“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız” “Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız” için yorumlar kapalı 87933

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen Gökbel Barajı, 4 bin 398 kişilik öğrenci yurdu, Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastane Ek Hizmet Binası ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü Aydın’da, ovasıyla, dağıyla, deniziyle eşsiz güzelliklere sahip bu kadim şehirde bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

Aydın’ın Çakabey’den beri bin yıldır istiklalin önemini de bedelini de çok iyi bilen bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Mücadele’nin öncü şehri Aydın’ın rahmetli Adnan Menderes ile demokrasinin de kalesi olduğunu gösterdiğini ifade etti.

“ÜLKEMİZE KAZANDIRDIĞIMIZ ESERLERİMİZLE, HİZMETLERİMİZLE KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Kendilerinin de Aydın’a olan sevgilerini, muhabbetlerini, kıymet ve kadir bilirliklerini 20 yıla yakındır yaptıkları hizmetlerle, kazandırdıkları eserlerle ispatladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de kente ziyaretlerini, yapımı tamamlanan yaklaşık 1 milyar 353 milyon liralık eser ve hizmetlerin resmî açılışını yaparak taçlandırmak istediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün eğitimde, çeşitli ilçelerde inşa edilen 92 dersliğe sahip anaokulundan liseye kadar her seviyedeki 11 okulun, üniversitenin, hastane ek binasının, psikiyatri binasının, eğitim ve iktisat fakülteleri binalarının resmî açılışlarını yapacaklarını belirterek, gençlik ve sporda 4 bin 400 yatak kapasiteli iki öğrenci yurdunu, üç gençlik merkezini, altı spor salonunu ve diğer yatırımları hizmete açacaklarını belirtti.

Sağlıkta, çeşitli ilçelere kazandırdıkları devlet hastane binalarını, aile sağlık merkezlerini, ağız ve diş sağlığı merkezini, il sağlık müdürlüğü hizmet binasının resmî açılışlarını yapacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre ve şehircilikte TOKİ’nin 206 konutunun, İller Bankası altyapı projelerinin hizmet binalarının açılışını yapacaklarını anlattı.

Tarımda 360 milyon liralık bir yatırımla tamamladıkları Gökbel Barajı’nı, dört sulama tesisini, dere ıslahı çalışmasını, 29 tarımsal destekleme, dokuz gıda tesisi hibe projesini resmen hizmete alacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada, Kuşadası Liman Başkanlığı Hizmet Binası’nı, Gar Binası ve köprü restorasyonu projelerini, enerjide, iletim hatları ve trafo yatırımlarını, içişlerinde karakol binalarını, çok sayıda sosyal tesisi, restorasyon projelerini, altyapı yatırımlarını, sanayide Aydın Organize Sanayi Bölgesi Atık Tesisi’ni, Diyanetin yapımını tamamladığı camileri ve diğer kurumların şehre kazandırdığı diğer yatırımları hizmete açacaklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Söke’de Avrupa ve Türkiye’nin en büyük kâğıt üretim tesisinin açılışını da gerçekleştirdiklerini anımsatarak, “İlk etabının yatırım tutarı 550 milyon dolar. Hâlen inşası devam eden ikinci etabının yatırım tutarı da 450 milyon dolar olan bu fabrika bittiğinde, 1 milyar dolarlık bir tesisi Aydın’ımıza, Söke’ye kazandırmış oluyoruz” dedi.

Fabrikanın, Türkiye’nin yıllık 250 milyon dolarlık kâğıt ithalatının önüne geçeceğini, 200 milyon dolarlık da ihracat yapacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları belirtti: “Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütme hedefimize önemli bir katkı yapacak bu yatırımın ülkemize ve Aydın’ımıza hayırlı olmasını diliyorum. Ülkemizin ve milletimizin içi boş tartışmalara, yalan ve iftira üzerine kurulu polemiklere, terör örgütlerinin payandalarıyla yol yürüyen siyasetçilere değil, işte bu tür eserlere, hizmetlere ihtiyacı vardır. Şair ne diyor? ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Ülkemize ve milletimize kazandırdığımız eserlerimizle, hizmetlerimizle konuşmaya, övünmeye devam edeceğiz. İnsanımıza iş, aş sağlayacak, geleceğine güvenle bakmasını temin edecek her gayretin yanındayız, yanında duracağız. Bugün burada açılışını yaptığımız tüm bu eser ve hizmetlerin Aydın’ımıza, ülkemize, sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, firmalarımızı, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum.”

“TÜRKİYE’NİN SANAYİLEŞME VE KALKINMA HAMLELERİNİN ÖNÜ SİNSİ TUZAKLAR VE PROVOKASYONLARLA KESİLDİ”

Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma mücadelesinin bayrak şehri Aydın’da geçmişten bugüne ve geleceğe uzanan samimi bir hasbihal yapacağını, dertleşeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle bir dertleşelim ki Haziran 2023’te artık bu işi Aydın’da bitirelim” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, dünyanın pek çok tarihî atılım yaşadığı son iki asrını siyasi, askerî, ekonomik kayıplarla ve istiklal mücadeleleriyle geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın yıkılışından sonra kurulan Cumhuriyet döneminde de bu mücadelelerin süregeldiğini hatırlattı.

Türkiye’nin sanayileşme ve kalkınma hamlelerinin önünün sinsi tuzaklar ve provokasyonlarla kesildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların demokrasi ve özürlük taleplerinin önünün darbeler ve vesayetle tıkandığına dikkati çekti.

