Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule’de gençlerin sorularını cevapladı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule’de gençlerin sorularını cevapladı için yorumlar kapalı 89304

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanan programda, Ankara Atakule’de bir araya geldiği gençlerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule’de buluştuğu gençlerin sorularını cevapladı. Program, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı.

Pazar günü yapılacak seçimin beka sorununun öne çıktığı bir seçim olacağını vurgulayarak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda güvenlik güçlerinin verdiği bu mücadeleyle Türkiye’nin her geçen gün biraz daha huzur, refah ortamını yakaladığını söyledi.

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki’nin, terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki çukur eylemlerinde tahrip ettiği şehirleri yeniden inşa edilmesinde o dönem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevinde bulunması hasebiyle etkili olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özhaseki’nin tecrübelerini dile getirerek, kendisine terör örgütünün tahrip ettiği şehirleri tekrar inşa ve ihya ettiği için teşekkür etti.

“TEKNOPARKLARDA İNOVASYONA DESTEK VERECEK ALTYAPI OLUŞTURDUK”

Açıklamalarının ardından gençlerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine Mardin Artuklu Üniversitesi’nin dil konusunda bir açılım gerçekleştirdiğini, bu şehirde kültüre, sanata yönelik çalışmaların da yoğun şekilde gerçekleştirildiğini kaydetti. Üniversiteler bünyesinde kurulan teknoparklarda inovasyona destek verecek altyapı oluşturduklarını ve üniversitede okuyan öğrencilerin buralarda parttime çalışma imkânına sahip olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde inovasyona yönelik yatırımların terör örgütünden dolayı yapılamadığını, ancak buralardaki şehirlerin de AK Parti döneminde çok çok farklı bir noktaya geldiğini, bunun da devam edeceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mardin’de terör örgütü güdümündeki partinin belediye başkan adayının teröre bulaşmış bir kişi olduğuna işaret ederek, “Ama biz de bu konuda çok kararlıyız, yani bundan önce olduğu gibi üç sene bekle, beş sene bekle, acaba nedir, ne değildir; bekleyemeyiz. Şimdi bütün bunlarla ilgili GBT’leri, her şeyi hazır olarak elimizde tutuyoruz, seçim sonucu neticelere göre de adımlarımızı atacağız” dedi.

“YENİ ZELANDA’DAKİ SALDIRI KARŞISINDA BATILI ÜLKELER SESSİZ KALDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, Yeni Zelanda’da camiye yapılan saldırıda 51 Müslümanın şehit edildiğini hatırlatarak, bir kiliseye bir Müslüman tarafından yapılan saldırıda Batı dünyasının dünyayı ayağa kaldıracağını belirterek, Yeni Zelanda’daki saldırı sonrasında ses çıkarmayan Batılı ülkeleri eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte Charlie Hebdo olayında da yine Fransa’da bütün dünya liderleri biraraya geldi, birlikte yürüdüler, yürüyüş yaptılar, kıyamet kopardılar. Ya 51 Müslüman orada camide ibadet esnasında şehit ediliyor, bir ses yok” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN; SANATTA, İLİMDE VE TEKNOLOJİDE ÇOK İLERİ BİR NOKTAYA GELMESİ GEREK”

Bu yaşananların Türkiye’ye sanatta, kültürde, ilimde, irfanda ve teknolojide çok ileri bir noktaya gelmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan çalışmalar neticesinde savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 70’e dayandığını, savunma sanayinde yıllık 2,5 milyar dolar ihracata ulaşıldığını açıkladı.

