“Tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı sayesinde Türkiye, küllerinden yeniden doğdu” “Tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı sayesinde Türkiye, küllerinden yeniden doğdu” için yorumlar kapalı 65373

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 500 Büyük İhracatçısı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tesis ettiğimiz ve adeta gözümüz gibi koruduğumuz istikrar ve güven ortamı sayesinde Türkiye, adeta küllerinden yeniden doğmuştur. Bizim yaptığımız iş, milletimizin demokraside ve ekonomide hayal ettiği Türkiye fotoğrafını doğru okumaktan ibarettir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Ödül Töreni’ne katıldı. The Grand Tarabya Otel’de düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Ödüle layık görülen firmaları tebrik ederek, çalışmaları, gayretleri ve ülkeye yaptıkları katkıdan dolayı firmaların yetkililerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk 500’e giren firmaların 2017 cirolarının 93, hizmet ihracatlarının ise 23 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktardı.

İlk 10’a giren firmaları; Türk Hava Yolları, Güneş Ekspres Taşımacılık, Pegasus Hava Taşımacılığı, Ekol Lojistik, GAP Dış Ticaret, Rönesans Holding, Netlog Lojistik, Odeon Turizm, Atlasjet ile onur ödülü alan Cengiz, MAPA, Limak, Kolin ve Kalyon inşaat firmaları olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yurtdışındaki sancaktarları olarak gördüğünü söylediği ihracatçı firmalara başarı temennisinde bulundu.

“HÜKÛMETE GELDİĞİMİZDE, İSTİKRARSIZLIKTAN BUNALMIŞ BİR ÜLKE MANZARASIYLA KARŞILAŞTIK”

Türkiye’nin bugünlere kolay gelmediğine işaret ederek, Cumhuriyetin kuruluşunda, sanayiden tarıma her alanda ümit verici adımların atıldığını; ancak tek parti yönetiminin hepsini de akamete uğrattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’nin, gözle görülür bir içe kapanma ve gerileme dönemi yaşadığını hatırlattı.

Adnan Menderes döneminde başlayan yeniden yükseliş, büyüme ve yatırım hamlesinin 1970’li yılların kaos ortamıyla etkisini kaybettiğini; Turgut Özal’ın Türkiye’yi dünyaya açma politikasının da 1990’larda koalisyon ve cunta karmaşasında aynı akıbete uğradığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde, istikrarsızlıktan bunalmış, geleceğine ışık tutacak her adımı hasretle bekleyen bir ülke manzarasıyla karşılaştık” diye konuştu.

“MİLLETİMİZİN DEMOKRASİ VE EKONOMİDE HAYAL ETTİĞİ TÜRKİYE FOTOĞRAFINI DOĞRU OKUDUK”

Tesis ettikleri istikrar ve güven ortamı sayesinde Türkiye’nin, adeta küllerinden yeniden doğduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim yaptığımız iş, milletimizin demokraside ve ekonomide hayal ettiği Türkiye fotoğrafını doğru okumaktan ibarettir. Ülkemizin ve milletimizin potansiyeline, gücüne, azmine inandık ve hamdolsun başardık” ifadelerini kullandı.

“Biz ülkemize güvendik, güvendikçe, milletimize ram oldukça, başarıların yağmur olup Türkiye’nin üzerine yağdığını gördük” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Türkiye’nin önüne çıkarılan ve sonuç alınan engellerin, Türkiye büyüdükçe birer küçük tümseğe dönüştüğünü, her türlü imtihan ve sınamayı, milletle yürek yüreğe, kol kola vererek aştıklarını söyledi.

Son 16 yılda Türkiye’nin ortalama yüzde 5,7 büyüdüğünü, ülkedeki uluslararası yatırımların 201 milyar doları geçtiğini, ülke millî gelirinin 850 milyar, kişi başına düşen millî gelirin 11 bin doları bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aylarda yaşanan kur-faiz-enflasyon merkezli dalgalanmayı, birilerinin milletin moralini bozup umudunu kırma vesilesine dönüştürmeye çalıştığına dikkat çekti.

Sadece Ekim ayında açılan ve kapanan şirket sayısına bakıldığında bile önceki yıllardan çok daha olumlu bir orana ulaşıldığının görüleceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ayda 7160 yeni şirketin faaliyete geçtiğini, 1235 şirketin ise faaliyetini sonlandırdığını aktardı. 2018 sonu itibariyle yıllık ihracat oranının 170 milyar dolarlık hedefe ulaşılacağını; ancak önlerinde 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçılara hitaben, “Bunun aktörlerini ben karşımda görüyorum ve sizleri de alkışlıyorum. Buradan 174 ayrı ülkeye ihracat gerçekleştiren 36630 firmamızın her birini gerek şahsım, gerek milletim adına tekrar tekrar tebrik ediyorum” dedi.

