Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Milletimizin inancına ve değerlerine uygun bir eğitim sistemi inşa etmeden, hiçbir hedefimize ulaşamayız” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Milletimizin inancına ve değerlerine uygun bir eğitim sistemi inşa etmeden, hiçbir hedefimize ulaşamayız” için yorumlar kapalı 89110

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Bizim medeniyetimizde eğitimin ulvi gayesi, salih insan yetiştirmektir. Milletimizin inancına, değerlerine, tarihine, kültürüne uygun bir eğitim sistemi inşa etmeden, hiçbir hedefimize ulaşamayız. Biz yıllarca milletimizin ihtiyacı olan işte bu eğitim modelinin en ideal yerinin İmam Hatip okulları olması için çalıştık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Kurulu’na katıldı. İstanbul Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’ni, medeniyet davasının lokomotif kuruluşlarından biri olarak gördüğünü ve bu çatı altında görev üstlenmenin büyük bir paye olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dernekte yönetimi devredenlere teşekkür etti, yönetimi devralacaklara da başarılar diledi.

“MEDENİYETİMİZDE EĞİTİMİN ULVİ GAYESİ, SALİH İNSAN YETİŞTİRMEKTİR”

Eğitimin amacının ideal insan yetiştirme, İslam medeniyetinde ise eğitimin ulvi gayesinin, salih insan yetiştirme olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin inancına, değerlerine, tarihine, kültürüne uygun bir eğitim sistemi inşa etmeden, hiçbir hedefe ulaşılamayacağını söyledi. Milletin ihtiyacı olan bu eğitim modelinin en ideal yerinin İmam Hatip okulları olması için çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmam Hatip okullarının tek tipçi dayatmalarına karşı, milletin kendi öz değerlerine uygun ve gerçek anlamda kuşatıcı insan yetiştirmek için öne çıktığını ve bunu başardığını kaydetti.

Herkesin eğitim yoluyla bilginin peşinde koşacağını; ancak bunun en çok da İmam Hatiplilerin görevi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu bilinçle İmam Hatiplerde görev yapan öğretmenlerimiz ve bu davaya gönül vermiş büyüklerimiz, salih insan yetiştirme mücadelesini sadece sınıflarla sınırlı olmayan bir şekilde yürütmüştür, sonuçta ortaya bir İmam Hatip markası çıkmıştır” diye konuştu.

Bunu ifade ederken İmam Hatip okulları,  fen liseleri ve meslek liseleri arasında bir ayırım yapmak için söylemediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu sadece ve sadece nasıl ki bir Galatasaray Lisesi’nden mezun olan bir Galatasaray Lisesi’nin marka olarak önemini ortaya koymaya çalışıyorsa, Kabataş’tan mezun olan ortaya koymaya çalışıyorsa, ben de tabi ki bir İmam Hatipli olarak bunu ortaya koymaya çalışıyorum, olay bu” diye ekledi.

Bulunduğu makam ve mevkiinin, böyle bir ayrımı yapmaya kendisini tecviz etmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim için imam hatipte okuyan da evladımdır, Galatasaray Lisesi’nde okuyan da evladımdır, Kabataş’ta okuyan da evladımdır, tüm Anadolu, Fen Lisesi, hepsinde okuyan evladımdır. Bu zaten aldığımız terbiyenin de gereğidir, öyle de yapmak durumundayız” sözlerine yer verdi.

“İNSANLIĞIN ÖNÜNDE BİR IŞIK VE HAKİKAT ARAYICISI OLMALISINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, şunları söyledi: “Türkiye, tek parti devrinin milletimizi topyekûn mankurtlaştırmayı hedef alan hastalıklı zihniyetinden kısmen de olsa eğer kurtulabilmişse, İmam Hatipliler etrafında yürütülen mücadele sayesindedir. Mensuplarını çatısı altıda buluşturan bu kurumun misyonunu ne kadar iyi anlarsak, sorumluluğumuzu o derece iyi idrak edebiliriz. Sizlerden beklenen sadece bu milletin değil, tüm ümmetin ve daha da ötesinde tüm insanlığın önünde bir ışık, bir rehber, bir hakikat arayıcısı olmanızdır. Üstadın deyimiyle bu, gerçekten çok büyük ve aynı zamanda ‘hor ve öksüz’ bir davadır. Üstlendiğimiz bu ağır imtihanı başarıyla sonuçlandırmak için, sonunda herhangi bir rütbe veya mal beklemeden, mükâfatı sadece Rabbimizden umarak her an, her gün, durup dinlenmeden çalışacağız.”

