Cumhurbaşkanı Erdoğan, Seçim Beyannamesini açıkladı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Seçim Beyannamesini açıkladı için yorumlar kapalı 663

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen Seçim Beyannamesi ve Aday Tanıtım Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Vakit Türkiye vakti, diyerek yola çıkıyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 50’nin çok üzerinde bir oyla kazanmayı hedefliyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Seçim Beyannamesi ve Aday Tanıtım Toplantısı’ndaki konuşmasına, partinin 2011 seçim müziği olan “Haydi Bir Daha” şarkısının sözlerini okuyarak başladı. Bu sırada şarkı da fonda çalındı.

“Aynı yoldan geçtiğimiz, aynı sudan içtiğimiz, aynı şarkıları söylediğimiz gönüllerimiz ve dualarımız bir olan siz milletvekili adaylarını sevgiyle selamlıyorum.” diyen Erdoğan, İstanbul’dan Hakkari’ye, Rize’den Hatay’a, İzmir’den Iğdır’a kadar ülkenin dört bir yanında iş yerinde, atölyesinde, bahçesinde, tarlasında helal rızkının peşinde koşan, gönülleri ve duaları kendileriyle beraber olan herkese selamlarını gönderdi.

Annelere, kadınlara, gençlere de selamlarını ileten Erdoğan, “Geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz, bunun için de eğitimden siyasete her alanda önlerini açtığımız gençlerimizi selamlıyorum.” ifadesini kullandı.

Milletvekili adaylarının, milli iradenin temsilciliğine talip olarak kutlu yolculuğa çıktığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ülkemize ve milletimize hizmet için hep beraber çıktığımız bu yolculuğu inşallah hayırlısıyla menziline ulaştıracağız. AK Parti 2002 Kasım’ından beri girdiği her seçimden birinci çıkmış bir partidir. Ancak bizim için bu yeterli değildir. Biz, aynı zamanda Mecliste ülkemizi hedeflerine ulaştırabilecek bir çoğunluğa sahip olmak için de mücadele ediyoruz.”

Milletin huzuruna ilk defa çıktıkları 2002 seçimlerinde yüzde 34 oy oranına ulaşarak, parlamentonun yüzde 63’ünü alarak iktidar olduklarını hatırlatan Erdoğan, “Bu oran ülkemizin yakın tarihindeki en büyük başarıydı. 2007 seçimlerinde bu oranı yüzde 47’ye çıkardık ve yine tek başımıza iktidar olduk. 2011 seçimlerinden yüzde 50 seviyesine kadar ulaştık ve elbette tek başına iktidar olarak yola devam ettik.” diye konuştu.

“(VAKİT TÜRKİYE VAKTİDİR) DİYEREK YOLA ÇIKIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran 2015’te yüzde 41 düzeyindeki oy oranına rağmen tarihlerinde ilk defa Mecliste çoğunluğu sağlayamadıkları bir seçim yaşadıklarını ifade etti.

“Biz, tek başımıza hükümet kuramadık ama diğer partiler de çoğunluğu sağlayıp milletimizin karşısına çıkamadılar.” ifadesini kullanan Erdoğan, 1 Kasım 2015’te seçimlerin yenilendiğini ve yüzde 49,5 oy oranıyla AK Parti’nin tek başımıza iktidara geldiğini, 10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde ve 16 Nisan halk oylamasında yüzde 52’lik oy oranlarına ulaştıklarını hatırlattı.

Erdoğan, 2007’de cumhurbaşkanlığı seçim kriziyle karşılaştıklarını anımsatarak, “Ardından Gezi olaylarıyla başlayan 17/25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimiyle süren, bölücü örgütün çukur eylemleriyle kanlı bir hale dönüşen ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimiyle zirveye ulaşan bir süreci de hep birlikte yaşadık. Tüm bu saldırıların üstesinden sadece ve sadece milli iradeye olan bağlılık ve güvenimiz sayesinde geldik. Biz de işte böyle bir mirasla ve ‘Vakit Türkiye vaktidir’ diyerek yola çıkıyoruz.” diye konuştu.

“MECLİSTE DE GÜÇLÜ BİR GRUP KURMAMIZ GEREKİYOR”

Erdoğan, 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 50’nin çok üzerinde bir oyla kazanmayı hedeflediklerini belirterek, şunları söyledi:

“Aynı şekilde milletimizin en az yarısının desteğini alarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde de güçlü bir grup kurmamız gerekiyor. Bunların yolu da yine milletimizle olan gönül bağımızı güçlü tutmaktan geçiyor. Cumhurbaşkanı adayınız olarak şahsım, milletvekili adaylarımız sizlerle el ele vereceğiz ve inşallah her iki seçimden de yüzümüzün akıyla çıkacağız.”

Salondakilere, “Buna hazır mıyız?” sorusunu yönelten Erdoğan, “Hazırız” cevabı üzerine “İşte bu cesaret, bu heyecan, bu coşku Allah’ın izniyle bizlere 24 Haziran’da o beklenen neticeyi getirecektir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerde milletin karşısına hiçbir zaman eli boş çıkmadıklarına işaret ederek, “Milletimizin huzuruna hep bir yanımızda önceki hükümetlerimiz döneminde yaptıklarımız, diğer yanımızda bir sonraki dönemde yapacaklarımız olduğu halde çıktık.” diye konuştu.

Beyannamenin “Gelecek Vizyonu”yla ilgili bölümünü paylaşan Erdoğan, “Bugün tüm dünyada her alanda baş döndürücü hızda değişim yaşanıyor. Bir yandan teknolojik dönüşümler yaşanırken diğer yandan sosyal ve kültürel alanda yeni eğilimler gözleniyor. Değişimi iyi algılayarak uyum sağlayanlar kazanırken, değişim sürecinde geri kalanlar ise eskisinden çok daha fazla bedeller ödüyor. Biz, dünyadaki eğilimleri, oluşan fırsatları, yeniden şekillenen ilişkileri dikkatle analiz ederek bir yol haritası ortaya koyuyoruz.” diye konuştu.

“DİJİTAL TÜRKİYE’NİN VAKTİNİN GELDİĞİNE İNANIYORUZ”

Dijitalleşmeye özel bir önem verdiklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

“Dijital Türkiye’nin vaktinin geldiğine inanıyoruz. Ülkemizi, cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yılına daha güçlü bir biçimde taşımak için, 2023 vizyonumuzu daha önce ortaya koymuştuk, yeni hükümet sistemiyle bu vizyonumuzu daha da güçlendirerek, Türkiye’yi iş dünyamızın, genç girişimcilerimizin, iş kadınlarımızın küresel ölçekte söz sahibi olduğu bir ülkeye dönüştüreceğiz.”

2023’e beş kala ufuk çizgisi olarak belirledikleri 2053 ve 2071’e doğru emin adımlarla yürüdüklerine işaret eden Erdoğan, “Gelişmekte olan ülkelerin üzerinde yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlayacağız. Böylece dünya ekonomisinden aldığımız payı yüzde 1,5 düzeyine taşıyacağız.” dedi.

“KADINLARIN İŞ GÜCÜNE KATILMA ORANINI YÜZDE 40’IN ÜZERİNE ÇIKARACAĞIZ.”

