Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan milli helikopter motoru teslim töreninde önemli açıklamalar Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan milli helikopter motoru teslim töreninde önemli açıklamalar için yorumlar kapalı 88172

“Güçlü bir savunma sanayine sahip olmadan geleceğimize güvenle bakamayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İlk Millî Helikopter Motoru TEİ-TS 1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Yaşadığımız coğrafyada, güçlü bir savunma sanayine sahip olmadan geleceğimize güvenle bakamayacağımızı, attığımız her adımda bir kez daha görüyoruz. Konvansiyonel savaşların şekil değiştirdiği şu dönemde, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak bir savunma sanayini inşa etmek için 18 yıldır gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin İlk Millî Helikopter Motoru TEİ-TS 1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni’ne Vahdettin Köşkü’nden video konferans yöntemiyle bağlanarak, katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan ve TEİ tarafından yürütülen Turboşaft Motor Geliştirme Projesi’nde önemli bir günün yaşandığını belirterek, GÖKBEY Helikopteri için Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp imal edilen Turboşaft Motoru’nun Test ve Teslimi ile Tasarım Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Bu projeler ile savunma sanayinde yeni bir döneme girildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turboşaft Motor Geliştirme Projesi kapsamında yapılacak yatırımlar ve kazanılacak kabiliyetlerle TEİ, kendi alanında ülkemizde rol model hâline dönüşecektir. Tasarım Merkezi’nde ise mühendislerimiz, tasarım ve AR-GE birimlerimiz çok daha verimli ve koordineli bir şekilde çalışmalarını yürütecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası arenada da yer alan millî sanayi kuruluşu TEİ’nin, sektörün en önemli oyuncuları arasında yer almasını hedeflediklerini ifade ederek, TEİ’nin artık, sadece motor üreten değil motor tasarlayan, üreten ve dünyaya satan bir marka hâline dönüştüğünü kaydetti.

Turboşaft Projesi ile Türkiye’de bu ve benzer sınıftaki motorları test edebilecek çok ciddi bir test altyapısını da tesis ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu altyapının aynı zamanda Millî Muharip Uçak Motoru gibi daha yüksek güç sınıfı motorların testinde de kullanılabileceğini aktardı.

“TÜRKİYE’Yİ, HER TÜRLÜ MOTOR TASARIMI VE ÜRETİMİ ALANINDA ADRES ÜLKE YAPMA HEDEFİNE ADIM ADIM YAKLAŞTIK”

Yeni nesil hafif zırhlı araçlar, Altay Tankı, İHA’lar ve füzeleri ile birçok platformun çeşitli güç sınıflarındaki motorlarının da geliştirilmeye devam edildiğini bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakında tüm bu motorları envantere almaya başlayacaklarını bildirdi.

TUSAŞ ve özel sektör kuruluşların gayretleriyle Türkiye’yi, havacılık başta olmak üzere, her türlü motor tasarımı ve üretimi alanında adres ülke yapma hedefine adım adım yaklaştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar birileri, Arifiye’deki Tank Paleti Fabrikası üzerinden ülkemizin savunma sanayini baltalamaya çalışsa da biz bu hedeften asla vazgeçmeyeceğiz” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki fabrika meselesini bir kez daha anlatmak istediğini belirterek, şöyle konuştu: “Her şeyden önce Arifiye’deki fabrika, arazisi, binası, makinaları dâhil her şeyiyle bedeli 250 milyon doları ancak bulan bir tesistir. Bu fabrikaya ‘20 milyar dolar’ diyen, hem ömründe hiç fabrika görmemiştir, hem de 20 milyar doların ne anlama geldiğini bilmiyordur. Yani, neresinden tutsanız elinizde kalacak bir iftirayla karşı karşıyayız. Ayrıca, yapılan işlemin adı satış değildir, özelleştirme de değildir; yapılın işin adı işletme devridir. Mülkiyeti Millî Savunma Bakanlığımızda kalmak üzere, bir Türk şirketi olan BMC’ye 25 yıllığına işletme devri yapılan fabrikanın, Katarlı yatırımcılara satışı gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Fabrikanın devri sürecinde ve sonrasında çalışan personelin özlük haklarında herhangi bir kısıtlama yapılması bir yana, iyileştirmeye gidilmiştir. BMC, bazı projelerinde elbette, pek çok şirket ve kurum gibi, Katarlı yatırımcılarla da ortaklık ilişkisi kurmaktadır. Savunma sanayi projelerimizde Amerikalılarla, İngilizlerle, Almanlarla, diğer pek çok ülkeyle ortaklık yaptığımızda ne oluyorsa; ne bir eksiği, ne bir fazlasıyla, Katarlı yatırımcılarda da aynısı olmaktadır. Borsa İstanbul Anonim Şirketi’nin yüzde onluk hisse devrinde sergilenen yatırım düşmanlığı ve yatırımcıları menşeine göre ayrımcılığa tabi tutma zihniyeti, burada da kendini göstermiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki işletme devrinin içinde, modernize ihtiyacı sebebiyle artık faaliyetlerini yürütmekte zorlanan fabrikaya 50 milyon dolarlık yatırım şartı da bulunduğuna dikkati çekerek, fabrikada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu tüm bakım ve onarım çalışmalarının da yapılmaya devam edeceğini yineledi.

“KAHRAMAN ORDUMUZLA BİRLİKTE BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ İNŞA ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

İşletme devri işleminin yargıya taşındığını, Danıştay’ın idare lehine karar vererek, ortada herhangi bir hukuksuzluk olmadığını tescillediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Tabii biz Arifiye’deki fabrika üzerinden Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve kahraman askerlerimize yöneltilen saldırıların asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri’ni tek parti faşizmini sürdürme gayretlerinin kalkanı olarak kullananların, artık sadece ülkenin ve milletin ordusu hâline gelen bu kuruma tahammülsüzlüklerinin sebebini de gayet iyi biliyoruz. Vesayetçilerden, darbecilerden, FETÖ’cülerden arınan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, vatan sınırlarını korumadaki ve sınır ötesi harekâtlarındaki başarılarından duydukları rahatsızlığı, bu tür bahanelerle askerimizi hedef alarak dışa vuranları milletimize havale ediyoruz. Biz kahraman ordumuzla ve destan üstüne destan yazan askerimizle birlikte büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeyi sürdüreceğiz. Hayatlarında fabrika nedir, üretim nedir, proje nedir, ülke ve millet için çalışmak nedir, özelleştirme nedir-işletme devri nedir bilmeyenlerin bühtanlarının Türkiye’nin önünü tıkamasına izin vermeyeceğiz. Projelerimizin Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ gibi isimlerin yürüttükleri çalışmaların, Devrim Otomobili gibi samimi girişimlerin akıbetine uğramasına müsaade etmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1944 yılında Devlet Demiryolları’nda kullanılan dizel motorları üretmek için kolları sıvayan Kamil Öcman’ın başında olduğu bir ekibin Eskişehir’deki fabrikalarda gövdesi ve başlığı dökülen, krank mili dövülen motoru, diğer aksamlarıyla birlikte tamamen yerli olarak Ankara’da ürettiğini ve bu ilk motorun prototipinin 1946 İzmir Fuarı’nda sergilendiğini hatırlattı. Fuar dönüşü, devrin tek parti hükûmetinin Ulaştırma Bakanı ve Türk Hava Kurumu Başkanı Şükrü Koçak’ın motorun üretildiği fabrikaya gelerek, “Siz burada nasıl motor yaparsınız, derhâl bu fabrikayı kapatın” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, Türkiye’nin ilk dizel motor hikâyesi, işte böyle acı bir sonla neticelenmiştir. İnşallah TEİ’de ve diğer kuruluşlarımızda yürütülen motor projelerine sıkı sıkıya sahip çıkacak, ülkemizin bu alanda da hedeflerine ulaşmasını sağlayacağız” diye konuştu.