Milletin tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle ilişkisinin kopartılmak istendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu kayıpların bize maliyeti çok ağır olmuştur. Kanımızla yoğurarak vatan toprağı yaptığımız, defalarca düşman istilasından ve terör tehdidinden kurtardığımız, ebedi yurdumuz olarak gördüğümüz ülkemizin köyleri, ilçeleri, illeri en temel altyapılardan mahrum kalmıştır. Yokluğun, yoksulluğun pençesinde kıvranan, bir avuç toprağı ekip biçerek karnını doyurmaya çalışan insanlarımız buldukları ilk fırsatta kendilerini şehirlere, hatta yurt dışına atmıştır. Oralarda da zorlu hayat şartları insanlarımızın yakasını bırakmamıştır. Bir yandan geçim derdi, bir yandan faşizan baskılar altında bunalan milletimiz rahmetli Menderes gibi kendi bağrından çıkan liderlerin açtığı özgürlük ikliminde bir parça nefes alabilmiştir.”

“TÜRKİYE’Yİ, MİLLETİMİZİ BİR KEZ DAHA AYNI KÂBUSA MAHKÛM ETMEK İSTEYENLERİN ELİNE BIRAKMAYACAĞIZ”

Menderes’in idamından önce yazdığı son mektubu okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun kadir kıymetinin çok iyi bilinmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cellatlarına karşı bile bu kadar merhametli bir insana kıyanların, millete karşı sergiledikleri acımasızlığa, bu mektubun yazıldığı tarihten sonraki dönemlerde de sayısız defa şahit olduk” diye konuştu.

Menderes’e darağacında son nefesini verdiren darbecilerin de tek parti faşizmi artıklarının da hiç hatırlanmadığını ya da lanetle anıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün CHP’sinin o günün bedelini ödemesi gereken atıklar olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için Aydın, bu CHP’ye prim vermemeli. 2023’te Aydın, inanıyorum ki CHP’ye faturayı çok ağır kesmelidir. Menderes, mektubunda da belirttiği gibi ölüsüyle bile onları silip süpürmüş, milletin gönlünde taht kurmayı başarmıştır” diye konuştu.

Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma mücadelesinde son 20 yılda attıkları her adımda merhum Menderes’i rahmetle ve minnetle yâd etmelerinin sebebinin, ülkeye yaptığı hizmetler yanında bu onurlu duruşu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin kalkınmasını engelleyen, demokrasinin, hak ve özgürlüklerin gelişmesine tahammül edemeyen zihniyet, ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın bugün de kendini belli ediyor. Ne diyor? ‘Erdoğan’ın akıbeti de Menderes gibi olacak’ diyorlar. Ey CHP’nin atıkları, biz bu yola çıkarken beyaz kefenimizi giyerek çıktık. Bizi bu tür tehditlerle korkutamazsınız. CHP yönetimini habis bir ur gibi kuşatan bu zihniyet, her hayırlı esere ve hizmete karşı çıkmayı, her fırsatta ülkesini dışarıya şikâyet etmeyi, milletinin değerlerine düşmanlık yapmayı siyaset kisvesi altında sürdürüyor. Bugüne kadar ülkenin bir adım daha ileriye gitmesi için gündeme getirdikleri tek bir teklifleri, tek bir projeleri olmayanlar, kurdukları ittifakla ülkenin yönetimine taliplermiş. Ya Allah aşkına şu CHP’nin bu ülkede yaptığı ne var ki? Dikili bir ağaçları var mı? Öyleyse şimdiden 2023’e çok iyi hazırlanmamız lazım. İttifakın bir tarafına milletvekilleri teröristlerle oynaşan PKK’nın payandası partiyi, diğer tarafına şehit yakınlarına küfreden milletvekillerini baş tacı yapan sözde milliyetçi partiyi almışlar, arkalarına da kırık dökük kim varsa takmışlar. ‘Nereden geliyorsunuz’ diye sorsanız, 40 kafadan 40 ayrı ses çıkar. ‘İstikamet neresi’ deseniz, yine 40 kafadan 40 ayrı ses çıkar. ‘Ne yapacaksınız’ deseniz, bu defa kimseden bir ses çıkmaz. Çünkü böyle bir dertleri, böyle bir hazırlıkları yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet olarak bu fotoğrafın yabancısı olmadıklarını belirterek 1970’lerde, 1990’larda aynı kâbusu defalarca yaşadıklarını söyledi. “Toplum hafızamız, geri kalmışlığın ağır yükünü omuzlayarak, baskı ve zulüm altında inleyerek, umudunu kaybetme noktasına gelerek yaşadığı bu kâbusları unutmadı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi, milletimizi bir kez daha aynı kâbusa mahkûm etmek isteyenlerin eline bırakmayacağız” ifadesini kullandı.

“HER KESİMDEN VATANDAŞIMIZI ENFLASYON KARŞISINDA KORUMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda ülkeye kazandırdıkları eser ve hizmetlerin üzerine inşa edecekleri büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacaklarını ve Aydın’ın her milli meselede olduğu gibi bu konuda da desteğiyle ve duasıyla yanlarında olacağına inandıklarını aktardı.

Ülkeyi bugünlere getirirken hangi badireleri atlattıklarını, hangi engelleri aştıklarını, hangi oyunları bozduklarını en iyi vatandaşların bildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasi ve kalkınmada geldiği seviyeyi, ekonomide dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girerek taçlandırmak isteyen Türkiye’nin, bunu da başaracağına olan inancını vurguladı.

