Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni yıl mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni yıl mesajı için yorumlar kapalı 88856

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajında, yeni yılın Türkiye, bölge ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Ekonomimizi güçlendirecek, demokrasimizin, hak ve özgürlüklerin çıtasını yükseltecek reform hazırlıkları içindeyiz. İnşallah yeni yılla beraber artık son düzenlemelerini yaptığımız kapsamlı reform programlarımızı milletimizin takdirine sunacağız” dedi.

Yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni ümitler ve beklentilerle 2021 yılına girildiğini ifade ederek, yeni miladi yılın Türkiye, bölge ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılının Koronavirüs salgını başta olmak üzere pek çok zorlukla sınanan bir yıl olduğunu belirterek, tüm dünyayı etkisi altında alan Kovid-19 virüsünün, son bir asrın en büyük sağlık krizi olarak tarihe geçtiğini kaydetti.

“TÜRKİYE SALGININ EN KRİTİK EVRESİNİ EN AZ ZARARLA ATLATMAYI BAŞARDI”

Salgınla beraber maskeden solunum cihazına, sarf malzemelerinden ilaca kadar üretime dayalı her konuda dünyada çok ciddi sıkıntılar yaşandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgının en kritik evresini, güçlü sağlık altyapısı ve vakitlice alınan tedbirler sayesinde en az zararla atlatmayı başardığını söyledi.

Türkiye’nin, Avrupa’daki toplam kapasiteye yaklaşan yoğun bakım yatak sayısı ve bir milyon 100 bini aşan sağlık ordusuyla süreci başarıyla yönettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok kısa sürede inşasını tamamlayıp hizmete sunduğumuz 1008’er yataklık iki acil durum hastanesiyle bu alanda yeni bir çığır açtık. Yine bu dönemde toplamda 16 bin yataklı 16 hastaneyi ve 10 ek hizmet binasını açarak, sağlık altyapımızı tahkim ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminin kuşatıcılığı sayesinde vatandaşların, kimi yerlerde olduğu gibi, çok ciddi tedavi faturalarıyla karşı karşıya kalmadığını, testten teşhis, tedavi ve ilaca kadar salgınla mücadele için gereken her türlü hizmeti vatandaşlara ücretsiz sunduklarını aktardı.

“TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİ İÇİN TER DÖKEN HİÇBİR VATANDAŞIMIZI SAHİPSİZ BIRAKMADIK”

Salgının yol açtığı ekonomik sıkıntıları hafifletmek amacıyla pek çok destek ve yardım paketini devreye aldıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Zor günlerinde esnafımızı, çiftçimizi, üreticimizi, sanayicimizi, tüccarımızı; velhasıl Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi için ter döken, emek veren hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmadık. Her kesime yönelik hayata geçirdiğimiz özel programlarla ekonomimizi ayakta tuttuk. Sosyal koruma kalkanı çerçevesinde milletimize aktardığımız nakdi destek miktarı 45,5 milyar liraya yaklaştı. Bugüne kadar açıkladığımız destek ve paketlerin toplam ekonomik büyüklüğü millî gelirimizin yüzde 10’unu buldu. Sınırlarımız içinde tüm bu çalışmaları başarıyla yürütürken, yurt dışındaki vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Cumhuriyet tarihimizin en büyük tahliye operasyonunu gerçekleştirerek, 141 ülkeden 100 binden fazla vatandaşımızı ailelerine kavuşturduk. Yaşadıkları yerlerde tedavi imkânı bulamayan 233 insanımızı ambulans uçaklarla Türkiye’ye getirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” tavsiyesine uyarak, 156 ülkeye ve 11 uluslararası kuruluşa da tıbbi malzeme desteği yaptıklarını da anımsattı.

Koronavirüs salgının bir süre daha etkisini sürdüreceğinin anlaşıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşı tedariki ve geliştirilmesi çalışmalarına önem vererek, Türkiye’yi bu belirsiz geleceğe hazırladıklarını söyledi.

Yurt dışında geliştirilen aşılardan ilk partilerin Türkiye’ye gelmeye başladığını, test işlemlerinden sonra kısa sürede bunları hizmete sunulacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın ortadan kalkana kadar, TAMAM diye sloganlaştırdığımız Temizlik, Maske, Mesafe tedbirlerine uymamız büyük önem arz ediyor. 83 milyon hep birlikte kurallara riayet ederek, Allah’ın izni ve inayetiyle, bu musibetin üstesinden geleceğimize inanıyorum” diye konuştu.