Türkiye’nin İHA ve SİHA üretimlerinin ABD’den taleplerin karşılanmaması üzerine gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi üçüncü faza geçiyoruz, üçüncü fazda bu insansız hava araçlarının çok çok önemli bir boyutta olanını inşallah şurada bir 5-6 ay içerisinde onu üretiyoruz. O üretildikten sonra zaten bu işi çok daha inşallah güçlü yapacağız. Çünkü yani 5 ton ağırlığında bir insansız hava aracı, bir tarafında 1,5 ton, bir tarafında 1,5 tonluk bombaların olduğu, onlarla birlikte o zaman terörle mücadelemiz içeride de dışarıda da çok daha farklı bir şekilde gelişecek” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLÎ TEKNOLOJİ VE OTOMOTİV KONUSUNDA ZAMAN KAYBINA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yerli markalarını oluşturma konusunda çok kararlı adımlar atıldığını, millî teknoloji ve otomotiv markaları konusunda artık zaman kaybına tahammül olmadığını vurgulayarak, “Fakat şöyle biraz gevşeme var, inşallah seçimlerin ardından bunları masaya yatıracağız. Çünkü imzaladık, beş tane Türkiye’nin bu sektördeki önemli firması imzaları attı. Hadi arkadaşım, imzayı attın, o zaman başlayın bakalım. Ya başlayacaksınız ya başlayacaksınız. Başlamadığınız takdirde hesaplaşacağız; bundan sonraki süreç böyle” diye konuştu.

Türkiye’de akıllı şehirler konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın projelerini açıkladığını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın da bu konuda adımlar attığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda Batılı şehirleri Türkiye’nin gerisinde bırakacak adımlar atacaklarını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlerin AK Parti öncesi ve sonrasının karşılaştırılması gerektiğini işaret ederek, şehirlerde teknoloji kullandıklarını, TEKNOFEST’in düzenlediğini, akıllı şehirlerin en güzel örneklerinden birini de Mehmet Özhaseki’nin Ankara’da hayata geçireceğine inandığını dile getirdi.

Ankapark’ın geçtiğimiz günlerde açıldığını, girişlerin 31 Mart’a kadar ücretsiz olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, parkın açıldığı hafta 2 milyon 600 bin kişi tarafından ziyaret edildiği bilgisini paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Özhaseki’den, parkın işletmeci firmayla görüşerek Ankapark’a girişlerin 23 Nisan’a kadar ücretsiz devam etmesi ricasında bulunmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da yeni metro hatları kurulacağını ifade ederek, belediye ve ilgili bakanlığın bu konuda projeleri olduğunu açıkladı.

“ÇÖZÜM SÜRECİNDE ALINAN KARARLARA SADIK KALMADILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, HDP’nin terör örgütü PKK’nin siyasi kanadı olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “Şimdi biz çözüm süreci olayında da tabi özellikle biz orada tepe noktadan öte bizim tabanı bütünleştirme hareketi olarak çözüm sürecini biz onlarla değil, çözüm sürecini Dolmabahçe’deki benim çalışma ofisimde bütün bu ülkedeki kanaat önderlerini oraya davet etmek suretiyle oturup yaptık. Bunun içinde ilim adamları vardı, kültür, sanat adamları vardı, iş adamları vardı, odaların temsilcileri vardı, onların da temsilcileri vardı, orada bunları bu şekilde konuştuk. Ve o toplantılarımıza katılanlar yaklaşık 100 civarında, bunları biz Güneydoğu, Doğu Anadolu’da çalışmalara gönderdik, yazarlar, hepsi topladılar onlarla görüşmeler yaptılar vesaire. Ama bunlar ne yazık ki orada alınan kararlara sadık kalmadılar ve bunu da hemen ilk seçimde gösterdikleri gibi, dağlardaki gelen tabi emre uymak suretiyle de aldığımız kararların tamamen aksine hareket ettiler. Yani şu andaki gerek malum zillet ittifakı, gerek benim ifademle illet ittifakı bunlarla, bizimki birbirine benzer bir şey değildi ve zaten bitti, bundan sonra da aramızda böyle bir ittifakı onlarla görüşmek, kurmak, zaten direkt onlarla olan bir şey değildi. Dediğim gibi, ülkemizin ileri gelen kanaat önderlerinin de katıldığı çalışmalardı, onlarla beraber bunu yaptık.”

