Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde 82 milyon hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ olarak hareket etmeliyiz” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde 82 milyon hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ olarak hareket etmeliyiz” için yorumlar kapalı 89195

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MEMUR-SEN Genel Merkez yeni hizmet binası açılışında yaptığı konuşmada, “Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde, siyasi görüş ayrılıklarımızı bir tarafa koyarak, 82 milyon hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ olarak hareket etmeliyiz. Vatandaşlarına ve kardeşlerine güven veren bir Türkiye için hep beraber elimizi taşın altına koymalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MEMUR-SEN (Memur Sendikaları Konfederasyonu) Genel Merkez yeni hizmet binası açılışını yaparak, “İşin Geleceği; Tehditler ve Fırsatlar” Konferansı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Açılışı yapılan yeni hizmet binasının MEMUR-SEN ailesine hayırlı olması temennisinde bulunan ve binanın yapımında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün sonra yapılacak MEMUR-SEN 6. Genel Kurulu’nun da sendika ve tüm kamu görevlileri için hayırlara vesile olmasını diledi.

“MEMUR-SEN MİSYONUNU LAYIKIYLA YERİNE GETİRMİŞTİR”

Sendikanın bugünlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkür edip, vefat eden sendika mensuplarına Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1995’te MEMUR-SEN’in kuruluşuna liderlik eden merhum Mehmet Akif İnan’ı rahmetle yâd ettiğini belirtti.

Şair, mütefekkir, muallim Akif İnan’ın sadece şiirleri ve fikirleriyle değil, aynı zamanda aksiyoner bir lider olarak da örnek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum İnan’ın; sendikayı, sadece memurların hak ve hukukunu savunan bir çatı olarak değil, millî bir diriliş hareketi ve evrensel bir özgürlük hareketi olarak da tasavvur ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun nazarında MEMUR-SEN ülkemizle beraber, dünyanın dört bir yanında hakları elinden alınan;  emekleri, alın terleri, kaynakları sömürülen; onca zenginliğin ortasında fakirliğe mahkûm edilen yüz milyonların da sesi, soluğu, nefesi olan bir müessesedir. Kuruluşundan itibaren MEMUR-SEN de, Akif İnan’ın tayin ettiği istikamet doğrultusunda misyonunu layıkıyla yerine getirmiştir” diye konuştu.

Türkiye’nin son yıllardaki tüm demokrasi hamlelerinde MEMUR-SEN’in, kritik rol oynadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle 28 Şubat’ta olduğu gibi demokrasinin askıya alındığı dönemlerde darbeleri meşrulaştırıcı görev üstlenen sendikal gelenekten Türkiye’nin kurtarılmasında MEMUR-SEN’in ciddi katkısının olduğunu kaydetti.

“MİLLÎ İRADENİN YANINDA SAF TUTAN MEMUR-SEN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ BİR KAZANIM”

“Sırtını vesayet odaklarına dayayan sendika ağalarının siyasetçilere ayar verdiği o kötü günler, hamdolsun sizlerin desteğiyle artık geride kalmıştır. Türkiye’de ideolojik sendikacılığın yerini, temel hedefi emekçilerin hak ve imkânlarını güçlendirmek olan yeni bir sendikal anlayış almıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği sürecine destek veren, Kudüs’ün hakkını savunan, ihtiyaç sahiplerine el uzatan, kritik dönemlerde vesayetçiler yerine millî iradenin yanında saf tutan MEMUR-SEN’in Türkiye için önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi.

MEMUR-SEN’e; çalışanların haklarını savunmada gösterdiği gayret, millî iradenin, demokrasinin, insan hak ve hürriyetlerinin yerleşmesine verdikleri destek için şükranlarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, MEMUR-SEN’in her türlü vesayete karşı yürüttüğü mücadeleyi takdirle karşıladıklarını, sendikanın bu özgür ve özgün tavrının önümüzdeki dönemde güçlenerek devam edeceğine inandığını belirtti.

31 Mart seçimlerinden sonra bazı belediyelerdeki gelişmeler ve bulundukları yerde mücadelelerini kararlı bir şekilde sürdüremeyenler sebebiyle MEMUR-SEN camiasının rahatsızlık duymaması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, MEMUR-SEN camiasının bu seçimler sebebiyle ortaya çıkan tabloda bulundukları yerlerde dimdik duracaklarına inandığını söyledi. Belediyelerde bazılarının makamından alınabileceğini; ancak memuriyetten atılamayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 657 numaralı ilgili yasanın memuru güçlü bir şekilde koruma altına aldığını, bu yollara tevessül edenler karşısında, memurların arkasında MEMUR-SEN camiasının bulunduğunu ifade etti.

