Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Müslümanlar olarak asla baş eğmeyeceğiz” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Müslümanlar olarak asla baş eğmeyeceğiz” için yorumlar kapalı 94029

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep mitinginde yaptığı konuşmada Yeni Zelanda’daki terör saldırısıyla ilgili olarak, “Müslümanlar olarak asla baş eğmeyeceğiz, ama asla bu alçakların seviyesine de düşmeyeceğiz. Kökeni, inancı, meşrebi ne olursa olsun günahsız her masum insanın ölümüne karşı aynı ilkeli duruşu sergileyeceğiz. Yeni Zelanda’da, Filistin’de, Myanmar’da katledilen masum Müslümanlara hangi hassasiyeti gösteriyorsak, diğer insanlara da aynı şekilde yaklaşacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında Gaziantep mitingine katıldı. Demokrasi Meydanı’nda yapılan mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“GAZİANTEP, HARCI ALIN TERİYLE, İLİM VE İRFANLA YOĞRULMUŞ BİR ŞEHİRDİR”

Son bir yılda dördüncü kez Gaziantep’e geldiğini hatırlatarak, yine de Gaziantep’e olan hasretlerini gideremediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Antep, harcı alın teriyle, göz nuruyla, ilimle, irfanla, yürek coşkusuyla, deruni aşkla yoğrulmuş bir şehirdir” diye konuştu.

Şehrin, birbirinden lezzetli yemeklerinden oluşan mutfağıyla Türkiye’yi dünyada başarıyla temsil ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Gaziantep’i 800 bin yerli-yabancı turistin ziyaret etmesinin, şehrin güzelliklerinin daha çok bilinmeye başlandığının göstergesi olduğunu söyledi.

Göbeklitepe Ören Yeri’nin Şanlıurfa ile birlikte Gaziantep’in de turizmine ve ekonomisine katkıda bulunacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatta 7 milyar dolar sınırını zorlayan şehrin, turizmde de çok büyük başarılara imza atacağını, 31 Mart’ta yepyeni bir hizmet döneminin kapısını aralayacağını kaydetti.

GAZİANTEP’TE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Gaziantep’i sadece aşkla sevmekle kalmayıp tarihinin en büyük hizmetleriyle geleceğe de hazırladıklarını dile getiren ve son 17 yılda şehre 35 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımlar arasında eğitimde 10 bin 830 adet yeni dersliğin, 9 bin 440 kişi kapasiteli yurt binalarının, 33 bin seyirci kapasiteli bir stadyumun, gençlik merkezleri ve spor eğitim kurumlarının yanı şehirdeki ikinci üniversite olan Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin olduğunu aktardı.

Gaziantepli ihtiyaç sahiplerine yaklaşık 4 milyar liralık kaynak, şehirdeki çiftçilere 1,5 milyar liralık tarımsal destek, yatırımcılara 24 milyar liralık yatırım teşviki, 87 bin iş yerine 2 milyar liralık SGK prim teşviki sağladıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te 21 bin 313 konut projesini hayata geçirdiklerini, 116 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 396 kilometreye çıkardıklarını, şehre beş baraj ve üç gölet inşa ederek 203 bin dekar araziyi sulamaya açtıklarını, Gaziantep’e iki yeni OSB, iki teknopark, 11 ar-ge merkezi, dört tasarım merkezi kurduklarını, 49 tarihî eseri restore ettiklerini hatırlattı.

Sağlıkta; şehre son 17 yılda toplamda 1.135 yataklı 20’si hastane 83 sağlık tesisi kazandırdıklarını, önümüzdeki yıl hizmete sunulacak bin 875 yataklı şehir hastanesinin yapımının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre önümüzdeki dönemde yapacakları yatırım ve projeleri de açıkladı.

GAZİANTEP MİLLET BAHÇESİ PROJESİ

Eski stadın yerine yapacakları millet bahçesinin yanı sıra içinde çocuk kütüphanesinden yüzme havuzuna kadar her türlü sosyal ve sportif tesisin olduğu Hasan Celal Güzel Millet Bahçesi’ni şehre kazandıracaklarını, Alleben Deresi’ni rehabilite edip çevresinde şehrin dokusuna ve kültürüne uygun rekreasyon alanı yapacaklarını, Şahin Bey anıtının bulunduğu alana Millî Mücadele Tabiat Parkı kuracaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin içinde yer alan 10 milyon 700 bin metrekare büyüklüğündeki askerî alanı Anteplilerin hizmetine sunulacağını müjdeledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu proje ile ilgili şu açıklamaları yaptı: “Bu alanın yarısını, yani 5 milyon metrekareden fazlasını, gül bahçeleriyle, ıhlamurlarıyla, çınarlarıyla bir millet bahçesi hâline dönüştüreceğiz. Kalan kısmında da, Antep’in tarihine, kültürüne, mimarisine, alışkanlıklarına uygun, keymıh taşıyla, havarla, bazaltla, beyaz mermerle inşa edilecek bir medeniyet şehri kuracağız. Buradaki binaların her biri süyükleriyle, hayatlarıyla birer Antep evi şeklinde yapılacak. Böylece şehrimizin adeta çehresini değiştirecek dev bir hizmeti sizlere kazandırmış olacağız.”