“TÜRKİYE HEDEFLERİNE KARARLILIKLA YÜRÜMEYE DEVAM ETMEKTEDİR”

Konuşmasında diğer ekonomik verilerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özetle söylemek istediğim; Türkiye demokrasisiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle hedeflerine doğru kararlılıkla yürümeye devam etmektedir” vurgusunda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasından talebinin, fırsatçılara göre değil, Türkiye’nin önündeki aydınlık geleceğe doğru pozisyonlarını alıp buna göre de girişimde bulunmaları olduğunu kaydetti ve “Büyük ve güçlü Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Cumhurbaşkanı olarak üretim, teknoloji, istihdam, ihracat, katma değer yolunda atacağınız her adımda yanınızda olduğumu özellikle bilmenizi isterim” sözlerine yer verdi.

Bölgesel istikrara da değinerek, Türkiye’nin Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesinde ve dünyada izlediği politikaların bu açıdan değerlendirilmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Şimdi birileri çıkar; ‘işte dış politikada şu anda yönetimin, iktidarın hâli ortada.’ Şu anda Türkiye’nin yönetimi, Türkiye’nin iktidarı dış politikada destan yazmaktadır, destan. Ve bunu dünyanın devleriyle birlikte yazmaktadır. Hem diplomatik anlamda, hem askeri anlamda, hem de sınırlarımızın güvenliği anlamında bunu başarmış olan bir Türkiye var. Hazmedemeyenler yok mu? Var ve bunlar da dışarıda olmaktan çok içeride. Bunlar hazımsız, bunları aslında gastroenterologlara göstermek lazım.”

“SURİYE’DEN GELECEK TERÖR SALDIRILARINA TAVİZ YOK”

Türkiye’nin kimsenin toprağında, hakkında-hukukunda, ekmeğinde gözünün olmadığının; ancak Suriye’den gelecek terör saldırılarına karşı tavırlarında bir taviz olamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin güvenliğinin kendileri için esas olduğunu, Rusya ve İran’la birlikte bölgede attıkları adımların hedefinin güvenliği tesis etmek olduğunu söyledi.

Avrupa, Balkanlar ve Akdeniz’deki istikrarsızlığının Türkiye’yi olumsuz etkileyeceğini, Suriye, Irak, Kafkasya ve Karadeniz’in yaşadığı sıkıntıların Türkiye’ye yansıyacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sınır komşuları başta olmak üzere bölgesindeki her gelişmeyi yakından takip etmesinin, gerektiğinde müdahil olmasının sebebinin bu olduğunu söyledi. Özellikle Suriye’de devam eden hadiselerin hem insani, hem de güvenlik boyutuyla Türkiye’yle doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye krizinin uluslararası toplumun nezaretinde çözülmesi için uzun süre bekledik. Her türlü gayreti ve katkıyı da ortaya koyduk. Ancak bu süreçte Suriye meselesi çözülmediği gibi, tam tersine sınırlarımızı ve vatandaşlarımızı doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştı” şeklinde konuştu.

Suriye’deki Arap, Kürt ve Türkmenlerin Türkiye’ye güvenip inandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cerablus’ta bu oldu, Afrin’de bu oldu, Sincar’da bu oldu. Bundan sonraki dönemde de eğer bu tür şeyler olursa bakınız adım atmaktan çekinmeyiz” diye konuştu.

“SURİYE TOPRAKLARINI HUZURA KAVUŞTURMA İŞİNİ BİZZAT ÜSTLENMEK MECBURİYETİNDE KALDIK”

Yaptıkları görüşmede ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine, “Buradan DEAŞ’ı siz temizler misiniz?” dediğini, kendisinin de “Biz temizledik ve bundan sonra da temizleriz. Yeter ki sizler lojistik anlamda bizlere gerekli desteği verin” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’den çekilmeye başladığına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi hedeflerinin bu diplomatik ilişkileri sağlıklı bir şekilde sürdürmek olduğunu kaydetti ve “Nasıl ki Cerablus’ta 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirdiysek, bundan sonra da yine bu terör gruplarını PKK, PYD, YPG, hepsini etkisiz hâle getirebilecek kabiliyete sahip bir Özgür Suriye Ordusu’na ve Mehmetçiklere sahibiz” ifadelerine yer verdi.