“AYASOFYA’YI ASLİ KİMLİĞİNE KAVUŞTURMANIN BAHTİYARLIĞINI YAŞADIK”

Kur’an-ı Kerim’in “Her zorlukla beraber bir kolaylığın” olduğuna dair müjde verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Nitekim Koronavirüs salgınıyla mücadele ettiğimiz bu sancılı günlerde, millet olarak, Rabbimizin birçok müjdesine mazhar olduk. Uzun bir hasretin ardından Ayasofya’yı, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vasiyetine uygun şekilde, 24 Temmuz Cuma günü dualar, niyazlar ve gözyaşları eşliğinde asli kimliğine kavuşturmanın bahtiyarlığını yaşadık. Ayasofya’nın ibadete açılması kararıyla Türkiye, sadece on yıllardır süren bir garabeti ortadan kaldırmamış, aynı zamanda iradesine vurulan bir zincirden de kurtulmuştur. Sümela Manastırı örneğinde olduğu gibi attığımız kimi adımlarla da, ülkemizin dini özgürlüklerle ilgili hiçbir sorununun olmadığını tüm dünyaya gösterdik. Rabbime, bizlere üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘Ayasofya’yı aziz bir kitap gibi açma’ şerefini bahşettiği için sonsuz hamd ediyorum. Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin ibadete açılmasının, milletimize, ümmete ve tüm insanlığa tekrar hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte bir başka sevindirici haberin de Karadeniz’den geldiğini belirterek, Karadeniz’de 405 milyar metreküplük rezerviyle Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz kaynağının keşfedildiğini, Doğu Akdeniz’de yürütülen sondaj çalışmalarından da güzel haberler almayı ümit ettiklerini söyledi.

Libya ve Dağlık Karabağ’da kazanılan zaferlerin de 2020 yılındaki diğer sevindirici gelişmeler arasında bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meşru hükûmetin davetine icabetle Libyalı kardeşlerimize sağladığımız destek, Libya’da emperyalist hevesleri kursaklarda bırakmıştır. Trablus’u darbecilerin eline düşmekten kurtararak, bu ülkede siyasi çözüm sürecinin de önünü açtık” sözlerine yer verdi.

“ATTIKLARI HER ADIMDA AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN YANINDA YER ALIYORUZ”

“Dağlık Karabağ ve işgal altındaki Azerbaycan toprakları, ülkemizin maddi-manevi desteği sayesinde, hamdolsun 30 yıl sonra özgürlüğüne kavuştu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, Karabağ’daki gelişmeleri yakından takip ediyor, attıkları her adımda Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında yer alıyoruz. Buradan bir kez daha ülkeleri, toprakları, bağımsızlıkları için kahramanca mücadele eden Libyalı ve Azerbaycanlı şehitleri rahmetle yâd ediyorum. Dağlık Karabağ zaferinin milletimize, Türk dünyasına ve tüm Azerbaycan Türklerine hayırlı olmasını diliyorum” açıklamasında bulundu.

Koronavirüs salgının dünya genelinde yol açtığı kısıtlamalara rağmen, 2020 senesini, Türkiye’ye ve vatandaşlara hizmet yolunda, önemli programlarla, çalışmalarla, hizmetlerle değerlendirmeye çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içinde 18 ayrı vilayete toplamda 25 ziyaret gerçekleştirdiğini, yurt dışında da 12 ayrı ülkeye 14 ziyarette bulunduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ve yurt dışındaki programlarının yanı sıra Ankara ve İstanbul’da pek çok programa katıldığını, pek çok toplantı ve görüşme yaptığını belirterek, “Ayrıca videokonferans vasıtasıyla G-20 Zirvesi’nden, Başkanlığını Sayın Volkan Bozkır’ın yaptığı Birleşmiş Milletler 75’inci Genel Kurul görüşmelerine kadar birçok uluslararası toplantıya iştirak ettik. Katıldığımız tüm toplantılarda ülkemizin çıkarlarını savunmanın yanında batıda yükselen İslam düşmanlığını da gündeme getirdik. Her biri ülkemizin kalkınma yolculuğunda köşe taşı olan yatırım ve hizmetleri bu dönemde de sunmayı sürdürdük” dedi.

“BİRÇOK YATIRIMI ÜLKEMİZE KAZANDIRMANIN HEYECANINI YAŞADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiinden kültür ve sanata, tarımdan dış ticarete, ulaşımdan enerjiye birçok yatırımı ülkemize kazandırmanın heyecanını yaşadık. Ülkemizin maruz kaldığı tabi afetlerde devlet olarak tüm imkânlarımızla vatandaşlarımızın yardımına koştuk. Hem enkazın kaldırılması, hem zararların telafisi hususunda en küçük bir eksikliğe, haksızlığa, gecikmeye mahal vermedik. Üçüncü çeyrekte elde ettiğimiz yüzde 6,7’lik büyüme oranını, hem bu çabalarımızın, hem ülkemizin bu süreçteki başarısının, hem de yeni dönemdeki güçlü potansiyelinin bir işareti olarak görüyoruz” diye konuştu.

Ekonomiyi güçlendirecek, demokrasi, hak ve özgürlüklerin çıtasını yükseltecek reform hazırlıkları içinde bulunduklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yılla beraber son düzenlemelerini yaptıkları kapsamlı reform programlarını milletin takdirine sunacaklarını açıkladı.

