Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Bilim, geliştirme ve üretim uyumunu esas alan sanayi ekosistemi kurmakta kararlıyız” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Bilim, geliştirme ve üretim uyumunu esas alan sanayi ekosistemi kurmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 57967

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Savunma Sanayii Zirvesi’nde yaptığı konuşmada “Geleceğe yatırım yapıyoruz, hazırlanıyoruz. Bilimi, araştırmayı, geliştirmeyi, tasarımı, üretimi, hizmeti, bütün bu hizmet zincirlerinin birbiriyle uyumunu esas alan bir sanayi ekosistemi kurmakta kararlıyız. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın ötesinde ihracatı hedef alan, uluslararası ilişkilere katkı sağlayacak, değer kazandıracak her çaba bizim için önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Savunma Sanayii Zirvesi’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve zirvede değerlendirmeleri ve teklifleriyle katkı sağlayacak olanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vizyonu “Küresel Güç Türkiye” kavramıyla belirlenen zirvede ortaya konacak görüşlerin hayata geçirilmesi için, kamu ve özel sektör sorumlularının üzerine düşeni yapacağına inandığını söyledi.

“TÜRKİYE, ORDUSUNUN VE SAVUNMA SANAYİİNİN GÜCÜ SAYESİNDE BÖLGESEL VE KÜRESEL DÜZEYDE SÖZ SAHİBİ ÜLKELER ARASINDA”

Günümüzde, savunma teknolojilerinde güçlü ve bağımsız olamayan ülkelerin ve milletlerin geleceklerine güvenle bakabilmelerinin mümkün olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede parası çok olup da, gerçek anlamda bağımsız hareket edemeyen pek çok devletin bulunduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna karşılık Türkiye, maddi imkânları nispeten sınırlı olmasına rağmen, ordusunun ve savunma sanayiinin gücü sayesinde, bölgesel ve küresel düzeyde söz sahibi ülkeler arasında bulunuyor” diye ekledi.

Türkiye’nin savunma sanayiinde bulunduğu yerin önemli bir bölümünün, son 16 yılda kat edildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk dönemlerinde bu doğrultuda atılan adımlar kararlılıkla devam ettirilemediğini, savunma sanayii hamlelerinin hedefine ulaşamadan akim bırakıldığını ifade etti.

Son 16 yıldaki atılımlar sayesinde, Türkiye’yi çok farklı ve ileri bir noktaya getirmeyi başardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya öylesine hızlı bir şekilde değişiyor ki böyle bir ortamda sadece yürümek yetmez, koşabilecek kabiliyet ve imkânlara sahip olmak da gerekiyor, bunu başarmamız lazım. Bugüne kadar yaptıklarımızı ısınma, alıştırma, egzersiz hareketleri olarak görüyoruz. İnşallah bundan sonra koşmaya çok farklı bir şekilde devam edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazılarının bu vizyonu anlamakta zorlandığını; Türkiye’nin uzay çalışmalarında söz sahibi olma yönünde attığı adımların bu kimseler tarafından garip, gereksiz ve anlamsız göründüğünü dile getirdi.

“SAVUNMA SANAYİİ ALANINDA HÂLEN PROJE BEDELİ 60 MİLYAR DOLARI BULAN 650 KALEM İŞ TAKİP EDİLİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geleceğe yatırım yapıyoruz, hazırlanıyoruz. Bilimi, araştırmayı, geliştirmeyi, tasarımı, üretimi, hizmeti, bütün bu hizmet zincirlerinin birbiriyle uyumunu esas alan bir sanayi ekosistemi kurmakta kararlıyız. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın ötesinde ihracatı hedef alan, uluslararası ilişkilere katkı sağlayacak, değer kazandıracak her çaba bizim için önemlidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii alanında hâlen proje bedeli 60 milyar doları bulan 650 kalem işin takip edildiğine ve bunların 100 tanesinin doğrudan teknoloji geliştirme ve araştırma-geliştirme projesi olduğuna işaret etti ve şunları ekledi: “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, elbette ülke güvenliğinin belkemiğidir. Ancak günümüzde, güvenlik kavramı istihbarattan sağlığa, enerjiden iletişime, ulaştırmadan tarıma kadar farklı alanları da içine alacak şekilde genişlemiştir. Önemli olan potansiyelimizi harekete geçirmek, kaynaklarımızı en doğru şekilde kullanmak, çalışmalarımızı verimlilik esasına göre yürütmektir. Savunma Sanayii Başkanlığımızı doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlamamızın sebebi işte budur.”

“İHA VE SİHA, ANKA VE HÜRKUŞ UÇAKLARI TÜRKİYE’NİN SAVUNMASINA HİZMET VERMEYE BAŞLADI”

Denizlerdeki gelişmelerin, uçak gemisi mahiyetindeki Anadolu Amfibi Hücum Gemisinden firkateyn sınıfına yükseltilen 5. MİLGEM gemisine ve denizaltılarına kadar bu alanda attıkları adımların ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İHA ve SİHA’ların, ANKA ve HÜRKUŞ uçaklarının Türkiye’nin savunmasına hizmet vermeye başladığını hatırlattı.

Konuşmasında; ATAK helikopteri, Millî Muharip Uçağı, KORKUT hava savunma silahı, HİSAR hava savunma sistemleri, KASIRGA, BORA, SOM füzeleri, ALTAY tankı gibi millî savunma sanayii ile ilgili projelerle ilgili bilgiler aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, savunma sanayiindeki tüm stratejik ihtiyaçlarını kendisi tasarlayabilir, geliştirebilir, üretebilir hâle gelene ve bunların ihracatını yapana kadar durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, gece gündüz çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Çok acil olmayan hiçbir ürün ve malzemenin yurt dışından ithal edilmemesi gerektiği yönündeki talimatını konuşmasında yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi birilerine muhtaç etmeyin. Sizler de işte bu sektörlerin içerisinde yer alıyorsunuz. Artık bunları biz kendimiz üretmek durumundayız. Bu millet yapar mı? İnanıyorum ben, yapar. Öyleyse yapalım” dedi. Devletin ve milletin tek bir kuruşunun dahi, amaca uygun olmayan yerlerde kullanılmasına rıza gösteremeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaçak göçek de olsa bu yollara tevessül edenler varsa, eninde sonunda meselenin ortaya çıkacağına ve kendilerinden hesap sorulacağına bir defa emin olsunlar. Aksi yönde baskıya uğradığını düşünenler varsa, durumu bizzat bizlere bildirmelerini istiyorum. Hiç kimsenin kişisel çıkarı, ülkenin ve milletin menfaatlerinin üzerinde olamaz” şeklinde konuştu.

“DEAŞ BAHANESİYLE TÜRKİYE’NİN GÜNEY SINIRLARI MUHTELİF TERÖR ÖRGÜTLERİ TARAFINDAN KUŞATILDI”

Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki çalışmalarının keyfe keder bir tercihten değil, mecburiyetten kaynaklandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknolojinin ulaştığı boyut, artık en modern araç-gereç ve imkânlarla donatılmayan ülkelerin sadece yürekle ve bilekle netice alabilmesinin giderek daha da zorlaştığına işaret ediyor. Şayet geride bunu destekleyecek gücünüz yoksa, diplomasi dâhil, uluslararası kurumlar ve kurallar dahil diğer her şey, sadece sizi oyalayan birer araca dönüşebiliyor” sözlerine yer verdi.

Suriye krizi sırasında yaşananların Türkiye için çok ibret verici derslerle dolu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Suriye’de sahaya indiğinde işin gidişatı değiştiğine değindi ve “Yıllarca DEAŞ diyerek Suriye’nin altını üstüne getirenlerin balonlarını, Fırat Kalkanı Harekâtında birkaç ay içinde patlattık. Aynı şekilde Zeytin Dalı Harekâtıyla da bir başka balonu söndürdük” diye konuştu.

Sıranın, Fırat’ın doğusundaki terör öbeklerini dağıtma kararını hayata geçirmeye geldiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile derin görüş ayrılıkları yaşadıklarının herke tarafından bilinen bir gerçek olduğunu söyledi.

