Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Jeotermal kurulu gücümüz, Avrupa’da ilk, dünyada 4’üncü sırada 0 78692

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa Enerji ve Tabii Kaynaklar Projeleri Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin tökezlemesini, krize ve kaosa sürüklenmesini umanlara inat ülkemizi aydınlık bir geleceğe hazırlıyoruz. Ne yapıyorsak tüm Türkiye için yapıyoruz; 83 milyon insanımızın huzuru, güvenliği, refahı için yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manisa’ya yapılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yatırımlarının toplu açılış törenine canlı yayınla bağlanarak katılımcılara hitap etti.

Manisa’ya ve tüm Manisalılara selamlarını göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay Akhisar Çevre Yolu’nun son bölümünü şehrin istifadesine sunduklarını bugün de Manisa’ya, enerji alanında kazandırdıkları yatırımların açılış heyecanını yaşadıklarını söyledi.

“2021’DE DE DOĞAL GAZ YATIRIMLARIMIZI ARTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ”

Toplam bedeli 1,37 milyar dolara ulaşan dört enerji tesisinin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, termik ve jeotermal enerji alanındaki bu yatırımların, Türkiye’nin enerji arzına önemli katkı sağlayacağını kaydetti.

Bugün Soma ve Kırkağaç ilçelerinin doğal gaza kavuşacağını, vatandaşların doğal gazın konforundan, temizliğinden ve rahatlığından yararlanabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki doğal gaz kullanımına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Bunun için toplam 29,5 milyon lira yatırım yaparak, 45,2 kilometre uzunluğunda doğal gaz hattı döşedik. Göreve geldiğimizden bu yana, Türkiye genelinde doğal gaz dağıtımına yapılan yatırım toplamda 27 milyar lirayı buldu. Bizden önce sadece beş büyükşehrimizde doğal gaz varken, biz bu imkânı 81 şehrimizin tamamına yaygınlaştırdık. 2020 sonu itibariyle, 153 bin kilometre dağıtım şebekesi uzunluğuna ulaşarak, 589 yerleşim yerine doğal gaz arzı sağladık. Bugün 54,5 milyon vatandaşımız doğal gazın konforundan yararlanıyor. Doğal gazın ulaştığı toplam nüfusumuz ise yaklaşık 68 milyondur. Tüm dünyada kamu yatırımlarının durma noktasına geldiği 2020’de de doğal gaz yatırımlarımıza ara vermedik. Salgına rağmen 39 ilçe ve beldemizi doğal gaza kavuşturduk. İnşallah 2021’de de doğal gaz yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Enerji yatırımlarımızla beraber doğal gazın da ecdat yadigârı Manisa’ya hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmam Şafi Hazretlerine atfedilen “Allah yolundaysan koş. Koşmak zor geliyorsa hızlıca yürü, o da zor geliyorsa sadece yürü. Olmuyorsa sürün, fakat asla geri dönme!” sözünü dile getirerek, “Bizler de Hakk’ın ve halkın rızası için çıktığımız bu kutlu yolda, önümüze çıkan engellere, yolda karşılaştığımız zorluklara aldırmadan, hamdolsun tam 18 yıldır kararlılıkla yürüyoruz. Ülkemizi hedefleri ve hayalleriyle kucaklaştırmak için gece gündüz demeden koşuyor, koşturuyor, ter döküyoruz” diye konuştu.

“MÜMKÜN OLDUĞU KADAR YERLİ KAYNAKLARIMIZA DAYALI BİR ENERJİ SEKTÖRÜ KURMAYI AMAÇLIYORUZ”