Gaziantep-Osmaniye-Adana-Mersin hızlı tren hattının yapımının devam ettiğini, metro standartlarında kent içi ulaşımına, hızlı tren bağlantısı ile şehirlerarası ulaşıma hizmet verecek Gaziray’ın önümüzdeki yıl hizmet vermeye başlayacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gördüğünüz gibi, biz CHP gibi, diğerleri gibi, ‘ver yiyeyim, ört yatayım’ demedik. Gece gündüz çalıştık, şehrimizi eserlerle, hizmetlerle donattık. İnşallah önümüzdeki dönemde hep birlikte çok daha büyük yatırımlara imza atacağız” şeklinde konuştu.

“BİRİLERİ HEP SUYU BULANDIRMA GAYRETİNDE”

Kendileri ‘ülke ve millet için ne yapabiliriz, hangi hizmetleri getirebiliriz’ diye çalışıp mücadele ederken, birilerinin de hep suyu bulandırmanın gayreti içinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii, kimse asıl niyetini söylemiyor. Milletin karşısına hep cilalı-boyalı-makyajlı çıkıyorlar. Sonra gerçekler yağmur gibi yağmaya başladığında, işte o cilalar dökülüyor, altından hakiki yüzleri çıkıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçimlerde bir Cumhur ittifakı var. Bir de, CHP’nin etrafında kurulan, görünüşte yanında adı iyi kendi bir hayli karışık bir parti ile isminden başka geçmişiyle bağlantısı kalmayan saadetin olduğu bir ittifak var. Ama ittifakın asıl ortağını sürekli gizlemeye çalıştılar. Çünkü bu parti sabıkalı, bu partinin ipi terör örgütünün elinde, bu partiyi Ankara’daki genel merkezi değil, Kandil yönetiyor. Gaziantep’te işler daha da karışık. Sırtını Kandil’e dayayan bir aday var, CHP aslında bunu destekliyor ama zahirde bir başka adayın yanında gibi gözüküyor. Sizlerin ‘et diye kaptım, balcan börkü (sapı) çıktı’ diye güzel bir deyimi var. Şu partinin adayı diyorsunuz, sonra bakıyorsunuz aslında başka bir partinin adayı. Şu parti şunu destekliyor diyorsunuz, sonra bakıyorsunuz kimin kimi desteklediği belli bile değil. Türk siyasetini bu duruma düşürmeye kimsenin hakkı yok. Çıkın delikanlıca, kim kiminle ittifak hâlinde, kim kimin belediye başkan adayını destekliyor, kim kimin belediye meclis üyelerini kendi listesinden gösteriyor söyleyin.”

“YPG’YLE PKK’NIN FARKI YOK”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin listesinde HDP meclis adaylarının, FETÖ belediye başkan adaylarının cirit attığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neyse ki, herkes rolünü iyi oynayamıyor, kurulan tezgâhı ele veriyor da, milletimiz de neyin ne olduğunu daha iyi görebiliyor” diye ekledi.

CHP liderinin, sorulara muhatap olduğu televizyon programlarında, asıl niyetini ifşa ettiğini belirterek, ilgili parti liderinin “YPG Türkiye’ye saldırmaz” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem öyle, biz tepelerine binene kadar Afrin’den Gaziantep’e, Hatay’a düşen bombalar, roketler, sıkılan kurşunlar kimden geliyordu? Bunları YPG atmıyor muydu?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Hâlâ Tel Rıfat’tan, Mümbiç’ten, Fırat’ın doğusundaki yerlerden fırsat buldukça ülkemize kurşun sıkan YPG değil mi? Çukur eylemleriyle şehirlerimizin altını-üstüne getirenler bunlar değil mi? Ankara’da, İstanbul’da bombalar patlatan bunlar değil miydi? Gaziantep’te Karşıyaka Polis Merkezi’nin önünde bombalı araç saldırısında 12 vatandaşımızı şehit eden bunlar değil miydi? YPG’yle PKK’nın farkı mı var? Hadi Amerikalılar işlerine geldiği için ısrarla bunları ayrıştırmaya çalışıyor, Kılıçdaroğlu’na ne oluyor da aynı teraneleri tekrarlıyor? Hadi onlar çıkarları olduğu için bunu yapıyor, Kılıçdaroğlu niçin YPG’nin avukatlığına soyunuyor?”

İşte bu zihniyet sebebiyle 31 Mart’ın bir beka seçimi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz bu kafanın eline düşerse var ya, vay hâlimize. Terör örgütleri başımıza çıkar. Teröristler sadece belediyelere değil, her yere sızar. İnşallah 31 Mart’ta, hem belediye başkanlarımızı seçecek, hem de teröristleri baş tacı eden bu kafaya iyi bir ders vereceğiz” diye ekledi.

