Emine Erdoğan: “Yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” Emine Erdoğan: “Yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” için yorumlar kapalı 67229

Emine Erdoğan, Ürdün’de gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Çevreci bir ekonomi var etmenin temelinde, bizim davranış biçimlerimiz yatıyor. Büyük dönüşümlerin, bireysel davranış değişiklikleri ile başladığına inanıyorum. Bu bağlamda, yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ürdün’de gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Toplantısı’na katıldı.

Kral Hüseyin B. Talal Kongre Merkezi’ndeki toplantıda konuşan Emine Erdoğan, Türkiye ile güçlü diplomatik ilişkileri ve derin dostluğu olan Ürdün’de anlamlı bir toplantıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Ürdün’ün bölgede cereyan eden insani krizlere bakış açısıyla Türkiye ile ortak değerlerde buluşan bir ülke olduğunu kaydetti.

“ÜRDÜN VE TÜRKİYE ULUSLARARASI TOPLUMUN YÜKÜNÜ SIRTLANMIŞ İKİ ÜLKE”

Ürdün’ün de Türkiye gibi Suriye’deki iç savaştan kaçan mültecilere cömertçe kapılarını açtığına vurgu yapan Emine Erdoğan, Türkiye’nin 4 milyon, Ürdün’ün de 1.3 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak, uluslararası toplumun yükünü sırtlanmış iki ülke olduğunu belirtti.

Emine Erdoğan, “Uluslararası toplumun istatistikler üzerinden okuduğu bir meseleye, vicdani bir bakış getirmiştir. Bizler için rakamlar, Ahmet’ler, Ayşe’ler, Muhammed’lerdir. İçinde umutların, özlemlerin olduğu hayatlardır. Bu büyük insani kriz karşısında, iki ülkenin asil halkları, ortaya koydukları cömertlik ve dayanışma ruhuyla, insanlık tarihinde unutulmaz izler bırakmıştır” dedi.

Ürdün’ün merhametin ve insanlığın olduğu kadar inovasyonun da merkezi bir ülke olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, Ürdün Kraliçesi Rania’nın, eğitim ve kadınların güçlendirilmesi konusundaki hassasiyetlerini içtenlikle paylaştığını ve bu hassasiyetin sadece kendi ülke çocukları için değil, tüm bölge insanlarına yönelik, kapsayıcı nitelikte olduğunu bildiğini söyledi.

“YAŞADIĞIMIZ TÜM KRİZLER, GENÇLERİN DİNAMİK VE YENİLİKÇİ BAKIŞ AÇILARI İLE AŞILABİLİR”

Ortadoğu gençlerinin bölgedeki çatışmalardan ve önyargılardan dolayı çeşitli bariyerlerle karşılaştıklarını dile getiren Emine Erdoğan, “Toplumlarımızın sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesini istiyorsak, gençleri bu krizlerin cenderesinden kurtarmalıyız. İnsanlık tarihinin ortak birikiminden edindiğimiz tecrübeyi, onların enerjisi ile buluşturmak, bizlerin görevidir. Bugün yaşadığımız tüm krizler, gençlerin taze, dinamik ve yenilikçi bakış açıları ile aşılabilir. Buna yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Gençlere seslenerek, “Yerkürenin sizin aydınlık fikirlerinize, enerjinize ihtiyacı var” diyen Emine Erdoğan, dünyanın geleceğini tehdit eden çevre krizi ile karşı karşıya olunduğunu, bu noktada, insanoğlunun bozulmamış fıtratını hatırlatacak olanın gençler olduğunu vurguladı.

Modern insanın doğanın hâkimi değil sadece bir parçası olduğunu sözlerine ekleyen Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Maalesef, eşref-i mahlûkat olmayı, tabiata hükmeden efendi olmakla karıştırdık. Bunun sonucu olarak, çevreden iklime pek çok sorunla karşı karşıya kaldık.  Dünyamız, sanayi öncesi döneme göre, 1 derece ısınmış durumda. Tahminler 2030 sonrasında, küresel ısınmanın 1.5 derece sınırını aşacağını gösteriyor. Ve bu ısınmadan en çok mega kentler etkilenecek. Yangınlar yüzde 37 oranında artacak. Buzullardaki erime, sahillerde yaşayan 400 milyon insanı büyük risk altına sokacak. Böylesi büyük sorunlarla karşı karşıya geldiğimizde, çözümü hükûmetlerde, büyük şirketlerde ararız. Oysa çevreci bir ekonomi var etmenin temelinde, bizim davranış biçimlerimiz yatıyor. Büyük dönüşümlerin, bireysel davranış değişiklikleri ile başladığına inanıyorum. Bu bağlamda, yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz. Bugün en yaygın pazarlama stratejisi, insanları mutlaka bir şeye ihtiyacı olduğuna inandırmaktır. Oysa güzel bir Arap atasözü şöyle diyor; ‘ihtiyacı olmayan şeyi alan kişi, ihtiyacı olan şeyi satar!”