Korumacılık eğiliminin küresel düzeyde yükseldiği bir ortamda, geçici rüzgarlara kapılmayıp, dışa açık, rekabetçi, serbest piyasayı esas alan ekonomik yapının güçlendirilerek yola devam edileceğini bildiren Erdoğan şöyle devam etti:

“Coğrafyamızın ve dinamik genç nüfusumuzun tüm avantajlarını kullanarak, ülkemizi küresel düzeyde bilgi üreten, bilgiyi katma değere dönüştüren bir güç haline dönüştüreceğiz. Üretim biçimimizi günümüzde en önemli rekabet unsurlarından biri haline gelen yenilikçilik ve farklılık oluşturmaya dayalı bir yapıya dönüştüreceğiz. Bunun için de bilgiye dayalı üretim, büyümemizin belirleyici gücü olacaktır. En büyük servetimiz dinamik nüfusumuz ve gençlerimizdir. Gelişmiş ülkelerin gıptayla baktığı genç ve dinamik nüfusumuzun sunduğu fırsat penceresini ekonomik büyüme açısından en iyi şekilde değerlendireceğiz. Birlikte yürüyeceğimiz gençlerimizle küresel ölçekte yeni başarı hikayeleri yazacağız. Topyekün kalkınma hedefimiz çerçevesinde kadınlarımızın kalkınma sürecine daha aktif katılımını desteklemeye devam edeceğiz. Bir yandan kadın girişimciliğini güçlendirirken diğer yandan kadınların iş gücüne katılma oranını 2023 sonunda yüzde 40’ın üzerine çıkaracağız.”

“ÜLKEMİZİ, EN YÜKSEK İNSANİ GELİŞMİŞLİK SEVİYESİNE DE ULAŞTIRACAĞIZ”

Son 16 yılda yapılan atılımlarla Türkiye’yi üst orta gelir grubuna yükselttiklerini kaydeden Erdoğan, Türkiye’yi yüksek gelirli ülkeler ligine taşımayı hedeflediklerini aktardı.

Türkiye’de bu gücün olduğunu kaydeden Erdoğan, “Hiç endişemiz yok. Kapsayıcı bir ekonomik büyüme anlayışı içinde ekonominin nimetlerini daha adaletli bir şekilde tüm toplumsal kesimlere paylaştıracağız. Bir yandan gelir dağılımını iyileştirirken diğer yandan bölgeler arası dengesizlikleri azaltacağız. BM İnsani Gelişmişlik Endeksine göre, yüksek insani gelişmişlik seviyesine çıkarmış olduğumuz ülkemizi, en yüksek insani gelişmişlik seviyesine de ulaştıracağız.” dedi.

Toplumun, gelirini daha adil paylaşan ve nesiller arası hakkaniyeti sağlamış hale getirileceğini anlatan Erdoğan, “Çalışma, istek, yetenek ve becerisine sahip herkesin yönetime katkıda bulunduğu, demokratik standartları yüksek her alanda kalkınmış bir ülke olma yolunda kararlılıkla yürüyeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Küresel düzeyde ekonomik ve sosyal gelişmelerin şekillendirmesi beklenen alanlardaki teknolojik gelişmelere yoğunlaşacaklarını belirten Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

“Teknolojinin her alanında yetkin bir ülke haline geleceğiz. Bu süreçte aynı zamanda insanımızı zihni ve fiziki becerilerinden faydalanabileceğimiz yeni alanlarda istihdam edeceğiz. Milli gelirden araştırma-geliştirmeye ayırdığımız kaynaklarımızın payını yüzde 2’nin üzerine çıkararak imalat sanayimizde yüksek teknolojili üretimin payının hakim olduğu ekonomik bir yapıya sahip olacağız. Bilginin üretiminde ve katma değer oluşturacak şekilde kullanımında girişimci ve yenilikçi bir anlayışla özel sektörün rolünü güçlendireceğiz. Küçük ve orta boy işletmeler başta olmak üzere rekabetçi bir ortamda oluşturacağımız özgün projelerle küresel ölçekte tanınan, çok sayıda girişimcisi ve markası olan bir ülke konumuna yükseleceğiz.”

Sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası düzeyde de hizmet verebilecek nitelikte mega projeleri birer birer hayata geçirmeyi sürdüreceklerini belirten Erdoğan, “Ülkemizi eğitim, sağlık, bilgi ve iletişim, enerji, savunma sanayi, ulaştırma, lojistik ve ticarette yerli, milli üretimle söz sahibi olan, cazibe merkezi konumunda bir ülke haline dönüştüreceğiz.” diye konuştu.

Özellikle savunma sanayinde gelecek dönemde Türkiye’nin sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacağını, dünyanın önde gelen ihracatçı ülkeleri arasına gireceğini vurgulayan Erdoğan, siber alanda da ülkenin yerli ve milli teknolojik altyapısıyla organizasyon kabiliyetini geliştireceğini kaydetti.

Erdoğan, Türkiye için vazgeçilmez olan enerji ve gıda güvenliği alanlarında uluslararası standartlarda en üst düzeyde tedbirleri hayata geçireceklerine işaret etti.

Vatandaşların huzur ve güvenliği için daha kaliteli bir yaşam hedeflediklerini, bu bağlamda akıllı ve yeşil kent projeleriyle şehirleri daha yaşanabilir bir niteliğe kavuşturacaklarını anlatan Erdoğan, “Gelecek nesillerimize medeniyetimizin izlerini bulacakları, iftihar edecekleri, kimliği olan şehirler bırakacağız. Geçmiş değerlerimizi geleceğe taşıyan, öyle bir anlayış.” dedi.

“GEREKEN ADIMLARI ATACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim, kültür ve sanatta yenilikçi ürün ve yaklaşımlarla tüm insanlık için değer üretmeye, yeni yeni atılımlar yapmaya devam edeceklerini vurguladı.

Türkiye’nin özellikle gelişmekte olan ülkelerin sıkıntı ve beklentilerini dile getirmede önemli bir rol üstlendiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu tecrübeden de faydalanarak AB başta olmak üzere farklı bölgesel yapılarla ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz. Milletimizle birlikte bölgemizdeki ve tüm dünyadaki dost ve kardeş milletlerin daha fazla refaha kavuşmasını istiyoruz. Bunun için gereken işbirliklerini daha da sıkılaştırarak, katma değerin bu coğrafyalarda üretilmesi için gereken adımları da atacağız. Yakın coğrafyamızda huzur ve refah ortamı için katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Küresel düzeyde daha özgürlükçü, kapsayıcı, adaletli bir düzenin tesisine öncülük yapacağız. Bu anlayışla Türkiye bugün olduğu gibi gelecekte de demokrasi ve adaleti sadece kendi insanı için değil, tüm insanlık için istemeye devam edecektir. Dünya 5’ten büyüktür çağrımızı kararlılıkla ifade etmeyi sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden şekillenen dünyada her alanda rekabet üstünlüğüne sahip, girişimci ve yenilikçi anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayıldığı, refahını adaletle paylaşan, milli değerlerini evrensel değerlerle buluşturan güçlü ve büyük Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceklerini belirterek, “Vakit Türkiye vakti.” diye konuştu.

“BAĞIMSIZ, GÜÇLÜ TÜRKİYE”

Seçim beyannamesinin ikinci kısmını yeni yönetim modelinin oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinin aynı zamanda yeni yönetim sisteminin ilk defa hayata geçirilmesine vesile olacağını kaydetti.

Milletin 24 Haziran’da bir sandıkta kendini temsil etmek üzere Meclis’e göndereceği milletvekillerini, diğer sandıkta kendini yönetecek cumhurbaşkanını seçeceğine işaret eden Erdoğan, “Bunun için yeni dönemi, güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye cümlesiyle ifade ediyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, konuşması sırasında salondaki gençlere, “Güçlü Meclis, güçlü hükümet ve bağımsız, güçlü Türkiye.” ifadesini tekrarlattı ve “Bununla yola devam edeceğiz.” dedi.

