Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Türkiye’nin tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Türkiye’nin tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır” için yorumlar kapalı 45393

TESK Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bugün de tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır. Döviz kurundaki dalgalanma başta olmak üzere, ekonomimizi olumsuz yönde etkileyen tüm hadiseleri, serbest piyasa çerçevesinin dışına asla çıkmadan çözmenin mücadelesini veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TESK Genel Kurulu’na katıldı. Grand Ankara Otel’de gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, “Cumhuriyetimizi kurduğumuzda, dönemin şartları ve eğilimleri gereği, önce devletçi ekonomiyi tercih ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok partili siyasi hayata adım atılmasının ardından karma ekonomiye geçildiğini belirterek, “Rahmetli Özal’la birlikte de ülke olarak tercihimizi serbest piyasa ekonomisinden yana kullandık. Biz de AK Parti döneminde, ülkemizi dünyaya açarak serbest piyasa ekonomisini güçlendirdik, kurumsallaştırdık, geliştirdik. Bu sayede, ülkemizi büyütmek, zenginleştirmek için ihtiyacımız olan uluslararası yatırımları Türkiye’ye çekmeyi başardık. Ülkemizi 3,5 kat büyütürken, satın alma paritesine göre dünyanın 13’üncü, millî gelire göre de 17’nci ekonomisi hâline getirdik. Türkiye’nin bugün de tercihi ve uygulamaları serbest piyasa ekonomisinden yanadır. Döviz kurundaki dalgalanma başta olmak üzere, ekonomimizi olumsuz yönde etkileyen tüm hadiseleri, serbest piyasa çerçevesinin dışına asla çıkmadan çözmenin mücadelesini veriyoruz” dedi.

“EKONOMİMİZİ GELİŞTİRMEK İÇİN ATMAMIZ GEREKEN ADIMLAR OLDUĞU GERÇEĞİNİ GÖZ ARDI ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü. “Benzer sorunlarla karşılaşan kimi ülkelerin, bunları demokrasiye ve serbest piyasa ekonomisine uymayan yöntemlerle nasıl çözdüklerini de gayet iyi biliyoruz. Ama biz, bu yollara tevessül etmedik, etmeyeceğiz. Esasen, son dönemde karşılaştığımız hadiselere baktığımızda, ülkemize yönelik gizli açık saldırıların, ne demokrasimizdeki eksiklerle ne serbest piyasa ekonomisi kapsamındaki sorunlarla ilgisinin olmadığını görüyoruz. Bu sürecin en önemli belirleyicisi, dünyadaki ekonomik eğilimlerin değişmiş olmasıdır. Küresel düzeyde finans ve üretim alanındaki yatırımlarda dolaşan paralar, bir süredir belirli merkezlerde toplanmaya başlamıştır. Uluslararası yatırımlardaki daralmayı, bu eğilimden dolayı anlayışla karşılayabiliriz.”

Benzer göstergelere sahip olan gelişmekte olan ülkelerin, bu değişimden olumsuz yönde etkilendiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak Türkiye, özellikle son birkaç yıldır, gelişmekte olan ülkelerin ortalama seyrinden farklılaşan, daha olumsuz bir görüntü içindedir. Mesele demokrasi veya serbest piyasa ekonomisi olmadığına göre, burada bir başka sorunla, bir başka durumla karşı karşıyayız demektir. Elbette bunları söylerken, demokrasimizi daha ileriye taşımak, ekonomimizi daha geliştirmek için atmamız gereken adımlar olduğu gerçeğini göz ardı etmiyoruz. Vurgulamak istediğim husus, yaşadıklarımızın, eksiklerimizin, gediklerimizin, yapısal sorunlarımızın ötesinde bir anlama sahip olduğudur” diye ekledi.

“BANKALARIMIZ TÜM GÖSTERGELERİYLE SAPASAĞLAM AYAKTA”

Konuşmasında “Zor dönemler zor kararlar vermeyi ve uygulamayı gerektirir” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de ülkemizin içinden geçtiği dönemin nezaketine ve önemine uygun kararlar almaktan ve uygulamaktan asla çekinmiyoruz. Cumhurbaşkanı olarak şahsımın koordinasyonunda, ekonomi yönetimimiz başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızla gece gündüz çalışıyoruz. İş dünyamızla, ihracatçılarımızla, yatırımcılarımızla, KOBİ’lerimizle, esnaf ve sanatkârlarımızla da her fırsatta istişare ediyor, birlikte neler yapabileceğimizi konuşuyoruz. Döviz kurundaki dalgalanmayı önlemeye yönelik pek çok tedbiri hayata geçirdik, geçiriyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki günlerde yeni adımlarımız olacak” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin en büyük avantajı, sorunların finans kesiminden kaynaklanmıyor olmasıdır. Bankalarımız şu anda tüm göstergeleriyle sapasağlam ayakta. Paranın ürkek olması, tabii ki finans kesimini aşırı ihtiyatlı davranmaya itiyor. Kur, faiz ve enflasyon dalgalanması istikrara kavuştukça, finans kesimi daha cesur hareket etmeye başlayacaktır” açıklamasında bulundu.

“BUGÜN YAŞADIKLARIMIZIN NE 1994 NE DE 2001 KRİZLERİYLE EN KÜÇÜK BİR BENZERLİĞİ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Hedefimiz, üretimi, verimliliği ve tasarrufu esas alan bir ekonomik anlayışı yerleştirerek, yaşadığımız sıkıntıların üstesinden gelmektir. Böyle dönemlerin en önemli hastalığı fırsatçılıktır. Bankalar kredi faizlerini aşırı şekilde yükselterek ve kredi musluklarını kısarak reel sektör fiyatları şişirerek yangının üzerine âdeta körükle giderlerse, bundan herkes zararlı çıkar. Emin olunuz ki, nice fırtınaları atlatıp hedeflerine doğru yürüme başarısını gösteren Türkiye, bu dönemi de aynı şekilde geride bırakacaktır. Bugün yaşadıklarımızın, ne 1994 ne de 2001 krizleriyle en küçük bir benzerliği yoktur.”

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her iki kriz de, küresel değil, Türkiye’nin kendi dinamiklerinin ürünüydü. Bugün ise Türkiye’nin kendinden kaynaklanan bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Aynı şekilde, 2008 yılında, küresel finans krizinden kaynaklanan bir karamsarlık havası ortalığı kapladığında, bu kriz bizi teğet geçecek, demiştik. Nitekim sonraki yıllarda, 2009’daki kaybımızı katbekat telafi eden neticelerle yolumuza devam etmiştik.  Bugün de diyorum ki, bu kriz bizim krizimiz değildir. Bu yaşadıklarımız, bize zorla yamanmak istenen, özel olarak üzerimize atılmaya çalışılan sahte bir dalgalanmanın ürünüdür. Şayet devletiyle, özel sektörüyle, finans sektörüyle, esnaf ve sanatkârıyla sağlam durursak, bu dalganın üzerinden aşar, yolumuza çok daha güçlü ve hızlı bir şekilde devam ederiz” ifadelerini kullandı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 0 87775

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda resmî törenle karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’nun tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülke millî marşları çalındı. Tören kıtasını denetleyen iki Cumhurbaşkanı heyetlerini birbirlerine tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ile baş başa görüşmeye geçti.

“AFRİKA KITASIYLA İLİŞKİLERİMİZDE ANGOLA’NIN EN ÖNEMLİ ORTAKLARIMIZDAN BİRİ OLMASI BİZLERİ BİLHASSA MEMNUN EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Angola Cumhurbaşkanı Lourenço gerçekleştirdikleri baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan heyetler arası görüşmede yaptığı konuşmada, “Değerli dostumun daveti üzere gerçekleştirdiğim, Cumhurbaşkanı düzeyindeki bu ilk ziyaret, Türkiye-Angola dostluğunun yeni bir nişanesidir” ifadesini kullandı.

Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ile yaptıkları ikili görüşmede özelikle savunma sanayi ve terörle mücadele alanında ilişkileri ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin kazandığı ivmenin sevindirici olduğunu belirtti.

Türkiye-Afrika İş Forumu’nu 21-22 Ekim’de İstanbul’da düzenleyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, foruma Angola’yı temsilen Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın katılacağını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17-18 Aralık 2021 tarihlerinde ise yine İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin icra edileceğini dile getirerek Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’yu da zirvede görmeyi özellikle arzu ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’nun gelecek yıl 11-13 Mart tarihlerinde düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’na da katılımından ayrıca memnuniyet duyacağını kaydetti.

“Afrika kıtasıyla ilişkilerimizde Angola’nın en önemli ortaklarımızdan biri olması bizleri bilhassa memnun ediyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili görüşmede her alanda dostluk ve iş birliğinin daha da gelişmesi yönündeki iradeyi teyit ettiklerini vurguladı.

İkili ticaret hacminin, gerçek potansiyelinin oldukça gerisinde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “2020 yılı 177,5 milyon dolar olan ticaret hacmimiz bu yılın sekiz ayı itibarıyla yaklaşık 132 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye ziyaretinizde belirtiğimiz 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için müşterek gayret sarf etmeliyiz. Ankara’da kabul ettiğiniz özel sektör temsilcilerimizden bazılarının Angolalı muhataplarıyla ortaklık sözleşmelerini imzalamaları, karşılıklı yatırımların artmasına vesile olacaktır. Altyapı projelerine yönelik fon ve kredi sağlanması noktasında Maliye Bakanlarımızın temasta oldukları da malumunuzdur. Ulaştırmadan tarıma, yenilenebilir enerji, sağlık, tekstil, elektrik ve konut projelerine kadar geniş bir alanda önemli firmalarımızın somut çalışmaları, ikili ilişkilerimizi güçlendirme yönündeki kararlılığımızın neticesidir. Hepsinden öte özellikle Türk Hava Yolları, 13 Ekim itibarıyla Angola’ya doğrudan uçuşlara başladı. Bunun ticari ve beşeri ilişkilerimizde çarpan etkisi yapacağına inanıyorum.”

Vize meselesinde atılacak kolaylaştırıcı adımların da insan ve ürün hareketliliğini artıracağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda değerli dostum, ‘Vize serbestisi konusunda, süratle bu adımı atmamızda endişe yoktur’ dedi” şeklinde konuştu.

“KORONAVİRÜS SALGINI SAĞLIK ALANINDA KÜRESEL DAYANIŞMAYA NE KADAR İHTİYAÇ DUYULDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ”

Eğitim alanında 44 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı eliyle iş birliğini daha da geliştirmeye hazır olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Koronavirüs salgını sağlık alanında küresel dayanışmaya ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösterdi. Sağlık alanında iş birliği anlaşması, tecrübe paylaşımımızı ve dayanışmamızı geliştirecek, kurumsallaştıracaktır. En kısa zamanda imzalanmasında fayda görüyorum. Türk özel sektörü, hastane inşası ve yönetiminden ilaç satışı ve üretimine kadar geniş bir yelpazede iş birliğine hazırdır. Üç ay gibi kısa bir sürede karşılıklı olarak gerçekleştirdiğimiz bu tarihî ziyaretlerin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Özellikle şu anda heyet üyelerimiz arasında bulunan bakanlarımızın karşılıklı olarak ziyaretleri devam ettirmeleri, hele hele Türk Hava Yollarının artık uçuşları başlatmasıyla daha da kolaylaşacaktır. Şu anda İstanbul-Luanda arası 7,5 saat. Dolayısıyla bu, işin ne kadar kolaylaştığını da ortaya koyuyor. Sayın Cumhurbaşkanının şahsında tüm Angola makamlarına teşekkür ediyorum. Bu heyetler arası toplantımızın da ülkelerimiz arasında yeni bir sürecin başlamasına vesile olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da için yorumlar kapalı 80782

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun davetlisi olarak resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere Angola’nın başkenti Luanda’ya ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Luanda Quatro de Fevereiro Uluslararası Havalimanı’nda Angola Dışişleri Bakanı Tete Antonio ve Türkiye Cumhuriyeti Luanda Büyükelçisi Alp Ay tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş eşlik ediyor.