Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gagavuz halkına hitap etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gagavuz halkına hitap etti için yorumlar kapalı 85450

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gagauz Özerk Yeri’nde soydaşlara hitaben yaptığı konuşmada, “Avrupa başta olmak üzere, dünyanın pek çok yerinde etnik ve kültürel farklılıklar kaşınmaya çalışılıyor. Asırlardır aynı toprağı paylaşan, aynı havayı soluyan, geçmişi ve geleceği ortak olan toplumlar ayrıştırılmak isteniyor. Kültürel ırkçılık dünyanın dört bir ucunda, âdeta bir veba salgını gibi, gün geçtikçe yayılıyor. Buradaki soydaşlarımızın asla böyle bir tuzağa düşmemesi gerekiyor” dedi.

Moldova resmî ziyareti dolayısıyla Gagauz Özerk Yeri’nin başkenti Komrat’ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gagauz Türklerine hitap etti. Moldova Cumhurbaşkanı İgor Dodon’un da iştirak ettiği programda, Gagauz Özerk Yeri Başkanı İrina Vlah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Gagauz Yeri Nişanı” takdim etti.

“Bugün burada kardeşlik var, bugün burada dayanışma var, iş birliği var, elbette burada Moldova ile Türkiye’nin kadim dostluğu var” sözleriyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gagauzlu Türk soydaşlara 81 milyonluk Türk milletinin selamlarını getirdiğini söyledi.

“ZİYARETİMİZ, MOLDOVA VE GÖKOĞUZ YERİ’YLE TÜRKİYE’NİN DAYANIŞMASINI DAHA DA PERÇİNLEDİ”

Ziyaretinin, Moldova ve Gökoğuz Yeri’yle Türkiye’nin dayanışmasını daha da perçinlediğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetiyle bu buluşmaya vesile olan Moldova Cumhurbaşkanı Dodon’a teşekkür etti.

Bugünlere kolay gelinmediğini, karşısında duran dayanışma manzarasına kolay ulaşılmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünlere kendinden önceki Türkiye Cumhurbaşkanlarının, Türkiye’yle Moldova’nın ortak geleceğine inanan devlet ve siyaset adamlarının gayretiyle gelindiğini kaydetti.

Gökoğuz Yeri’nin 1994 yılında özerk statüye kavuşmasına katkı sağlayan 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’i, dönemin Moldova Cumhurbaşkanı Mircea Snegur’u ve o dönemde Gökoğuz Türklerinin önderi Stefan Topal’ı şükranla yâd ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zor zamanlarda halklarının geleceğine yön veren ve bu topraklarda güzel bir miras bırakan liderlerin çabaları asla unutulmayacaktır” dedi.

“FİZİKİ SINIRIMIZ OLMASA DA BİZ MOLDOVA’YI KOMŞU ÜLKE OLARAK GÖRÜYORUZ”

28 Eylül’de vefat eden Gökoğuz Yeri’nin Kurucu Başkanı Stefan Topal için, “Gökoğuz kimliğinin ve dilinin sadık evladının toprağı bol olsun” temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Onlar bu dünyadan göç ettiler, ama geride bizim sahip çıkmamız ve çok daha ileriye taşımamız gereken bir miras bıraktılar. İnşallah bizler de Türkiye ve Moldova liderleri olarak bu mirası daha da ileriye götüreceğiz. Son 16 yılda attığımız adımlar bu mirasa sahip çıkma hususundaki güçlü irademizin birer yansımasıdır.”

Türkiye’yle Moldova arasındaki bağların Gökoğuz Yeri’ni de içine alacak şekilde son 16 yılda her alanda daha da perçinlendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün iki ülkenin; tarihte hiç olmadığı kadar birbirine yakın olduğunu, birbirine fiziki sınırları olmasa da Moldova’yı bir komşu ülke olarak gördüklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Moldovalı dostlarımızın dertleriyle dertlenmeyi, sevinçleriyle mutlu olmayı bir görev biliyoruz. Moldova’nın toprak bütünlüğünün korunmasına büyük önem veriyoruz. Hem Moldova’daki, hem de Gökoğuz Yeri’ndeki gelişmeleri tıpkı komşularımızdaki hadiseler gibi çok yakından takip ediyoruz” şeklinde konuştu.