Bu süreçte bedeller ödediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Eskinin can ve mal güvenliği, siyasi istikrarı, altyapı imkânları, uluslararası gücü olmayan Türkiye’sini yeniden geri getirmek isteyenler her yolu deniyorlar. Terör örgütlerinden darbecilere kadar ellerinin altındaki tüm şer güçlerini birer birer üzerimize saldılar. Tek gayeleri, bizi 2023 hedeflerimizden vazgeçirmektir. Ülke ve millet olarak, üzerimize giydirilmeye çalışılan siyasi, ekonomik, sosyal esaret gömleklerini yırttıkça, ayağımıza vurulan prangaları parçalayıp attıkça maruz kaldığımız saldırıların cephesi genişledi. Son birkaç yıldır özellikle ekonomimizi hedef aldılar. Döviz kuru üzerinden önce ekonomik kriz, ardından siyasi ve sosyal kaos çıkarmak için sayısız denemede bulundular. Aldığımız tedbirlerle yurt dışından ülkemize yapılan saldırılarda kullanılan araçları önemli ölçüde etkisiz hâle getirdik.”

En son kura endeksli Türk lirası dediklerini ve bütün oyunları bozduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başaramayacaksınız, başaramayacaklar ve biz bu yolda emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin ihracat rakamının 250 milyar dolara çıkacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bunu biz yaparız. Bunların yapacağı iş değil. Biz çalışıyoruz, yapıyoruz, CHP laf üretiyor. Bu defa aynı oyunu yurt içinde piyasalarda panik havası oluşturarak oynamaya çalıştılar. Geçtiğimiz ay bunun da tedbirlerini alarak yeniden istikrar ve güven iklimini tesis etme yolunda gereken adımları attık. Tabii bu arada yaşanan fahiş fiyat artışlarının ve yükselen enflasyonun milletimizi bunalttığını biliyoruz. Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına, sosyal destek ödemelerine kadar her alanda yaptığımız yüksek oranlı artışlarla insanlarımızı önemli ölçüde rahatlattık. Memurlarımızı rahatlattık mı? Emeklilerimizi rahatlattık mı? Asgari ücreti hiç tahammül edemeyecekleri, hiç düşünmedikleri bir seviyeye çıkardık mı? AK Parti bu. İnşallah bundan sonra da her kesimden vatandaşımızı enflasyon karşısında korumayı sürdüreceğiz. Bu tür dalgalanmaların durulmaya başlamasıyla ‘Türkiye Ekonomi Modeli’ diye adlandırdığımız programımızın kazanımları daha iyi görülmeye başladı.”

Sanayicilerin harıl harıl çalıştığını, kapasite büyüttüğünü, üretim artırdığını ve ihracat yaptığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstihdamda salgın öncesine göre 2,7 milyonluk bir artışla 30 milyon sınırına dayandık. Hiçbir insanımızı işsiz, aşsız bırakmamak, gelecek kaygısına sürüklemek için devletimizin tüm imkânlarını seferber ettik” dedi.

“BU YIL TURİZMDE HEDEF 35 MİLYAR DOLAR”

Gelişmiş ülkelerin 6, 7 katına çıkan enflasyon ve artık ipin ucunu kaçırdıkları para genişlemeleri ile şaşkın şekilde sağa sola yalpaladığı bir dönemde Türkiye’nin kendi rayında güvenle yoluna devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’ya bak, enflasyon felaket. Avrupa’ya gelin aynı. Aradığınız gıda ürünlerini bile bulamıyorsunuz oralarda. Hamdolsun Türkiye’nin böyle bir sorunu yok” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayinin, tarımın, ticaretin ve turizmin şehri Aydın’ın bu hakikati en iyi bilen, gören, yaşayan şehirlerin başında geldiğine işaret ederek şunları kaydetti: “Bu yıl turizmde hedef 35 milyar dolar, bunu yakalayacağız. Bu süreç sanayicilerimiz açısından hammaddeden elektrik ve doğal gaza kadar pek çok üründeki fiyat artışı sebebiyle öyle kolay yaşanmıyor. Ama eskilerin, ‘elle gelen düğün bayram’ dediği gibi, tüm dünyanın yaşadığı sıkıntıların payımıza düşeni elbette göğüslenecektir. Bununla birlikte bizim asıl bakacağımız yer, kendi üretim ve ihracat potansiyelimiz, kendi insan gücümüz, kendi kazancımız olmalıdır. Nitekim biz de öyle yapıyoruz.”

“ÇİFTÇİMİZİN YANINDA YER ALACAĞIMIZDAN KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN”

Türkiye’nin sanayi üretimi, lojistik ve ihracatta çok iyi bir yerde olduğunu, tarım ürünlerinde ve ona bağlı olarak gıda sektöründe de salgının bozduğu küresel dengelere bağlı ciddi fiyat artışlarının ortaya çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gübre ve mazot gibi fiyatları küresel ölçekte belirlenen ürünlerde ortaya çıkan tabloyla birlikte kuraklığın yol açtığı sıkıntıların kesinlikle moralleri bozmaması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilerden, ekilmemiş, dikilmemiş, değerlendirilmemiş tek bir karış toprak bırakmama azmiyle daha çok çalışmasını istediklerini vurgulayarak dünyanın tarım ürünlerinin en kıymetli meta hâline geleceği bir döneme doğru gittiğini anlattı.