Bağımsız ve güçlü, tarafsız yargıyla da demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturttuklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Meclis ile Cumhurbaşkanı ne kadar ahenk ve işbirliği içinde çalışırsa Türkiye o kadar kazanacaktır. Bunun için 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığını kazanmak kadar Meclis’te çoğunluğu elde etmeyi de önemli görüyoruz. Türkiye’de Meclis’in itibarı en çok AK Parti iktidarları döneminde artmıştır. Partilerin aralarındaki kavgalar sebebiyle millete hizmet veremez hale gelmiş olan Meclisimizi, tarihimizin en büyük reformlarına imza atan bir kurum haline dönüştürdük.

27 Nisan e-muhtırasından 15 Temmuz darbe girişimine kadar demokrasimize yönelik tüm tehditler karşısında dimdik duran TBMM, milletimizin gözünde adına yakışır bir konuma gelmiştir.”

Mevcut sistemde Meclisin, kanun tasarılarını hazırlayan hükümetin gölgesi altında kaldığını vurgulayan Erdoğan, yeni sistemde hükümeti temsil eden cumhurbaşkanının bütçe dışında Meclise kanun teklif edemeyeceğini söyledi.

Kanun yapma yetkisini tek başına ve sadece milletvekillerine vererek Meclisi gerçek gücüne kavuşturduklarını aktaran Erdoğan, Meclisin hükümeti denetleme yetkisinin daha da arttırıldığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı tarafından kurulacak hükümetin, kararnameler ve diğer düzenleyici işlemlerle tamamen millete ve hizmete odaklanacağına dikkati çeken Erdoğan, kararların daha hızla alınacağı ve daha etkin uygulanacağı yeni sistemin, çok ciddi zaman maliyeti olan sıkıntıları ortadan kaldıracağını ifade etti.

Erdoğan, seçimlerin hemen ardından cumhurbaşkanına bağlı olan kamu yönetiminin tepeden başlayarak aşağıya doğru yenileneceğini, reforma tabi tutulacağını aktardı.

“YARGININ BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞI GÜÇLENDİRİLECEK”

Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının da önem verdikleri bir diğer konu olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“15 Temmuz darbe girişiminin ardından diğer kurumlarımız, yargıda da darbe ve vesayet kalıntılarını ortadan kaldırmak için adımlarımızı attık. Yargının sadece kendi işiyle uğraşacağı, darbeci ve vesayetçi yapıların etkisinden uzak kalacağı bir sistemi kurma yolunda önemli mesafe katettik. Önümüzdeki dönemde yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirecek adımları atmayı sürdüreceğiz. Seçim beyannamemizin üçüncü bölümünde milletimizle güçlü demokrasi hedefimizi paylaşıyoruz. Biz demokrasiyle kalkınmayı birbirinin tamamlayıcısı olarak gördük ve tüm çalışmalarımızı bu anlayışla yürüttük. AK Parti iktidara geldiği günden beri Türkiye’de hakları ve özgürlükleri gerçek anlamda tesis eden, standartlarını sürekli yükselten partidir.”

“TÜRKİYE’Yİ DEMOKRASİ LİGİNDE DE BİR ÜST SINIFA ÇIKARTACAĞIZ”

AK Parti’nin önüne çıkan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun asla demokrasiden, özgürlüklerden, haklardan taviz vermediklerini belirten Erdoğan, “AK Parti’nin hak ve özgürlükler konusunda bugüne kadar yaptıklarını saymaya kalksak karşımıza gerçekten çok uzun bir liste çıkar. 24 Haziran seçimlerinden sonra da demokrasimizi geliştirmeye devam edeceğiz. 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’yi ekonomide olduğu gibi demokrasi liginde de bir üst sınıfa çıkartacağız.” dedi.

Toplumdaki her bireyin hayat tarzına gösterdikleri saygıyı bundan sonra da sürdüreceklerini dile getiren Erdoğan, “Yeni dönemde cemevlerine hukuki statü tanıyacağız. Devletin siyasi, idari, adli ve ekonomik düzeninin temel haklar merkeze alınacak şekilde geliştirilmesini sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.

YASAKLAR VE YASAKÇI ZİHNİYETLE MÜCADELE EDİLECEK

Yasaklar ve yasakçı zihniyetle mücadelelerini arttırarak devam ettireceklerini söyleyen Erdoğan, “Milletimize, üç ‘y’ ile mücadele sözü vermiştik. Bunlar yasaklar, yoksulluk ve yolsuzluktu. Yeni dönemde de bu mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi.

Erdoğan, “Ana muhalefetin 15 Temmuz’u ‘kontrollü darbe’ olarak yaftalaması ve sadece terörle mücadele için kullanılan olağanüstü hal uygulamasını diline dolaması demokrasimiz bakımından utanç vericidir.” diye konuştu.

AK Parti’nin laikliği “Dini özgürlüklerin ve farklı hayat tarzlarının hukuk devletinin teminatı altına alınması ve devletin bütün inanç gruplarına eşit mesafede durması” olarak gördüğünü vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Tek parti yönetiminde, darbe ve vesayet dönemlerinde milletimize karşı bir baskının aracı haline getirilen laiklik anlayışına karşı biz kendi tanımımızı milletimizin takdirine sunuyoruz. FETÖ başta olmak üzere insanlarımızın inançlarını istismar ederek, devlete ve sivil siyasete tasallut eden yapılarla mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz. Kendi partimizden başlayarak devlet yönetiminin her kademesinde istişareyi ve katılımcılığı en üst düzeye çıkarmak için çalıştık, çalışıyoruz. özellikle sivil toplum alanının sağlıklı işleyebilmesi için devletin düzenleyici rolünü arttırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda sivil toplum kuruluşlarının hukuki statülerinden diğer kurumlarla ilişkilerine, mali kaynaklarına kadar tüm işlemlerini şeffaf, hesap verebilir yapıya kavuşturacağız. Hukukun üstünlüğü ilkesini esas alarak herkesin hakkını daha iyi koruyabileceği yöntemler geliştireceğiz. Yargının milletimizin gözünde hak ettiği saygın yere gelebilmesi için gereken reformları kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Erdoğan, milletin “adalet” talebinin karşılanabilmesi için yargı süreçlerini hızlandırma, kolaylaştırma ve basitleştirme çalışmalarına devam edeceklerini, milletin huzur içinde yaşayabilmesi için güvenlik konusunda ortaya çıkan yeni durumlara karşı gereken tedbirleri süratle alacaklarını, mahalle ve semt bekçilerini yaygınlaştırarak tüm sokakları huzurlu hale getireceklerini anlattı.

“Terör örgütleriyle mücadelemizi, inlerine girmek suretiyle kesintisiz bir şekilde devam ettireceğiz.” ifadesini kullanan Erdoğan, seçim beyannamesinin dördüncü başlığını “İnsan ve Toplum” olarak belirlediklerini bildirdi. Erdoğan, AK Parti’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla iktidara geldiğini ve tüm icraatlarını bu doğrultuda gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Eğitimin altyapı eksiğini geçen 16 yılda büyük ölçüde tamamlandığını vurgulayan Erdoğan, önümüzdeki yıldan itibaren de tüm okulların tam gün eğitime geçebilecek hale geleceğini söyledi.

“Yeni dönemde tüm imkanlarımızı ve gücümüzü eğitim-öğretimin niteliğini yükseltmeye hasredeceğiz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerinin tarihsel, toplumsal ve kültürel gerçeğe dayalı potansiyelin tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasını sağlayacak, bireyden topluma, yerelden evrensele, geçmişten geleceğe uzanan bir eğitim ortamını inşa edeceklerinin altını çizdi.

Erdoğan, eğitimde bir kalite seferberliği başlatacaklarına dikkati çekerek, kurumsal yapılardan okul türlerine, öğrencilerin becerilerinin yönlendirilmesinden öğretmenlerin niteliklerine kadar eğitimin her alanında çok önemli reformların hayata geçirileceğini dile getirdi.

Müfredatın Türkiye’nin ihtiyaçlarına ve çağın gereklerine göre güncelleneceğini belirten Erdoğan, üniversiteleri dünya çapında markalar çıkaracak şekilde destekleyeceklerini söyledi.

Kültür ve sanatın yeni dönemde öncelikleri arasında yer alacak bir diğer konu olduğunu ifade eden Erdoğan, kültür ve sanat faaliyetlerine daha fazla kaynak ayrılacağını aktardı.

“KÜLTÜR MERKEZİ OLMAYAN İL KALMAYACAK”

Telif haklarından kültür mirasına kadar her alanda eksiklikleri tamamlayarak Türkiye’yi daha ileriye taşıyacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kültürümüzün dünyaya tanıtımında çok önemli yeri olan sinema ve televizyon dizilerine özel destek vereceğiz. Kütüphanelerimizi, yaşayan mekanlar anlayışıyla, gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız için cazibe merkezleri haline dönüştüreceğiz.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde inşaatı bitmek üzere olan 5 milyon kitap kapasiteli kütüphanemizi dünya çapında bir merkez haline getireceğiz. 24 saat öğrencilerimizin hizmetinde olacak. Rami Kışlasını, restorasyonunu tamamladıktan sonra 7 milyon kitaba sahip bir kütüphaneye dönüştürüyoruz. Nüfusu 5 binin üzerindeki tüm yerleşim birimlerimizin kütüphaneye kavuşmasını sağlayacağız. Kültür merkezlerimizi de özellikle yaygınlaştırıyoruz. Ülkemizde kültür merkezimiz olmayan il kalmayacak.”

Erdoğan, sağlığın da AK Parti’nin en başarılı olduğu alanlardan birisi olduğunu dile getirerek, sağlık hizmetlerinin artırılmasına yönelik çalışmalara devam edileceğini bildirdi.

Şehir hastaneleri projelerinin de meyvelerini vermeye başladığını aktaran Erdoğan, Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri şehir hastanelerinin hizmete açıldığını hatırlattı.

Manisa, Elazığ, Eskişehir ve Ankara Bilkent şehir hastanelerinin de bu yıl bitmeden açılacağını ifade eden Erdoğan, “Ülkemize kazandıracağımız 40 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerimiz, ülkemizde sağlık hizmetlerinin standardını bir üst seviyeye yükseltecektir.” dedi.

Erdoğan, sağlıklı nesiller için normal doğumun teşvik edileceğini, kanserden diyabete, geleneksel tıbba kadar sağlığın her alanında daha iyi hizmetler vermek için çalışmaları sürdüreceklerini bildirdi.

Yerli aşıdan, tıbbi cihaza kadar sağlık sektöründe de yerlileşme oranının yükseleceğine işaret eden Erdoğan, Türkiye Genom Projesi kapsamında Türkiye’deki nüfusun gen havuzunun çıkarılarak kişiye dayalı tıp uygulamalarının da geliştirileceğini aktardı.

Recep Tayyip Erdoğan, gençlerin sadece iş değil aynı zamanda kariyer sahibi olmalarını da hedeflediklerini, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında yurt dışı eğitim imkanlarını artırarak dünyayı bilen, tanıyan ve oradaki birikimleri ülkeye taşıyacak bir kuşak yetiştirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Üniversite ve yurtlar konusunda atılan adımları taçlandıracak projelerin de yeni dönemde hayata geçirileceğini anlatan Erdoğan, siyasette de gençlerin önünü AK Parti’nin açtığını vurguladı.

Erdoğan, seçilme yaşını önce 25’e daha sonra da 18’e düşürerek, gençlerin enerjisini daha fazla siyasete yansıtmayı amaçladıklarını söyledi.

“YURT DIŞINDAKİ VATANDAŞLAR İÇİN YENİ PROJELER HAYATA GEÇECEK”

Gençleri, istihdamdan spora kadar her alanda desteklemeyi sürdüreceklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kadınlarımızı hayatın her alanında hak ettikleri yere getirme konusunda gerçekten çok önemli mesafe kat ettik. Siyasetten bürokrasiye, kültür ve sanattan sivil toplum faaliyetlerine kadar her alanda kadınların etkin birer fert olarak süreçlere katılımını artırmayı sürdüreceğiz. Kadına şiddetten, çocuk yaşta evliliğe kadar kadınlarımızın mağduriyetine yol açan sorunlarla mücadeleyle devam ettireceğiz. Milletimizin omurgası olarak gördüğümüz ailenin güçlendirilmesi, çocuk sayımızın artırılarak nitelikli bir şekilde yetiştirilmesi sosyal politikalarımızın ana eksenini oluşturuyor.

Yurt dışındaki vatandaşlarımızın ve onların çocuklarının sorunlarının çözümü için yeni projeleri hayata geçireceğiz. Yoksullukla mücadele en başarılı olduğumuz alanlardan birisidir. Hedefimiz gelişmiş ülkelerdeki standartlara uygun şekilde günlük 4,3 doların altında yaşamak zorunda kalan kimse bırakmamaktır. Yaşlılarımıza ve engellilerimize yönelik çok önemli projelerimiz var. Hepsini yeni dönemde hayata geçireceğiz.”

Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş sosyal güvenlik sistemine sahip ülkelerinden biri olduğuna işaret eden Erdoğan, emeklilere Kurban ve Ramazan Bayramları’nda biner lira ikramiye vererek, önemli bir destek sağladıklarını kaydetti.

Seçim beyannamesinin 5. başlığının “İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi” olduğunu aktaran Erdoğan, “Bizim ekonomideki başarımızın sırrı güven ve istikrar iklimini sağlayabilmiş olmamızdır. Yeni dönemde de güven ve istikrarı güçlendirmek için çalışacağız. Özellikle mali disiplin ve finansal istikrar konusunda en küçük bir taviz vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, yüksek büyümenin ekonomi politikalarının lokomotifi olduğunu vurgulayarak, “İhracatıyla, istihdamıyla, yatırımlarıyla büyümeyi destekleyecek her adımı kararlılıkla atmayı sürdüreceğiz. Rekabet gücümüzün yüksek olduğu alanlardan başlayarak dijital dönüşüme hız vereceğiz. Yüksek katma değerli sektörlerin ekonomimiz içindeki payını arttırarak rekabet gücümüzü yükselteceğiz.” diye konuştu.

“CARİ AÇIĞI YAPISAL SORUN OLMAKTAN ÇIKARTIP, KALICI BİR ŞEKİLDE DÜŞÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretim ve ihracatın ithalata olan bağımlılığını azaltacaklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sermaye piyasalarımızı yeni araçlarla derinleştirerek işletmelerimizin bu imkanları daha etkin kullanmasını sağlayacağız. Enflasyonla mücadele konusunda yeni ve çok ciddi önlemleri seçimden hemen sonra yürürlüğe koyacağız. Epeyce gerilettiğimiz ancak son dönemde bir parça yukarıya doğru hareketlenen enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden çıkartmakta kararlıyız. Cari açığı yapısal sorun olmaktan çıkartıp, kalıcı bir şekilde düşüreceğiz.

Böylece dış kaynak ihtiyacımızı azaltarak ekonomimizi daha dayanıklı hale getireceğiz. Yeni pazarlar bularak, ürün çeşitliliğine giderek ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracağız. KOBİ’lerin verimliliğini artıracak, dijital dönüşümlerini destekleyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, 100. yılına dijital dönüşümünü tamamlamış, yüksek verimlilikle çalışan güçlü bir sanayiye sahip, yüksek katma değerli tarımsal üretimi olan, küresel bazda örnek gösterilen bir hizmetler sektörü olarak girecektir.”

“MİLLİ TEKNOLOJİ” HAMLESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, beyannamenin 6. başlığının ise “Stratejik Sektörler ve Yenilikçi Üretim” olarak saptandığını belirterek, “Bilim, teknoloji, Ar-Ge konusunda başlattığımız çalışmaları ‘milli teknoloji’ hamlesiyle yeni bir boyuta taşıyacağız. Araştırmacı yetiştirmeden Ar-Ge desteklerine kadar pek çok alanda yeni programları devreye alacağız. Antarktika’da kuruluş hazırlıklarını başlattığımız Türk Bilim Üssü’nü önümüzdeki yıl faaliyete açıyoruz.” diye konuştu.

İmalat sanayisini daha yüksek katma değer üreten, küresel rekabet gücü kazanmış bir yapıya dönüştüreceklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kamunun ihtiyaç duyduğu ürünlerin ülkemizde yüksek yerli katkıyla üretilmesini sağlayacak etkin bir mekanizma kuracağız. Yerlileştirme kapsamında, imalat sanayimizin 130 milyar dolarlık ara malı ithalatını oluşturan 3 bine yakın ürünü, 43 gruba ayırarak öncelikle bunlara odaklanacağız. Yüksek teknolojiye dayalı yatırımlar için kurulan 6 endüstri bölgesine 15 tane ilave edeceğiz.

Ülkemizin en büyük liman projesinin de uygulandığı Filyos Endüstri Bölgesi’ni yüksek ve orta yüksek teknolojik yatırımlar için üretim merkezi haline getireceğiz. Enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma sektörleri gibi öncelikli alanlarda teknolojik ürün yatırımlarını etkin bir şekilde destekleyeceğiz. Türkiye’nin otomobil projesini hızla hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deniz taşımacılığında ilk aşamada 20 yaşını geçmiş 100 civarındaki kosterden başlayarak, gemi filomuzu hızla yenileyeceğiz.” açıklamasını yaptı.

“İNSANSIZ SAVAŞ UÇAKLARI KONUSUNDA AR-GE ÇALIŞMALARI BAŞLATACAĞIZ”

Katma değeri yüksek kimyasalların üretimini özendireceklerini aktaran Erdoğan, petrokimya alanında Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak yeni tesisler kurulmasını da teşvik edeceklerini bildirdi.

Erdoğan, savunma ve havacılık sanayinin önem verilen bir başka alan olduğuna işaret ederek, “Yaşadığımız tecrübeler savunma sanayinde güçlü olmadan hedeflerimize ulaşamayacağımızı göstermiştir. Bunun için teknolojik dönüşümü arkadan takip eden değil, bu dönüşüme liderlik eden yatırımlara öncelik veriyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Silahlı ve silahsız insansız hava araçları konusunda elde edilen başarının kendilerine güç ve moral verdiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“İşte Afrin’de, Cerablus’ta bunu yaşadık, şu anda iç güvenlikte bunu yaşıyoruz. Özel sektörün savunma, havacılık ve uzay alanında daha etkin hale gelmesi gerekiyor. Teşvik sistemlerini bu alanları kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Savunma sanayi, ihracatımızda da giderek önemli bir yer kaplıyor. Bu alandaki çalışmalarımızı özellikle dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde genişleteceğiz.

Altay Milli Tankı, seri üretim aşamasına geldi. Motorları yerli olarak tasarlayıp, üretecek adımları attık. Bu çalışmaları yeni dönemde hızla sonuçlandırıp ticari kullanım aşamasına getireceğiz. İnsansız savaş uçakları konusunda Ar-Ge çalışmaları başlatacağız. Açık denizlerde de görev yapabilecek havuzlu çıkarma gemisinin üretimini süratle tamamlayarak, donanmamıza dahil edeceğiz.”

Hava Savunma Sistemleri projelerinde önemli mesafe katedildiğini ve bunların hızla bitirileceğini aktaran Erdoğan, “Uzayda bayrağımızı temsil edecek çalışmaları yürütecek Uzay Ajansımızı bu yıl kuruyoruz.” diye konuştu.

TARIMSAL MİLLİ GELİRDE HEDEF, 150 MİLYAR DOLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjiyi stratejik bir sektör olarak gördüklerini vurgulayarak, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını mümkün olan en üst seviyede değerlendirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Doğalgaz kullanmayan il ve büyük ilçenin kalmayacağını bildiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Yerli kömürü elektrik üretiminde en iyi şekilde değerlendireceğiz. Madencilik sektöründe arama, üretim, ithalat ve ihracat politikalarımızı ülkemizin ihtiyaçlarına göre gözden geçirecek, çevreyle uyumlu hale getireceğiz. Bor başta olmak üzere ülkemizin sahip olduğu değerli hammaddeleri en etkin şekilde kullanma çalışmalarına devam edeceğiz. Tarım politikalarımızı, tarım, gıda güvenliğimizi temin edecek şekilde geliştireceğiz. Hedefimiz 2023 yılında tarımsal milli gelirimizi 150 milyar dolara, tarımsal ihracatımızı da 50 milyar dolara çıkarmaktır.”

Tarım desteklerini yeniden düzenleyerek daha etkin hale getireceklerini belirten Erdoğan, tarıma dayalı ekonomik yatırımları yüzde 50 hibe ile desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti.

Erdoğan, yüksek teknolojili seracılık ve dikey tarım gibi modern teknikleri yaygınlaştıracaklarını, sertifikalı tohum kullanımına destek vereceklerini bildirdi.

Sudan’da kiralanan 780 bin hektar tarım arazisini yatırım yapmaları için girişimcilere açacaklarını vurgulayan Erdoğan, “Hayvan varlığını artırarak kırmızı et tüketiminde kendi kendine yeterli bir ülke haline geleceğiz. Özellikle Doğu Anadolu Bölgemizde hayvancılığın gelişmesine özel önem vereceğiz.” diye konuştu.

“ULAŞTIRMA VE LOJİSTİK ALT YAPIMIZI GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Ulaştırmanın, AK Parti iktidarlarının en başarılı olduğu alanlardan bir diğeri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ekonomimizin can damarı olan ulaştırma ve lojistik alt yapımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Otoyol ağımızı iki katına çıkaracağız. Bölünmüş yol ağımızı 26 bin kilometreye çıkardık. Bunu da 36 bin 500 kilometreye ulaştıracağız. Havacılık ve denizlik sektörlerinde ülkemizi dünyanın en önemli transit merkezlerinden biri haline getireceğiz. Demir yollarında hızlı tren hatlarını süratle tamamlayarak milletimizin hizmetine sunacağız. Demiryolu ağımızı 25 bin kilometreye, hızlı tren hatlarımızın uzunluğunu 13 bin kilometreye çıkartacağız. Özel sektörü, demiryolu taşımacılığında da etkin olmaya teşvik edeceğiz.”

Kent içi ulaşımda yerel yönetimlerin, raylı sistemleri daha fazla kullanacağını söyleyen Erdoğan, İstanbul ile birlikte 9 yeni hava limanını daha hizmete alacaklarını belirtti.

Erdoğan, 2020 ve 2021 yıllarında iki yeni uyduyu uzaya göndererek bu alandaki Türkiye’nin yerinin perçinleneceğini ifade etti.

Haberleşme alt yapısını geliştireceklerinin altını çizen Erdoğan, genişbant abone sayısını 90 milyona, fiber abone sayısını 10 milyona ulaştıracaklarını aktardı.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE YEREL YÖNETİMLER BÖLÜMÜ

Seçim beyannamesinin yedinci başlığının “çevre, şehircilik ve yerel yönetimler” olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Sürdürülebilir, kapsayıcı ve dengeli kalkınma yaklaşımımız çerçevesinde ülkemizin her ferdini ve bölgesini kuşatacak bir vizyonu, hep birlikte hayata geçireceğiz. Çevre sorunlarına ve iklim değişikliğine karşı alınacak tedbirleri, uygulamayı gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz. Başlattığımız sıfır atık projesiyle dünya çapında bir model ortaya koymayı amaçlıyoruz. Atık su arıtma ve entegre katı atık yönetimi hizmetlerinin 2023 yılına kadar şehirlerde yaşayan tüm vatandaşlarımıza ulaşmasını sağlayacak, bu alt yapıyı kuracağız.”

Recep Tayyip Erdoğan, ülke çapında korunan alanları 653’e çıkartacaklarını ve buralarda kurulacak alt yapı ve verilecek hizmetlerle 135 milyon ziyaretçiyi ağırlayacaklarını bildirdi.

“ORMAN ALANLARIMIZIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ 233 MİLYON DEKARA ÇIKARTACAĞIZ”

ÇED süreçlerinin daha etkin uygulanmasını temin edeceklerini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Su havzalarının tamamını koruma altına alacak, ‘Bütüncül Su Kaynakları Yönetimi Modeli’ne geçeceğiz. Taşkın koruma tesislerimizin sayısını iki katından fazla artırarak 10 bine çıkartacağız. Melen ve Yeşilçay projeleriyle, İstanbul’un Gerede projesiyle, Ankara’nın Güzbağ projesiyle, Gaziantep’in içme suyu sorunlarını çözeceğiz. Ergene Havzası Eylem Planı’nı kararlılıkla uygulayacağız. Orman alanlarımızın büyüklüğünü, ülkemizin üçte birine yakınını kapsayacak şekilde 233 milyon dekara çıkartacağız.”

Şehircilik konusunda çok önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, tarihten aldıkları ilhamla, insanın aynası olarak gördükleri şehirleri karakter sahibi mekanlarla estetik, huzurlu ve güvenli hayat alanları haline dönüştürmekte kararlı olduklarının altını çizdi.

Erdoğan, şehir ve şehir yönetimini, birbirini tamamlayıcı unsurlar olarak gördüklerine işaret ederek, “Bunun için insanı merkeze alan kültürün, sanatın, yeşilin vazgeçilmez parçaları olduğu şehirler kurmak ve yaşatmak istiyoruz. İstanbul başta olmak üzere marka değeri yüksek şehirlerimizi küresel düzeyde cazibe merkezleri haline dönüştüreceğiz.” dedi.

“YEREL YÖNETİMLERİN ALT YAPI PROJELERİNE DAHA FAZLA KAYNAK SAĞLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun şekilde kapsamlı bir yerel yönetim reformu gerçekleştirerek belediyelerin icrai gücünü artıracaklarını belirten Erdoğan, belediye meclislerinin denetim yetkisini artırarak, katılımcılığı ve hesap verilebilirliği güçlendireceklerini dile getirdi.

Büyükşehir belediyelerinde akıllı kent uygulamalarını destekleyeceklerini ifade eden Erdoğan, “Yerel yönetimlerin alt yapı projelerine daha fazla kaynak sağlayacağız. Geçmişte gecekondulaşma ve çarpık yapılaşma sebebiyle sıkıntılar yaşayan şehirlerimizi kentsel dönüşüm projeleriyle yaşanabilir yerler haline getirmeyi sürdüreceğiz.” diye konuştu.

DIŞ POLİTİKA VE MİLLİ GÜVENLİK BÖLÜMÜ

Seçim beyannamesinin sekizinci ve son başlığını “dış politika ve milli güvenlik” konusunun oluşturduğunu aktaran Erdoğan, dış politikada hakkaniyet eksenli yaklaşımlarını devam ettireceklerini söyledi.

Erdoğan, “Bağımsız ve inisiyatif alan dış politika uygulamalarımızla öncü bir ülke haline getirdiğimiz Türkiye’yi, bölgesel ve küresel düzeyde daha da güçlendireceğiz.” dedi.

Bölgenin demokrasiye ve insan haklarına saygılı, istikrarlı yönetimlere kavuşması için çalışmayı sürdüreceklerini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası platformlarda insanlığın vicdanı, mazlumların sesi olduk, olmaya devam edeceğiz. Dünya beşten büyüktür çağrımızı her platformda tekrarlayacağız. Dış politikada elde ettiğimiz kazanımların ticaret ve yatırım olarak ülkemize dönmesine yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz. Boşuna ‘one minute’ demedik, boşuna ‘dünya beşten büyüktür’ demedik. İşte bunlar bizim dış politikamızın eksenini oluşturdu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili ve çok taraflı iş birliğini geliştirerek dünyanın her yerinde Türkiye’nin daha etkin temsilini sağlayacaklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Stratejik bir hedef olarak gördüğümüz AB üyeliği için kazan kazan esasına göre süreci işletmekten vazgeçmeyeceğiz. Amerika ile yaşadığımız sorunları aşarak müttefiklik ruhuna uygun bir ilişki tesis etmenin yollarını arayacağız. Rusya ile gayet iyi bir zemine oturan ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz. Balkan ülkeleriyle tarihi birlikteliğimizden aldığımız güçle daha yakın ilişkiler sürmeye devam edeceğiz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmayı sürdürecek, Kırım’ın asli halkı olan Tatar Türklerinin güvenlik ve refahının teminini önceliğimiz olarak koruyacağız.”

“KKTC’Yİ SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK DESTEKLECEĞİZ”

Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, siyasi ve ekonomik olarak destekleyeceklerini, Ada’da adil bir çözüme ulaşılması için çaba göstermeye devam edeceklerini belirtti.

Orta Asya ülkeleriyle giderek gelişen ilişkilerini siyasi, kültürel, ekonomik olarak daha ileri boyutlara ulaştıracaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleriyle ilişkilerimizi derinleştirecek, halklarımız arasındaki kültürel ve beşeri ilişkileri sürdüreceğiz. Filistin halkı kendi özgür vatanlarına kavuşana, ilk kıblemiz Kudüs, barışa ve huzura erişene kadar çaba göstermeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye topraklarının tüm teröristlerinden arındırılıncaya kadar bu ülkedeki faaliyetlerin artarak devam edeceğini belirten Erdoğan, “Kuzey Suriye’yi teröristlerden temizleyeceğiz ve oranın halkı topraklarına dönecek. Ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimizin, güvenliğini sağladığımız bölgelere dönüşlerini teşvik edeceğiz.” bilgisini verdi.

Dünyanın geleceği olarak gördükleri Afrika’da her alanda daha etkin şekilde yer almak için çaba göstereceklerini ifade eden Erdoğan, G20, İslam İşbirliği Teşkilatı, D8, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü gibi oluşumları da en etkin şekilde kullanmakta kararlı olduklarını vurguladı.

Yurt dışında yaşayan milyonlarca vatandaşın haklarını korumak için gerekli tedbirleri alamaya devam edeceklerini bildiren Erdoğan, “Bosna Hersek’te, Avrupa’nın dört bir yanından gelen kardeşlerimizle orada nasıl bütünleştiğimizi herhalde televizyonlardan izlediniz.” dedi.

Erdoğan, hiçbir ayrım yapmaksızın bütün terör örgütleriyle mücadelenin sürdürüleceğini belirterek, terör örgütlerinin ülkeyi hedef alan saldırıları yanında, propaganda ve finans kaynaklarının kesilmesine yönelik tedbirleri de yaygınlaştıracaklarını vurguladı.

“YENİ DÖNEME YEPYENİ BİR ANLAYIŞLA BAŞLIYORUZ”

“Polis, öğretmen, hemşire, din görevlisi ve diğer idarecilerimizin emeklilik ek göstergelerini 3600’e çıkaracağız.” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Buradaki adaletsizliği bu vesileyle inşallah gidermiş oluyoruz. Böylece ülkeleri ve milletleri için fedakarca çalışan bu kamu görevlilerimizin emekliliklerinde de verdikleri hizmetlerin karşılığını alabilmelerini temin ediyoruz. Türkiye’yi büyütürken, tüm kesimlerin hak ettikleri refaha ulaşmalarını sağlamakta kararlıyız. Yeni döneme yepyeni bir anlayışla başlıyoruz. Çünkü, vakit birlik vakti.”

“Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’nin şahlanacağını” söyleyen Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye’ye en büyük yatırımları yapan, en önemli projeleri kazandıran parti olduğunu vurguladı.

İstanbul Taksim Meydanı’nda birincil olarak opera binası ve çok amaçlı kullanılabilecek Atatürk Kültür Merkezi Projesi’nin gelecek yıl hizmete açılacağını duyuran Erdoğan, bu yapının İstanbul’un en önemli değerlerinden biri olacağını ifade etti.

Ankara’da Hipodromun olduğu alanda Türkiye Uygarlıklar Müzesi adıyla ülkenin her köşesinden eserlerin yer alacağı dev bir külliyenin kurulacağını bildiren Erdoğan, dijital kültür arşivinin de oluşturulacağını kaydetti.

Erdoğan, Yassıada’yı, “yaslı ada” olmaktan çıkartıp, Demokrasi ve Özgürlükler Adası haline dönüştürdüklerini dile getirerek, inşaat çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Sağlıkta yerli aşı üretimi, yerli plazma üretimi gibi stratejik öneme haiz projeleri birer birer uygulamaya alacaklarını vurgulayan Erdoğan, savunma sanayisinde başlattıkları ve çalışma aşamalarına getirdikleri projeleri tamamlamakla kalmayacaklarını, sürekli daha ileriye taşıyacaklarını söyledi.

Erdoğan, karada, havada ve denizde kendi kendine yeten bir ülke olmanın yanında önemli bir ihracatçı haline gelene kadar savunma sanayi projelerini geliştirmeyi de sürdüreceklerini vurguladı.

Erdoğan, yerli otomobilin üretimiyle ilgili projenin hızla ilerlediğini, imzaların atıldığını, çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

“Yerli otomobilimizi yapacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, prototipi gelecek yıl tamamlamayı ve 2021’de ticari üretime geçmeyi planladıklarını belirtti.

Otoyolların bir bölümünün inşasına başlandığını, bir bölümüne ise yakında başlanacağını açıklayan Erdoğan, “İstanbul-İzmir Otoyolu’nun tamamını önümüzdeki yıl sonuna kadar hizmete açıyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu’nun büyük bölümünün gelecek yıl tamamlanacağına dikkati çekerek, “29 Ekim’de İstanbul’daki üçüncü havalimanını açıyoruz.” ifadesini kullandı.

1915 Çanakkale Köprüsü’nün içinde yer aldığı Tekirdağ-Balıkesir Otoyolu’nun 2022’ye kadar bitirileceğini, Ankara-Niğde Otoyolu’nun inşası bittiğinde Edirne’den Şanlıurfa’ya kadar kesintisiz otoyol ulaşımının sağlanacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Menemen-Çandarlı Otoyolu’nun yapımına başlandığını, Mersin-Taşucu Otoyolu’nun ihalesinin birkaç ay içinde yapılacağını kaydetti.

Erdoğan, Ankara-Delice, Burdur-Alanya, Denizli-Antalya, Ankara-Sivrihisar otoyollarının 2023 perspektifi kapsamındaki projelerden olduğunu belirterek, “Ovit Tüneli’ni bu yıl, Zigana Tüneli’ni önümüzdeki yıl tamamlamayı hedefliyoruz. Cizre ile Şırnak’ı birbirine bağlayan Cudi Tünelleri beton kaplama aşamasına geldi. İnşallah yakında onları da hizmete açacağız.” dedi.

Mersin-Antalya arasındaki 34 tünelden 15’inin tamamlandığını, Ordu Çevre Yolu’ndaki dört tünelden ikisinin bittiğini, Zara-Suşehri arasındaki Geminbeli Tüneli’nin gelecek sene hizmete açılacağını ifade eden Erdoğan, Şebinkarahisar-Giresun arasındaki Eğribel Tüneli’nde ışığın görüldüğünü, kazı ve destek çalışmalarının sürdüğünü aktardı.

KANAL İSTANBUL PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erzurum-Bayburt arasındaki Kop Tüneli’nde ışığın gelecek yıl görüleceğini, çok sayıda tünelin inşasının sürdüğünü dile getirerek, dünyada ilk olma özelliğine sahip denizin altından üç katlı büyük İstanbul Tüneli’ne ilişkin de bilgi verdi.

Dünya çapında dev bir proje olarak nitelendirdiği Kanal İstanbul projesinin startını yeni dönemde vereceklerini ifade eden Erdoğan, Karadeniz ve Marmara’yı yaklaşık 45 kilometrelik kanalla birbirine bağlayacak projenin, tüm bölgenin ekonomisini, sosyal ve kültürel hayatını değiştirecek nitelikte olduğunu söyledi. Projenin finansman modeline yönelik de önemli görüşmeleri gerçekleştirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah çok yakında bu projeyi ihaleye çıkartacağız.” diye konuştu.

Önemli ulaşım projeleri arasında hızlı tren hatlarının da yer aldığın işaret eden Erdoğan, hizmette olan Ankara, İstanbul, Eskişehir, Konya hatlarına ilaveten İzmir, Mersin, Sivas, Kayseri, Bursa hatlarındaki çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Erdoğan, 2023 perspektifinde Erzurum’dan Samsun’a, Malatya’ya kadar birçok şehrin hızlı tren konforuyla tanıştırılacağını belirterek, “İstanbul’da inşası bitmek üzere olan yeni havalimanımız, Türkiye’nin prestij eserlerinden biridir.” dedi.

Rize-Artvin, Bayburt-Gümüşhane, Yozgat, Karaman, Tokat, Çeşme-Alaçatı, Batı Antalya havalimanlarının da birkaç sene içinde tamamlanacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filyos, Çandarlı ve Mersin limanlarının deniz ticaretine yeni nefesler kazandıracağını kaydetti.

Ankara şehir içi ulaşım hatlarının genişletileceğine dikkati çekerek, bu kapsamdaki çalışmalara ilişkin bilgi veren Erdoğan, İzmir’deki Körfez Geçiş projesiyle kuzeyden gelen trafiğin doğrudan güneye akmasını sağlayacaklarını söyledi. İzmir ve İstanbul’da yapılacak ulaşım çalışmalarına ilişkin projeleri de anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya, Gaziantep, Erzurum, Erzincan ve Kayseri’de birkaç sene içinde raylı sistemlerin hizmete alınacağını bildirdi.

TARIM PROJELERİ

Tarım alanında Silvan Barajı ve bağlantılarının 235 bin hektarı sulayacağını, 200 bin kişiye de istihdam sağlanacağını anlatan Erdoğan, Suruç Ovası Sulaması projesinin 56 kilometrelik kısmının bittiğini, kalan bölümün 2022’ye kadar tamamlanacağını kaydetti.

Aşağı Fırat projesi ile 216 bin hektar alanın, Kralkızı-Dicle projesiyle 115 bin hektar alanın sulanacağını, Bozova Sulaması projesinde 28 bin hektarın sulamaya hazır hale geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar 6 milyon hektarın üzerinde alanı toplulaştırarak, tarımda verimi artırdık. Bu yıl da 800 bin hektar alanı toplulaştırıyoruz.” dedi.

Enerji alanında Ilısu Barajı ve HES Projesi’ni dev bir proje olarak nitelendiren Erdoğan, “Bu yıl su tutmaya önümüzdeki yıl elektrik üretmeye başlayacağımız bu projenin maliyeti yaklaşık 9 milyar liradır.” diye konuştu.

Yusufeli Barajı ve HES Projesi’nde 2020’de su tutulacağını dile getiren Erdoğan, “Bölgemizdeki en önemli doğal gaz boru hatlarından biri olan Azerbaycan ile hayata geçirdiğimiz TANAP’ın açılışını inşallah 12 Haziran’da yapıyoruz. Bu hattan ilk etapta yılda 2 milyar metreküple başlayacak gaz akışı 31 milyar metreküpe kadar çıkabilecektir.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Seçim Beyannamesi ve Aday Tanıtım Toplantısı’ndaki konuşmasında, Rusya ile yürüttükleri Türk Akım Doğalgaz Boru Hattı projesinde önümüzdeki yıl gaz akışının başlamasını beklediklerini aktardı.

Tuz Gölü’nde ve Kuzey Marmara’da iki büyük doğalgaz yeraltı depolama tesisi yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin Akkuyu’da Türkiye’nin ilk nükleer enerji santralinin inşasının sürdüğünü belirtti.

Türkiye için büyük öneme sahip bu santralın ilk ünitesini 2023’te devreye almayı planladıklarını vurgulayan Erdoğan, “Sinop’taki nükleer güç santralı ile ilgili çalışmalar sürüyor. Güneş ve rüzgar enerjisi konusunda çok önemli çalışmalar başlattık, bunları geliştirerek devam ettireceğiz.” dedi.

Büyükşehirlerin içme suyu ihtiyaçları için pek çok projeyi hayata geçirdiklerini ve halen devam edenlerin bulunduğunu anlatan Erdoğan, hiçbir büyükşehirin içme suyu sıkıntısı çekme ihtimali kalmayana kadar bu çalışmaları sürdüreceklerini bildirdi.

Çevre alanında da çok önemli projeleri bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, Ergene Havzası’ndaki sanayi tesislerini ve organize sanayi bölgelerini aynı çatı altında toplayacaklarını açıkladı.

Erdoğan, “Bunların atık sularını çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf edecek tesisin inşasına başladık. Tesisin Çerkezköy bölümünü bu yıl, Ergene hattını önümüzdeki yıl tamamlamayı planlıyoruz. Nüfusu 25 binin altındaki yerleşim yerlerinin içme suyu ve kanalizasyon projelerine yüzde 50 hibe vermeye devam edeceğiz. Katı atıklar için de benzer bir destek sağlayacağız.” diye konuştu.

MİLLET BAHÇELERİ PROJESİ

Erdoğan, “İstanbul başta olmak üzere, özellikle merkezi bölgelerde eski statlar, yeni statlar yapıyoruz ya eski statları Millet Bahçeleri’ne dönüştürüyoruz. Bunların da en önemlisi yeni yerine 29 Ekim’de taşınacak olan Atatürk Havalimanı’nın tamamında kuracağımız Millet Bahçesi’dir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Artık orası havalimanı olmaktan çıkacak, orayı aynen bir Central Park, bir Hyde Park gibi bu hale dönüştüreceğiz ve onların hepsinden daha büyük olacak. Onların 3 katı büyüklükte olacak. Yaparsa AK Parti yapar. Laf ola beri gele değil, icraat. Ayrıca, Başakşehir, Maslak, Pendik, Bakırköy’de de bunlara ilaveten yapılacak millet bahçelerimiz var. İstanbul’un farklı bölgelerinde 30 tane daha yeşil alan tesis ediyoruz. Ankara’da mevcut AKM alanını, İzmir’de değişen statların yerine bu tür parklar yapacağız. Eskişehir’de eski stadı, artık orayı da bir Millet Bahçesi yapıyoruz. Bursa’da eski stadın yerine, Trabzon’da eski Avni Aker Stadı’nın yerine orda da yine bir Millet Bahçesi yapıyoruz. Gaziantep’te, Adana’da, Mersin’de, Samsun’da, Malatya’da eski statların yerlerini Millet Bahçeleri haline çeviriyoruz. Şimdi soruyorum kimmiş çevreci? Bugüne kadar milyarlarca fidan diken bir iktidarız biz. Şimdi bunu çok daha farklı bir döneme getiriyoruz.”

“AK PARTİ’NİN EN BÜYÜK GÜCÜ MİLLETİYLE OLAN BAĞI”

Ar-Ge’den haberleşmeye, bölgesel ve kırsal kalkınmadan sosyal destek programlarına kadar daha çok sayıda projeleri olduğunu kaydeden Erdoğan, anlattıklarının ise özetin özeti mahiyetinde olduğunu vurguladı.

Beyannamenin 360 sayfalık kitap halinde dağıtılacağını ve tüm detayların orada yer alacağını belirten Erdoğan, “Sizlerden bu perspektifi öncelikle çok iyi hazmetmenizi ve seçim çevrenizdeki vatandaşlarımıza çok iyi anlatmanızı istiyorum. AK Parti’nin en büyük gücü milletiyle olan bağı ve elbette bunun bir parçası olan ülkesine yaptığı hizmetlerdir. Hizmet siyasetinde bizimle yarışabilecek hiçbir parti yoktur. Varsın diğer adaylar, partiler, yalanla, iftirayla, kavgayla vakit geçirsin. Siz yaptıklarımızı, yapacaklarımızı milletimize anlattın.” diye konuştu.

AK Parti adayı olmanın büyük sorumluluk gerektirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti milletvekili adaylarının duruşu, bakışı, anlayışı, aşkı ve davası olan insanlar olduğuna vurgu yaptı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Unutmayınız sizler aynı zamanda bir büyük medeniyet davasının temsilcisisiniz. Biz millet olarak bu topraklarda hep güzel başlangıçlar yaptık. İznik’te Selçuklu’yla, Söğüt’te Osmanlı’yla, Ankara’da cumhuriyetle güzel bir başlangıç yaptık. 1950’de çok partili hayata geçerek güzel bir demokrasi başlangıcı yaptık. 16 yıl önce AK Parti ile demokrasi ve kalkınma yolunda güzel bir başlangıç yaptık. 15 Temmuz’la milletimizle istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkma konusunda güzel bir başlangıç yaptık. Şimdi de 24 Haziran’a yeni yönetim sistemimizle güzel bir başlangıç yapmaya hazırlanıyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. ‘Güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye’ diyerek milletimizin takdirine sunduğumuz seçim beyannamemizin hayırlara vesile olmasını Rabbim’den temenni ediyorum. Vakit birlik, vakit Türkiye vaktidir. Erdem, irade ve cesaretle Türkiye şahlanacak.”

Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 360 sayfalık seçim beyannamesini 1 saat 28 dakika süren konuşmasıyla açıkladı.

Erdoğan’ın konuşmasının ardından seçim kampanyası kapsamında hazırlanan “Erdoğan Marşı” isimli yeni şarkı salondakilere dinletildi. Seçim şarkısına, sahnede bulunan Erdoğan’ın da alkışla eşlik ettiği görüldü.

Ardından aday tanıtımına geçildi. AK Parti milletvekili adaylarının isimleri şehirlere göre okundu. İsmi okunan milletvekili adayları Erdoğan’ın bulunduğu platforma gelerek, birlikte fotoğraf çektirdi.

Adayların isimleri, fotoğraflarıyla platformun arkasına kurulan ekrana yansıtıldı.

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge