“Türkiye’yi bilim ve teknoloji alanında geleceğe hazırlamak için gereken adımları kararlılıkla atıyoruz” “Türkiye’yi bilim ve teknoloji alanında geleceğe hazırlamak için gereken adımları kararlılıkla atıyoruz” için yorumlar kapalı 75461

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kara Harp Okulu HGM Atlas ve HGM Küre Uygulamalarının Tanıtılması Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizi her alanda olduğu gibi bilim ve teknoloji alanında da geleceğe hazırlamak için gereken adımları kararlılıkla atıyoruz. Bu konuda, kamunun ve özel sektörün iş birliği şarttır. Aksi takdirde hedeflerimize ulaşamayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kara Harp Okulu HGM (Harita Genel Müdürlüğü) Atlas ve HGM Küre Uygulamalarının Tanıtılması Töreni’ne katıldı. Kara Harp Okulunda gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TEKNOLOJİNİN NASIL BİR GÜÇ OLDUĞUNU KÜRESEL ŞİRKETLERİN PİYASA DEĞERLERİ ORTAYA KOYUYOR”

Konuşmasının başında Millî Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Harita Genel Müdürlüğü Küre ve Harita Genel Müdürlüğü Atlas Millî Harita uygulamalarının Türkiye için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu uygulamaların geliştirilmesinde görev alan kamu ve özel sektör kurumları tebrik etti.

Belediye başkanlığı döneminde harita çalışmalarında Millî Savunma Bakanlığı’nın merkezinden başka hiçbir müracaat edilecek bir yer bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir taraftan Google, bir taraftan Yandex aracılığıyla şimdi yaygınlaşmaya başladı. Fakat bizim çok daha ileriye gitmemiz gerekiyordu. Harita Genel Müdürlüğümüzün, Millî Savunma Bakanlığı çatısı altında şimdi güçlü bir şekilde ortaya çıkmış olması bizler için bir iftihar vesilesidir. Her türlü takdirin üzerindedir” dedi.

Yaklaşık yarım asırdır bilgi toplumundan, 21. asrın başından beri de dijital dünyadan söz edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilginin ve teknolojinin nasıl bir güç olduğunu, küresel şirketlerin piyasa değerlerinin en çarpıcı şekilde ortaya koyduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en değerli beş şirketinin tamamının, ilk 10 şirketin yedisinin dijital teknoloji veya bu altyapıya dayalı olarak çalışan hizmet şirketleri olduğunu vurgulayarak Başbakanlığı döneminde himaye ettiği, projelerini yakından takip ettiği, toplantılarına düzenli katıldığı alanlardan birinin de bilim ve teknoloji olduğunu anımsattı.

“TÜRK SAVUNMA SANAYİ YÜZDE 65 YERLİLİK SEVİYESİNE ULAŞTI”

Türk savunma sanayinin yüzde 65 yerlilik seviyesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim ve teknolojideki gayretlerin sadece savunma sanayinden ibaret olmadığını, geniş bant internet abonesi sayısının 16 yılda 3 binden 74 milyona yaklaştığını, mobil telefon abone sayısının 23 milyondan 80 milyonun üzerine çıktığını açıkladı.

Türkiye’de elektronik devlet kullanıcı sayısının 41 milyonun üzerine çıktığı, fiber hatların uzunluğunun 345 bin kilometreye dayandığı ve abone sayısının 2.7 milyon olduğu bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın çevresine yerleştirilen yeni uydular ve hâlen hazırlığı sürdürülen üç yeni uydu ile Türkiye’nin bu alanda da yerini alma gayretinde olduğunu, geçen haftalarda kuruluşu gerçekleştirilen Türkiye Uzay Ajansı ile uzay çalışmalarında yeni bir aşamaya geçtiklerine inandığını sözlerine ekledi.

“ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME MERKEZLERİMİZİN SAYISI BİNİ GEÇTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, araştırma-geliştirme merkezlerinin sayısının bini geçtiğini, tasarım merkezlerinin 300’e yaklaştığını ve teknopark sayısının 81’i bulduğunu belirterek Türkiye’nin sanayide ve teknolojide kat ettiği mesafenin, diğer alanlardaki gayretlerin de altyapısını oluşturduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığında kurulan bir sistemle 81 ildeki tüm yatırımların takip edildiğini, Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi ile tüm kurumlardan acil durum bilgi akışını koordine ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya 18. yüzyıldan beri bilim ve teknolojinin iç içe geçerek insanların günlük hayatlarında çok büyük değişimlere yol açtığı bir dönemi yaşıyor. Sanayi devrimi, insanlık tarihinde önemli bir dönüm noktasıydı. Önce su ve buhar gücüyle, ardından elektrik gücüyle yükselişe geçen sanayi devrimi, geçtiğimiz asırda bilgi teknolojileriyle zirve yaptı, zirveye ulaştı. Üretim süreçlerinin otomasyonu, bilgisayar ve yazılım teknolojilerinin önünü açmıştır. Bu yüzyılın başından itibaren ise dünya yeni bir yöne doğru evrilmeye başladı. Her ülke bu yeni döneme kendi hedeflerine göre isimler veriyor. Mesela, Almanlar buna endüstri 4.0 diyor. Buna karşılık Japonlar toplum 5.0 yaklaşımı üzerinde çalışıyor. Amerika’da yaşam 3.0, dördüncü devrim, birey 4.0 türü tartışmalar var. Biz ise millî teknoloji hamlesi ve dijital Türkiye diyerek bu süreçte yerimizi alıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yüzyılın belirleyicisinin üretim gücü ve buradan elde edilen katma değer olduğuna vurgu yaparak, “Nasıl ülkemizin her karış toprağı bizim için canımız pahasına bir değere sahipse, her byte veriye aynı gözle bakmalıyız. Bugün artık kendi ürettiğimiz verinin ülkemizin kontrolünde olması da, siber dünyadan gelecek saldırılara karşı gereken tedbirlerin alınması da başlı başına bir millî güvenlik meselesidir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtikten sonra elektronik devlet ve siber güvenlik koordinasyonunu aynı çatı altında toplayacak önemli bir adım attıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli ve millî yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi, millî yazılımların desteklenmesi, kritik altyapıların korunması gibi konuları da aynı kapsamda değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işlerin kararlılıkla ve yetkin bir şekilde yürütülmesi için direkt kendisine bağlı olarak dijital dönüşüm ofisinin görevlendirildiğini, sadece mevcut veriyi muhafaza etmek, anlık veriyi takip etmek amacıyla değil, bu veriyi işleyerek anlamı hâle getirecek ve kullanılabilir hâle getirilecek adımları attıklarını bildirdi.

“YAPAY ZEKÂ, HER ALANDA DÜNYANIN GELECEĞİNE DAMGA VURACAK YEPYENİ BİR DEVRİM”

Bu süreçte yapay zekânın öne çıkmasının kaçınılmaz hâle geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekânın her alanda dünyanın geleceğine damga vuracak yepyeni bir devrim olduğunu, bu değişimin kontrollü gerçekleştirilememesi hâlinde çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya gelinebileceğini dile getirdi.

Her geçen gün daha da büyüyen verinin yapay zekâ ile işlenmeye başlanmasıyla gelişmelerin hızının geçmişle mukayese edilemeyecek derecede artacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekânın etkin kullanımının sadece üretim ve hizmette değil yönetim ve karar alma süreçlerinde de köklü değişikliklere yol açılacağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarında kullanılan yöntemleri geçmişteki operasyonlarla karşılaştırmanın mümkün olmadığı vurgusunda bulundu. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yapay zekâ nereye varırsa varsın insanın her şeyin merkezinde olmaya devam edeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm çalışmaları insan merkezli bir anlayışla yürütmeyi sürdüreceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizi her alanda olduğu gibi bilim ve teknoloji alanında da geleceğe hazırlamak için gereken adımları kararlılıkla atıyoruz. Bu konuda, kamunun ve özel sektörün iş birliği şarttır. Aksi takdirde hedeflerimize ulaşamayız. Açılışını yaptığımız harita uygulamaları bu iş birliğinin başarılı bir örneğidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı metalaştıran, eşyayı ve bilgiyi insana değil insanı eşyaya ve bilgiye hizmet eder hâle getiren anlayış, bizim medeniyetimizle ve kültürümüzle bağdaşmaz. Bizim mutlak sorumlu olduğumuz tek güç Rabbimizdir. Onun dışındaki her şey, her faaliyet, her üretim insan içindir. Türkiye olarak bizi orta üst ve üst gelişmişlik derecesine sahip ülkelerden ayıran en önemli özellik bana göre, işte bu anlayışımızdır” şeklinde konuştu.

“SURİYE’DE İNSANİ AMAÇLARLA BULUNAN TEK ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

Türkiye’nin mültecilerin Akdeniz’de sulara gömülmesine izin vermediğini, sınırlarına dayanan göçmenlere hiç tereddüt etmeden kollarını açtığını, ekmeğini bölüştüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ta, Suriye’de, Kuzey Afrika’da, Güney ve Güneydoğu Asya’da, Kafkaslar’da, Balkanlar’da nice krize, nice trajediye bu anlayışla müdahil olduklarını sözlerine ekledi.

Türkiye’nin insani yardımda millî gelire oranla dünyada bir numara olduğunu, dünyanın en zengini, dünyanın en büyüğü denilen ülkelerin bu konuda Türkiye’nin çok gerisinde yer aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelişerek, kalkınarak, büyüyerek, zenginleşerek elde ettiğimiz gücü sadece kendi çıkarlarımızı ve refahımızı tahkim etmek için değil kendimizle birlikte tüm kardeşlerimiz, tüm insanlık için kullanıyoruz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’deki yürüttüğü askerî operasyonların bir amacının da kendi sınırlarını güvenlik altına almaksa diğer amacının da oradaki insanların huzurunu sağlamak olduğunu yineleyerek dün gerçekleştirdiği Rusya seyahatinin ana eksenini de bu anlayışın oluşturduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradaki huzuru nasıl sağlarız, Afrin’de nasıl sağlarız, İdlib’de nasıl sağlarız, Cerablus’ta nasıl sağlarız, Suriye’nin özellikle bize yakın olan bölgesinde ki Sayın Trump’ın ifadesiyle o 20 mil, yani şöyle açarsak 30-32 kilometre derinlikte bunu nasıl sağlarız. Bütün bu çalışmalar bunun için. Yoksa bizim Suriye’de işgal diye bir derdimiz yok. Bize 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarımız yeter. Ama biz buraya nereden geldik? Biz buraya 20 milyon kilometrekarelik topraklardan kaybede kaybede kaybede 780 bin kilometrekareye geldik. Biz sıradan bir kabile devleti değildik. Ve şu anda da biz bir kabile devleti değiliz. Biz anlı, şanlı bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yiz. Ve burada topraklarımızda en ufak bir parselasyona müsaade etmeyiz. Açık söylüyorum; Suriye’de insani amaçlarla bulunan tek ülke Türkiye’dir. Bölgedeki diğer tüm güçlerin ajandalarında başka hesaplar, başka projeler vardır.”

“NEREDE BİR DARBE GİRİŞİMİ VARSA HEPSİNİN KARŞISINDAYIZ”

Siyasi, ekonomik, askerî güce sahip olmayan hiçbir ülkenin gözünün yaşına bakılmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda, Ege’de yaşanan gerginliklerde, Asala terör örgütünün saldırılarında, bölücü terörle mücadelede, Karabağ’ın işgalinde, Bosna’da yapılan katliamlarda, Irak’ın işgalinde, Avrupa’da Türklere yönelik ırkçı saldırılarda, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde diğer tüm üyelerden farklı muamelelere maruz kaldığında, Suriye’deki krizde, DEAŞ ve PKK-YPG teröristlerine karşı yürütülen mücadelede bu gerçeğin görüldüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıldır Türkiye’yi her alanda güçlendirmenin, büyütmenin, kendi ayakları üzerinde durdurabilmenin mücadelesini verdiklerine işaret ederek, “Düştüğümüzde tekme atmak için bekleyen o kadar çok kesim var ki, ne olursa olsun ayakta kalmanın önemini çok iyi biliyoruz” dedi.

Türkiye’nin son beş, altı yılda başına gelen her hadisenin Türkiye’yi tökezleterek düşürme projesinin bir parçası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte 1998, Suriye’yle Türkiye arasında bir Adana Mutabakatı imzalanmıştır, bunun altında bir yerde bölücü terör örgütünün bize teslimi yatıyordu. Şimdi tabi dünkü seyahatten sonra Sayın Putin’le de yaptığımız görüşmelerle bu Adana Mutabakatının yeniden gündeme gelmesi, bunun üzerinde ısrarlı bir şekilde durmamızın gerekliliğini daha iyi anlıyoruz. Biz demokrasiye inanmış bir ülke olarak, demokrasiye inanmış bir Cumhurbaşkanı olarak, tüm heyetimle, tüm ekibimle, dünyanın neresinde olursa olsun nerede bir darbe girişimi varsa ayırt etmeksizin biz hepsinin karşısındayız, zira sandıktan gelene herkes saygı duymak zorundadır. Eskiler, ‘kula bela gelmez Hakk yazmayınca, Hakk bela yazmaz kul azmayınca’ diyor. Evet, 15 Temmuz’da bu ülkenin, bu milletin istiklaline ve istikbaline göz dikenler, eskilerin demiyle azanlar belalarını bulmuşlardır.”

“TÜRKİYE’Yİ FETÖ BELASINDAN TAMAMEN TEMİZLEYENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelede en küçük bir tereddüt, gevşeme ve gerilemenin asla söz konusu olmadığının üzerinde durarak, “Bu ülkeyi FETÖ belasından tamamen temizleyene kadar mücadelemiz sürecektir. Darbecilerin gözlerin kan bürümüş şekilde sokakları ateşe boğdukları anlarda dahi bu anlayıştan taviz vermedik, mücadelemizi hep adaletin, hukukun, kanunun, kolluğun, savcının, hâkimin her zaman ve herkese lazım olduğu bilinciyle yürüttük” şeklinde konuştu.

FETÖ ile mücadeleyi sulandırmaya, kendi çıkarlarına alet etmeye çalışanlara da izin vermediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadeleyi yürüten kurumların 15 Temmuz öncesinden daha güçlü, şeffaf, motivasyonlu olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin de 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında Türkiye’nin en büyük kazanımlarından biri olduğunu söyleyerek, üniversitenin tüm çalışmalarında yanlarında yer alacaklarını bildirdi.

Tanıtımı yapılan uygulamaların hayırlı olması temennisini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kara Harp Okulunun öğrencilerini tebrik ederek konuşmasını tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.