“Ülkemize ve milletimize hizmet yolunda engel tanımadık, tanımıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl mesajını şöyle tamamladı: “Son 18 yıldır olduğu gibi 2021 senesinde de inşallah ‘Aşkınan çalışan yorulmaz’ inancıyla çalışmaya, koşturmaya devam edeceğiz. Milletimin her bir ferdinden, yılbaşı gecesi başta olmak üzere, her gün ve hayatlarının her anında kurallara uyarak, ülkemizin salgın musibetinin üstesinden bir an önce gelme mücadelesine destek vermelerini istiyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle salgın, deprem, çığ ve sel felaketi başta olmak üzere, geride bıraktığımız dönemde dar-ı bekaya uğurladığımız kardeşlerimizi; vatanımızın bekası için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen kahraman şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. Yeni yılın ülkemize, bölgemize ve dünyamıza güvenlik, huzur, mutluluk, sağlık ve refah getirmesini temenni ediyorum. Hepinize bir kez daha selamlarımı, saygılarımı sunuyorum.”

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı için yorumlar kapalı 80797

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “30 Ağustos, milletimizin kendisine ömür biçen emperyalist niyetleri kursaklarda bıraktığı ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığı tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Milletimiz, her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt’te bize yurt kılınan bu toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Büyük Zafer’e ilham veren ruh, inanç ve irade, 99 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimize istikamet çizmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Vatandaşların 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

“Asırlara sâri şanlı tarihimizin köşe taşlarından biri olan Büyük Zafer’in 99. yıl dönümüne kavuşmanın bahtiyarlığı içerisindeyiz. Milletimizin, Kıbrıs Türklerinin ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın her birinin 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik ediyorum.

“TÜRK MİLLETİ, VATANI ÜZERİNDE ASLA BOYUNDURUK KABUL ETMEYECEĞİNİ GÖSTERMİŞTİR”

Bu gurur günümüzde bizleri yalnız bırakmayan tüm dost ve kardeşlerimize şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensuplarını ve ordumuzun kahraman askerlerini rahmetle yâd ediyorum.

Gazi Mustafa Kemal’in Başkomutanlığında 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz, 4 gün süren göğüs göğse çarpışmaların ardından Dumlupınar’da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. Dünya savaş tarihine geçen bu şanlı zaferle Türk Milleti, şehit kanlarıyla sulanan vatanı üzerinde asla boyunduruk kabul etmeyeceğini göstermiştir.

“30 AĞUSTOS, CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞUNA GİDEN YOLU AÇAN DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR”

30 Ağustos, milletimizin kendisine ömür biçen emperyalist niyetleri kursaklarda bıraktığı ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığı tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Milletimiz, her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt’te bize yurt kılınan bu toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Büyük Zafer’e ilham veren ruh, inanç ve irade, 99 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimize istikamet çizmektedir.

Savunma sanayiinden ekonomiye, dış politikadan enerjiye, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kast eden taşeron terör örgütleriyle mücadeleye kadar her alanda elde ettiğimiz başarılar, bunun en önemli nişaneleridir. Ülkemiz bugün sadece sınırları içinde yaşayan 84 milyon vatandaşının değil, Balkanlardan Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya gönül coğrafyasındaki yüz milyonlarca dost ve kardeşinin de umudu hâline gelmiştir. Allah’ın yardımı, kalbi bizimle çarpan dostlarımızın desteği ve necip milletimizin samimi duasıyla inşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız.

“84 MİLYON BİRLİK, DİRLİK VE KARDEŞLİK İÇİNDE AYDINLIK YARINLARIMIZA HEP BERABER YÜRÜYECEĞİZ”

İçimizdeki kimi bedhahlara rağmen, zalimler karşısında mazlumun hakkını savunmaya, tüm dünyada barışın, adaletin ve özgürlüğün hâkim olması için gayret göstermeye devam edeceğiz.

Bundan 99 yıl önce Dumlupınar’da şaha kalkan imanın rehberliğinde, 84 milyon birlik, dirlik ve kardeşlik içinde aydınlık yarınlarımıza hep beraber yürüyeceğiz. Bu düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarını minnetle yâd ediyorum. Vatanımız, ezanımız, bayrağımız ve bağımsızlığımız uğrunda can veren aziz şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki tüm kardeşlerimin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!”

Dev yatırımlar | “Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur” Dev yatırımlar | “Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur” için yorumlar kapalı 87019

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Baykar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı teslimat töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin son 19 yılda yazdığı başarı hikâyesinin en ön safında, hiç şüphesiz, savunma sanayimiz var. Bilhassa insansız hava araçları teknolojisinde ulaştığımız seviye, savunma sanayindeki kabiliyetlerimizin tüm dünya tarafından kabul edilen başarısının ifadesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Baykar Taarruzi İnsansız Hava Aracı Akıncı teslimat ve kurs bitirme törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Bugün burada, Türkiye’nin mühendislik kabiliyetlerinin yeni sembolü, bağımsızlığımızın gökyüzündeki yeni temsilcisi Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı’nın teslimatı vesilesiyle bir aradayız” dedi.