Topraktan çıkan her ürünün ve ambara giren her mahsulün değerini bulacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için çiftçilerimiz toprağına, hayvan üreticilerimiz ağıllarına iyi sahip çıkmalı, en küçük bir boşluğa, en küçük bir ihmale meydan vermemelidir. Çiftçilerimizin desteklenmesi, hükûmetimizin önceliklerinin en başlarında yer almayı sürdürüyor. Gerekirse mevcut destekleri daha da artırarak çiftçimizin yanında yer alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” açıklamasını yaptı.

“ENFLASYON BAŞTA OLMAK ÜZERE BEHEMEHÂL ÇÖZÜM YOLUNA KOYMAMIZ GEREKEN SIKINTILARI BİZ ÇÖZERİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Şanlıurfa’da “Bize Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığını verin, elektriği bütün çiftçilere bedava vereceğiz” söylemlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Aydın aynı zamanda tarım kenti mi? Çiftçilerimiz burada mı? Aramaya gerek yok Bay Kemal, 2023-2024’ü de beklemeye de gerek yok. Hadi bakalım sen şimdi Aydın’da belediye başkanına ver talimatı. Eğer yapabiliyorlarsa hodri meydan. Aydın’da elektrik çiftçimize ücretsiz olarak verilsin. Öyle mi? Hadi görelim. Az önce ben Sayın Belediye Başkanı’na bir nükte yaptım. Dedim ki ‘Elektriği ücretsiz vermeye başladınız mı?’ O da bana nükte ile cevap verdi tabii. Çünkü olacak iş değil. Ya bu Bay Kemal’in dünyadan haberi yok. Elektriğin şu anda yönetimi kimde? Belediyelerde mi? Elektriğin yönetimi bizde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında Bay Kemal. Sen bunu da bilmeyecek kadar cahilsin. 14, 15 tane büyükşehir sende Bay Kemal. Hadi ver talimatı da bedava elektriği benim çiftçime versinler. Bunun hesabını sormaya var mıyız? Söyleyin, versinler bedava elektriği. Böyle bir yetkileri var mı? Böyle bir hakları var mı? Biz bu tür yalanlardan çok bıktık, çok çektik ama bunların hesabını 2023 Haziran’ında gelin beraber soralım.”

Turizmde hedeflerin ötesine geçildiği bir yılın geride bırakıldığı ve 2022’de çok daha bereketli bir sezon yaşanmasını beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Küresel gelişmelerin ve kurdaki dalgalanmanın ötesinde açgözlülük yapanları ise affetmiyoruz. Bu tür yollara tevessül edenlere karşı tüm hukuki mekanizmalar işletiliyor. Buradan tüm milletimize sesleniyorum. Siz, kendi kifayetsizliklerini gizlemek için sürekli karamsarlık havası pompalayanlara aldırış etmeyin. Siz, ülkenin ve milletin felaketi üzerinden kendine ikbal devşirmeye, iktidar rüyası görmeye kalkanlara aldırış etmeyin. Siz, dünyanın tamamında çok daha fazlası ile yaşanan sorunları sadece Türkiye’ye mahsus gibi göstererek ülkenin kalkınma trenini yolundan çıkartmaya çalışanlara aldırış etmeyin. Enflasyon başta olmak üzere behemehâl çözüm yoluna koymamız gereken sıkıntıları biz çözeriz, Bay Kemal değil. Onun öyle bir iradesi de yok, aklı da yok. Ama önümüzdeki imkânlar ve fırsatlar öylesine büyük ki inanın hepsini de göze almaya değer ve bunu biz çözeriz. 20 yıl bütün bu yatırımları, havalimanlarını, hastaneleri, yolları, ulaşımı nasıl yaptıysak Allah’ın izniyle bunları da biz yaparız. İşte bunun için büyük ve güçlü Türkiye hedefinin en kritik yol ayrımı olan 2023’te sizlerden çok daha fazla destek bekliyoruz. Eğer bu tarihî yol ayrımında millet olarak tercihimizi, tıpkı son 20 yılda olduğu gibi bir kez daha demokrasi ve kalkınmadan yana kullanırsak emin olun aydınlık bir geleceğin bizi beklediğini hep birlikte göreceğiz. Bakınız 25 havalimanımız varken şimdi 56 havalimanımız var? Niye? Çünkü benim Aydınlı kardeşime bu yakışır da onun için.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini yaptıklarını hatırlatarak, “Bay Kemal ne diyor? ‘Bunu neyle yaptılar?’ diyor. İşte bilmezsin diyorum, anlamazsın. ‘Yap-işlet-devret’ projeleri ile biz şehir hastanelerini yaptık. Şu anda Türkiye’de bana bir il gösterin ki orada bizim eğitim araştırma hastanesi veya şehir hastanesi yok. Bu hâle geldik” ifadesini kullandı.

“AYDIN’I YENİ VE ÇOK DAHA BÜYÜK YATIRIMLARLA BULUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıldır “işimiz hizmet, gücümüz millet” diyerek 81 şehrin her köşesini eserlerle donattıklarını ve Aydın’a son 20 yılda 37 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını söyledi.

Bu yatırımlarla eğitimde 3 bin 285 yeni derslik inşa ettiklerini, gençlik ve sporda Aydın’a toplam 9 bin 30 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın için 2 bin 533 yatak kapasiteli iki yurt projeleri daha olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehrimize 21 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda son 20 yılda Genel Sağlık Sigortası desteğinden doğum yardımına, elektrik tüketim desteğinden öksüz-yetim yardımlarına kadar birçok farklı kalemde yaklaşık 4 milyar lira tutarında yardım yaptık. Sağlıkta Aydın’a 24’ü hastane olmak üzere 55 adet sağlık tesisi yaptık. Bu yıl içinde yapımını tamamlayacağımız 950 yataklı Aydın Şehir Hastanemiz ile birlikte sekiz sağlık tesisinin inşaatı devam ediyor. Çevre ve şehircilikte Aydınımızda TOKİ eliyle bin 587 konut, 142 Tarımköy projesi ile 28 sosyal tesisi vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Hâlen sosyal tesisleriyle birlikte 279 konutun inşasına devam ediyoruz. Aydın’da toplam büyüklüğü 142 bin metrekare olan üç millet bahçesi projemiz bulunuyor. Buharkent Millet Bahçemizi 2019’da, Nazilli Millet Bahçemizi geçtiğimiz yıl 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde hizmete sunmuştuk. Proje çalışmaları süren Efeler Millet Bahçemizi de inşallah en kısa sürede şehrimize kazandıracağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ulaştırmada, Aydın’ın bölünmüş yol uzunluğuna 267 kilometre daha ekleyerek toplam 381 kilometreye çıkardık. İzmir-Aydın otoyolu ile Aydın çevre yolunu tamamlayarak trafiğe açtık. Aydın-Denizli otoyolunun yapımına geçtiğimiz yıl başladık. Bu otoyol projeleriyle Türkiye’nin önemli turizm ve tekstil bölgelerinden Aydın ve Denizli’yi hem İzmir Limanı’na hem Marmara ve Akdeniz bölgelerine hızlı ve güvenli şekilde bağlamış oluyoruz. Böylece Akdeniz’e gelen turistlerin Ege Bölgesi’ne özellikle Kuşadası, Efes ve Pamukkale’ye ulaşımları kolaylaşmıştır. Yapımı devam eden Selçuk-Aydın yolunu, Söke-Didim yolunu, Söke-Milas yolunu ve İncirliova ilçemizdeki Tarihî Çatma Köprüsü’nün restorasyonunu seneye, Aydın-Muğla ayrımı Söke yolunu ise bir sonraki yıla tamamlıyoruz. Afyon-Denizli-Isparta-Burdur ve Ortaklar-Aydın-Denizli tren hattını yüzde 100 yerli ve millî imkânlarla modernize ediyoruz. Yapımı devam eden bu hattı inşallah 2023’te tamamlıyoruz” diye ekledi.

Tarım ve ormancılıkta ise Aydın’a 13 baraj, sekiz gölet, beş hidroelektrik santrali, 36 sulama tesisi ve beş yeraltı depolama tesisi inşa ettiklerini, dört baraj ve sekiz göletin inşasının da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hayata geçirdiğimiz sulama projeleriyle, 548 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden sulama tesisleriyle 294 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız. Aydınlı çiftçilerimize 20 yılda 5,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Enerjide Aydın, Çine, Efeler, İncirliova, Kuşadası, Nazilli ve Söke’ye doğal gaz arzını sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemde Aydın’ı yeni ve çok daha büyük yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kent Meydanı’ndaki toplu açılış töreninin ardından Aydın Valiliğini ziyaret ederek Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da Alevi dedeleri ve Alevi dernek temsilcileri ile toplantı yaptı. Toplantıya; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.

Aydın programı çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen ek hizmet binası açılış törenine katıldı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” için yorumlar kapalı 244681

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’nda yaptığı konuşmada, “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” vesilesiyle bu programda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile ekibine ve programa katkı veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ve tüm dünya kadınlarının ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, 8 Mart’ın barışa, dostluğa, kardeşliğe, dayanışmaya vesile olmasını diliyorum. Bu anlamlı gün münasebetiyle Filistin ve Gazze’nin yüreği yaralı kadınları başta olmak üzere gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki onurlu ve kahraman kadınlara en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Buradan dünyanın tüm emekçi kadınlarını, mazlum kadınlarını, mağdur kadınlarını yürekten selamlıyorum. Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız için canlarını ortaya koyan ülkemizin tüm yiğit kadınlarını rahmetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin her biri birer metanet abidesi olan anne ve babalarına, geride boynu bükük, gözü yaşlı, kalbi mahzun bıraktıkları eşlerine ve öksüzlerine Mevla’dan sabırlar dilediğini ifade etti.

Ülkedeki 81 vilayetin tamamında 922 ilçenin her birinde anne, eş, kardeş ve evlat olarak hayata anlam katan kadınlara özellikle şükranlarını sunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine 8 Mart vesilesiyle vatana, millete, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı evlatlar yetiştirebilmek için ömürlerini harcayan, elleri öpülesi annelerimize özellikle teşekkürlerimi ifade ediyorum. Kendi merhum anneciğim başta olmak üzere vefat eden annelerin hepsine Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı, hayırlı ömürler niyaz ediyorum. Son olarak eşimin ve sevgili kızlarımın da 8 Mart Kadınlar Günü’nü gönülden tebrik ediyor, bu anlamlı günün tüm kadınlar için hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“YILIN KALAN 364 GÜNÜ DE KADINLARIN GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 gün sonra seçimin gerçekleştirileceğini, sandıklara gidileceğini, belediye başkanlığından meclis üyeliklerine ve muhtarlıklara kadar her kademede kadın adayların seçimlere yoğun ilgi gösterdiğini gördüklerini belirtti.

Siyasete kadın elinin değmesini daima desteklemiş, siyasi hayatı boyunca kadınlarla beraber yol yürümüş biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanan tüm kadın belediye başkan adaylarını, meclis üyesi adaylarını, muhtar adaylarını selamlıyor, kendilerine şimdiden başarılar diliyorum. Tabii burada bir hususu vurgulamayı özellikle görev addediyorum. Sadece 8 Mart değil, yılın kalan 364 günü de esasen kadınların günüdür, öyle olmalıdır. Kadınların şahsi hayatımızın yanı sıra devletimiz, milletimiz ve insanlığa yaptığı katkılar, yılda sadece bir güne hapsedilemeyecek kadar büyüktür, önemlidir, kıymetlidir. Bizim nazarımızda, 8 Mart’ı diğer günlerden ayıran yegâne husus, hayatı paylaştığımız kadınlara olan minnettarlığımızı, şu an olduğu gibi çeşitli programlarla ifade etmemize vesile olmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart’ı aracı kılarak, devletin kadınlara yönelik politikalarını gözden geçirdiklerini, nerede bir eksik, nerede bir sorun tespit ederlerse onu gidermeye çalıştıklarını söyledi.

Kendilerini bugüne kadar asla sloganlara hapsetmediklerini, kadın politikalarında her zaman en idealin, en iyinin, ülke, millet ve kadınlar için en hayırlı olanın peşinden koştuklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla kadınlarla buluşmalarında şiddetin önlenmesinden kadının güçlendirilmesine, istihdamdan hak ve özgürlüklere kadar geniş bir yelpazede yeni projeler, programlar, stratejik belgeleri açıkladıklarını belirtti.

“AMACIMIZ SIRASIYLA KADINI, AİLEYİ VE ÜLKEMİZİ GÜÇLENDİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların insan onuruna yakışan bir hayat sürmeleri, her alanda daha aktif rol almaları, hak, fırsat ve imkânlardan adil bir şekilde faydalanmaları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarını vurgulayarak, destek mekanizmalarıyla reform paketleriyle yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirmeye gayret ettiklerini dile getirdi.

Bunun en son örneğinin, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024-2028 yılları arasını kapsayan Strateji Belgemiz, 5 ana sütun üzerinde yükselmektedir. Aile Bakanı’mızın şahsında 5 temel amaç, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşan bu belgenin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kamu kurumlarımızın yanı sıra özel sektörümüzün, iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın da belgenin layıkıyla hayata geçirilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk asrını tamamlayıp Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ikinci asrına yelken açtıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz. Amacımız sırasıyla kadını, aileyi ve ülkemizi güçlendirmektir. Burada bir hususu özellikle ifade etmek isterim; biliyorsunuz bizim inancımızda ve kültürümüzde aile toplumun temel direğidir. Yeryüzüne indirilen ilk insanlar olan Hazreti Adem aleyhissalatü vesselam ve Hazreti Havva validemiz aynı zamanda ilk ailedir. Hazreti Adem ve Hazreti Havva ile başlayan aile kurumu tarih boyunca insanı insan yapan değerlerin yaşatılmasına, yeni nesillere aktarılmasına imkan sağlamıştır.”

“GÜÇLÜ AİLE SADECE MİLLET VE DEVLET OLARAK BEKAMIZIN DEĞİL, AYNI ZAMANDA GELECEĞİMİZİN DE GARANTİSİDİR”