“HİÇBİR ZAMAN YAPILACAK ZULÜMLERE SEYİRCİ OLMAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şu açıklamaları yaptı: “Ve yine şunu bilmeniz lazım ki; bu ülkede şu anda bir hükûmet var, biz hiçbir zaman yapılacak bu zulümlere tribünden seyirci olmayız, yapılması gereken neyse onu da yaparız. Onun için de bütün yargı ve yürütme mekanizmalarını her hâlükârda başta MEMUR-SEN olmak üzere yürütmek durumundayız. Ben yürütmenin başıyım, yasamanın başı ise şu anda yine genel başkanı olduğum partimin bir mensubu olan arkadaşım, o da yasamanın başıdır. Bütün bu imkânlarımızla, eğer bir zulüm varsa bu zulmün karşısında durmak bizim için en önemli görevdir. Ama MEMUR-SEN camiası mensupları yerlerinde dimdik durmalı ve kendilerine, ‘hadi bakalım sendikanı değiştir, şuraya geç’ diyenlere karşı da o dik duruşuyla diklenmeden yerini korumalıdır.”

Uluslararası Çalışma Konferansı İLO’nun Haziran’da Cenevre’de düzenlenecek 100’üncü Yıl Zirvesi’ne, programının elvermesi durumunda katılmayı arzu ettiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zirveye hazırlık mahiyetinde gördüğü “İşin Geleceği; Tehditler ve Fırsatlar” konferansının başarılı geçmesi temennisinde bulundu ve konferansa katkıda bulunacaklara teşekkür etti.

Dünyanın 107 farklı ülkesinden konferansa iştirak eden katılımcıların konferans vesilesiyle yapacakları fikir teatisinin yanı sıra Türkiye’yi ilk elden tanıma fırsatı, Türk milletini, milletin demokrasi mücadelesini daha yakından görme imkânı bulacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tecrübenin konferansta konuşulacak başlıklar kadar değerli ve önemli olduğunu kaydetti.

“TÜRKİYE SON YILLARDA, ULUSLARARASI BOYUTU DA OLAN, ÇOK YÖNLÜ BİR KARALAMA KAMPANYASINA MARUZ KALDI”

Türkiye’nin son yıllarda, uluslararası boyutu da olan, çok yönlü bir karalama kampanyasına maruz kaldığına; Batı dünyasının belli kesimlerinin, medya organları aracılığıyla Türkiye ekonomisini çökmüş bir vaziyette gösterme gayreti içine girdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne yaparsanız yapın, hangi başlıkları atarsanız atın, Türkiye dimdik ayaktadır, güçlenerek de yoluna devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu medyaya artık biz alıştık, bu paçavralara artık alıştık, bunları biz yutmuyoruz. Her zaman bunlar bu başlıklarını atacaklardır, ama biz yolumuza dimdik durarak devam edeceğiz. ‘Financial Times böyle yazmış’; sen ne yazarsan yaz, benim ülkemin durumu ortada. Alışacaklar, Türkiye’nin gücünü de kabullenecekler. Bunlar ilk defa bu başlıkları atmıyor ki, her zaman bu başlıkları attılar, bundan sonra da atacaklar, bunları da biz iyi bileceğiz. Bunlar yeri gelir bakarsanız madalya verirler, dağıtırlar, yeri gelir bu tür başlıklar atarlar. Şu anda ülkemizdeki durum ortadadır ve güçlü bir şekilde güçlenerek yoluna devam etmektedir.”

Türkiye aleyhine yürütülen bu kampanyanın asıl sebebinin; Suriye, Filistin, Yemen ve Mısır meselelerindeki ilkeli duruşlarının ve yükselen İslam düşmanlığı konusundaki duyarlılıklarının olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel adaletsizlikler konusunda biz sesimizi yükselttikçe, saldırıların da dozu artıyor. Biz terörle mücadele ve mülteciler meselesindeki çifte standarda dikkat çektikçe, aleyhimizdeki haberlerin sayısı daha da katlanıyor” ifadelerine yer verdi.

“ELİMİZDEKİ BİR TAS ÇORBAYI MÜLTECİ KARDEŞLERİMİZLE PAYLAŞARAK YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Türkiye aleyhine yayın yapan ilgili medya organına, “4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’yi sen tanıdın mı? Acaba senin ülkende şu anda ne kadar mülteci var? Hadi bir de onu haber yap bakalım” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 4 milyon mülteciye ev sahipliği yaparken kimsenin doğru dürüst ciddi desteği olmadan 35 milyar dolar harcadığını hatırlattı.