“BUGÜNÜN VE GELECEĞİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK SAVUNMA SANAYİNİ İNŞA ETMEK İÇİN 18 YILDIR GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK”

“Yaşadığımız coğrafyada, güçlü bir savunma sanayine sahip olmadan geleceğimize güvenle bakamayacağımızı, attığımız her adımda bir kez daha görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konvansiyonel savaşların şekil değiştirdiği şu dönemde, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak bir savunma sanayini inşa etmek için 18 yıldır gece gündüz çalıştıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gemiden tanka, uydudan İHA sistemlerine savunmanın her alanında, yatırımlar ve teşviklerle savunma sanayine yön verdiklerini belirterek, dışa bağımlılığın ortadan kaldırılmasını sağlayacak kritik alanlardaki çalışmaları özellikle desteklediklerinin altını çizdi.

Bunun için, vakıf şirketlerinden diğer ana yüklenicilere ve KOBİ’lere, üniversitelerden araştırma merkezleri ve teknoparklara kadar geniş bir ekosistem kurduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda yapılan çalışmaları şöyle anlattı: “Ülkemizin kendi insan gücü yanında, uluslararası potansiyeli de harekete geçirecek adımlar attık. Nitekim Türkiye, 125 bini geçen uluslararası öğrenci sayısı ile bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına girdi. Aynı şekilde, uluslararası lider araştırmacılar programı ile kritik projelerde görev almak üzere yüzlerce araştırmacıyı ülkemize getirdik. TEKNOFEST ve benzeri etkinliklerle, çocuklarımıza ve gençlerimize teknoloji, uzay ve havacılık alanlarındaki potansiyellerini gösterebilecekleri platformlar sunduk. Her geçen gün yaygınlaşan DENEYAP atölyeleriyle çocuklarımızın teknolojiye olan meraklarını ve ilgilerini keşfedebilecekleri zeminler oluşturduk. Savunma sanayinin her alanında proje çalışan, araştırma ve geliştirme faaliyeti yürüten, üretime yönelen girişimlerimizin yanında yer aldık.”

“TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ PROGRAMINI UYGULAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eldeki sınırlı imkânları, mümkün olduğu kadar çok çalışmayı desteklemek için etkin ve adil bir şekilde kullanmaya gayret ettiklerini kaydederek, projelerin tasarımından finansmanına kadar her alanda etkinliği ve verimliliği sağlamak için daha kapsamlı bir koordinasyona ihtiyaç bulunduğunu ve bunun için de Savunma Sanayii Başkanlığı ve İcra Komitesi vasıtasıyla daha güçlü bir koordinasyon sistemi kurmayı planladıklarını söyledi.

Sanayide orta ve uzun vadeli hedeflere odaklanmış durumda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, imalat sanayinde akıllı, dinamik ve sonuç odaklı bir yapısal dönüşüm için Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programını uygulamaya başladıklarını, bir taraftan Türkiye’nin ara malı ithalatına bağımlılığını azaltmayı, diğer yandan da Türkiye’ye yeni rekabet üstünlükleri sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî helikopter motorunun ve TEİ Tasarım Merkezi’nin hayırlı olmasını dileyerek, motor geliştirme ve üretim projelerinde görev alan Savunma Sanayii Başkanlığı’ndan TEİ çalışanlarına, sanayicisinden akademisyenine kadar herkese, emekleri ve gayretler için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, test çalışmalarının bir an önce ve başarıyla tamamlanmasının ardından motoru en kısa sürede göklerde görmek dileğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından ilk millî helikopter motoru “TEİ-TS 1400” testi gerçekleştirildi. Motor test işleminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla TEİ Tasarım Merkezi’nin açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve diğer katılımcıların kurdele kesimiyle gerçekleşti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.