“Türkiye’yi kendi reçetelerimiz, çözümlerimiz ve programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız” “Türkiye’yi kendi reçetelerimiz, çözümlerimiz ve programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız” için yorumlar kapalı 89005

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’yi faiz, kur ve enflasyon şeytan üçgeninden çıkarana kadar gereken her türlü tedbiri alacaklarını belirterek, “Ülkemizi kendi reçetelerimizle, çözümlerimizle ve programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız. Elbette her türlü yatırıma, desteğe, katkıya açığız. Yeter ki bunun bedelini bize, egemenliğimize ve geleceğimize göz dikerek ödetmeye çalışmasınlar. Türkiye borcuna sadıktır, yeter ki işi diyet borcuna dönüştürmesinler” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da düzenlenen AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılarak açılış konuşması yaptı.

AK Parti’nin Türk siyasetine kazandırdığı önemli bir gelenek olan toplantıya katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundan bugüne hizmeti geçenlere teşekkür etti.

“HERKESİN KALBİNE GİRMEYİ HEDEFLEYEN BİR ERDEMLER HAREKETİYİZ”

AK Parti’nin herkesin kalbine girmeyi hedefleyen bir erdemler hareketinin adı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gönlüne giremediğimiz ve oyunu alamadığımız her vatandaşımızı bir kayıp olarak gören ve onu kazanmayı kendine şiar edilen bir partiyiz. AK Parti, hizmetkârlığına talip olduğumuz bu büyük milletin bizzat kendi partisidir ve öyle kalmaya da devam edecektir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin daha uzun yıllar millete hizmet etmesini sağlamak istediklerini belirterek, bunun için bayrağı gençlere, yeni nesillere devretmenin çabası içinde olduklarını söyledi. Gençlere “Maziden atiye kurduğumuz köprünün yeni emanetçileri sizler olacaksınız” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin ve ülkenin geleceğine en iyi şekilde hazırlanmalarını istedi.

“BUGÜNÜNÜ VE GELECEĞİNİ BİZE EMANET EDEN MİLLETİMİZE LAYIK OLMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında AK Parti’nin son dört yılda 19 ila 26 milyon arasında bir oy sayısıyla milletin teveccühüne mazhar olduğuna işaret ederek, “Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dörtte üçünün nüfusundan daha kalabalık bir büyüklüğü ifade eden bu sayılar gerçekten çok önemlidir, çok ciddidir. Bize güvenen, bize inanan, bugününü ve geleceğini bize emanet eden milletimize layık olmak için daha çok çalışmalıyız. Bunun için sadece partimize oy verenlere değil milletimizin tamamına en iyi hizmetleri sunmanın boynumuzun borcu olduğuna inanıyoruz. Yeni yönetim sistemimizi işte bu amaçla hayata geçirdik” dedi.

Türkiye’nin, tarihinin en büyük ekonomik saldırılarından birine maruz kalmasına rağmen iki ayı bulmadan durumun büyük ölçüde kontrol altına alındığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ekonomide eksiklerimiz, sıkıntılarımız, çözmemiz gereken sorunlarımız yok mu? Elbette var. Seçimlerin hemen ardından da zaten kolları sıvamış ve ekonomik reformlar için hazırlıklara başlamıştık. Ama bu gerçeklerle yaşadıklarımız arasında öylesine büyük bir orantısızlık var ki ister istemez işin altında başka şeyler aramak zorunda kalıyoruz ve bunların olduğunu da görüyoruz. Nitekim krizin kaynağı mahiyetinde odakların yaptıkları açıklamalar sorunun farklı sebeplere ve saiklere dayalı olarak tırmandırıldığını açıkça gösteriyor.”

“MİLLETİMİZİ FIRSATÇILARIN İNSAFINA TERK ETMEYECEĞİZ”

Her krizin birçok fırsatı da beraberinde getireceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet yönetimi olarak bu krizin üstesinden gelmek için normal şartlarda yıllara sâri olarak yapabileceğimiz büyük reformları ve köklü değişimleri kısa sürede hayata geçirdik, geçiriyoruz” diye konuştu.

İlk göreve geldiklerinde ülke ekonomisini nereden nereye getirdiklerinin unutulmamasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işin sıkıntılarını, hastalığını da biliyoruz, tedavi yollarını da biliyoruz ve dolayısıyla kısa zamanda bu işi toparladık ve yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki aylık aradan sonra yeniden bir toparlanma ve yükseliş dönemine girildiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bazıları krizi fırsata çevirmekle fırsatçılığı birbirine karıştırıyor. Döviz kuruyla hiçbir işi olmayan pek çok sektörde bir anda büyük fiyat artışları yaşandığına dair yoğun şikâyetler alıyoruz. Ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum; bunun adı fırsatçılıktır. Milletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz, bunu böyle bilsinler. Serbest piyasa ekonomisi kuralları içinde bu fırsatçılarla mücadele edecek ve kendilerine gereken yaptırımları da uygulayacağız.”

“TÜRKİYE BORCUNA SADIKTIR, YETER Kİ İŞİ DİYET BORCUNA DÖNÜŞTÜRMESİNLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi faiz-kur-enflasyon şeytan üçgeninden çıkartana kadar gereken her türlü tedbiri alıp, her türlü adımı atacaklarını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim ekonomi reçetemizde üretim vardır, tasarım vardır, teknolojiyi geliştirmek vardır, ihracat vardır, istihdam vardır, refahın tabana yayılması vardır, hiçbir mağduru ve mazlumu sahipsiz bırakmamak vardır. AK Parti bugünlere işte bu anlayışla yaptığı hizmetlerle gelmiştir. Bundan sonra da aynı şekilde yoluna devam edecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi hâlâ siyasi ve ekonomik vesayetin temsilcisi uluslararası kuruluşların kucağına itmek isteyenlere cevabımızı işte bu şekilde veriyoruz. Ülkemizi kendi reçetelerimizle, kendi çözümlerimizle, kendi programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız. Elbette her türlü yatırıma, her türlü desteğe, her türlü katkıya açığız. Yeter ki bunun bedelini bize, egemenliğimize ve geleceğimize göz dikerek ödetmeye çalışmasınlar. Türkiye borcuna sadıktır, yeter ki işi diyet borcuna dönüştürmesinler. İşte o zaman külahları değiştiririz.”

“HİÇ KİMSE TÜRKİYE’Yİ YENİDEN ULUSLARARASI KURULUŞLARIN BOYUNDURUĞU ALTINA SOKAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında “AK Parti döneminde ülkeyi diyet borçlarından kurtarana kadar çok mücadele ettik ve çok fedakârlıkta bulunduk” diyerek, “Yeniden Türkiye’nin aynı cendereye sokulmasına izin vermeyiz. Son günlerde finansal danışmanlık hizmeti alınan bir şirket üzerinden yapılan tartışmalar, güya bizi töhmet altında bırakarak aslında örtülü bir şekilde ülkemizi yeniden aynı cendereye sokma girişiminden ibarettir. Ama biz bu oyuna gelmeyiz. Bu can bu tende oldukça hiç kimse Türkiye’yi yeniden uluslararası kuruluşların boyunduruğu altına sokamaz” ifadelerini kullandı.

Ekonomik bağımsızlık olmadan, siyasi bağımsızlığın olmayacağını çok iyi bildiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi ayakları üzerinde yükselttiğimiz Türkiye’ye hiç kimse yeniden diz çöktürtemeyecektir. Aksi yöndeki tüm dedikodular, iftiralar, yalanlar, FETÖ’cü hainlerin, PKK’lı katillerin varlıklarını ülkemize ve milletimize düşmanlık üzerine bina etmiş kifayetsiz muhterislerin eseridir. Eğer 17 yıldır dedikodulara bakarak bu devleti yönetecek olsaydık, ülkemizi bir milim öteye götüremezdik. Biz her zaman olduğu kimin ne dediğine değil milletimizin ne dediğine, ne istediğine, neye ihtiyacı olduğuna bakacağız” dedi.

ANA MUHALEFET PARTİSİ LİDERİNİN AÇIKLAMALARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında ana muhalefet partisi liderine yönelik eleştirilerde bulunarak şunları kaydetti: “Hadi terör örgütlerinin ve Türkiye düşmanlarının hezeyanlarını anladık, bunu biliyoruz, hepsinin kuyruk acısı var, bunu da biliyoruz. Hepsinin kursaklarında bırakılmış hesapları, hevesleri var, bunu da biliyoruz. Son yıllarda tüm terör örgütlerinin başını öyle ezdik, nefeslerini öyle kestik ki ne yapsalar yeridir. Peki, ülkemizin yaşadığı sıkıntılara adeta ateşin üzerine benzinle gider gibi yaklaşan ana muhalefet partisine ve onun başındaki malum zata ne diyeceğiz? Biz bu zatın iftiralarını yüzüne vurmaktan, eline tutuşturulan kağıt parçalarının belge değil paçavra olduğunu anlatmaktan yorulduk. Kendisini Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız döneminde belki bin defa rezil kepaze ettik. İftiralarını mahkeme önünde ispatlayamadığı için kendisinden kazandığımız tazminatların tutarını artık hatırlamıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu şahsın aynı yöntemleri kullanmaya devam ettiğini söyleyerek, “Ülkesine ve milletine karşı sorumluluk mevkiinde olanların bu tür malzemelerle değil gerçek bilgi ve belgelerle ortaya çıkması gerekir. Tabii bunların hak, hakikat diye bir derdi yok. Bunların yöntemi çamur at tutmasa da izi kalır, bu yöntemdir, yani malum eski komünistlerin yöntemi, hâlâ bunlar oradalar” ifadelerini kullandı.

“FİLİSTİN DENİNCE AKLA AK PARTİ GELİR”

Ana muhalefet partisi liderinin, kendisinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Kudüs’ten bahsetmediğine yönelik iddialarını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorum, buna benim milletim inanmaz, hele hele Filistinli hiç inanmaz. Orada kimin posterleriyle, Türkiye’nin bayraklarıyla Filistinlinin nasıl dolaştığını biliyoruz. Ve bu zatın adamlarının da benim Filistinli kardeşlerimin düşmanlarıyla nasıl bir arada olduğunu da biliyorlar. Hadi bu zat bizim konuşmamızı dinlemedi diyelim, etrafında ona Tayyip Erdoğan’ın her uluslararası platformda olduğu gibi Birleşmiş Milletler’de de Filistin’e ve Kudüs’e nasıl sahip çıktığını anlatacak bir Allah’ın kulu yok mu? Demek ki yok” şeklinde konuştu.

Bu eleştiriyi getirenlerin Filistin’in, Kudüs’ün acısını yüreklerinde hissettikleri için değil bunun üzerinden kendilerine yüklenebileceklerini düşündükleri için konuyu gündeme taşıdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ana muhalefet partisi bizim bu konularla ilgili hassasiyetlerimizi, yaptıklarımızı, bilinen ve bilinmeyen çabalarımızı gerçekten öğrenmek istiyorsa, gitsin bunu Mahmud Abbas’a sorsun, gitsin bunu İsmail Haniye’ye sorsun, onlar ona gerekli cevabı verirler. Çünkü bizim derdimiz, hep onlarla beraber olmaktır. Biz hep onlarla beraber yoğrulduk, beraber yoğrulmaya devam ediyoruz. Filistin denince akla evet AK Parti gelir, Gazze deyince akla AK Parti gelir ve onun lider kadroları, onun şu anda evet yürütenleri gelir. Şayet Müslümanlara güveni ve inancı yoksa, gitsin diğer dini azınlıkların temsilcilerine sorsun. CHP’nin bu ülkenin içinde yaşayıp da göremediklerini Filistinliler, dünya Müslümanları, dini azınlık temsilcileri kendilerine gayet güzel anlatır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu şahsın kendilerinin kimi sözleşmelerin ve ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapılması, kimi ülkelerle ticaretin kendi para birimlerimizle gerçekleştirme çabalarına yönelik eleştirileriyle ilgili olarak da “Ana muhalefetin dünya ticaret sistemini kökten değiştirecek bu tür girişimler karşısındaki şaşkınlığını biz mazur görüyoruz. Eminim onlar da zamanla bu işin manasını kavrayacaklardır” değerlendirmelerini yaptı.

“KAMU-ÖZEL SEKTÖR İŞ BİRLİĞİNDE TÜRKİYE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLEN BİR ÜLKE”

Konuşmasında, “Dünyada başarı örneği olarak gösterilen kamu-özel iş birliği projelerini ahlak ve mantık dışı ithamlarla karalamaya kalkmasını da cehaletine vermekten başka bir çare bulamıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bu kadar kısa sürede bu kadar büyük yatırımları hayata geçirebilmesini bu modele borçlu olduğunu hâlâ anlamayan birine izahat vermeyi söz israfı olarak görüyorum. İşte G-20 Toplantısında o zaman dünya ülkeleri şunu gündeme getirdiler: Kamu-özel ortaklığını Türkiye nasıl başardı, bunu bize lütfen anlatın dediler. Ve G-20 Toplantısında Antalya’da ben kamu-özel ortaklığıyla alakalı bu yatırımları nasıl yaptık, bunlarla ilgili bütün katılımcılara bunun brifingini verdik. Ve dünyada da bu şu anda tabii sürekli yayılıyor, örnek olarak gösterilen ülke Türkiye” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi liderinin ekonomi yönetimine hizmet vermek üzere ücreti mukabili tutulmuş bir danışmanlık firması üzerinden yaptığı eleştirilere yönelik olarak, “Bundan böyle tabii ona bu fırsatı da vermemek için, tabii özel sektör bizi ilgilendirmiyor, o ayrı bir konu. Geçen bütün bakan arkadaşlarıma söyledim, yani bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim, hiç gerek yok, biz bize yeteriz” açıklamalarında bulundu.

Türkiye’nin, tek parti döneninde sadece ekonomisini değil savunmadan tarıma, sanayiden ticarete her şeyini Amerika’ya teslim ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Cumhuriyetimizin Gazi Mustafa Kemal’in idaresindeki ilk yıllarında çok isabetli bir tercihle Türkiye kendi sanayini ve elbette savunma altyapısını oluşturma konusunda önemli adımlar atmıştır. Kendi uçağını, kendi silahını, kendi tankını, topunu, trenini, gemisini, tarım aletlerini, fabrikalarını kurma iradesini ortaya koyan bu dönemi ve tüm yöneticilerini tazimle, hürmetle yâd ediyorum. Sonra tek parti CHP’si tutmuş bu fabrikaların hepsinin kapısına kilit vurmuş, savunma sanayi teşebbüslerini adeta birer birer boğmuştur. Nuri Demirağ’ın uçak ve tren fabrikası, Nuri Killigil’in silah fabrikası gibi daha ince teşebbüslerin önü tek parti Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kesilmiştir. Ülkemizi yardım programları aracılığıyla Amerika’ya mahkûm hâle getiren bu zihniyetin yol açtığı yıkımın etkileri bizim dönemimize kadar maalesef sürmüştür.”

“MİLLETİMİZ GELECEĞİNE UMUTLA BAKIYOR”

Son yaşanan hadiselerin Türkiye’yi belki bir parça sarstığını ama asla yıkamadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü Türkiye’nin ne 1994’ün Türkiye’si, ne de 2001’in Türkiye’si olmadığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimiz geleceğine umutla bakıyor, çünkü yaşananların geçici bir türbülans olduğunu çok iyi biliyor ve iktidarına güveniyor, Kabinesine güveniyor. Böyle dönemlerde ülkelerin ve toplumların paradan çok morale ihtiyacı vardır. Bu gerçeğe rağmen, pek çok özel sektör kuruluşunun dahi başvurduğu basit bir yöntemi Türkiye’nin bu yolla Amerika’ya teslim olduğu iftirasına götürmek, açık söylüyorum, iş bilmezlik değilse ihanettir. Ana muhalefet partisi bu tavrıyla ülkemize yönelik ekonomik saldırılara destek vermekte, bu çevrelerin değirmenlerine su taşımaktadır.”

Ana muhalefet partisi liderinin grup konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal’in 1922’deki Meclis toplantısındaki, “Balkan Muharebesini müteakip vicdani kafası zayıf olanlar, bu milletin artık hayat ve necat bulayacağına kani olma zannı batılında bulunmuş oldular” sözlerine atıfta bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte CHP’nin ekonomik kriz bahanesiyle bugün yaptığı işin adı da bu değil mi? Peki, Türkiye Balkan Savaşını niye kaybetti biliyor musunuz? Bugün de CHP’nin temsilcisi olduğu siyaset anlayışı yüzünden kaybetti. ‘Edirne’ye Enver gireceğine Bulgar girsin’ diyebilecek kadar izanını kaybeden muhalefet anlayışının bugünkü temsilcisi CHP ve artık onun yoldaşı hâline gelen HDP’dir, tablo bu” şeklinde konuştu.

“CUMHUR İTTİFAKI, MİLLÎ VE YERLİ DURUŞ SAHİPLERİNİN ÜLKENİN MESELELERİ KARŞISINDA GÖSTERDİKLERİ DAYANIŞMANIN ADIDIR”

Buna karşılık ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarının farkında olan partilerin, siyasi yelpazedeki farklılıkları bir kenara bırakarak millî konularda birlikte hareket etmeyi başardıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bu vesileyle Sayın Bahçeli’ye de huzurlarınızda tekrar teşekkür ediyorum. Çünkü millî olma, yerli olma şuurunu yakalamak her yiğidin kârı değil, Bay Kemal’in de zaten böyle bir derdi yok. Cumhur İttifakı işte bunun en güzel örneğidir. Cumhur İttifakı’nı basit bir seçim ittifakı olarak görenler de yanılıyor. Cumhur İttifakı, millî ve yerli duruş sahiplerinin ülkenin meseleleri karşısında gösterdikleri dayanışmanın adıdır. Türkiye’de yerlilik ve millîlik konusunda onur, gurur ve haysiyet konusunda en son söz söyleyebilecek olanlar, hiç değilse ağızlarına alıp da bu kavramları da kirletmesinler. Milletimiz kimin yerli ve millî olduğunu, kimin proje ürünü olarak bulunduğu koltuğa oturtulduğunu, yenilgi üstüne yenilgi almasına rağmen de orada tutulmaya devam edildiğini çok iyi biliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Mart ayında yapılacak yerel seçimlere yönelik değerlendirmelerde bulundu. “Bizim siyasetimiz bildiğiniz gibi hizmet siyasettir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet siyasetini ise en iyi mahalli idareler, yani belediyelerde gösterdiklerini belirtti.

AK Parti’nin belediyelerdeki başarılarıyla milletimizin gönül kapılarını açmış kadrolar tarafından kurulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de siyasetteki ve bürokrasideki kritik kadrolarımızla belediyelerde görev alan kadrolarımız arasında yoğun bir geçişkenlik vardır. Kimi zaman belediyelerde başarılı olan arkadaşlarımıza Mecliste, Kabinede, parti yönetiminde ve bürokraside vazife veriyoruz. Kimi zaman da buralardaki arkadaşlarımızı belediyelerde görevlendiriyoruz. Önümüzdeki seçimlerde de bu süreç devam edecektir” dedi.

Türkiye’nin geldiği seviye itibarıyla, artık belediye hizmetlerinin sadece temizlik, kanalizasyon, içme suyu, yol, kaldırım gibi işlerden ibaret olmaktan çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları yapmak zaten belediye başkanlarının boynunun borcudur. Her zaman söylüyorum, hizmet gerektir, ama yeterli değildir. Yeterli olan nedir? Gönüllere girmektir, gönülleri almaktır. Artık biz belediye başkanı olacak veya belediye başkan adayı olacak olan kardeşlerimizden özellikle bunu istiyoruz” şeklinde konuştu.

“VATAN TOPRAKLARINI İHANET İÇERİSİNDE OLANLARA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

Güneydoğu’nun ve Doğu’nun kayyum belediyeleri aracılığıyla hizmet görmeye başladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yeni dönemde Allah’ın izniyle bunlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Bizim ilk hedefimiz, bu vatan topraklarını biz ihanet içerisinde olanlara teslim etmeyeceğiz” dedi.

Mevcut belediye başkanlarının değerlendirilmesi ve aday tespiti sürecinin de devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çalışmalara daha da hız verecek, en kısa sürede milletimizin karşısına yüzümüzü ağartacak isimlerle çıkacağız. Milletvekili seçimlerinde aday tespitinde yapılan hataların nasıl vahim sonuçlara yol açabileceğini hep birlikte gördük. Bazı illerimizde gerçekten hiç beklediğimiz, hiç ummadığımız, hayal dahi edemeyeceğiz sonuçlarla karşılaştık. Bunların her biri bizim için önemli birer derstir” diye konuştu.

Cumhur İttifakı’nın mahalli idareler seçimlerinde listelerde olmasa bile gönüllerde devam edeceğine inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu ittifakı hiçbir zaman sandık ittifakı gözüyle bakmadık, bugün de öyle bakmıyoruz. Kendi adaylarımızla girdiğimiz yerlerden en azından mümkün olanlarda bu ittifakı yaşatmanın yollarını arayacağız” dedi.

Konuşmasının sonunda, “Sizlerden ve teşkilatlarımızdan ricam, mahalli idareler seçimleriyle ilgili hazırlıklarımızda tek ölçümüzün en doğru adayla milletimizin karşısına çıkıp en yüksek oyu elde etmek şeklinde olmasıdır. Adaylarımızın klasik belediyecilik hizmetleri yanında, sosyal belediyeciliği de en güzel şekilde anlayacak ve uygulayabilecek isimler olmasına önem vereceğiz. Bu vasıflara sahip, milletimizin gönlünde karşılığı olan ve AK Parti’nin değerleriyle çelişmeyen her isim bizim için makbuldür” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın başarılı geçmesi ve hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

 

 

Previous ArticleNext Article

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi’nin açılışını gerçekleştirdi Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi’nin açılışını gerçekleştirdi için yorumlar kapalı 6

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Balıkesir’de Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi açılışına katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin stratejik ürünleri arasında yer alan bor madeninin katma değerini, “cevherden mücevhere” anlayışıyla 300 kat artıracak tesisin açılışı vesilesiyle bir arada olunduğunu belirterek, “Yatırım bedeli 80 milyon doları bulan Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi, bu alanda ülkemizin ilk, dünyanın da sayılı işletmelerinden biri olacaktır” diye konuştu.

Bor karbürün, sıcaklık ve mekanik dayanıklılığı itibarıyla birçok farklı endüstriyel uygulamalarda aranan ve tercih edilen bir ürün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bor karbürün özellikle zırh, aşınmaya dayanıklı mekanik parça üretimi, nükleer tesislerde nötron tutucu gibi uygulama alanlarıyla savunma sanayisinin vazgeçilmezi olduğuna dikkati çekti.

“DÜNYA PAZARLARINDA PAY SAHİBİ OLMAMIZA KATKI SAĞLAYACAK YATIRIMLARIN TAMAMINI DESTEKLİYORUZ”

Uçaklardan taktik araçlara, personel yeleklerinden korunaklı levhalara kadar pek çok yerde bu ürünü görmenin mümkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bandırma tesisimizde yapılacak yıllık 1000 ton üretim, kullanıldığı alanlarda da 150 kattan 2 bin kata kadar varan değer artışları sağlamaktadır. Bir başka ifadeyle bu tesis sayesinde Türkiye, sadece sahip olduğu bor madeninin katma değerini yükseltmekle kalmıyor aynı zamanda ülkemiz, dünyanın en sert üçüncü malzemesinin üretiminde ve satışında önemli bir oyuncu hâline geliyor” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü açılışın öneminin, tesisin yatırım ve üretim rakamlarının ötesinde Türkiye’ye sağladığı stratejik katkıyla ilgili olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Geçmişte bu tür ürünlerin stratejik önemi dikkate alınmayıp sadece fiyat unsurlarıyla dışarıdan tedariki yoluna gidildiği için kriz dönemlerinde ciddi sıkıntılar yaşadık. Savunma sanayimizin ihtiyaçları başta olmak üzere kritik her üründe maruz kaldığımız gizli açık ambargoların ülkemize yaşattığı vakit ve hamle kayıplarını gayet iyi biliyorsunuz. Bunun için artık her alanda önce kendi ihtiyaçlarımızı karşılayacak, onunla birlikte dünya pazarlarında pay sahibi olmamıza katkı sağlayacak yatırımların tamamını destekliyoruz. Sadece Eti Maden bünyesinde yürütülen çalışmalar bile başlı başına birer başarı hikâyesidir. Bor karbür yanında sıvı karbürden lityum üretimi konusunda da yakında somut adımlar atılacaktır. Aynı şekilde temeli atılan, çeliğin dayanıklılığını artırma başta olmak üzere pek çok alanda kullanılan ferrobor tesisimiz de bu sene içinde hizmete girecektir.”

Nadir toprak elementleri konusunda iyi bir rezerve sahip olunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskişehir’de keşfettiğimiz 694 milyon tonluk nadir toprak elementi rezervimizi yıllık 1200 ton cevher işleyecek bir tesisle kazanca dönüştüreceğiz. Ham maddeyle başlayıp nihai ürününe kadar uzanacak bir sistemle ülkemizin tüm değerlerini harekete geçirmekte kararlıyız” sözlerini sarf etti.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİ ARASINA ÇIKARMA HEDEFİMİZE SIKI SIKIYA BAĞLIYIZ”

Diğer alanlarda da benzeri güzel gelişmeler yaşandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada küresel tedarikleri belirli yerlere terk edip sadece fikri mülkiyet haklarının kazancıyla yetinme devrinin geride kaldığını ifade etti.

Amerika’sından Avrupa’sına kadar yüksek istişare ve işletme maliyetleri sebebiyle üretimi angarya görerek uzak coğrafyalara taşıyan her yerde ciddi bir paradigma değişikliğinin başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye, hem gelişmiş ülke pazarlarına yakınlığı hem lojistik avantajları hem yetişmiş insan gücü ve ham madde potansiyeliyle küresel üretim merkezlerindeki değişimde avantajlı bir yerde duruyor. Geçtiğimiz 20 yılda eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, spordan sosyal güvenliğe kadar her alanda ülkemize kazandırdığımız güçlü altyapı, bu avantajın temelini oluşturuyor. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına çıkarma hedefimize sıkı sıkıya bağlıyız. Ne küresel sağlık ve güvenlik krizleri ne yaşadığımız tabii afetler ne de önümüze çıkartılan diğer engeller bizi bu hedeften uzaklaştırabilir.”

Son yıllarda milletçe zorlu sınamalardan geçildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kovid-19 salgını sebebiyle iki yıl sıkıntı çektik. Tam bu badireyi aşmışken kendimizi faiz, kur, enflasyon şer üçgenine sıkıştırılarak taviz vermeye zorlandığımız bir başka mücadelenin içinde bulduk. Bu sıkıntının da üstesinden gelirken asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yıkıntıları arasında kaldık. Aşırı yağışların sebep olduğu seller deprem bölgemize felaket üstüne felaket yaşattı. Depremlerde ve sellerde yitirdiğimiz canların acıları yüreklerimizi yakıyor. Rabbim, hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize rahmetiyle, merhametiyle muamele eylesin.

Biz, bugüne kadar önüne çıkan hiçbir tehdide, maruz kaldığı hiçbir saldırıya, yaşadığı hiçbir zorluğa teslim olmamış, hepsine karşı da inançla ve cesaretle direnmiş bir milletiz. Bugün de öyle yapıyoruz. Bir yandan depremin enkazını kaldırıyor, diğer yandan geçici barınma alanlarını özellikle kuruyor, öte yandan kalıcı konutların inşasına başlıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların yaralarını sararken umutlarını güçlendirdiklerini, hayata bağlanmalarını temine çalıştıklarını ifade etti.

Sanayicisiyle, esnafıyla, işletmecisiyle, çiftçisiyle deprem bölgesindeki üreticileri destekleyerek istihdamı canlandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşanan sarsıntıların yol açtığı huzursuzluk yüzünden başka yerlere giden insanlarımız, yavaş yavaş şehirlerine dönüyor. Milletçe yürek yüreğe, kol kola vererek Allah’ın izniyle bu felaketin izlerini de sileceğiz” diye konuştu.

“BAŞARANA KADAR BİZE DURMAK, DİNLENMEK, BAŞKA YÖNE BAKMAK HARAMDIR”

Deprem bölgelerinde vatandaşlardan bir yıl izin istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize bir yıl müsaade edin, inşallah biz bir yıl içerisinde kalıcı konutları da bitireceğiz. Çadır kentten konteyner kentlere ve bu konteyner kentlerle birlikte bir taraftan da dikkat ederseniz prefabrik kentler yapıyoruz. Üç ayrı çeşit… Derdimiz ne? Derdimiz vatandaşlarımızı açıkta bırakmayalım. Dolaştığımız bu deprem kentlerinde elhamdülillah vatandaşlarımın şu ifadeleri sorumluluğumuzu artırıyor: ‘Baba bizi bunlara bırakma.’ Mümkün mü? Biz bunların ne yapacağını zaten gayet iyi biliyoruz. Bunlara benim vatandaşım, benim insanım bırakılabilir mi ya? Bunların derdi başka. Biz can derdindeyiz, onlar mal derdinde. Onun için de sağ olsun bütün bakan arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarım, valilerim, bütün STK’lerimiz, hepsi şu deprem bölgelerinde her gün sabahtan akşama 7/24 çalıştılar, çalışıyorlar. Bizler de Cumhur İttifakı olarak gerek şahsım, gerekse Devlet Bey, birlikte bölgeyi dolaştık, dolaşıyoruz, dolaşacağız. Konutlarıyla, iş yerleriyle, altyapısıyla, üstyapısıyla, yeni, güvenli, huzurlu yerleşim yerleri kurarak, şehirlerimizin tarihî ve kültürel zenginliklerini ihya ederek Türkiye Yüzyılı’na doğru yürümeyi sürdüreceğiz.

İşte bunlar, onlarla uğraşırken bakın biz neyle uğraşıyoruz. Biz de işte bor madeniyle alakalı, onun çeşitlendirilmesinde bor karbürü, bugün bu tesisi, bu dev tesisi açıyoruz. Aramızdaki fark bu. Bütün bunları başarana kadar bize durmak, dinlenmek, başka yöne bakmak haramdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir kısmında yaşanan sıkıntının çözümü için ülkenin tamamının yatırımıyla, istihdamıyla, üretimiyle ayakta kalması, güçlü olmasının şart olduğunu vurgulayarak, bunun için deprem bölgesindeki şehirleri ayağa kaldırırken ülkeyi hedeflerine yaklaştıracak diğer projeleri de ihmal etmediklerini söyledi.

Milletin 60 yıllık hayali Türkiye’nin otomobilinin bunlardan biri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde Togg’un ön siparişlerinin alınmaya başlandığını, çok kısa sürede de rekor talep oranına ulaşıldığını belirterek, “Ay sonundan itibaren teslimatları peyderpey gerçekleştireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bor karbür üretim tesisinin de bir başka proje olduğunu ifade ederek, “Buradan elde ettiğimiz tecrübeyle Kütahya Emet’te 5 bin ton üretim kapasiteli yeni bir bor karbür tesisi daha kuracağız. Durmak yok, yola devam” diye konuştu.

Karadeniz’de keşfettikleri gazı milletin hizmetine sunma çabasında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Projedeki personelimizin depremzedelerimizin yardımına koşması sebebiyle yaşanan birkaç haftalık gecikmeye rağmen Karadeniz gazını yakında millî sisteme bağlıyoruz. Doğal gaz boru hatlarımızı geliştirme, doğal gaz depolama tesislerimiz bunlardan biridir. Ülkemizi taşıması, ticareti ve üretimiyle bir doğal gaz merkezi yapma yolunda hızla ilerliyoruz. Önümüzdeki aylarda ilk ünitesini devreye alacağımız Akkuyu Nükleer Güç Santralimiz bunlardan biridir. Tüm üniteleri devreye girdiğinde bu nükleer santral, ülkemizin kesintisiz ve dengeli elektrik üretiminde önemli bir role sahip olacaktır. Ana muhalefet, yanındakilerle beraber Akkuyu Nükleer Santrali’ni gezmek istiyor. Arkadaşlara ‘Buyurun gezdirin’ diyorum. Gidiyorlar, geziyorlar, ‘Muhteşem bir eser’ diyorlar. Dönüp geldikten sonra da ‘Yaptırmayacağız.’ diyorlar. Ya bu ne mantıktır? Bu ne kafadır? Bu ne anlayıştır? Dünya, enerjide ‘Yeşil enerjiye nasıl ulaşacağız?’ diye bunun mücadelesini verirken biz yeşil enerji noktasında özellikle gerek doğal gaz gerekse Akkuyu Nükleer Enerji, bütün bunlarla yeşil enerji noktasında adımlar atıyoruz. Bunlar ise ‘Hayır yaptırmayacağız.’ diyorlar. Ben milletime şikâyet ediyorum. Sevgili halkım, sevgili vatandaşım, işte bu ana muhalefet ve yanındakiler, bu ülkede yarın inanın eğer elektrikler bir zamanlar bunların iktidarlarında nasıl kesiliyorsa, nasıl enerjiye hep muhtaç kalmışsak gene bu noktaya düşeriz. Bunlara bu fırsatı ben inanıyorum ki 14 Mayıs’ta benim vatandaşım vermeyecek.

İşte buyurun. Dünyanın en yüksek barajlarından Yusufeli, bunlardan biridir. Yusufeli Barajı bir yeşil enerjidir, bir hidroelektrik santraldir ama bütün bunlarla beraber aynı zamanda bu baraj, sulamada da istenildiği şekilde kullanılacak bir imkândır.”

“YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZI GELİŞTİRME ÇABALARIMIZ ARTARAK DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin su kaynaklarının önemli bir kısmını son 20 yılda devreye alarak bu alandaki potansiyeli hakkıyla kullanabilir hâle geldiklerini vurguladı.

Güneş ve rüzgâr enerjisinde çok iyi bir yerde bulunulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “GES, RES, bütün bunlarla beraber dünyada artık parmakla gösterilen bir ülke konumundayız. Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı hızla geliştirme çabalarımız artarak devam ediyor. Bu konuda kat ettiğimiz mesafenin en güzel örneği, ülkemizin yenilenebilir enerjide dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmeye hazırlanmasıdır” diye konuştu.

Savunma sanayisinde yakalanan ivmenin bunlardan biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık Türkiye, dünyanın önde gelen savunma sanayi tedarikçileri arasına girdi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde savunma sanayisinde yerli ve millî potansiyelin yüzde 20 olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: “Şimdi yüzde 80, nereden nereye. İnşallah yakında hep birlikte şahitlik edeceğimiz yeni gelişmeler, yeni müjdelerle bu konumumuzu daha da pekiştireceğiz. Bu örnekleri üretimin her alanına teşmil etmek mümkündür. Hiçbir kaybın, hiçbir tuzağın bizi yolumuzdan alıkoymasına izin vermeden devletiyle, milletiyle, dostlarımızla tek yürek, tek bilek olarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Başkaları ne yaparsa yapsın. Hangi siyasi hesaplar peşinde koşarsa koşsun, biz Hakk’ın rızası için, halkın rızası için halkımıza aşkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz. İnançla, sabırla, dirayetle çalışarak milletimize ne söz verdiysek Allah’ın izniyle hepsini Cumhur İttifakı olarak tek tek hayata geçireceğiz. Türkiye Yüzyılı Vizyonumuzla aramıza hiç kimsenin, hiçbir engelin, hiçbir siyaset mühendisliği projesinin girmesine müsaade etmeyeceğiz. Rabbim, yar ve yardımcımız olsun. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diye dua ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu duygularla Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi’nin şehre, ülkeye ve sektöre hayırlı olmasını diledi, emeği geçenleri tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, tören alanına gelişinde Eti Maden Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Keleşer, tesis ve ürünlerle ilgili bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Bor Karbür Üretim Tesisi’nde bulunan Eti Maden Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Keleşer ve beraberindekilere canlı bağlanarak üretimi başlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin ülke ve millete hayırlı olmasını dileyerek, “Bundan sonra dünyada bir numara olarak yarışa devam” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi açılışını protokol üyeleriyle gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eti Maden Genel Müdürlüğü’nün Balıkesir’deki Sosyal Tesislerinde, kente gelen depremzedelerle beraber yemek yedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan depremzede çocuklarla sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız nice badireyi birliğimizden, beraberliğimizden aldığımız güçle aştık” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız nice badireyi birliğimizden, beraberliğimizden aldığımız güçle aştık” için yorumlar kapalı 95994

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Seddülbahir Kalesi ve Gelibolu–Eceabat Devlet Yolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bir asır önce burada yedi düvele karşı kalplerimizi birleştirmiş, bedenlerimizi set yapmıştık. Yaşadığımız nice badireyi yine aynı şekilde birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden aldığımız güçle aştık. Deprem ve sel afetlerinin şehirlerimizde ve yüreklerimizde açtığı yaraların üstesinden de yine devlet ve millet olarak yekvücut geleceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale’de Seddülbahir Kalesi ve Gelibolu–Eceabat Devlet Yolu Açılış Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törendeki konuşmasında, tarihin şanlı sayfalarından biri olan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü vesilesiyle bin yıllık vatanın istiklali uğrunda canlarını feda eden tüm şehitleri rahmetle yâd ettiğini söyledi.

Ülkenin son dönemde yaşadığı deprem ve sel afetlerinde hayatını kaybeden, her birinin şehit mertebesinde olduğuna yürekten inandığı vatandaşlara da Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir asır önce burada yedi düvele karşı kalplerimizi birleştirmiş, bedenlerimizi set yapmıştık. Yaşadığımız nice badireyi yine aynı şekilde birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden aldığımız güçle aştık. Deprem ve sel afetlerinin şehirlerimizde ve yüreklerimizde açtığı yaraların üstesinden de yine devlet ve millet olarak yekvücut geleceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ölenleri ebedî âleme yolcu ettiklerini dile getirerek, şimdi bir yandan enkazları kaldırdıklarını, bir yandan geçici barınma merkezlerinin hazırlıklarını sürdürdüklerini, bir yandan da kalıcı konutların inşasına başladıklarını kaydetti.

“İHTİYACIMIZ OLAN TEK ŞEY İSTİKRAR VE GÜVEN İKLİMİNE SIKI SIKIYA SAHİP ÇIKMAKTIR”

Bir yıl içinde şehirleri yeniden ayağa kaldırmış, depremzede vatandaşları yuvalarına kavuşturmuş olacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tüm bunlarla beraber ülkemizi her türlü afete, tehdide karşı daha güçlü şekilde hazırlayacak çalışmaları da yürütüyoruz. Türkiye’yi, milletimizin her bir ferdini güvenli, huzurlu, müreffeh bir geleceğe kavuşturma yolundaki mücadelesinden alıkoyacak engelleri ve bahaneleri birer birer ortadan kaldırıyoruz. Dünyanın yaşadığı krizlerin önümüze çıkardığı fırsatları değerlendirebilmemiz için ihtiyacımız olan tek şey istikrar ve güven iklimine sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Bunu başarırsak Allah’ın izniyle hedeflerimize ulaşmamızı kimse engelleyemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 108 yıl önce “Çanakkale geçilmez” diyerek dünyanın en büyük ordularına göğüslerini siper eden kahramanların aziz hatıralarının yüreklerde tüm canlılığıyla yaşadığını söyledi.

“VERDİĞİMİZ TÜM MÜCADELELERDE ÇANAKKALE KAHRAMANLARINI ÖRNEK ALDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Türk tarihini değil, dünya tarihini de değiştiren bu zaferin, milletin en zor şartlarda bile neler yapabileceğinin ispatı olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Devrin en büyük deniz ve kara gücünü oluşturan ordularına karşı Nusret Mayın Gemisiyle denizde, Anadolu’nun dört bir yanından gelerek Çanakkale’de saf tutmuş Mehmetçikle karada destan yazdık. Bu mücadelenin dünyada pek az eşi benzeri vardır. Rahmetli Mehmet Akif kalemiyle değil âdeta kalbiyle yazdığı o eşsiz şiirinde bu savaşı; ‘Şu boğaz harbi nedir? Var mı dünyada eşi?/En kesif orduların yükleniyor dördü beşi’ diye anlatıyor. Hiç şüphesiz bu aynı zamanda en büyük insan kaybını yaşadığımız savaşımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine Mehmet Akif Ersoy’un “Yaralanmış, tertemiz alnından uzanmış yatıyor/Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor” dizelerinde tarif ettiği bu kayıpların hüznünün hâlâ yüreklerde olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi: “Çanakkale Zaferi milletimize önce millî mücadelemizi verme ve başarıya ulaştırma, ardından bu topraklardaki son devletimiz, Cumhuriyetimizi kurma şevkini aşılamıştır. Ülke ve millet olarak bize son dönemde karşılaştığımız sınamaların üstesinden gelme cesaretini ve azmini veren saiklerin başında da Çanakkale Zaferi geliyor. Terörden sokak olaylarına, vesayet girişiminden darbe teşebbüslerine milletimizin iradesini gasbetmeye yönelik saldırılar karşısında verdiğimiz tüm mücadelelerde Çanakkale kahramanlarını örnek aldık. Bugün de ekonomiden doğal afetlere, tüm bunlara yaşadığımız her sıkıntıda Çanakkale ruhunu hatırlıyor, oradan aldığımız feyzle mücadelemizi yürütüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonunu üzerine inşa ettikleri temelin en sağlam taşlarından birinin de Çanakkale’de yedi düvele karşı kazandıkları zafer olduğunu söyledi.

“ECDADA SAYGIMIZIN GEREĞİNİ YERİNE GETİRİYORUZ”

Şu anda bir açık hava müzesinde, Seddülbahir’de olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve küratör ile ekibine teşekkür ettiğini, dünyada bu tür açık hava müzelerinin nadirattan olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 yaşından 100 yaşına kâh ordu olduk kâh tek başına canlar verdik. Her taşına dünya şahit. Yılmadık, yılmayacağız” diyerek, bugün 108 yıl sonra bir kez daha şehitlerin aziz hatıralarını yâd etmek, istiklale ve istikbale olan bağlılıklarını haykırmak için Çanakkale’de olduklarının altını çizdi.

Tarihe saygı duymanın ve hatıraları yaşatmanın, bunların sembolleri olan eserlere sahip çıkmayı gerektirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de Çanakkale Zaferi’ni kazandığımız yerlerdeki şehitliklerimizi ayağa kaldırarak, emanetleri koruyarak, kültürel mirası ihya ederek, ecdada saygımızın gereğini yerine getiriyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çalışmaları daha derli toplu yürütmek için 2014’te Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığını kurduklarını anımsatarak, Çanakkale’de gerçekleştirdikleri çalışmalardan şöyle bahsetti: “Faaliyete geçen Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, çok sayıda restorasyon projesi, çevre düzenlemesi, kurulan müzeler ve verilen pek çok hizmet sayesinde bölgeyi ecdadın hatırasına yakışır bir görünüme kavuşturduk. Seddülbahir Kalesi restorasyonu da bu çalışmalardan biridir. Valide Turhan Sultan tarafından 3,5 asır önce Boğaz’ın girişinde inşa ettirilen Seddülbahir Kalesi ve karşısındaki Kumkale, Çanakkale Savaşı’nda da önemli rol oynamıştır. Düşmanın ilk saldırdığı ve en son ayrıldığı yer olan bu kalenin açık hava müzesi olarak ziyarete açılmasını fevkalade isabetli görüyorum.”

“ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ BÖLGE İÇİN BİR DESTANDIR”

Geçmişini bilmeyenin geleceği kuramayacağı gerçeğinden hareketle çocukların ve gençlerin Çanakkale Zaferi’ni kazandıkları yerleri mutlaka görmeleri, buradaki manevi havayı teneffüs etmeleri gerektiğine inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalenin restorasyonunda emeği geçenleri kutlayarak teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale’de sadece tarihin emaneti olan eserlere sahip çıkmakla kalmadıklarını, bunun yanında bugün açılışının birinci yılına erişilen 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu başta olmak üzere pek çok eserle şehri ve bölgeyi geleceğe hazırladıklarını anlattı.

Çanakkale Köprüsü’nün öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sadece şu Çanakkale Köprüsü bölge için bir destandır. Eğer geçmişi hatırlarsak şu Boğaz’ın her iki tarafına zaman olurdu geçemezdik, zaman olurdu 24 saati bulurdu. O sıkıntıları yaşadık, bunları iyi biliriz. Yine burada, Çanakkale şehitlerini anmaya geldiğimiz zaman arabalılarla vesaire geçebilene aşk olsun. Geçerdik, geçemezdik… Öyle günler yaşadık. Ama şimdi artık köprümüzle bunların hepsi ortadan kalktı. Tasarımı ve mühendisliğiyle abide bir eser olarak ülkemize kazandırdığımız 1915 Çanakkale Köprümüzle Marmara Bölgemizi çepeçevre saran otoyol ağını birleştirdik. Daha önce saatler süren yolculuğu 6 dakikaya indirdiğimiz bu köprümüzü 1 yılda 2 milyona yakın araç kullandı. Böylece, ülkemizin en yoğun insan ve yük hareketliliğine sahip bölgesine asırlar boyunca hizmet edecek bir soluk borusu kazandırdık. Marmara Denizi’nin iki yakasını, İstanbul Boğazı’ndaki üç köprü ve bir tünel yanında Çanakkale Boğazı’ndaki bir köprüyle birleştirerek, bölgede oluşturduğumuz potansiyelin somut sonuçlarını şimdiden alıyoruz.”

“TÜRKİYE’Yİ GELİŞTİRECEK, HEDEFLERİNE YAKLAŞTIRACAK OLAN BU YATIRIMLARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dar bir alana sıkışan ekonomik, ticari ve turistik hareketliliğin geniş bir sahaya yayılmaya, ülkenin tamamına katma değer kazandırmaya, millete iş ve istihdam olarak yansımaya başladığını belirterek, Gelibolu-Eceabat Bölünmüş Yol Projesi’nin bölgenin ulaşım altyapısı standartlarını daha da yükselteceğini kaydetti.

Çanakkale’nin Avrupa yakasında tarihî yarımadaya ulaşımı kolaylaştıracak 47,5 kilometrelik bu projenin tamamlanan 32 kilometresini bugün hizmete açtıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yolla beraber biri 2 bin 560 metrelik, biri 644 metrelik, biri bin 355 metrelik, biri 792 metrelik olmak üzere toplamda 5 bin 351 metre uzunluğunda 4 tünelin de açılışını bugün yapıyoruz. Havsa’dan Çanakkale’ye uzanan güzergâhın önemli bir parçası olan bu yol, ulaşımı 45 dakikadan 25 dakikaya düşürerek, tarihî alana giden ziyaretçilere büyük kolaylık sağlayacaktır. Projenin inşasında, bölgenin tarihî, arkeolojik ve tabii dokusunun korunmasına özel hassasiyet gösterilmiştir. Bu yol sayesinde ülkemiz vakitten ve akaryakıttan yılda 161 milyon lira tasarruf edecek. Ayrıca karbon emisyonunda 4 bin 500 tona yakın azaltım sağlayacaktır. Hep söylediğim gibi Türkiye’yi geliştirecek, büyütecek, hedeflerine yaklaştıracak olan işte bu yatırımlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda ülkeye kazandırdıkları eserlerin her birini Cumhuriyet’in yeni asrı için hazırladıkları Türkiye Yüzyılı vizyonuna giden yapı taşları olarak gördüklerini dile getirerek, “Şimdi bu altyapı üzerinde daha büyük hedefler, daha büyük zaferler için ileri atılmanın eşiğindeyiz. Ecdadın emanetine işte böyle sahip çıkılır. Ecdadın aziz hatırası işte böyle yaşatılır. Ecdada işte böyle layık olunur” ifadelerini kullandı.

Gelibolu-Eceabat yolunun ülkeye, bölgeye, şehre, şehitliklere gelecek ziyaretçilere hayırlı olmasını dileyerek, yapımında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale Zaferi’mizin 108. yıl dönümünde tüm şehitlerimize ve gazilerimize, onlarla birlikte depremlerde ve sellerde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. Rabb’im ülkemizi her türlü düşmandan, her türlü afetten, her türlü kaza ve beladan muhafaza eylesin diyorum” diye konuştu.

TAHIL KORİDORU ANLAŞMASI UZATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine son vermeden önce Birleşmiş Milletler ile birlikte geçen temmuz ayında imzalanmasını sağladıkları Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’yla ilgili bir gelişmeyi dünya kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirterek, şunları söyledi: “Rusya ve Ukrayna’nın esir takaslarıyla birlikte savaştan sonraki en önemli uzlaşma konusu olan Tahıl Koridoru Anlaşması’nın süresi bugün itibarıyla bitiyordu. Her iki tarafla da yaptığımız görüşmeler sonunda 19 Mart’ta bitecek olan anlaşma süresinin uzatılmasını sağladık. Bugüne kadar 800’den fazla gemiyle 25 milyon ton tahılın dünya piyasalarına sevkini sağlayan bu anlaşma, küresel gıda tedarikinin istikrarı bakımından hayati öneme sahiptir. Anlaşmanın bir kez daha uzatılması konusunda gayretlerini esirgemeyen Rusya ve Ukrayna tarafları ile Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne teşekkür ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, otobüsle geldiği Seddülbahir Kalesi girişinde kendisini bekleyen vatandaşları selamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, otobüsü durdurarak vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi, çocuklara hediye dağıttı. Dışarıda kalan vatandaşları da tören alanına davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kadını da törene götürmek için otobüse aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Gelibolu-Eceabat Devlet Yolu açılışının yapıldığı alana canlı bağlantı gerçekleştirildi. Burada bulunan Karayolları Genel Müdürü Abdülkadir Uraloğlu ile konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteği üzerine yol güzergâhının videosu gösterildi.

İki gidiş, iki geliş şeklinde olan yol güzergâhının 32,5 kilometre olduğunu, bu güzergahın yolu yarı yarıya kısalttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin yeşil bir proje olduğuna dikkati çekerek, katılımcılara, “Nasıl, beğendiniz mi?” diye sordu. Katılımcılar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a alkışlarla karşılık verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla alanda bulunan katılımcılar kurdele kesmek suretiyle yolun açılışını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra protokol ile Seddülbahir Kalesi’nin açılış kurdelesini kesti. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, açılışta dua etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki makas ve kurdelelerin katılımcılarda kalmasını istedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da konuşma yaptığı programa, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler de katıldı.