Bugüne kadar Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık girişiminden 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüne kadar envai çeşit saldırıya uğradıklarını, sadece medyayla, çetelerle, teröristlerle değil; aynı zamanda 80 senedir Türkiye’nin başına musallat olan “takoz” muhalefetle de mücadele ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatan yansa ateşinde ısınacak kadar gözü kararmış bu güruha rağmen, hamdolsun, Türkiye’ye, Cumhuriyet tarihinin en başarılı 18 yılını yaşattık. Sadece yatırımlarda değil; diplomaside, demokraside, özgürlüklerde de sessiz bir devrime imza attık. Çünkü biz, muhalefet gibi yalan, iftira ve bühtanla günü kurtarmaya çalışmıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye’nin tökezlemesini, krize ve kaosa sürüklenmesini umanlara inat, ülkemizi aydınlık bir geleceğe hazırlıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne yapıyorsak tüm Türkiye için yapıyoruz; 83 milyon insanımızın huzuru, güvenliği, refahı için yapıyoruz. Tüm dünyada yatırımların durma noktasına geldiği şu salgın döneminde de asla rehavete kapılmadık. Sağlıktan ulaşıma, tarımdan sanayii, enerji, çevreye kadar her alanda projelerimize hız verdik. Ardı ardına hizmete açtığımız hastaneler, barajlar, sulama tesisleri, millet bahçeleri, ulaşım ve enerji yatırımları, eser ve hizmet siyasetimizin yeni sembolleri olarak ülkemizin dört bir yanında yükseliyor” dedi.

“YERLİ VE YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINI ETKİN ŞEKİLDE KULLANMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’deki 405 milyar metreküplük doğal gaz keşfinin ardından, enerji yatırımlarını özellikle yoğunlaşmaya başladıklarının altını çizerek, “Bağımsız Enerji, Güçlü Türkiye diyerek mümkün olduğu kadar yerli kaynaklarımıza dayalı bir enerji sektörü kurmayı amaçlıyoruz” dedi.

Soma’nın, Türkiye’nin en büyük ikinci yerli linyit yataklarına ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün hayata geçireceğimiz 510 megavat gücündeki Soma Kolin Termik Santrali, yerli kömürün yüksek teknolojiyle buluştuğu güzel bir örnektir. Bu projeyle, yıllık 4,7 milyon ton linyiti işleyerek enerjiye dönüştüreceğiz. Maden sahası ve santralle birlikte yatırım tutarı 1,1 milyar doları bulan projeyle, yıllık yaklaşık 150 milyon dolarlık gaz ithalatını engelleyeceğiz. Toplam bin 500 insanımıza istihdam sağlayan bu yatırım, tek başına Manisa’nın elektrik tüketiminin dörtte üçünden fazlasını üretecek kapasiteye sahiptir. Açılışını yaptığımız tesisimiz Türkiye’de ve Avrupa’da belirlenen karbon emisyon değerlerini karşılayacaktır. Bu tesis, son teknoloji kömür yakma teknolojisinin yanı sıra baca gazı arıtma sistemiyle de temiz kömür teknolojilerinde örnek olacaktır. Açılışını yaptığımız toplam 266 milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçen SANKO Salihli JES-2 ve JES-3 ile MASPO Ala-2 jeotermal enerji santralleri toplam 84,5 megavat kurulu güce sahiptir. Bu santrallerimiz, enerji üretim kapasitelerinin yanı sıra sağladıkları yüksek istihdamla Manisa’yı bir cazibe merkezi hâline getirecektir. Resmî açılışını yaptığımız tesislerimizde üreteceğimiz elektrikle inşallah 2,5 milyon hanemizin ihtiyacını karşılayacağız. Yine bu yatırımlarla işletme aşamasında yaklaşık bin 700 vatandaşımıza istihdam imkânı oluşturacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, elektrikte kurulu gücü Türkiye’nin büyümesi için olmazsa olmaz gördüklerini belirterek bu gücü 18 yılda üçe katlayarak 96 bin megavata ulaştırdıklarını kaydetti.

Özellikle yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin şekilde kullanmaya çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün, kurulu gücümüzün yüzde 63,5’ini yerli kaynaklardan oluşuyor. Bu oranın yüzde 51,7’si ise yenilenebilir kaynaklara aittir. Yani temiz enerji. 2002’de sadece 18 megavat olan jeotermal kurulu gücümüz, bugün bin 613 megavata ulaşmıştır. Bu rakamla Türkiye, jeotermalde Avrupa’da ilk, dünyada dördüncü sıraya yükselmiştir” bilgisini paylaştı.

