Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BMC Gelecek 50 Yıl Buluşması” programına katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BMC Gelecek 50 Yıl Buluşması” programına katıldı için yorumlar kapalı 75445

“Türkiye, askerî kapasitesi, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorundadır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Karasu’da BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün temel atma programına katıldı. Canlı bağlantıyla İzmir’de modernize edilen BMC fabrikasının açılışını ve İstanbul Teknik Üniversitesi test laboratuvarında Türkiye’nin ilk yerli 600 beygir gücündeki motorunun test çalıştırmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma gerçekleştirdi.

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından BMC’nin düzenlediği “BMC Gelecek 50 Yıl” programının hayırlara vesile olması dileğiyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımla Türkiye, Sakarya ve gelecek adına tarihî nitelikte adımlar atıldığına dikkati çekti.

“TESİS FAALİYETE GEÇTİĞİNDE 10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayiini bir üst lige taşıyacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün birinci kısmının temel atma törenini icra edildiğini belirterek, 222 hektar alan üzerine kurulan tesiste tank, zırhlı araç ve askerî kamyon, ticari araç, motor, hızlı tren ve metro fabrikaları gibi pek çok üretim hattının bulunduğuna işaret etti.

Toplam yatırım büyüklüğü 500 milyon dolara ulaşacak BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün tüm etaplarıyla faaliyete geçtiğinde 10 bin kişiye istihdam sağlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesisin Türkiye ekonomisine senelik 5 milyar dolar katma değer oluşturmasını beklediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne dediler ‘Türkiye battı, bitti, yatırımlar durdu, üretim durdu’. Hepsine inat yatırımlar da devam ediyor, üretimler de devam ediyor. Bu ülkeyi hazmedemeyenler bu ülkenin duruşuna katlanamayanlar isteseniz de istemeseniz de bu millet, bu ülke dimdik ayaktadır, dimdik ayakta olarak yoluna devam edecektir” dedi.

KATARLI KARDEŞLERİMİZİN ÜLKEMİZLE SERGİLEDİĞİ DAYANIŞMAYI UNUTMAYACAĞIZ”

BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün hayata geçirilmesinde öncülük eden herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede Türkiye-Katar ortaklığı bulunduğunu anımsatarak, Katar Emiri Şeyh Temim’e de şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz darbe girişiminden Ağustos ayında yaşanan kur saldırılarına kadar hemen her konuda Katarlı kardeşlerimizin ülkemizle sergilediği dayanışmayı asla unutmadık, unutmayacağız. Nasıl Türkiye, belli güçlerin Katar’ı kuşatma teşebbüsleri karşısında kara gün dostluğunu göstermişse, Katar da ülkemizin karşılaştığı tüm kritik süreçlerde kadirşinaslığını ispatlamıştır” dedi.

Bundan sonra da savunma sanayinden ticarete, turizmden enerjiye kadar Türkiye-Katar iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, stratejik önemi haiz bir coğrafyada barış, huzur ve istikrar abidesi olarak sadece 82 milyon halkımız için değil; tüm dost ve kardeş topluluklar için bir güven kaynağıdır. Bu topraklar tarih boyunca darda kalanların, zulme ve baskıya uğrayanların; dini, dili, inancı, etnik kimliği dolayısıyla eziyet çekenlerin yegâne sığınağı olmuştur.”

TÜRKİYE KENDİ VATANDAŞLARI YANINDA MAZLUM VE MAĞDURLAR İÇİN BİR EMAN YURDUDUR”

Sadece kardeş ve akraba topluluklar değil; beş asır önce İspanya’daki katliamdan kaçan Musevilerin de engizisyondan kaçan Hristiyanların da Nazi baskısından kaçan kimi Almanların da aradıkları emniyet, huzur ve güveni Türk topraklarında bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kendi vatandaşları yanında mazlum ve mağdurlar için bir ‘eman yurdu’ olmasının temel sebebi, hiç şüphesiz öncelikle milletimizin alicenaplığı ve yüce gönüllüğüdür. Mensubu olmakla iftihar ettiğimiz bu millet, paylaşmanın bereketine, dayanışmanın önemine inanan, iman eden bir millettir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin muhacire ensar olmayı, mazlumlara sahip çıkmayı, alan el olmaktansa veren el olmayı şeref payesi gören bir millet olduğunu dile getirerek, 3.5 milyon Suriyeli muhacire kapısını açan Türk milletinin, ensarın ne, muhacirin ne olduğunu çok iyi bilen bir millet olduğunu da sözlerine ekledi.

Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve askerî bakımdan güçlü olduğu dönemlerde, Açe’den Habeşistan’a, Kırım’dan Nijerya’ya, Kafkaslara kadar çok geniş bir coğrafyada güvenlik ve istikrarın teminatı olduğunu vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem sınırları 22 milyon kilometrekareye ulaşan Osmanlı Devleti’nin sağladığı adalet şemsiyesi altında farklı ırklar, farklı kültürler, diller ve dinlerin yüzyıllarca barış içerisinde yaşadığını çok iyi bildiklerini aktardı.

SİLAH, MÜHİMMAT VE ASKERÎ TEÇHİZAT BAKIMINDAN DIŞA BAĞIMLILIĞIN ACISINI ÇOK ÇEKTİK”

Türkiye’nin savunma sanayini geri plana itme lüksü bulunmadığını, Türkiye’nin askerî kapasitesiyle, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millîlik oranı yüzde 20’lerde olan savunma sanayini yüzde 68 oranında millî hâle getirdiklerini, bunu da yeterli bulmayarak, bu oranı daha da artırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Türkiye’nin silah, mühimmat ve askerî teçhizat bakımından dışa bağımlılığın acısını çok çektiğini, son olarak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda bunun acısının yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Stratejik ortaklarımız bizi yarı yolda bıraktılar. Muhabere askerde çok çok önemlidir. Muhabere sistemlerimiz çöktü. Stratejik ortaklarımız telsizlerimizi susturdular. Ama şimdi biz onlardan kurtulduk, artık kendi telsimizi kendimiz yapıyoruz. Onlara ihtiyacımız yok. Türkiye, Kıbrıs Türk’ünün Rum çeteler eliyle soykırıma uğramasına engel olduğu için bizzat müttefikleri tarafından cezalandırılmıştır. Şimdi de aynı oyunlar oynanıyor. Nerede? Suriye’de. Fakat şimdi bu oyunları oynayanlar şunu bilmeli ki kullandıkları enstrümanlar, insan olarak söylüyorum, yanlış enstrüman. Bu yanlış enstrümanlar onları aldatıyor ama bizi aldatamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üç yıl boyunca, parasını peşin ödediği uçakları teslim alamadığı, bakım ve onarımları için gönderilen uçakları geri alamadığı dönemler yaşadığını anımsatarak, Türkiye’nin üç yıllık dönemde, milyarlarca dolarlık müttefik silahlarıyla donattığı ordusuna yedek parça dahi sağlayamadığı günler yaşadığını kaydetti.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YAŞADIĞI SIKINTILARIN GERİSİNDE TUZAKLAR, DAYATMALAR VE GAFLETLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlığı döneminde insansız hava araçları konusunu dönemin ABD başkanı ile görüştüğünü hatırlatarak, “Maalesef Kongre izin vermedi’ dedi. En sonunda zorla bize kiralama yöntemiyle böyle bir yol denendi O da sağlıklı çalışmadı. İstihbaratta bile aynı durumlara düştük. Biz stratejik ortağız… Stratejik ortak olarak bize bu destek verilmezken, stratejik ortaklığın ötesinde farklı ortaklıkları olan ülkelere çok farklı destekler verdiler” diye konuştu.

Türkiye’ye yönelik destek için öne sürülen şartlar arasında afyon ve kenevir ekimiyle ilgili kısıtlamaların yer almasının da konunun farklı boyutlarının görülmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye bir zamanlar afyon ekimini yasaklayanların kendi ülkelerinde afyon ektiğine dikkat çekti. İlgili bakanlıklara gerekli talimatları verdiğini ve Türkiye’de kenevir ekimi sürecinin başlatılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin bugün ilaçtan savunma sanayine kadar neredeyse her alanda yaşadığı sıkıntıların gerisinde, gizli-açık tuzaklar, dayatmalar, gafletler bulunduğuna işaret etti.

“SAVUNMA SANAYİNDE DIŞA BAĞIMLILIK ORANIMIZI YÜZDE 35’LER SEVİYESİNE DÜŞÜRDÜK”

“Bilhassa savunma sanayii alanında caydırıcılığımız mutlaka çok yüksek olmak durumundadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, savunma sanayii başta olmak üzere tüm kritik alanlarda, sadece kendisine yeterli olmakla kalmayıp, tüm dostlarının ihtiyaçlarını da karşılayabilecek düzeye gelmek mecburiyetindir. Nitekim attığımız adımlar sayesinde 2002 yılında yüzde 80’lere bulan dışa bağımlılık oranımızı yüzde 35’ler seviyesine düşürdük.”

Türk savunma sanayii şirketlerinin yurt dışına, zırhlı araçlar, hava savunma sistemleri, roket sistemleri, simülatörler, sahil güvenlik gemileri, haberleşme, komuta kontrol sistemleri ve yazılımları ihraç ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarının kamu imkânları ile özel sektörün tecrübe ve dinamizminin birleşmesiyle ortaya çıktığını da kaydetti.

Pakistan ile MİLGEM gemilerinin ihracatına yönelik 1,5 milyar dolarlık bir anlaşma imzalandığı, Ukrayna ile altı tane İHA’nın satışına dair mutabakata varıldığı bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmiş ülkelerin hiçbirinin ürünün yüzde yüz üretimini kendisi yapmadığını, birçok farklı ülkeden farklı parça tedarik ettiğini ve F-35 uçaklarının belli parçalarının Türkiye’den gönderildiğini de sözlerine ekledi.

Sakarya’daki Birinci Ana Bakım Fabrikası’na ilişkin çalışma hakkında da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “19 Aralık’taki Cumhurbaşkanlığı Kararımızın ardından belli bazı kesimler, bu konuyu hemen istismar etmeye başladı. Türk Savunma Sanayinin temellerini atan merhum Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil gibi vatan-millet âşıklarının millî projelerini sabote edenler, şimdi aynı tavrı bizlere, bizim çalışmalarımıza karşı sergiliyorlar. Ülkemizin savunma sanayini on yıllardır bir avuç yabancıya mahkûm edenler, şimdi çıkmışlar utanmadan bizim politikalarımızı eleştiriyorlar.”

“SEKA ÖZELLEŞTİRİLMESİNDE İŞÇİLER MAĞDUR EDİLMEDİ”

Ana muhalefetin ülkeyle ilgili hayati konulardaki tutumunu da eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu provokasyonun başını da Türkiye’deki adı ana muhalefet ama ana muhalefetten başka ne derseniz var. Başını CHP çekiyor. Terör örgütleriyle ‘simbiyotik’” ilişki geliştiren, aynı kaynaklardan beslenen CHP’den, ülkemizin ve milletimizin menfaatine olan böylesi bir meselede elbette yerli ve millî bir tavır beklemiyoruz. 24 Haziran seçimlerindeki yegâne başarısı, bölücü örgütün siyasi uzantılarını Meclis’e taşımak olan bir parti, zaten başka türlü hareket edemez” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin SEKA kâğıt fabrikalarının özelleştirilmesine de karşı çıktığını anımsatarak, özelleştirme sonrasında hiçbir işçinin mağdur edilmediğini, işçilerin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde istihdam edildiğini, fabrikaların belli alanlarının müzeye dönüştürüldüğünü, bazı alanlarının da yeşil alan olarak vatandaşın kullanımına açıldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arifiye’deki mevcut personelin tasfiyesi, işinden, aşından, ekmeğinden edilmesi de asla söz konusu değildir. Burada çalışan kardeşlerimizin özlük haklarında herhangi bir eksilme olmayacaktır” dedi.

Aldıkları kararın fabrikanın verimliliğini, üretkenliğini, teknolojisini artırmak amacında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira orada yapılacak işler fabrika arazisindeki her türlü taşınmazın, üretim, bakım ve onarımda kullanılan her türlü teçhizatın mülkiyeti devlet aittir ve öyle kalacaktır” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki fabrikaya yönelik kararın “özelleştirme” değil, işletme hakkının belli şartlar, belli süreler, belli kısıtlamalar dâhilinde BMC’ye devredilmesi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Üretim ve Teknoloji Üssü’nün Sakarya ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Vatanımızın bağımsızlığı uğrunda gözlerini kırpmadan canlarını veren şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyor, gazilerimizden hayatta olanlara Rabbimden sağlık ve afiyet niyaz ediyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.