‘Uluslararası Hac Sempozyumu’ Ankara’da başladı ‘Uluslararası Hac Sempozyumu’ Ankara’da başladı için yorumlar kapalı 48186

Uluslararası Hac Sempozyumu açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye başta olmak üzere bu çerçevede oluşan medeniyet birikimimizin ışığında hac organizasyonuyla alakalı güncel sorunlara yeni yaklaşımlar ve çözümler aramaya çalışacağız.” dedi

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünce ‘Değişen ve Gelişen Şartlar Bağlamında Hac’ başlığıyla düzenlenen ‘Uluslararası Hac Sempozyumu’ Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen açılış oturumuyla Ankara’da başladı.

Türkiye Diyanet Vakfı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen oturumda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, sempozyumun hayırlara vesile olmasını dileyerek, sempozyumun gerçekleştirilmesinde emeği olanlara teşekkür etti.

Başkan Erbaş, Kur’an-ı Kerim’in insanları tevhide davet ettiğini dile getirerek “Tevhit inancının sembol ibadetlerinden biri de hac ibadetidir. Hz. İbrahim ile insanlığa duyurulan hac ibadeti, Kuran-ı Kerim’de, Allah’ın insanlar üzerindeki hakkı olarak tanımlanmıştır. Bunun bir gereği olarak da hac ve umrenin sırf Allah için yapılıp tamamlanması emredilmiştir. dedi.

Haccın her bir uygulamasının ifade ettiği mana ile Müslüman hayatının temel ilkelerini bünyesinde toplayan bir ibadet olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, “Bireysel, sosyal ve evrensel düzeyde İslam düşünce ve ahlakının bir arada yaşanarak canlı tutulmasıdır. Dolayısıyla; yürekleri Allah ve Rasulünün sevgisi ile yanıp tutuşan mü’minler için en büyük özlem ve heyecan olan hac; mübarek bir yolculuk, kutlu bir ibadet ve tatlı bir vuslat olmasının yanında aynı zamanda büyük bir arınma iklimidir.” diye konuştu.

Başkan Erbaş, hac ibadetinin Müslümanlara İslam’ın en temel ilke ve değerlerini hem teorik hem de pratik olarak öğreten bir mektep olduğunu belirterek, “Mikat, ihram, tavaf, safa, merve, sa’y, tıraş olmak, vakfe yapmak, şeytan taşlama gibi birçok sembol ile öne çıkan hac ibadetinde asıl önemli olan, her sembolün ifade ettiği o büyük manayı idrak etmektir. Zira hac, bu semboller üzerinden bize varoluşu, yaratılış gayesini, kulluk bilincini, insani değerleri, güzel ahlakı öğretmektedir.” ifadelerini kullandı.

Haccın kardeşlik, dayanışma, paylaşma gibi değerlerin ve güzel ahlakın tahkim edildiği bir ibadet olduğunun altını çizen Başkan Erbaş, “Hac yolculuğunda ve ibadet esnasında müminler, bir tarağın dişleri gibi yan yana ve bir binanın tuğlaları gibi omuz omuza olmak zorundadır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Hac, kardeşlik duygularının doruğa ulaştığı evrensel bir kongredir”

Başkan Erbaş, Müslümanların inanç, ahlak ve gelecek adına iki büyük evrensel ilkeye sahip olduğuna dikkat çekerek. Şöyle devam etti:

“Birincisi duygu, düşünce ve davranışlarımızı bir ve tek olan Allah’a kullukta buluşturan tevhit inancıdır. İkincisi ise bizleri tevhit inancı ekseninde güçlü bir kardeşlik duygusuyla buluşturan vahdet ahlakıdır. Biliyoruz ki daha iyi bir hayat ve gelecek kurabilmemizin yegâne yolu bu iki ilkeyi hakkıyla hayata hâkim kılmamızdır. Bu manada hac, adeta Müslümanların, her yıl iman ve tevhid ekseninde bir araya geldiği, kardeşlik duygularının doruğa ulaştığı ve vahdet şuurunun doyasıya yaşandığı evrensel bir kongredir. Dolayısıyla haccın, hayatın tamamını kuşatan ilkeler ile güzel ahlakı cem eden bir ibadet olduğu daha net anlaşılmaktadır. Ayrıca bu perspektif bizlere ibadet ve hayat ilişkisini de açıkça göstermektedir. İbadetler, kendimizle, çevremizle, toplumla, tabiatla ilişkimizi ahlak, merhamet ve sorumluluk ekseninde tutarak bize rehberlik etmektedir. Zaten ibadetlerin hayata dair yönünü göz ardı ettiğimizde ibadetin hem hikmetinden hem de faziletinden uzaklaşmış oluruz.”

“Kudüs ziyaretlerimize daha bir önem vereceğiz”

Hac ve umre ibadetlerinin ifası için yürütülen hizmetlerin Diyanet İşleri Başkanlığının sunduğu önemli hizmetlerden olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, “Bu bilinç ve sorumlulukla Başkanlığımızca 1979 yılından itibaren hac; 1984 yılından itibaren de umre organizasyonları, sürekli geliştirilen bir tecrübe ile gerçekleştirilmektedir. 2015 yılından itibaren de Kudüs bağlantılı umre turları düzenlenerek medeniyetimizdeki önemli bir geleneği devam ettirmekteyiz. Bundan bir kaç ay önce Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğümüze bağlı, Umre Hizmetleri Daire Başkanlığının adını Umre ve Kudüs Ziyaretleri Daire başkanlığı olarak değiştirdik. İnşallah bundan sonra Kudüs ziyaretlerimize daha bir önem vererek, Mescid-i Aksa’yı, Kudus’ü ziyaret etmek, bir farkındalık oluşturmak ve bu farkındalığı bütün dünyaya göstermek noktasında katkı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

“Sempozyum, haccın etraflıca müzakere edileceği bir zemin oluşturmaktadır”

Başkan Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığının vatandaşların sağlık, huzur ve güven içerisinde hac ve umre ibadetlerini eda etmeleri için hizmet standartlarını her geçen yıl daha da üst seviyeye çıkarttığını belirterek, şunları söyledi:

“Bugün “Değişen ve Gelişen Şartlar Bağlamında Hac” başlığı altında açılışını yaptığımız bu uluslararası sempozyum, haccın hem fizikî hem de manevî boyutunun etraflıca müzakere edileceği bir zemin oluşturmaktadır. Burada hac ibadetinin teşri sürecinden fıkhî boyutuna, sosyolojik etkisinden kültürel yansımalarına, sağlıkla ilgili meselelerden eğitim yöntemlerine kadar pek çok açıdan ortaya konacak çok değerli tebliğ ve sunumları ilgi ve heyecanla takip edeceğiz. Asr-ı saadetten günümüze hac organizasyonlarının değişim ve gelişim süreçlerini yakinen müşahede edeceğiz. Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye başta olmak üzere bu çerçevede oluşan medeniyet birikimimizin ışığında hac organizasyonuyla alakalı güncel sorunlara yeni yaklaşımlar ve çözümler aramaya çalışacağız.”

Sempozyumun en temel hedefinin hac ibadeti ve hac organizasyonuna dair çağın şartları ve imkânları çerçevesinde yeni bir ufuk oluşturmak olduğunu kaydeden Başkan Erbaş, “Bunun için öncelikle haccın fıkhî boyutuna dair birçok başlığın gelişen imkânlar ve değişen şartlar çerçevesinde yeniden ele alınması önemlidir. Söz konusu fıkhî zemin üzerine hac hizmetlerinin ve organizasyonlarının her yönüyle değerlendirilmesi; salgın hastalık başta olmak üzere güncel konuların ve diğer özel durumların etraflıca ele alınması, bundan sonraki hac organizasyonları için yeni bir perspektif oluşturacaktır.” diye konuştu.

“Hac ve umre için İslam aleminde büyük bir özlem oluştu”

Kovid-19 salgın nedeniyle 2020 yılı içerisinde Suudi Arabistan dışından hacca gidilemediğini hatırlatan Başkan Erbaş, şöyle konuştu:

“Hac ve umre için İslam aleminde büyük bir özlem oluştu. Rabbimden bir an önce bu salgın hastalığın insanlığın üzerinden, başından kalkması, def edilmesini niyaz ediyorum. Çünkü hac hakikaten müminler için birliğin, tevhidin, vahdetin sembolü. Kabe-i Muazzama’nın etrafında farklı renklerden, dillerden, ırklardan o kadar çok farklılığın bir tevhit, bir vahdet görüntüsüyle yerine getirildiği başka bir ibadet var mı? Bu salgın sebebiyle, İslam alemi bundan mahrum kaldı. Cenab-ı Hak en kısa zamanda bu beladan bütün insanlığı kurtarsın. Hep dua ediyoruz, duaya devam edeceğiz inşallah. Tedbir, tevekkül ve dua Müslümanın ayrılmaz parçaları, tedbirimizi alacağız. İnşallah 2021 yılında, bilemiyorum tabi salgının süreci nasıl devam edecek, artacak mı, azalacak mı, 2021 yılında hacca gidebilecek miyiz, gidemeyecek miyiz bilemiyoruz. Dua edelim inşallah imkanlar oluşsun, hastalık ortadan kalksın veya azalsın ve hiç olmazsa dünyanın her yerinden bir miktar Müslüman hacca gidebilsin. Bunun için hem tedbir hem duaya devam etmeliyiz.”

Başkan Erbaş, tüm katılımcılara teşekkürlerini ileterek, sempozyumun hayırlara vesile olması niyazında bulundu.

Başkan Erbaş, ayrıca sempozyum kapsamında hazırlanan, Sürre-i Humayun’a ait belgelerin ve Kabe-i Muazzama’nın örtülerine ait parçaların bulunduğu serginin de açılışını yaptı. Sergi, üç gün boyunca TDV sergi alanında ziyaret edilebilecek.

Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Remzi Bircan’ın selamlama konuşması yaptığı açılış oturumuna katılan, Suriye Hac Heyet Başkanı Muhammed Ebul Hayr Şükri, Ürdün Din İşleri Bakanlık Müfettişi Hatem Cemil es-Suhaymat, Afganistan Din İşleri Bakan Yardımcısı Muhammed Osman Tarık, Nijerya Hac Başkanı Zikrullah Hassan Alakunle ve Somali Din ve Evkaf Bakanı Ömer Ali Roble birer konuşma yaptı.

Yurt içinden ve yurt dışından katılımcıların olduğu sempozyumda, 91 tebliğ sunulacak.

Türkiye Diyanet Vakfı Konferans Salonu ve Ankara Rıfat Börekçi Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda 20 oturum halinde gerçekleştirilecek sempozyum, Türkçe, Arapça, İngilizce olarak “hac.gov.tr/hacsempozyumu” adresi ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü sosyal medya hesaplarından canlı olarak takip edilebilecek.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.