Ağustos ayının tarihimizde zaferler ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü 950. Sene-i devriyesini kutladığımız Malazgirt Zaferi’nden, yarın 99. yıl dönümüne kavuşacağımız İstiklal Harbimizin zirvesi olan 30 Ağustos Zaferi’ne kadar pek çok dönüm noktasını bu ay içerisinde yaşadık. Bugünkü programımızla tarihimizdeki bu zaferler halkasına bir yenisini daha eklemiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 19 yılda yazdığı başarı hikâyesinin en ön safında, hiç şüphesiz, savunma sanayiinin bulunduğunu söyledi.

“BU BAŞARININ ARKASINDA, ‘EN İYİSİNİ, EN İLERİSİNİ BİZ YAPARIZ’ DİYEN İNANMIŞ YÜREKLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa insansız hava araçları teknolojisinde ulaştığımız seviye, savunma sanayindeki kabiliyetlerimizin tüm dünya tarafından kabul edilen başarısının ifadesidir. Çok değil bundan 10 yıl önce, bize bu araçları parasıyla bile satmayan, bakımlarını yaptırmak istediğimizde ‘bugün git yarın gel’ diyenler vardı. Aynı çevreler bugün, sahada oyunu değiştiren Türk İHA’larını ve onların açtığı çığırı konuşuyor” dedi.

Bu başarının gerisinde, Nuri Demirağ, Nuri Killigil ve Vecihi Hürkuş gibi vatanseverlerin akim kalmış mücadelelerini yeniden ayağa kaldıran Türk mühendisleri, teknisyenleri ve teknikerlerinin bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Bu başarının arkasında, ‘yapamayız, beceremeyiz’ diyen mandacı kafalara inat ‘en iyisini, en ilerisini biz yaparız’ diyen inanmış yürekler var. Bu adanmışlığın meyvesini bugün; sınıfında dünyanın en gelişmiş İHA’larından biri olan Akıncı’yı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine katarak alıyoruz. Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur.”

Başarının mimarları olan Bayraktar ailesini, Baykar’ın fedakâr mühendislerini, teknikerlerini, çalışanlarını ve Akıncı’nın tasarım, geliştirme, üretim safhalarında emeği geçen herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden, Akıncı’nın bölgesinde ve dünyada huzurun, güvenin, barışın ve adaletin tesisi için samimi gayret gösteren Türkiye’nin gücüne güç katmasını niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayindeki hassasiyetinin, gözünü kan bürümesinden değil, dünyanın son bir asırdaki serencamından kaynaklandığını dile getirerek, “Son yüzyılda iki büyük savaş yaşayan dünyamız, istikrar ve düzene kavuşmak şöyle dursun daha çetin sınamalarla karşı karşıya kaldı. Dünyanın çeşitli yerlerindeki çatışmalar, kargaşalar ve sosyal düzensizlikler giderek derinleşiyor. Göç, salgın, özellikle salgın hastalık, açlık, kıtlık gibi felaketler, dünya nüfusunun en önemli gündem maddesi olmayı sürdürüyor” diye konuştu.

“VİCDANLAR NASIL SUSKUN KALABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kuruluşların sadece 3-5 ülkenin çıkarlarına hizmet eden çarpık yapılarıyla büyük sorunlara çözüm bulmakta aciz kaldığını söyledi.

Batı’nın son bir kaç yüz yılda bilim, fen ve teknolojide elde ettiği üstünlüğü fırsat bilerek, hak, hukuk, adalet, insan onuru gibi evrensel kavramları kendi refah düzenini korumak için suistimal ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi soruyorum sizlere, Afganistan’da anneler, çocuklarını dikenli tellerin ardındaki yabancı askerlere teslim etmek zorunda kalıyorsa, vicdanlar buna nasıl suskun kalabilir? Filistin’de uçurtma uçurması gereken çocukların bomba seslerinden korkan kardeşlerini teskin etmek için çırpındıkları bir dünyada başlar nasıl huzurla yastığa değebilir? Suriye’nin yerle bir olan şehirlerinde anne, babalar enkaz yığınlarında evlatlarının cansız bedenlerini ararken, dünyanın geri kalanı kendi evlatlarının geleceğine nasıl güvenle bakabilir? Umut yolculuğuna çıkan mültecilerin bedenleri, Akdeniz’in, okyanusların karanlık sularında kaybolurken insanlık buna nasıl bigane kalabilir? Dünyanın dört bir yanında benzer zulümler, farklı sebep ve şekillerle yaşanıyorsa, hangimiz sırtımızı mazlumlara ve mağdurlara dönerek yaşamaya devam edebiliriz? Tüm bu acı tablolar, insan onuruna yaraşır bir hayatı sadece kendilerine reva görenlerin eseridir. Elbette bu sorunlar çözümsüz değildir. Tarihinin hiçbir döneminde adı soykırımla, sömürgeyle, katliamla, işgalle anılmamış, umudu, vicdanı, huzuru temsil eden bir medeniyet tasavvurunu yeniden inşa ederek, karanlık tabloyu tersine çevirebiliriz ama önce buna niyetlenmek gerekiyor. En acısı da karşımızda öyle bir niyetin olmamasıdır.”

