Emine Erdoğan: “Koruyucu aile sisteminin temel zemininin, kadınların yürekleri olduğunu düşünüyorum” Emine Erdoğan: “Koruyucu aile sisteminin temel zemininin, kadınların yürekleri olduğunu düşünüyorum” için yorumlar kapalı 55205

Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında koruyucu aileler, devlet koruması altındaki çocuklar, iş insanları, sanatçılar ve gazetecilere verdiği yemekte yaptığı konuşmada, “Koruyucu aile sisteminin temel zemininin, kadınların yürekleri olduğunu düşünüyorum. Bu yüce gönüllülüğü gösteren tüm kadınlarımıza ve baba şefkatiyle kanadı kırık yavrularımızı himaye eden tüm beyefendilere insanlık adına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında koruyucu aileler, devlet koruması altında büyüyen çocuklar, iş insanları, sanatçılar ve gazetecilere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kış Bahçesi’nde yemek verdi.

Yemekte bir konuşma yapan Emine Erdoğan, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, “Bu hafta her salonda kadınların sorunları konuşuluyor. İnanıyorum ki onlarca yılda konuşulmaya devam edecek. Ben de bu sefer istedim ki bu anlamlı günde merhametin, vicdanın, fedakârlığın yuvalandığı yürekleri misafir edelim. Merhameti kalplerinin içine bir astar gibi geçirmiş koruyucu ailelerimiz ile tanışalım, gösterdikleri yüce gönüllülük için onları da tebrik edelim” diye seslendi.

“KORUYUCU AİLE YÜCE GÖNÜLLÜLÜĞÜNÜ GÖSTEREN HERKESE İNSANLIK ADINA TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM”

Ailelerinden uzak düşmüş çocuklara yuva olan koruyucu ailelerde, çocuklara babalık yapan beyefendilerin hakkının ödenmeyeceğini vurgulayan Emine Erdoğan, “Ama biliyoruz ki bu süreç kadınların kabulü ve içinden taşan şefkati paylaşmak istemesiyle başlıyor. Bu nedenle, koruyucu aile sisteminin temel zemininin, kadınların yürekleri olduğunu düşünüyorum. Bu yüce gönüllülüğü gösteren tüm kadınlarımıza ve baba şefkatiyle kanadı kırık yavrularımızı himaye eden tüm beyefendilere insanlık adına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Koruyucu aileliğin önemine vurgu yapan Emine Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne mutlu ki bugün ülkemizde aileler akşam evlerine çekildiğinde, tam 5 bin 360 evin penceresinden, mahyalardan parlar gibi sımsıcak bir ışık sızıyor. Şefkatin, fedakârlığın ışığı. İnsan olarak belki yalnız doğuyor, yalnız ölüyor ama hep beraber yaşıyoruz. Bu dünyayı paylaştığımız her insana, kendi ailemize olduğumuz kadar sorumluyuz. Çünkü bu âlemde insan insana emanettir. Bu bilinci içselleştirdiğimizde, hayat denen o büyük sofranın etrafında toplanmış, birbiriyle dayanışmaya muhtaç insanlık ailesi ortaya çıkıyor. Ve biliyoruz ki, paylaşmanın kendine has bir bereketi var. Yardımlaşmadan doğan iyilik, ruhumuzda adeta detoks etkisi yapıyor.”

Emine Erdoğan, sosyal sorumluluk adı verilen yardımlaşma metodunun, yaşam kültürün özünü oluşturduğunu belirterek, devletin de merhametin kurumsallaştığı çok eski bir geleneğin taşıyıcısı olduğunu söyledi. Eytam Nezareti, Daruşşafaka ve Darülaceze gibi kurumların yetim ve kimsesizlerin hamisi kurumlar olduğunu sözlerine ekleyen Emine Erdoğan, bugün de devletin kimsesiz çocukları sarıp sarmalamak için çağın şartlarını dikkate alarak modern metotlar geliştirdiğini kaydetti. Emine Erdoğan, birçok çocuğun aynı odada yaşamak zorunda kaldığı çocuk yurtlarının ortadan kalktığını, Sevgi Evleri ile çocukların aile sıcaklığını hissettiği ortamlarda koruma altına alındığını anlattı.

Gönül Elçileri Projesi kapsamında yaygınlaştırılan koruyucu aileliğin, milletin yüreğinde büyük karşılık bulmasından duyduğu memnuniyetini dile getiren Emine Erdoğan, 2002 yılında koruyucu aile yanındaki çocukların sayısının 515 iken, bugün bu sayının 5 bin 360 aile yanında, 6 bin 556 çocuğa ulaştığı bilgisini verdi. Emine Erdoğan, koruyucu aile yanındaki çocuklardan 688’inin de engelli olduğunu belirterek, engelli çocuklara kol kanat geren ailelere ayrıca teşekkür etti.

“ACIMAYI TEDAVÜLDEN KALDIRIP, DAR ZAMANLARIN MERHEMİ OLAN MERHAMETİ YÜRÜRLÜĞE KOYMALIYIZ”

Geçmişte, devlet koruması altındaki çocuklarla ilgili toplumda bazı olumsuz algılar olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, koruma altındaki çocukların hayata 1-0 yenik başlayan, mağlubiyetten başka gerçeklik tanımamış insanlar olarak lanse edildiğini, ancak gerçekliğin böyle olmadığını söyledi.

