Dev Yatırımlar | “Kanal İstanbul, ülkemizin en önemli değerlerinden biri olarak tarihteki yerini alacaktır” Dev Yatırımlar | “Kanal İstanbul, ülkemizin en önemli değerlerinden biri olarak tarihteki yerini alacaktır” için yorumlar kapalı 88112

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye sağlayacağı katkılar, proje maliyetiyle kıyaslanamayacak kadar yüksek olan Kanal İstanbul, ülkemizin en önemli değerlerinden biri olarak tarihteki yerini alacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü Temel Atma Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada sözlerine, “Bugün Türkiye’nin kalkınma tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. Bugün ülkemizin gelişmesi, milletimizin güçlenmesi yolunda atılan adımlara bir yenisini daha ekliyoruz. Bugün rahmetli Menderes, rahmetli Özal, rahmetli Erbakan, Demirel gibi ülkemizin kalkınma mücadelesinin sembol isimlerinin ruhlarını bir kez daha şad ediyoruz” ifadeleriyle başladı.

Kanal İstanbul Projesi’nin ilk köprüsünün temelini attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda Kuzey Marmara Otoyolu’nun, Nakkaş, Başakşehir kesiminin Sazlıdere Barajı üzerindeki bağlantı yolu da olan bu köprünün ülkeye, millete, İstanbul’a hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’ni bundan 11 yıl önce milletle paylaştıklarını hatırlatarak, “Türkiye’nin bu süreçte yaşadığı iç ve dış badireler sebebiyle maalesef projenin ilerlemesi biraz gecikti” diye konuştu.

“KANAL İSTANBUL’A, İSTANBUL’UN GELECEĞİNİ KURTARMA PROJESİ OLARAK BAKIYORUZ”

Bugün tüm hazırlıkları tamamlayıp proje kapsamındaki ilk köprünün temelini atmak üzere bir arada olunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sazlıdere Barajı’ndayız ve Kanal İstanbul’a, acaba bu proje neden gerekliydi? Gecikmeli de olsa bugün bu temeli nasıl atıyoruz? İstanbul Boğazı dünyanın en kalabalık gemi trafiklerinden birine sahiptir. Boğaz’dan, 1930’lu yıllarda, yılda ortalama 3 bin gemi geçiş yapıyordu. Günümüzde bu rakam 45 bine ulaştı. Sadece şehir içi yolculuklar için İstanbul Boğazı’nın her iki yakasındaki 54 ayrı iskelede günde 500 bin kişilik insan trafiği söz konusudur. Dolayısıyla Boğaz’da, hem kuzey hem güney hem doğu-batı istikametinde her sınıftan ve kapasiteden çok yoğun bir gemi trafiği yaşanıyor. Aynı dönemde Boğaz’dan geçen gemilerin uzunlukları 50 metreden 350 metreye kadar da yükseldi. Her büyük geminin Boğaz geçişi şehir için ciddi risk anlamına geliyor. Petrolden organik ürüne kadar çok farklı yükler taşıyan gemilerin kaza yapmaları durumunda denizlerimizdeki doğal hayat da çok büyük tehdit altına giriyor. Gemilerin karaya çarpması hâlinde ise hem kültürel mirasımız zarar görüyor hem ciddi yıkım ve yangınlarla karşılaşabiliyoruz. Yaşı biraz ilerlemiş olan İstanbulluların hafızalarında Boğaz’da haftalarca yanan petrol gemilerinin görüntüleri mutlaka vardır. Şimdi buradan gençlerimize sesleniyorum. Z kuşağı, tüm bu gençlere sesleniyorum. Bakınız, bütün bu olanlar, bitenler 19 yıl, 20 yıldır bu ülkede iktidarda olan bizler, neleri gerçekleştirdik, hangi adımları attık, bunları bilmeniz gerekiyor.”

“İSTANBUL BOĞAZI ALARM ZİLLERİ VERMEYE BAŞLAYALI ÇOK OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Kabataş açıklarında kıyıya sürüklenen dev bir Rus savaş gemisinin yol açtığı endişenin henüz unutulmadığını söyledi. Montrö’de kılavuz kaptan ve römorkör kullanımının zorunlu tutulmamasının ticari gemilerin boğaz geçişindeki riskleri daha da artırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gemilerin geçişi için boğazın kapatılmak zorunda kalınması ve gemiler arasında bırakılması gereken mesafelerin ciddi zaman kayıplarına yol açtığını kaydetti.

Bu tür gemiler için beklemede geçen her saatin önemli bir maliyet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan projeksiyonlar 2050 yılında Boğaz’dan geçecek gemi sayısının 78 bini bulacağını gösteriyor. Hâlbuki hesaplamalara göre İstanbul Boğazı’nın güvenli gemi geçiş kapasitesi 25 bindir. Kapasite yoğunluğunun kaynaklanan sintine ve balast sularının yol açtığı sıkıntılar yanında ev ve sanayi atıklarının kirlettiği İstanbul Boğazı alarm zilleri vermeye başlayalı çok oldu” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa da değinerek, “Müsilajla ilgili bakın Marmara ne durumda. Felaket değil mi? Nedir bu durum diye hep yandık diyoruz” ifadelerini kullandı.

Boğazın gemi geçişlerine kapatılamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, artan trafiği karşılamak için yeni bir kanal inşası düşüncesini gündeme getirdiklerini, Kanal İstanbul’a “İstanbul’un geleceğini kurtarma projesi” olarak baktıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’yle amaçlarının her şeyden önce İstanbul Boğazı ve çevresindeki vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek, “Boğaz’ın tarihî ve kültürel dokusunu güvenlik altına almak için de bu projeye ihtiyaç vardır. Gemi trafiği yükünün hafifletilmesi, Boğaz’ın giriş ve çıkışındaki beklemelerin azaltılması, Boğaz’daki seyir zorluğundan kaynaklanan sıkıntıların ortadan kaldırılması da projenin amaçları arasında yer alıyor. Elbette ülkemizin küresel ticarette daha etkin rol oynaması, ulaştırma ve lojistik koridorlarından daha fazla pay almasıyla diğer stratejik unsurları da bunlara eklememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje kapsamında yer alan 500 bin kişi kapasiteli yerleşim alanları ile depreme hazırlık için gereken alternatif yerleşim alanları oluşturulması konusundaki eksiğin de kapatılacağını dile getirerek, şöyle devam etti: “Görüldüğü gibi bu pek çok faydayı aynı anda sağlayacak bereketli bir projedir. Kanal İstanbul fikrini milletimizle paylaştığımız 27 Nisan 2011’den itibaren proje en ince detayına kadar çalışıldı. Önce güzergâh, ardından sondaj ve ön proje, daha sonra etüt proje, takiben ayrıntılı saha ve laboratuvar çalışmalarıyla ÇED süreci yürütüldü. Her ne kadar birileri kendi yetki alanlarında olmayan hususlarla ilgili bize sorulmadı diye sızlanıyorsa da projenin her aşaması hukuka ve bilime uygun şekilde yürütüldü ve tamamlandı. Buradan sesleniyorum. ‘Bize sorulmadı’ diyenlere sesleniyorum. Unutmayın, kime sorulması gerekiyorsa onlara sorulmuş ve yola böyle çıkılmıştır. Sizin zaten bu ülkede bu güne kadar dikili bir ağacınız yok. Bu ülkede sizler şu ana kadar Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık, aynen bugün Kanal İstanbul için nasıl çıldırıyorsanız, orada da öyle çıldırdınız. Marmaray’ı yaptık. Marmaray’da yine aynı şekilde önümüzü kesmeye çalıştınız, çılgınlar gibi ama yaptık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrasya Tüneli, Osman Gazi Köprüsü ve İstanbul İzmir yolu yapılırken de önünün kesilmek istendiğini belirterek, “Eğer biz sizi dinlemiş olsaydık bunların hiç biri yapılamayacaktı” dedi.