Emine Erdoğan, “Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık” ayetini hatırlatarak, “Yeryüzünde vakarlı bir Müslüman yürüyüşü, ardında bıraktığı karbon ayak izini de hesap etmek demektir. Zira mümin bütün varlığa karşı hürmetkâr olandır. Diğer canlıların hak ve hukukuna saygı duyan, her türlü aşırılıktan kaçınandır. Ve en medeni yaşamın, aslında en sade yaşam olduğunu bilendir” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇEVRECİ BİR EKONOMİ; SANAYİNİN, ÜRETİMİN VE TEKNOLOJİNİN İÇİNE İNSANÎ DEĞERLERİ KATMAKLA MÜMKÜN”

“Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir” ayetinin manasını idrak etmiş bir insanın ormanları tahrip edemeyeceğini, suları kirletemeyeceğini ifade eden Emine Erdoğan, Müslüman kimliğini çevreci bir duyarlılıktan ayırmadığını, yaratılmışlara karşı nezaketin de Müslümanın temel yaşam biçimi olması gerektiğini kaydetti.

Emine Erdoğan, çevreci bir ekonomi inşa etmenin, sanayinin, üretimin ve teknolojinin içine insanî değerleri katmakla mümkün olacağını işaret ederek, bu kapsamda tek kullanımlık ürünlerden vazgeçilmesi, ihtiyaçtan fazlasının alınmayarak israfın önüne geçilmesi, yenilenebilir enerji kullanımına önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de özü tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye dayanan bir çevre seferberliği başlattıklarına dikkati çeken Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen sıfır atık projesini anlatarak Türkiye’de yeni bir yaşam kültürü oluşturmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

SIFIR ATIK PROJESİ

Emine Erdoğan, yaklaşık 15 aydır uygulanan proje kapsamında, 15 bine yakın kamu kuruluşunda sıfır atık uygulamasına geçildiğini, okul, askerî tesislerde bu kültürün altyapısının kurulduğunu, yerel yönetimlerin geri dönüşüm sistemlerini revize ederek, büyük çevresel ve ekonomik kazanımlar elde ettikleri bilgisini verdi.

Plastik kullanımını azaltmak üzere, tüm marketlerde plastik poşetleri ücretli hâle getirdiklerini ve Türkiye’de naylon poşet kullanımının yüzde 70 oranında azaldığını açıklayan Emine Erdoğan, organik atıkların, kompost gübreye dönüştürülerek peyzaj alanlarında kullanıldığını ve bu çabaların OECD çevresel değerlendirme raporunda takdirle karşılandığını kaydetti.

Biyoçeşitliliğin korunmasından atık yönetimine pek çok alanda Türkiye’nin çevre performansının dünyaya örnek gösterildiğini ifade eden Emine Erdoğan, proje kapsamında geri kazanım oranını 2030’da yüzde 60’a çıkarmayı hedeflediklerini, İstanbul gibi dev bir metropolün bir yıllık su ve elektrik ihtiyacına denk tasarruf elde etmeyi öngördüklerini açıkladı.

“BİZ YÖNETİM ANLAYIŞI GENÇ BİR ÜLKE OLMAYI HEDEFLİYORUZ”

Emine Erdoğan, Türkiye’de gençleri yönetim süreçlerine katmayı hedeflediklerini belirterek, “Biz, yalnızca nüfusu genç olan değil, yönetim anlayışı genç bir ülke olmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, ülkemizde seçme ve seçilme yaşını 18’e indirdik. Daha önce ülkemizde seçme yaşı 18, seçilme yaşı 30’du. Hükûmetimiz seçilme yaşını önce 25’e, daha sonra 18’e indirdi. Şu anda parlamentomuzda gencecik milletvekillerimiz var. Gençleri, hükûmet politikalarının edilgen birer alıcısı değil, aksine o politikaları üreten kişiler olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