Ailenin, bireyleri ayakta tuttuğunu, toplumu yozlaşmalara karşı koruduğunu, iyi, güzel ve doğru olanın yaşayarak öğretilmesini temin ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile kavramıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Şurası tartışmasız bir gerçektir ki aile ne kadar güçlüyse bireyler ve toplum da o derece güçlü, muhkem ve diri olmuştur. Aynı şekilde ailenin zayıfladığı, aile kurumunun yara aldığı dönemlerde kadın, erkek, çocuk fark etmeksizin tüm bireyler de kötüye gitmiş, toplum kan kaybetmiş, zafiyet yaşamıştır. Bu bakımdan, güçlü aile sadece millet ve devlet olarak bekamızın değil, aynı zamanda geleceğimizin de garantisidir. Güçlü ailenin ilk ve en önemli şartı ise hiç şüphesiz güçlü kadındır. Hâl böyleyken aile ile kadını ayıran, kadını ailenin karşısına yerleştiren, kadın ve aile arasında duvarlar ören her türlü yaklaşımı reddediyoruz. Farklı ambalajlar içinde toplumumuza sunulan bu tür bakış açılarını sadece milletimizin değil tüm insanlığın istikbali adına tehlikeli buluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de aile kavramına karşı alerjisi olan bir kesimin eskiden beri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Bunlar, modernleşme ve Batılılaşma iddiasıyla aile mefhumuna karşı âdeta savaş ilan etmiş durumdalar. Öyle bozuk bir bakış açısından bahsediyoruz ki Bakanlığımızın adında yer alan ‘aile’ kavramından bile rahatsız oluyorlar. Bunların bir başka özelliği de lafa gelince özgürlüğü, demokrasiyi, insan hak ve hukukunu kimseye bırakmamalarıdır. Ama kendi kalıplarına uymayan herkesi ötekileştirenler de yine bunlardır. Sorsanız, ‘Kadın haklarını savunuyoruz’ derler. Fakat 28 Şubatvari vesayet dönemlerinde kadınların eğitim, çalışma ve siyasi temsil haklarının gasbedilmesine aleni destek verirler. Kadının ve ailenin en büyük düşmanı olan ‘cinsiyetsizleştirme politikaları’na karşı tek bir cümle kurmazlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde, kendileriyle aynı ideolojik kabileye mensup bazı kibirli siyasetçilerin başımızın tacı olan ev hanımlarını aşağılaması, ev kadınlarını hor, hakir görmesi karşısında gıklarını dahi çıkarmazlar. Kendi mahallelerindeki kadına yönelik tacizleri, şiddeti, ayrımcılığı, haksız uygulamaları asla gündeme getirmezler. Yani, söz konusu gerçekten kadınların temsil, eğitim, çalışma ve kamusal alanda özgürce var olma hakları olunca bunlar ya yasakçılığın ya da çifte standardın yanında saf tutarlar” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK KENDİ DURUŞUMUZU SERGİLİYOR, MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bahsettiği ikircikli tablonun sadece Türkiye için değil, dünyadaki pek çok kuruluş için de geçerli olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Soruyorum sizlere, dünyada ‘kadın hakları’ diye ortalığı ayağa kaldıranların, 7 Ekim’den beri Filistin’de katledilen, çoğu kadın ve çocuk 32 bini aşkın masum için seslerini yükselttiklerini sizler hiç duydunuz mu? İnsanlığın geri kalanına sürekli hak hukuk dersi verenlerin İsrail’in soykırım politikaları karşısında harekete geçtiğini hiç gördünüz mü? Ülkelere basın özgürlüğü karnesi düzenleyenlerin İsrail’in katlettiği 100’ü aşkın gazeteciyle ilgili tepkilerine şahit oldunuz mu? Son raporunda Türkiye’yi eleştiren Avrupa Konseyi’nden ve diğer Avrupa Birliği (AB) kurumlarından bugüne kadar İsrail’e gizli açık destek dışında bir beyan işittiniz mi?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki, Suriye’den Filistin’e kadar hemen burunlarının dibindeki bölgelerde on binlerce kadın ve çocuğun vahşice katledilmesine tepkisiz kalanları diğer konularda biz nasıl ciddiye alacağız? Filistin halkının soykırıma uğramasına ses çıkarmayanların, bu katliamları görmezden gelenlerin tutarlı, etkili ve tarafsız olabilmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil. Suriye’deki, Filistin’deki, Arakan’daki, Türkistan’daki ve diğer İslam beldelerindeki hak ihlalleri karşısında kıllarını dahi kıpırdatmayanların başkalarıyla ilgili beyanları lafügüzaf hükmündedir” diye ekledi.

Türkiye olarak diplomatik girişimlerle yardımlarla kamuoyu oluşturma çabalarıyla kendi duruşlarını sergilediklerini, mücadelelerini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz onlar gibi riyakâr değiliz. İnşallah hiçbir zaman da olmayacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ TARİHİNİN EN AYDINLIK, EN ÖZGÜRLÜKÇÜ HER AÇIDAN EN GÜÇLÜ GÜNLERİNE BİRLİKTE KAVUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim inancımız cenneti anaların ayakları altına sermiştir. Millet olarak tarihimiz, kadınların başarıları ve fedakârlıklarıyla örülmüştür Nene Hatun’dan Nezahat Onbaşı’ya, Şerife Bacı’dan Kara Fatma’ya kadar nice kadın kahramanlarımızın mücadelesini biz nasıl unutabiliriz? Bölücü terör örgütü tarafından şehit edilen Aybüke Yalçın öğretmenin ve daha nice kahramanımızın fedakârlıklarını nasıl yok sayabiliriz? 15 Temmuz gecesi ellerinde bayraklarla tanklara ve darbeci hainlere meydan okuyan kadınların cesaretlerini biz nasıl görmezden geliriz? Son 21 yılda yazılan başarı destanından kadınların emeğini, alın terini, katkısını, çabasını nasıl inkâr edebiliriz?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şayet ekonomiden eğitime, güvenlikten tarıma, demokrasiden hak ve özgürlüklere varıncaya kadar her alanda ortada göz kamaştıran bir başarı varsa burada en az erkekler kadar kadınların da katkısı ve emeğinin olduğunu vurguladı.

Önlerine çıkartılan engellerden, hayatlarına kast etmeye varan saldırıların üstesinden hep kadınların desteğiyle geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Yürek yüreğe, omuz omuza verdik. Türkiye’yi tarihinin en aydınlık, en özgürlükçü her açıdan en güçlü günlerine birlikte kavuşturduk. Her kim, kadın hakları konusunda eski Türkiye’den övgüyle bahsediyorsa biliniz ki sizlerin mücadelesine kara çalıyor demektir. Çünkü hiçbir şey kolay olmadı, kolay elde edilmedi. 28 Şubat’ın karanlığından çıkmak öyle zahmetsiz, çilesiz olmadı. Sizler bugünkü haklarınızı üniversite kapılarında gözyaşı dökerek, sırf kıyafetinizden dolayı işinizden ayrılmak zorunda kalarak baskıya uğrasanız bile hukuk ve demokrasi içinde hareket ederek, gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi darbecilere cesaretle meydan okuyarak yani hep mücadele ile elde ettiniz. Ne olursa olsun, yılmadınız. Geri adım atmadınız. Böylece siyasetten akademiye, bürokrasiden iş dünyasına, spordan sanata farklı alanlarda özgürce var oldunuz, başarıdan başarıya koştunuz. Biz de sizlerin bu asil ve zorlu mücadelenize sahip çıktık. Elimizdeki tüm imkânlarla sizlere destek olduk.”