Herhangi bir yerden destek gelmesi beklentisine kapılmadan mültecilere ev sahipliği yapılacağını dile getirerek, “Biz eğer elimizde bir tas çorbamız varsa, o bir tas çorbayı o mülteci kardeşlerimizle paylaşarak yolumuza devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Her ne kadar Türkiye’nin ana muhalefetinin başındaki ‘ben Suriyelileri tekrar ülkesine göndereceğim’ demişse, Bolu’daki seçilmiş olan bir Belediye Başkanı oradaki Suriyelilere ‘ben bunlara bir tas çorba vermem, buradan gönderirim’ demişse de, biz onları da onların eline bırakmadan hükûmet olarak valiliklerimiz kanalıyla aynen yedirmeye, içirmeye, giydirmeye devam edeceğiz. Çünkü biz ensar olmaya talibiz, muhacirleri yolun ortasında asla bırakmayız.”

“TÜRKİYE’NİN, TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI YÜRÜTTÜĞÜ MEŞRU MÜCADELEYİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimiz iradesine, bağımsızlığına, hak ve özgürlüklerine sahip çıktıkça, eski alışkanlıklarını devam ettirmek isteyenlerin rahatsızlığı derinleşiyor. Her ikisi de azılı birer terör örgütü olan PKK’lı ve FETÖ’cü unsurların öncülük ettiği bu iftira furyasına, ne yazık ki ülkemiz içindeki kimi sendikalar da lojistik destek sağlıyor. Uluslararası kuruluşlara mektuplar yazarak, asılsız iddiaları gündeme getirerek ülkemize itibar suikastı yapıyorlar. Böylece Türkiye’nin, PKK ve FETÖ gibi eli kanlı terör örgütlerine karşı yürüttüğü meşru mücadeleyi engellemeye çalışıyorlar. Elbette dünyanın hemen her ülkesinde ideolojik bağnazlıkla hareket eden marjinal yapılar bulunur. Bunların mevcut tüm iletişim imkânlarını propagandalarına alet etmesi de gayet tabiidir. Burada asıl sorgulanması gereken, bu iftiraların uluslararası sendikal kuruluşlar nezdinde alıcı bulmasıdır, bizi bu rahatsız eder. Üzerinde asıl durulması gereken, örgütlü yalanın hakikati perdelemesine göz yumulmasıdır.”

Kendilerini; birkaç marjinalin iftirasının değil; hiçbir araştırma yapılmadan, iddialar teyit edilmeden, işin aslı muhataplarına sorulmadan Türkiye karşıtı her türlü habere, her türlü propagandaya prim verilmesinin rahatsız ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi rencide eden, masumiyet karinesinin, ülkemiz söz konusu olduğunda hemen rafa kaldırılmasıdır” diye ekledi.

Kimseden ayrıcalık ve iltimas beklemediklerinin, muhataplarından sadece ilkeli, tutarlı ve hakkaniyetli davranmalarını istediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemizle ilgili meselelerin önyargılara kurban edilmek yerine; vicdan, akıl ve adalet terazisinde tartılarak karara bağlanmasını arzu ediyoruz. Özellikle bugün aramızda bulunan uluslararası kuruluşların temsilcileri olan misafirlerimizden, bilgi kaynaklarını çeşitlendirerek, hakkaniyeti elden bırakmamalarını rica ediyorum” şeklinde konuştu.

“31 MART SEÇİMLERİ DEMOKRASİ ŞÖLENİ HAVASIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

Konuşmasında 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne de değinerek, seçim maratonunun başarıyla tamamlandığını ve demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye’de, seçimin demokrasi şöleni havasıyla gerçekleştirildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bir takım tartışmalar, bir takım görüş farklılıkları olmuştur. Ama bu durum, demokrasimizin bir kez daha başarıyla işlediği gerçeğinin teslimine engel değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Seçime katılma oranının yüzde 85 civarında olduğunu hatırlatarak, gerek katılım oranının yüksekliğinin, gerek seçim sonuçlarının Türkiye demokrasisinin kalitesini daha da artırdığına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasiye verilen bu güçlü desteğin; Türkiye’nin istikbali, millî iradenin perçinlenmesi adına tarihî bir kazanım olduğunu ifade etti.

Son altı yılda Türkiye’nin; Gezi olayları, 17-25 Aralık girişimi ve çukur eylemleri gibi pek çok saldırıya, provokasyona, anti-demokratik girişime muhatap olduğunu, 2016’da 15 Temmuz darbe teşebbüsüne maruz kaldığını, geçen yıl Ağustos ayında ise finans sistemi üzerinden ekonomik bir saldırıyla karşılaştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son beş yılda yedi kez sandığa gidildiğine işaret etti.

