“Sistem kriz üretiyorsa çözüm üretemiyorsa artık onu değiştirmek farz haline gelmiştir” “Sistem kriz üretiyorsa çözüm üretemiyorsa artık onu değiştirmek farz haline gelmiştir” için yorumlar kapalı 56093

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü bahçesindeki resmi tören alanında düzenlenen veda programında konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, “Sistemler değişir, asıl olan değerlerdir. Hukuka dayalı, insan haklarını önemseyen, önceleyen demokrasi, ülkemizin, hepimizin ortak paydasıdır.” dedi.

Yıldırım, tarihi bir an ve köklü devlet geleneğinde büyük bir dönüm noktası yaşandığını söyledi.

Başbakanlık personelinin bu ana tanıklık ettiğinin altını çizen Yıldırım, gelecek haftadan itibaren cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin fiilen yürürlüğe gireceğini hatırlattı.

Bunun millete, devlete ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulunan Yıldırım, “Sistemler değişir, asıl olan değerlerdir. Hukuka dayalı, insan haklarını önemseyen, önceleyen demokrasi, ülkemizin, hepimizin ortak paydasıdır.” diye konuştu.

Türkiye’nin 140 yıllık demokrasi tecrübesi olduğunu hatırlatan Yıldırım, parlamenter sistemin bir gereği olarak, başbakan ve başbakanlık kurumunun yürütmenin ana eksenini oluşturduğunu aktardı.

TBMM’nin kurulmasıyla yasama ve yürütme yetkilerinin Mecliste toplandığını hatırlatan Yıldırım, süreci şöyle anlattı:

“20 Ocak 1921’de kabul edilen Teşkilatı Esasiye Kanunu’nda yürütmeye ait yetkilerin kullanılması için bir icra vekilleri heyeti oluşturulmuştur. Bu heyetin başkanlığını yürütmek üzere de icra vekilleri heyeti başkanının, bugünkü anlamda başbakanın seçilmesi takip etmiştir. 1924 Anayasası’nda bakanlar kurulunun, dolayısıyla başvekilin icra gücü artırılmıştır. 1961 Anayasası, bakanlar kurulu üyelerinin belirlenmesi, görevden alınmalarında başbakanı belirleyici hale getirmiştir. Ayrıca başbakana, bakanlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlama görevini vermiştir.”

“Darbe anayasası yürütmede iki başlılığın doğmasına sebep oldu”

Yıldırım, 1980 askeri darbesiyle sistem üzerinde askeri ve bürokratik vesayetin hakim hale geldiğine işaret ederek, “1982 Anayasası cumhurbaşkanına çok geniş yetkiler vermiş ancak siyasi sorumluluğu hariç tutmuştur. Böylece darbe anayasası yürütmede iki başlılığın doğmasına sebep olmuştur. Bu durum cumhurbaşkanı ve siyasi sorumluluk sahibi başbakan arasında çoğu kere anlaşmazlık çıkmasına sebep olmuştur. Bu anlaşmazlığın en belirgin örneği, 2001 ekonomik krizinin ana sebeplerinden biri olan anayasa kitapçığının fırlatılması olayıdır.” ifadesini kullandı.

1982 Anayasası’nın yasama ile yürütme birlikteliği üzerine kurulduğu için kuvvetler ayrılığı prensibinin uygulanmasını imkansız hale getirdiğini hatırlatan Yıldırım, parlamenter hükümet sisteminde başbakanlığın, diğer bakanlıklardan farklı bir koordinasyon birimi olarak konumlandırıldığını söyledi.

Yıldırım, başbakanlığın icracı kurumların en üst organı olarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinde önemli görevler üstlendiğini vurguladı.

Cumhuriyet döneminde 65 hükümet kurulduğunu ve kendisinin dahil olduğu 27 başbakanın görev yaptığını dile getiren Yıldırım, “Başbakanlık, birçok alanda kamu kurumları, kuruluşları tarafından yapılmakta olan hizmetlerin koordine edilmesinde ve kurumlar arasındaki uyumun sağlanmasında önemli bir görevi ifa etmiştir. Birçok reformlar, düzenlemeler başbakanlığın bürokrasiyi iyi şekilde sevk ve idare etmesi sayesinde mümkün hale gelmiştir. Kanun, kanun hükmünde kararname (KHK) ülke ihtiyacına uygun bir şekilde burada hazırlanmış ve bakanlar kurulunun ve Meclisin gündemine taşınmıştır.” şeklinde konuştu.

Yıldırım, başbakanlığın hukuk alanında da çok önemli reformlara imza attığını hatırlatarak, “İdarenin yeniden yapılanması, hak ve özgürlüklerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yapılması ve bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması gibi işler, hep bu müessesenin hizmetleri arasındadır.” dedi.

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası FETÖ ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan KHK’ların başbakanlık koordinasyonunda ele alındığını ve olaya hukuki alanda anında müdahale edildiğini anımsatan Yıldırım, o gece başbakanlığın sabaha kadar darbeyle ilgili önlemleri ve yapılacak işlemleri koordine ettiğini söyledi.

“Başbakanlık, bakanlar kurulunun mutfağı şeklinde hizmet vermiştir”

Bakanlar kurulu kararları, yönetmelikler, tüzükler gibi işlemlerin Resmi Gazete’de yayımlanmasının da başbakanlığın yaptığı işler arasında olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

“Tabiri caizse başbakanlık, bakanlar kurulunun mutfağı şeklinde hizmet vermiştir. Milli güvenlik, kamu yönetimi reformu, e-devlet çalışması, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, kamu etik kurulu çalışmalarının yürütülmesi de yine başbakanlık bünyesinde gerçekleşmiştir. Devletin hafızası, devlet arşivleri hizmetlerini bünyesinde barındıran başbakanlıkta gerçekleşmiştir. Başbakanlığın bu görevleri etkin bir şekilde yerine getirmesi, güçlü bir idari yapılanma, donanımlı, ehliyetli personel sayesinde mümkün olmuştur. Yani sizler sayesinde bu işler başarılmıştır.”

Başbakanlığın 1982 Anayasası’nın ruhu gereği siyasi sorumluluğu fazla, yetkileri sınırlı bir kurum haline geldiğini belirten Yıldırım, 1982 Anayasası’nın getirdiği bu iki başlılığın yeni bir hükümet sistemine geçilmesini zorunlu hale getirdiğini vurguladı.

Başbakan Yıldırım, 2007’de yaşanan cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili 367 icadının cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesi sonucunu doğurduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, aslında cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk habercisi olmuştur. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, kendisine siyasi sorumluluğu da beraber getirmiştir. Sistem, kriz üretiyorsa çözüm üretemiyorsa artık onu değiştirmek farz haline gelmiştir. Küresel rekabetin yoğunlaştığı, her gün yeni ve çok önemli gelişmelerin yaşandığı dünyada, krizlere gebe bir yönetim sistemiyle Türkiye yol alamazdı. Bu dönemde daha etkin, daha güçlü bir yönetim sistemi için Türkiye’nin olmazsa olmazı olarak gördük. 10 Nisan 2017’de hatırlayacağınız üzere, yapılan halk oylamasında milletimiz, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kabul etmiş ve böylece demokrasiye, milli iradeye direnç gösteren vesayet sistemi, millet eliyle sona erdirilmiştir.”

Başbakan Binali Yıldırım, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle vesayet odaklarıyla, terörle daha etkin mücadele mümkün hale gelecektir. Yeni dönemde istikrar ve güven sürekli, ekonomik büyüme sürdürülebilir hale gelecek ve bürokrasi çok daha basitleşecek, e-Devlet üzerinden bütün hizmetler gerçekleşmiş olacaktır.” dedi.

Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte yeni dönemde iki başlılığın ortadan kalkacağını belirtti.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin gerçek anlamda tesis edileceğini vurgulayan Yıldırım, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle vesayet odaklarıyla, terörle daha etkin mücadele mümkün hale gelecektir. Yeni dönemde istikrar ve güven sürekli hale gelecek, ekonomik büyüme sürdürülebilir hale gelecek ve bürokrasi çok daha basitleşecek, e-Devlet üzerinden bütün hizmetler gerçekleşmiş olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, “Sistemle birlikte milli irade, demokrasi daha da güçlenecek ve böylece ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ prensibi tam anlamıyla hayata geçmiş olacaktır.” şeklinde konuştu.

“Ülkemiz, milletimiz, geleceğimiz için çok hayırlı bir iş olmuştur”

Binali Yıldırım, yeni dönemde Başbakanlığın yerine getirdiği işlerin artık cumhurbaşkanı tarafından yapılacağını anlatarak, “Yürütme yetkisi ve görevi artık cumhurbaşkanı ve onun belirleyeceği cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar marifetiyle gerçekleşecektir. Yeni sistemle halk tarafından doğrudan seçilen ve yürütme gücünü kullanacak olan Cumhurbaşkanımız da halka karşı doğrudan sorumlu olacaktır.” diye konuştu.

24 Haziran’daki seçimin ardından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin fiilen başladığına ve yeni sistemin kurucu cumhurbaşkanının da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğuna işaret eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yürütmeyi merkeze alan ve bir üst kademeye taşıyan, hızlı karar üretilmesini sağlayan bir sistemdir. Kararnameler, personel atamaları, dış politika, yatırım, iç-dış güvenlik, ekonomi gibi konular cumhurbaşkanının yakından takip edeceği ve hayata geçireceği konular olacaktır.

Yeni dönemde Başbakanlıkta oluşan bilgi birikiminin Cumhurbaşkanlığına aktarılması da büyük önem arz etmektedir. Devlet hafızası ve devlet aklının sürekliliği yeni sisteme çok önemli katkı sağlayacak, devlet yönetiminin gücüne güç katacaktır. İnanıyorum ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ülkemiz, milletimiz, geleceğimiz için çok ama çok hayırlı bir iş olmuştur.”

“Beraberce, fedakarlık içerisinde güzel işler yaptık”

Başbakan Yıldırım, Türkiye’de son yıllarda yaşanan hızlı dönüşümün birçok alanda olduğu gibi bürokraside de kendini hissettirdiğini, artan eğitim ve personel kalitesinin bürokrasinin etkinliğini, verimliliğini de artırdığını kaydetti.

Araştıran, üreten, siyasetçilere farklı öneriler hazırlayan yeni nesil bürokrasinin devlet sisteminde işleri daha da kolaylaştırdığını belirten Yıldırım, Başbakanlık personeline hitaben, “Yeni Türkiye vizyonuna önemli katkılar sağlayan, gecesini gündüzüne katarak bilgi ve birikimleriyle sistemin inşasına katkı sunan siz Başbakanlık personelini Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı olarak tebrik ediyorum, şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Müsteşarından hizmetlisine, şoföründen şirket çalışına, müşavirine ve uzmanına kadar bütün kadrolarda görev alanları yürekten kutladığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

“Beraberce, fedakarlık içerisinde güzel işler yaptık. Gecemizi gündüzümüze kattık. Bazen gece yarılarına kadar bizimle beraber bir oldunuz. Çalıştık, evlerimizi, ailelerimizi ihmal ettik ve bugünlere geldik. İki yılı aşkın bir süredir beraberiz.

Bu süre belki hayatımız içerisinde çok uzun bir dönem olmayabilir ancak yaşadığımız olaylar bakımından dikkate aldığımızda bizden sonraki kuşaklarda, yakın siyasi tarihimizde üzerinde çok konuşulacak bir iki yıl olacağından hiç endişem yoktur. Bu zorlu süreci kazasız belasız, herhangi bir sıkıntı olmadan aşmış olmamız şüphesiz sizlerin gösterdiği dayanışma ve samimiyete bağlıdır. Allah hepinizden razı olsun.”

Binali Yıldırım, personelin aileleri ve çocuklarına da yoğun çalışma dönemlerinde gösterdikleri fedakarlıklardan ötürü teşekkürlerini iletti.

“Hizmetlerimiz, sorumluluklarımız devam edecektir”

Başbakanlık personelinin yeni sistemdeki görevlendirme süreçlerine de değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Hiçbir mesai arkadaşımın hatta hizmet aldığımız şirket elemanlarının endişesi olmasın. Başbakanlığın hükmi şahsiyeti sona ererken Başbakanlık bünyesinde değil ama ülkemizin değişik kurumlarında, değişik pozisyonlarda hizmetlerimiz, sorumluluklarımız devam edecektir. Hayat devam ediyor. Bir değişim yaşıyoruz. Bu değişim sonrası bizim de birinci görevimiz bütün arkadaşlarımızın hakkının, hukukunun olabildiğince korunmasıdır, herhangi bir hayal kırıklığı yaşamamanızdır.”

Başbakan Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bütün vatandaşların hukukunun devletin güvencesinde olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin demokrasi yolundaki yürüyüşünde, azim ve gayretini yakından gördüğü çalışma arkadaşlarının ülke ve millet için değer üreteceğinden zerre kadar şüphesi olmadığını ifade etti.

Son iki yıllık dönemde çok çalıştıklarını, emek verdiklerini, birçok işi yaptıklarını ama yapamadıkları şeylerin de olabileceğini dile getiren Yıldırım, personeline, “Bu süre içerisinde bilerek, bilmeyerek birbirimize hakkımız geçmiştir. Hakkınızı helal etmenizi istiyorum. Benden yana da helal olsun.” diye seslendi.

Başbakan Yıldırım, Başbakanlık personeline ve ailelerine sağlıklı, bereketli ömürler temennisinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 0 87775

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda resmî törenle karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’nun tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülke millî marşları çalındı. Tören kıtasını denetleyen iki Cumhurbaşkanı heyetlerini birbirlerine tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ile baş başa görüşmeye geçti.

“AFRİKA KITASIYLA İLİŞKİLERİMİZDE ANGOLA’NIN EN ÖNEMLİ ORTAKLARIMIZDAN BİRİ OLMASI BİZLERİ BİLHASSA MEMNUN EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Angola Cumhurbaşkanı Lourenço gerçekleştirdikleri baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan heyetler arası görüşmede yaptığı konuşmada, “Değerli dostumun daveti üzere gerçekleştirdiğim, Cumhurbaşkanı düzeyindeki bu ilk ziyaret, Türkiye-Angola dostluğunun yeni bir nişanesidir” ifadesini kullandı.

Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ile yaptıkları ikili görüşmede özelikle savunma sanayi ve terörle mücadele alanında ilişkileri ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin kazandığı ivmenin sevindirici olduğunu belirtti.

Türkiye-Afrika İş Forumu’nu 21-22 Ekim’de İstanbul’da düzenleyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, foruma Angola’yı temsilen Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın katılacağını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17-18 Aralık 2021 tarihlerinde ise yine İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin icra edileceğini dile getirerek Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’yu da zirvede görmeyi özellikle arzu ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’nun gelecek yıl 11-13 Mart tarihlerinde düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’na da katılımından ayrıca memnuniyet duyacağını kaydetti.

“Afrika kıtasıyla ilişkilerimizde Angola’nın en önemli ortaklarımızdan biri olması bizleri bilhassa memnun ediyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili görüşmede her alanda dostluk ve iş birliğinin daha da gelişmesi yönündeki iradeyi teyit ettiklerini vurguladı.

İkili ticaret hacminin, gerçek potansiyelinin oldukça gerisinde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “2020 yılı 177,5 milyon dolar olan ticaret hacmimiz bu yılın sekiz ayı itibarıyla yaklaşık 132 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye ziyaretinizde belirtiğimiz 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için müşterek gayret sarf etmeliyiz. Ankara’da kabul ettiğiniz özel sektör temsilcilerimizden bazılarının Angolalı muhataplarıyla ortaklık sözleşmelerini imzalamaları, karşılıklı yatırımların artmasına vesile olacaktır. Altyapı projelerine yönelik fon ve kredi sağlanması noktasında Maliye Bakanlarımızın temasta oldukları da malumunuzdur. Ulaştırmadan tarıma, yenilenebilir enerji, sağlık, tekstil, elektrik ve konut projelerine kadar geniş bir alanda önemli firmalarımızın somut çalışmaları, ikili ilişkilerimizi güçlendirme yönündeki kararlılığımızın neticesidir. Hepsinden öte özellikle Türk Hava Yolları, 13 Ekim itibarıyla Angola’ya doğrudan uçuşlara başladı. Bunun ticari ve beşeri ilişkilerimizde çarpan etkisi yapacağına inanıyorum.”

Vize meselesinde atılacak kolaylaştırıcı adımların da insan ve ürün hareketliliğini artıracağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda değerli dostum, ‘Vize serbestisi konusunda, süratle bu adımı atmamızda endişe yoktur’ dedi” şeklinde konuştu.

“KORONAVİRÜS SALGINI SAĞLIK ALANINDA KÜRESEL DAYANIŞMAYA NE KADAR İHTİYAÇ DUYULDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ”

Eğitim alanında 44 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı eliyle iş birliğini daha da geliştirmeye hazır olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Koronavirüs salgını sağlık alanında küresel dayanışmaya ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösterdi. Sağlık alanında iş birliği anlaşması, tecrübe paylaşımımızı ve dayanışmamızı geliştirecek, kurumsallaştıracaktır. En kısa zamanda imzalanmasında fayda görüyorum. Türk özel sektörü, hastane inşası ve yönetiminden ilaç satışı ve üretimine kadar geniş bir yelpazede iş birliğine hazırdır. Üç ay gibi kısa bir sürede karşılıklı olarak gerçekleştirdiğimiz bu tarihî ziyaretlerin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Özellikle şu anda heyet üyelerimiz arasında bulunan bakanlarımızın karşılıklı olarak ziyaretleri devam ettirmeleri, hele hele Türk Hava Yollarının artık uçuşları başlatmasıyla daha da kolaylaşacaktır. Şu anda İstanbul-Luanda arası 7,5 saat. Dolayısıyla bu, işin ne kadar kolaylaştığını da ortaya koyuyor. Sayın Cumhurbaşkanının şahsında tüm Angola makamlarına teşekkür ediyorum. Bu heyetler arası toplantımızın da ülkelerimiz arasında yeni bir sürecin başlamasına vesile olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da için yorumlar kapalı 80782

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun davetlisi olarak resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere Angola’nın başkenti Luanda’ya ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Luanda Quatro de Fevereiro Uluslararası Havalimanı’nda Angola Dışişleri Bakanı Tete Antonio ve Türkiye Cumhuriyeti Luanda Büyükelçisi Alp Ay tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş eşlik ediyor.