“PROJE ÇALIŞMALARINDA 11 AYRI ÜNİVERSİTEDEN 51 BİLİM İNSANIYLA TOPLAMDA 204 UZMAN GÖREV YAPTI”

Birinci köprü yapılırken de önünün kesildiğini, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılırken de aynı şeylerle karşılaşıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer o zamanın iktidarları sizi dinlemiş olsaydı bugün ne Şehitler Köprüsü olacaktı ne Fatih Sultan Köprü ne de Yavuz Sultan Selim Köprüsü olacaktı. Dinlemedik, dedik ki kervan yürür ve kervan yürüdü. Nissibi Köprüsü’nü yaptık. Eğer bunları dinleseydik Nissibi Köprüsü de yapılamayacaktı. Ama biz dinlemedik, yolumuza devam ettik. Zaten bu hususlarda en küçük bir eksiklik, yanlışlık, usulsüzlük olsaydı şimdiye kadar ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut güzergâhın beş ayrı alternatif arasından bilimsel çalışmalara göre en makul ve verimli hat olarak seçildiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Sadece proje çalışmalarında 11 ayrı üniversiteden 51 bilim insanıyla toplamda 204 uzman görev yaptı. Kanal hattı boyunca 304 ayrı yerde 17 bin metrenin üzerinde sondaj, 248 adet jeofizik etüt gerçekleştirildi. Modelle çalışmalarında dünyanın en önde gelen mühendislik merkezi bünyesinde 35 ayrı ülkeden 3 bin 500 kişi görev aldı Bay Kemal. Biz neyi, nerede, kiminle yapacağımızı çok iyi biliriz. Bak bu bir çeşme açılış töreni değil, bir çeşme musluk takma töreni de değil. Dünyada örnek kanallardan bir tanesinin bugün temelini atıyoruz. Kanaldan geçecek gemi boyutları ve trafik kapasitesi Boğaz’daki mevcut trafiğin yüzde 99’unu karşılayacak şekilde tespit edildi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbullulara ve tüm vatandaşlara seslenerek, şunları kaydetti: “Kanalın uzunluğu 45 kilometre. Taban genişliği minimum 275 metre. Derinliği, küsuratı söylemiyorum, 21 metre olarak belirlendi. Bir başka ifadeyle 275 metre uzunluğa kadar petrol tankerleri ve 350 metre uzunluğa kadar olan konteyner gemileri bu kanaldan geçebilecek. Bunları İstanbul’dan kazasız belasız geçirmek öyle kolay iş değil. Her an her türlü riski taşıyorduk. Yapılan etütler Kanal İstanbul’daki gemi trafiğinin Boğaz’a göre, dikkat edin 13 kat daha güvenli gerçekleşeceğini gösterdi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul üzerinde biri bugün temeli atılan olmak üzere toplamda altı köprü inşa edileceğini söyledi.

Mevcut ana kara yolu ulaşım hatlarının tamamı için kanalın üzerinden köprü ile geçişin öngörüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca demir yolundan içme suyu ve atık suya, doğal gazdan elektriğe kadar pek çok farklı alandaki 25 alt yapı tesisinin tamamının da kanal geçiş projelerinin, kanal kazısı başlamadan önce tamamlanacak şekilde hazırlandığını aktardı.

“KANAL İSTANBUL SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL BELKİ DE DÜNYANIN EN ÇEVRECİ PROJESİ OLARAK HAYATA GEÇİRİLECEKTİR”

Kanalın, Karadeniz çıkışının hemen sağında yer alacak konteyner limanı ve lojistik merkezinin, ülkenin dış ticaretine yeni bir soluk getireceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz çıkışının solundaki rekreasyon ve yenilenebilir enerji alanının da İstanbul’a ayrı bir değer katacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanalın her iki yanında planlanan 500 bin nüfuslu yerleşim alanlarının da İstanbul’un merkezindeki baskıyı ortadan kaldıracağına inandıklarını belirterek, “Kanal İstanbul sadece Türkiye’nin değil belki de dünyanın en çevreci projesi olarak hayata geçirilecektir. Proje alanının yüzde 52’si bu doğrultuda kullanılacaktır. Kanal İstanbul’un her biri ayrı emek gerektiren tüm mühendislik ve ÇED çalışmalarının, bilimin ve tekniğin ışığında, hukukun izinde yürütüldüğünün altını tekrar çizmek istiyorum. Bir şeyi daha bilmeleri lazım, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dediğimiz zaman bir duracaksın. ÇED raporlarını rahatlıkla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verir, verebilir. Bunu da öğreneceksiniz” dedi.

“KANAL İSTANBUL’U, YAKLAŞIK 15 MİLYAR DOLARLIK MALİYETLE, ALTI YIL İÇİNDE TAMAMLAMAYI HEDEFLİYORUZ”

Tüm bu süreçte görev alan, sorumluluk üstlenen, katkı sağlayan bakanlara, belediye başkanlarına, firmalara, mühendislere ve uzmanlara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu uzun hazırlık döneminin ardından nihayet kanalın ilk köprüsünün temelini atma aşamasına geldiklerini belirtti.

İlerleyen dönemde hem kanal üzerindeki diğer köprülerin ve alt yapı deplase çalışmalarını hem de kanal kazısını başlatacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kanal İstanbul’u yaklaşık 15 milyar dolarlık bir maliyetle altı yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz. Buradan geçecek gemilerden sağlanacak gelir ve proje kapsamındaki liman başta olmak üzere, diğer unsurlardan elde edilecek kazançlarla Kanal İstanbul kendi kendini rahatlıkla finanse edecektir. Böylece Türkiye, devletin ve milletin kasasından, kesesinden beş kuruş çıkmadan, kendi gelirleri ile finanse edilerek dünya çapında bir esere daha kavuşacaktır. Projenin bugüne kadar mevcut sürecini nasıl adım adım takip ettiysek, bundan sonra da tamamlanana kadar hassasiyetle takibini sürdüreceğiz. Türkiye’ye sağlayacağı katkılar, proje maliyetiyle kıyaslanamayacak kadar yüksek olan Kanal İstanbul, ülkemizin en önemli değerlerinden biri olarak tarihteki yerini alacaktır. Rabbime bizlere bugünleri gösterdiği için hamdediyorum.”

Türkiye’de cumhuriyetin kuruluş döneminde başlatılan kalkınma hamlelerinin, kısa bir süre sonra, varlığını hâlâ sürdüren bir zihniyet tarafından engellenmeye çalışıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Ülkemiz yakın tarihi, uçaktan motora, silahtan ilaca kadar her alanda başlatılan projelerin önlerinin bu zihniyet tarafından nasıl kesildiğinin örnekleriyle doludur. Kim bu isim? CHP. Atılan her adımın önünü kesmiştir. Şimdi bugünkü CHP de aynen yine ‘nasıl ön keseriz’ diye çalışmaların, gayretin içindedir. Aynen onların yanında da onlara yandaşlık yapanlar yok mu? Var. Birlikte nasıl ön keseriz, bunun gayreti içindeler” diye konuştu.

“SAVUNMA SANAYİMİZ, KÜRESEL REKABET GÜCÜNE BİZİM DÖNEMİMİZDE KAVUŞTU”

Uçak yapan Nuri Demirağ’dan, otomobil üreten, lokomotif motoru geliştiren nice isimlere, cumhuriyetin kalkınma hamlesinin gizli kahramanlarının hazin hikâyelerini artık tüm milletin bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabi genç kuşak bunları bilmiyor. Bizim 19 yıl önce yaptıklarımızı bile bilmiyor. Eğitimde yaptıklarımızı, sağlıkta yaptıklarımızı, ulaşımda attığımız adımları, enerjide attığımız adımları bilmiyor. Ulaşım alt yapısı konusunda, bilmiyor. Yapılan bölünmüş yollar, otoyollar, bütün bunlar maalesef genç kuşak tarafından bilinmiyor. Düşünün 6 bin kilometreden alınan yollar, şimdi 27 bin kilometreye geldi ama genç kuşak bunları bilmiyor. Gazi Mustafa Kemal’in de sürdürdüğü Osmanlı’dan miras demir yolu projeleri ipleri eline alır almaz kim tarafından durduruldu? İnönü tarafından durduruldu. İşte CHP’nin engelleme politikalarının başlangıcı orası. Biz yeniden demir yolu inşasına başlayana kadar Türkiye bu kısırlığı yaşamaya devam etti. Nuri Demirağ’ın ürettiği uçakların ne ülke içinde satışına ne de ihracına izin vermeyerek, fabrikanın kapısına kilit vurulmasına yol açtılar. Savunma sanayimiz, gerçek anlamda küresel rekabet gücüne ancak bizim dönemimizde kavuştu. Rahmetli Menderes, aralarında Vatan Caddesi’nin de bulunduğu bulvarları açarken ‘Buraya uçak mı indireceksiniz?’ diye karşı çıktılar. Biz sadece şehir içindeki bulvarlarla kalmadık, şehirlerimizin tamamını bölünmüş yollarla köprülerle tünellerle viyadüklerle dağları delerek… Hep söylüyorum ya Aşık Veysel gibi biz dağları deldik. Tünellerle viyadüklerle birbirine bağladık. GAP gündeme geldiğinde, ‘Milletin hakkını yiyecekler’ diyerek ortalığı ayağa kaldırdılar. Keban Barajı için kurbağalara ‘Göl yapıyorsunuz’, burada üretilecek elektrik için ise ‘Bu kadar enerjiyi toprağa mı vereceksiniz?’ diyerek çamur attılar. Ülkemizin en büyük enerji ve tarım projesi GAP’ı yeniden ele alarak hızlandıran biz olduk.”

İstanbul Boğazı üzerinde inşa edilen birinci köprüye ‘Buradan mutlu azınlık geçecek’ diyerek karşı çıkıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bitince de ilk kendileri geçti. Rahmetli Özal’ın inşa ettiği ikinci köprüyü engellemek için her yola başvurdular. Bizim dönemimizde yapılan 3. köprü ile ilgili bir mahkeme kararını yanlış anlayıp, ‘Artık iki beton kuleden ibaret’ diyerek sevinç naraları atanlar da yine bunlardı. Sabiha Gökçen Havalimanı’nı genişletirken, CHP’nin başındaki zat, ‘Uçağın inmediği yere havalimanı yapan başka ülke gördünüz mü?’ diyerek aklınca dalga geçiyordu. Bugün Sabiha Gökçen Havalimanı, bırakın ülkemizi bölgenin en aktif havalimanlarından biri hâline geldi. Yetmiyor. Aynı kafa, kendi alanında dünyanın en iftihar verici projelerinin başında gelen yeni havalimanımıza da çalmadık kara bırakmamıştır. İşte İstanbul Havalimanı, dünyanın ilk üç havalimanından bir tanesi oldu. Ey CHP, sizin gidecek yeriniz yok. Şimdi bu havalimanı ile dünyanın her yerinde övünüyoruz. Hatırlarsanız, bu projeyi üstlenen firmalarımıza atmadıkları iftira, etmedikleri hakaret bırakmadılar” diye konuştu.

“ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE ESER KAZANDIRMA MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”

Denizlerin altından hamdolsun bakıyorsunuz farklı yerlere geçebiliyoruz. Niye? Çünkü ulaşamadığımız yer bizim değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul’a karşı çıkanları eleştirerek şöyle devam etti: “Bugün millete hizmet eden ne kadar abide eser varsa hepsi de bu çapsız zihniyetin karşı çıkmasına rağmen ülkemize kazandırıldı. Türkiye modern tarih boyunca yaptığı tüm kalkınma hamlelerini, ufuksuz, vizyonsuz, basiretsiz bu zihniyete rağmen başarıya ulaştırdı. Şimdi de Kanal İstanbul’a karşı çıkıyorlar. Hem de ne karşı çıkma. Siyasetteki ferasetsizliklerini, icradaki kifayetsizliklerini, proje üretmekteki kısırlıklarını bir kenara bıraktım, devlet adabını bile hiçe sayarak, akıllarına ne gelirse söylüyorlar. Yatırımcıları tehdit ediyorlar. Şu hâle bak ya. ‘Biz geliyoruz. Geldiğimizde bilesiniz ki size ödeme yapmayacağız. Sizin elinizden bu yatırımları alacağız.’ Bankaları tehdit ediyorlar. Hatta hızlarını alamayıp projeye ilgi duyan ülkeleri de tehdit ediyorlar. Ya bu ne terbiyedir ya? Bu ne terbiyesizliktir ya? Devletlerde devamlılık esastır. Bunlar devlet terbiyesi de görmediler. Siz nasıl devlet yönetimine talipsiniz ya? Söke söke sizden bu paraları uluslararası tahkim yoluyla da alırlar. Bunları da öğren. Bunları bilmeden bir yere varamazsınız. Bunlar tam manasıyla çaylak. Devlet yönetimi nedir haberleri yok. Ödeme yapmazmış. Bankalara ödeme yapmazmış. Uluslararası bankalara ödemelerini yapmazmış. Milletimiz, CHP kafasına kalsa ülkenin ne bu barajlara, ne bu köprülere, ne bu yollara, ne bu fabrikalara, ne bu hizmetlere kavuşamayacağını bildiği için söylenenleri ciddiye almıyor. Bu halk, kimin bu ülkeye eser ve hizmet kazandırmak için ter döktüğünü kimin de avara kasnak gibi sürekli aynı şeyleri söyleyerek hiç bir iş yapmadan sırt üstü yattığını görüyor, biliyor.”

