“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” “Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” için yorumlar kapalı 87776

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasının temsilcileriyle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirerek, program vesilesiyle bir araya gelinmesini sağlayan BTSO Başkanı ve yönetimine teşekkür etti.

Dört farklı kategoride ödüllerini takdim ettikleri şirketlerin her birini kutlayarak, ülkeye, millete ve ekonomiye yaptıkları katkılar için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışlarını yaptıkları, güncel rakamla toplam 12 milyar lira kamu ile 30 milyar lira özel sektör yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserleri şehre kazandıran bakanlıkları, belediyeleri, tüm kurum ve kuruluşları ve özel sektörü tebrik etti.

“BURSA’NIN MARKA DEĞERİNİ ARTIRACAK HER TÜRLÜ PROJEYİ DESTEKLEDİK”

Bursa’nın kadim tarihiyle, kültürüyle, göz kamaştıran mimari eserleriyle, tabii güzellikleriyle Türkiye’nin sembol şehirlerinin başında geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’ya hizmet etmeyi, millete şükran borcunu ödemenin yanında ecdadın emanetine sahip çıkma misyonunun da bir gereği olarak gördüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” prensibince diğer şehirler gibi Bursa’ya da sık sık geldiklerini, vatandaşlarla hasbihal ettiklerini, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek taleplerini dinlediklerini, varsa sıkıntılarını çözüme kavuşturduklarını anlattı.

Projeleri yerinde takip ederek, süratle neticelendirilmelerini sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimiz, kadınlarımız, çiftçilerimiz, işçilerimiz ve toplumumuzun diğer kesimleriyle yaptığımız buluşmalarla milletimizle olan gönül bağımızı daha da güçlendiriyoruz. Bu amaçla sadece son bir yıl içerisinde Bursa’yı üç kez ziyaret ettik. Bursa’ya her gelişimizde şehrimiz ve ülkemiz için tarihî önemde birçok yatırımı hizmete açtık” diye konuştu.

Son olarak Türkiye’nin otomobili Togg’un üretim tesisini Bursa’nın ve Türkiye’nin hizmetine sunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk sanayisinin lokomotif şehri Bursa’nın marka değerini artıracak, ekonomik potansiyelini harekete geçirecek her türlü projeyi destekledik. Rabb’im sağlık ve ömür, milletimiz de yetki verdikçe Bursa’ya ve Bursalı kardeşlerimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

“TÜRKİYE, TARİHİ BİR ASRA HAPSEDİLEMEYECEK KADAR KÖKLÜ MAZİYE SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene Cumhuriyet’in 100’üncü kuruluş yıl dönümünü idrak edeceklerini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “29 Ekim 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin inşallah ilk asrını tamamlayıp ikinci asrına ‘Merhaba’ diyeceğiz. Birleşmiş Milletler üyesi 193 devletin çoğunun geçmişinin 50-60 yılı zor bulduğu bir denklemde 100 yıl elbette bir devlet için önemlidir. Güçlü bir birikim ve geleneği ifade eden bir zaman dilimidir. Sadece bu vasfıyla bile Cumhuriyetimiz dünyada farklı bir konuma sahiptir. Ancak Türkiye, tarihi bir asra hapsedilemeyecek kadar köklü maziye, derin hafızaya, eşine az rastlanır zengin müktesebata sahip bir devlettir. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 Türk devletinin tarihi 2200 yılı aşıyor. Kara Kuvvetlerimizin ilk kuruluş tarihi milattan önce 209 yılına uzanıyor. Hariciye teşkilatımız inşallah bu sene 500’üncü yaşını kutlayacak. Jandarmamız 183 yıldır, emniyet teşkilatımız 177 yıldır milletimize hizmet ediyor. Hangi kuruma bakarsak bakalım benzer bir durumla karşılaşıyoruz. Ancak ‘Kökü mazide olan ati’ ifadesinin ete kemiğe büründüğü yer hiç şüphesiz Bursa’mızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BTSO’nun 134 yıllık köklü geçmişiyle şehrin hafızası konumunda olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Oda’nın 1,5 asra yaklaşan bu tarihî süreç içerisinde Osmanlı’nın dağılmasına, vatan topraklarının işgal edilmesine, yeni devletin, Cumhuriyet’in kuruluşuna, tek parti faşizminin millet iradesiyle yıkılışına, Menderes ve arkadaşlarının öncülüğünde demokrasiye geçişe, her 10 yılda bir tekrarlanan darbe ve vesayet girişimlerine, ülke ekonomisinin 70 sente muhtaç olduğu kara günlere, sokaklarda terörün ve kargaşanın kol gezdiği yıllara, hasılı milletin yaşadığı tüm sıkıntılara, zorluklara, ekonomik ve siyasi çalkantılara bizzat şahitlik ettiğini anlattı.

