“Çalışma hayatındaki kadınlarımız ülkemizin gücüne güç katmış, başarılarıyla yüzümüzü ağartmıştır” “Çalışma hayatındaki kadınlarımız ülkemizin gücüne güç katmış, başarılarıyla yüzümüzü ağartmıştır” için yorumlar kapalı 85404

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Çalışma hayatındaki 9 milyon 122 bin kadınımız, ülkemizin gücüne güç katmış, üretimleriyle, başarılarıyla yüzümüzü ağartmışlardır. Kadınlara sadece iş hayatında adalet sağlamakla kalmadık, kadına yönelik şiddetin her türlüsünü en ağır şekilde cezalandırma yoluna gittik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’ne katıldı.

Grand Cevahir Otel’de gerçekleştirilen etkinlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“KADINI İŞ HAYATINDAN, ERKEĞİ EVDEN TECRİT EDEN ANLAYIŞ, AİLE KAVRAMINA DARBE VURUR”

Zirvenin konusunun “ailenin güçlendirilmesi” olarak belirlenmesini isabetli bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadının, ailenin ayrılmaz bir parçası ve lokomotifi; ailenin de kadınla erkeğin ortak sorumluluğunda teşekkül eden ve yaşayan hayati bir müessese olduğunu söyledi.

Sanıldığı gibi ailede ev işlerinin kadına, geçim işlerinin erkeğe yüklenmesi gibi kati bir ayrımın söz konusu olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadını iş hayatından, erkeği de evden tecrit eden bir anlayışın daha en başından aile kavramına darbe vurarak işe başladığını kaydetti.

Aile kurumunun güçlü olmadığı bir toplumun geleceğinin, kadın ve erkek için aynı derecede karanlık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim medeniyetimizde eşlerin birbirine, Rabbimizin emri üzere rahmet, sevgi, saygı, nazarıyla bakma mecburiyeti vardır. Dikkat ederseniz bu yaklaşım, iki taraflı bir ilişki biçimini tarif eder” diye konuştu.

“KÜLTÜR KÖKLERİMİZDE CİNSİYET AYRIMCILIĞI YOKTUR”

İnsanın, cinsiyetinden bağımsız olarak sorumluluklarının olduğunu; erkek ve kadın olarak ise sahip olduğu özelliklere göre mesuliyetlerinin bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Yaradılıştan beri var olan bu hakikatlere rağmen, kadını ve erkeği ısrarla, insan sıfatının üstünde ve ötesinde haklara, yükümlülüklere tabi tutma gayretleri sonradan ortaya çıkmıştır. Her insanı, cinsiyetinden rengine kadar tüm farklılıklarının ötesinde, Allah’ın yarattığı bir varlık olarak gören bir inancın mensupları olarak, kadına ayrımcılık yapmamız zaten mümkün değildir.”

Türk kültürünün köklerinde cinsiyet ayrımcılığının olmadığını; ancak tarihte yaşanmış, Türk kültürüne ve inancına aykırı bazı yanlış uygulamaları da görmezden gelmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat ‘suimisal emsal olmaz’ ilkesi gereği, sadece kötü örneklerden yola çıkarak bir yere varamayız” dedi.

“EKSİKLERİMİZİ KENDİ GERÇEKLERİMİZ İÇİNDE TARTIŞARAK DOĞRUYU BULACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı ülkelerindeki insan, kadın çocuk ve hayvan hakları konusundaki büyük tartışmaların arkasında yaşanmış çok büyük acıların, ihlallerin ve istismarların bulunduğunu, Türkiye’nin tarihinde ise böyle acı kırılmaların bulunmadığını, sahip olunan inanç ve kültürün buna izin vermediğini kaydetti.

Buna rağmen eksiklerin, varsa yanlışların konuşulup tartışılacağını, yanlışların telafi edilmesi için neler yapabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunulacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat bunu yaparken hareket noktamız, kendi tarihimiz ve kendi kültürümüz değil de, bizden çok farklı tecrübelerin yaşandığı Batı dünyası olursa, doğru yere varamayız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Dün kadını en bayağısından bir meta olarak kullanan zihniyetin, bugün kadını, yine meta anlayışıyla ama bu defa ‘eşitlik’ ambalajı içinde kullanıyor olması bizim için şaşırtıcı değildir. Türkiye’nin son 200 yılında, her konuda olduğu gibi, kadın hakları meselesinde de sürekli savrulmalar yaşadık. Asırlar boyunca insanları, boyunlarına, ayaklarına, kollarına zincir vurarak kitleler hâlinde mal gibi satan ve çalıştıran, bunlar içinde kadınları ve çocukları daha da aşağılayan bir dünyanın kodları bize ait değildir. Cenneti annelerin ayakları altına seren, kadına ‘sultan’ benzetmesi yapan, onlara güler yüz göstermeyi, şakalaşmayı, yumuşak olmayı, iyi davranmayı tavsiye eden bir medeniyetin böyle bir referansı olamaz. Biz kendi meselelerimizi, kendi eksiklerimizi, kendi hatalarımızı kendi gerçeklerimiz içinde tartışarak doğruyu bulacağız. Ülkemizdeki kadın hareketlerinin pek çoğunun toplumumuzda makes bulmamasının gerisinde, hareket noktalarının yanlış olması yatar.”

“BUGÜN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NDE 104 KADIN MİLLETVEKİLİ BULUNUYOR”

AK Parti’nin en büyük başarılarından birinin, kadına, çocuğa, yaşlıya, engelliye, dezavantajlı diye tarif edilen kesimlere özel önem vermesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kesimlerin her birinin toplumda hak ettikleri yere gelebilmeleri için çok gayret gösterdiklerini ve çok imkân sağladıklarını söyledi.

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, 53’ü AK Partili 104 kadın milletvekili bulunduğunu, üniversitelerde öğretim elemanlarının, mimar ve avukatların yüzde 44’ü kadınlardan oluştuğunu, hâkim ve savcıların yüze 31’inden, diplomatların yüzde 20’den fazlasının kadın olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın oranının öğretmelerde yüzde 56’yı, bankacılarda ise yüzde 51’i bulduğuna dikkat çekti.

Toplam kamu istihdamında kadın oranının yüzde 38’e yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim dönemimizde kadınların istihdama katılma oranı yüzde 28’den yüzde 38’e, istihdamdaki kadın oranı da yüzde 21’den yüzde 30’a yükseldi. Çalışma hayatındaki 9 milyon 122 bin kadınımız, ülkemizin gücüne güç katmış, üretimleriyle, başarılarıyla yüzümüzü ağartmışlardır. Kadınlara sadece iş hayatında adalet sağlamakla kalmadık, kadına yönelik şiddetin her türlüsünü en ağır şekilde cezalandırma yoluna gittik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, kadınlara yönelik hizmetlerden, reformlardan ve uygulamalardan örnekler verdi. Ortaya koydukları uygulamalarla ailelerin bir arada hayatlarını huzur içinde sürdürmelerini amaçladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyoruz ki, imkânsızlık veya sair sebeplerle ailede yaşanacak huzursuzluktan en çok ve en önce kadınlarımız etkilenecektir. Bu bakımdan aileye verilen her desteği, kadına verilen destek olarak görmenin yanlış olmayacağını düşünüyorum” dedi.

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE KADINLA ERKEĞİ HER ANLAMDA EŞİT TUTARAK ELDE EDİLMİŞ BİR ADALET YOKTUR”

Düzenlenen zirvenin adında yer alan adalet kavramına işaret ederek bu kavramın herkese hakkını verme yönüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herkese hakkını vermek demek, bir şeyi herkese eşit şekilde dağıtmak veya herkese aynı şekilde davranmak anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

Büyükle küçüğün aynı terazide tartılamayacağını, güçlüyle zayıfın aynı yarışa sokulamayacağını, zalimle mazlumun aynı dairede tutulamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hz. Mevlana’nın ‘adalet bir şeyi yerli yerine koymak, zulüm ise bir şeyi olmaması gereken yere yerleştirmektir’ tanımını önemli gördüğünü dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet, her şeyi yerli yerine koymazsak, zulüm yoluna girmiş oluruz. Cinsiyet konusunda da aynı durum geçerlidir. Yaradılıştan gelen fiziki özelliklerini, duygusal farklılıklarını, becerilerini gözetmeden erkeği ve kadını aynı kefeye koyarak adil davranmış olmazsınız. Dikkat ediniz burada kadının eksikliğinden değil, fıtri farklılığından kaynaklanan bir ayrışma söz konusudur. Dünyanın hiçbir yerinde kadınla erkeği her anlamda eşit tutarak elde edilmiş bir adalet yoktur. Önemli olan, her iki cinsin öne çıkan hususlarını en ideal şekilde değerlendirerek bir denge kurabilmek ve hakların adil bir şekilde dağılmasını sağlamaktır. Cinsiyet ve adalet konusunda yapılmış araştırmalarda ve kullanılan ölçeklerde görülen en büyük eksik işte budur. Kadını ve erkeği aynı çizgiden yarışa başlamaya zorlayarak zaten ilk adımıyla adaletsizliğe açılan bir anlayıştan, insanlığın hayrına sonuçlar üretmesini beklemek mümkün gözükmüyor.”

Gerçeklikten kopuk akımların peşinden gitmek yerine, hak merkezli bir yaklaşımla kadın, adalet, aile meselelerini konuşmanın, tartışmanın daha doğru olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de de geçmişte bu yönde yapılmış yanlışların olduğunu, ideolojik tartışmalarda kadının hep bir sembol olarak kullanılmasının kendilerini rahatsız ettiğini kaydetti.

“TÜRKİYE, KADINLARIMIZIN SİYASİ, SOSYAL, EKONOMİK HAKLARI KONUSUNDA ÇOK İLERİ BİR SEVİYEYE ULAŞMIŞTIR”

“Milletimizin değerlerine, kültürüne, tarihine düşmanlıklarını alenen ifade edemeyenler, husumetlerini genç kızlarımızın, eşlerimizin, annelerimizin başörtüleri üzerinden sahaya yansıtmaya çalışmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek parti devrinde başlayıp yakın zamanlara kadar süren bu tartışmaların, Türkiye’ye çok fazla enerji ve zaman kaybettirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Kızlarımızı okula, aile hayatına, iş hayatına, sosyal ve siyasi hayata kazandırmaya çalışmak yerine, başörtülerini bahane ederek kamudan dışlamaya yönelenler, milletimizden hak ettikleri cevabı hep almışlardır. Hamdolsun bugün Türkiye, o günleri geride bırakmanın verdiği güçle, her alanda olduğu gibi, kadınlarımızın siyasi, sosyal, ekonomik hakları konusunda da çok ileri bir seviyeye ulaşmıştır.”

Önümüzdeki dönemde, kadınların adalet taleplerine hep birlikte daha güçlü cevaplar üreteceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, 3. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nin başarılı geçmesi temennisinde bulunarak ve zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek tamamladı.

Zirveye; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, KADEM Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu, KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM üyeleri, Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda bakan, akademisyen, araştırmacı, gazeteci ile iş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı.

Açılışta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; KADEM Başkanı Gümrükçüoğlu, derneğin “Sığınmacı Kadınların Gözüyle İstanbul” isimli fotoğraf albümünü, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk da tablo hediye etti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.