağrından çıkıp gelen iş dünyası olduğunun altını çizerek, kendisinin de esnaflıktan-ticaretten gelen bir siyasetçi olarak daima girişimciler, sanayiciler, ticaret erbabı, esnaf ve sanatkârlarla bir arada olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİ PROJESİNİ SİZLERLE BİRLİKTE NETİCEYE ULAŞTIRACAĞIZ”

TOBB’un genel kurullarına, şûralarına, çeşitli etkinliklerine katılmaya özel önem verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin asırlık rüyası olan yerli otomobil için babayiğit aradığımda hemen sizler çıkıp bu işe talip oldunuz. Milletimizin huzurunda verdiğiniz sözü yerine getirerek adım-adım Türkiye’nin otomobili projesini hayata geçirdiniz. İnşallah bu güzel projeyi yine sizlerle birlikte neticeye ulaştıracağız. Aynı şekilde şehit Başbakan Adnan Menderes’in acı hatırası sebebiyle adı Yaslıadaya çıkan Yassıada’yı sizlerle birlikte Demokrasi ve Özgürlükler Adası hâline getirdik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgını sebebiyle her konuda olduğu gibi iş dünyasıyla da hasbihâllerinde farklı bir dönem geçirdiklerine işaret ederek, “Şu anda kovid-19’a yakalanmış olan içinizde birçok arkadaşım var, hepsine Allah’tan şifalar diliyorum, geçmiş olsun diyorum. Rabbim en kısa zamanda inşallah tüm mesai arkadaşlarınıza kavuşmayı da nasip etsin” ifadesini kullandı.

“YÜKSEK FAİZE YATIRIMCIMIZI EZDİRMEMEMİZ GEREKİYOR”

Oda ve borsa temsilcilerinin iş dünyasının nabzını en güzel şekilde yansıttıklarına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Tabii bu arada özellikle yüksek faiz sebebiyle üretimin, ticaretin, ihracatın, istihdamın temsilcileri olan sizler sahada yaşananların tercümanı olarak karar vericilere yol gösteriyor, ışık tutuyorsunuz. Zira yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle bizler gerçek anlamda yatırım yapabilir miyiz, sizler bu işin içindesiniz. İstihdam üretebilir miyiz? Mümkün değil. Peki, üretim yapabilir miyiz? O da mümkün değil. Peki, ihracata yönelik ciddi adımlar atabilir miyiz? O da mümkün değil. Öyleyse bizim bu noktada çok daha dikkatli olmamız lazım ve yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor. Bunun için ekonomiyle ilgili her konuda iş dünyamızla ve onların temsilcileri olan sizlerle istişareye etmeye özel önem veriyoruz. Aldığımız tüm kararlarda, attığımız tüm adımlarla sizlerle birlikte oluşturduğumuz ortak akıldan faydalanıyoruz. Sektörlerimizin ve şehirlerimizin sorunlarını, taleplerini, beklentilerini sizlerle birlikte konuşuyor, tartışıyor ve birlikte çözüm yolları geliştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 18 yıldır büyük mesafe kat ettiği demokrasi ve kalkınma yolculuğunda 365 oda ve borsanın lokomotif vazifesi gördüğünü, her oda ve borsanın Türk ekonomisine çok önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.

Birçok sanayici ve iş insanının yüksek faiz nedeniyle işini kaybettiğini, battığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah biz bunları da tersine çevireceğiz. Bundan sonra da sizlerin azmi, çalışkanlığı, dirayeti ve kabiliyetiyle önümüze çıkartılan engelleri birer-birer aşarak hedeflerimize doğru yürümeye devam edeceğiz ve yüksek faizden arındırılmış, istihdamdan finansmana, özellikle nakit akışından teşviklere kadar sizlerin ihtiyaç duyduğu çok sayıda destek paketini hayata geçirdik” dedi.

Bugüne kadar uygulanmış en büyük kredi paketlerinin, Kredi Garanti Fonu kefaletlerinin, istihdam teşviklerinin iktidarları döneminde başlatıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgından olumsuz etkilenen onlarca sektörde vergi ve primlerin altı ay ertelendiğini, birikmiş kamu alacaklarında uzun vadeli yapılandırma yaptıklarını, bununla ilgili kanunun da TBMM tarafından kabul edildiğini anımsattı.

“DAHA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE ÜRETİME, YATIRIMA, İSTİHDAMA VE İHRACATA ODAKLANMAK GEREK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir döneme girildiğine dikkati çekerek, artık çok daha güçlü bir şekilde üretime, yatırıma, istihdama ve ihracata odaklanmak gerektiğini söyledi.