“ÜNİVERSİTE SAYISINI 76’DAN 206’YA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğe dair beklentileri ve hayallerinin sorulması üzerine, Türkiye’deki üniversite sayısını 76’dan 206’ya çıkardıklarını, 81 vilayetin tamamında üniversiteler kurduklarını, 17 yılda 1 milyon 656 bin olan üniversite öğrenci sayısını 8 milyon 31 bine çıkardıklarını aktararak, üniversitelerin niteliklerini de artıracak çalışmalar yapıldığını sözlerine ekledi.

Beyin göçünün artık tersine döndüğünü ve yurtdışından Türkiye’ye hocaların dönmeye başladıklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Şehir Hastanesi’nde yurtdışından gelen bazı profesörlerin hizmete başladığını, geri dönüş konusunda gerekirse mali noktalarda desteklemeler yapabileceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden beklentisini “okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin, ondan sonra da siz bizden ne istiyorsanız isteyin” sözleriyle ifade ederek, gençlerin önünü açma görevinin yöneticilerde olduğunu bunu da yaptıklarını söyledi. Üniversite öğrencilerine verilen burslar ve krediler konusunda gençlere yardımcı olduklarını, üniversite harçlarını kaldırdıklarını, gençler için çok sayıda spor tesisi yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta yeni inşallah projemiz var. Gençlik Spor Bakanımızla da bunları konuşuyoruz, özellikle basketbolda istiyorum ki üniversitelerimiz kendileri bu işe ağırlıklarını koysunlar gerek bayanlarda, gerekse beylerde, yani bizim üniversitenin alt zeminini oluşturduğu bir basketbol yapısını kurmamız lazım. Mesela Amerika’da bu böyle, Amerika’da üniversiteler bu işe ağırlıklarını koymuşlar ve üniversitelerin kendi içindeki bu spor salonlarıyla oradan yetiştirip oradan ne yapıyorlar? Bütün ulusal-uluslararası yarışmalara onlarla giriyorlar” sözlerine yer verdi.

“TÜRKİYE OLARAK YOLCULUĞUMUZU KARARLI BİR ŞEKİLDE DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Soru üzerine döviz kurlarındaki hareketlenmeleri değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlar, Batı’nın, başta Amerika’nın Türkiye’yi sıkıştırma operasyonlarıdır. İşte şimdi son olarak bu döviz, faiz, kur, bununla ilgili sıkıştırma operasyonları ne oldu? Ters tepti. Şimdi Türk Lirası bulamıyorlar, ödeme yapma noktasında sıkıntıya düştüler, çünkü tam manasıyla iş ters döndü. Ve bunu yapamayınca da bir anda, şu anda Türk Lirası prim yaparken dolar ciddi manada düşmeye yöneldi. Dün akşam itibariyle öğrendiğimde zannediyorum. 5,3-5,4 bu civarlara kadar düşmüş vaziyette” dedi.

Türkiye’nin ekonomik anlamda iyi konumda olduğunu ve kendilerine güvendiklerini ve yaşananların Türkiye seçime giderken bir siyasi dayatma olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçim genel seçim değil, bu seçim yerel seçim. Yerel seçimde siz kalkıp da Türkiye’ye ekonomik yaptırım uygulayamazsınız. Ve biz bu genel seçimde, inşallah 4,5 sene vaktimiz var, 4,5 senelik bu süreç içerisinde de zaten Türkiye olarak biz yolculuğumuzu kararlı bir şekilde devam ettireceğiz. Hele hele başkanlık, yeni sistem, kabinemiz, belediyeleriyle uyumlu olduğu zaman şehirlerimizin değişimi de çok daha farklı olacaktır” diye konuştu.

“FAİZ DÜŞERSE ENFLASYON DA DÜŞER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonda düşüşün hafif de olsa başladığına işaret ederek, faizin de aşağıya düşmesiyle enflasyonun daha da gerileyeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben de bir ekonomistim ve benim iddiam şudur: Yani Keynes ve Smith’in iki ayrı yaklaşımları vardır. Birisinin yaklaşımında faiz ve enflasyon doğru orantılıdır, birisinde ise ters orantılıdır. Ters orantılı yaklaşımında olay nedir? Siz faizi düşürürseniz enflasyon çıkar, yükseltirseniz düşer. Ama doğru orantılı olanda ise faizi düşürürseniz enflasyon da onunla beraber düşer; benim tezim bu. Bunu yaptığımız anda biz bu işi başarırız, aksi takdirde bu sıkıntı devam eder. Ha bu demek değil ki piyasalardaki ürünlerde vesaire, onları kontrol altında tutmayacağız? Hayır, onları da kontrol altında tutmamız lazım ve piyasadaki bu spekülatörleri bir defa terbiye etmemiz şart” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde 65 yaş üstü vatandaşların belediye otobüslerinden ücretsiz yararlanmasını sağladığını, öğrencilere burs vermeye başladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci burslarının CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurusu neticesinde durdurulduğunu, 65 yaş üstü vatandaşlara ücretsiz ulaşım hizmetine de CHP’li belediyelerin katılmadığını söyledi. CHP’nin gençlikle münasebetleri noktasında aldananlar bulunduğunu, bunların gençler tarafından öğrenilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara yaptıkları hizmetlerin engellenmesi durumunda üzüldüklerini sözlerine ekledi.

“HİZMET ALANINDA ETNİK MİLLİYETÇİ YAKLAŞIMI YIKMAMIZ LAZIM”

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sanayileşmeyi artırma plan ve projelerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Diyarbakır olmak üzere belediyeleri kayyuma devredilen şehirlerde çok başarılı hizmetler verildiğini belirterek, kayyum olarak atananlara teşekkürlerini iletti.

Diyarbakır’da TOKİ’nin 17-18 bin konut inşa ettiğini, Suriçi’nin yeniden imar edildiğini, Kurşunlu Camii’nin restorasyonunun yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlarla beraber yani Türkiye bu değişim, dönüşümü yaşarken hâlâ bunun farkında olmayanlar var, ama bir şey daha var o değil, oyunu verirken, yani hizmete bakmayıp, ideolojik yaklaşım içerisinde olanlar var. Nedir? Ben Kürt’üm dolayısıyla sadece Kürt’e oy veririm. Ben Türk’üm sadece Türk’e oy veririm. Ben Laz’ım sadece Laz’a oy veririm, bana göre bu anlayış doğru bir anlayış değil. Etnik milliyetçiliği hizmet alanında bir defa yıkmamız lazım” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işsizlik konusu üzerine bir soruya da “İşsizlik olayı tabii bunlar zaman zaman mevsimsel. Şimdi mesela bu mevsimler işsizliğin tabii biraz tırmanışta olduğu dönemler. Ama şimdi şöyle yazla birlikte kesinlikle işsizlikteki durum değişecektir, bu olumlu istikamette gelişecektir. Ve ben inanıyorum ki bu tek haneliye de inşallah kesinlikle inecektir” cevabını verdi.

Mühendis ve mimarların Türkiye’de kesinlikle iş bulabileceğine, özel sektörde mühendislere çok ihtiyaç bulunduğuna olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’teki firmaların mühendis bulamamaktan şikâyet ettiğini, Ankara’yı da savunma sanayinin merkezi hâline getirdiklerini, burada da mühendislere iş imkânlarının artırılacağını kaydetti.

“SİYASİ PARTİ YÖNETİCİLERİ KONUŞMA VE EYLEMLERİNİ ANAYASAL HUKUK KURALLARI ÇERÇEVESİNDE YAPMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine bir partiye oy verenlere terörist diyecek kadar vicdansız olmadığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu tamamen yönetici kadrolarına yönelik bir ifadedir. Çünkü siyasette benim 40 yıllık deneyimim, tecrübem asla böyle bir şeyi kabul etmez. Ama sözde İYİ Parti’nin başındaki hanım kalkıyor Denizli’de benim terörist vatandaşlarım, işte size böyle diyen Cumhurbaşkanı. Aydın’a geliyor aynı şeyi söylüyor. Şimdi bununla ilgili ne gerekir? Türkiye hukuk devleti, yargı, ben de kendisine zaten hemen avukatlarım vasıtasıyla davayı açtım, 250 bin liralık bir manevi tazminat davası açtım. Sadece onunla bırakmayacağım tabii. Aynı zamanda bu iş, arkadaşlarım üzerinde çalışıyorlar, cezai bir süreci gerektiriyorsa ceza davası da açacağım. Çünkü vatandaşlarıma özellikle terörist deme noktasına beni, şahsımı taşıyan bir anlayışa hukuk devleti içerisinde hakkım neyse bunu ararım. CHP için aynı şey geçerlidir, HDP için de aynı şey geçerlidir.”

Siyasi parti yöneticilerinin yaptıkları konuşmaları ve eylemlerini anayasal hukuk kuralları çerçevesinde yapmaları gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimizde taban yoktur, hedefimizde tamamen tavan vardır. Çünkü Kandil’le yönetimin irtibatı, ilişkisi var ve Kandil’den talimatları alırlar. Ve nitekim Kandil’in talimatlarını da herhalde televizyon ekranlarında görüyorsunuz. Kime, nereye oy vereceklerini bizzat açıkça söylüyorlar. Dolayısıyla da bu oyunu bizim bu seçimlerde bozmamız lazım” sözlerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine de Süper Lig’de Ankara’yı temsilen bir takımın hep olmasını arzu ettiğini belirterek, “İnşallah Mehmet Bey’in Büyükşehir Belediye başkanı oluşuyla birlikte, nasıl Kayseri’de her yıl muhakkak Kayseri’yi temsil eden Süper Lig’de birtakım bulundurduysalar, burada da Ankaragücü gerekli olan inşallah desteği alacaktır. Ve Ankaragücü de şu andaki durumunu korumak suretiyle inanıyorum ki Süper Lig’de Başkentimizi temsil edecektir” dedi.

Ankara’ya 55 bin kişilik bir stadyum yapacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de bir dünya kupası veya Avrupa kupası olması hâlinde İstanbul ve Ankara’nın organizasyonu ortaklaşa yürütmesini hedeflediklerini söyledi.

“BİLİŞİM TEKNOLOJİSİNDE ÇOK DAHA İYİ BİR KONUMA GELMEMİZ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde diğer sektörlere göre biraz daha geri planda kaldığını düşündüğünüz, daha fazla yatırım yapmamız gerektiğini düşündüğünüz bir sektör var mı?” sorusunu da şöyle cevapladı: “Bizim bilişim teknolojisinde çok daha iyi bir konuma gelmemiz lazım. Ve bütün bunlarla beraber bilişim teknolojisiyle tabii yazılım önem arz ediyor, bunda iyi bir konuma Türkiye’nin gelmesi lazım ve güzel bir çalışma her alanda özel sektör de yapıyor, biz de yapıyoruz, üniversitelerimizin de bu konuda ciddi çalışmaları var. Şu anda dünyada en geniş destinasyon ağına sahip olan Türk Hava Yolları’dır, bir numaradır. Ama istiyoruz ki sadece destinasyon ağına sahip olmakla ulaşım değil, bunun yanında biz bir de artık bu işin üretimine geçelim diyoruz. Çok acelemiz yok, o ayrı mesele, bir otomotiv gibi değil. Çünkü bir de ürettiğini satmak, önem arz eden bu. Ama biz hiç olmazsa bunlarda bunların motorlarını üretmekte bir mesafe almamız gerekiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı medyasında kendisinin agresif bir siyasi aktör olarak gösterildiğinin hatırlatılması üzerine, “Tilki yetişemediği üzüme koruk dermiş” karşılığını verdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e de “diktatör” denildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık Türkiye, masanın dışından yönetilen değil masada oturup konuşulan bir ülke. Onun için de buraya nasıl geldi Türkiye, onları bu rahatsız ediyor. Ve tabii bizim paramızla, ekonomimizle, kur, faiz vesaire bunlarla oynamaları da bunların netice alabilecekleri bir alan olmaktan çıktı ve bu konuda da biz başarılı olacağız” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjisini neye borçlu olduğu sorusuna, sigara içmediği, alkol kullanmadığı ve uykusuna dikkat ettiği cevabını verdi. Seçim kampanyası dolayısıyla spor yapamadığını ancak düzenli olarak spor yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere de bir sporu muhakkak yapmaları tavsiyesinde bulundu.

Ankara’ya opera salonunu AK Parti hükûmetlerinin kazandırdığını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin içerisinde 2 bin 30 kişilik opera binasını inşa ettiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu salonun çok amaçlı olarak da kullanılabildiğini, son olarak Ahmet Özhan konserinin gerçekleştirildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da da Atatürk Kültür Merkezi’nin olduğu yere Türkiye’nin en büyük opera binasını inşa etmeye başladıklarını aktardı.

“GOLAN TEPELERİ İLE İLGİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ SESSİZ KALSA DA BEN ÜZERİME DÜŞENİ YAPACAĞIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir öğrencinin ABD Başkanı Donald Trump’ın Golan Tepeleri’ne dair kararına sadece Türkiye’den tepki gösterdiğini belirterek, uluslararası toplantılarda diğer Müslüman ülkelerin yöneticilerine bu konuda bir uyarıda bulunup bulunmadığını sorması üzerine de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul Zirvesindeki konuşmasında bu konulardaki mesajlarını verdiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef Körfez’deki ülkeler, Müslüman ülkeler bu noktada kararlı bir duruş sergilemiyorlar, ciddi bir ses bunlardan çıkmıyor insanı üzen tabi bu, onların sesisin çıkması lazım. Çıksa da çıkmasa da ben şu an da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Dönem Başkanıyım, üzerime düşeni yapıyorum” dedi.

“ADALET BİZİ BİRLEŞTİREN EN ÖNEMLİ KAVRAM”

İsrail’de 9 Nisan’da seçim yapılacağını ve ABD Başkanı Trump’ın bu kararının seçimde İsrail Başbakanı Netanyahu’ya destek amacı taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Netanyahu yolsuzluklara adı karışmış olan bir adam. Karısı yolsuzluklara bulaşmış bir hâli var bundan dolayı ciddi manada bir sıkıntı içerisinde. Öyle de olsa, böyle de olsa Netanyahu diyor ben ona desteği verirsem onu kurtarırım böyle bir gayretin içerisinde. Kurtarsan ne olur, kurtarmasan ne olur? Her şeyden önce insanlık sana nereden bakıyor, nasıl bakıyor bu önemli. Şimdi biz zaman zaman görüşüyoruz şimdi bu tür hâller meydana gelince doğrusu biz görüşmek bile istemekte zorlanıyoruz. Çünkü adalet bizi birleştiren en önemli kavramdır, bu yoksa diğerleri de olmaz. Gidiyorsunuz müşterek takım elbiseleri alıyorsunuz, kravatları alıyorsunuz oradan beraberce basın toplantısı yapıyorsunuz kime şirin görüneceksiniz.”

Yalnız da kalsalar konunun üzerine gideceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani biz burada Sisi’nin ne dediğine mi bakacağız? Dokuz tane genci idam eden adamın ne dediğine mi bakacağız? Dokuz genç. Avrupa Birliği ülkelerinde idam yasak ve idamı uygulayan bu adamın davetine icabetle Kahire’ye gidiyorlar. Bunlara güvenilmez, ben bunların artık ciğerlerini okudum, hepsini çok iyi biliyorum. Ama biz Türk milleti olarak, Müslümanlar olarak biz kendi kararlılığımızı ortaya koyup yolumuza devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya dair uluslararası mekanizmaları devreye sokarak netice alma yolunu seçeceklerinin altını çizerek, Adalet Divanı gibi mekanizmaları devreye sokabileceklerini, liderleri hareketlendirmenin gayreti içinde olacaklarını söyledi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge