Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mitinginde konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Mitinginde konuştu için yorumlar kapalı 1098

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yenikapı meydanında düzenlenen Büyük İstanbul Mitinginde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şehitlerimizin evlatlarının Babalar Günü’nü tebrik ediyorum. Böyle bir günde biz de en baba mitingimizi İstanbul’da yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul… Aşkım, sevdam, yarim İstanbul. Yoldaşım, sırdaşım, sığınağım İstanbul. Kardeşim, kaderdaşım, yoldaşım İstanbul. Sade bir semtini sevmenin bile bir ömre bedel olduğu İstanbul. Güleni şöyle dursun, ağlayanı bile bahtiyar İstanbul.” diyerek başladı.

İstanbul’un bugün yine muhteşem olduğunu ve destan yazdığını, güç ve cesaret verdiğini ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Gökkuşağı renklerini senden alır. Gümüş rengini senin yakamozlarından çalar. Şairler, asıl sana vurgundur, aşıklar sana tutkun. Mimarlar sana hayrandır, sultanlar sana meftun. Leyla sensin, Aslı sensin, Şirin sensin, gönülleri yakan kor ateş sensin İstanbul.

Malazgirt’te Alpaslan’ın yüreğinde senin aşkın vardı. Kudüs’ü alırken Selahattin sana sevdalıydı. Ertuğrul’un ufkunu aydınlatan yine sendin. Söğüt’te Osmangazi fidanı senin için toprağa dikti. Osmanlı çınarı senin ilhamınla dallarını tüm cihana yaydı. Çanakkale’de Mehmetler senin için toprağa düştü. İstiklal Harbi’nde Anadolu senin için kıyama kalktı. Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahinbey, Erzurum’da Nene Hatun senin için savaştı. Kastamonu’da Şerife Bacı yüreğine seni sardı. Pakistan’da Muhammed İkbal şiirlerini senin için yazdı. Afrika’da mazlumlar senin için dua etti. Sen, kırık kalplerin devasısın. Sen mazlumların umudusun. Sen istikbalimizin kutup yıldızısın İstanbul. Seni saygıyla, hürmetle, özlemle selamlıyorum İstanbul.”

Bugünün Babalar Günü olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Anneler, babalar hepsi bir arada maşallah. Tüm babaların, bu güzel gününü tebrik ediyorum. Babaları şehit olduğu için böyle bir günü boyunları bükük geçiren tüm evlatlarımıza diyorum ki sizin 81 milyon manevi babanız var. Milletim adına, şehitlerimizin tüm evlatlarının Babalar Günü’nü tebrik ediyorum. Böyle bir günde biz de en baba mitingimizi İstanbul’da yapıyoruz. Muhteşem bir İstanbul var. Maşallah, Rabbim nazardan saklasın inşallah.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçime 6 gün kaldığını anımsatarak, “Buradan, bu muhteşem meydandan İstanbul’un tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime en kalbi sevgilerimi yolluyorum. Bugün bayramın 3. günü. Bayramınızı tekrar tekrar tebrik ediyorum. Ramazan Bayramı’nın ilhamıyla, onun bize verdiği aşkla 6 günü evelallah başarılı bir şekilde sürdüreceğiz. Sonunda da Rabbimden niyazımız odur ki Ya Rab, inşallah bu Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’ni AK Parti ile bizlerle güçlendir.” dedi.

Sizlerin aracılığıyla fabrikasında, dükkanında, ticaret hanesinde ülke için, gelecek için, ailesinin iaşesi için çalışan tüm vatandaşları da selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kışın soğuğuna, yazın sıcağına, gecenin zifiri karanlığına aldırmadan vatanın huzuru için fedakarca görev yapan güvenlik güçlerini de selamladı.

21 yaşında bu aziz şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’ın mirasçıları olan genç yürekleri selamlayan Erdoğan, “Coğrafyamızın dört bir yanında özgürlük ve adalet mücadelesi veren Suriyeli, Filistinli, Iraklı, Türkistanlı kardeşlerimizi selamlıyorum. Dünya şehri İstanbul’dan her türlü baskı ve yıldırma politikasına rağmen, 7 Haziran’dan beri sandıklara koşan gurbetçilerimizi selamlıyorum. Ramazan Bayramı’nızı tekrar tebrik ediyorum. Bu mübarek günde, Rabbimden bize 24 Haziran akşamı bir bayram daha yaşatmasını niyaz ediyorum.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Rant odaklarının saldırılarını püskürttük Bay Muharrem… Bak, yolsuzluklardan falan bahsediyorsun, haddini bil. İstanbul’a bunca yatırımları yaptık. Hem yatırımlar, hem borç ödedik. Biz buyuz. Önce bizi tanıyacaksın. Sen bizim yaptığımız yatırımlara kör müsün, görmüyor musun bu yatırımları? Adam tam kör. Adam soygunlardan bahsediyor, haddini bil.” dedi.

Erdoğan, vatandaşlara “Hazır mıyız İstanbul?” diye seslendi.

Erdoğan’ın “24 Haziran’da güçlü hükümet, güçlü Meclis, güçlü Türkiye için kükremeye var mıyız? 24 Haziran’da bir destan daha yazıyor muyuz? İstanbul 24 Haziran’da vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit İstanbul vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? İrade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz?” sözlerine, katılımcılar “Evet” diye karşılık verdi.

“Ben inanıyorum İstanbul’da bu iş bitmiş. İstanbul kararını Allah’ın izniyle vermiş. 24 Haziran demokrasi bayramımız şimdiden hayırlı olsun.” diyen Erdoğan, katılımcıların “Recep Tayyip Erdoğan” şeklindeki tezahüratları üzerine, “Sizlerle iftihar etmeyeceğim de, kimlerle iftihar edeceğim. Bu yağmura rağmen sizler dediniz ki, o Rabbimin rahmeti. Bu rahmetle beraber siz de Yenikapı Meydanı’nda buluştunuz. Bu milletin bir ferdi olmaktan iftihar ediyorum. Ya Rab bizlere böyle bir görevi lütfettin, bahşettin, hizmeti lütfettin, bahşettin. İnşallah bu bayrağı sonuna kadar dalgalandırmaya, bizleri güçlenerek bu yolda devam etmeyi nasip eyle.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un dünyanın merkezi olduğunu, bu şehre hizmetin sadece Türkiye’ye değil dünyaya hizmet etmek anlamına geldiğini söyledi.

İstanbul aynı zamanda bir başlangıç olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’ye hizmet yolculuğuna bu kentten başladığını anlattı.

Konuşmasını bir bölümünde İstanbul’u anlatacağını, diğer bölümünde ise Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde neler yaptığını anlatacağını belirten Erdoğan, “Yani ben birileri gibi konuşmayacağım. Yalanın bini bin para. Hala atıyor. Çok da bu işte maharetliler. Çok maharetliler. Yani usta neyse çırağı da o. Milletimize dair hayallerimizin nüvelerini önce İstanbul’da hayata geçirdik.” diye konuştu.

“78 İLDE DOĞALGAZ VAR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da içme suyu olmadığını, gençlerin bunu bilemeyeceğini, 1994’te içme suyu bulunamadığını ifade ederek, çöp dağlarının yükseldiğini, kentte çöplükler, pislikler olduğunu söyledi.

Bunun yanında kirli havanın solunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Peki İstanbul’u kim yönetiyordu? İstanbul’u Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanı yönetiyordu. Şimdi buradan bir soru daha soruyorum. Ümraniye’de, Ümraniye çöplüğü patladı mı? Kim vardı orada? Gene CHP’li belediye başkanı vardı. 39 kardeşimiz orada öldü. CHP bu, CHP’nin olduğu yerde çöplük var, pislik var, susuzluk var, kirli hava var. CHP’nin olduğu yerde bu tür ölümler var. Türkiye’de 6 ilimizde doğalgaz vardı. Biz gelmeden önce. Biz geldik, şimdi 78 vilayetimizde doğalgaz var. 3 vilayet kaldı. Onları da bitireceğiz, inşallah. Niye? AK Parti temizliktir, AK Partihuzurdur, AK Parti mutluluktur. Biz bunu sağladık, başardık ve başarmaya devam ediyoruz.”

“HALİÇ’İ TEMİZLEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kokudan Haliç’in yanından geçmenin mümkün olmadığını, içinde neredeyse su kalmadığını, her tarafının pislik olduğunu belirterek, İstanbul’un yönetiminde de o dönemde CHP’nin bulunduğunu anlattı.

Belediye başkanlığını aldıktan sonra dünya ve Türkiye’deki özel firmalarla bu konuları görüşerek Haliç’teki bütün çamurun 9,5 kilometre mesafede bir taş ocağına pompa sistemiyle nakledildiğini dile getiren Erdoğan, Alibeyköy’deki çocuk oyun alanı Vialand’ın bulunduğu yerin bu çamurla doldurulduğunu söyledi.

Erdoğan, temizledikten sonra boğazın da Haliç’e bağladığını dile getirerek, şu anda Haliç’te balık olduğunu, yüzmek isteyenlerin de suya girebildiğini kaydetti.

“Biz buyuz Bay Muharrem, sen bu işlerden anlamazsın. Ben sana CHP’yi, CHP’nin yaptıklarını anlatıyorum ve bir de bizim yaptıklarımızı anlatıyorum.” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“İnsanların yaşamaktan usandığı bir şehri 4,5 yıl içerisinde Türkiye’nin huzur ve güven adasına çevirdik. İstanbul’a itibarını biz yeniden kazandırdık. Kültür, sanat, ulaşım, çevre, sosyal yardım ve diğer alanlarda İstanbul’u tarihinin en kaliteli belediyecilik hizmetleriyle tanıştırdık. Bay Muharrem şöyle Habitat’ı bir sor, soruştur. Habitat’a da sor. Habitat 2 toplantısında sonuç bildirgesine bir şey kaydedildi. Neydi biliyor musunuz? Dünyanın en temiz şehri İstanbul. Bak ben sana belge veriyorum. Nereden aldık nereye getirdik. Bir taraftan rant odaklarının saldırılarını püskürttük Bay Muharrem… Bak, yolsuzluklardan falan bahsediyorsun, haddini bil. 2,5 milyar dolar borçla devraldım ben İstanbul Büyükşehir Belediyesini. Bunun yanında da İstanbul’a bunca yatırımları yaptık. Hem yatırımlar, hem borç ödedik. Biz buyuz. Önce bizi tanıyacaksın. Sen bizim yaptığımız yatırımlara kör müsün, görmüyor musun bu yatırımları? Adam tam kör. Adam soygunlardan bahsediyor, haddini bil. . Biz Marmaray’ı neyle yaptık? Avrasya Tüneli’ni neyle yaptık? Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü neyle yaptık? Osmangazi neyle yaptık? Nissibi Köprüsü’nü neyle yaptık? Bizde icraat var, icraat, laf değil.”

İSTANBUL’A YAPILAN YATIRIMLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolun yapıldığı Türkiye’de 16 senede 20 bin kilometre bölünmüş yol yaptıklarını söyledi.

“Ey Bay Muharrem sen nerede geziyorsun?” diyen Erdoğan, 25 havalimanı varken buna 29 havalimanı daha ilave edildiğini vurgulayarak, “Bundan haberin var mı Bay Muherrem. İnsan utanır, sıkılır. Sen buralardan seyahat etmiyor musun?” şeklinde konuştu.

Bu adımlarla Türkiye’nin şanına yakışanı yakalayacağını ifade eden Erdoğan, İstanbul’dan aldıkları güç, cesaret ve vizyonla ülkeyi yönetmeye talip olduklarını, burada olgunlaştırılan hizmet anlayışının 2002’den itibaren tüm Türkiye’ye yaydıklarını kaydetti.

Erdoğan, “Bay Muharrem 23,5 milyar dolar IMF’ye borcumuz vardı, biz geldiğimizde.” diyerek, bu borcu sıfırladıklarını kaydetti.

Merkez Bankası’nın döviz rezervi 27,5 milyar dolarken, Başbakanlığı döneminde bir ara 138 milyar dolara kadar çıkardıklarını, şu anda 110 milyar dolar civarında olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Bu nasıl oldu? Soygunun yapıldığı bir ülkede böyle bir Merkez Bankası olabilir mi? Bu güç nereden geldi? Hatta IMF bizden borç istedi. Arkadaşlara dedim ‘verin.’ Ne istedi? 5 milyar avro. ‘Verin’ dedim. Biz verin deyince IMF vazgeçti. Baktı ki bu çılgın Türkler şaşırdı, verecekler bu parayı. Esnafın siftah yapamadığı için kepenk kapattığı bir ülkeyi, bölgesinin ticaret merkezine biz dönüştürdük. Maaş ödemelerinin dahi güçlükle yapabilen bir ülkeden memurunu enflasyona ezdirmeyen bir ülkeye biz getirdik. İşçisini unutmuş, emeklisine sırtını dönmüş, çiftçisini kaderine terk etmiş bir ülkeyi emeklisine, bayram ikramiyeleri veren bir ülkeye biz getirdik. Nasıl 4,5 yılda İstanbul’u yeniden yaşanabilir bir şehir haline getirdiysek, ülkemizi de 16 senede yepyeni bir çehreye kavuşturduk. 16 yılda İstanbul’a toplam ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Onu da söyleyeyim. Bay Muharrem ustana da söyle. Yaptığımız yatırım 236 katrilyon liralık yatırım yaptık sadece İstanbul’a. Bunlar nasıl yalan söylüyor. ‘Şöyle soydular, böyle soydular.’ Neyi soyduk? Bu ne hayasızlıktır. İstanbul’a toplam 34 bin yeni derslik kazandırdık. Eğitim ve kültürde şehrimizin vizyonunu genişlettik. İstanbul’da 21 olan üniversite sayısını 4’ü vakıf meslek yüksek okulu olmak üzere 57’ye ulaştırdık. Öğretmen ya, belki anlar.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bunlara sor, ‘Ne yapacaksın?’ diye. ‘Şunu yapacağım.’ dedikleri yok. Sadece Tayyip Erdoğan’a hakaret ediyor, başka bir şey yok.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 206 bin olan İstanbul’daki üniversite öğrencisi sayısının bugün 890 bini geçtiğini söyledi.

İstanbul’a 14 bin 500 kişilik yeni yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, gelecek 3 yıl içinde 14 bin 250 kişilik yeni yurt binalarının daha açılacağını belirten Erdoğan, “AKM, Atatürk Kültür Merkezi. Ne dedim? ‘Biz burayı yıkacağız’ dedim. Yıktık mı? Yıktık ama şimdi Türkiye’nin bir numaralı opera binasını oraya yapıyoruz.” diye konuştu.

Taksim’e yeni yapılan opera binasının animasyon görüntülerini dev ekranlardan izleten Erdoğan, mitinge katılanlara, nasıl bulduklarını sordu. Mitinge katılanlar da coşkulu bir alkışla Erdoğan’a karşılık verdi.

Aynı şekilde Taksim’de Maksem denilen İSKİ’ye ait bir yer bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bir tarafta biliyorsunuz İstiklal Caddesi’nin bitişinde sağ tarafta bir kilise var. Orada Ağa Cami’nin dışında hiçbir cami yok. Dolayısıyla Taksim, özellikle cuma günleri ciddi sıkıntılar yaşadı. Dedik ki buraya bir de büyükçe bir cami yapalım. Şu anda İstiklal Caddesi’nin çıkışında, yolun sol tarafına da yaklaşık 5 bin kişilik bir cami yapılıyor. Kaba inşaatı onun da şu anda bitmek üzere. Altında da yine aynı şekilde kitap, hat, ebru, bu tür şeyler de olacak. Ramazanın son günlerde gittim, her ikisini de gezdim, gördüm, baktım. Biz, dertliyiz dertli. Bunların hepsi olacak.” diye konuştu.