Eskilerin, “İnsan ölür kalır eseri, eşek ölür kalır semeri” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsın birileri semer peşinde koşsun. Biz ülkemize ve milletimize eser kazandırma mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİ ARASINA SOKMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmak, siyasi ve diplomatik gücümüzü zirveye çıkarmak, güvenliğimizi en geniş yorumla sağlamak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Yatırım yaparak, üreterek, istihdamı artırarak, ihracatı yükselterek büyümeyi sürekli kılarak potansiyelimizi son sürat harekete geçirerek büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 19 yılda bu ülkeye sağlıktan eğitime, adaletten güvenliğe, ulaşımdan enerjiye, çevreden spora her alanda neler kazandırdıklarının en yakın şahidinin milletin kendisi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözüne işaret ederek, “Bizim referansımız demokraside ve ekonomide ülkemizi dünyanın en üst ligine çıkarmamızdır. Bizim referansımız 84 milyon vatandaşımızın her birinin hayat kalitesini yükselten, geleceğini aydınlatan, umutlarını güçlendiren başarılara imza atmamızdır. Kanal İstanbul işte bu atılım zincirinin yeni bir halkasıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul’un bugün ilk köprüsünün temelini attıklarını hatırlatarak, şu bilgileri verdi: “Yarın altyapı işlerine başlayacak, öbür gün kanalın kazmasını vuracak, makinaları çalıştıracak ve böylece bir abide eseri inşallah milletimizin emrine vereceğiz. Fatih, İstanbul’u fethederken, gemileri karadan yürüterek dünyayı kendine hayran bırakmıştı. Boğazın üzerine birer kandil gibi astığımız köprülerle biz de dünyayı kendimize hayran bıraktık. İşte şimdi Çanakkale 18 Mart Köprüsü yapılıyor mu? Yapılıyor. O da bir altın boynuz gibi Çanakkale’yi süsleyecek. Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle boğazın altından iki kıtayı birleştirerek dünyayı kendimize hayran bıraktık. Şimdi de Marmara ve Karadeniz’i yeni bir Boğaz’la Kanal İstanbul’la birbirine bağlayarak bir kez daha dünyayı kendimize hayran bırakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum”

Temelini attıkları Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü’nün ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin ilk gününden şu ana kadar her aşamasında emeği geçen mimar, mühendis ve işçileri tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, butona basarak Kanal İstanbul Projesi Sazlıdere Köprüsü’nün temelini attı.

Previous ArticleNext Article

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” “Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” için yorumlar kapalı 87774

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasının temsilcileriyle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirerek, program vesilesiyle bir araya gelinmesini sağlayan BTSO Başkanı ve yönetimine teşekkür etti.

Dört farklı kategoride ödüllerini takdim ettikleri şirketlerin her birini kutlayarak, ülkeye, millete ve ekonomiye yaptıkları katkılar için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışlarını yaptıkları, güncel rakamla toplam 12 milyar lira kamu ile 30 milyar lira özel sektör yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserleri şehre kazandıran bakanlıkları, belediyeleri, tüm kurum ve kuruluşları ve özel sektörü tebrik etti.

“BURSA’NIN MARKA DEĞERİNİ ARTIRACAK HER TÜRLÜ PROJEYİ DESTEKLEDİK”

Bursa’nın kadim tarihiyle, kültürüyle, göz kamaştıran mimari eserleriyle, tabii güzellikleriyle Türkiye’nin sembol şehirlerinin başında geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’ya hizmet etmeyi, millete şükran borcunu ödemenin yanında ecdadın emanetine sahip çıkma misyonunun da bir gereği olarak gördüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” prensibince diğer şehirler gibi Bursa’ya da sık sık geldiklerini, vatandaşlarla hasbihal ettiklerini, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek taleplerini dinlediklerini, varsa sıkıntılarını çözüme kavuşturduklarını anlattı.

Projeleri yerinde takip ederek, süratle neticelendirilmelerini sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimiz, kadınlarımız, çiftçilerimiz, işçilerimiz ve toplumumuzun diğer kesimleriyle yaptığımız buluşmalarla milletimizle olan gönül bağımızı daha da güçlendiriyoruz. Bu amaçla sadece son bir yıl içerisinde Bursa’yı üç kez ziyaret ettik. Bursa’ya her gelişimizde şehrimiz ve ülkemiz için tarihî önemde birçok yatırımı hizmete açtık” diye konuştu.

Son olarak Türkiye’nin otomobili Togg’un üretim tesisini Bursa’nın ve Türkiye’nin hizmetine sunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk sanayisinin lokomotif şehri Bursa’nın marka değerini artıracak, ekonomik potansiyelini harekete geçirecek her türlü projeyi destekledik. Rabb’im sağlık ve ömür, milletimiz de yetki verdikçe Bursa’ya ve Bursalı kardeşlerimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

“TÜRKİYE, TARİHİ BİR ASRA HAPSEDİLEMEYECEK KADAR KÖKLÜ MAZİYE SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene Cumhuriyet’in 100’üncü kuruluş yıl dönümünü idrak edeceklerini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “29 Ekim 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin inşallah ilk asrını tamamlayıp ikinci asrına ‘Merhaba’ diyeceğiz. Birleşmiş Milletler üyesi 193 devletin çoğunun geçmişinin 50-60 yılı zor bulduğu bir denklemde 100 yıl elbette bir devlet için önemlidir. Güçlü bir birikim ve geleneği ifade eden bir zaman dilimidir. Sadece bu vasfıyla bile Cumhuriyetimiz dünyada farklı bir konuma sahiptir. Ancak Türkiye, tarihi bir asra hapsedilemeyecek kadar köklü maziye, derin hafızaya, eşine az rastlanır zengin müktesebata sahip bir devlettir. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 Türk devletinin tarihi 2200 yılı aşıyor. Kara Kuvvetlerimizin ilk kuruluş tarihi milattan önce 209 yılına uzanıyor. Hariciye teşkilatımız inşallah bu sene 500’üncü yaşını kutlayacak. Jandarmamız 183 yıldır, emniyet teşkilatımız 177 yıldır milletimize hizmet ediyor. Hangi kuruma bakarsak bakalım benzer bir durumla karşılaşıyoruz. Ancak ‘Kökü mazide olan ati’ ifadesinin ete kemiğe büründüğü yer hiç şüphesiz Bursa’mızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BTSO’nun 134 yıllık köklü geçmişiyle şehrin hafızası konumunda olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Oda’nın 1,5 asra yaklaşan bu tarihî süreç içerisinde Osmanlı’nın dağılmasına, vatan topraklarının işgal edilmesine, yeni devletin, Cumhuriyet’in kuruluşuna, tek parti faşizminin millet iradesiyle yıkılışına, Menderes ve arkadaşlarının öncülüğünde demokrasiye geçişe, her 10 yılda bir tekrarlanan darbe ve vesayet girişimlerine, ülke ekonomisinin 70 sente muhtaç olduğu kara günlere, sokaklarda terörün ve kargaşanın kol gezdiği yıllara, hasılı milletin yaşadığı tüm sıkıntılara, zorluklara, ekonomik ve siyasi çalkantılara bizzat şahitlik ettiğini anlattı.

