Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” için yorumlar kapalı 88293

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında yaptığı konuşmada, “Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır. Siyaset ayrıştırmak için değil birleştirmek; kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneğince Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında kanaat önderleri ve mahalle temsilcileriyle bir araya geldi.

Son günlerde gönüllü kuruluşları hedef alan haksız ve çirkin bir kampanya yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan yetiştiren, gençlere sahip çıkan vakıf ve derneklerin yıpratılmaya çalışıldığını söyledi.

“BİZİM GELENEĞİMİZİN TAŞIYICI SÜTUNLARI MEMLEKET SEVDASI VAKIFLARDIR”

“Bir siyasetçiye, bir idareciye düşen görev iyi işlere engel olmak değil, kötüyü, zararlıyı, faydasız olanı, bertaraf etmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir belediye başkanının sorumluluğu, kimseyi dışlamadan millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan herkese yardım etmektir. İnsanımıza hizmet eden hayır çeşmelerini kurutmak, ancak PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin işine yarar. Vakıf ve derneklere savaş açmak, ancak FETÖ gibi mankurt yuvalarının, uyuşturucu baronlarının işine gelir. Gönüllü kuruluşlarımız, daha aydınlık ve daha güçlü bir Türkiye davamızın akıncılarıdır. Bizim geleneğimizin taşıyıcı sütunları tarihte olduğu gibi bugün de millet, memleket sevdası vakıflardır, derneklerdir. Bu anlayışla biz Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiçbir ayrım yapmadan gönüllü teşekküllerimizin yanında olmaya çalıştık. Hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ülkemizin ve milletimizin hayrına olan faaliyetlerinde bu kuruluşlarımıza hep destek olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse bizi bölemez, hiç kimse gönüllerimizin arasına duvarlar öremez, hiç kimse bizim ebedi ve ezeli kardeşliğimize gölge düşüremez, çünkü biz Kandil’den talimat almıyoruz, teröristlerden talimat almıyoruz, dolayısıyla bölemeyecekler. Ama birileri Kandil’le beraber yolda yürüyebilir, onlarla beraber adım atabilir ve kalkıp da ‘benim PKK’yla işim yok’ diyemiyorlarsa, burada düşünmemiz lazım. Kalkıp da ‘DHKP-C’yle benim bağlantım yok, onlarla ilişkim yok’ diyemiyorsa, burada soru işaretlerini koyalım” değerlendirmesinde bulundu.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ”

Siyasete bulunduğu 40 yıldır gücü milletin duasından, Türk milletinin dayanışmasından aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gücümüzü gecenin zifiri karanlığında uykusunu bölerek ellerini semaya açan mazlum ve mağdurların samimiyetinden alıyoruz. İşte bunun için tam 40 yıldır yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü diyoruz. İşte bunun için siyaseti, gönül yapmanın, insanımızın gönül sarayını mamur etmenin aracı olarak görüyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır kendilerine oy versin ya da vermesin tüm vatandaşları kucakladıklarını, Türkiye’nin tamamına hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını anlatarak, “Türkiye ayağına vurulan prangalardan bizim dönemimizde kurtuldu. Milletimiz yıllardır hasretini çektiği hizmet ve eser siyasetine yine bizim dönemimizde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, milletimizin birlik ve beraberliği hiç olmadığı kadar perçinlendi” diye konuştu.

AK Parti’nin her kesimin, herkesin partisi olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin, Türkiye’nin iç barışının, huzurunun, istikrarının, millî bekasının teminatı olduğunun altını çizdi.

“AK Parti varsa, Cumhur İttifakı ayaktaysa, asgari müştereklerde buluşabiliyorsak, Allah’ın izniyle Türkiye’nin geleceği de aydınlıktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede elde edilen başarılarını anlattı.

“SİYASET KUTUPLAŞTIRMAK İÇİN DEĞİL, GÖNÜLLERİ BULUŞTURMAK İÇİN YAPILIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberliği olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyaset asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında biraraya getirme sanatıdır. Siyaset; ayrıştırmak için değil birleştirmek, kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir. Her kim siyaseti sıfır toplamlı bir oyun olarak görüyorsa, yanlış yapıyor demektir. Her kim siyaseti insanımızı birbirine kırdırmanın aracı hâline getiriyorsa, açık söylüyorum; o bu millete ihanet içindedir. Her kim çıkarı için, menfaati için 82 milyonun içinde bulunduğu Türkiye gemisinin altını oyuyorsa, bu millet onları asla affetmeyecektir. Her kim Meclis kürsüsünü iftira kürsüsüne çeviriyorsa, o sadece kendi itibarını değil siyasetin itibarını da yok ediyor demektir. Her kim yalanı bir siyaset yapma yöntemi haline dönüştürüyorsa, Türk demokrasisinin altını oyuyor demektir.”

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet mensuplarına yönelik hakaretlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşünün, siz İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığına soyunacaksınız, öbür tarafta milletin valisine bu ifadeyi kullanacaksınız. Bu devletin valisi ne demek biliyor musunuz, Cumhurbaşkanının o ildeki temsilcisi demektir” şeklinde konuştu.

“TÜRK SİYASETİNE NEFRET SÖYLEMİ BULAŞTIRMANIN HİÇ KİMSEYE BİR FAYDASI YOKTUR”

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile İmamoğlu’nun katıldıkları televizyon programının moderatörünün programdan birkaç gün önce İmamoğlu ile görüştüğünün ortaya çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahlaki değildir, bu gayriahlakidir ve bu ahlaksızlıktır, böyle bir şey olamaz. Siyasi rekabeti ahlaksızlık üzerine istifleyenler er veya geç inşallah Pazar günü milletimin ferasetiyle kaybedeceklerdir” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi yarışı kavgaya dönüştürmenin, Türk siyasetine nefret söylemi bulaştırmanın hiç kimseye bir faydası bulunmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu tarz siyasetle 1960 darbesine giden yolda, 12 Eylül darbesi öncesinde, 28 Şubat müdahalesi evvelinde, Gezi olaylarında, hendek ve DEAŞ teröründe çok bedeller ödediğini anlattı.

Türkiye’nin kardeşliğine, demokrasisine sahip çıkacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “23 Haziran günü İstanbullular olarak bir kez daha sandığa gidecek, gelecek beş sene boyunca Fatih’in emaneti olan bu güzel şehri yönetecek büyükşehir belediye başkanını seçeceğiz. Benim size İstanbul’a neler yaptığımızı herhalde anlatmama gerek yok, bunları en iyi bilen sizlersiniz. Ve İstanbul’a 24-25 yılda neler yaptıysak, bilesiniz ki bundan sonra bunu çok daha üst düzeyde inşallah tecrübesiyle, dinamizmiyle Binali Yıldırım kardeşimizle beraber devam ettireceğiz. Şimdiden bu seçimlerin ülkemiz, milletimiz ve İstanbullu kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözlerine yer verdi.

“15 TEMMUZ GECESİ TANKLARIN ARASINDAN KAÇAN KORKAKLAR DEMOKRASİ DERSİ VERMEYE YELTENİYOR”

Gezi olayları ve Mısır’daki darbe sırasında CHP’li milletvekillerinin “demokrasi sandıktan ibaret değildir” dediklerini, bu ifadenin terör örgütü PKK’ın ifadesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “PKK hiçbir zaman demokrasiyi sandık olarak görmemiştir. Şimdi bunlara pazar günü bunun sandıktan ibaret olduğunu göstermemiz lazım. En son 15 Temmuz gecesi birileri bankamatiklere koşarken, biz insanımızla omuz omuza vererek Türk demokrasisini tarihinin en büyük, en kalleş saldırısından beraberce koruduk. Şimdi bakıyorsunuz 15 Temmuz gecesi tankların arasından kaçan korkaklar bize ve millete demokrasi dersi vermeye yelteniyorlar. Mısır’daki darbeye alkış tutanlar ne dediler? Erdoğan’ın akıbeti Mursi’den daha kötü olacak dediler. Kardeşlerim; şunu iyi bilin: Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Adeviye Meydanı’ndaki katliama sesini çıkarmayanlar, şimdi kürsülerden ahkam kesiyor. Oysaki biz bunların cemaziyülevvellerini biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin Birleşmiş Milletler’in raporunda Suudi Arabistan’ın kesinlikle suçlandığının altını çizerek, “Bu işte kesinlikle bilgilerinin olduğunu şimdi Birleşmiş Milletler açıklıyor ve Türkiye’ye karşı takındıkları tavrın yanlış olduğunu da söylüyorlar. Şimdi bunlar bu işin bedelini ödeyecekler, hesabını ödeyecekler” dedi.

“MURSİ’NİN ÖLÜMÜ, NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün de normal bir ölüm olmadığını, Mursi’nin ölümünde kesinlikle bir şaibe bulunduğunu ve bunun takipçisi olacaklarını dile getirdi.

31 Mart gecesi sandıkta yaşanan usulsüzlerin, hukuksuzlukların, millî iradeye yönelik kumpasların kararlılıklarını daha da perçinlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi diyor ki rakip aday, ‘hırsız kim?’ Arkadaşlar söyleyeyim, bakın bu ifadelerin iki türü var. Bir, oyların çalınması, hırsızlar var. İki, usulsüzlükler var. Usulsüzlük hukuki ifadedir, ama çalınması olayı o siyasi ifadedir. Biz şimdi burada 29 binden oylar 13 bine iniyorsa, bunu siyasetçi olarak bir şeyle ifade edeceğiz, ha biz diyoruz ki, buradan buraya bu oy indiğine göre, demek ki 16 bin oy çalınmıştır, bunu görmemiz lazım” dedi.

İstanbul’un 1994’ten önceki hâlini anımsatarak, 25 yılda İstanbul’a yaptıkları yatırım, hizmet ve eserlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamından bu yana meydana gelen hadiseler ise Binali Bey kardeşimle CHP’nin adayı arasında kalibre, kalite ve karakter farkını açıkça ortaya koymuştur. Binali Bey, benim İDO’da Genel Müdürümdü, sonra milletvekilim ve Ulaştırma Bakanım oldu, ardından Başbakan oldu, ardından Meclis Başkanı oldu. Ulusal-uluslararası bir deneyime, bir tecrübeye sahip. Rakibinin acaba ne deneyimi, ne tecrübesi var? Yani burada bu işi iyi düşünmemiz lazım ve İstanbul’a layık olan, yakışan bir belediye başkanı olarak da biz kalibresi, kalifikasyonu yüksek olan bir adayı özellikle seçtik ve gösterdik” ifadelerini kullandı.


PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23443

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.