“SİYASİ İSTİKRARIN TESİSİ, EKONOMİK BÜYÜME AÇISINDAN VAZGEÇİLMEZDİR”

Bu Oda’nın üyelerinin, rahmetli Adnan Menderes’in başlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesinin nasıl darbelerle kesintiye uğratıldığını gördüklerini, merhum Turgut Özal’ın Türk ekonomisini dışarıya açma çabalarının önünün nasıl kesildiğine şahitlik ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermayeyi renklere ayıran 28 Şubat zihniyetinin ülke ekonomisine verdiği zarara tanık olduklarını, yürütmede çift başlılık sorununun nelere yol açabileceğini, bir anayasa kitapçığının ülkeyi nasıl büyük bir ekonomik krize sürükleyebileceğini bilfiil yaşadıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa iş dünyası olarak, size ve milletimize ağır bedeller ödeten tüm bu krizlerle beraber son 20 yılda yakalanan ekonomik ivmeyi ve topyekûn kalkınma hamlesini de bizzat gördünüz, yaşadınız. Güçlü bir siyasi irade yönetiminde, Türkiye’nin nelere kadir olduğunu, Türk ekonomisinin neleri başarabileceğini yakından tecrübe ettiniz. Bu tecrübelerin ışığında artık şu gerçeği hepimiz idrak edebiliyoruz; siyasi istikrarın tesisi, ekonomik büyüme açısından vazgeçilmezdir. Belirsizliğin hâkim olduğu bir iklimde ne ekonomi ne de demokrasi gelişir. Hükûmetlerin ortalama ömrünün 1,5 yılı bile bulmadığı bir siyasi atmosferde istikrardan bahsedilemez. Daha ötesi 24 günlük, 38 günlük, 2 aylık hükûmetlerin görev yaptığı bir ülkede iş dünyası önünü göremez, geleceğini planlayamaz. AK Parti öncesi eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki en büyük fark işte budur.”

“BÖLGEMİZDE YAŞANAN SICAK ÇATIŞMALARA RAĞMEN TÜRKİYE’NİN YILDIZI DAHA ÇOK PARLIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda ülkenin yazdığı başarı hikâyesinin arka planında siyasette güven ve istikrar ortamının kalıcı bir şekilde sağlanmış olmasının bulunduğunun altını çizerek, bu önemli kazanımı sayesinde Türkiye’nin, terör örgütlerinden uluslararası güçlere, darbe girişimlerinden sokak eylemlerine kadar maruz kaldığı onca saldırıya rağmen her türlü badireyi atlatmayı bildiğini söyledi.

Türkiye’nin ilk defa orta ve uzun vadeli programlar yapabilme, hepsinden önemlisi de bunları hayata geçirebilme imkânına kavuştuğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela, Bolu Tüneli gibi 17 bakan eskiten nice eseri tamamlayarak milletimizin hizmetine sunduk. Koalisyon hükûmetleri olsa 10-15 yılda bitmeyecek yüzlerce köprüyü, otoyolu, havalimanını birkaç yıl gibi rekor sürelerde hizmete açtık. 3-5 sene sonrasını bile görmekten aciz bir ülkeyi hamdolsun 20-30 yıllık planlar yapan, 50 yıllık vizyonlar ortaya koyan bir kapasiteye ulaştırdık. Bugün, dünya enerji ve gıda başta olmak üzere krizleri konuşurken, biz ihracatta 254 milyar dolara ulaşmamızı, artan iş gücüne rağmen 32 milyon sınırına yaklaşan istihdam oranlarını, geçen yılın ilk üç çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 6,2’lik büyümeyi, turizmde 51 milyonu aşan turist sayımız ile 46 milyar doları bulan turizm gelirimizi, savunmadan enerjiye her alanda yakalanan tarihî başarıları konuşuyoruz. Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye, artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor.”

“TÜRKİYE, BU BAŞARIYLA TÜM MAZLUM MİLLETLERE DE İLHAM KAYNAĞI OLUYOR”

Türkiye’nin küresel siyasetteki özgül ağırlığının yaşanan her hadiseyle birlikte daha da arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, bu başarıyla yalnızca bölgesine değil, aynı zamanda Afrika’dan Asya’ya tüm mazlum milletlere de ilham kaynağı oluyor. Ülkemizi 20 yıl gibi kısa sürede böyle bir dönüşümün baş aktörü yaptığımız için hükûmet olarak biz de iftihar ediyoruz. İnşallah Türkiye Yüzyılımızı inşa edene kadar mücadelemizi sürdürecek, evlatlarımıza çok daha müreffeh bir ülke emanet edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapmanın, imarın ve ihya etmenin zor olduğunu, yıkmanın, yok etmenin daima kolay olduğunu belirterek, bu hakikati merhum Mehmet Akif Ersoy’un, “Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman” sözleriyle bir asır önce anlattığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta iş dünyası olmak üzere her alanda yıkma ile yapma arasındaki devasa farkı görmenin mümkün olduğunu söyledi.

Bir işletmeyi büyütmenin çoğu zaman yıllar, on yıllar aldığını ama beceriksiz bir idareci elinde iflasa sürüklenmesinin sadece aylar sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun ülke siyaseti için de geçerli olduğunu, bin bir emekle belli seviyelere getirilen projelerin akamete uğratılmasının, kifayetsiz bir muhterisin yanlış kararının ürünü bir imzaya baktığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun acı örneklerine başta Devrim otomobilleri olmak üzere geçmişte defalarca rastladıklarını dile getirerek, özellikle ülke ekonomisi için çarpan etkisi yapacak hamlelerin daha emekleme safhasındayken nasıl boğulduğunu pek çok kez gördüklerini kaydetti.

“YATIRIM VE ESER DÜŞMANLIĞINDA İLK SIRADA MASANIN BÜYÜK ORTAĞI VARDIR”

Şimdi aynı kirli oyunun tekrar sahnelenmek istendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin son 20 yılda en büyük başarıyı elde ettiği savunma sanayii alanında kopartılan fırtınayı eminim sizler de takip ediyorsunuz. Daha sandıktan bile çıkmadan, ülkemizin gurur kaynağı olan projelerini dillerine dolamaya başladılar. Hiçbir hakikat payı olmayan ithamlarla, milyarlarca dolar ihracat yapan firmalarımızı itibarsızlaştırmaya kalkıştılar. Attıkları yalanın altında ezilince de mertçe çıkıp özür dilemek yerine, masanın diğer ortakları gibi başkalarını suçlama yoluna gittiler. İHA ve SİHA konusu aslında altılı masanın ülkemizin stratejik yatırımlarına yönelik hazımsızlığının ilk değil en son örneğidir. Yatırım ve eser düşmanlığında ilk sırada masanın büyük ortağı vardır. Milletle gönül bağını tamamen kopartmış olan bu ortak, şimdiye kadar havalimanlarımız, şehir hastanelerimiz, enerji tesislerimiz, köprülerimiz, teknoloji şirketlerimiz dâhil pek çok yatırımımızı doğrudan hedef aldı. Tüm dünyada başarılarıyla adından söz ettiren şirketlerimize çete iftirası atmaktan çekinmedi. Üreten, ihraç eden, insanımıza istihdam sağlayan, ülkemize yatırım yapan firmalarımızı açıkça tehdit etti. Yurt dışındaki yatırımcılara, ‘Türkiye’ye gelmeyin, burada can ve mal emniyeti yok.’ diyecek kadar ileri gitti. Daha pek çok ihanet derecesine varan hezeyanlarla, tehditlerle iş dünyamıza yönelik iftiralarda bulundu.”