“SİYASİ İSTİKRARIN TESİSİ, EKONOMİK BÜYÜME AÇISINDAN VAZGEÇİLMEZDİR”

Bu Oda’nın üyelerinin, rahmetli Adnan Menderes’in başlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesinin nasıl darbelerle kesintiye uğratıldığını gördüklerini, merhum Turgut Özal’ın Türk ekonomisini dışarıya açma çabalarının önünün nasıl kesildiğine şahitlik ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermayeyi renklere ayıran 28 Şubat zihniyetinin ülke ekonomisine verdiği zarara tanık olduklarını, yürütmede çift başlılık sorununun nelere yol açabileceğini, bir anayasa kitapçığının ülkeyi nasıl büyük bir ekonomik krize sürükleyebileceğini bilfiil yaşadıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa iş dünyası olarak, size ve milletimize ağır bedeller ödeten tüm bu krizlerle beraber son 20 yılda yakalanan ekonomik ivmeyi ve topyekûn kalkınma hamlesini de bizzat gördünüz, yaşadınız. Güçlü bir siyasi irade yönetiminde, Türkiye’nin nelere kadir olduğunu, Türk ekonomisinin neleri başarabileceğini yakından tecrübe ettiniz. Bu tecrübelerin ışığında artık şu gerçeği hepimiz idrak edebiliyoruz; siyasi istikrarın tesisi, ekonomik büyüme açısından vazgeçilmezdir. Belirsizliğin hâkim olduğu bir iklimde ne ekonomi ne de demokrasi gelişir. Hükûmetlerin ortalama ömrünün 1,5 yılı bile bulmadığı bir siyasi atmosferde istikrardan bahsedilemez. Daha ötesi 24 günlük, 38 günlük, 2 aylık hükûmetlerin görev yaptığı bir ülkede iş dünyası önünü göremez, geleceğini planlayamaz. AK Parti öncesi eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki en büyük fark işte budur.”

“BÖLGEMİZDE YAŞANAN SICAK ÇATIŞMALARA RAĞMEN TÜRKİYE’NİN YILDIZI DAHA ÇOK PARLIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda ülkenin yazdığı başarı hikâyesinin arka planında siyasette güven ve istikrar ortamının kalıcı bir şekilde sağlanmış olmasının bulunduğunun altını çizerek, bu önemli kazanımı sayesinde Türkiye’nin, terör örgütlerinden uluslararası güçlere, darbe girişimlerinden sokak eylemlerine kadar maruz kaldığı onca saldırıya rağmen her türlü badireyi atlatmayı bildiğini söyledi.

Türkiye’nin ilk defa orta ve uzun vadeli programlar yapabilme, hepsinden önemlisi de bunları hayata geçirebilme imkânına kavuştuğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela, Bolu Tüneli gibi 17 bakan eskiten nice eseri tamamlayarak milletimizin hizmetine sunduk. Koalisyon hükûmetleri olsa 10-15 yılda bitmeyecek yüzlerce köprüyü, otoyolu, havalimanını birkaç yıl gibi rekor sürelerde hizmete açtık. 3-5 sene sonrasını bile görmekten aciz bir ülkeyi hamdolsun 20-30 yıllık planlar yapan, 50 yıllık vizyonlar ortaya koyan bir kapasiteye ulaştırdık. Bugün, dünya enerji ve gıda başta olmak üzere krizleri konuşurken, biz ihracatta 254 milyar dolara ulaşmamızı, artan iş gücüne rağmen 32 milyon sınırına yaklaşan istihdam oranlarını, geçen yılın ilk üç çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 6,2’lik büyümeyi, turizmde 51 milyonu aşan turist sayımız ile 46 milyar doları bulan turizm gelirimizi, savunmadan enerjiye her alanda yakalanan tarihî başarıları konuşuyoruz. Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye, artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor.”

“TÜRKİYE, BU BAŞARIYLA TÜM MAZLUM MİLLETLERE DE İLHAM KAYNAĞI OLUYOR”

Türkiye’nin küresel siyasetteki özgül ağırlığının yaşanan her hadiseyle birlikte daha da arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, bu başarıyla yalnızca bölgesine değil, aynı zamanda Afrika’dan Asya’ya tüm mazlum milletlere de ilham kaynağı oluyor. Ülkemizi 20 yıl gibi kısa sürede böyle bir dönüşümün baş aktörü yaptığımız için hükûmet olarak biz de iftihar ediyoruz. İnşallah Türkiye Yüzyılımızı inşa edene kadar mücadelemizi sürdürecek, evlatlarımıza çok daha müreffeh bir ülke emanet edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapmanın, imarın ve ihya etmenin zor olduğunu, yıkmanın, yok etmenin daima kolay olduğunu belirterek, bu hakikati merhum Mehmet Akif Ersoy’un, “Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman” sözleriyle bir asır önce anlattığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta iş dünyası olmak üzere her alanda yıkma ile yapma arasındaki devasa farkı görmenin mümkün olduğunu söyledi.

Bir işletmeyi büyütmenin çoğu zaman yıllar, on yıllar aldığını ama beceriksiz bir idareci elinde iflasa sürüklenmesinin sadece aylar sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun ülke siyaseti için de geçerli olduğunu, bin bir emekle belli seviyelere getirilen projelerin akamete uğratılmasının, kifayetsiz bir muhterisin yanlış kararının ürünü bir imzaya baktığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun acı örneklerine başta Devrim otomobilleri olmak üzere geçmişte defalarca rastladıklarını dile getirerek, özellikle ülke ekonomisi için çarpan etkisi yapacak hamlelerin daha emekleme safhasındayken nasıl boğulduğunu pek çok kez gördüklerini kaydetti.

“YATIRIM VE ESER DÜŞMANLIĞINDA İLK SIRADA MASANIN BÜYÜK ORTAĞI VARDIR”

Şimdi aynı kirli oyunun tekrar sahnelenmek istendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin son 20 yılda en büyük başarıyı elde ettiği savunma sanayii alanında kopartılan fırtınayı eminim sizler de takip ediyorsunuz. Daha sandıktan bile çıkmadan, ülkemizin gurur kaynağı olan projelerini dillerine dolamaya başladılar. Hiçbir hakikat payı olmayan ithamlarla, milyarlarca dolar ihracat yapan firmalarımızı itibarsızlaştırmaya kalkıştılar. Attıkları yalanın altında ezilince de mertçe çıkıp özür dilemek yerine, masanın diğer ortakları gibi başkalarını suçlama yoluna gittiler. İHA ve SİHA konusu aslında altılı masanın ülkemizin stratejik yatırımlarına yönelik hazımsızlığının ilk değil en son örneğidir. Yatırım ve eser düşmanlığında ilk sırada masanın büyük ortağı vardır. Milletle gönül bağını tamamen kopartmış olan bu ortak, şimdiye kadar havalimanlarımız, şehir hastanelerimiz, enerji tesislerimiz, köprülerimiz, teknoloji şirketlerimiz dâhil pek çok yatırımımızı doğrudan hedef aldı. Tüm dünyada başarılarıyla adından söz ettiren şirketlerimize çete iftirası atmaktan çekinmedi. Üreten, ihraç eden, insanımıza istihdam sağlayan, ülkemize yatırım yapan firmalarımızı açıkça tehdit etti. Yurt dışındaki yatırımcılara, ‘Türkiye’ye gelmeyin, burada can ve mal emniyeti yok.’ diyecek kadar ileri gitti. Daha pek çok ihanet derecesine varan hezeyanlarla, tehditlerle iş dünyamıza yönelik iftiralarda bulundu.”

“SERMAYE DÜŞMANLIĞI YAPANLARA HAK ETTİKLERİ CEVABI SANDIKTA VERECEĞİZ”

İş dünyasının çatı kuruluşlarından, sanayi ve ticaret odalarının önemli bir kısmından bu tehditler karşısında ciddi bir ses yükselmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize gelince sürekli güvenden, şeffaflıktan, demokrasiden dem vuranlar, bu ülkenin şirketlerinin düşmanlaştırılmasına tek bir laf dahi etmedi. Bu zatın özel sektörü alenen tehdit eden ifadeleriyle ilgili serbest piyasa ekonomisi savunucularından da tek bir eleştiri cümlesi duymadık. Oysa ‘Türkiye güvenli değil.’ iftirası karşısında biz siyasetçilerden önce en güçlü tepkiyi iş dünyamızın vermesi gerekirdi. ‘Çete’ yaftası karşısında en sert eleştirinin, iş dünyasının, iş adamlarımızın bizatihi kendisinden gelmesi beklenirdi. Ekonomimizi açıkça çökertmeyi amaçlayan sermaye ırkçılığı karşısında herkesten evvel bu ülkenin sanayi ve ticaret odaları tavır koymalıydı. Yıkım masasının son dönemde bürokrasiden savunmaya, ekonomiden güvenliğe kadar farklı alanlarda tehdit dozunu sürekli artırmasında, bu sessizliğin önemli payı olduğunu düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek seçimlerin bu konuda da bir dönüm noktası olacağını vurgulayarak, “Sükûtun yerini inşallah çok güçlü bir tepki alacaktır. İş dünyamızı fütursuzca tehdit edenlere, Türk ekonomisini kötüleyenlere, sermaye düşmanlığı yapanlara hak ettikleri cevabı sandıkta vereceğiz. Ülkemizin stratejik yatırımlarını engellemeyi hayal edenlerin bu heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakacağız. Yabancı ekonomi komiserlerinden medet uman müstemleke sevdalılarının ülkemizi tekrar kriz bataklığına sürüklemesine göz yummayacağız. Milletimizin gündeminden tamamen çıkardığımız siyasi istikrarsızlık ikliminin yeniden hortlatılmasına müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

“ÜLKEYE VE MİLLETE DAİR HİÇBİR HAYALLERİ, HİÇBİR HEDEFLERİ YOKTUR”

Sadece son birkaç ayda yaşananların bile bu çürük yapının Türkiye’ye kavga, entrika, kriz ve kaos dışında hiçbir şey vadetmediğini göstermeye yeterli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların tek derdi, gel deyince koşa koşa gelen, git deyince tıpış tıpış giden, iradesi ve özgür karar alma kabiliyeti olmayan güdük bir şahsiyeti millete cumhurbaşkanı adayı olarak kabul ettirmektir. Bunun dışında ülkeye ve millete dair hiçbir hayalleri, hiçbir hedefleri yoktur. Ne milletimizin ne de iş dünyamızın böyle bir tuzağa düşmeyerek tercihini güçlü cumhurbaşkanından, güçlü hükûmetten ve netice olarak da güçlü Türkiye’den yana kullanacağına inanıyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı kategorilerde ödüle layık görülen firmaları, bu firmaların çalışanlarını, müteşebbislerini tebrik ederek, açılışını yaptıkları eser, hizmet, özel sektör ve kamu yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi.

Törende konuşmaların ardından Bursa ipeğiyle dokunmuş Türkiye Yüzyılı tablosu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı için yorumlar kapalı 97776

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmasının başında, geçen yıl Göçebe Oyunları nedeniyle İznik’e, Togg’un Tesisi açılışı nedeniyle Gemlik’e geldiklerini, bugün de hasret gidermek için bir kez daha Bursa’da olduklarını belirtti.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

“Bursa yeniden 2023’ü şahlandırmaya hazır mı?” sorusuna kalabalıktan “evet” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Size inanıyorum, size güveniyorum ve biliyorum ki inşallah 2023 Bursa’da farklı bir coşkuya, farklı bir heyecana vesile olacak. Osmanlı’yı beylikten cihan devletine taşıyan Bursa’nın Türkiye’nin Yüzyılı’nda lokomotif şehri olmaya hazırlandığını görüyorum. Her köşesi ayrı bir gönül sultanını misafir eden bu mübarek şehrin girdiğimiz her mücadelede desteğini de duasını da hep yanımızda bulduk. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da birlikte inşa edeceğiz. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayinin, ticaretin, tarımın, denizin, dağın, yeşilin, huzurun, kuruluşun şehri Bursa’nın kendileriyle olduğu müddetçe üstesinden gelemeyecekleri mesele olmadığını, şehre teşekkürlerini 20 yıldır eser ve hizmetle ödediklerini vurguladı.

Törenden sonra gençlerle coşkulu bir buluşma yapacaklarını, daha sonra Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretimiyle, istihdamıyla, ihracatıyla, ödediği vergiyle ülkemize katkı sağlayan iş insanlarımızla birlikte olacağız. Öncelikle şehre geldiğimiz andan itibaren bizleri heyecanla bağırlarına basan Bursalı kardeşlerimin her birine şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYADA HAK ETTİĞİ YERE ÇIKARACAK YENİ ATILIMLARA YÖNELECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış törenine yoğun katılıma işaret ederek, “Az önce emniyetten rakamları alayım dedim. Çünkü yol boyu, yolun sağı, solu, Bursa’da ne durumdayız diye şöyle baktım. Ve verilen rakam şu, evet 120 bini bugün aştık” diye konuştu.

Alanda asılan bir pankartta “Gücüne güç katmaya geldik” yazdığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben de sizden güç almaya geldim. Kadim şehrin AK kadınları yol boyu bizimle oldu. Aramızdaki bu sevgiden, bu aşktan, bu gönül bağından aldığımız güçle inşallah önce 2023 imtihanını başarıyla vereceğiz. Ardından da ülkemizi dünyada hak ettiği yere çıkaracak yeni atılımlara yöneleceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında kentte yapacakları yatırımları anlattı.

BURSA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Eğitimde, anaokulundan liseye, pansiyondan spor salonuna, bina güçlendirmesinden atölyeye kadar çeşitli ilçelerde 127 farklı yatırımı bugün resmen açtıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Uludağ ve Bursa Teknik Üniversitelerinin tamamlanan altyapı ve binalarının resmî açılışını yaptıklarını, Mudanya Üniversitesinin de fakülte, yüksekokul, enstitü, araştırma merkezi birimlerini bu eğitim-öğretim yılında resmen faaliyete açtıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta, çeşitli ilçelerde yapımı tamamlanan sağlık merkezlerinin ve diğer tesislerin açılışını gerçekleştirdiklerini, adalette Bursa Bölge Adliye Mahkemesi binası ile Orhangazi ve Gemlik Adliye binalarının, güvenlikte Emniyet Müdürlüğünün çeşitli hizmet binalarının resmî açılışlarını bugün yaptıklarını kaydetti.

DSİ tarafından 1 milyar 745 milyon liralık yatırımla tamamlanan 14 milyar metreküpün üzerinde su depolama kapasitesine sahip Gemlik Büyükkumla Barajı’nı da buradan resmen hizmete açtıklarına belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malum kuraklık var. Soruyorlar, ‘Çare ne?’ Çare, işte bizim de yaptığımız gibi baraj, baraj, baraj. Eğer bu barajlarınız olmazsa kuraklıkla mücadele edemezsiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin Dursunbey Karyağmaz Köyü’nün Mustafakemalpaşa ilçesine nakledilmesi için yaptığı 404 konut ve 100 ahırın, Orhangazi’de inşa edilen 292 konutun, Orhaneli’de inşa edilen 148 konutun, Gemlik’te tamamlanan 224 konutun dönüşümünün resmî açılışını da bugün buradan yaptıklarını anlattı.

“19 BİNE YAKIN İSTİHDAM SAĞLAYACAK 128 TESİSİN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

Tarım Bakanlığının çeşitli birimleri tarafından tamamlanan destekleme projelerinin, ayrıca çeşitli kurumlara ait hizmet binalarının, restorasyonların resmî açılışlarını da buradan gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bursa Büyükşehir Belediyemiz, güncel bedeli 4,6 milyar lirayı geçen 67 ayrı projeyi Bursa’mıza kazandırdı. Aralarında Dağyenice Doğal Yaşam Merkezi’nin, Gökdere Millet Bahçesi’nin çok sayıda yol yapımı ve asfaltlaması, spor tesisi inşası, otopark, çevre düzenlemesi, araç alımı, arıtma tesisinin de bulunduğu bu yatırımların resmî açılışını da buradan yapıyoruz. Aynı şekilde, ilçe belediyelerimizin tamamlanan yatırımlarını da resmen hizmete açıyoruz. Bugün ayrıca, özel sektörümüzce şehrimize kazandırılan, yatırım tutarı yaklaşık 17 milyar lirayı ve güncel rakamla 30 milyar lirayı bulan, 19 bine yakın istihdam sağlayacak 128 tesisin de resmî açılışlarını gerçekleştiriyoruz. Toplam yatırım tutarları güncel rakamla 12 milyar liraya varan kamu yatırımları ile 30 milyar liraya ulaşan özel sektör yatırımlarının şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi ilave kimi yeni yatırım olarak hayata geçirilen projelerin sahiplerine bakıldığında, hemen tamamının ülkenin gurur abidesi şirketleri olduğunu gördüklerinden bahsederek, şehrin tüm bu yatırımlara kavuşmasına vesile olan bakanlıklara, kurumlara, belediyelere, hayırseverlere ve iş dünyasına teşekkür etti.

Buradan temellerini attıkları, çeşitli bakanlıklar ile büyükşehir ve ilçe belediyelerince yapılacak 14 milyar lira tutarındaki yeni yatırımın da şimdiden şehre hayırlı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Elbette Bursa’ya yaptıklarımız sadece bunlardan ibaret değil. Son 20 yılda Bursa’ya toplamda ne kadar kamu yatırımı yaptık biliyor musunuz? 80 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 10 bin 376 adet yeni derslik inşa ettik. Bursa’ya ikinci devlet üniversitesi olarak Bursa Teknik Üniversitesini kurduk. Gençlik ve Spor’da 8 bin 71 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık. Kırk üç bin seyirci kapasiteli bir stadyumu biz yaptık. Toplam 72 adet spor tesisi kurduk. Sosyal yardımlarla Bursalı ihtiyaç sahibi kardeşlerimize toplam 7,2 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta aralarında Şehir Hastanemizin de yer aldığı toplamda 3 bin 674 yataklı 28 hastane ile birlikte 86 adet sağlık tesisi yaptık. Durmak yok.”

“BURSA’DA RİSKLİ YAPI OLARAK BELİRLEDİĞİMİZ 14 BİN 292 BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN DÖNÜŞÜMÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Toplam 750 yataklı Çekirge Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi ile birlikte üç sağlık tesisinin yapımının devam ettiğine değinenCumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre ve Şehircilik’te TOKİ eliyle Bursa’da toplam 25 bin 569 konut projesini hayata geçirdiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk Evim” projesiyle şehirde 8 bin 650 konut daha inşa edeceklerini, “İlk Arsam” kapsamında 13 bin altyapısı hazır arsayı, “İlk İş yerim” çerçevesinde de Yıldırım’da 500 iş yerini vatandaşlara sunacaklarını aktararak, konuşmasına şöyle devam etti: “Bursa’da riskli yapı olarak belirlediğimiz 14 bin 292 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Toplam 17 farklı alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şehirlerimize ruhunu veren tarihî şehir meydanlarımızı, ‘Tarihe vefa, geçmişe saygı’ diyerek ihya ediyoruz. Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’daki Tarihî Çarşı ve Hanlar Bölgesi de eski ihtişamına kavuşturma gayreti içerisinde olduğumuz yadigârlarımızın başında geliyor. Hanlar Bölgesi’nde yürüttüğümüz projeyle ecdadımızın aziz hatıralarını koruyor, Bursa’nın tarihî siluetini, âdeta şehrin kalbini yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanda bulunanların “Bursa seninle gurur duyuyor” diyerek sevgi gösterisinde bulunması üzerine, “Gençler, kızlar sizi solladı. Onlardaki coşkuya bak, size bak. Maşallah” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursalıların hayalini gerçekleştirmek için kamulaştırma çalışmalarıyla projeyi başlattıklarını, tarihî bölgeye zarar veren Zafer Plaza’nın ek binası ile beraber toplam 38 binayı yıkarak bölgeyi temizlediklerini anlattı.

Şu anda etrafını tamamen açtıkları Ulu Cami çevresine 500 milyon liralık yatırım yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulu Cami ile hanlar bölgesi arasındaki bağlantıyı güçlendirecek bu projeyle birlikte Bursa’ya üç yeni meydan, yeşil alanlar ve 12 bin 500 metrekarelik yeraltı kapalı otoparkı kazandırdıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hanlar bölgesinin, bünyesindeki 14 han, bir bedesten,13 açık çarşı, 18 üstü örtülü ve kapalı çarşı, dört pazar yeri, 21 cami, 177 sivil mimarlık örneği yapı, bir okul ve üç türbesiyle âdeta bir açık hava müzesi olacağını belirtti.

Bölgeye gelenlerin kendilerini şiirlerden hatırlanan o eski zamanlarda bulacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Bursa’da 11 millet bahçesi projesinden dördünü tamamladıklarını, bunlardan birini bugün açtıklarını, üçünün yapımına devam ettiklerini, projelendirme çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti.

“BANDIRMA-BURSA-OSMANELİ HIZLI TREN HATTI’NI 2025 YILINDA HİZMETE AÇMAYI PLANLIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada Bursa’nın bölünmüş yol uzunluğunu 601 kilometreye çıkardıklarını bildirerek, “İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolunun önemli bir kısmı şehrimizden geçiyor. Daha önce körfezi dolanmak için aracıyla ve feribotla saatler harcayan Bursalı kardeşlerim artık dakikalar içinde karşıya geçebiliyor. Böylece Bursa’dan İstanbul’a bir saatte, İzmir’e 3,5 saatte, Eskişehir’e 2,5 saatte varılabiliyor” dedi.

Otoyol yanında Orhangazi-İznik Yolu ve İznik Çevre yolunu, Yenişehir-Bilecik-Osmaneli yolunu, Mudanya-Bursa-Gemlik yolunu, Keles-Domaniç Yolu ve Keles Çevre Yolunu tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Çevre Otoyolu doğu kesimindeki onarım çalışmaları ile de Demirtaş Organize Sanayi Kavşağını bu yıl bitireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bandırma-Bursa-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’nı 2025 yılında hizmete açmayı planlıyoruz. Fiziki gerçekleşmesi yüzde 40’ı bulan metro projemizi de inşallah yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Tarım ve ormanda Bursa’ya 22 baraj, iki içme suyu tesisi, 45 sulama tesisi, dört arazi toplulaştırma, 20 taşkın koruma tesisi, 17 gölet, altı yeraltı depolama tesisi ve 12 hidroelektrik santral tesisi inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam 152 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak altı barajın inşaatının sürdüğünü bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları sulama projeleriyle Bursa’da 561 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını, Bursalı çiftçilere toplam 2,3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirtti.

“İLİMİZDEKİ DOĞAL GAZ ABONE SAYISINI 1 MİLYON 30 BİNİN ÜZERİNE ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayi ve teknolojide Türkiye’nin otomobili Togg’a ev sahipliği yapan Bursa’ya, sekiz yeni organize sanayi bölgesi, üç endüstri bölgesi, iki Teknokent, 129 araştırma geliştirme merkezi ve 30 tasarım merkezi kurduklarına işaret ederek şöyle konuştu: “Bursalı iş insanlarımıza, toplam 17,3 milyar lira tutarında prim desteği sağladık. Hayata geçirmekte olduğumuz Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi, şehrimizin bu alandaki marka değerini yükseltecek, istihdamı ve ihracatı arttıracaktır. Enerjide ilimizdeki doğal gaz abone sayısını 1 milyon 30 binin üzerine çıkardık. Şimdi size bir müjde vereyim. Uludağ Alan Başkanlığını kurarak ülkemizin bu önemli tabiat ve turizm merkezinin hak ettiği ihtimamla korunmasını değerlendirilmesini sağladık.”

Geçen yıl Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını başarıyla temsil eden Dünya Göçebe Oyunlarına ev sahipliği yapan Bursa’nın bu vesileyle ismini bir kez daha dünyaya duyurduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek tek saymaya kalksak saatlerin, günlerin yetmeyeceği eser ve hizmetlerimizi özetlemek bile epeyce vakit alıyor. İnşallah önümüzdeki dönem Bursa’mızı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı hâline getirecek yeni yatırımlarla, yeni eserlerle, yeni hizmetlerle sizinle birlikte olmayı sürdüreceğiz” dedi.

“Ama burada beraberce çok çalışmamız lazım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi gelin öyle bir ses verin ki Marmara’nın ta karşı kıyılarından bile duyulsun. Hazır mıyız? Bursa Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye hazır mıyız? Bursa güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu sandıkta bir kez daha açmaya hazır mıyız? Bursa, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride maşalarının heveslerini kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Bursa, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, diri olarak, iri olarak, kardeş olarak, Türkiye olarak hep birlikte kucaklamaya hazır mıyız? Rabb’im sizlerden razı olsun.”

Alandakileri büyük bir coşkuyla Bursa’dan Türkiye’ye seslenmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şöyle kaldırın bakalım elleri. Büyük bir coşkuyla, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Ana kademe durmak yok. Sandıklar patlayacak. Kadın kollarımız kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Durmuyoruz değil mi? Çok çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökdere Meydanı’ndan yapımı tamamlanan projelerin açılışlarının yapıldığı üç farklı noktaya canlı bağlantı gerçekleştirdi.

YAPIMI TAMAMLANAN PROJELERİN AÇILIŞLARI CANLI BAĞLANTIYLA YAPILDI

İlk önce Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası önünde düzenlenen törene telekonferansla bağlanarak, eserin videosunu izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölge Adliye Mahkemesi nasıl olmuş, güzel mi? AK Parti’ye bu yakışır. Cumhur İttifakı’na bu yakışır. Bursa’mıza bu yakışır. Öyleyse şimdiden hazırlanın bakalım. Çok iyi çalışacağız. Sandıkları evelallah patlatacağız, değil mi? Merdiven altı mahkeme salonlarından işte buraya. Çünkü Türkiye’ye onlar yakışmıyordu. İşte yakışan buydu” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi-Görükle Metro Hattı ve Bursa Raylı Sistemleri Depo Sahası Temel Atma Töreni’ne canlı bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Görükle metro hattının temelini atacağız. Temel atmaya hazır mıyız? Mikserler çalışsın, mikserleri görelim ve çalıştıralım. Ya Allah bismillah. Bay Kemal yanında birileriyle metroya binmiş. Ne diyor? ‘Paris’te bile yok.’ diyor. Biz bunları çoktan geçtik. Sen Marmaray’ı gördün mü? Avrasya’yı gördün mü? Öbür tarafta şu anda Pendik’teki yaptığımız metroları gördün mü? Ümraniye’yi gördün mü?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Kağıthane-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın açılışını yapacaklarını bildirerek şunları söyledi: “Uzunluğu ne kadar biliyor musun Bay Kemal? 34 kilometre ama bizimki öyle Paris maris falan dinlemez. Bizimki İstanbul metrosu ve bunlarla dünyaya örnek olduk, hâlâ oluyoruz ama alışacaklar. Benim milletim takdir etsin yeter. Bunlar ne yapıyor? Bunlar gidiyorlar Sancaktepe’deki açtığımız metroyla ilgili ne yazık ki o tüpleri hafriyatla dolduruyorlar. Bunların yaptığı iş bu. Yarın izleyin bizi. Yarın Kâğıthane-İstanbul Havalimanı, buranın inşallah metrosunun açılışını yapacağız.”

Son olarak Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan yatırımın açılış törenine bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu tesisimiz de gerek sahiplerine gerek yöneticilerine, ülkemize hayırlı olsun. Ya Allah bismillah” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra protokolle birlikte yapımı tamamlanan tüm projelerin resmî açılışını kurdele kesmek suretiyle gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi sırasında “Bursa, bugün tarihinde olduğu gibi muhteşem. Rabb’im daha nice eserlerin açılışında bir arada olmayı bizlere nasip etsin. Bursa’ya yakışan neyse onu yaptık, bundan sonra da yapacağız. İnşallah seçimlerde de sandıkları gümbür gümbür patlatacağız” ifadelerini kullandı.