Tüm dünyanın salgınla mücadele ettiği 2020’de de enerji yatırımlarına devam ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 4 bin 900 megavatlık ilave kurulu gücü daha devreye aldıklarını ve bu gücün neredeyse tamamı yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece üretimde değil, yenilenebilir enerji teknolojilerinde de merkez ülke olmayı hedeflediklerini belirterek, “Bu amaca ulaşmak için yerli araştırma-geliştirme, yerli insan kaynağı ve yerli üretim temeline dayanan bir gelecek tasavvur ediyoruz. Böylece üretimin başından sonuna kadar ‘Türk Malı’ damgasını gururla taşıyan bir enerji üretim zincirini ilmek ilmek örüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan toplam tutarı 1,37 milyar dolar olan dört enerji tesisinin Manisa’ya ve tüm vatandaşlara hayırlı olmasını temenni ederek, “Türkiye’nin büyümesi, gelişmesi, kalkınması için alın teri döken, emek veren, gayret gösteren özel sektörümüze şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Tüm bu yatırımların Manisa’mıza kazanılmasında emeği geçen bakan ve bakanlık personelimize teşekkür ediyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Manisa’daki tören alanında hazır bekleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Salihli ve Alaşehir’deki tören alanlarında hazır bulunan yetkililere enerji tesislerinin açılış kurdelesini kesme talimatı verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra da Soma ve Kırkağaç’a doğal gaz arzının sağlanması dolayısıyla düzenlenen tören alanındaki yetkilere seslenerek ilçelere doğal gazın verilmesi yönünde talimatlarını iletti.

Previous ArticleNext Article

Dev yatırımlar |Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı’nı açıkladı 0 88046

“Haberleşme uydularını kendi imkânlarımızla üreterek, bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Uzay Programı Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Gözlem uydularında kazandığımız tecrübeyle, haberleşme uydularını da kendi imkânlarımızla üreterek, bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Millî Uzay Programı Tanıtım Toplantısı’na katılarak, Türkiye’nin Millî Uzay Programı’nı açıkladı.

Millî Uzay Programı’nın Türkiye’nin uzaydaki yol haritası olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel uzay yarışında ülkemizi üst liglere taşıyacak bu yol haritasının başarıyla hayata geçmesini diliyorum” dedi.

“UZAY ÇALIŞMALARINDA İNSAN KAYNAĞI, TASARIM VE MÜHENDİSLİK KABİLİYETLERİ AÇISINDAN ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR”

“Paylaşacağımız hedefler bir hayal ürünü değil, havacılık ve uzay teknolojilerinde bugüne kadar başardıklarımızın bir üst noktaya taşınmasıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda oluşturulan altyapı yatırımlarıyla bugün uzay çalışmalarında insan kaynağı, tasarım ve mühendislik kabiliyetleri açısından çok daha güçlü bir Türkiye bulunduğunu söyledi.

Türkiye’yi kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen, test edebilen bir seviyeye çıkardıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun ilk örneğinin GÖKTÜRK-2 uydusu olduğunu, şimdi de sırada gece ya da gündüz fark etmeden her türlü hava şartında yüksek çözünürlüklü görüntü elde edebilecek GÖKTÜRK-3 uydusunun bulunduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK Uzay tarafından geliştirilen, ilk yerli ve millî yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE’nin de entegrasyon işlemlerinin tamamlandığını, testlerinin sürdüğünü bildirerek, bu uydunun da 2022 yılında uzaya fırlatılacağını kaydetti.

İMECE yörüngeye yerleştiğinde, tüm kurumların görüntü ihtiyacını karşılayacak metre altı çözünürlükteki ilk millî gözlem uydusu olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gözlem uydularında kazandığımız tecrübeyle, haberleşme uydularını da kendi imkânlarımızla üreterek, bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aybaşında uzaya fırlatılan TÜRKSAT 5-A uydusuyla faal haberleşme uydularının sayısının dörde yükseldiğini, yerli ve millî imkânlarla üretilecek ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT 6-A’nın da 2022’de uzaydaki yörüngesine yerleştirileceğini söyledi.