Yapay zekânın hâkim güç olacağı 4. Sanayi devriminin, geçmişten kalan anlayışlar üzerine temellendirilemeyeceğine işaret eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizin gerek siyasi gerekse ekonomik istikrarı, gençlerin dünyanın huzur ve refahına kafa yoran bireyler olmasıyla doğrudan ilişkili. Mesela Yeni Zelanda’da yaşanan elim olay, hepimizi harekete geçirmeli. Genç dimağlar, nefretin, ayrımcılığın, çifte standardın ötesinde ortak bir gelecek hayali kurabilirler. Bunun için, gençlerin sesinin daha gür duyulduğu katılımcı demokrasiler inşa etmeliyiz. Öyle çok ortak pozitif gündemimiz olabilir ki. İşte çevre duyarlılığı da bunlardan birisidir. Çünkü bu, tam da genç bir isyan ahlakı gerektiriyor. Dünyanın geleceğini tehdit eden sorunlar karşısında hâkim paradigmaya esir düşmemek, başka türlüsünü hayal edebilmek. Böylesi kafa tutuşlar, bir gençlik enerjisi istiyor.”

“ÇEVRE KONUSUNDA BİRLİKTE YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY OLDUĞUNA İNANIYORUM”

Çevre duyarlılığını diğer toplumsal hassasiyetlerden soyutlayarak siyasallaştıran tutumların olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Oysa insana, çevreye, farklı kültürlere, yaşam tarzlarına duyarlı olmak, bir bütünün parçalarıdır. Kaynağını gerçek bir insan ve tabiat sevgisinden alan çevre hassasiyeti, her konuda sahici bir tutuma sahiptir. Çevre konusunda birlikte yapacağımız çok şey olduğuna inanıyorum. Ekonomistlerin, ‘kirleten öder’ mantığı ile karbon vergilendirmesini konuştuğu bir çağda biz denizleri kirletmemeyi, suyu israf etmemeyi konuşalım” dedi.

Emine Erdoğan, bir fincan kahvenin üretimi için 140 litre su, bir tişörtün üretiminde ise 2 bin 700 litre suyun gerektiğine dikkati çekerek, “Dünyayı incittiğimiz her an, dünya bize cevabını tükenerek veriyor. O hâlde bizler israfı bir yaşam biçimi hâline getirmemeliyiz. Hele de dünyanın bir yarısında çocuklar temel ihtiyaçları olan kıyafetleri dahi bulamazken, bu bize yakışmaz” uyarısında bulundu.

“ÇEVRE DUYARLILIĞI, KENDİNE DUYARLI OLMAKTIR”

“Çevre duyarlılığı, kendine duyarlı olmaktır. Dikkat edin, tabiat ile ilişkisi güçlü olanların, kendileriyle ilişkisi de güçlüdür” diyen Emine Erdoğan, paketli gıdaların hem sağlığa hem de çevreye zararları olduğunu anlattı.

Toplantıya katılan gençleri Türkiye’ye davet eden Emine Erdoğan, “Ülkemizde dünya tarih yazımını değiştiren yeni bir arkeolojik keşif yapıldı. Dünyanın en eski yerleşim yeri, 12 bin yıllık Göbeklitepe, Şanlıurfa kentimizde bulunuyor. Sizleri en kısa zamanda tarihin sıfır noktasını görmeye davet ediyorum. Ve elbette İstanbul, her zaman olduğu gibi yeni keşifler için sizleri bekliyor” diye konuştu.

EMİNE ERDOĞAN, DÜNYA EKONOMİK FORUMU BAŞKANI BRENDE İLE GÖRÜŞTÜ

Emine Erdoğan, konuşmasının ardından Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Borge Brende ve Genel Müdürü Klaus Schwab ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, çevre konusunda bireysel farkındalıkların yanı sıra uluslararası arenada yapılacak çalışmalar ele alındı.

Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Brende, çevrenin korunması konusunda yeni projeleri hakkında bilgi vererek Türkiye ile ortak çalışma isteklerini dile getirdi. Bu kapsamda, 24-25 Nisan tarihindeki Türkiye ziyaretinin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yapılacak iş birliklerinin önemi vurgulandı.

Görüşmede, çevre kirliliğinin önlenmesi için okyanus temizliğinin önemi ve bu konuda alınabilecek önlemler konusu üzerinde de duruldu.

Emine Erdoğan, daha sonra Ürdün Kraliçesi Rania el-Abdullah’ın onuruna verdiği özel yemeğe katıldı ve el sanatları sergisini gezdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.