“Sizlerden müteşebbisimizin, üreticimizin yanında bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahip olduğunuzu asla unutmadan gayretinizi arttırmanızı, azminizi güçlendirmenizi istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye olarak reformlar ve başarılarla dolu sürdürülebilir büyümeyi politikalarımızın merkezine aldığımız 18 yılı geride bıraktık. Topyekûn kalkınma anlayışıyla ülkemizin 81 vilayetinin tamamında her bir haneye, her bir insana dokunan hizmetler gerçekleştirdik. Piyasa ekonomisi anlayışıyla rekabeti esas alan, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla ülkemizi kalkındırdık, güçlendirdik. Tıpkı bugün yaptığımız gibi her kesimle istişare hâlinde olmaya özel ehemmiyet verdik. Türkiye tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesi bizim dönemimizde başladı. Millî gelirimizi 236 milyar dolardan 950 milyar dolara, ihracatımızı 36 milyardan dolardan 152 milyar dolara malum çıkardık. Kişi başına düşen millî gelirimizi 12 bin 500 dolara kadar yükselterek ülkemizi üst orta gelirli ülkeler grubuna dâhil etmiştik. Ülkemize gelen doğrudan yatırımlar 138 milyar doları bulmuştu, yüzde 32 olan enflasyonu yüzde 4’lere kadar indirmiş, faizleri tarihin en düşük seviyelerine getirmiştir. Ülke ve millet olarak 2023 hedeflerimize doğru emin adımlarla yükselirken bir anda içeride ve dışarıda büyük bir saldırı dalgasıyla karşılaştık. Gezi olaylarıyla başlayıp sınırlarımızın kuşatılmasına, darbe girişiminden ekonomimize kurulan tuzaklara kadar bütün bunlara uzanan bu saldırıların hepsini de hamdolsun birer birer boşa çıkardık. Maruz kaldığımız saldırılar sebebiyle tüm gücümüzle istiklal ve istikbal mücadelemizi yoğunlaşırken, yatırımları ve ekonomiyi de ihmal etmedik. Bu tarihi mücadele döneminde bile Türkiye’yi yüzlerce büyük projeyle donattık. Kendimizi savunmanın ötesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda çok önemli adımlar attık. Yapılamaz denilen nice harekâtları yaptık, imkânsız denilen nice başarılara imza attık. Güçlü sanayi altyapımız, zengin insan kaynağımız ve yeniliğe odaklı çalışkan girişimcilerimiz sayesinde her zorluğu aşacak yeni yollar bulduk. Savunma sanayinde ülkemizin geldiği yer tüm dünyada hayranlıkla takip ediliyor. İstanbul’a kazandırmış olduğumuz üçüncü havalimanımız ülkemizin 2053 vizyonunun en önemli altyapılarından biridir.”

“DEĞERİNİ SALGIN DÖNEMİNDE ÇOK DAHA İYİ ANLADIĞIMIZ SAĞLIK SİSTEMİMİZ BAŞLI BAŞINA BİR BAŞARI HİKÂYESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları döneminde hayata geçirilen sağlık sistemi ve sağlık yatırımlarından söz ederek, “Değerini salgın döneminde çok daha iyi anladığımız şehir hastaneleriyle kapsamlı genel sağlık sigortası sistemimiz bile başlı başına bir başarı hikâyesidir” dedi.

Yatırımcıların önünü açmak için gerçekleştirilen reformlarla Türkiye’yi iş yapma kolaylığı endeksinde 27 basamak birden yükselerek 190 ülke arasında 33. sıraya yerleştirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de iş yeri açma süresi 38 gün iken, bu süreyi yedi günün altına kadar düşürdüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının ortaya çıkardığı değişim süreciyle dünya ile birlikte Türkiye’de de yeni bir döneme girildiğine dikkati çekerek, “Ülkemiz yatırımın, üretimin ve ticaretin yükselen merkezlerinden biri olarak gösteriliyor. Artık vites yükseltmenin bile yeterli olmadığı, araç değiştirmenin gerektiği bir dönemdeyiz, bunun için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyız” diye konuştu.

“YATIRIMCILAR İÇİN EN UYGUN ŞARTLARI SAĞLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Hukuk ve ekonomi reformları konusunda bir süredir çalışmalar sürdürdüklerini belirterek, “Türkiye’nin en köklü demokrasi ve ekonomi reformlarını gerçekleştirmiş bir yönetim olarak önümüzdeki dönem de ihtiyaç duyulan değişimleri hayata geçirmekte elbette bizim görevimizdir. Temelini attığımız tabiri caizse kaba inşaatını tamamladığımız binamızı artık nihai hâle getirecek atılımın eşiğindeyiz. İnşallah ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor. Yerli ve uluslararası yatırımcılar için her anlamda en uygun şartları sağlamaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Eylül ayına ilişkin gelen öncü verilere göre Türkiye’nin üçüncü çeyreği güçlü bir büyüme ile kapatacağının kesinleştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül ayında sanayi üretiminin hem aylık hem de yıllık bazda artarak önemli bir başarıya imza attığını kaydetti.

Sanayi ve ticaret sektöründeki adımlarla hizmet sektörleri toplamında ciro endeksinin Eylül ayında yıllık yüzde 26,2 arttığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılı da pozitif büyümeyle bitireceklerine inandığının altını çizdi.

“ENFLASYONLA MÜCADELEDE EN ÖNEMLİ ÖNCELİĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fiyat istikrarını ve finansal istikrarı birlikte sağlayacağız. Bunun için enflasyonla mücadelede en önemli önceliğimizdir. Hedefimiz bir an önce tek haneli enflasyon rakamlarına ulaşmaktır. Mali disiplini koruyarak kamu finansman kalitesini arttırarak yapısal ve mikro reformları hayata geçirerek değişim çizgimizden sapmayarak büyüme ve istihdam odaklı bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki sorunları piyasa ekonomisi kurallarına uygun şekilde çözeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Salgının yol açtığı sıkıntıların farkında olduklarını ve devlet olarak tüm imkânları sonuna kadar kullanarak bu sıkıntıları azaltmanın gayreti içinde olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki yıl tüm bu zorlukları geride bırakmış olarak bugünleri acı bir tebessümle yâd edeceğiz. Sorumluluğumuzun ağır olduğunu biliyoruz, ama milletimize olan güvenimiz, enerjimiz, şevkimiz, azmimiz daha da büyüktür. Ülkemizi bugünkü bölgesel ve küresel liderlik seviyesine sizlerle birlikte getirdik. İnşallah yaşadığımız sıkıntıları yine sizlerle birlikte aşacak, hep birlikte büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oda ve borsa başkanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti yineleyerek, iş dünyasına, esnaf ve sanatkârlara, üreticilere, tüm sektörlere hayırlı ve bol kazançlar diledi.

Konuşmaların ardından, TOBB ETÜ Hatıra Ormanı’na canlı bağlantı yapılarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan adına çınar ağacı dikildi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı 0 88010

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır:

“24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer olduğu kadar mesuliyeti de ağır bir mesleği icra eden bütün öğretmenlerimize şahsım, milletim ve ülkem adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Görevi esnasında şehit olmuş öğretmenlerimiz başta olmak üzere ahirete irtihal etmiş öğretmenlerimizi rahmetle anıyor, emekli öğretmenlerimize Rabbim’den sağlıklı, hayırlı ve uzun ömürler diliyorum.

Öğretmen, öğrettiğiyle birlikte eğiten, yetiştiren, terbiye eden, öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve açığa çıkaran kişidir.

“Güçlü toplum, güçlü Türkiye” hedefimize ancak nitelikli bir nesil, özgün ve milli bir eğitim-öğretim politikası ile ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Bu anlayışla 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz andan itibaren eğitim-öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık.

Derslik sayılarımızın artırılmasından öğretmen atamalarına, müfredatın geliştirilmesinden ücretsiz ders kitaplarında kadar, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok reformu hayata geçirdik.

Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirmenin yanı sıra katsayı adaletsizliği başta olmak üzere eğitim-öğretim sistemimize sirayet etmiş yasakçı, baskıcı zihniyetin izlerini silmek için çalıştık.

Son 18 senedir olduğu gibi, bu sene de bütçede en büyük payı yine eğitime tahsis ediyoruz.

Eğitim-öğretim sistemimizin taşıyıcı sütunu olan öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkânlarını güçlendirmeyi, onlara huzurlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmayı kendimize vazife addediyoruz.

Ülkemizin imkânları arttıkça, öncelikle öğretmenlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz.

Öte yandan, bu yıl tüm dünyayla beraber ülkemizi de olumsuz etkileyen koronavirüs salgını sebebiyle eğitim-öğretim faaliyetlerimizi çevrimiçi olarak devam ettiriyoruz.

Öğretmenlerimizin yüz yüze eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de görevlerini büyük bir özen ve özveriyle yürüttüklerine inanıyorum.

Kovid-19 salgınına kurban verdiğimiz tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden öğretmenlerimize acil şifalar diliyorum.

Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, yurt içinde ve yurt dışında görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyor, tüm eğitim-öğretim camiamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” 0 88013

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.