Türkiye’nin uydu teknolojilerinin alt bileşenleri ve yazılımlarını üretmek noktasında da yoğun çalışmalar içinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek çözünürlüklü uzay kamerası, yeni nesil uçuş bilgisayarı ve yazılımları, elektrikli itki motoru, yönlendirilebilir anten, tepki tekeri, yıldız izler, güneş algılayıcı gibi birçok kritik alt sistemi, özgün olarak geliştirip ürettik. Önümüzdeki süreçte, Türk mühendislerinin yerli yazılımlarıyla birlikte, uydulardan elde ettiğimiz bilgilerin güvenliğini de tamamen sağlamış olacağız” açıklamasında bulundu.

“UZAY SİSTEMLERİ ALANINDA MONTAJ, ENTEGRASYON VE TEST HİZMETLERİ SAĞLAYAN ULUSLARARASI BİR OYUNCU KONUMUNDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uzay alanındaki kurumsal kapasitesine büyük önem verdiklerini, modern altyapılan sayesinde roket, uydu, yer sistemlerinde fikirden ürüne kadar ihtiyaç duyulan tüm imkanları sağlayabildiklerini anlatarak, TÜBİTAK Uzay, TÜBİTAK SAGE, DELTA-VE, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, TÜRKSAT ve İTÜ başta olmak üzere, birçok kuruluşun altyapılarında önemli projeler yürütüldüğünü aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzay ve roket test merkezlerimiz, uzay sistemleri tasarım ve test laboratuvarlarımız, uydu haberleşme ve uzaktan algılama araştırma merkezlerimiz, yer kontrol istasyonlarımız, optik sistemler araştırma ve uygulama altyapılarımızla her geçen gün daha yetkin hâle geliyoruz. Artık, uzay sistemleri alanında montaj, entegrasyon ve test hizmetleri sağlayan uluslararası bir oyuncu konumundayız” ifadelerini kullandı.

Çok az sayıda gelişmiş ülkenin sahip olduğu Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nin 2015 yılından beri faal olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uydu bileşenlerinin radyasyona dayanıklılığının test edildiği Türkiye’nin ilk Parçacık Radyasyonu Test Altyapısı olan ODTÜ-Saçılmalı Demet Hattı’nın da 2019 yılında hizmete alındığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu anda en önemli eksiğinin fırlatma konusu olduğuna dikkat çekerek, bu konuda da önemli adımlar atıldığını geçen yıl, ROKETSAN Uydu Fırlatma, Uzay Sistemleri ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

İlk yerli sonda roketinin 136 kilometre irtifaya çıkarak uzay sınırını aştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, astronomik gözlem noktasında da önemli altyapılara sahip olunduğunu, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin Türkiye’nin en büyüğü olan 1,5 metre çapında bir teleskobu barındırdığını, Erzurum’da, Karakaya Tepeleri üzerinde, 3 bin 170 metre yükseklikte de Doğu Anadolu Gözlemevi’nin inşa edildiği bilgisini paylaştı.

“ASTRONOMİ, MATEMATİK VE TIP GİBİ TEMEL BİLİMLERE ÖNCÜLÜK ETMİŞ, ÇIĞIR AÇMIŞ BİR MEDENİYETİN MİRASÇILARIYIZ”

Sadece TÜBİTAK aracılığıyla son 18 yılda, uydu, uzay, fırlatma sistemleri, uzay ekipmanları konularında kamu ve akademi dünyasından 56 projeye 2,1 milyar lira kaynak sağladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uzay ve havacılık temalı ilk bilim merkezi Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi’nin de 2020 yılında Bursa’da hizmete açıldığını anımsattı.

“Biz, astronomi, matematik ve tıp gibi temel bilimlere öncülük etmiş, çığır açmış bir medeniyetin mirasçılarıyız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, El-Fergani, El-Sufi, El-Biruni, Ali Kuşçu, El Cezeri, Takiyüddin ve Mirim Çelebi gibi binlerce Türk ve Müslüman bilim insanıyla gurur duyduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz işte bu âlimleri yetiştiren toprakların evlatlarıyız. Bu gerçekleri asla unutmayacağız. Ama şunu da bileceğiz ki bizim daha yapacağımız çok işi var. Bu büyüklerimize layık olmak için yapacağımız çok iş var. Pozitif bilimlerdeki üstünlüğün, son yüzyıllarda batıya geçerek, onları kalkındırdığını elbette biliyoruz. Coğrafi keşiflerle değişen güç dengelerinin farkına varmada geç kaldık ve bunun bedelini ağır şekilde ödedik. Ama bugün, dünya yeni bir değişimin, yeni bir dönüşümün arifesindedir” diye konuştu.

Yeni dönemde, güç dengelerini uzay keşiflerinin, bu alandaki yeni teknolojilerin belirleyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla, doğru zamanda İHA ve SİHA teknolojilerine yatırım yaparak, sahada oyunu değiştiren tarafta yer almayı başardık” ifadesini kullandı.

Millî elektrikli otomobil için de doğru zamanda adımlar attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu konuda da Türkiye, en çok konuşulan, takip edilen ülkeler arasındadır. Şimdi de uzay çalışmalarında, doğru zamanlamayla doğru adımları atarak hareket etme kararlılığımızı ortaya koyuyoruz. Temsil ettiğimiz medeniyetin dünyaya yeniden öncü olabilmesi, Türkiye’nin uzay yarışındaki kat edeceği mesafeye bağlıdır. İnsanlığın bir kısmının değil, tamamının barışa ve huzura kavuşması için medeniyetimizi yeniden şahlandırmak mecburiyetindeyiz. Asırlar boyunca topraklarına her ayak basan tarafından sömürülen Afrikalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Şu anda bakıyorum da Fransa’nın başındaki zat durmadan bana saldırıyor. Ya senin benle ne işin var? Sen önce Cezayir’in hesabını ver. Senin büyüklerin Cezayir’de 1 milyon insanı öldürdü onun hesabını ver. Sen önce Ruanda’nın hesabını ver, yüz binlerce insanı öldürdünüz. Ama Türk’ün ve Türkiye’nin, ne de ecdadımızın geçmişinde böyle bir şey söz konusu değil. Bizim ellerimizde kan yok, ama sizde kan var. Sürgünlerle yerinden, yurdundan edilen, dinini, dilini, ismini değiştirmeye zorlanan Asyalı kardeşlerimiz için bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Gettolara sıkıştırılmış faşizmin ve suç şebekelerinin insafına bırakılmış Batılı kardeşlerimiz için de bunu başarmak mecburiyetindeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Azerbaycan’ın Karabağ’daki mücadelesine verdiği desteği yineleyerek, “30 yıldır Azerbaycan’da tüm Karabağ’ı işgal altında tutunuz, o topraklar kimindi? O topraklar Azerbaycanlı kardeşlerimizindi ve bu toprakları işgal altında tutunuz. Şimdi kendi göbeğini Azeri kardeşlerimiz kendileri kesti ve biz de elimizden gelen desteği verdik ve böylece Karabağ, evet, sahiplerinin eline geçti” ifadelerini kullandı.

“YERYÜZÜNDE ADALETİ TESİS ETMENİN YOLU GÖKYÜZÜNDE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE VAR OLMAKTAN GEÇİYOR”

Türkiye’nin Libya’dan askerlerini çekmesini isteyen Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a da cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen önce bu aklı vereceğine bunu kendine sakla, bak orada Çad’ın, Mali’nin, Wagner’in askerleri var, siz onları oralardan bir çekin, onları bir çekin ondan sonra sizle bunları konuşalım. Ve biz askeri ve güvenlik iş birliği anlamamız olan Libya’yla anlaşmamızın gereğini yaptık ve sadece orada eğitim için varız, eğitimin dışında değil” dedi.

Bugün yeryüzünde adaleti tesis etmenin yolunun gökyüzünde güçlü bir şekilde var olmaktan geçtiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknolojik kapasitemizi geliştirmek ve buradan doğacak olan ekonomiden faydalanmak için uzayda da olacağız. Şu anda uzayı görüyorum ve bambaşka görüyoruz. Elde ettiğimiz tecrübe ve birikimi, bilim, sanayi ve teknoloji ekosistemimize aktarabilmek için uzayda olacağız” açıklamasında bulundu.

“Güçlü ve bağımsız bir Türkiye’nin yerini sadece dünyada değil uzayda da tahkim edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu yürütecek kurumun da Türkiye Uzay Ajansı olduğunu duyurdu.

Bu kurumun uzay alanında birikmiş kabiliyetleri tek çatı altında koordine etmek ve bu alanda yeni, güçlü bir sinerji oluşturmak için yola çıktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk görevi Millî Uzay Programı hazırlamak olan ajansın, kamu kuruluşlarından özel sektöre, üniversitelerden uluslararası ortaklara kadar tüm paydaşların katkılarıyla çalışmasını tamamladığını bildirdi.

“MİLLÎ UZAY PROGRAMI’NDAKİ EN ÖNEMLİ HEDEF CUMHURİYETİN 100. YILINDA AYA İLK TEMASI GERÇEKLEŞTİRMEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Türkiye’nin uzaydaki 10 yıllık vizyon, strateji, hedef ve projelerinin yer aldığı Millî Uzay Programımızı bugünlerde meşhur olan sloganıyla tüm dünyaya ilan ediyor ve diyorum ki, gökyüzüne bak ayı gör” dedikten sonra Millî Uzay Programı’ndaki birincil ve en önemli hedefin Cumhuriyetin 100. yılında aya ilk teması gerçekleştirmek olduğunu açıkladı.

Türkiye’nin aya ulaşma hedefini iki aşamada tamamlamayı planladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İlk aşamada 2023 yılı sonunda yakın dünya yörüngesinde ateşleyeceğimiz kendi millî ve özgün hibrit roketimizle aya ulaşarak sert iniş gerçekleştireceğiz. Uzay aracımızı yakın yörüngeye çıkartacak ilk fırlatmayı uluslararası iş birliği ile hayata geçireceğiz. Bu görevi tamamladığımızda hem aya ulaşmayı başaran ülkelerden biri olacak, hem de ikinci aşama ay misyonu için gerekli bilgileri toplamış olacağız. 2028 yılında hayata geçirmeyi planladığımız ikinci aşamada ise aracımızı yakın yörüngeye çıkartacak ilk fırlatmayı bu kez kendi millî roketlerimizde yapmayı hedefliyoruz. Aya yumuşak iniş gerçekleştireceğimiz bu aşamayı da tamamladığımızda ayda bilimsel faaliyetler yapabilen sayılı ülkelerden biri konumuna geleceğiz, böylece medeniyet coğrafyamızın da sembolü olan hilali ay bayrağımızla aya göndermenin gurunu milletimize yaşatacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ay programının fırlatma, roket ve kontrol teknolojilerindeki atılımlar için bir kaldıraç görevi göreceğini, bu programın yüksek radyasyona dayanaklı teçhizat teknolojisinden haberleşmeye, otonomiden yapay zekâya kadar birçok alandaki çalışmalara zemin oluşturacağını belirterek, böylece yerli ve millî olarak geliştirilecek alt sistemlerinin ticarileştirilmesinin de önünün açılacağını söyledi.

Millî Uzay Programı’ndaki ikinci hedefin ise yeni nesil uydu geliştirme alanında dünya ile rekabet edebilecek ticari bir marka ortaya çıkarmak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sahip olduğu uydu üretim kabiliyetlerini Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda kurulacak tek bir millî şirket bünyesinde birleştirileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü hedefin Türkiye’ye ait bir bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmek olduğunu açıklayarak, sivil ve askerî amaçlı navigasyon ihtiyaçları için kullanılan bu uydu teknolojisine dünyada yalnızca 6 ülkenin sahip olduğunu, bunun başarılmasıyla Türkiye’nin büyük riskler barındıran dış bağımlılıktan kurtulacağını kaydetti.

Millî Uzay Programı’nın dördüncü hedefinin de uzaya erişimi sağlamak ve bir uzay limanı işletmesi kurmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzay limanını en uygun coğrafyalardaki dost ve müttefik ülkelerle birlikte kurmayı planladıklarını, uluslararası iş birlikleriyle bu misyonu da en kısa sürede hayata geçirmekte kararlı olduklarını vurguladı.

Uzay havası ya da meteorolojisi olarak tabir edilen alana yatırım yaparak uzaydaki yetkinliği artırmanın da beşinci hedef olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sayede Türkiye’nin yeryüzü ve gökyüzündeki operasyonlarını daha güvenli hâle getireceklerini aktardı.

Altıncı hedefin de Türkiye’yi astronomik gözlemler ve uzay nesnelerinin yerden takibi konularında daha ileri bir seviyeye ulaştırmak olduğunu duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu misyona yönelik hâlihazırda altyapılarımız mevcuttur. TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ile Doğu Anadolu Gözlemevi’ni birbirine entegre ederek tek bir ulusal araştırma altyapısı hâline dönüştüreceğiz. Ülkemize kazandıracağımız radyo teleskoplar sayesinde bilim insanlarımız sırrı hâlâ çözülememiş hızlı radyo patlamalarını çalışabilecekler. Bu teleskopları tasarlayacak mühendislerimiz, derin uzay programımızın haberleşme altyapısının da temelini atacaklar” dedi.

“YERLİ VE YABANCI YATIRIMCILARA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK BİR UZAY TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Türkiye’deki uzay sanayi ekosistemini daha da geliştirmenin bir başka hedef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk mühendisleri, bilim insanları ve müteşebbislerinin uygun altyapıya sahip olduğunda gerekli desteği aldığında neler yapabileceği artık tüm dünyanın malumudur. Savunma sanayinde elde ettiğimiz başarıları uzay alanına taşıyacak, burada da güçlü ve üretken bir ekosistem oluşmasını sağlayacağız. Uzay Ajansımızın öncülüğünde kısa sürede buradan da yeni başarı hikâyeleri çıkacağına inanıyorum” diye konuştu.

Uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurulumunun da sekizinci hedef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla Orta Doğu Teknik Üniversitesi bünyesinde yerli ve yabancı yatırımcılara ev sahipliği yapacak bir uzay teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Burada yatırım yapacak firmalarımızı da çeşitli mekanizmalarla destekleyeceğiz. Özel sektörü öncü güç olarak konumlandıracağımız Türkiye Uzay Ajansına da ev sahipliği yapacak bu merkezin yerini belirledik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dokuzuncu hedefin uzay alanında etkin ve yetkin insan kaynağını geliştirmek olduğunu belirterek, YÖK ve Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kuruluşlarla özel programlar oluşturarak, bu alandaki nitelikli insan kaynağını artıracaklarını söyledi.

Son hedefin de bir Türk vatandaşını uzaya göndermek olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Uzaya bir vatandaşımızı göndermeyi elbette bir turistik gezi olarak değil, gelecek nesillere yol gösterecek bir bilim misyonu olarak tasarlıyoruz. Uzaya gitme niteliklerine sahip bir kişiyi gönüllüler arasından seçerek gerekli eğitimleri almasını sağlayacak ve uzaya göndereceğiz. Bu sayede Uluslararası Uzay İstasyonu’nun alt yapısından yararlanarak, bilimsel deney yapma imkânına kavuşacağız. Tabi benim özellikle burada bir şerhim var, mademki bir vatandaşımız uzaya gidecek, artık astronot ya da kozmonot kelimelerine bir Türkçe karşılık bulmamız gerekiyor. Biliyorsunuz bu bizim hassas noktamız. Buradan dil bilimcilerimize bir çağrıda bulunuyor ve diyorum ki, gelin Türk uzay yolcularına Türkçe bir isim bulalım. Tabi yalnızca dil bilimciler değil, 83 milyon vatandaşımız da özgün fikirleriyle bu arayışa ortak olabilir.”

“KÖKÜMÜZ DÜNYADA, DALLARIMIZ GÖKLERDE OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerin hepsinin ayakları yere basan hedefler olduğuna vurgu yaparak, Türkiye’nin bu devrimi gerçekleştireceğinden uzay yarışında güçlü bir aktör olarak yerini alacağından en ufak bir şüphe duymuyorum. Türkiye Uzay Ajansı’nın geliştireceği projeleri, Millî Uzay Programındaki hedefleri bizzat takip edecek, destek olacağım” açıklamasında bulundu.