Suriye topraklarını huzura kavuşturma işini bizzat üstlenmek mecburiyetinde kaldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde yaşayan yaklaşık 4 milyon Suriyelinin evlerine dönebilmesinin de hâlâ Suriye toprakları içinde yaşayan ve her biriyle kadim kardeşlik bağlarımızın bulunduğu insanların kendilerini güvende hissetmelerinin de başka çaresi kalmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rusya Federasyonu’yla tesis ettiğimiz yakın iş birliği ve gerçekleştirdiğimiz başarılı operasyonla Fırat’ın batısındaki bölgeleri nispi bir istikrara kavuşturmamızı sağladı. Fakat Fırat’ın doğusunda tüm ikazlarımıza rağmen kurulmaya çalışılan terör koridoru bizi her türlü riski göze almamızı gerektiren bir noktaya getirdi. Suriye krizinin başından beri Amerika’yla yürüttüğümüz diplomasi trafiği sonuçları itibariyle maalesef istediğimiz bir noktaya gelmemiştir. Ama şimdi o da arzu edilen seviyeye geldi ve geliyor. Özellikle Obama döneminde yaşanan bu sorunlar Trump döneminde kötü bir miras olarak Trump’a kaldı, tabii bu yeni bir düzenlemeye geçilmesinde zaman kaybettirdi. Yüz yüze veya telefonla yaptığımız görüşmelerde kişisel olarak Sayın Trump ile Suriye meselesinde pek çok noktada aynı düşündüğünüzü, aynı kanaatlerimizi paylaştığımızı son telefon görüşmemde de gördük. Ancak bu görüş ve anlayış birliğinin sahaya yansıması oldukça geç ve güç oldu, ama oldu. Nihayet geçtiğimiz günlerde bu konuda şu ana kadarki en açık ve ümit verici sözleri Amerikan yönetiminden duymayı başardık.”

“SURİYE’DE HEM PKK-PYD HEM DE DEAŞ KALINTILARINI ORTADAN KALDIRACAK BİR HAREKÂT TARZI İZLEYECEĞİZ”

Geçmişte yaşanan kötü tecrübeler dolayısıyla ABD’nin açıklamalarını memnuniyetle ve bir o kadar da ihtiyatla karşıladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Fırat’ın doğusuna operasyon kararı alıp kamuoyuna duyurduklarını; ancak ABD Başkanı Trump’la yaptıkları telefon görüşmesinin, diplomasi ve güvenlik birimlerinin temaslarının ve ABD’nin açıklamalarının, kendilerini bir müddet daha beklemeye yönelttiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: “Tabii bu ucu açık bir bekleme süreci değildir. Bu arada biz de Sayın Trump’la yaptığımız görüşme çerçevesinde buna binaen Suriye’de hâlen varlığını sürdürdüğü söylenen DEAŞ unsurlarını etkisiz hâle getirmeye yönelik operasyon planlarımız üzerinde çalışıyoruz, çalışacağız. Bir başka ifadeyle, önümüzdeki aylarda Suriye sahasında hem PKK-PYD unsurlarını, hem de DEAŞ kalıntılarını ortadan kaldıracak bir harekât tarzı izleyeceğiz; bunun bilinmesi lazım. Terör örgütlerine karşı en başından beri ilkeli bir tutum içinde olan Türkiye’ye zaten başka türlü davranmak da yakışmaz.”

“SURİYE’NİN YENİDEN İNŞA SÜRECİNDE, ULUSLARARASI TOPLUMDAN İŞE YARAR KATKILAR SAĞLAMASINI BEKLİYORUZ”

Suriye kaynaklı terör tehditlerini ortadan kaldırdıklarında Türkiye için her bakımdan çok önemli olan bu büyük coğrafyanın yeniden imar ve inşası aşamasına geçileceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin kendi vatanlarında iskânı için gereken imar, inşa ve ihya çalışmalarının süratle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’nin yıkımını engellemekte başarılı olmayan uluslararası toplumun en azından bu sürece işe yarar katkılar sağlamasını bekliyoruz” diye ekledi.

Bölge ülkeleri, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve diğer ilgili uluslararası kuruluşlarla bu meseleyi konuştuklarını, en kısa sürede kolları sıvayıp işe başlayacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda kontrolümüz altında olan bölgelerde bu işi kendi imkânlarımızla zaten yaptık, yapıyoruz. Buradan elde ettiğimiz tecrübeleri Suriye’nin tamamına teşmil edebiliriz, yeter ki ülkemize gereken destek verilsin” ifadelerine yer verdi.

“ÜLKE VE MİLLET OLARAK GİRDİĞİMİZ HER MÜCADELEDEN GÜÇLENEREK ÇIKTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye’nin son 16 yılı her alanda başarı hikâyeleriyle dolu bir şekilde geçmiştir. Bilhassa son 5-6 yılda maruz kaldığımız saldırılar, işte bu yükselişin önünü kesme çabalarının bir ürünüdür. Bugüne kadar ne yaptılarsa başaramadılar. Tam tersine ülke ve millet olarak girdiğimiz her mücadeleden güçlenerek çıktık. Bugün Türkiye’ye diz çöktürmek, düne göre kat be kat daha da zorlaşmıştır. Milletimiz oynanan oyunları görmüş, sahnelenen senaryoları çözmüştür. Artık geleceğimize daha güvenle bakabileceğimiz bir siyasi ve sosyal iklime kavuştuk. Ekonomimizi bu güzel zeminde büyüterek 2023 hedeflerimize ulaşacağız. Milletimizin tüm kesimleri gibi iş dünyamız da her mücadelemizde yanımızdaydı. Hamdolsun bugün de esnafından en büyük ihracatçısına kadar iş dünyamızın tamamını yine yanımızda görmekten memnuniyet duyuyorum.”

İhracatçıların her birini yol ve kader arkadaşı olarak gördüğünü söyleyerek, “Bu güzel ülkemizi, Türkiye’mizi hep beraber yücelteceğiz, yükselteceğiz ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne beraber çıkaracağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, Türkiye’nin 500 büyük hizmet ihracatçısı listesine giren firmalara tebriklerini yineleyerek tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ. Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ. için yorumlar kapalı 11227

Dünyanın önde gelen sanat merkezlerinden EMİN ANTİK tarihi mekanındaki yeni sanat sezonunu HEYKEL VE RESİM SERGİSİYLE açtı.

Serginin açılışına FİNLANDİYA Büyükelçisi Ekselansları Ari MAKİ de katıldı. Erzurum Milletvekili Muhammet Naci CİNİSLİ de EMİN ANTİK sanat merkezinin sezon açılışını çiçek ve mesaj göndererek kutladı.

Emin ANTİK sanat Merkezi sezon açılışında Erzurum Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim üyelerinin eserlerine ev sahipliği yapıyor.

EMİN ANTİK Sanat Merkezi, Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Serap BULAT ve Mustafa BULAT’la birlikte Resim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin KAYSERİLİ’nin nadide eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.

Ressam Öğretim Üyesi Profesör Dr. Mehmet Emin KAYSERİLİ eserlerinde Anadolu coğrafyasının suyunun toprağının organik olarak nüfuz eden karakterine odaklanıyor. Heykelde ise karı koca sanatçılar Pr. Dr. Serap BULAT ve Mustafa BULAT eserlerinde doğal formlardan yola çıkarak soğuk ve sıcak malzemeleri bir arada işleyerek organik ve inorganik formları içerisinde kullanmaya odaklanıyor.

Serginin açılışı EMİN ANTİK Sanat Merkezini Kurucusu İbrahim TERZİOĞLU’nun konuşmasıyla başladı. İbrahim TERZİOĞLU, konuşmasında Sanatın, Türk kültüründeki aldığı mümtaz yere vurgu yaparak bugüne kadar alınan mesafenin önemini anlattı. Atatürk’ün “Yüksek Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte gerçek budur.” sözüne atıfta bulunan TERZİOĞLU, sanatında bu çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Eski Ankara Milletvekili, Kale Derneği Başkanı Şevket Bülent YAHNİCİ de Kadim Ankara’nın tarihi müze ve doğal güzelliklerini anlattığı konuşmasında 11 Temmuz’da düzenledikleri “ KALE’de SANAT GÜNÜ’ etkinliğinden sonra 22 Ekim ve 24 Ekim tarihleri arasında Ankara Kalesi’nde SANAT GÜNLERİ düzenleyeceklerini bildirdi.

İbrahim ÇEÇEN Vakfı Genel Müdiresi Meral DİNÇER de konuşmasında sergiyi düzenledikleri için İbrahim TERZİOĞLU ve sanatçılara teşekkür ederek “Sanatsız olmayalım, sanatı yaşatalım, elbirliğiyle sanatı hep birlikte filizlendirelim” dedi.

Ressam, Öğretim üyesi Mehmet Emin KAYSERİLİ de şunları söyledi; Yaşadığımız dünyada yer alan kültürler bilinçaltına yerleşiyor. Bu çerçevede Anadolu’yu yeniden yorumlamak, yeniden okumak kolaçan etmek renk ve çizgide yeniden şekillendirmek gerekiyor.

Karı koca heykeltıraşlar Serap BULAT ve Mustafa BULAT ise konuşmalarında eserlerinde yer verdikleri insan figür ve konularınındaki detaylardan bahsettiler.

Serginin açılışında son konuşmacı EMİN ANTİK Sanat Danışma Kurulu Başkanı Ümit Yaşar GÖZÜM de sanatseverlerin kültürel etkinlik ve müzeleri ziyaret etmelerinin önemine değinerek “kültürel olarak ayakta kaldığımız sürece var olduğumuzu“ ifade etti.

Sanatçıların Heykel ve RESİM dalında eserlerinin yer aldığı EMİN ANTİK SANAT MERKEZİ’ndeki sergiyi sanatseverler 3 Kasım tarihine kadar ziyaret edebilecekler.