“EZANLARIMIZA, CAMİLERİMİZE VE İSTİKLALİMİZİN SEMBOLÜ OLAN BAYRAĞIMIZA SIKI SIKIYA SARILIYORUZ”

Konuşmasında, Yeni Zelanda’da Cuma namazını kılmak için toplanan Müslümanlara yapılan ve 49 kişinin şehadetiyle sonuçlanan silahlı saldırıya da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralıların arasında üç Türk’ün bulunduğunu ve onlardan bir tanesiyle görüştüğünü aktardı.

Saldırıyı düzenleyen teröristin yayınladığı bildiride Müslümanlarla birlikte Türkiye’yi ve şahsını da hedef aldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neymiş? Boğazın batısına geçmeyecekmişiz, yani Avrupa yakasına. Yoksa ne olurmuş? İstanbul’a gelip hepimizi öldürür, bizleri topraklarımızdan sürer, Ayasofya’yı minarelerden kurtarırlarmış. Bu ifadeler kafalarda ve kalplerde yaşatılan heveslerin ifadesidir. Biz işte bunun için şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımıza, onların okunduğu camilerimize, minarelerimize, istiklalimizin sembolü olan bayrağımıza böylesine sıkı sıkıya sarılıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Ziya Gökalp’in “Minareler süngü, kubbeler miğfer; camiler kışlamız, müminler asker” dizelerinin olduğu şiiri okuduğu için kendisinin hapse girdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hapis cezası almasına gerekçe olarak gösterilen o günkü ifadelerini konuşmasında tekrarladı: “Bir şey beni sindiremez; Gökler, yerler açılsa, üzerimize tufanlar, yanardağlar saçılsa; Biz oyuz ki; imanıyla övündüğümüz ecdadımız, titretici şeylere hiçbir gün diz çökmemiş; zaferlerin tapusu, Anadolu’nun tapusu, Malazgirt’ten ta Çanakkale’ye imanın geçilmez kalesine kadar ecdadımızı zaferden zafere koşturan işte o iman birliğidir.”

“DÜNYADA ZULÜM EDEN BİR ÜLKE ARANIYORSA O DA İSRAİL’DİR”

Söz konusu teröristin İstanbul için ‘Konstantinapol’ ifadesini kullandığına, Ayasofya’yı kiliseye çevireceklerine dair sözlerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu millet var ya, bu can bu tende oldukça böyle bir şeye asla müsaade etmez, etmeyeceğiz, evvel Allah” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun oğlunun da sosyal medya hesabından, “İstanbul Bizans’ın başkenti bir Hıristiyan şehridir. Türk işgaliyle karşı karşıyadır” ifadelerini de hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Be ahlaksız siz Filistin’in tamamını işgal ettiniz. Siz 1938’de 48’de neredeydiniz, şimdi ise neredesiniz? O Filistinli kardeşlerimiz neredeydi, şimdi onlar nerede? İşgal ettiniz, elinizdeki o güçle onları bulundukları yerlerden hep kovdunuz. Ve geçenlerde söyledim yine söylüyorum, 7 yaşındaki çocuktan tut, kadınlara, yaşlılara varıncaya kadar 10 bine yakın Filistinli kardeşlerimizi bunlar İsrail cezaevlerinde mahkûm ettiler, hâlâ orada mahkûmlar. Onun için diyorum ki, Netanyahu zalimdir. Eğer dünyada zulüm eden bir ülke aranıyorsa o da İsrail’dir. Bir terör devleti aranıyorsa o da İsrail’dir. Bunları söylüyoruz diye rahatsız olanlar varsa kusura bakmasınlar, onlar varsın rahatsız olsunlar, biz gerçekleri söyleyeceğiz.”

“GÜCÜNÜ İMANDAN, VİCDANDAN, AHLAKTAN, ADALETTEN ALAN DİRAYETİMİZLE DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Yeni Zelanda’da şehit edilenlere Allah’tan rahmet, dünya Müslümanlarına baş sağlığı temennilerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Müslümanlar olarak asla baş eğmeyeceğiz, ama asla bu alçakların seviyesine de düşmeyeceğiz. Kökeni, inancı, meşrebi ne olursa olsun günahsız her masum insanın ölümüne karşı aynı ilkeli duruşu sergileyeceğiz. Yeni Zelanda’da, Filistin’de, Myanmar’da katledilen masum Müslümanlara hangi hassasiyeti gösteriyorsak, diğer insanlara da aynı şekilde yaklaşacağız. Gücünü zulümden ve sömürüden değil, imandan, vicdandan, ahlaktan, adaletten alan dirayetimizle dünyayı değiştireceğiz, çünkü İslam budur, insanlık budur. Bizi biz olmaktan çıkartmaya çalışanlara sözümüzü de sandıkta söyleyeceğiz.”

Cumhur İttifakı olarak girdikleri seçimlerden büyük bir zaferle çıkacaklarına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını; sevgileri, coşkuları ve ahde vefaları dolayısıyla Gazianteplilere teşekkür ederek tamamladı.

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge