Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Tüm Müslümanlar merhum Mursi’yi son nefesine kadar yürüttüğü onurlu mücadeleyle hatırlayacak” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Tüm Müslümanlar merhum Mursi’yi son nefesine kadar yürüttüğü onurlu mücadeleyle hatırlayacak” için yorumlar kapalı 88425

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “94 Ruhuyla Cihannüma ve Kadim Dostlar Buluşması” programında yaptığı konuşmada, eski Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’nin vefatıyla ilgili olarak, “Biz ve tüm Müslümanlar merhum Mursi’yi son nefesine kadar yürüttüğü onurlu mücadeleyle hatırlayacak. Bizim gözümüzde kendisi, inandığı dava uğrunda verdiği mücadele sırasında hayatını kaybeden bir şehittir. Tarih, onu cezaevine atıp idamla tehdit edenleri ve şehadetine yol açan zalimleri asla unutmayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “94 Ruhuyla Cihannüma ve Kadim Dostlar Buluşması”na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, 2013 Temmuz’unda kanlı bir darbeyle devrilerek cuntacılar tarafından hapse atılan eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin vefatını üzüntüyle öğrendiğini ifade ederek, Muhammed Mursi’nin Müslüman Kardeşler Hareketi içinde yürüttüğü demokratik mücadele ile öne çıktığını söyledi.

“MURSİ, İNANDIĞI DAVA UĞRUNA HAYATINI KAYBEDEN BİR ŞEHİTTİR”

Merhum Muhammed Mursi ile yakın dostlukları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbe mahkemelerinde yargılanan ve idam cezasına çarptırılan merhum Mursi’nin yine bir mahkeme salonunda son nefesini vermiş olması, adeta kendisine ve halkına yıllardır yapılan zulmün bir sembolüdür. Zalimler, mazlumların canlarına kastedebilir hatta onları öldürmek suretiyle şehadete yürümesine vesile olabilirler. Fakat verdikleri mücadelenin izzetine asla halel getiremezler” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Mursi’nin son nefesine kadar yürüttüğü onurlu mücadele ile hatırlanacağına vurgu yaparak, “Bizim zalimlerle bu noktada hele hele kardeşlik seviyesinde farklı dayanışmamızın olduğu bir kardeşimiz Mursi’nin adeta katili durumunda olan kişi ile bir araya gelmemiz mümkün değildi. Bugüne kadar da gelmedik. Bizim gözümüzde Mursi, inandığı dava uğruna verdiği mücadele sırasında hayatını kaybeden bir şehittir. Tarih, onu cezaevine atıp, idamla tehdit edenleri ve şehadetine yol açan zalimleri asla unutmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhammed Mursi’ye Allah’tan rahmet, ailesine, Mısır halkına ve tüm sevenlerine baş sağlığı dileyerek, Fatiha okudu.

“1994 SENESİ SİYASİ TARİHİMİZİN EN ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR”

Konuşmasının devamında, Cihannüma ailesiyle beraber olmaktan duyduğu bahtiyarlığı dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü toplantının temasının 94 ruhuyla büyük buluşma olarak belirlenmesinin da son derece manidar olduğunu kaydetti.

1994 senesinin siyasi tarihlerinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizdeki hukuk, adalet, özgürlük ve demokrasi mücadelesi açısından 1950 seçimleri ne kadar önemliyse, 1994 seçimlerinde yakalanan başarı da aynı şekilde önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994 mahalli idareler seçimlerinde ilk defa İstanbul ve Ankara’nın yanı sıra, 6’sı büyükşehir, toplam 28 ilin belediye başkanlığını kazandıklarını anımsatarak, o dönem maruz kaldıkları zorlukları, karşılaştıkları sıkıntıları anlatarak, her türlü zorluğa, yokluğa ve imkansızlığa rağmen yollarında dönmediklerini anlattı.

“SİYASİ GÖRÜŞÜ, ETNİK KÖKENİ, İNANCI, MEZHEBİ NE OLURSA OLSUN HİÇ KİMSEYE ÖN YARGILI BAKMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimseyi dışlamadık, hiç kimseyi ötekileştirmedik. Dış görüşünü, siyasi görüşü, etnik kökeni, inanıcı, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun hiç kimseye önyargılı bakmadık, zira yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdik. Fatih insanımıza nasıl ulaşmaya çalışıyorsak, Kadıköy’deki, Beyoğlu’nun arka sokaklarındaki kardeşlerimize de mesajlarımızı ulaştırmaya, projelerimizi anlatmaya çalıştık. İstanbul’un dışlanmış semtlerinden başlayarak girilmedik hane, kapısı çalınmadık ev, eli sıkılmadık esnaf bırakmadık” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994 seçim çalışmalarını anlatarak, “Milletimiz tıpkı 1950’de merhum Menderes’i, 1983’te merhum Özal’ı sahiplendiği gibi 1994’te de hareketimizi sahiplenmiş, bizi bağrına basmıştır. Anneler avuçlarımıza sadece kolundan çıkardığı bileziğini değil, aynı zamanda canından aziz bildiği 7-8 yaşındaki o kız çocuğunun da istikbalini, hayallerini, umutlarını avuçlarımıza bırakmıştır” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak 4,5 yıl görev yaptığını ve bu sürede milletin emanetini yere düşürmediğini, gözünü rant bürümüş menfaatperestlerin, garip-gurebanın, fakir-fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin, öksüzün hakkına el uzatmasına asla müsaade etmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber Efendimizin Aleyhissalatu Vesselam övgüsüyle şereflenmiş Fatih’in ve şehitlerimizin emaneti olan bu aziz şehre olması gerektiği gibi sahip çıkmanın, layık olduğu şekilde hizmet etmenin çabasını güttük. Bahanelerin ardına saklanma kolaycılığına kaçmadan, milletimize olan taahhütlerimizi tek tek gerçeğe dönüştürdük” diye konuştu.

“İDEOLOJİK BELEDİYECİLİĞİN YERİNİ, HERKESİ KUCAKLAYAN KUŞATICI BİR ANLAYIŞ ALDI”

Millete tepeden bakan, milleti hor, hakir gören, “gerici, yobaz, takunyalı” diyerek sürekli insanları aşağılayan ideolojik belediyeciliğin yerini, hiçbir ayrım yapmadan herkesi kucaklayan kuşatıcı bir anlayışın aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi herkesi kucaklamak için geliyorum diyen kişi, Ordu’da bu milletin, bu devletin Valisine ne diyor? İt diyor. Bu nasıl kucaklama ya? Sen her şeyden önce bu devletin Valisine tahammül edemiyorsun ve ona kalkıp bu ifadeyi kullanıyorsun ve sen İstanbul gibi bir şehre belediye başkanı olmak için yola çıkıyorsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir kişi benim milletimden, başta Ordu Valimiz olmak üzere özür dilemedikçe, bir defa böyle bir adaylığa bırakın layık olmak, böyle bir makama gelemez. Bir defa, bu makamda bulunanların her şeyden önce edeple bu makama gelmesi lazım. Ondan sonra bu milletin polislerine şerefsizler ifadesini kullanan bir güruhun da yanında olduğunu düşünün, bu da işin bir değer yanı” sözlerini dile getirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AK Parti iktidarları döneminde İstanbul’a yapılan yatırım ve hizmetlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1994’ten önce yolsuzlukla, yoksulluk, yasaklarla anılan bir İstanbul vardı, hamdolsun bugün geleceğine güvenle bakan bir İstanbul var. 1994’ten önce çöple, çamurla, çukurla gündeme gelen bir İstanbul vardı, bugün Marmaray’la, Avrasya Tüneliyle, Yavuz Sultan Selim Köprüsüyle, dünyanın en büyüklerinden olan İstanbul Havalimanıyla gündeme gelen bir İstanbul var. İnşallah bu kalkınma hamlesini Binali Bey kardeşimin şehreminiliğinde 23 Haziran seçimlerinden sonra devam ettireceğiz” dedi.

Büyük ve güçlü Türkiye hedeflerine ulaştırabilmek için önlerindeki imtihanları alınlarının akıyla vermek zorunda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart tarihinden bu yana şahit olduğumuz hadiseler, hoyratlıklar, pervasızlıklar, ülkemizi ve İstanbul’u ne tür bir felaketin beklediğini ortaya koymuştur” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP’nin adayı ve onu parlatan lobiler 18 gün süreyle işgal ettikleri koltuğu İstanbul’un 25 yıllık kazanımları yanında tüm geçmişiyle hesaplaşmanın aracı hâline dönüştürmenin gayreti içine düşmüşlerdir. Belediyenin verilerinin nereye aktarılacağı belli olmayan bir şekilde kopyalanmaya çalışılmasından gönüllü kuruluşlarımıza yapılan yardımlara kadar her konuda bir hesaplaşma, adeta bir öç alma siyaseti güdülmüştür.”

“BİZLER ÇIKARLARIN BİRARAYA GETİRDİĞİ DEĞİL, ORTAK İDEALLERİN BULUŞTURDUĞU İNSANLARIZ”

“Kardeşlerim, aziz dostlar; bizler tesadüflerin, çıkarların biraraya getirdiği değil, ortak hayallerin, ortak hedeflerin, ortak ideallerin buluşturduğu insanlarız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hatalarını, yanlışlarını birbirlerinin yüzlerine cesaretle söylemekten çekinmemeleri gerektiğini, mücadelelerini de yekvücut olarak devam ettirmeleri gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kişilere kırgınlık olabileceğini ancak davaya kırgınlığın asla olmayacağının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un anahtarını bu şehrin kıymetini bilecek, bu şehre hizmet etmeyi en büyük şeref addedecek emin ve ehil bir el olan Binali kardeşimize teslim edeceğiz” diye konuştu.

“GÜN, FİTNEYİ BÜYÜTME GÜNÜ DEĞİL, BİR VE BERABER OLMA GÜNÜDÜR”

Tüm İstanbullulara ve dava kardeşlerine önemli bir çağrıda bulunmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Dönem, İstanbul’un maslahatını, milletin menfaatini, ülkenin bekasını, her türlü küskünlüğün, kızgınlığın önüne koyma dönemidir. Gün, fitneyi büyütme, kırgınlıkları derinleştirme günü değil, bir olma, beraber olma, kenetlenme, safları sıklaştırma günüdür. İstanbul’u istikbali karşımdaki bu kadronun omuzlarındadır. Türkiye’nin aydınlık geleciği her birinizin vereceği mücadeleye bağlıdır. Unutmayalım ki, son pişmanlık fayda veremez. Keşke dememek, eyvah dememek, ömür boyu yüreğimizi yakacak bir nedamet duygusu yaşamamak için, önümüzde sadece bugünü saymazsak 5 günümüz var. Buradaki her bir dava arkadaşımızın sorumluluğunun bilinciyle hareket edeceğine inanıyorum.”

Cihannüma Derneğinin çalışmalarında muvaffakiyetler dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta merhum Profesör Doktor Necmettin Erbakan Hocamız olmak üzere davamızın bugünlere ulaşmasında emeği, katkısı, alın teri olan herkese hürmetlerimi yâd ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 20 yıl önce bir trafik kazısında hayatını kaybeden millî gençliğin önderliğinden Adnan Demirtürk ile yine bir trafik kazasında vefat eden Ali Soylu’yu yâd ederek, Allah’tan rahmet diledi.

MEHMET ALİ SETENCİOĞLU -ENERJİ PETROL MEDYA CEO

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi toplantısında konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi toplantısında konuştu için yorumlar kapalı 211351

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevrim içi katıldığı G20 Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan trajedi, artık insanlığın tahammül sınırlarını aşmıştır. Bakınız iki gün önce, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günüydü. Yedi bine yakın masum Filistinli çocuk maalesef bugünü göremedi” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’ne çevrim içi katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

Yeni Delhi zirvesinin ardından liderleri tekrar bir araya getiren Hindistan Başbakanı Modi’ye teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son zirvenin, G20’nin küresel meselelerin çözümündeki öncü rolünü bir kez daha teyit ettiğini kaydetti.

Hindistan’ın Uttarakhand Eyaleti’nde yaşanan tünel kazası dolayısıyla üzüntülerini de dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

Türkiye’nin de güçlü destek verdiği Afrika Birliği’nin daimi üyeliğe kabulü ile G20’nin nüfuz alanın daha da arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutsal kitapları hedef alan saldırıların da G20 Bildirgesi’nde kınanmasını son derece isabetli bulduklarını belirtti.

Yeni Delhi sonrasında takibini yapacakları unsurlardan birinin de çok taraflı kalkınma bankalarının geliştirilmesi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Küresel büyüme, finansman koşullarındaki daralma, jeopolitik gerilimler, uluslararası ticarette artan korumacı eğilimler, iklim değişikliği ve çevre sorunları gibi bir dizi faktörün etkisiyle yavaşlamaya başlamıştır. G20’nin, bu alanda lokomotif rol üstlenmesi gerektiğine inanıyorum. Kalkınmanın temel unsurlarından biri de, toplumun tüm bireylerinin, bu mücadelenin parçası hâline getirilmesidir. Bu anlayışla, biliyorsunuz 2015 dönem başkanlığımız sırasında Kadın 20 Grubu’nun kurulmasına liderlik ettik. Yeni tesis ettiğimiz Kadının Güçlendirilmesi Çalışma Grubu’yla Antalya’da attığımız bu adımı daha da güçlendirmiş oluyoruz.”

“GAZZE’DE AÇIKÇA SAVAŞ SUÇU VE İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLENMEKTEDİR”

Yeni Delhi zirvesinden sonra bu yana karşılaşılan küresel meydan okumaların, çeşitlendiği ve çetrefilleştiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok taraflı sistemin etkinliği her geçen gün daha çok sorgulandığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Ukrayna’daki savaş devam ederken, 7 Ekim’de bir başka krize uyandık. Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan trajedi, artık insanlığın tahammül sınırlarını aşmıştır. Bakınız iki gün önce, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günüydü. Yedi bine yakın masum Filistinli çocuk maalesef bugünü göremedi. Çünkü İsrail yönetimi, bu çocukların en temel hakkı olan yaşama hakkını onların elinden aldı. Sularını, elektriklerini, gıdalarını, yakıtlarını keserek onları ölüme mahkûm etti. Filistinlileri kendi yurtlarından göçe zorladı; ölümden kaçmak için son bir umutla sığındıkları hastaneleri, okulları, kampları, ibadethaneleri, kiliseleri acımasızca bombaladı. Hatta bugüne kadar varlığını hep inkâr ettikleri nükleer bomba kullanma tehdidinde bulundu. Elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceği gibi; bu yaşananların hiçbiri kendini savunma hakkıyla açıklanamaz. Burada açıkça savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlenmektedir. Bu suçları işleyenler, insanlığın vicdanıyla birlikte uluslararası hukuka da muhakkak hesap vermelidir.”

Kendilerinin hiçbir şekilde sivillere yönelik eylemleri mazur ve meşru görmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevrim içi zirveye katılan tüm liderleri İsrailli-Filistinli, Yahudi-Müslüman-Hristiyan diye ayırmadan sivil ölümlerine karşı aynı tepkiyi vermeye davet etti. Dört günlük insani fasıla ilanı ve sınırlı sayıda da olsa rehine ve tutukluların takası konusunda mutabakata varılmasını, olumlu bir gelişme olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adımın, önceliğimiz olan ve bir an evvel tesis edilmesini beklediğimiz kalıcı ateşkese ve barışa vesile olmasını temenni ediyorum” ifadesini kullandı.

“YENİ GÜVENLİK MİMARİSİNDE BAŞKA ÜLKELERLE BİRLİKTE SORUMLULUK ÜSTLENMEYE HAZIRIZ”

“Ateşkesin tesisi ve rehinelerin takasıyla ilgili görüşmeleri yakından takip ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son gelişmelerle birlikte, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, İsrail’le yan yana barış içinde yaşayacak bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasının önemini hep birlikte tekrar gördük” dedi.

Liderleri, iki devletli çözümün en kısa sürede tesisi için de inisiyatif almaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Türkiye olarak, garantörlük dahil tesis edilmesi gereken yeni güvenlik mimarisinde başka ülkelerle birlikte sorumluluk üstlenmeye hazırız” ifadesini kullandı.

Bölgeye yönelik insani yardımlarını devam ettirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar, Mısırlı kardeşlerimizle iş birliği içinde, 11 uçak ve bir sivil gemi dolusu 666 bin ton yardım malzemesini El Ariş’e sevk ettik. Kanser hastaları ve çocuklar başta olmak üzere, yaralıların Türkiye’ye intikalini sağlayarak tedavilerini devam ettiriyoruz. Siz dostlarımı insani ve tıbbi yardımların kesintisiz temini ve Gazze’ye ulaştırılması konusunda da gereken adımları atmaya davet ediyorum” dedi.

Sözlerinin sonunda toplantıya ev sahipliği yapan Hindistan’a bir kez daha teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Aralık itibarıyla G20 Dönem Başkanlığı’nı devralacak Brezilya’ya da başarılar diledi.

“Cezayirli kardeşlerimizin Türkiye’deki yatırımlarını artırmaları için gerekli kolaylıkları sağlamayı sürdüreceğiz” “Cezayirli kardeşlerimizin Türkiye’deki yatırımlarını artırmaları için gerekli kolaylıkları sağlamayı sürdüreceğiz” için yorumlar kapalı 234575

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir-Türkiye İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Türk iş insanlarının Cezayir’deki iş birliği imkânlarını ve yeni fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye devam edeceklerine inanıyorum. Ülkemizdeki Cezayir yatırımlarından da memnuniyet duyuyoruz. Cezayirli kardeşlerimizin Türkiye’deki yatırımlarını artırmaları için de gerekli kolaylıkları sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyarette bulunduğu Cezayir’de, Cezayir-Türkiye İş Forumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir-Türkiye İş Forumu’ndaki konuşmasında, 2020 yılındaki son ziyaretinin ardından dost ve kardeş ülke Cezayir’de bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ikinci toplantısını icra ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’la bu mekanizmanın bundan sonra Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey olarak devam etmesini kararlaştırdıklarını kaydetti.

“CEZAYİR İLE TİCARET HACMİMİZ GEÇTİĞİMİZ SENE 5,3 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde ülkeleri arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri ayrıntılı biçimde ele aldıklarını ve toplam 13 anlaşmaya imza attıklarını aktararak, “Ortak bildirimizde iş birliğine dair gayretlerimizi Türkiye’nin, Cezayir’in ve bölgenin refah ve huzuruna katkı sağlayacak şekilde arttırma irademizi vurguladık. Son dönemde hızlanan temaslar ve ziyaretler münasebetlerimize önemli ivme kazandırıyor” dedi.

Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’la birlikte sahip oldukları karşılıklı iradenin meyvelerini başta ticaret ve ekonomi olmak üzere her alanda gördüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene, bir önceki yıla göre yüzde 27 artışla rekor seviye olan 5,3 milyar dolara yükseldi. Artış eğilimi bu sene de devam ediyor. 2023’ün ilk on ayında ticaret hacmimiz, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19’luk yükselişle 5 milyar dolara ulaştı. İnşallah sene sonunda 6 milyar dolar bandını yakalamış olacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İşbirliği Konseyi’nin geçen yıl Ankara’da yapılan ilk toplantısında çıtayı daha da yukarı çekerek 10 milyar dolar hedefini belirlediklerini hatırlatarak, “Sizlerin de değerli katkılarıyla bu noktaya en kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Cezayir’de iş birliği imkânlarını fark eden yatırımcılarımız, ülkelerimiz arasında yeni ve sağlam köprüler inşa etmeyi sürdürüyor. Bizler de kendilerine yardımcı olmaya devam edeceğiz. Cezayir’de faaliyet gösteren bin 400 civarında Türk ortaklı firma, yaklaşık 5 bin Cezayirli kardeşimize istihdam sağlamaktadır. Firmalarımız, konut ve altyapı, demir-çelik, tekstil, petrokimya ve ilaç sanayinin aralarında bulunduğu geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Tüm bu alanlarda örnek işlere imza atan ve Cezayirli kardeşlerinin de takdirini kazanan şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de şirketlerin, iş insanlarının, yatırımcıların önünü açtıklarını ve işlerini kolaylaştırdıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki lider olarak iş dünyasının karşılaştığı sorunların çözümü için de ellerinden geleni yaptıklarını ifade ederek, şirketlerin yoğun olarak faaliyet gösterdikleri ve vatandaşların da çoğunlukla ikamet ettiği Oran şehrinde başkonsolosluk açarak, daha kolay ve etkin biçimde konsolosluk hizmeti almalarını temin ettiklerini söyledi.

“TÜRKİYE, CEZAYİR’DE PETROL VE DOĞAL GAZ HARİCİ EN ÇOK YATIRIM YAPAN VE EN ÇOK İSTİHDAM SAĞLAYAN ÜLKE KONUMUNDADIR”

Ziraat Bankası’nın da Cezayir’de faaliyete geçmesiyle, özellikle ticari işlemler ve bankacılık alanındaki iş birliğinin daha da gelişeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şirketlerimizin yatırımlarının piyasa değeri 6 milyar dolara yaklaştı. Türkiye bu rakamlarla Cezayir’de petrol ve doğal gaz harici en çok yatırım yapan ve en çok istihdam sağlayan ülke konumundadır. İnşallah burada da en kısa sürede 10 milyar dolar seviyesini yakalamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasının önünü açmak ve yeni yatırım ile iş birliği imkânlarını teşvik etmekle mükellef olduklarını kaydederek, şöyle devam etti: “Bu anlayışla tüm kuruluşlarımız, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin ahdî zeminini tahkim etmek üzere çalışmalarını hızla sürdürüyor. Ticaret Bakanlarımızın imzaladıkları Ortak Niyet Beyanı’yla müzakerelerine başlanacak Tercihli Ticaret Anlaşması’nın süratle neticelendirilmesi iş birliğimize büyük ivme kazandıracaktır. Müzakereleri devam eden Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın hayata geçirilmesi de her iki ülkedeki yatırımcılar için yeni bir teşvik unsuru olacaktır.”

Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’la bu süreçlerin kısa sürede nihayete ermesi için müştereken çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cezayir’in, yerli üretimin ve hidrokarbon harici sektörlerdeki kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını takdirle takip ediyoruz. Enerji alanındaki köklü ilişkilerimizi bu kapsamda yeni bir vizyonla çeşitlendirerek, uzun vadeli ortaklığa dönüştürmek amacındayız. Kurumlarımız ve şirketlerimiz, bu amaçla birlikte çalışarak ortaklıklar geliştiriyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk iş insanlarının Cezayir’deki iş birliği imkânlarını ve yeni fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye devam edeceklerine inanıyorum. Ülkemizdeki Cezayir yatırımlarından da memnuniyet duyuyoruz. Cezayirli kardeşlerimizin Türkiye’deki yatırımlarını artırmaları için de gerekli kolaylıkları sağlamayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir-Türkiye İş Forumu’ndaki samimi misafirperverlikleri için Cezayirlilere teşekkür ederek Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’un şahsında Cezayir makamlarına, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana artarak devam eden vahşet karşısında sergiledikleri dik ve dirayetli duruş sebebiyle şükranlarını sunduğunu söyledi.

“TÜRKİYE, İSRAİLLİ YÖNETİCİLERİN FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZE KARŞI İŞLEDİKLERİ SAVAŞ SUÇLARININ TAKİPÇİSİ OLMAYI SÜRDÜRECEKTİR”

Cezayir’in, Gazze konusunda en cesur ve güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü görüşmelerimizde kardeşim Tebbun ile akan kanın durması için neler yapabileceğimizi detaylıca istişare ettik. 13 binden fazla Filistinli kardeşimizin şehit edildiği saldırılar, İsrail’in ve destekçilerinin gerçek yüzünü, niyetini, amacını bir kez daha deşifre etmiştir. İsrailli yöneticilerin işledikleri savaş suçları ve insanlığa karşı suçların müeyyidesiz bırakılmaması bu bakımdan çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazzeli çocukları, bebekleri, kadınları ve yaşlıları vahşice katledenlerin sadece insanlık vicdanında değil, uluslararası hukuk önünde de hesap vermesi ve mahkûm olması gerektiğini belirterek “Diğer türlü zalimin daha da zalimleşmesinin, katliamlarına yenilerini eklemesinin önüne geçemeyiz. İsrail Devleti’nin bir daha benzer vahşete kalkışmaması için İslam dünyasıyla birlikte vicdan sahibi tüm ülkelere de sorumluluk düşüyor. Şunu bir kez daha bilmemiz lazım, İsrail bir terör devletidir. Bunu söylemekten çekinmeye gerek yok, bildiğimiz gerçek bu, vaka bu. Öyleyse bunun hakkını vermek lazım. Bu yapılan vahşet, soykırım sebebiyle de süratle Lahey Adalet Divanı’na gitmesi gerekir. Onun için şu anda binlerce avukat arkadaşımız çalışmalarını sürdürüyor ve İsrail Devleti’ni başta (Binyamin) Netanyahu olmak üzere buraya göndermek ve burada da bunların yargılanmasını sağlamamız gerekiyor” diye konuştu.

“Hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, camileri, kiliseleri vuranlar bunlar değil mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’yi yerle yeksan edenler bunlar değil mi? Yani bunlar yaptırımsız mı kalacak? ‘Yapanın yanına kar kalıyor.’ mu diyeceğiz? Gereği neyse bunu yapmak için işte Birleşmiş Milletlerde ne oldu? 121 ülke İsrail’in karşısında yer aldı, 40 ülke çekimser kaldı, 14 ülke ise karşısında durdu, yani bizim karşımızda durdu ama kovalayacağız çünkü Netanyahu gidicidir. Artık Netanyahu’ya İsrail halkı bile sahip çıkmıyor. Eğer bugün birileri onun yanında yer alıyorsa şunu bilin, bunların İsrail’e borcu var. İsrail’e borcu olduğu için bunlar onların yanında yer alıyor. Ama Türkiye’nin, Cezayir’in, bizim İsrail’e borcumuz yok, bizim halkımıza borcumuz var ve biz de buradan hareketle rahat hareket ediyoruz. Türkiye, İsrailli yöneticilerin Filistinli kardeşlerimize karşı işledikleri savaş suçlarının takipçisi olmayı sürdürecektir” dedi.

“GAZZE’NİN YENİDEN İMARI İÇİN GEREKEN HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nükleer silah konusuna değinerek konuşmasını şöyle tamamladı: ”Yine bu süreçte İsrailli bakanlar tarafından varlığı inkâr edilen nükleer silah ve atom bombası meselesinin de unutulmasına izin vermeyeceğiz. Ey İsrail, atom bombası var mı yok mu söyle. Söyleyemez ama bak biz söylüyoruz. İsrail sende atom bombası var, bunun da özellikle ilgili mercilere şikâyetini yaptık, yapıyoruz. Türkiye dâhil tüm bölgenin güvenliğini tehdit eden bu konuda hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi hem de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nezdinde girişimlerde bulunacağız. Tüm bunlarla birlikte Gazze’nin yeniden imarı için de gereken her türlü çabayı göstereceğiz. Evet, cebi güçlü olanlara da sesleniyorum. Onlar da bu konuda ellerini cebine atmalı ve Gazze’ye yardım etmeli. Kurulan fona gerekli desteği, hep birlikte Riyad Konferansı’nda bu sesi verdik, oraya gerekli desteği vermeliyiz. Sürekli işgallerle, toprak gasbıyla, mazlumları katlederek büyüyen İsrail Devleti’nin Gazze’yi insansız hâle getirme politikasına eyvallah edemeyiz, etmeyeceğiz. Gazze Filistinlilerindir ve Allah’ın izniyle öyle kalacaktır. İslam âlemi olarak Filistin davasına sahip çıkmamızın önemini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu düşüncelerle İş Forumu’nun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Toplantımızın ve kurulacak yeni iş birliklerinin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Kalın sağlıcakla.”

seers cmp badge