“BİZ YENİDEN İSTANBUL’U KÜLTÜR-SANAT NOKTASINDA BİR MERKEZ HALİNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Rami Kışlası’na yapılacak kütüphane konusunda da bilgi veren Erdoğan, şöyle devam etti:

“İstanbul’a bunlar yakışır. Olacak ve 250 yıllık tarihi olan bir adım daha atıyoruz. Ne biliyor musunuz? Meşhur Rami Kışlası’nı biliyorsunuz değil mi? Şimdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne 5 milyon cilt kitaplı kütüphane yapıyoruz. Rami Kışlası’nı da aynı şekilde şimdi 7 milyon cilt kitaplık bir kütüphaneye çeviriyoruz. İnşaatı devam ediyor. Orayı da hallediyoruz. Niye? Ankara’da 5 milyon olursa İstanbul daha fazla olması lazım. Bunun için de bütün kitabevlerieri ile alakalı mücellithanesi, vesairesi bunların hepsi olacak. Şu anda devam ediyor. Biz yeniden İstanbul’u kültür-sanat noktasında bir merkez haline dönüştürüyoruz. Bu adımları biz atıyoruz. Bunlara sor, ‘Ne yapacaksın?’ diye. ‘Şunu yapacağım’ dedikleri yok. Sadece Tayyip Erdoğan’a hakaret ediyor, başka bir şey yok. Kuleli Askeri Lisesi’nin restorasyonunu yaparak onu da müze haline dönüştürüyoruz. Ülkemizin birçok şehrinde tematik müzeler yapıyoruz, inşallah. İstanbul’da müzik müzesi ve sikke müzesi kuracağız.”

“CHP ZİHNİYETİ MENDERES GİBİ İNSANLARI İPE GÖTÜRDÜ”

Yassıada için “O yaslı adayı, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na çeviriyoruz.” diyen Erdoğan, buraya ait son görüntüleri de dev ekranlardan katılımcılara izletti. Vatandaşlara projeyi beğenip beğenmediklerini soran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Onlar, o CHP zihniyeti Menderes gibi insanları ipe götürdü. Ey Muharrem; Menderes ve arkadaşları ipe götürülürken siz ne yaptınız? Arkadan siz de desteklediniz. Çünkü ‘Sizi buraya getiren zihniyet öyle emretti’ dediler ve ipe götürdüler. Siz, tarihe kendinize affettiremeyeceksiniz. İşte şu anda bu adayı biz bu hale getirdik, getiriyoruz, Allah’ın izniyle, burada biz uluslararası toplantılar yapacağız ve bu uluslararası toplantılarımızda adaya kapanacağız, 2 gün, 3 gün, 4 gün ve buradan netice alarak çıkacağız. Bu uluslararası camiada var ama bizde yoktu. Şimdi biz bunun ilk adımını burada atıyoruz ve adı da Demokrasi ve Özgürlükler Adası. Biz buyuz. Bay Muharrem, bak ben laf salatası yapmıyorum, icraattan bahsediyorum. Sen de bir şeyden bahset. ‘Şunu yapıyorum.’ de.”

ELAZIĞ’A MİLLET BAHÇESİ

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Elazığ mitingindeki millet bahçelerine ilişkin sözlerine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Geçenlerde orada biliyorsunuz maalesef şehitlerimiz oldu. Emniyet Müdürlüğünün önünde ve dün, TOKİ’ye talimat verdim. TOKİ orayı konut planına almıştı dedi ki orada konut filan yapmayacağız, orayı millet bahçesi yapacağız. Yaklaşık 26 dönümlük bir yer, o 26 dönümlük yeri Elazığ’da şu anda zaten Emniyet Müdürlüğü binası yıkılmış vaziyette, hemen süratle TOKİ yeni projesini hazırlıyor, çarşambaya kadar inşallah ilk taslağı bize de getirecek ve orayı da Elazığ’a bir millet bahçesi olarak kazandırıyoruz, ortasına da güzel bir yere bir şehitler anıtı da koyacağız. Biz buyuz. Biz icraat üstüne icraat yapıyoruz. Elazığ’ımıza bu millet bahçemiz de hayırlı olsun.”

“HALİÇ TERSANESİ’Nİ BİLİM VE TEKNOLOJİ MERKEZİ YAPIYORUZ”

Haliç’te bir bilim ve teknoloji merkezi kuracaklarını belirten Erdoğan, “Haliç Tersanesi’ni bilim ve teknoloji merkezi yapıyoruz. Hazırlıklar tamam. Süratle inşallah yıkımı yapılacak ve Haliç Tersanesi devasa bir bilim ve teknoloji merkezine dönüşecek ve bu Avrupa’nın en büyük bilim ve teknoloji merkezi oluyor.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sağlıkta İstanbul’a adeta çağ atlattıklarını, 53’ü hastane olmak üzere toplam 129 sağlık tesisi inşa ettiklerini, yatırım bedeli yaklaşık 5 katrilyon olan 14 sağlık tesisinin inşasının devam ettiğini, İstanbul’un iki yakasına toplamda 7 bin yataklı 2 dev şehir hastanesi yapıldığını, 2 bin 682 yataklı Başakşehir Şehir Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini ve buranın da inşasının 2 yıla kadar tamamlanacağını bildirdi. Erdoğan, 4 bin 200 yataklı Sancaktepe Şehir Hastanesi’nin ise şu anda YPK onayında olduğunu ifade etti.

İstanbul’da 30 yeşil alan ve 5 büyük millet bahçesini hayata geçireceklerini kaydeden Erdoğan, “Daha önce söyledim, Atatürk Havalimanı’nın tamamını yeni havalimanın hizmete girmesiyle İstanbul için bir millet bahçesine dönüştürüyoruz. Böylece dünya şehri İstanbul’da Amerika’daki Central Park, Londra’daki Hyde Park benzeri ve onlardan kat be kat fazla daha büyük bir millet bahçesi.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, daha sonra Atatürk Havalimanı’nın bulunduğu alana yapılacak millet bahçesi projesinin animasyon görüntülerini katılımcılarla paylaştı.

Mitinge katılanlara, “Oylarınıza sunuyorum, nasıl?” diye seslenen Erdoğan, “Evet” cevabını alınca, “Kabul edilmiştir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. havalimanı projesine ilişkin, “Bay Muharrem, senin havsalan böyle bir havalimanını alır mı? Zaten kafadan karşı çıktılar. ‘Ne işimiz var havalimanıyla?’, ‘Ne işimiz var bizim Kanal İstanbul ile?’ diyor. Hale bak hale. Anlamaz. Bugün Panama’yı Panama yapan Panama Kanalı’dır. Süveyş Kanalı, Mısır’ın en büyük maddi kaynağı. Ama bunların havsalası almaz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim’de 3. havalimanını açacaklarını, havalimanının açılışıyla Atatürk Havalimanı’nda Millet Bahçesi’nin yıkım çalışmalarının başlayacağını söyledi.

İstanbul’un bu güzelliklere bir an önce sahip olmasını istediklerini belirten Erdoğan, “Havalimanımız dünyanın ilk üçü içinde olacak. Bay Muharrem, senin havsalan böyle bir havalimanını alır mı? Zaten kafadan karşı çıktılar. ‘Ne işimiz var havalimanıyla?’, ‘Ne işimiz var bizim Kanal İstanbul ile?’ diyor. Hale bak hale. Anlamaz. Bugün Panama’yı Panama yapan Panama Kanalı’dır. Süveyş Kanalı, Mısır’ın en büyük maddi kaynağı. Ama bunların havsalası almaz. Çıkıyor hala bakıyorsun ileri geri bol bol yalandan konuşuyor. Gerçekleri söyle. Hayatınızda zaten bir şey yok. Gereğini zaten bir hafta sonra yapacağız.” diye konuştu.

Başakşehir, Maslak, Pendik, Bakırköy’deki dört büyük şehir parklarının tamamlanarak İstanbulluların hizmetine sunulacağını anlatan Erdoğan, Haliç Kompleksi Projesi ile İstanbul’un çehresinin değişeceğini belirtti.

İmar planı tamamlanan ve yaklaşık 1,5 katrilyon maliyeti olan projeyle yat limanı, yaşam merkezi, sosyal ve kültürel alanlar yapacaklarını aktaran Erdoğan, Salı Pazarı Kruvaziyer Limanı Sahası’na yönelik özelleştirme işlerinin 2014 yılında bittiğini, projenin önümüzdeki yıl tamamlanacağını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 452 milyon lira maliyeti olan Çamlıca Televizyon Radyo Kulesi’ni de hayata geçireceklerini anlatan Erdoğan, TOKİ vasıtasıyla İstanbul’da son 15 yılda 156 bin konut projesini hayata geçirdiklerini söyledi.

“BUNLAR NEREDE GEZİYOR, BİZ NEREDE GEZİYORUZ”

Ulaştırmada önce Marmaray, sonra Avrasya Tüneli ile iki kıtayı birbiriyle iki kez buluşturduklarını, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü hizmete sunduklarını, 446 kilometre uzunluğunda bölünmüş yol yaptıklarını belirten Erdoğan, İstanbul-İzmir arası mesafeyi 3,5 saate düşürecek İstanbul-İzmir otoyolunun süratle devam ettiğini anlattı.

Dünyanın 4. en büyük orta açıklık asma köprüsü olan Osmangazi Köprüsü’nü sadece İstanbul’a değil, ülkeye kazandırdıklarını ifade eden Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu’nun ve Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otoyolunun İstanbul’u ilgilendiren kesimlerinin inşaatının devam ettiğini kaydetti.

Erdoğan, yaklaşık 2,5 milyar lira maliyeti olan Hasdal Kavşağı, Kemerburgaz, Yassıören ayrımı devlet yolunu önümüzdeki yıl tamamlayacaklarını, İstanbul’un Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Kocaeli, Sakarya ile olan bağlantılarını yüksek hızlı trenle sağladıklarını söyledi.

Toplam maliyeti 8,5 milyar lira olan Gebze-Sabiha Gökçen-Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile İstanbul Yeni Havalimanı-Halkalı arasındaki yüksek hızlı tren projesinin çalışmalarının sürdüğünü anlatan Erdoğan, yeni havalimanının ilk açılışta 90 milyon, 2023’te 150 milyon yolcu kapasitesi olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefette yönelik “Bunlar nerede geziyor, biz nerede geziyoruz? Öyle zannediyorum ki bunlar uçaklarla inmeyecekler, kağnılarla gelecekler. Onun için diyorlar ‘Ne gerek var bu kadar havalimanına?’ Büyük devlet olmak, büyük ülke olmak bunu gerektirir. Takmış kafayı bizim külliyeye. Zaten ustası da öyleydi ya. ‘Gelmeyeceğim.’ dedi sonra kuzu kuzu geldi.” diye konuştu.

“MİLLETİM BU EVLADINI, MUHTAR OLMANIN DA ÖTESİNE ÇIKARDI”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir ziyareti sırasında külliyeyi süzdüğünü, ayrılırken “Büyük devlet olmanın alameti farikası budur.” dediğini anlatan Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Vaka bu. Bay Kemal, Bay Muharrem ben bu sene, çok amaçlı salonumuzda 2 iftar verdim. Bunun bir tanesini muhtarlarımızla yaptık. İkinci iftarı yapamadım. Dedim ki sahur yapalım. Sahuru da muhtarlarımızla yaptık. Muhtarlarımıza dedik ki ‘Mahallenizden bir kardeşimizi de alın öyle gelin.’ Onlarla açılışını yaptık buranın. Biz dertliyiz. Bak şimdi aynı anda orada biz 2 bin 500 kişiye yemek verebiliyoruz. Şimdi bu onları rahatsız ediyor. Bu, bu ülkenin, bu devletin, bu milletin neleri olduğunu gösteriyor. Gelen kim? Muhtar. Muhtar kim? Sizin o kabullenemeyeceğiniz insanlar. Siz bana öyle de dediniz ya. Başlıkları öyle attılar. ‘Muhtar bile olamaz.’ dediler. Benim milletim bu evladını, muhtar olmanın da ötesine çıkardı, Cumhurbaşkanı yaptı. Yapacağımız daha çok iş var.”

HALKALI-KAPIKULE HIZLI TREN HATTININ İHALESİ YIL SONUNDA

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, hızlı trenin Avrupa ile buluşacağını, yatırım bedelinin 3,2 milyar lira olduğunu belirterek, Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattının ihalesine 2018 yılı sonunda çıkılacağını, 2022 yılında hizmete almayı planladıklarını söyledi.

Üç katlı büyük İstanbul Tüneli Projesi’nin dünyada bir örneği olmadığını, Boğaz’a bu projeyi yaptıklarını belirten Erdoğan, bu projeyle Avrupa-Asya gidiş gelişlerinin çok daha farklı ve rahat olacağını kaydetti.

Kanal İstanbul Projesi ile ilgili çalışmaların devam ettiğini ifade eden Erdoğan, uzunluğu yaklaşık 45 kilometre olan Kanal İstanbul’da iki butik şehir kuracaklarını, bu iki şehrin aynı zamanda rezerv alanları olacağını belirtti.

Kanal İstanbul’u kurarken, Boğaz’ın stratejik sıkıntısını ortadan kaldırmak istediklerini vurgulayan Erdoğan, “Geçenlerde yalıya bindirdi. Bu bir tanker de olabilirdi. Tanker olsaydı, bir felaket yaşayacaktık. Ama şimdi Kanal İstanbul ile bu sıkıntıları da büyük ölçüde aşmış olacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Adalar’daki faytonlarda kullanılan atlarla ilgili vicdanları yaralayan görüntülere şahit oluyoruz. Bu konuda gerekli adımları attık. Adalardaki atları faytonların boyundurluklarından kurtarıp, özgürlüklerine kavuşturmak için bir çalışma yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi eleştirerek, “Yerli, milli otomobil’ diyoruz. 20 yıl geriden geliyor. Yerli, milli otomobili hangi tür yapacağımızdan da haberi yok ya. Bir sor, bu bir defa akülü olacak, burada mazotlu veyahut da benzinli değil.” ifadelerini kullandı.

Tesla’nın sahibi Elon Musk’ın ziyaretine de değinen Erdoğan, kendisiyle bunların hepsini konuştuğunu ifade etti.

Erdoğan, bir şeyler yapmanın gayreti içerisinde olduklarını vurgulayarak, “Hayırlı olsun, diyeceğin yerde ’20 yıl geriden geliyorlar’ niye bunu konuşuyorsun? Hayatınız boyunca dikili bir taşınız, dikili bir ağacınız yok ya. Ya bir de madde in Turkey diye bize ait bir araç olsa, güzel olmaz mı? Niye rahatsız oluyorsun? Ve inşallah isteseler de istemeseler de ben 5 tane babayiğit aradım ve bu 5 tane babayiğidi buldum. Bir araya getirdik, imzaları attık ve en sonunda sağ olsun CEO’yu onlar buldu ve CEO çalışmalarına orada başlıyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 hedeflerinin olduğuna vurgu yaparak, son 16 yılda 17 kilometre tünel, 160 kilometreyi aşan metro hattı inşa ettiklerini söyledi.

Yaptıkları hizmetleri konuştuğunu, hayal üretmediğini anlatan Erdoğan, 2022’ye girerken tünellerde 68 kilometreye metroda 355 kilometreye ulaşmayı hedeflediğini ifade etti.

Erdoğan, sonrası için de 120 kilometre yeni tünel, 650 tünel de yeni metro hatları projelerinin olduğuna dikkati çekerek, böylece 190 kilometreyi bulan tünel ve bin kilometrelik metro hattı uzunluğuyla İstanbul’u dünyanın en yaygın ulaşım ağıyla donatacaklarını kaydetti.

“ADALARDAKİ ATLARLA İLGİLİ VİCDANLARI YARALAYAN GÖRÜNTÜLERE ŞAHİT OLUYORUZ”

Adalar’daki faytonlarda kullanılan atlarla ilgili bir çalışma yaptıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bu konuda gerekli adımları attık. Adalar’daki atları, faytonların boyunduruklarından kurtarıp, özgürlüklerine kavuşturmak için bir çalışma yapıyoruz. Biz, hayvanlar için vakıf kurmuş, selatin camilerinin üzerine kuş evleri yapmış, peygamberi, kedisi ölmüş bir çocuğa başsağlığına gitmiş bir medeniyetin mensuplarıyız. Zaman zaman gerek eziyet gören köpeklerle ilgili, gerek Adalar’daki faytonlarda kullanılan atlarla ilgili vicdanları yaralayan görüntülere şahit olduk. Sevgili Peygamberimiz, bir gün yanında sahabelerle giderken yol kenarında bir köpek leşi var, yanındaki sahabeler burunlarını tutuyor. Fakat Peygamber Efendimiz, dişlerine bakıyor. ‘Ah dişleri ne kadar da güzelmiş’ diyor. Biz böyle bir Peygamberin ümmetiyiz. Şimdi yeni düzenlemelerle özellikle bu hayvanseverler. İster ev, ister sokak… Bunlar üzerindeki çalışmaları, 5119 sayılı yasayı çok daha farklı şekilde ele alıp, değerlendireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, patileri kesilen yavru köpeğin ölümüne ilişkin gözaltına alınan operatörün tutuklandığını ifade ederek, “Olayın kabul edilebilir hiçbir yanı yok ama bu hassasiyeti göstermek çok çok önemli.” dedi.

İstanbul’da 1994 yılı öncesinde yaşananların ortada olduğunu anlatan Erdoğan, o dönemde nasıl benzin istasyonları varsa su istasyonlarının olduğunu kaydetti.

Erdoğan, yeni bir sürece doğru ilerlediklerini, atmaları gereken çok çok önemli adımların olduğunu dile getirerek, “Fakat burada artık sizlerden bir destek arıyorum çünkü büyük Türkiye, güçlü Meclis, güçlü cumhurbaşkanı ister. Unutmayın, vakit Türkiye vakti. Vakit, İstanbul vakti. Bunu ortaya hep beraber koymalıyız.” ifadelerini kullandı.

Miting alanındaki kadınlarla gençlere “Şu 6 gün içinde kapı kapı dolaşmaya var mıyız?” diye soran Erdoğan, alandakilerin “Evet” yanıtı vermesi üzerine “Durmak yok, yola devam.” dedi.

Erdoğan, sandıklara, oylara sahip çıkacaklarını belirterek, demokrasinin bir namus olduğunu unutmayacaklarını söyledi.

Tüm akraba ve yakınlara telefonlarla ulaşarak bu işin hassasiyetinin anlatılmasını isteyen Erdoğan, “Sandıkları patlatmaya var mıyız? Yoğun bir çalışmayla patlatacak mıyız? Ben size inanıyorum ve sandıklardan bu neticeyi evelallah çok daha farklı bir neticeyle alacağımıza inanıyorum.” diye konuştu.

“BATI 24 HAZİRAN’A BAKIYOR”

Cumhurbaşkın Recep Tayyip Erdoğan, Batı’nın 24 Haziran’a baktığını ifade ederek, “Neyi bekliyor Batı, ‘Acaba Erdoğan nasıl çökecek’. Batı’ya da gerekli dersi vermeye hazır mıyız? Onun için bugüne kadar hep verdiniz, ben size inanıyorum, Allah’ın izniyle yine vereceksiniz.” dedi.

CHP zihniyetini en iyi bilen şehrin İstanbul olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu belediyecilik alanında da hak ve özgürlükler alanında da böyledir. İstanbul CHP faşizmini iliklerine kadar yaşamış bir şehirdir. Bakınız dün 16 Hazirandı. 16 Haziran 1950. Bu ülkede ezanı Muhammedinin 18 yıllık hasretin ardından tekrar semalarıızda yankılandığı gündür. O gün yaşananlara dair inanın çok hüzünlü anılar ve hikayeler var. Bugün burada bir tanesini aktaracağım, özellile gençler bunu bilmez.

Sultanahmet Camisi’ndeki müezzinler,’ Allah-u ekber, Allah-u ekber’ diye haykırınca Beyazıt Süleymaniye, Fatih derken İstanbul bir anda ezan sesiyle dalgalandı. Aynı makamda biri bırakıyor, öbürü başlıyor, herkes heyecandan tir tir titriyor hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Ezanlar bitince millet avluda oturup kaldı, adeta şaşkınlık içindeydiler, bir başka vatandaşımız ise o gün Bursa’da yaşananları şöyle dile getiriyor, Bursa’da bir camide o gün ikindi ezanının tam 7 defa okunduğunu öğrendim, halk bir türlü doyamamıştı ezanı Muhammediye’ye. Çünkü ezan Türkçe’ye dönüştürülmüştü. Umumi arzı üzerine müezzinler defalarca okumuş, okutmuşlardı. Evet 18 yıl aralıksız süren CHP zulmünün ardından ezanı Muhammediye ile yeniden kavuşmak milletimizi işte böyle mesut etmişti.”

“MAŞALLAH ŞİMDİ CAMİDEN ÇIKMIYOR”

Erdoğan, Türkiye’nin böylesine acı, böylesine sıkıntılı, böylesine zulüm ve yokluk dolu dönemlerden geçerek bugünkü konumuna geldiğini vurgulayarak, “Şimdi Muharrem İnce kalkmış din eğitimi, din hürriyeti üzerine ahkam kesiyor. Daha dün kamuda çalışan personelin kılık kıyafeti ile ilgili AK Parti ile MHP’nin 411 oyla Meclis’ten geçirdiği düzenlemeyi genel başkanı ile beraber Anayasa Mahkemesi’ne götürüp iptal ettiren sen değil misin Bay Muharrem? Ya siz ne zamandan beri tereciye tere satmaya başladınız. Dürüst olun dürüst, daha düne kadar kadar imam hatiplere de diğer okullarda verilen din derslerine de karşı çıkan siz değil misiniz? Arşivlerde bu seçimlere kadar senin camide namaz kılarken çekilmiş tek bir resmin var mı ya? Maşallah şimdi camiden çıkmıyor ama biz buna üzülmeyiz, tam aksine seviniriz.”

İnce’ye yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, “Maşallah bıraksalar ilahiyatlarda hocalık yapacak. Baya iyi gidiyorlar. Bunlar ucuz oyunlar Muharrem, dürüst ol, Kürt kardeşlerimin dillerini öğrenme hakkında bahsediyor, AK Parti’nin tüm bu hakları verdiğinden haberi yok. Ya bu hakkı biz verdik. Geldik anadilde öğrenmenin önünü biz açtık. Bütün bilboardlara seçim kampanyalarında kendi ana dillerinde kampanya yapabilmelerinin önünü biz açtık. Başbakanlığım döneminde annelerin evlatları ile cezaevlerinde Kürtçe konuşabilmelerinin önünü biz açtık, kime anlatıyorsun ya dürüst ol istismar peşinde bunlar.” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜK CEZALAR ÖDEDİĞİNDEN HİÇ BAHSETMİYOR”

Erdoğan, İnce’nin sürekli hukuktan, adaletten kuraldan kaideden söz ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Burası çok önemli, Yalova’da kendisinin dershane müdürlüğü yaparken, hukuksuz bir şekilde öğretmen çalıştırdığından ve bu yüzden çok büyük cezalar ödediğinden hiç bahsetmiyor. ‘Milletin sofrasında ne var ne yok’ diye soruyor. AK Parti’nin 16 yılda Türkiye’yi 3,5 kat büyüttüğünden, zenginleştirdiğinden haberi yok.”

İnce’nin 2002 yılında 1 milyon olan buzdolabı satışının geçen yıl 3 milyonu geçtiğinden, 824 bin olan çamaşır makinesi satışının 2,5 milyonu geçtiğinden, 282 bin olan bulaşık makinesi satışının 1 milyon 800 bini geçtiğinden, 91 bin olan otomobil satışının da 750 bini geçtiğinden bahsetmediğine dikkati çeken Erdoğan, “Hep cehalet, hep yalan.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi eleştirerek, “Bunların kek olduğunu biliyorduk ama 3,5 kuruşluk keke tamah edeceklerine ihtimal vermiyorduk. Arnavut ciğerinden, Tatar böreğinden bahsediyor, ben bunlardan hiçbir yerde bahsetmedim. Yalan söyleme. Maalesef, meğerse bunların vizyonu kek kadar kek…” dedi.

“Büyük İstanbul Mitingi”nde Erdoğan, kendilerinin içinde kitaplarıyla, internetiyle, orada ders çalışacak, araştırma yapacak gençlere katkı olsun diye yapacakları ikramlarla Millet Kıraathaneleri’nden bahsettiklerini, muhalefetinse “projenin kekine takılıp kaldığını” kaydetti.

Muharrem İnce’nin Elazığ mitinginde herkesin elinde kek olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bay Muharrem bak, sana bir şey söyleyeceğim, eğer dürüstsen çık Zeytinburnu’ndaki Millet Kıraathanesi’ne gel. Bak bu bizim Zeytinburnu Belediyemizin yaptığı -daha devlete başlamadık- sadece sana şimdi belediyemizin yaptığını söylüyorum. Bizim belediyemizin ulaştığı yerlere sizin kudretiniz ulaşamaz. Şu anda bizim belediyemiz, orada öğrencilere çorba veriyor. Bunu belediyemizi yapıyor. Kek, bunun yanında çayı, kahvesi, simidi… İnşallah bu bizim projemiz.” diye konuştu.

Erdoğan, Beyazıt’ta Kültür ve Turizm Bakanlığının eski Millet Kütüphanesi’ni restore ettiğini aktararak, İnce’ye “Gel yüreğin yetiyorsa, bir ibret al ya, git orayı bir gez. Bak bakalım nasıl bir şey olmuş.” diye seslendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların kek olduğunu biliyorduk ama 3,5 kuruşluk keke tamah edeceklerine ihtimal vermiyorduk. Arnavut ciğerinden bahsediyor, Tatar böreğinden bahsediyor. Ben bunlardan hiçbir yerde bahsetmedim, böyle bir şey konuşmadım. Yalan söyleme. Maalesef, meğerse bunların vizyonu kek kadar kek… Bunların sadece sözleri değil, hayatları da yalan.” ifadelerini kullandı.

Milletin hak ve özgürlüklerini CHP’nin lütfuyla değil, idam edilen başbakanlarının fedakarlığıyla, bedel ödeyerek kazandığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“10 yıl boyunca milletimizi tarihi nitelikli hizmetlerle buluşturan Menderes, hizmetlerinin karşılığını CHP’nin kışkırtmasıyla gerçekleşen darbe sonucu canıyla ödedi. Tanıyan herkesin ‘Tam bir beyefendi’ dediği merhum Menderes’i uyduruk davalarla, asılsız ithamlarla, iftiralarla bunların ağa babaları ne yaptı? Dar ağacına götürdü. CHP’liler aynı tavrı Özal’a da takındı. Görev süresinde rahmetli Özal hakkında atmadık iftira, söylemedik söz bırakmadılar. İktidar yolunu milletin gönlünde değil, cuntacıların icazetinde aradılar. Şimdi ne diyor? ‘Yok Edirne’den bilmem nereye kadar gönül köprüsü kuracağız.’ Ya geç kaldın geç. O gönül köprülerini biz bu ülkenin en doğusundan en batısına kadar kurduk. Öğrencilerimizi aldık doğudan batıya, batıdan doğuya taşıdık. Biz bunları yaptık Bay Muharrem.”

Erdoğan, ecdadın “Can çıkar ama huy çıkmaz” dediğini dile getirerek, “CHP’nin faşist, baskıcı karakteri yıllar geçse de asla değişmiyor. Her seferinde çuvallasalar da iftira ve yalan siyasetlerinden bir türlü vazgeçemiyorlar. Dün merhum Menderes’e iftira atıyorlardı, bugün bize atıyorlar. Dün hizmetlerinden dolayı merhum Özal’ı eleştiriyorlardı, bugün bizi eleştiriyorlar. Yaptırmamak için diğer siyasetçilere adeta kan kusturdukları eserler üzerinden güya bizim eserlerimizi de kötülemeye çalışıyorlar.” değerlendirmesini yaptı.

Muharrem İnce’nin son günlerde köprü geçiş fiyatlarını “diline doladığını” ifade eden Erdoğan, “Sen İstanbul’dan Yalova’ya gidip gelirken, niye Körfez’i dolaşmıyorsun da Osmangazi Köprüsü’nü tercih ediyorsun? Demek ki işine yarıyor, eğer bizim yaptığımız bu köprü olmazsa sen bizim aleyhimizde atıp, tuttuğun mitinglerine bile yetişemezsin. Eğer bizim yaptığımız havalimanları, bölünmüş yollar olmazsa, sürekli yalan söylediğin o il mitinglerini yapamazsın. Bir de kendince cinlik yapıyor. İmayı Boğaz’daki köprüye yapıyor. Fiyatı, üstelik de en büyük araç tarifesinden Osmangazi Köprüsü’nden veriyor. Bunlar hizmetten, yatırımdan, icraattan anlamaz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların milli bütçeden yapılan köprüler olmadığını, kaynakların çeşitlendirilmesiyle Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptıklarını, aynı şekilde Osmangazi Köprüsü’nün kamu-özel ortaklığıyla yapıldığını anımsattı.

Geçiş fiyatı belirleme hakkının, yetkisinin oradaki işleticiyle yapılan anlaşmaya göre yürüyen bir süreç olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kimse oradan geçmeye mecbur değil. Arzu eden geçer.” dedi.

“Bunların en büyük hizmetleri darbe şakşakçılığı yapıp başbakan astırmak. Dikkat ederseniz kendilerinin yaptığı bir tek hizmetten örnek veremiyor.” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Örnekleri Demirel’den veriyor, Özal’dan veriyor, hatta farkında olmadan AK Parti’den veriyor. Niye biliyor musunuz? Çünkü onların bu ülkede dikili ağacı yok. Yalan, yanlış bile olsa bizi üzerinden eleştirebilecekleri ortada tek bir tane eseri yok. En önemli icraatları 18 yıl boyunca bu milleti Ezan-ı Muhammediye’ye hasret bırakmak oldu. Yasaklar, baskılar Nazileri aratmayan uygulamalar dışında bu ülkede sayabilecekleri tek bir eserleri dahi yok. İşte dün iktidar yolunu cuntacılara yaranmakta buldular. Aday oldu, gittiği ilk yer neresi oldu? Edirne Kapalı Cezaevi. Kimi ziyaret etti? Terör örgütünün arkasında olduğu bir kişiyi gitti orada ziyaret etti. Ben şimdi milletime soruyorum, böyle bir terör örgütünün arkasında olduğu bir kişiyi ziyaret eden bu zata gerekli dersi 24 Haziran’da vermeye hazır mıyız? Ya bu kadar ucuz mu bu iş? Bu kadar şehit vermişiz, düşünebiliyor musunuz? 7 Haziran’da ‘herkes sokağa’ diyor, sokağa döktükten sonra da 53 Kürt kardeşimi orada öldürüyorlar. 15 yaşında Yasin Börü’yü kurban eti dağıtırken öldürüyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Bu talimatı veren kişiyi Bay Muharrem gidip Edirne Kapalı Cezaevinde ziyaret ediyor. Ankara’dan İstanbul’a sözde adalet yürüşüşü yapan bunlar değil mi? Bunlar. Ne adaletiydi? Hiç, sadece laf ola beri gele. Bunların adaletle falan da bir alakası yok. Şimdi bunların elinden gelse Türkiye’yi 1940’a dönüştürürler. Ellerinden gelse bölücü örgütün siyasi uzantısıyla el ele verip Türkiye’yi yasakların kol gezdiği Baas Rejimi’ne döndürürler. Ama milletimiz bunların karakterini iyi biliyor. Bu millet CHP zihniyetinin ne demek olduğunu gayet iyi biliyor. Yokluk, yoksulluk… Hatırlayın büyükbabalarımızın, benim babamın cüzdanında, karnesinde o yokluk döneminin damgaları vardı. Yağ kuyrukları, orada hepsinin mühürleri var. Ama şimdi böyle bir şey var mı? Çıkıyor fakirlikten bahsediyor. Hamdolsun nereden nereye geldik. Bu çakma takiyecilere bekledikleri cevabı inşallah bir hafta sonra veriyor muyuz? Onun için tekrar ‘Vakit dirlik vakti’ diyor muyuz? ‘Vakit İstanbul vakti’ diyor muyuz? ‘Vakit Türkiye vakti’ diyor muyuz? Öyleyse hep beraber Rabia’mıza yönelelim. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. İnşallah haftaya pazar Rabbim bizlere zaferi lütfeylesin.”

Previous ArticleNext Article

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23441

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan TİM Genel Kurulu’nda Konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan TİM Genel Kurulu’nda Konuştu için yorumlar kapalı 87010

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için sürekli yatırımı ve üretimi artırarak, teknolojiyi ve kaliteyi yükselterek, yelpazeyi genişleterek yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Wyndham Grand Levent Oteli’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, ödülleri kazanan sektör birincilerini ve en yüksek ihracat yapan firmalar ile temsilcilerini tebrik ederek başladı.

“Yol, mücadele, dava ve kader arkadaşlarım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, olmayı sürdüreceğim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kader arkadaşlığının en somut örneğini tüm dünyayı kasıp kavuran salgın döneminde hep birlikte yaşadıklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçıların bu sıkıntılı dönemde nasıl alın teri döktüklerinin, her türlü riski alarak ülkeden ülkeye nasıl koşturduklarının, ortaya koydukları gayretin yakın şahidi olduğunu dile getirerek, “Kendisi de ticaretten gelen birisi olarak bu işlerin öyle oturduğu yerden ahkâm kesmekle gerçekleşmeyeceğini, azim, gayret, kabiliyet, özveri, kararlılık gerektirdiğini çok iyi biliyorum. Biraz sonra bir çırpıda ifade edeceğimiz rakamların her kuruşunun, her sentinin nasıl kazanıldığının, bunun için hangi mücadelelerin verildiğinin, hangi emeklerin sarf edildiğinin takdirini ancak bunun derdiyle dertlenen yapabilir” diye konuştu.

“İHRACAT BAŞARIMIZ ÜLKEMİZ EKONOMİSİNİN YÜKSELEN GÜCÜNÜN SEMBOLÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ülkenin ekonomisinin güçlenmesiyle diğer alanlarda hangi imkânlarla hangi hareket alanlarına kavuştuğunun gayet iyi farkında olduklarına işaret ederek, şunları kaydetti: “Bunun için de yaptığınız işi sadece para kazanmak olarak görmüyorum. Günümüzde artık ticaret sadece mal alıp, satmaktan ibaret bir hadise olmanın ötesinde misyonlara sahiptir. İhracatçılarımız gittikleri ülkelerde ticaretimizle beraber kültürel ve sosyal ilişkilerimizin de en önemli temsilcileridir. Sizler bu ülkenin ihracatçı sıfatı taşıyan uç beylerisiniz, elçilerisiniz, yeri geldiğinde serdengeçtilerisiniz. Rabbim hepinizden razı olsun.

Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 95 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin amacı dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. Türkiye İhracatçılar Meclisi bünyesinde somutlaşan ihracat başarımız ülkemiz ekonomisinin yükselen gücünün, artan itibarının, genişleyen etki alanının da sembolüdür. Nitekim sizlerin 5G diye ifade ettiği güçlü alt yapı, güçlü insan kaynağı, güçlü ihracat, güçlü ekonomi, güçlü Türkiye başlıkları bizim 2023 hedeflerimizin de özeti mahiyetindedir. Hatta biz biraz daha kısaltarak bu hedefleri ve daha fazlasını ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ başlığı altında topluyoruz.”

“İHRACATTAKİ BAŞARILARIMIZ MİLLÎ MOTİVASYON KAYNAĞIMIZ HÂLİNE GELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracattaki başarılarımız artık millî motivasyon kaynağımız hâline geldi. Ülkemizin küresel fırsatları değerlendirme, tehditlere meydan okuma, hedeflerine bağlılığı, özellikle bu konudaki en önemli göstergelerden biri de ihracatımızdır” şeklinde konuştu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde temsil edilen iş dünyasının son 12 ayın 10’unu rekorlar kıran bir başarıyla kapatarak bu güvenin ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık Türkiye dünya ihracatında yüzde 1 pay seviyesine ulaşarak kritik eşiği yakaladı. Küresel İnovasyon Endeksi’nde sürekli yukarı çıkması bu başarının tesadüf değil, samimi ve yoğun bir gayretin eseri olduğunu açıkça gösteriyor. Gençlerimizin girişimciliğe yönelmelerinde dünyaya bu gözle bakarak vizyonlarını genişletmelerinde, donanımlarını güçlendirmelerinde, cesaretlerini artırmalarında ihracatçılarımızın büyük katkısı var. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için sürekli yatırımı ve üretimi artırarak, teknoloji ve kaliteyi yükselterek, yelpazeyi genişleterek yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür. İşte bunun için ihracatçı sayımızı önce 150 bine, ardından 300 bine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu şekilde son 20 yılda aylık ortalama yaklaşık 3 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkardığımız ihracatımızı ve ihracatçı sayımızı yeniden aynı oranlarda artırabiliriz. İhracatımız içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payının, 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayısının, firma başına düşen istihdam rakamının, her geçen yıl artması doğru yolda ilerlediğimizi gösteriyor.”

“KİMSE BİZİ HEDEFLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEKTEN ALIKOYAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ilk bin ihracatçı firma arasına 50 farklı ilden temsilcinin girmesinin artık ihracatın ülke geneline köklü ve kalıcı bir şekilde yayıldığının işareti olduğunu kaydetti. Bu tabloların şekillenmesinde ve bugünkü seviyeye ulaşmasında TİM’in büyük katkıları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin kalkınması, milletin refahı için çalışan iş insanları ürettikçe, ihraç ettikçe, istihdam sağladıkça hep birlikte gelecekte çok daha güvenle bakabilecek bir yere doğru gidildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiç kimsenin bu güzel muhabbet iklimini bozmasına, bu yükselişi durdurmasına, bizi hedeflerimizden uzaklaştırmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Bölgemizde yaşanan siyasi, ekonomik, sosyal krizleri, güvenlik sorunlarını sınırlarımızdan içeriye taşımaya çalışanlara müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmamızı, 2053 ve 2071 vizyonlarını geleceğimizin pusulası hâline dönüştürmemizi engellemek isteyenleri hep hüsrana uğrattık, uğratmayı sürdüreceğiz. Milletimizle ve iş dünyasıyla birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece Allah’ın izniyle kimse bizi hedeflerimizi gerçekleştirmekten alıkoyamaz.”

“İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI YÜZDE 85 SEVİYESİNE ÇIKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ihracatta salgın şartlarına rağmen çok iyi bir performans yakalandığını belirterek, şöyle konuştu: “Hamdolsun bu yıl çok daha iyi bir seviyedeyiz. Aylık, altı aylık ve 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına bu yıl ulaştık. Mesela 12 aylık ihracatımız ilk defa 200 milyar dolar eşiğini aşarak 17 Eylül itibarıyla 211 milyar dolarla rekor kırdı. Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 52’lik bir artışı ifade eden 19 milyar dolarla bu ayın tüm zamanlardaki rekorunu elde ettik. Eylül ayında da 20 milyar doları bulacağımızı ümit ediyoruz. Daha önemlisi ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 85 seviyesine çıkmış olmasıdır. Geçmişte yüzde 55’ler düzeyine kadar inen bu oranın geldiği seviye Türk ekonomisinin ve ihracatının ne kadar sağlıklı yol aldığının işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci çeyrekte yüzde 21,7 gibi rekor bir büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin bu başarısına mal ve hizmet ihracatının katkısının 10,8 puan olduğunu dile getirerek, net ihracatın büyümeye katkısının da 6,9 puan olarak gerçekleştiğini vurguladı.

Bu oranın son 23 yıldır açıklanan büyüme rakamlarına, en yüksek ihracat katkısı olarak kayıtlara geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada Türkiye’nin ihracattaki bu yükselişiyle karşılaştırılacak pek az örnek olduğunu kaydetti.

İhracatçıların yazdığı bu başarı hikâyesini daha da ileri taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağını çok daha uzak coğrafyalara doğru genişlettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar ihracatın üçte ikisini menzili 2 bin kilometre olan ülkeler oluşturduğunu belirterek, “Artık 8 bin kilometre menzili hedef olan uzak ülkeler stratejisini hayata geçiriyoruz. Amacımız uzak coğrafyalardaki ülkelerin ithalatlarında ülkemizin payını dört kat artırmaktır. Bu doğrultuda 84,5 trilyon dolar büyüklüğüyle dünya ekonomisinin yüzde 64’ünü oluşturan 17 ülkeye ihracatımızı 81,5 milyar dolara çıkarmak için hazırladığımız eylem planını önümüzdeki günlerde açıklıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İHRACATI GELİŞTİRME FONU İLE İHRACATÇILARIMIZA SAĞLADIĞIMIZ DİĞER DESTEKLERE İLAVE BİR FİNANSMAN KAYNAĞI OLUŞTURUYORUZ”

İhracatçılarla yeni kıtalara ve yeni fırsatlara doğru ilerleyecek bir döneme girildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni fırsatlar ve yeni atılımların beraberinde yeni ihtiyaçları da getirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflere ulaşabilmek için bu yeni ihtiyaçları karşılayacak yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün burada artan ihracatımızın hızına uygun finansmanı sağlayacak yeni bir mekanizma kurmakta olduğumuzun müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kuracağımız İhracatı Geliştirme Fonu ile ihracatçılarımıza sağladığımız diğer desteklere ilave olarak sadece sizlerin erişimine açık bir finansman kaynağı oluşturuyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ihracatçı birliklerimizin katkılarıyla oluşacak bu fon sayesinde ihracatçılarımızın finansmana erişiminde teminat sorunu ortadan kalkacaktır. İhracatı Geliştirme Fonu’nun şimdiden ülkemize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca EximBank’ı, sermayesini de arttırarak yeniden yapılandırıyor daha işlevsel, daha güçlü hâle getiriyoruz. Böylece nitelikli insan kaynağını arttırmak, rekabetçi ve verimli teknolojik bir altyapı oluşturmak suretiyle ihracatçılarımızın teknik bilgi birikiminin güçlenmesini sağlayacağız. Bu şekilde başlayacak dönüşüm, ihracatçılarımızın hizmet standartlarını ve iş yapma deneyimlerini olumlu yönde geliştirirken, bürokrasiyi azaltacak ve kaynakların verimli kullanımını temin edecektir.”

“İSTANBUL’U FUAR MERKEZİ HÂLİNE GETİREREK, KÜRESEL TİCARETİN KALBİ KONUMUNA ÇIKARMAKTA KARARLIYIZ”

Bugün paylaşacağı bir başka müjdenin de İstanbul’u, ülkenin kapasitesine uygun bir fuar merkezine kavuşturmak için atacakları adım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetiminde ihracatçıların tek çatı kuruluşu Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin de yer alacağı bu fuar merkezini en kısa sürede ülkeye kazandıracaklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya, Avrupa ve Afrika’nın buluşma noktası İstanbul’u fuar merkezi hâline getirerek, küresel ticaretin kalbi konumuna çıkarmanın kendileri için bir kararlılık olduğunu belirtti.

Türkiye’nin yaklaşık iki asrı bulan demokrasi ve kalkınma arayışlarında tarihinin en zirve noktasında bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanayi Devrimi’ni kaçıran, bilgi ve teknoloji devriminde yeteri kadar hızlı davranamayan bir ülke olarak küresel, siyasi ve ekonomik sistemin yeniden yapılanma sancılarını yaşadığı şu dönemi en iyi şekilde değerlendireceklerini vurguladı.

Geçen 19 yılda kurdukları güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı sayesinde, büyük ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı adımlarla ilerleyebildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstikrar ve güven iklimini, vesayetin oyunlarına, terör örgütlerinin saldırılarına, darbe girişimlerine, nice iç ve dış tuzağa rağmen koruyarak bugünlere geldik” dedi.

“Salı günü Amerika’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da ifade edeceğim gibi önümüzdeki dönemde yeni küresel sistemde hak ettiğimiz yeri almak için üzerimize ne düşüyorsa yapmakta kararlıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, bize bu konuda ihtiyacımız olan yönetim kapasitesini sağlamıştır. İş dünyamızın da küresel ekonominin yeni taleplerine ve yönelimlerine hızla cevap verebilecek kabiliyete sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. İhracatçılarımız bu yeni dönemin de lokomotifleri olacaktır. Türkiye’yi nasıl 2023 hedeflerine beraberce ulaştıracaksak, 2053 ve 2071 vizyonlarının da ana taşıyıcılarından birinin sizler olacağından hiç şüphe duymuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İhracatın Şampiyonları Ödülü’ne layık görülen firmaları ve iş insanlarını tebrik ederek, bundan sonraki süreçte de başarılarının devamını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ressam İsmail Acar tarafından resmedilen tabloyla “Türkiye’nin ilk bin ihracatçısı” kitabı takdim edildi. Türkiye’nin 2020 yılında en çok ihracat yapan firmalarına ödülleri de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Ödül alan firma temsilcileri Cumhurbaşkanı Erdoğan ve katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

EN FAZLA İHRACAT YAPAN İLK 10 FİRMA
Türkiye’de 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 firmaya ödülleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi. Geçen yıl en fazla ihracat gerçekleştirerek ödül alan ilk 10 şirket sırasıyla; Ford Otomotiv Sanayi, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları, Vestel Ticaret, Kibar Dış Ticaret, Arçelik, TGS Dış Ticaret, Tofaş Türk Otomobil Fabrikaları, Türkiye Petrol Rafinerileri ve Mercedes-Benz Türk oldu.