Millî teknoloji hamlesi ruhuyla genç, yaşlı demeden tüm vatandaşlardan bu alandaki çalışmalara yüksek düzeyde katılım ve sahiplenme beklediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah devlet, millet ele verecek göklere en çok yakışan bayrağımızı, yani ay yıldızlı bayrağımızı hak ettiği yerlere taşıyacağız. Ayağımız dünyada, gözümüz uzayda olacak. Kökümüz dünyada, dallarımız göklerde olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Uzay Programı’nın hayırlı olmasını dileyerek, programın hazırlanmasında emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank başta olmak üzere Türkiye Uzay Ajansı’na ve katkı sağlayan tüm paydaşlara şükranlarını sundu.

Dev yatırımlar | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez : Söğüt’te altın kaynağı tespit edilen sahayı inceledi 0 55792

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Bundan 20 yıl önce birkaç kilogram mertebesinde olan altın üretimini artık tonlarla ifade ediyoruz. Hedefimiz, 5 yıl içerisinde yıllık 100 ton üretime ulaşmak ve böylece dünyada 100 tonun üzerinde üretim yapan 10 ülke arasına girmek.” dedi.

Bakan Dönmez, Bilecik’in Söğüt ilçesinde altın kaynağı tespit edilen Gübretaş’a ait sahada gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede çok önemli bir rezervin bulunduğunu hatırlattı.

Özellikle son 5 yılda gerek Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) gerekse özel sektör eliyle yaklaşık 400 ton üretilebilir nitelikte altın rezervi keşfedildiğini belirten Dönmez, “Bunları şu anda özel sektör eliyle üretime aldığımız yerlerimiz var.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin geçen yıl 42 tonluk rakamla altın üretiminde bir rekor kırdığını vurgulayan Dönmez, şöyle devam etti:

“Bundan 20 yıl önce birkaç kilogram mertebesinde olan altın üretimini artık tonlarla ifade ediyoruz. Hedefimiz, 5 yıl içerisinde yıllık 100 ton üretime ulaşmak ve böylece dünyada 100 tonun üzerinde üretim yapan 10 ülke arasına girmek. Geçen yıl çok sevinerek söyleyemeyeceğimiz bir başka rekorumuz daha vardı; altın ithalatında önemli bir rekor kırıldı ve neredeyse 25 milyar dolarlık altın ithalatı söz konusu oldu.”

“İlk altın üretimi, en geç 2023 yılında”

Dönmez, zanaatkarlar sayesinde ham altının işlenip Türkiye’den dünyaya ihraç edildiğini, geçen yıl 42 tonluk altın üretimiyle ekonomiye yaklaşık 2,5 milyar dolarlık katkı sağlandığını dile getirdi.

Söğüt’te tespit edilen altın kaynağına ilişkin bilgi veren Dönmez, şunları kaydetti:

“İnşallah 2022 yılı sonuna kadar, en geç 2023 yılında bu sahadan ilk altın üretimini gerçekleştireceğiz. Hem açık işletme olacak hem de yer altı işletmesi şeklinde planlanıyor. Burada 1,92 milyon onsluk üretilebilir rezerv var. Başka bir ifadeyle 60-65 tonu kesin olmakla birlikte bu ilave keşiflerle, sondajlarla 100 tona kadar çıkabilecek bir potansiyelden bahsediyoruz. Son derece modern, çevre kurallarına uygun ve saygılı bir işletmecilik planlanıyor. İşletmede 800-1000 kişi doğrudan istihdam söz konusu. Türkiye artık eskisi gibi değil, altın madenciliği işletmeciliğinde dünyaya örnek işletmelere sahip bir ülke. İnşallah burada en kısa sürede başta yöre halkına olmak üzere milletimize bu ekonomik rezervi katmanın sevincini birlikte yaşayacağız.”

Dönmez, daha sonra Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve beraberindekilerle sahada incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.