“TÜRKİYE’NİN BEKASI, VATANDAŞLARIMIZIN BİRLİK VE BERABERLİĞİ HER TÜRLÜ POLİTİK HESABIN ÜSTÜNDEDİR”

Hiçbir zaman seçim ekonomisine tevessül etmediklerini; ancak seçimlerin ülke ekonomisinde ağır bir yük oluşturduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim atmosferinde yükselen siyasi rekabet, toplumumuzun hem sosyolojisinde, hem ekonomisinde gerilimlere sebep olmaktadır. Hamdolsun milletimiz sandıkların kapanmasıyla beraber bu dönemi geride bırakmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Seçim döneminde yaşanan tartışmalar artık sona ermiş, herkes günlük hayatına yönelmiş; evine, işine, gücüne yoğunlaşmıştır. Seçim kanunumuz çerçevesinde yapılan hak arama mücadeleleri, demokrasinin bir imkânıdır, aynı zamanda bir gereğidir. Dolayısıyla kimse hak arama mücadelesine girdi diye bu hak arama mücadelesini verenleri kalkıp da burada hakaretle eleştirme yoluna gidemez. Geçmişimizden bugüne her türlü siyasi parti bu tür yollara başvurmuştur, bu tür hak arama mücadelesini vermiştir. Son nokta konulana kadar da bunun takipçisi olmuşlardır. Ama olay partime gelince niye rahatsız oluyorsunuz? Biz de sonuna kadar bu mücadelemizi vereceğiz. Yüksek Seçim Kurulu noktayı koyduğu zaman bizim için de mesele bitmiştir, ondan sonra yola devam. Seçim sürecindeki ve sonrasındaki tartışmaların, millî çıkarlarımızın ve hassasiyetlerimizin önüne geçmesine asla izin vermedik, vermeyeceğiz. Siyaset, milletin maslahatını kendi menfaatinin önüne koymayı gerektirir. Türkiye’nin bekası, vatandaşlarımızın birlik ve beraberliği her türlü politik hesabın üstündedir. Özellikle içinde bulunduğumuz hassas dönemde siyasetçilerin sorumluluk duygusuyla hareket etmesi önem arz ediyor. İnşallah böyle bir döneme girdiğimize inanıyorum.”

“SİYASET YELPAZESİNDEKİ HERKESLE TÜRKİYE ORTAK PAYDASINDA BULUŞMANIN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Türkiye’nin önünde 4,5 yıllık kesintisiz bir icraat döneminin bulunduğuna işaret ederek, 82 milyon olarak bu dönemin en verimli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim tartışmalarının geride bırakılarak, ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere Türkiye’nin asıl gündemine odaklanılmasının şart olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dönem kızgın demiri soğutma, musafahalaşma, kucaklaşma, birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir. Önümüzdeki 4,5 yıllık süreçte gayemiz, milletimizin refahını artırmak, güvenlik ve özgürlük dengesini koruyarak devletimizin bekasına yönelik tehditleri bertaraf ederek, Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmaktır” sözlerine yer verdi.

Terörle mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken, ülkenin ihtiyacı olan yapısal reformları da hayata geçirmeye devam edeceklerini, savunma sanayii, ihracat ve turizmde yakaladıkları ivmeyi, diğer alanlarda da gerçekleştireceklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden siyaset yelpazesindeki herkesle Türkiye ortak paydasında buluşmanın mücadelesini verdiklerini belirtti.

“VATANDAŞLARINA VE KARDEŞLERİNE GÜVEN VEREN BİR TÜRKİYE İÇİN, HEP BERABER ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Nasıl İstiklal Harbimizi el birliği içinde zafere taşımışsak, nasıl PKK’lı hainlerin tepesine yurt içinde ve yurt dışında yumruk gibi inmişsek, nasıl 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklara meydanları dar etmişsek, bugün de aynı dayanışmayı sergilemeye ihtiyacımız bulunuyor. Gerek Suriye’nin kuzeyindeki terör bataklıklarının kurutulması, gerekse ekonomimizin tekrar büyüme trendine girmesi için toplumumuzun tüm kesimlerinin üzerine düşen görevler var. Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde, siyasi görüş ayrılıklarımızı bir tarafa koyarak, 82 milyon hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ olarak hakaret etmeliyiz. Vatandaşlarına ve kardeşlerine güven veren bir Türkiye için, hep beraber elimizi taşın altına koymalıyız. Gençlerimizin, memurlarımızın, çiftçi, sanayici, esnaflarımızın sorunlarını çözmek ancak bu şekilde mümkün olacaktır.”

Herkesin bu yönde çaba göstereceğine inandığını ve MEMUR-SEN’den bu süreçte çok büyük gayret ve fedakârlık beklediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını; yeni hizmet binasının hayırlı olması, düzenlenen konferansın verimli ve bereketli, MEMUR-SEN 6. Olağan Genel Kurulu’nun başarılı geçmesi temennisiyle tamamladı.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara -MEMUR-SEN Genel Merkez yeni hizmet binası açılış töreni

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.