“SERMAYE DÜŞMANLIĞI YAPANLARA HAK ETTİKLERİ CEVABI SANDIKTA VERECEĞİZ”

İş dünyasının çatı kuruluşlarından, sanayi ve ticaret odalarının önemli bir kısmından bu tehditler karşısında ciddi bir ses yükselmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize gelince sürekli güvenden, şeffaflıktan, demokrasiden dem vuranlar, bu ülkenin şirketlerinin düşmanlaştırılmasına tek bir laf dahi etmedi. Bu zatın özel sektörü alenen tehdit eden ifadeleriyle ilgili serbest piyasa ekonomisi savunucularından da tek bir eleştiri cümlesi duymadık. Oysa ‘Türkiye güvenli değil.’ iftirası karşısında biz siyasetçilerden önce en güçlü tepkiyi iş dünyamızın vermesi gerekirdi. ‘Çete’ yaftası karşısında en sert eleştirinin, iş dünyasının, iş adamlarımızın bizatihi kendisinden gelmesi beklenirdi. Ekonomimizi açıkça çökertmeyi amaçlayan sermaye ırkçılığı karşısında herkesten evvel bu ülkenin sanayi ve ticaret odaları tavır koymalıydı. Yıkım masasının son dönemde bürokrasiden savunmaya, ekonomiden güvenliğe kadar farklı alanlarda tehdit dozunu sürekli artırmasında, bu sessizliğin önemli payı olduğunu düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek seçimlerin bu konuda da bir dönüm noktası olacağını vurgulayarak, “Sükûtun yerini inşallah çok güçlü bir tepki alacaktır. İş dünyamızı fütursuzca tehdit edenlere, Türk ekonomisini kötüleyenlere, sermaye düşmanlığı yapanlara hak ettikleri cevabı sandıkta vereceğiz. Ülkemizin stratejik yatırımlarını engellemeyi hayal edenlerin bu heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakacağız. Yabancı ekonomi komiserlerinden medet uman müstemleke sevdalılarının ülkemizi tekrar kriz bataklığına sürüklemesine göz yummayacağız. Milletimizin gündeminden tamamen çıkardığımız siyasi istikrarsızlık ikliminin yeniden hortlatılmasına müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

“ÜLKEYE VE MİLLETE DAİR HİÇBİR HAYALLERİ, HİÇBİR HEDEFLERİ YOKTUR”

Sadece son birkaç ayda yaşananların bile bu çürük yapının Türkiye’ye kavga, entrika, kriz ve kaos dışında hiçbir şey vadetmediğini göstermeye yeterli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların tek derdi, gel deyince koşa koşa gelen, git deyince tıpış tıpış giden, iradesi ve özgür karar alma kabiliyeti olmayan güdük bir şahsiyeti millete cumhurbaşkanı adayı olarak kabul ettirmektir. Bunun dışında ülkeye ve millete dair hiçbir hayalleri, hiçbir hedefleri yoktur. Ne milletimizin ne de iş dünyamızın böyle bir tuzağa düşmeyerek tercihini güçlü cumhurbaşkanından, güçlü hükûmetten ve netice olarak da güçlü Türkiye’den yana kullanacağına inanıyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı kategorilerde ödüle layık görülen firmaları, bu firmaların çalışanlarını, müteşebbislerini tebrik ederek, açılışını yaptıkları eser, hizmet, özel sektör ve kamu yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi.

Törende konuşmaların ardından Bursa ipeğiyle dokunmuş Türkiye Yüzyılı tablosu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye edildi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.