“PEK ÇOK ALANDA TARİHÎ NİTELİKTE ADIMLAR ATTIK”

Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması, kadınlara iş, eğitim, temsil ve diğer alanlarda destek verilmesi hususlarında neler yapıldığını en iyi kadınların bildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başörtüsüne özgürlük başta olmak üzere kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını anayasa kuralı hâline getirdik. ŞÖNİM, kadın konuk evi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları hayata geçirdik. Aile içi şiddeti şikâyete tabii olmaktan çıkardık. Daha pek çok alanda tarihî nitelikte adımlar attık. Bu çabalarımız neticesinde de en az bir eğitim düzeyini tamamlama oranı kadınlarda yüzde 70’lerden yüzde 90’lar seviyesine ulaştı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karar alma mekanizmalarında kadın temsil oranı 4-5 kat arttı. İstihdamdaki kadın sayısı 6 milyondan 10,5 milyona çıktı. Covid-19 salgını döneminde eşim Emine Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan destek paketiyle, kadın girişimcilerimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Bu kapsamda Halk Bankamız aracılığıyla son 3 yılda 220 bin kadın girişimcimize 60 milyar lira finansal destekte bulunduk. Daha bunun gibi burada saymaya kalksak nice reformu, hayal dahi edilemeyen atılımları son 21 yılda sizlerle beraber hayata geçirdik.”

“SİYASİ HAYATIMIZIN HİÇBİR SAFHASINDA KİMSENİN HAYAT TARZINA KARIŞMADIK”

Bu süreçlerde bir sürü asılsız ithamla, iftira ile saldırıyla da karşılaştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, attıkları her adımın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlar arasındaki ayrımcılığa son veren reformlarımız bile hedef alındı. Bizi itham edenlerin aslında kendilerinin yasakçı ve baskıcı olduğunu, geride bıraktığımız 21 yıllık dönemde defalarca tecrübe ettik. Kadınlar konusunda aleyhimizde yürütülen onca propagandaya rağmen siyasi hayatımızın hiçbir safhasında kimsenin hayat tarzına karışmadık” diye konuştu.

Hem belediye başkanlığı hem de 21 yıllık iktidarlıkları döneminde bu tavırlarının aksine tek bir örnek gösterilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı çevrelerin raf ömrü dolmuş söylemlerle kadınları tekrar korkutmaya çalıştığını üzülerek müşahede ediyoruz. Nefes alamayacaksınız, şu gelecek, bu olacak diyerek tamamı yalan, tamamı hezeyan ürünü ifadelerle güya kadınları kendilerine oy vermeye ikna edebileceklerini sanıyorlar. Aynı korku siyasetine 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde de başvurmuşlar ama milletin ve kadınların feraseti karşısında hezimete uğramışlardır. Biz kadınların haklarını kısıtlayıcı hiçbir adım atmadık ama bizi itham edenlerin ellerine güç geçtiğinde kadınlara nasıl hakaret ettiklerini, fiziki saldırıda bulunduklarını hep birlikte gördük, görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların 31 Mart’ta bir kez daha korku siyasetini ellerinin tersiyle iteceklerine yürekten inandığını ifade ederek, 31 Mart’ta İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerde kadınlardan yine güçlü destek beklediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen kadınları kutlayarak Türkiye’ye güç veren kadınlara teşekkürlerini iletti.

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” “Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” için yorumlar kapalı 120801

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz; Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’la daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun, önümüze hangi badire çıkarsa çıksın, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” dedi.

Kütahya mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu belirterek, kentin bugün de millî iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabbim tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE, İSTİKRARINA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükûmette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU ETRAFINDA KENETLENİP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok” diye konuştu.

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Millî Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Türkiye’nin Gezi olaylarından beri süren 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen, bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Millî birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi Dağı’nda onları mağaralara gömdük. Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” diye konuştu.

Hayat pahalılığıyla da mücadele edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok etkilenen kesimlerin başında emeklilerin bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor” ifadesini kullandı.

“HARCADIĞIMIZ HER KURUŞU, DEVLETİ VE MİLLETİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIP KAZANMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Ekonominin diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin gelirleri ve giderleri arasındaki denge tutturulamazsa tıpkı 1970’lerde ve 1990’lardaki gibi siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşülmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon lira giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak. Emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın, eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mahallî idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Peki, emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde hâlihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa, tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil yapılması istenen ilave artışların tutarıdır.”

“YAPTIĞIMIZ HER İŞİN HESABINI 85 MİLYONUN TAMAMINA VERMEKLE MÜKELLEFİZ”

Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırtında yumurta küfesi taşımayanların istedikleri gibi atıp tutabileceğini, sorumluluk makamında olmayanların her aklına eseni söyleyebildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.” dedi.

Küresel ekonomik krizin dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendiğini söyledi.

Tüm bunların üstüne geçen sene “asrın felaketi” olan çok büyük bir deprem yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomiye maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Bu yılsonundan itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimiz de istifade edecek. Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın. Onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke ne millet ne de emeklilerimiz umurlarında. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.

İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA 101 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduklarını dile getirdi.

Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.

Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere beş sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki altı millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”

DOĞAL GAZ YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.

Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hâle getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve sekiz gölet inşa ettik. Beş baraj ile bir gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Sekiz adet dere ıslahının inşası sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.

Kütahya’da altı yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki programı kapsamında, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşıladığını kaydetti.

Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sadece kâğıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı hâline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.”

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞTIK, ÇABALADIK”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

seers cmp badge