Bu kutlu dava yolunda verilen mücadelenin ve yapılan fedakârlıkların değerini asla unutmayacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençler bu okullarda okuyabilsin diye hayatlarını bu davaya adamış nice aksakallı büyüğün, İmam Hatip okullarından ayrılmayı reddettikleri için eğitim hayatları zorlaşan ve biten nice gencin ve onların ailelerinin fedakârlıkların hâlen hafızalarda olduğunu söyledi.

Konuşmasında; 20 yıl önce, Pınarhisar Cezaevi’nde olduğu için İmam Hatip lisesinden mezuniyet törenine katılamadığı oğlu Bilal Erdoğan ve arkadaşlarına yazdığı mektubu okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin 20 yılda nereden nereye geldiğini hep birlikte gördük. Bunun için geleceğimize de hep umutla bakmaya devam edeceğiz” diye ekledi.

“İMAM HATİP MESELESİ, EĞİTİM SİSTEMİ TARTIŞMASININ ÇOK ÖTESİNDE BİR ANLAMA SAHİP”

Türkiye’de İmam Hatip okulları meselesinin, basit bir okul ve eğitim sistemi tartışmasının çok ötesinde bir anlama sahip olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin inancı, değerleri, tarihi ve kültürüyle kavgalı olanların ilk önce imam hatipleri hedef almasının gerisindeki sebebi biz çok iyi biliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geldiği tek ziyaretinde ana muhalefet partisi lideri ile yaptıkları konuşmada ilgili siyasi parti liderinin İmam Hatip okullarında sadece Arapça, tefsir, fıkıh, hadis gibi mesleki derslerin verildiğini zannettiğinin ortaya çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de söz konusu parti liderine bu okullarda tarih, coğrafya, felsefe, matematik, fizik ve kimya derslerin de verildiğini anlattığını açıkladı. Başka bir siyasi parti liderinin Çamlıca Camii ile ilgili “Büyük Çamlıca’ya 60 bin kişilik caminin ne gereği var?” sözlerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hesabı kalk bir de Kanuni’ye sorsana? Bu hesabı kalk bir de Fatih’e sorsana?” ifadelerini kullandı.

“İMAM HATİPLERE SALDIRANLAR, MİLLETİMİZİN KÖKLERİNİ KURUTMAK İSTİYORDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, budanan bir ağacın, kökleri sağlam kaldığı sürece gelişmeye, büyümeye ve yeşermeye devam edeceğinin altını çizdi ve “Ağacı yok etmenin et etkili yolu, köklerini kurutmaktır. İmam Hatiplere saldıranlar, milletimizin köklerini kurutmak istiyorlar. Çünkü bu okullar tüm eksiklerine, tüm sıkıntılarına, aldığı tüm yaralara rağmen milletimizin kökleriyle gövdesi arasındaki bağı temsil ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bu okullardan mezun olduğu hâlde, “bu kadar imam hatibe ne gerek var” diyen zavallıların da olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen bunu diyeceğine, bu kadar okula ne gerek var desene; onu diyemez. Niye? Bizim ona da ihtiyacımız var, buna da ihtiyacımız var. Burada İmam Hatip okullarının işlevinin buradan mezun olmuş birisi olarak ne anlama geldiğinin farkında değil. Dolayısıyla biz burada ispatla mükellefiz ve buradaki başarının her yerde nasıl olacağını da bu zavallılara da göstermemiz lazım” diye konuştu.

28 Şubat döneminde İmam Hatiplerin orta bölümlerini tamamen kapatıp, lise bölümlerini de, üniversiteye geçişi imkânsız hâle getirerek öldürmeye çalışanların niyetinin, bu kökü kurutmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları ekledi: “Belki İmam Hatip binalarının kapılarına kilit vurdular, ama milletimizin gönlündeki ateşi söndüremediler. Bugün bin yıl sürecek denilen 28 Şubat zihniyetinden geriye pek bir şey kalmadı ama köklerini kurutmaya çalıştıkları medeniyet ağacımız çok daha gür şekilde yaşamaya devam ediyor. Çünkü onlar şunu bilmiyorlardı: Güç bizde zannediyorlardı. Hâlbuki, ‘la galibe illallah’, bunu bilmeleri lazım, galip olan sadece Allah’tır, bunu bilseydiler bunu söyleyemezlerdi. Ve hamdolsun, öyle de oldu.”

2002’de göreve geldiklerinde İmam Hatip okullarının orta bölümlerinin kapatıldığı için olmadığını, lise bölümlerinin sayısının 536, öğrenci sayısının ise 64 bin 500 olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaklaşık 1 milyon 300 bir öğrencisi ve 3 bin 444 okuluyla İmam Hatip liselerinin millî eğitim sistemindeki payının hâlâ oldukça mütevazı bir seviyede olduğunu ifade etti.

