“İnsanlarımızın toprak ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” “İnsanlarımızın toprak ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” için yorumlar kapalı 336

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 50 bin yeni sosyal konut projesinin tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, “Milletimizin geleneğine, göreneğine uygun şekilde, mahalle kültürünü yaşatacak, insanların toprakla ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan 53 bin 626 sosyal konut ve 130 tesisin açılışı ile inşa edilecek 50 bin yeni sosyal konutun tanıtımı vesilesiyle düzenlenen törene katıldı. İstanbul Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda, vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Doğup büyüdüğü Kasımpaşa’da vatandaşlarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasımpaşa semtinin, kendisindeki İstanbul sevgisinin kök salıp aşka dönüştüğü yer olduğunu söyledi.

“İNSANINA YÜK OLAN DEĞİL, HİZMET EDEN BİR ŞEHİR VE ŞEHİR YÖNETİMİ ORTAYA ÇIKARDIK”

1989 yılındaki mahallî idareler seçiminde kazandıkları Beyoğlu Belediye Başkanlığı seçimini, dönemin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yalan ve dolanlarıyla kaybettiklerini; ancak bunun kendilerini İstanbulluların desteğiyle 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul için düşündüklerimizi birer birer hayata geçirmeye başladık” dedi.

Haliç’in o dönemde bir bataklığa dönüştüğünü hatırlatarak, CHP’nin 3Ç ile çöp, çukur, çamur ve çarpık yapılaşma anlamına geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, ya bu ülkeye belediyecilikte bir hizmet veremeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ne zaman bunlara mahallî idareler teslim edildiyse oralar battı. İşte İzmir, İzmir Körfezi şu anda bataklıktan geçilmiyor, o Haliç’in eski hâli neyse şu anda İzmir Körfezi’nin de hâli o” diye konuştu.

CHP’nin idaresindeki o dönemin İstanbul’unda çöplüklerin patladığını, insanların susuzluğa mahkûm edilip hava kirliliğinin öldürücü boyutlara ulaştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetime geldikten sonra 50 bin olan doğal gaz abone sayısını 1 milyon 250 bine çıkararak şehrin havasını temizlediklerini, şehrin su sorununu çözdüklerini, kurdukları arıtma tesisleriyle Haliç’i kurtardıklarını ve daha pek çok yatırımı gerçekleştirerek devraldıkları 2,5 milyar dolar borcun da yarısını ödediklerini hatırlattı.

Parklar, spor tesisleri, kültür merkezleri, yollar, tüneller ve raylı sistemlerle İstanbul’u yaşanabilir bir şehir yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsinden önemlisi, İstanbul’u İstanbulluyla barıştırdık, kaynaştırdık. İnsanına yük olan değil, hizmet eden bir şehir ve şehir yönetimi ortaya çıkardık” diye ekledi.

“GİRDİĞİMİZ HER MÜCADELEDE İSTANBUL’U YANIMIZDA BULDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u sadece ayağa kaldırmakla kalmayıp bölgesinin ve dünyanın en iddialı şehirlerinden biri hâline getirdiklerini sözlerine ekleyerek, “Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak İstanbul’un taleplerine cevap verebilmek için gecen gündüz çalıştık, çabaladık. Hamdolsun, kendisine yapılan her işin, getirilen her hizmetin karşılığını veren bir şehir olarak İstanbul da bize sahip çıktı, girdiğimiz her mücadelede İstanbul’u yanımızda bulduk” dedi.

Bugün yeni bir mücadelenin içinde olduklarına dikkat çekerek 31 Mart mahallî idareler seçiminde hem belediye başkanlarının hem de ülkenin geleceğine ilişkin karar verileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü birileri hemen ellerini ovuşturmaya başladı. Türkiye’yi mahallî seçimler üzerinden istikrarsız hâle getirerek tüm uğraşlarına rağmen yıllardır başaramadıklarını oyunlarını yeniden sahneye koymanın hevesine kapılanlar oldu” değerlendirmesinde bulundu.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE İSTANBUL’LA BİRLİKTE BEYOĞLU’NU DA NİCE HİZMETLERLE TANIŞTIRACAĞIZ”

Konuşmasında Beyoğlu ilçesi için yapılan belli başlı bazı hizmet ve yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşım alanında; Eminönü-Kabataş arasında 2,9 kilometrelik tramvay hattını hizmete aldıklarını, Taksim-Kabataş füniküler hattını açtıklarını, uzunluğu 3,5 km olan Şişhane-Haliç metro geçiş köprüsü-Yenikapı metro hattını hizmete sunduklarını, uzunluğu 10,5 km olan Kağıthane-Bomonti altı Tüneli’ni, Bomonti altı Dolmabahçe Tüneli ve Kasımpaşa Sütlüce Tünelini ve bağlantı yollarını hizmete aldıklarını hatırlattı.

İçinde dene-yap atölyelerinin, sergi alanı gibi sosyal yaşam alanlarının olduğu Zemin İstanbul Deneyim Merkezi’ni açtıklarını, Yeni Karaköy iskelesini inşa ettiklerini, 2 bin 728 araç kapasiteli altı adet otopark, dokuz park yaptıklarını, Atatürk Kültür Merkezi’nin ve Tersane İstanbul’un temelini atıp Taksim Camii’nin inşasına başladıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim sanat merkezi olacak eski Haliç Tersanesi’nin Beyoğlu’nu ve Kasımpaşa’yı bir çekim merkezi hâline getireceğini ifade etti.

Tüm alanlarda Beyoğlu’nda hizmete sundukları, yapım, ihale ve proje süreçlerinde olan diğer hizmet ve yatırımlardan da örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde İstanbul’la birlikte Beyoğlu’nu da nice hizmetlerle tanıştıracaklarını dile getirdi.

“MİLLETİMİZİN GELENEĞİNE, GÖRENEĞİNE UYGUN ŞEKİLDE ŞEHİRLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Bugünkü törenle birlikte TOKİ’nin 50 bin yeni sosyal konut projesinin müjdesini de verdiklerini belirterek yarından itibaren Ziraat Bankası ve Halk Bank aracılığıyla talep toplanmaya başlanacağını talep toplama sürecinin 45 gün süreceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların yatay mimariyle inşa edileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin geleneğine, göreneğine uygun şekilde mahalle kültürünü yaşatacak, insanların toprakla ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı.

2019 yılı içinde 67 şehirde 140 projeyle 50 bin yeni sosyal konutun ihalesinin gerçekleştirileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Proje bedeli yaklaşık 10 katrilyon lira olan bu konutlar 75 metrekare ile 128 metrekare arasında inşa edilecek. Fiyatları 116 bin lira ile 399 bin lira arasında değişecek bu konutlardan alt gelir grubuna yönelik olanların taksitleri 388 liradan başlayacak ve ödeme süresi 20 yıl olacak. Kira bile ödemiyorsun dikkat et, böyle oturacaksın bu evlerde. Kuralar çekilecek ya nasip. Orta gelir grubuna yönelik konutlarda ise taksitler 759 liradan başlayacak ve 15 yıla kadar onlara da vade imkânı… Taksit ödemeleri konutların teslimiyle başlayacağı için vatandaşlarımız kira öder gibi ev sahibi olacaklar. TOKİ’nin bu yeni kampanyası kapsamında İstanbul’da 6 bin 300, Ankara’da 2 bin 934, İzmir’de 2 bin 584 konut inşa edilecektir. Diğer konutlar da kalan illerimizde yayılacaktır.”

Mümkün olan yerlerde bu projeyle kentsel dönüşüm çalışmalarını da birleştireceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak sahiplerini mağdur etmeyeceğiz, ama kamu menfaatlerini de gözeteceğiz. Böylece köhnemiş alanları ortadan kaldırıp yerlerine yepyeni her türlü altyapıya ve üstyapıya sahip yerleşim yerleri inşa edeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE KONUT EDİNME BAKIMINDAN DÜNYANIN EN CAZİP ÜLKELERİ ARASINA GİRDİ”

Düzenlenen törende TOKİ’nin geçtiğimiz yıl inşaatını bitirdiği konutların ve tesislerin toplu açılış törenini gerçekleştirdiklerine işaret ederek bunların arasından 53 bin 626 konutun, 2 bin 359 iş yerinin, 70 cami, 26 okul, altı yurt, yedi hastane, 10 sosyal tesis, beş kamu hizmet binası ve iki üniversite binasının olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımların şehirlere hayırlı olması temennisinde bulundu ve yatırımların ülkeye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Türkiye’de pek çok konu gibi şehircilik ve konut faaliyetleri de devletin öncülüğünde başlayıp yürüdüğünü hatırlatarak, AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin inşaat ve konut kalitesinin dünyada parmakla gösterilir hâle geldiğini, Türkiye’nin konut edinme bakımından dünyanın en cazip ülkeleri arasına girdiğini söyledi.

“EMLAK BANKASI’NIN HİKÂYESİ BİR ANLAMDA TÜRKİYE’NİN HİKÂYESİDİR”

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren gayrimenkul sektöründeki yaşanan gelişmelerde 1926 yılında kurulan Emlak ve Eytam Bankası’nın çok büyük katkısının olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk Meclis binası, Türk Ocağı binası, Merkez Bankası binası gibi bugün Ankara’nın sembol yapıları hâline gelen mimari örneklerin Emlak Bankası’nın başarısı olduğunu belirtti.

Emlak Bankası’nın geliştirdiği bu finansman sisteminin, bugün hâlâ kullanılan konut kredisi yönteminin temelini oluşturduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaman içinde ismi değişen banka çeşitli müdahalelerle amacı dışına çıkartılmış, istismar edilmiş ve sonuçta kapatılmıştır” diye ekledi.

Gayrimenkul sektörünün 93 yıllık geçmişe sahip bu tarihî kurumunu Türkiye Emlak Katılım Bankası adıyla yeniden canlandırma kararı aldıklarını, gerekli tüm prosedürlerin tamamlanarak bankanın fiilen faaliyete geçebilecek hâle geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın resmî açılışını yaptıklarına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının; bankanın inşaat sektörü ve Türkiye ekonomisine üreticiden tüketiciye herkes için ulaşılabilir ve uygun şartlı finansman modelleri geliştirmesi olduğunu kaydederek, katılım bankacılığı modeliyle yapacağı çalışmalarda Türkiye Emlak Katılım Bankası’na başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle sürdürdü: “Emlak Bankası’nın hikâyesi bir anlamda Türkiye’nin hikâyesidir. İyi niyetle kurulan, imkânların kıt olduğu dönemlerde gerçekten güzel işlere imza atan nice kurumumuz tıpkı Emlak Bankası gibi daha sonra ifsat edilmişti. Yerli ve millî olan her şeye düşmanlığı siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenler sanayimize, tarımımıza, ticaretimize, kültürümüze, dış politikamıza ne yapmışlarsa bu kurumumuza da aynısını yaptılar. Türkiye’nin ayağa kalkmaması, milletimizin potansiyelinin farkına varıp kullanmaması için yapılan gayretler, şayet büyümemiz, gelişmemiz yolunda kullanılsaydı, inanın bana bugün bambaşka bir yerde olurduk. İstanbul’un sorunlarının çözümü için adımlar 1994’te değil de, mesela 1944’te, 1964’te atılmaya başlanmış olsaydı, bugün bambaşka bir İstanbul’a bakıyor olurduk. Çünkü bazı işler var ki ilk adım yanlış atıldığında sonra onu tamamen düzeltmek mümkün olmuyor.”

Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması, büyümesi yolunda attıkları adımlarla karşılarına çıkan o sıkıntıları da aştıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını 31 Mart’ta yapılacak seçimlerin ülke ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı için yorumlar kapalı 87012

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış törenine katıldı.
Temeli dört yıl önce atılan ve açılışını yaptıkları Yeni Türkevi binasının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî günde aramızda olduğunuz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“NEW YORK’UN SİLÜETİNE TARİHÎ VE GELENEKSEL MİMARİMİZİN GÜZELLİKLERİNİ VE ZARAFETİNİ YANSITIYORUZ”

Bugün, haklı bir gurur yaşadıkların söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gururluyuz; çünkü devletimize, milletimize kalıcı bir eser daha kazandırıyoruz. Gururluyuz; çünkü bu eserle New York’un siluetine tarihî ve geleneksel mimarimizin güzelliklerini ve zarafetini yansıtıyoruz. Gururluyuz; çünkü mimarlarımızın, mühendislerimizin, işçi kardeşlerimizin alın teriyle muhteşem bir eserin inşasını tamamladık” dedi.