“PRENSİBİMİZ, GELİŞTİRDİĞİMİZ HER TEKNOLOJİYİ, İNSANLIĞIN TAMAMININ FAYDASINA SUNMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada olup bitenlere bakıldığında kimi ülkelerin teknolojideki üstünlüklerini, yeni kaynaklar ele geçirmek, sınırları değiştirmek için kullandıklarının görüldüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlbuki teknoloji, huzuru getirmek, savaşları bitirmek, soykırımları engellemek, refahı sağlamak için kullanıldığında tüm insanlığa hizmet edecektir. Türkiye olarak prensibimiz, geliştirdiğimiz her teknolojiyi ülkemizle birlikte insanlığın tamamının faydasına sunmak, hayrına kullanmaktır. Savunma sanayiinde de aynı bakış açısıyla, aynı hissiyatla hareket ediyoruz. Bugün Suriye, Libya, Azerbaycan’da önüne geçtiğimiz insanlık dramları işte bu anlayışın bir sonucudur. Türk askerinin adım attığı her toprakta, Türk bayraklı İHA ve SİHA’ların havalandığı her sema, işte bu sebeple huzur buluyor. Güney Asya’dan Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Balkanlara kadar gittikleri coğrafyaların insanlarıyla, göz hizasında konuşmaya bile özellikle tenezzül etmeyenler, elbette bu durumdan memnun değildir. Hayatları boyunca hep karşısındakinden bir şeyler çalmanın, hep kendine çalışmanın derdinde olanlar, elbette bu tabloyu iyi karşılamıyor. İşte bu sebeple, bölgemizdeki ateş çemberinin içine Türkiye’yi de alacak şekilde genişletmeye çalışıyorlar. Çeşitli zamanlarda PKK’yı, FETÖ’yü, DEAŞ’ı, YPG’yi öne sürüyorlar. Ülkemizi türlü badirelerinin içine çekmek gayretinin gerisinde, hep bu strateji var. Terör örgütlerinin işe yaramadığı durumlarda, gizli, açık ambargolarla, ekonomik tuzaklarla, diplomatik sinsiliklerle netice almaya yöneldiler. Allah’ın yardımı ve milletimizin birliğine, beraberliğine ve kardeşliğine sahip çıkması sayesinde hem sahada hem masada tüm bu oyunların üstesinden geldik.”

“TÜRKİYE’NİN GEÇTİĞİMİZ 19 YILDA ELDE ETTİĞİ NETİCE, 84 MİLYON İNSANIMIZIN TAMAMININ ORTAK BAŞARISIDIR”

Türkiye’nin geçen 19 yılda elde ettiği neticenin, 84 milyon insanımızın ortak başarısı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu başarıda, dünyanın dört bir yanında yüreği bizim için çarpan yüz milyonlarca kardeşimizin de büyük payı vardır. Dünyada örneklerini daha sıkça görmeye başladığımız, geçmişte milletçe de acı şekilde yaşadığımız acı tecrübeler bize, Türkiye’nin her alanda mutlaka gücünü artırması gerektiğine işaret ediyor. Bosna-Hersek’te, Karadağ’da bunu gördük” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bu milletin ne olduğunu, olanların da hissettiğini ve bu şekilde Türkiye’ye bir yaklaşım gösterdiklerini belirterek, “Eğer ülke, millet ve devlet olarak yeterince güçlü olmazsak, bin yıllık vatanımız bu coğrafyadan, bizi adeta bıçakla kazır gibi kısa sürede tasfiye edeceklerinden şüpheniz olmasın. Değerli kardeşlerim, bizim başka vatanımız yok. Bizim gidecek başka bir yerimiz de yok. Onun için ülkemize, vatanımıza, devletimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Üstelik bizim sorumluluklarımız sadece 780 bin kilometrekare ile de sınırlı değil. Eğer bölgemizde, dünyada istikrar, huzur ve düzen sağlanacaksa bunun Türkiyesiz gerçekleştirilmesi düşünülemez” ifadelerini kullandı.

Her alanda bağımsızlığın sağlanmasının dosta güven, hasma korku vermenin en başta gelen şartının savunma sanayinde güçlü olmaktan geçtiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz yüzde 20’lerde yerli oranına sahip savunma sanayisini bu kadar kısa sürede yüzde 80 yerliliğe yaklaştırmak, Cumhuriyet tarihinin en büyük başarılarından biridir. Kamu, özel sektör vasıtasıyla edindiği kabiliyetlerle temelini ecdadımızın attığı savunma sanayisinde Türkiye’yi artık oyun kurucu ülkeler arasına sokmuştur” dedi.