Emine Erdoğan, “Hayat herkesin kalbini mutlaka bir kere burkar. Ama bu çocuklarımızın baştan sona mutsuz bir hayat geçirecekleri anlamına gelmez. Biliyoruz ki bugün devletimizin kanatları altında yetişmiş nice başarılı doktor, öğretmen, hukukçu, sanatçı ve sporcumuz var. Hepsi mutlu ve hayata değer katan insanlar. O nedenle acımayı tedavülden kaldırıp, dar zamanların merhemi olan merhameti yürürlüğe koymalıyız” ifadelerini kullandı.

“TOPLUMUN, KORUYUCU AİLE ÇAĞRISINA OLUMLU CEVAP VERECEĞİNE İNANIYORUM”

Devlet himayesinde güven içinde yaşayan çocukların sıcak aile ortamına hasret olduklarını ifade ederek, koruyucu ailelik çağrısında bulunan Emine Erdoğan, toplumun bu çağrısına olumlu cevap vereceğine olan inancını dile getirdi. “Bakım ve eğitim masrafları devlet tarafından karşılanan bu çocuklarımıza açacağınız şey sadece gönülleriniz” diyen Emine Erdoğan, “Bir insana, içinde bayram sabahlarının, yaz tatillerinin, karne günü kutlamalarının birlikte geçirildiği bir çocukluğu hediye etmekten daha anlamlı ne olabilir? Dünyanın 7 büyük harikası var. Bunlar tüm zamanların en iyi eserleri. Ben, 8’inci harikanın bir insana dönüp baktığında tebessüm edeceği bir çocukluk inşa etmek olduğunu düşünüyorum. Bundan daha iyi bir eser olabileceğine de inanmıyorum. Sizleri de bu eserin sanatçıları olmaya davet ediyorum” diye konuştu.

Koruyucu ailelerden deneyimlerini çevreleriyle paylaşmalarını isteyen Emine Erdoğan, “Lütfen eşinize, dostunuza, komşularınıza sahip çıktığınız çocukların şen kahkahalarının evinizdeki bereketi nasıl artırdığını, gönülleri yıkayıp pir’ü pak yaptığını anlatın. Anlatın ki bu iyilik hareketi toplumda daha çok karşılık bulsun” dedi. Davetine topluma rol model olmuş sanatçıların da katıldığına dikkati çeken Emine Erdoğan, sanatçıların koruyucu ailelik konusunda atacakları küçük bir adımın, toplumda dalga dalga büyüyeceğini söyledi.

“BİR ÇATI ALTINDA YAŞAMAK VE BİRİLERİNE AİLE DEMEK İÇİN KAN BAĞI ŞART DEĞİL”

Bir çatı altında yaşamak ve birilerine aile demek için kan bağının şart olmadığının altını çizen Emine Erdoğan, “Aynı anne-babadan olmasa da hepimiz hayatın karnından karındaşız. Kendi aile bireylerimizin olduğu kadar komşularımızın, tüm çocukların, engelli bireylerin, yaşlıların, şehit ailelerinin de velileri, hamileriyiz” ifadelerini kullandı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle ulvi bir konu etrafında bir araya gelmeyi çok anlamlı bulduğunu yineleyen Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Kadınlar, fıtratları gereği bulundukları her yeri bahara çevirebiliyor. Kadınların el attığı her şart iyileşebiliyor. Bugün hangi STK’ya baksanız kadınların çoğunlukta olduğunu görürsünüz. Kadınlar, toplumun dertlerine derman olmayı kendilerine vazife addetmiştir. Kadınların sosyal sorumluluk projelerine kattığı yüksek yaşam enerjisi, toplumsal gelişimimizin yegâne garantisidir. Koruyucu aile projesine katılarak evlerinin kapılarını çocuklarımıza açan, sevgi evlerinde evlatlarımıza gönüllü annelik yapan tüm kadınlarımıza kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sizler birer kahramansınız ve iyi ki varsınız! Evlatlarımıza da güzel gelecekler diliyorum. Onları gelecekte vatana millete hayırlı evlatlar olarak görmeyi umut ediyorum.”

Yemekte koruyucu aile yanında büyümüş İrem Başak Bilgin ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da birer konuşma yaptı. Koruyucu aileler ve devlet koruması altında yetişmiş gençlerin söz alarak tecrübelerini paylaştığı programda; Merve Başoğlu, Muhammet Başoğlu ve Büşra Başoğlu tarafından icra edilen yan flüt ve piyano dinletisi de gerçekleştirildi. Ayrıca Sanatçılar Şükriye Tutkun, Bengü ve Nil Karaibrahimgil de birer parça seslendirdi. Hülya Koçyiğit, Burak Kut, Mustafa Sandal, Turgay Tanülkü, Bengü, Nil Karaibrahimgil, Burcu Altın, Şükriye Tutkun, Demir Saygı, Leya Kırşan gibi sanatçıların da katıldığı program Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan kısa video gösterimi ile sona erdi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.