“MOLDOVA’NIN DÜNYA SAHNESİNDE HAK ETTİĞİ KONUMA ULAŞMASI İÇİN GAYRET SARF EDİYORUZ”

Türkiye olarak gerektiğinde eldeki tüm imkânları Moldova halkı için seferber etmekten çekinmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİKA’yla, iş adamlarıyla ve sivil toplum kuruluşlarıyla, Moldova’nın dünya sahnesinde hak ettiği konuma ulaşması için gayret sarf ettiklerini, Moldova halkının ve Gökoğuz Türklerinin kara gün dostu olmayı sürdüreceklerini söyledi.

1994 yılında diğer devletler iç çatışmalarla kıvranırken Gagauz Türklerinin ve Moldovalıların kardeşçe yaşamayı seçtiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’nın birçok ülkesi geleceğine karamsarlıkla bakarken, sizler bu topraklarda huzuru, barışı, dayanışmayı tercih ettiniz. Moldova ve Gökoğuz halklarının bu kararı her türlü takdirin üzerindedir. Sizlerin bu asil tavrı tam anlamıyla bir demokrasi ve medeniyet örneğidir” sözlerine yer verdi.

“BU TOPRAKLARDAKİ BARIŞ VE HUZUR ORTAMININ BOZULMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİNİZİ DÜŞÜNÜYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Geçen 24 yılda kendilerini idare etme olgunluğunu gösteren siz soydaşlarımızı gönülden kutluyorum. Kendi kimliğinizi, dilinizi, iç barışınızı, birliğinizi, dirliğinizi koruyarak bu güzel mirası evlatlarınıza, torunlarınıza aktarmanızı diliyorum. Bilhassa içinde bulunduğumuz dönemde bunun son derece önemli olduğuna inanıyorum. Zira Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde etnik ve kültürel farklılıklar kaşınmaya çalışılıyor. Asırlardır aynı toprağı paylaşan, aynı havayı soluyan, geçmişi ve geleceği ortak olan toplumlar ayrıştırılmak isteniyor. Kültürel ırkçılık dünyanın dört bir ucunda adeta bir veba salgını gibi gün geçtikçe yayılıyor. İslam karşıtlığından yabancı düşmanlığına, etnik milliyetçilikten terörizme kadar birçok sorun birarada yaşama idealimize sekte vuruyor. Buradaki soydaşlarımızın asla böyle bir tuzağa düşmemesi gerekiyor. Her birinizin bu bilinçle hareket edeceğine inanıyorum. Bu topraklardaki barış ve huzur ortamının bozulmasına hiçbirinizin müsaade etmeyeceğini düşünüyorum.”

“Tarihî” olarak nitelediği ziyareti kapsamında verimli görüşmeler yaptıklarını ve bu görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkileri stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararı aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kararın dost ülke Moldova ile yeni bir dönemin kapılarını açacağını belirtti. Gagauz Türklerine hitaben, “Moldova ile kurduğumuz ortak geleceğin köprüsü sizlersiniz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın, sizin gücünüz Moldova’nın gücü, Moldova’nın gücü sizin gücünüzdür” diye ekledi.

Moldova Parlamentosu’nda üç Gagauz Türk milletvekili bulunduğuna, Gagauz Özerk Yeri Başkanı Vlah’ın da Bakanlar Kurulu üyeleri arasında yer aldığına değinerek, Gagauz Türklerini temsil eden bu kişilere siyasette çok önemli iki görev düştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birincisi Gökoğuz Yeri’nin sesi olmak, ikincisi de Moldova ile diyalog kanallarını hep açık tutmak” şeklinde konuştu.

“MOLDOVA’DAKİ SEÇİMLERDE BİRLİĞİNİZİ VE DAYANIŞMANIZI KORUMAK İÇİN OYUNUZA SAHİP ÇIKIN”

Gelecek yıl 24 Şubat’ta Moldova Parlamentosu ve 19 Mayıs’ta da başkanlık seçimleri için Gagauz Türklerinin sandığa gideceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Her birinizin vatandaşlık görevi, bu süreçte birliğinizi, beraberliğinizi, dayanışmanızı korumak ve oyunuza sahip çıkmaktır. Sandıktan çıkan her sonuç halkın özgür iradesini yansıtır ve saygıyı hak eder. Oradan çıkacak sonucun belirleyicisi de siz olacaksınız. Şimdiden sonuçların Gökoğuz Yeri ve Moldova için hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Türkiye olarak, Gökoğuz Türklerinin kendi vatanlarında hayatlarını en üst standartlarda sürdürebilmeleri için destek vermeye devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toprakların topyekûn kalkınması için üzerlerine düşeni yapacaklarını dile getirdi. Kongaz Süleyman Demirel Moldova Türk Lisesi 1999 yılından beri Türk ve Moldovalı öğretmenler vasıtasıyla eğitim verdiğini, sağlık tesisi olmayan yerlere sağlık tesisi yaptıklarını, kreşler açtıklarını, mevcut hizmet binalarını yenileyip eksikleri giderdiklerini gelecek yıl Komrat’ta büyük bir eğitim kompleksi inşa etmeye başlayacaklarını müjdeledi.

Komrat’ta bugün Altındağ Belediyesi tarafından onarılan Kültür Evi’ni ve TİKA tarafından yaptırılan hastaneyi açtıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökoğuz Yeri’nin buradaki tüm gençler için parlak bir gelecek sunabilecek altyapıya sahip olması gerektiğini vurguladı. “Moldova’nın yardıma en çok ihtiyaç duyan bölgelerinden biri olması Gökoğuz Yeri’nin kaderi değildir, olmamalıdır” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldova Cumhurbaşkanı Dodon’un Gökoğuz Özerk Yeri’ne olan samimi desteğinin, tüm devlet makamlarınca devam ettirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

“KOMRAT’TA TÜRK BAŞKONSOLOSLUĞU HİZMETE AÇILACAK”

Konuşmasında, Komrat’ta Türk Başkonsolosluğu’nun hizmet vermeye başlayacağını ve konuyu Moldova Cumhurbaşkanı ile ele aldıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkonsolosluğumuzun da faaliyete geçmesiyle burada Türkiye’ye açılan yeni bir kapınız daha olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Gagauz Türklerine hitaben sözlerini şöyle sürdürdü: “Moldova ailesinin bir parçası olarak ülkenin resmî dilini de en iyi şekilde öğrenmenizi ve kullanmanızı önemli görüyorum. Bu sayede hem Moldova’nın beşeri zenginliğini artıracak, hem de Gökoğuz Yeri’nin kalkınmasına katkıda bulunacaksınız. Sizlerin anadili olan Anadolu’da analarımızın, babalarımızın konuştuğu, saf, bozulmamış öz Türkçeyi yaşatmanızdan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Dil bir iletişim aracı olmanın yanında, toplumsal hafızanızdır, düşünce biçiminizdir, kültürünüzdür, hepsinden önemlisi dil kimliğin aynasıdır. Sizlerden dilinize sahip çıkmanızı, çocuklarınıza Gökoğuz Türkçesi’ni öğretmenizi, bu sayede ortak Türk tarihimizi, kültürümüzü ve benliğimizi canlı tutmanızı bekliyoruz. Gökoğuz Türkçesi’ni unutmayın, unutturmayın. Bunun yanında, diğer Türk topluluklarıyla, akrabalarınız olsun, Türk Cumhuriyetleriyle bağlarınızı muhakkak geliştirin. Unutmayın, biz Adriyatik’ten Çin Seddine kadar uzanan 300 milyonluk büyük bir aileyiz.”

Konuşmasının sonunda Gökoğuz Özerk Yeri marşındaki sözlere atıfta bulunarak, “Allah dilinizi, bayrağınızı yüksek kaldırmayı nasip etsin, toprağınızı korusun” temennilerinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini; vefaları ve muhabbetleri için Gagauz Türklerine, destek ve katkıları için de Moldova makamlarına teşekkür ederek tamamladı.

Gagauz Özerk Yeri’nde soydaşlara hitabının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Gagauz Özerk Yeri Başkanı Vlah tarafından onurlarına verilen yemeğe katıldı.

Moldova’daki resmî temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkent Kişinev’e geçerek Türkiye’ye hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Kişinev Uluslararası Havalimanı’nda Moldova Cumhurbaşkanı İgor Dodon ile eşi Galina Dodon tarafından uğurlandı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.