“TÜRKİYE İNSANSIZ ARAÇ TEKNOLOJİLERİNDE KENDİNİ İSPATLAMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karada muharebe tankı Altay, taktik araçları Kirpi, Kobra ve Ejder Yalçın, seyyar yüzücü hücum köprüsü Samur ile var olduklarını, denizde millî gemi MİLGEM, amfibi hücum gemileri ve denizaltılar ile bayrak gösterdiklerini dile getirdi.

Havada ise temel eğitim uçağı Hürkuş, taarruz helikopteri Atak, hava füzesi Bozdoğan, insansız hava araçları Anka ve Bayraktar’la semaları doldurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Daha saymakla bitiremeyeceğimiz nice modern sistemlerle ülkemizin gücü tüm dünyaya kabul ettirilmiştir. Millî teknoloji hamlesi vizyonumuzla ülkemizi kritik teknolojilerin satıldığı bir pazar olmaktan çıkartarak bu ürünlerin tasarlandığı, geliştirildiği, üretildiği bir merkez yapmayı hedefliyoruz. Bu hedefe her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Türkiye pek çok savunma sanayi ürünü yanında özellikle insansız araç teknolojilerinde kendini ispatlamış bir ülkedir. Öyle ki bugün tüm dünya insansız hava araçlarımız vasıtasıyla Suriye’de, Libya’da ve Azerbaycan’da uyguladığımız yeni muharebe doktrinini konuşuyor. Ülkemizin sınırlarında kurulmak istenen terör koridorunu nasıl bertaraf ettiği, Akdeniz’deki tek taraflı planlara nasıl ‘Dur’ dediği, Karabağ’daki işgali nasıl sona erdirdiği enine boyuna tartışılıyor. Binlerce tır silah ve mühimmat yardımı yapılan terör örgütlerinin en gelişmiş hava savunma sistemleriyle donatılan rejimlerin Türk SİHA’ları karşısında nasıl çaresiz duruma düştükleri araştırılıyor. Her gün bir uluslararası medya kuruluşunda Türkiye’nin İHA teknolojisindeki başarılarını anlatan haberler, makaleler, röportajlar çıkıyor. Tabii bu ilginin sebebi ülkemizin İHA teknolojilerinde ulaştığı noktadan duyulan sevinç değildir. Bu yakın alakanın asıl sebebi, karşımızdakilerin sahada aldığımız neticenin sebeplerini anlamaya çalışmalarıdır.”

“BÖLGEMİZDE HERHANGİ BİR TASARRUFTA BULUNMAK İSTEYEN ÖNCE TÜRKİYE’YE BAKACAK”

Şimdi de Akıncı ile birlikte dünyanın çok daha farklı müzakerelerin içine gireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her şekilde olursa olsun artık şu gerçeği herkes görüyor, biliyor. Bölgemizde herhangi bir tasarrufta bulunmak isteyen önce Türkiye’ye bakacak. Bölgemizde bir taşı bile yerinden oynatmak isteyen önce Türkiye’nin rızasını arayacak. Bölgemizde operasyona niyetlenen, önce Türkiye’nin barış ve istikrar esaslı yaklaşımını değerlendirecek. Buna rağmen bir adım atmak istiyorsa da iki kere değil 200 kere, 2 bin kere düşünecek sonra hareket edecek. Bizim için bu tablo bir böbürlenme, bir kibirlenme, bir küçümseme sebebi değil. Bu konunun bizim için tek anlamı istiklalimizi ve istikbalimizi korumanın, hakkı ve adaleti savunmanın, mazlumu ve mağduru kollamanın bir aracı olmasıdır. Medeniyetimiz ve tarihimiz bize gücü böyle okumamızı, böyle kullanmamızı, böyle davranmamızı emrediyor. Şair öyle diyor, ‘Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir, öğretmişiz.’ Biz de bu yolda ülkemize ve insanlığa ne kadar çok hizmet edebilirsek onu gerçekleştirme gayreti içindeyiz.”

Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırma ve gençlere 2053, 2071 vizyonlarını miras bırakma konusunda saiklerinin aynı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki gençlerin böyle bir eseri inşa etmenin cehdi ve mutluluğu içerisinde olduğunu, o gençlerle iftihar ettiğini dile getirdi.

Türkiye’nin insansız hava aracı teknolojisindeki başarılarında Türkiye’nin ilk SİHA’sı olan Bayraktar TB2 öncü ve sürükleyici rolünün büyük olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî İstihbarat Teşkilatı, Emniyet, Jandarma ve Orman Genel Müdürlüğü’nün de aktif olarak kullandığı TB2’lerin toplam uçuş süresi 350 bin saati aşarak rekorlar kırmış durumdadır. Millî bir hava aracıyla elde edilen bu rekor, Türk havacılığının ve savunma sanayimizin gelecekte elde edeceği başarıların da habercisidir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi şirketlerinin ürettiği tüm SİHA’ların dünyada yoğun rağbet gördüğünü belirterek, TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA’ için Tunus’la ihracat anlaşması imzalandığını, Bayraktar TB2’leri, Ukrayna, Katar ve Azerbaycan’a ihraç ettiklerini hatırlattı. Yeni anlaşmaların da yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya’nın da içinde bulunduğu 10’dan fazla ülkeyle de ihracat anlaşması imzalandığını kaydetti.

“GÖKLERİN YENİ HÂKİMİ AKINCI’YI GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN KULLANIMINA SUNUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vakti geldiğinde bunların da teslimatı gerçekleşecek. Millî SİHA’larımız için daha pek çok ülke sırada bekliyor. Elbette bunlar her parayı basanın alabileceği ürünler değildir. Millî teknolojilerimizin, müttefik ülkelerin güvenliğine katkı sunmasını önemli görmekle birlikte kararlarımızı kendi stratejik önceliklerimize göre veriyoruz. Bundan sonra da aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Şimdi de askeri ve diplomatik gücümüzü çok daha ilerilere taşıyacak nice övgüye muhatap olacak göklerin yeni hâkimi Akıncı’yı güvenlik güçlerimizin kullanımına sunuyoruz. Baykar’ın 2005’te 6 kiloluk mini İHA ile başlayan yolculuğu, bugün elektronik aksamından, mekaniğine, yazılımına kadar tüm kritik sistemleri yerli ve milléî olarak tasarlanan 6 tonluk Akıncı’ya ulaştık.”

SİHA’LARIN DENİZ AŞIRI GÖREVLERDE DE KULLANILMASI HEDEFİ

Gelişmiş yapay zekâ sistemleri ve seyir füzesi atabilme yeteneğiyle savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bazı görevleri de Akıncı’nın icra edebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu teknolojiyle İHA liginde ilk 3 ülke arasına girmiş olmamız yeter mi? Yetmez. Şimdi hedefimiz kendi inşa ettiğimiz kısa pistli uçak gemilerimize inip kalkabilen SİHA’lar geliştirebilmektir. İnşallah bunu da başararak SİHA’larımızı deniz aşırı görevlerde de kullanabilecek bir yetkinliğe sahip olacağız” ifadelerini kullandı.

Tüm bunların yanında, Millî Muharip Uçak ve insansız savaş uçağı projelerini de titizlikle sürdürmeye devam ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi insansız savaş uçağı teknolojisinde öncü ülke yapmakta kararlı olduklarını dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu: “Bunu başardığımızda bize verilmeyen 5. nesil savaş uçaklarının da bir adım ötesine geçmiş olacağız. Şu anda karşımda duran ekip gibi on binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca kendisine ve ülkesine inanan, araştıran, geliştiren, üreten gençlere sahip oldukça, bu hedefler yalnızca bir adım ötemizdedir. Büyük ve güçlü Türkiye’yi sizler gibi büyük hayaller kuran, hayallerini hedefe dönüştüren azimle, cesaretle, gayretle çalışarak başaran gençlerle birlikte bunu inşa edeceğiz. Diyorlar ya Z kuşağı. İşte burada Z kuşağı. Sağda solda aramaya gerek yok. Bizim de görevimiz bu ülke için kurduğumuz her hayalde geliştirdiğiniz her projede, yanınızda olmaktır, biz yanınızdayız. Biz sizinle beraberiz, hiç merak etmeyin, sizi asla yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Unutmayın ki, en büyük işler henüz gerçekleşmemiş olanlardır. Ne diyoruz? Oku, düşün, uygula neticelendir. Sizlere güveniyorum. Tayyip Erdoğan olarak bu can bu bedende olduğu müddetçe daima yanınızda olacağımı, yoldaşınız olacağımı, kardeşiniz, arkadaşınız olacağımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

“ÜLKEMİZİN SAVUNMA SANAYİ ÜSSÜ OLMASI YOLUNDA TÜM KURUMLARIMIZLA BERABER ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılar için bireysel gayretlerin ötesinde takım oyununun ve kolektif oyunun gerektiğine dikkati çekti.

Üzerinde yerli ve millî mühimmatlar olmasaydı Akıncı’yı belki uçurabileceklerini ama asıl vazifesini yerine getirebilmesini sağlayamayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu mühimmatların hiçbirini satın alamayacaktık. Almaya çalıştığın zaman ‘Bugün git, yarın gel’ diyeceklerdi. İşte bu yüzden kamu, üniversite ve özel sektörün iş birliğinde ülkemizin savunma sanayi üssü olması yolunda tüm kurumlarımızla beraber çalışıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK SAGE ile havadan havaya füze sistemleri olan Gökdoğan ve Bozdoğan’a, 100 kilometreye kadar menzili olan hassas güdüm kitlerini, 250 kilometreye kadar menzile sahip ilk seyir füzesi SOM’u geliştirdiklerini kaydetti.

Roketsan ve Aselsan ile Hisar, Atmaca, Cirit, Korkut gibi birçok kritik yerli ürünü kullanıma sunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeniden yapılandırdığımız Makine ve Kimya Endüstrisi silah, mühimmat, patlayıcı ve ekipman üretiminde hızla kendini geliştiriyor. Makine Kimya Endüstrisi son Savunma Sanayi Fuarı’nda görücüye çıkardığı elektrikli fırtına obüsünden deniz topuna kadar bir dizi yeni ürünü de kullanıcılara sunmuştur. Özel sektörümüzün ülkemizi bu alanda yurt dışına bağımlılıktan tamamen kurtaracak yeni nesil patlayıcıların üretiminden dolumuna, kovanından tapasına kadar tüm unsurlarını üretecek yatırımları var. İnşallah bu üretimi yapacak bir fabrika yakında Gerede’de faaliyete geçiyor. Kendi tasarlayıp ürettiğimiz lazer dedektörler SİHA’larımızdan, helikopterlerimizden, uçaklarımızdan atılan güdümlü füzelerimizde kullanılıyor. Yine İHA’larımız için Kalecik’te kurduğumuz test ve değerlendirme merkeziyle bu sektördeki millî üretim yetkinliklerimizi bir üst seviyeye çıkaracağız. Bütün bu yatırımlar sayesinde savunma sanayimiz giderek büyümeye devam ediyor. Ama artık savunma sanayi projeleri başta olmak üzere geleceğin teknolojilerinde vites yükseltme zamanıdır.”

Bugün dünyayı geleceğe taşıyan bilgisayar, küresel konumlama sistemi ve internet gibi tüm önemli teknolojilerin savunma sanayi menşeili olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda geliştirilen teknolojilerin, çok daha büyük bir ekosistemi besleme, harekete geçirme potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi.

“125 MEZUNUMUZ AKINCI’NIN KRİTİK GÖREVLERİNDE YER ALACAK”

Savunma sanayisinde elde ettikleri bu tecrübeyi teknolojinin tüm sivil alanlarına taşıyacaklarını ve çok daha büyük başarılara imza atacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yazılımda ülkemiz parmakla gösterilen bir ülke olacak. Yapay zekâ, insansız ve otonom teknolojilerde istikamet belirleyen bir ülke olacağız” dedi.

Bugün İHA liginde Türkiye’ye basamak yükselten Akıncı TİHA’yı güvenlik güçlerinin envanterine kazandırmanın yanında Akıncı’yı kullanacak personeli de aldıkları kurslardan mezun ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İHA pilotu, faydalı yük operatörü, mekanik motor teknisyeni, elektronik ve silah teknisyenlerinden oluşan 125 mezunumuz, Akıncı’nın kritik görevlerinde yer alacaklar. Bu önemli yükü omuzlayacak her bir kardeşime şimdiden başarılı görevler diliyorum. Sınırlarımız içinde ve sınır ötesinde görev yapan güvenlik güçlerimiz ile ülke güvenliğimiz için savunma sanayi projelerinde çalışan tüm fedakar kardeşlerime de buradan seslenmek istiyorum. Unutmayın, sizin geçirdiğiniz her uykusuz gece milletimizin huzur içinde geçirdiği gece demektir. Önünüzdeki genç arkadaş Selçuk, hafta sonları İstanbul’a geldiğimde kendisini arardım ve aldığım cevap, ‘Akıncı için fabrikada çalışıyorum.’ Gece saat 24.00-01.00 fabrikada çalışıyor. Durmak yok, yola devam diyor. Abi kardeş, ailece fabrikada bu çalışmalarını sürdürdüler. Sonunda şu eserlere hamdolsun kavuştuk. Rabb’im sizlere güç versin, kuvvet versin, hep muvaffak etsin.”

Akıncı TİHA’nın geliştirilmesinde emeği olan herkesi, Bayraktar ailesini, Baykar ekibini, bakanlıkları, Savunma Sanayi Başkanlığını, Millî İstihbarat Teşkilatını ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akıncı’nın milyonlarca saat başarıyla uçmasını, nice kritik görevde ismi gibi öncü olup bizi gururlandıracak neticeler almasını Rabb’imden niyaz ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören alanına gelmeden önce pistte hazır bekletilen iki Akıncı TİHA’yı imzaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından kursu dereceyle bitirenlere hediye ve sertifikalarını verdi. Demir ve Haluk Bayraktar konuşma sonrası ilk Akıncı teslimatını yaptıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hava aracının 1/10 ölçekli maketini sundu.

Selçuk Bayraktar ise Erdoğan’ın mesajının hava araçlarının yazılımlarına yüklenmiş bir örneğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayraktar Akıncı TİHA’nın taksi, kalkış ve alçak uçuşunu izledikten sonra hava araçlarının kontrol merkezine girerek incelemelerde bulundu.