“Ekonomimizi büyütmek ve milletimizin refahını artırmak için doğru yolları takip etmeliyiz” “Ekonomimizi büyütmek ve milletimizin refahını artırmak için doğru yolları takip etmeliyiz” için yorumlar kapalı 91959

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB 10. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Aynı mala, aynı hizmete, kur ve enflasyonla izah edilemeyecek zamlar yapmak yerine, işimizi geliştirip güçlendirerek kazancımızı artırmanın yollarını aramalıyız. Ekonomimizi büyütmek ve milletimizin refahını artırmak için doğru yolları takip etmeliyiz. İş dünyamızın yanındayız ama spekülatörlerin de karşısındayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 10. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası’na katılarak, TOBB üst yönetimi ile 365 oda ve borsa yönetimi temsilcilerine hitap etti.

Ekonomi konusunda her zaman istişare içinde olduklarını, hiçbir zaman “biz yaptık, oldu” demediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “önce millet önce memleket” ifadesinin sadece bir seçim sloganı değil, hayat felsefelerinin ta kendisi olduğunu kaydetti.

“2023 HEDEFLERİMİZE SİZLERLE ULAŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 16 yılda Türkiye’nin 3,5 kat büyüdüğünü, bunu iş dünyası, girişimciler ve yatırımcılarla başardıklarını ve bu kadrolarla Türkiye’yi dünyaya açtıklarını söyleyerek, iş dünyasının temsilcileriyle teknolojiyi, e-ticareti, yeni sektörleri Türkiye’ye taşıdıklarını, gümrük kapılarının yenilenmesinden lisanslı depoculuğa, mesleki yeterlilikten finansmana erişime kadar pek çok çalışmayı yine bu ekiplerle hayata geçirdiklerini anlattı.

Geçen Ağustos ayında döviz kurunda başlayarak, faiz ve enflasyona sirayet ederek, ekonomiyi tehdit etmeye yeltenen sıkıntıların aşılması için gereken tedbirleri iş dünyasıyla görüşerek uygulamaya aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 2023 hedeflerimize de yine sizlerle birlikte ulaşacağız. Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sizlerle birlikte yükselteceğiz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticarette, siyasette ve hayatın diğer alanlarında başarının sırrının, önce inanmak, sonra harekete geçmek, ardından da yılmadan mücadeleye devam olduğunu vurgulayarak, elde ettikleri her başarının gerisinde millete ve Türkiye’ye olan inançları yattığını dile getirdi.

“KENDİ ECDADINI KÖTÜLEYEN BİR ZİHNİYETİN, ÜLKENİN GELECEĞİNE KATKISI OLMAZ”

“Türkiye’nin en büyük sorunu, dışarıda rekabet ettiği güçler değil, kendi içindeki birtakım kifayetsizlerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar kendi ülkelerinin gücünü bilmedikleri, inanmadıkları, kendi insanlarına güvenmedikleri için hep birilerinin gölgesi altında, birilerinin emrinde hareket etmişlerdir. Kendi medeniyetini, kendi tarihini, kendi kültürünü, kendi ecdadını ısrarla kötüleyen, küçümseyen, aşağılayan, karikatürize eden bir zihniyetin, bu ülkenin geleceğine zerre kadar katkısının olması mümkün değildir. İşte bu kesimin sürekli diline doladığı hususlardan biri de bizim tarihimizde, bizim medeniyetimizde sanayinin, teknolojinin, üretimin olmadığıdır. Herhalde bunlar sanıyorlar ki Türkiye Cumhuriyeti gökten zembille indi, içindeki insanları ve imkânları da öylece bir kaya kovuğundan çıktı. Hâlbuki biz, ülke ve millet olarak, her alanda olduğu gibi, sanayi ve ticarette de çok güçlü bir müktesebata sahibiz. Bu konuda çok önemli çalışmalar yapmış bilim insanlarımız bulunuyor.”

Osmanlı’nın 17. ve 18. yüzyıllarda madeni eşya imalatı, kuyumculuk, boyacılık, deri ve dokuma işlerini ciddi bir ihracat kaynağı hâline getirdiğini, bu dönemlerde ülkeyi ziyaret eden Fransız ve İtalyan seyyahların, diplomatların yapılan işlerin kalitesini ve imalatlardaki maharetleri övgüyle anlattıkları bilgisini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ecdadımız bırakınız geri olmayı, 150-200 yıl öncesine kadar pek çok alanda Avrupa’nın önünde yer alıyordu” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın kitlesel sanayi üretimine başlamasının ardından Osmanlı’nın da kendi ihtiyacını karşılamaya yönelik birtakım hamleler yaptığını, yönetim reformlarının her birinin iktisadi reformlarla desteklenmeye çalışıldığını belirterek, Türkiye’de faaliyet gösteren pek çok idari ve iktisadi kurumun 150-200 yıllık geçmişi bulunduğunu söyledi.

“BİRİLERİNİN PİYASA ŞARTLARI KILIFIYLA FIRSATÇILIĞA YÖNELMESİ ÜZÜNTÜ VERİCİ”

Türkiye’nin geçen yıl yaşadığı kur-faiz-enflasyon üçgenindeki dalgalanmada maalesef bazı kesimlerin iyi imtihan veremediklerinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kur ve enflasyondaki dalgalanmayla asla orantılı olmayan, akıl ve mantıkla izah edilemeyecek fiyat artışlarıyla ilgili örnekler her gün karşımıza geliyor. Mal ve hizmet fiyatlarındaki bu akıl ve ahlak dışı artışların sebebi üzerinde hep birlikte düşünmeliyiz. Devlet teşviklerle, indirimlerle, muafiyetlerle, yapılandırmalarla bu süreçte reel sektörümüzün ve milletimizin üzerindeki yükleri azaltmak için elinden geleni fazlasıyla yapmıştır. Buna karşılık birilerinin piyasanın şartları kılıfıyla fırsatçılığa yönelmesi gerçekten çok üzüntü verici. Şüphesiz kimseye zararına iş yap demiyoruz. Elbette kimseye kendini sıkıntıya sokma pahasına hareket et demiyoruz, ancak faiz oranları düşmüş, enflasyon belli oranda düşmüş, buna rağmen bakıyorsunuz marketlerde hâlâ bütün sebze, meyve vesairede fiyatlar düşmüyor, onlar hâlâ yükseliyor. Bu marketlerde eğer kalkıp benim halkımı sömürme mücadelesini devam ettirenler varsa, bunun hesabını sorma görevi de bizimdir ve hesabını sorarız. Hâlâ vatandaşımı nasıl söndürürüm, bunun gayreti içerisinde. Herkesi ben bu konuda insafa ve hepsinden önemlisi ahlaka davet etme görevliliği noktasındayım. Milletimizin bu konuda dillendirdiği şikâyetleri kulak arkası edemeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazılarının “krizi fırsata çevirmek” sözünü yanlış anladığını, bu yanlış anlayanlara doğrunun anlatılması gerektiğini ifade ederek, kastedilenin elindeki mala veya sunulan hizmete fazla fiyat istemek değil boşlukları görerek yeni atılımlara girmek olduğunu vurguladı.

“İŞ DÜNYAMIZIN YANINDA AMA SPEKÜLATÖRLERİN DE KARŞISINDAYIZ”

İhracatta farklı dönemlerde Rusya ve Avrupa pazarında sıkıntılar yaşandığını, bu durumlarda ihracatçıların Afrika, Güney Amerika, Asya pazarlarına yöneldiklerini dil getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yolla ihracatın sürekli arttığını, göreve geldiklerinde 36 milyar dolar olan ihracat hacminin bu yıl 168 milyar doları aşarak rekor kırdığını, hedefin 500 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı son görüşmede, Trump’un Türkiye ve ABD’nin en az 75 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaşması gerektiğini vurguladığını belirterek, Trump ve kendisinin de iki ülke arasındaki 10-15 milyar dolarlık bir ticaret hacmini yeterli bulmadıklarını, bu rakamı 75 milyar dolara çıkartma kararlılıklarını yinelediklerini söyledi.

ABD Başkanı Trump’un “Tersanecilikte ne kadar güçlü olduğunuzu biliyorum, dolayısıyla demir-çelik konusunda da bu konuyu arkadaşlarımız masaya otursunlar, çalışsınlar ve bu noktada da adımlarımızı atalım” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında “Aynı mala, aynı hizmete kur ve enflasyonla izah edilemeyecek zamlar yapmak yerine işimizi geliştirip güçlendirerek kazancımızı artırmanın yollarını aramalıyız. Ekonomimizi büyütmek ve milletimizin refahını artırmak için doğru yolları takip etmeliyiz. İş dünyamızın yanındayız ama spekülatörlerin de karşısındayız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin “güçlü olmadan güvende olamayacağı” hususunun kifayetsizlerce anlaşılamadığına dikkati çekerek, “Biz de ecdat gibi ülkemizin güvenliğinin sınırlarımızdan değil ötesinden başladığına inanıyoruz. Yıllarca bu milleti kendi içine kapatarak adeta başına gelen her kötü hadiseye rıza göstermeye mecbur bırakanlar bizim bu politikamıza engel olmak için her yola başvuruyorlar” diye konuştu.

Türkiye’nin sadece sınırları içinde değil, sınır ötesinde de terörle, teröristlerle mücadele ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarında şehit düşenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, Türk milletine de başsağlığı diledi.

“SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ ÜZERİNDE HESABIMIZ YOK, SURİYE SURİYELİLERİNDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu mücadelesinin kolay olmadığını, bundan sonra da kolay olmayacağını ifade ederek, “Ülkemize en ufak bir saldırıda bulunanlar bunun bedelini çok ağır ödeyecekler. DEAŞ başta olmak üzere YPG, PYD, hepsi bunun bedelini ağır öderler. Onun için kimse bizi rahatsız etmeye kalkmasın” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump ile Türkiye sınırları ötesinde oluşturulacak güvenli bölge konusuna da görüştüklerini, Çarşamba günü gerçekleştireceği Rusya ziyaretinde konuyu Rusya Devlet Başkanı Putin ile de ele alacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zira terörden arındırılmış bu bölgelerde Suriye halkının oralardaki kardeşlerimizin huzurunu sağlama ahdimiz var. Bizim Suriye’nin toprak bütünlüğü üzerinde hesabımız yok, Suriye Suriyelilerindir ve bir an önce de onu sahiplerine teslim etmenin gayreti içerisindeyiz. Birileri siyaset yoluyla, birileri sahada silahla, birileri masada diplomasiyle Türkiye’yi yeniden kendi kafalarındaki o dar kalıplara sokmak için cansiperane bir şekilde çalışıyor. Hâlbuki artık o günler geride kaldı. Bir başka ifadeyle, cin şişeden çıktı. Her kim ki bu ülkeyi yeniden çeyrek asır, yarım asır öncesine döndürmeye heveslenirse, karşısında önce milletimizi bulur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekâtlarında yavaşlatmak isteyenlerin amaçlarının Türkiye’nin sınırlarını DEAŞ, PKK, YPG terör örgütleri vasıtasıyla delik-deşik etmek olduğunu, o bölgeleri kontrol altına alınca gördüklerini dile getirerek, “Şimdi aynı gerçekle Münbiç’te ve Fırat’ın doğusunda karşı karşıyayız. Bizi ısrarla bu bölgelerden uzak tutmak isteyenler terör örgütlerini iyice palazlandırmak, iyice güçlendirmek, iyice bilemek peşindeler. Suriye’yi paramparça eden güçlere ve terör örgütlerine seslerini çıkarmayıp, ağızlarını her açtıklarında Türkiye’nin bölgedeki varlığından duydukları rahatsızlığı dile getirenler de bu oyunun bir parçasıdır” diye konuştu.

“ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE YENİ BEDELLER ÖDETİLMESİNE RIZA GÖSTERMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin, Suriye politikasındaki kararlılığını Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile İdlib’de aldığı inisiyatifle tüm dünyaya gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Münbiç ve Fırat’ın doğusundaki sorunu suhuletle çözmek için her yolu denediklerini ve denemeye devam ettiklerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’de kendisine verilen sözlerin tutulmaması sebebiyle çok sıkıntılar yaşadığını, çok bedeller ödediğini vurgulayarak, “Artık ülkemize ve milletimize yeni bedeller ödetilmesine rıza göstermeyeceğiz. Bedel ödeyecek birileri varsa o da sadece ülkemizi hedef alan terör örgütleridir, onları destekleyenlerdir” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin güvenli bölge teklifinin terör örgütlerini Türkiye sınırından uzak tutma amacını taşıdığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Irak’ta hâlâ sıkıntıları yaşanan türden bir güvenli bölge uygulamasına asla izin veremeyeceklerini altını çizdi.

“DEAŞ VE DİĞER TERÖR ÖRGÜTLERİNİ BÖLGEDEN TEMİZLERİZ”

“Suriye sınırımızı güvenli hâle bizzat kendimiz getireceğiz, bu çabamıza lojistik destek verecek herkesle birlikte çalışmaya hazırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile görüşmesinde Türkiye’ye lojistik destek verilmesi hâlinde DEAŞ ve diğer terör örgütlerini bölgeden temizleyeceklerini söylediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye özellikle Suriye’de kendisine verilen sözlerin tutulmaması sebebiyle çok sıkıntılar yaşamış, çok bedeller ödemiştir. Eğer Sayın Obama döneminde verilen sözler yerine gelseydi Zeytinlik Harekâtıyla zaten bütün işleri bitirmiş olacaktık, ama verilen sözleri tutmadılar ve şu anda Sayın Trump da onu aynen tespit ediyor, teyit ediyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ve Türk milletine yeni bedeller ödetilmesine rıza göstermeyeceklerini açıklayarak, “Bedel ödeyecek birileri varsa, o da sadece ülkemizi hedef alan terör örgütleridir, onları destekleyenlerdir. Güney sınırlarımızdaki Kıbrıs ve Ege’deki güvenlik sorunlarımızı çözerek ekonomideki ve diğer alanlardaki hedeflerimize doğru yürüyüşümüzü daha da hızlandırmakta kararlıyız” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 10. defa düzenlediği Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, sözlerini tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.