“İMAM HATİPLİ OLMAK, AYNI ZAMANDA DAVA ADAMI OLMAK DEMEKTİR”

Skordan ziyade kalite ve içeriğe önem verdiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Akif’in millete vasiyeti olan “Asım’ın Nesli” yetiştirebildikleri takdirde bu sayılarla dahi çok büyük neticeler elde etmelerinin mümkün olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz rükudan başka yerde eğilmeyecek başlar, gerektiğinde bir hilal uğruna batacak güneşler gibi bir nesli hazırlamamız lazım, bunun için çok çalışmamız lazım, bu yolda gayretlerimizi artırmamız lazım” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İmam Hatipli olmak demek, aynı zamanda dava adamı olmak veya buna talip olmak demektir. Dava adamı önce davasının ne olduğunu bilecek, öğrendiklerinden hareketle kendi nefsinden başlayarak ailesine, arkadaş çevresine, şehrine, ülkesine ve nihayet tüm âleme uzanan bir silsile içinde nerede durduğunun da farkında olacak. Bunun yanında, davasını hayatında da yaşayacak, en ufak bir savurulmada merkezi bırakıp başka yerlere kaçmayacak, çok önemli. İşte şu anda bakıyoruz bazı yerlerde, işte seçimlerde filan Allah selamet versin, hemen anında sendika değiştirmeler, şunlar-bunlar, filan-falan, herkes bir yere savrulmaya başladı. Bu, dava adamı olmak değil. Böyle olur mu? Şayet davamızı yaşamıyorsak, bu yöndeki gayretlerin neticeye ulaşması mümkün değildir.”

İmam Hatip okullarında öğrenilenlerin, ÖNDER gibi kuruluşların ikliminde sahip olunan değerlerin yaşandığı sürece millete ve ümmete hayırlı insanlar hâline gelinebileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aksi takdirde, ülkemizde ve dünyada milyonlarca örneğini gördüğümüz, söyledikleriyle yaşadıkları bir olmayan güruhun içinde kaybolup gideriz” ifadelerini kullandı.

Medeniyet davasının, el birliğiyle İmam Hatiplilerin öncülüğünde hep birlikte zirveye ulaştırılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  son dönemde en büyük medeniyet davasında omuz omuza olunması gerekirken bambaşka mecralara yönelenlerin olduğunu üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.

“MEDENİYET DAVAMIZDA ORTAYA KONAN YANLIŞ TAVIRLARIN HİÇBİR İZAHI OLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle davam etti: “Hatta bu kesim öyle bir savrulma yaşamış durumda ki, Cumhuriyet döneminde işte bu az önce ifade ettim, ülkemize kazandırdığımız en büyük cami olan Büyük Çamlıca Camii için dahi ‘gereksiz’ diyecek bir yere gelmiştir. Biz hayatımız boyunca siyasi rekabetle kadim davamız yolunda verdiğimiz mücadeleyi hep birbirinden ayrı tuttuk. Biz bu ülkede kimlerin camilerimizi ahır hâline dönüştürdüğünü gayet iyi biliriz. Sadece şuracıkta, şu Fatih sınırları içerisinde, sur içinde 400’e yakın mescit kapatılmıştır. Kim? İşte bu malum CHP tarafından. Ve bunların bir kısmını biz yeniden inşa ve ihyaya başladık. Bunları onlar yaptı, biliyoruz. Ama bunları kalkıp da 6 oka 7’nci bir ok ilave etmek suretiyle oradan bir şeyler kapanlar bunu söylemeye gayret ederse, kusura bakmasınlar, herhâlde milletim onlara da gereken dersi gerektiği yerde verecektir.”

Günlük siyasette farklı düşünmenin, farklı davranmanın, seçimlerde farklı saflarda yer almanın anlaşılabilir bir durum olduğunu belirterek, “Ama Büyük Çamlıca Camii başta olmak üzere doğrudan medeniyet davamızın sembolleriyle ilgili konularda ortaya konan yanlış tavırların hiçbir zaman izahı olmaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şekilde davrananların, tek parti devrinden beri mücadele ettiğimiz zihniyetle tamamen aynı kulvara girdikleri anlaşılıyor. Seçimlerde başlayan iş birliği öyle anlaşılıyor ki hızla hayatın tüm alanlarına yayılıyor. Rabbimden bu tür yanlış yollara sapanların akıllarını ve gönüllerini aydınlatmasını temenni ediyorum.”

ÖNDER çatısı altında hizmet edenlere şükranlarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını gerçekleştirilen genel kurulun hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak ve yeni yönetime başarılar dileyerek tamamladı.

FATİH BELEDİYESİ’Nİ ZİYARET

Programın ardından Fatih Belediyesi’ne geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Genel Seçimleri’nin ardından mazbatasını alarak göreve başlayan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ı ziyaret edip görevinde başarılar diledi. Ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da eşlik etti.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.