DEAŞ bahanesiyle Türkiye’nin güney sınırları muhtelif terör örgütleri tarafından kuşatıldığında ABD yönetimine bunun sürdürülemez bir durum olduğunu ifade ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, onların da kendisine Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını, terör örgütleriyle ilişkilerinin de taktiksel mahiyet taşıdığını söylediğini açıkladı. Daha sonra DEAŞ’a karşı yürütülen operasyonları birlikte gerçekleştirmeyi teklif edip kapsamlı bir askerî plan sunduklarını; ancak ABD’lilerin DEAŞ’a karşı bölücü terör örgütünün unsurlarını sahaya sürmeyi tercih ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin son olarak 30 bin teröristi bölgede eğitme adımlarını atmaya başladığına dikkat çekti.

“SURİYE, DEAŞ’IN ARDINDAN PYD-YPG ZULMÜ ALTINDA İNLEMEYE BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi diyorlar ki; ‘yok böyle bir şey.’ Tüm dünya medyası bunu tespit etmiş durumda, hepsinin elinde bu bilgiler var. Bu doğru mu, ne yaptığınızın farkında mısınız? Bununla da kalmadılar, bölücü terör örgütüyle olan ilişkilerini her geçen gün daha da ileriye taşıdılar, hatta birlikte bayrak sallama, tabii onların paçavrasını sallıyorlar. Kiminle yan yana? Kendi bayraklarıyla o paçavraları yan yana koyarak. Orta devriye, ortak eğitim aşamasına kadar getirdiler bu işi. Bölücü terör örgütünün Suriye koluna verilen silahlarla ilgili itirazlarımıza da, ağır silah vermedikleri, mevcutları da DEAŞ tehdidinin ortadan kalkmasıyla toplayacakları sözüyle mukabele ettiler. Kimi uyutuyorsunuz?”

Bölücü terör örgütüne yönelik Irak ve yurt içindeki operasyonlarda ABD’nin verdiği silahların PKK’nın elinden çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine de hüsnüniyetle hareket etmeyi sürdürerek ABD’ye Rakka operasyonunu birlikte gerçekleştirme teklifini götürdüklerini; ancak mutabık kalınmasına rağmen ABD’nin yine bölücü terör örgütünü sahaya sürdüğünü açıkladı.

“Suriye Demokratik Güçleri” adına işaret ederek, terör örgütünün isminin sürekli değiştirilmesinin, Münbiç’teki hakikati ortadan kaldırmaya yetmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD tarafından DEAŞ’ın bölgeden temizlenmesinin ardından PYD’ye verilen desteğin geri çekileceği, silahların toplanacağı, bölgenin asli unsurları tarafından yönetilmesinin sağlanacağı sözünün verildiğini aktardı.

Ancak neticeye bakıldığında PYD’ye 20 bin tır ve 3 binin üzerinde kargo uçağı ile bölgeye silah ve mühimmat taşındığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütünün kontrol ettiği yerlerdeki Arap ve Türkmen unsurların baskı ve şiddetle sindirildiğine, karşı koyanlar yerlerinden edildiğine, tapu ve arşiv kayıtları yakılarak insanların mülkiyet haklarına tecavüz edildiğine dikkat çekti.

“FIRAT’IN DOĞUSUYLA İLGİLİ İKAZLARIMIZI YAPARKEN AYNI ZAMANDA HAZIRLIKLARIMIZI DA TAMAMLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin DEAŞ’ın ardından PYD-YPG zulmü altında inlemeye başladığını ve bunun Amerikan askerlerinin nezaretinde ve belki yönlendirmesinde yapılmış olabileceğini söyledi ve şunları kaydetti: “Türkiye’nin artık bu gidişata tahammül edemeyeceğini belirterek meşru müdafaa veya müdahale hakkını kullanma ihtimaline karşı da Amerikan askerleri teröristlerin aralarına serpiştirilmiştir, yerleştirilmiştir. Yine Amerikan askerleri tarafından kurulan radar üsleri ve gözlem noktalarının hedefinin de ülkemizi teröristlerden değil, teröristleri Türkiye’den korumak olduğu aşikârdır. Amerikan hava unsurlarının bölgedeki tüm faaliyetleri teröristlerin güvenliğini sağlamaya, faaliyetlerini rahatça icra etmelerini temine yöneliktir. Bu ülkenin toprak bütünlüğünden bahisle Türkiye’nin oluşturduğu güvenli bölgelerden çekilmesini talep edenler Suriye’nin neredeyse üçte birini işgal altında tutan terör örgütüne yönelik hiçbir söz ve eylem içinde değildir.”

Suriye’de artık DEAŞ diye bir tehdidinin bulunmadığını, bu söylemin kendileri için bir masal olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bunun Suriye üzerinde uygulanmaya çalışılan asıl planın bir bahanesi, bir sahte görüntüsü, bir oyalama taktiği olduğunu biliyoruz. Bölgedeki DEAŞ unsurlarının kimler tarafından beslendiğini, eğitildiğini, ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere hazır hâlde tutulduğunu da gayet iyi biliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin gözünün önünde ve sınırlarının dibinde oynanan bu oyuna daha fazla seyirci kalmayacaklarını her fırsatta muhataplarına ilettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dolayısıyla, burada ifade ettiğim hususların hiçbiri de bizim için meçhul değildir, sürpriz değildir, oyunbozanlık değildir. Fırat’ın doğusuyla ilgili ikazlarımızı yaparken aynı zamanda hazırlıklarımızı da tamamladık” dedi.

“MİLLETİMİZE VE ÜLKEMİZE TUZAK KURMAYA ÇALIŞANLARLA DEĞİL, DOSTLUK GÖSTERENLERLE YOL YÜRÜYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şu açıklamaları yaptı: “Bizim ne Amerikan yönetimine ne de Suriye’deki Amerikan askerlerine yönelik bir husumetimiz bugüne kadar olmadı. Her şeye rağmen Amerika’yı doğru zeminlerde buluşabilmemiz şartıyla gelecekte de birlikte yol yürüyebileceğimiz stratejik müttefikimiz olarak görüyoruz. Ülkemizin beka meselesi olarak gördüğümüz Suriye politikasındaki derin görüş ayrılıklarımızın, gelecekteki daha büyük iş birliklerimizin önünde bir engel oluşturmasına izin vermemeliyiz. İşte bu anlayışla Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünden kurtarmaya yönelik harekâtımıza birkaç gün içerisinde başlayacağımızı ifade ettik, ifade ediyoruz. Hedefimiz asla Amerikan askerleri değildir, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarıdır bunun da altını özellikle çiziyorum. Suriye’nin güvenli hâle getirdiğimiz diğer bölgeleri gibi, Fırat’ın doğusunu da asli sahipleri için huzurlu ve yaşanılabilir yerler hâline dönüştürmekte kararlıyız. Bu önemli sorunu böylece geride bırakmamız hem Suriye’nin toprak bütünlüğünün temini ve siyasi çözümün önünün açılmasına hem de Amerika’yla bölgede daha sağlıklı iş birliği iklimi oluşturmamıza imkân verecektir.”

Türkiye’de bulunan yaklaşık 4 milyon Suriyelinin kendi evlerine dönüşlerinin ancak bu şekilde mümkün kılınabileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi üzerine yüklenen bu büyük yükle baş başa bırakıp, üstelik bir de sınırları boyunca sürekli tehdit oluşturacak bir yapı kurmaya çalışmak, açıkça bu millete husumet beslemek demektir. Biz milletimize ve ülkemize tuzak kurmaya çalışanlarla değil, dostluk gösterenlerle yol yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.

GÖKBEY HELİKOPTERİ

Konuşmasının son bölümünde T625 genel maksat helikopterinin adını, yaptıkları istişareler sonucunda “Gökbey” olarak belirlediklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökbey’in ülkeye, millete ve sektöre hayırlı olması temennisinde bulundu, helikopterin tasarımında ve üretiminde katkısı olanları tebrik etti.

Konuşmasının ardından sahnedeki platforma getirilen Gökbey helikopterini zirveye katılanlara takdim eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, helikopterin özellikleri ile ilgili yetkililerden bilgi aldı. Kendisinin de genel maksat helikopteri Gökbey’i kullanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah kendi eserimizle dünyada iftihar etmeye devam edeceğiz. Emeği geçenleri kutluyorum, hayırlı olsun, Allah mübarek etsin” dedi.

 

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.