Bu göz kamaştırıcı binanın inşasında kullanılan malzeme ve tefrişat unsurlarının büyük ölçüde Türkiye’den getirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimarinin ve mühendisliğin en son imkânlarının kullanıldığı binamızın tasarımı, iklim değişikliğini konuştuğumuz şu dönemde, çevreye duyarlılık esasına göre yapıldı. Böylece, ortaya Türkiye’nin büyüklüğünü, birikimini ve artan gücünü yansıtan bir başyapıt çıktı” şeklinde konuştu.

Türkevi binasının bugünkü konumuna gelmesinde birçok ismin payı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Binamız, Dışişleri eski Bakanlarımızdan merhum İhsan Sabri Çağlayangil tarafından devletimize kazandırılan arsa üzerinde yükseldi. 1977-2013 yılları arasındaki ilk hizmet döneminin ardından binamızı yenilemeye karar verdik. Kültürümüzde müstesna bir yere sahip laleden ilham alınarak, Selçuklu motifleri gibi geleneksel öğelerle bezenerek tasarlanan yeni mimarisiyle Türkevi’ne bugün tekrar kavuştuk.”

“TÜRKİYE, ULUSLARARASI BARIŞIN VE GÜVENLİĞİN TESİSİ İÇİN GÖSTERİLEN ÇABALARA AKTİF KATKI SAĞLIYOR”

Türkevi’nin Birleşmiş Milletler Nezdindeki Daimi Temsilciliğine ve New York Başkonsolosluğuna ev sahipliği yapacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti New York Temsilciliği’nin de Türkevi’nde faaliyet göstereceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler binasının tam karşısında bu denli önemli bir eseri hayata geçirmemiz ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden biri olarak uluslararası barışın ve güvenliğin tesisi için gösterilen çabalara aktif katkı sağlıyor. Uluslararası misyonlarda üstlendiğimiz sorumlulukları başarıyla yerine getirdik, getiriyoruz. Küresel sorunların çok taraflılık temelinde çözülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. ‘Dünya beşten büyüktür” diyerek daha adil bir küresel düzeni savunuyoruz. Girişimci ve insani dış politikamızla, uluslararası alanda etkin roller üstlenerek, milyonlarca mazlum göçmene kapılarımızı açarak, daha adil bir sistem tahayyülünün hayata geçirilmesi için çaba harcıyoruz. Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” şeklinde konuştu.

“YENİ TÜRKEVİ, SUNDUĞU İMKÂNLARLA BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN VE ÜYE ÜLKELERİN FAALİYETLERİNE DE HİZMET VERMEYE HAZIRDIR”

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023’e giden süreçte, Türkevi binasının, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temeline bırakmış olduğum mektubumda da vurguladığım üzere, binamız Türkiye’nin başarı hikâyesinin sembollerinden biri olarak inşallah uzunca bir süre hizmet verecektir. Yeni Türkevi, sunduğu imkânlarla Birleşmiş Milletlerin ve üye ülkelerin faaliyetlerine de hizmet vermeye hazırdır” dedi.

Türkevi’nin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan vatandaşlara, soydaşlara, akraba ve dost topluluklara da yeni bir çatı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Genişleyen imkânlarımız sayesinde, Başkonsolosluk hizmetlerimiz burada çok daha verimli bir şekilde yürütülecektir. Siyasi, ekonomik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak yeni binamızın, gerçek bir cazibe merkezi olarak faaliyet göstereceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkevi’nin içinde çalışacak, yaşayacak, ziyarete gelecek insanların samimiyetle sahiplenmesiyle, kullanmasıyla, hakkını vermesiyle arzu ettiğimiz konumuna geleceğini düşünüyorum. İşte bunun için Türkevi binamızın kapılarının herkese açık olduğunun altını tekrar çiziyorum. Dışişleri Bakanlığımızın da binanın işletmesini bu kucaklayıcı anlayışla yürüteceğinden şüphe duymuyorum. New York’un örnek binalarından biri olacak Yeni Türkevi’nin; devletimize, milletimize, Türk-Amerikan toplumuna, Dışişleri Bakanlığımıza, Birleşmiş Milletlere ve New York’a hayırlı olmasını diliyorum. Her aşamasını yakından takip ettiğim bu binanın inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Açılışa gösterdiğiniz ilgi ve katılımdan dolayı siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.