“Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir” “Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir” için yorumlar kapalı 787

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da kanaat önderleri ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir. Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır programı çerçevesinde kanaat önderleri ile iftar programına katıldı. TÜYAP Diyarbakır Fuar Merkezi’nde düzenlenen iftar sonrasında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan’ın mübarek olmasını dileyerek, bu kutlu ayın ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da tarihe geçecek bir miting gerçekleştirdiklerini belirterek Diyarbakırlılara kendilerine gösterdikleri teveccüh dolayısıyla teşekkür etti.

“DİYARBAKIR, MİLLÎ İRADE GASPÇILARINA BUGÜN ÇOK GÜZEL BİR CEVAP VERDİ”

“Milletimizin kardeşliğine uzanan ellere esaslı bir cevap verdiğine inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin dört bir yanını kuşatan dayanışma iklimi, Kürt kardeşlerimin oyunu cepte görenlere indirilmiş ağır bir tokattır. Diyarbakır, terör örgütünün siyasi uzantıları başta olmak üzere millî irade gaspçılarına bugün çok güzel bir cevap verdi. Bugün Diyarbakır, birilerinin arka bahçesi olmadığını haykırmıştır. Bugün Diyarbakır istismar siyasetini kaldırıp çöpe atmıştır. Bugün Diyarbakır, Kürt kardeşlerimin iradesini elindeki viski şişesiyle ahkâm kesen bir avuç marjinale peşkeş çekenlere tavrını belli etmiştir. CHP ile bir olup siyaset mühendisliği yapanların hesabı inşallah önce Diyarbakır’da bozguna uğrayacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Burası artık kimlik siyaseti üzerinden bölücülük yapanların değil kardeşlerin, dayanışmanın şehridir. Burası artık terör örgütüne yandaşlık yapanların değil ülkesine aşkla hizmet edenlerin yönettiği bir şehirdir” dedi.

“BELEDİYE İMKÂNLARININ TERÖRİSTLERİN EMRİNE VERİLDİĞİ DÖNEM SONA ERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört bir yanı enbiya makamlarıyla nakşedilmiş bu mübarek şehirde Hans’a, George, İslam düşmanı emperyalistlere taşeronluk devri artık tamamen kapanmıştır. Diyarbakır’da artık milletin emanetini korumakla görevli olanların bodrum katlarında teröristlerin ayakçıları tarafından tokatlandığı, belediyenin imkânlarının teröristlerin emrine verildiği dönem sona ermiştir. Allah’ın izniyle Diyarbakır yeni bir başlangıcın, bir şahlanışın arifesindedir. 24 Haziran, Diyarbakır’ın önünde taze bir sayfanın açılacağı gün olacaktır.”

“24 HAZİRAN, KANDİL’DEKİ TERÖR BARONLARINA VURULAN BİR ŞAMAR OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran’ın kendileri zevk ve sefa içerisinde yüzerken Diyarbakırlı gençleri bile bile ölüme gönderen Kandil’deki terör baronlarına vurulan bir şamar olacağını ifade ederek, bu günün aynı zamanda Kürt vatandaşlarımızın inancıyla, değerleriyle, tarih ve medeniyet birikimiyle kavgalı siyaset tarzının mezara gömüldüğü gün olacağını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugüne kadar sizlerle daima gönül diliyle, samimiyetin diliyle konuştuk. Burada ne söylüyorsak, Diyarbakır’da nasıl bir siyaset anlayışını savunuyorsak, diğer 80 vilayetimizde de aynısını savunduk, aynısını söyledik. Bölücü örgütün siyasi uzantıları gibi doğuda farklı, batıda farklı bir dil kullanmadık. Onlar gibi çift dilli, çift kimlikli, hepsinden öte ikiyüzlü siyasi söylemlere başvurmadık. 16 yıllık iktidarlarımız döneminde bölgecilik yapmadık, ırkçılık yapmadık. Şehirlerimiz ve vatandaşlarımız arasında asla ayrımcılık yapmadık. Oy versin vermesin 81 vilayetimizin tamamını, 81 milyonun tüm fertlerini kökenine, bölgesine, inancına, meşrebine bakmadan kucaklamanın gayreti içerisinde olduk. Herkesin, her kesimin kendi kimliğini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi, bir atmosferi tesis ettik.”

İlk günden beri Türkiye’yi hak ve özgürlükler bakımından dünyanın süper ligine taşımanın mücadelesini verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte daha önce hayal dahi, telaffuz dahi edilemeyen nice reformu hayata geçirdiklerini belirtti.

“İNKÂR POLİTİKALARINI BİR DAHA ASLA GÜNDEME GELMEMEK ÜZERE RAFA KALDIRDIK”

Temel hak ve özgürlükler noktasında 28 Şubat darbecilerinin devrettiği enkazı temizleyerek demokrasinin standartlarını yükselttiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşına tepeden bakan, vatandaşını düşman gören ceberut devlet anlayışı yerine, vatandaşının hizmetkârı olan yeni bir yönetim paradigmasını uygulamaya koyduklarını ifade etti.

“Sizlerin sorunlarını çözmek için girdiğimiz bu mücadelede risk aldık, zaman zaman tehdit aldık, ancak hak bildiğimiz yoldan asla dönmedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eski Türkiye’nin inkârcı, dışlayıcı, tahkir edici dilini ortadan kaldırarak yerine daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı, daha saygılı bir söylem inşa ettik. İnkâr politikalarını, ret politikalarını, baskı politikalarını bir daha asla gündeme gelmemek üzere rafa kaldırdık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Kuzey Suriye’den ülkemize saldıranların bu ülkenin dostları olmadığına, onların Kürtlükle de alakası bulunmadığına dikkat çekti. Amerika’nın verdiği beş bin tır dolusu silahı Kilis’teki, Urfa’daki vatandaşlarımıza karşı kullananlara yönelik gereğinin yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerimizin Afrin’de zafere ulaştığını, sıranın Kandil’e de geleceğini ifade etti.

“KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYİ BAŞARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında iktidarları döneminde bölgedeki sorunları çözmeye yönelik yürüttükleri süreçlere değindi. “Analar ağlamasın, ocaklara şivanlar düşmesin, bu ülkenin körpe fidanları teröre kurban gitmesin diye demokratik açılımı, millî birlik ve kardeşlik projesini ve nihayetinde çözüm sürecini biz devreye aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör sorununu bu ülkenin gündeminden tamamen kaldırmak için bölücü örgütün sabotajlarına ve ihanetlerine rağmen bütün bu süreçleri kararlılıkla devam ettirdik. Bir dönem ötekileştirilmiş diğer vatandaşlarımızla beraber Kürt kardeşlerimin de sıkıntılarını çözmek için çalıştık. Kültürel haklardan eğitime, yerleşim birimlerinin isimlerinden seçmeli derslere, Kürt dili ve edebiyatı bölümlerine kadar hemen her alanda yüzlerce düzenlemeyi biz hayata geçirdik. Sadece Hakk’a ve halka güvenerek halis niyetle çıktığımız bu yolda hamdolsun Kürt sorununu çözmeyi başardık” şeklinde konuştu.

“ELİ KANLI KATİL SÜRÜLERİNE HAYAT HAKKI TANIMAYACAĞIZ”

2018’in Türkiye’sinde artık Kürt sorunu diye bir sorun olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü eski Türkiye’de Kürtlerin bizatihi kendileri bir sorun olarak görülüyordu. Bugünün Türkiye’si hiçbir vatandaşını sorun olarak görmüyor. Türkiye artık bu tür yersiz kaygıların tamamını aşmış bir ülkedir. Bizim önümüzdeki tek sorun, terör sorunudur. Sizlerin desteği, güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonlarıyla terör sorununun da üstesinden geliyoruz, geleceğiz. 780 bin kilometrekare vatan toprağının bir karışında dahi eli kanlı katil sürülerine hayat hakkı tanımayacağız. Hele hele bir dönem olduğu gibi sokak çetelerinin bölge halkına musallat olmasına asla müsaade etmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları reformlar sayesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en büyük demokratik dönüşümünü gerçekleştirdiğinin altını çizerek, “Vatandaşlarımızın tamamı, 81 milyonun her bir ferdi devletin gözünde eşittir” dedi.

“BUGÜN 16 YIL ÖNCESİNE GÖRE DAHA ÖZGÜR BİR TÜRKİYE VAR”

İnsanlarına etnik kökeninden, dilinden, dış görünüşünden, sakalından, sarığından, başörtüsünden, feracesinden, poşusundan dolayı ayrımcılık yapan devlet anlayışının tamamen tedavülden kalktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ile 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, millî iradenin emrindedir. Bu devlet artık milletin iradesiyle kurulan bir devlettir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugün 16 yıl öncesine göre daha özgür bir Türkiye var. Birileri rahatsız olsa da bugün geçmişe göre daha hür, daha müreffeh, daha demokratik bir Türkiye var” değerlendirmelerinde bulundu.

Konuşmasının devamında, “İddiayla söylüyorum; 16 senede bu ülkede darbeciler, teröristler, terör seviciler dışında hareket alanı kısıtlanan hiç kimse yoktur. 16 yıl öncesine göre Türkiye’de millet, devlet ve demokrasi düşmanları dışında hiçbir vatandaşımızın özgürlük alanı daralmamıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıllık mücadelenin en büyük kaybedenlerinin bölücüler, FETÖ’cüler, fitneciler ve milletin sırtına kene gibi yapışan tefeciler olduğunu, bunların haricinde herkesin özgürlüklerinin alabildiğine genişlediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortalığı ayağa kaldıranlara Allah için şöyle bir bakın, yurt içinde ve yurt dışında sürekli demokrasimize kara çalmaya çalışanları şöyle bir gözden geçirin. Sadece imtiyazı elinden alınan seçkinleri göreceksiniz. Sadece çalışmadan, üretmeden, hiçbir riske girmeden para kazanmaya çalışmış ve alışmış rantçıları göreceksiniz. Sadece Diyarbakır sokaklarında top koşturan çocukları annelerinden koparıp dağa kaçıran terör baronlarını göreceksiniz. Sadece camiye giden imamın, rızkının peşindeki esnafın, pırıl pırıl dimağları geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin kanını döken canileri göreceksiniz. Sadece 15 Temmuz gecesi insanlarımız vahşice katleden FETÖ’cü hainleri göreceksiniz. Sadece Kobani bahanesiyle 53 vatandaşımızın ölümüne neden olan siyasetçi kılıklı provokatörleri göreceksiniz. Sadece 28 Şubat döneminde imam hatipleri kapatan, dini kurumlarımızın kapısına kilit vuran, kızlarımızı üniversiteye sokmayan faşistleri göreceksiniz. Sadece tarihi şanlı kahramanlıklarla dolu bu aziz milleti takunyalı, makarnacı, kömürcü, irticacı diye aşağılayan kibir abidelerini göreceksiniz. Sadece baskı, zulüm ve dayatmayla milleti hizaya sokmaya çalışan jakobenleri göreceksiniz.”

“MANKURTLAR TOPLULUĞUNU ASLA DİKKATE ALMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Türkiye’nin artıkları dışında AK Parti iktidarlarından rahatsız olan, hazımsızlık duyan hiç kimse olmadığını vurgulayarak “Biz bugüne kadar aydın, sanatçı, gazeteci, siyasetçi, akademisyen görünümlü bu mankurtlar topluluğunu asla dikkate almadık. Ne yaptıysak, hangi başarıya imza attıysak bunlara rağmen yaptık. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın sürekli değişip yeni bir biçim kazandığını, değişen dünyayla beraber şartların ve taleplerin de değiştiğini belirterek ülkemiz geliştikçe, dünyaya açıldıkça vatandaşlarına sağladığı hak ve imkânlar noktasında çıtayı yükselttikçe insanımızın beklentilerinin de arttığına dikkat çekti.

“TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNİN TALEPLERİNİ KARŞILAMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

“16 yıldır hiçbir zaman milletimizin taleplerine kulak tıkamadım. Hangi reformu yaparsak yapalım, kendimizi asla mükemmel bir noktada görmedik. Hep daha iyisini, daha güzelini, daha kalitelisini yapmayı hedefledik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah yeni dönemde de mevcut kazanımlarımızdan asla taviz vermeden başta siz kardeşlerim olmak üzere toplumumuzun bütün kesimlerinin taleplerini karşılamayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin devam etmesi için bölgedeki kanaat önderleri ve vatandaşların desteğini istediklerini söyleyerek şunları kaydetti: “Kürt, Türkmen, Arap ayrımı yapmadan bölgemizdeki tüm mazlum ve mağdurlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bizi bölmeye çalışanlara inat kardeşliğimizi perçinleyecek, safları sıklaştıracak, birbirimize çok daha kenetleneceğiz. Sizlerin duası ve desteğiyle de hiç kimsenin devletimizi girdiği bu yoldan saptırmasına asla izin vermeyeceğiz. CHP zihniyetinin bu ülkeyi tekrar eski baskıcı, antidemokratik günlerine geri döndürmesine müsaade etmeyeceğiz. CHP ile kol kola yürüyen bölücü örgütün siyasi uzantılarının sizlerin ismini istismar etmesine kesinlikle fırsat tanımayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda siyaset yolculuğuna ilk çıktığında gelip Diyarbakırlı vatandaşların hayır duasını, desteğini, icazetini aldığını, ülkenin tüm kritik aşamalarında da gelip istişare ettiğini hatırlatarak “Şimdi yeni bir dönemin arifesindeyiz. Bugün de sizlerin çok güçlü desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bugün de sizlerin hayır duasını almak istiyoruz. Diyarbakır’ın bizi mahcup etmeyeceğini biliyoruz” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİ

Program sonrasında kentten ayrılmak üzere havaalanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, güzergâhında kendisini bekleyen vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, davet üzerine bir kafede vatandaşlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.