Emine Erdoğan “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” etkinliğine katıldı Emine Erdoğan “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” etkinliğine katıldı için yorumlar kapalı 55814

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bakanlığın merkez kampüsünde düzenlenen “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” etkinliğine katıldı.

Etkinliğe, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilcisi ve Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü Viorel Gutu ve kampanya paydaşları ile kamu ve özel sektörden çok sayıda temsilci katıldı.

Emine Erdoğan, programda yaptığı konuşmada gıdanın korunması, yani geleceğin konuşulacağı bir etkinlikte olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, “Gıdanı Koru Projesi’ni zorlu salgın şartlarında devam ettiren Tarım ve Orman Bakanlığımızı kutluyorum. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütüne işbirlikleri için şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“REKOR KIRAN BU KAMPANYA TAKDİRE ŞAYANDIR”

Emine Erdoğan, “Sen de Söz Ver” kampanyasına katılıp, gıdasını israf etmeyeceğine söz veren, sorumluluk sahibi 850 bin vicdanlı kişiye teşekkür ederken, “En yüksek sayıda online imzayı alarak bir rekor kıran bu kampanya takdire şayandır. Aramızda özel sektörden, STK’lardan, uluslararası kuruluşlardan, akademiden, medyadan, çok önemli isimler ve kanaat önderleri var. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” diye konuştu.

Çelişkilerle dolu bir dünyada yaşanıldığını belirten Emine Erdoğan, “Bir yanda yerkürede açlıktan ölen insanlar, bir yanda israf edilen tonlarca gıda var. Bildiğiniz gibi uluslararası örgütler zaman zaman bazı rakamlar açıklıyor. Bu rakamların çizdiği tablo içine düştüğümüz acıklı hali gözler önüne seriyor.” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA HER 9 KİŞİDEN BİRİ, AÇLIKLA MÜCADELE EDİYOR”

Emine Erdoğan, dünyada her 9 kişiden birinin açlıkla mücadele ettiğini belirterek, şöyle konuştu: “Bu, yaklaşık 821 milyon insan demek. Öte yandan 670 milyon yetişkin ve 140 milyon genç obezite ile mücadele ediyor. Tüm dünyada tarladan satış noktalarına kadar, her yüz gıdadan 14’ü ziyan oluyor. Soframıza ulaşana kadar ise her yüz gıdadan 33’ü çöpe gidiyor. Gelişmiş ülkeler gıdayı daha çok marketlerde veya evlerinde israf ediyorlar. Bunun ekonomik bedeli 680 milyar dolardır. Gelişmekte olan ülkelerde ise gıda sofralarına gelmeden önce ziyan oluyor. Altyapı ve teknoloji yetersizliği hasatta, depolamada ve taşımada yaşanan kayıpların sebebidir. Bunun ekonomik bedeli ise 310 milyar dolardır. Yani çöpe giden gıdanın değeri 1 trilyon dolar.”

İsraf edilen gıdanın 3’te 1’inin dünyadaki tüm aç insanları doyurmaya yeteceğine işaret eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son derece üzülerek söylüyorum ki ülkemiz de bu durumdan muaf değil. Günlük 4,9 milyon somun ekmek çöpe gidiyor. Taze meyve sebzenin israf oranı yüzde 50. Birleşmiş Milletler Çevre Programı, 2019’da yayınladığı bir raporda gıda israfının yüzde 61’inin evlerde gerçekleştiğini söylüyor. Ülkeler arası seyahat eden yiyeceklerin, üretimden dağıtıma kadar, sera gazı salınımına katkısı, yüzde 6 ve maalesef buna benzer birçok rakam, uzun bir liste olarak önümüzde uzadıkça uzuyor.”

“GIDA İSRAFINA TÜM DÜNYA OLARAK DEVAM EDİYORUZ”

Emine Erdoğan, bir yandan iklim değişikliği ile mücadele edilirken bir yandan iklim değişikliğinde büyük payı olan gıda israfına tüm dünya olarak devam edildiğini vurgulayarak, “Sadece ülkemizde değil, tüm toplumlarda yemek, kültürün en önde gelen unsurlarından biridir. Her toplumun yeme içme adabı vardır. Bizim için yemek, en başta nimettir ve şifa aracıdır. İsraf edilmesi kabul edilmeyeceği gibi edebin dışında yemek yemek, insanın kendi haysiyetini ayaklar altına alır.” diye konuştu.

Konuşmasında İmam Gazali’nin “yemek yiyen kişinin, küçük lokmalarla yemesi ve ağzındaki bitmeden, elini diğerine uzatmaması gerektiği”ne ilişkin sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Adap kitaplarında sofraya ancak yetecek kadar yemek getirilmesi tembihlenir. İhtiyaçtan fazlasını sunmanın görgüsüzlük olduğu söylenir. Oysa geldiğimiz noktada ikram, güç gösterme aracına dönüştü. Açık büfelerin sonsuz çeşitliliği karşısında insanların çığırından çıkmış tüketim davranışları, başlı başına bir meseledir. İnsanın yalnızca iştahtan ibaret, kontrolsüz bir varlığa dönmüş olduğunu görüyoruz. İsrafla mücadelede geliştirilen eylem planlarının başında değerlerimizi hatırlamak geliyor.”

“TÜRK MUTFAĞI, ATIKSIZ MUTFAK KATEGORİSİNDE BİRİNCİ SIRADA”

Küreselleşen dünyada insanların birbirinden kültür alışverişi yapacaksa hazcılığı değil, tevazu öğretilerini ödünç alması gerektiğini belirten Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Aramızda çok kıymetli şeflerimiz var. Eminim onlar da benimle aynı fikirde olacaklardır. Türk mutfağı atıksız mutfak kategorisinde birinci sırada yer alır. Mutfak kültürümüzde, kalan her yiyecek bir başka ürüne dönüşebilir. Turşular, sirkeler, şerbetler şifa kaynağıdır. Osmanlı mutfağında öyle reçeteler vardır ki hekim tavsiyesiyle hazırlanır. Ruhsal hastalıklardan, vücudun zindelik kazanmasına kadar, iyileştirici etkiler sunar. Bunların hiçbirini, paketli gıdalarda bulamazsınız. Dolayısıyla dünyada, geleneksel mutfaklara yönelik artan ilginin, gıda israfını önlemede çok önemli olduğuna inanıyorum.”

Emine Erdoğan yurt dışı temasları sırasında, Afrika ülkelerinin çoğunu ziyaret ettiğini hatırlatarak, “Orada görüp, şahit olduğum hüzünlü insan manzaraları, bir ömür benimle yaşayacak. Dünyanın bir yanında çocuklar bir lokma ekmeğe, bir bardak temiz suya muhtaç yaşıyorlar. Dünyanın başka bir yanında ise insanların bir ısırık alıp bıraktığı tonlarca yemek çöpe gidiyor.” dedi.

“KÜRESEL SEFERBERLİKLE BU UTANÇTAN KURTULABİLİRİZ”

Küresel bir seferberlikle bireysel davranışların da değiştirilerek insanlığın içine düştüğü bu utançtan kurtarılabileceğine işaret eden Emine Erdoğan, “Gelin, hep birlikte basit önlemler alalım. Mesela, alışverişe çıkmadan önce, alınacaklar listesi hazırlayalım. Porsiyonlarımızı küçültelim. Sadece ihtiyacımız kadarını alıp, bozulacağını bildiğimiz yiyecekleri istiflemekten vazgeçelim.” şeklinde konuştu.

Emine Erdoğan, geleneksel mutfak kültürünün arttırılması ve atıksız mutfağın püf noktalarının uygulanmasının önemine değinerek, şunları söyledi: “Meyve ve sebzeleri mutlaka mevsiminde tüketelim ve en önemlisi, insana yakışır bir şekilde, yiyip içmenin kurallarını çocuklarımıza da öğretelim. Makro planda ise çok önemli bir formül mevcut. Gıda israfını engellemek için dünyada benimsenen en önemli uygulama, gıda bankacılığıdır. Gıdalar israf olmadan, bunların değerlendirilmesi mümkündür. Toplumumuzda bu konuda bilinç artırılmalı. Kurumlarımızla işbirliği içinde israfı engellemeliyiz. Tüm belediyelerimizin gıda bankacılığı işini ciddiye almaları gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin hızla yapılmasını temenni ediyorum.”

Konuşmasının sonunda insanların attığı her adımda, ardında bıraktığı her izde dünyaya iyi ya da kötü bir katkı yaptığını söyleyen Erdoğan, “Her gıdanın topraktan tabağa serüveninde ne emekler harcandığını bilerek, gıdaları asla israf etmeyelim. İnsan emeğine ve nimete olan hürmeti yeniden hatırlayalım” ifadesini kullandı.

Emine Erdoğan etkinlikte, Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Klaus Pichler’in “Grown for a Bin” (Çöpe Atılmak için Yetiştirilmiş) isimli fotoğraf sergisini de gezdi.

Konuşmaların ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, internet sayfası üzerinden vatandaşların katılımıyla verilen 790 bin söz ile “Çevresel sürdürülebilirlik konusunda dünyada en çok söz verilen kampanya” rekorunun Guinness nezdinde tescil belgesini Emine Erdoğan’a hediye olarak verdi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.